Etiket: Akademik

  • Uğur Okulları Akademik Kurul Üyeleri, 2016 YGS’deki Hatalı Soruları Değerlendirdi

    Uzmanlar, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) hatalı oldukları ileri sürülen soruları değerlendirdi.

    Matematik bölümünde yer alan hatalı sorulara değinen Uğur Okulları Akademik Kurul Matematik Üyesi Nilda Kiraz, ‘’Yayınlanan 15. fonksiyon sorusu, bileşke kuralının tanımına aykırı biçimde hazırlandığından bilimsel hata içeren yanlış bir sorudur. Problemler konusundan sorulan sorular uzun paragraflar ile oluşturulmuş olup yayınlanan 30. soruda anlatım eksikliği nedeniyle farklı cevaplara gidilebiliyor” dedi.

    Felsefe sorularını yorumlayan Uğur Okulları Akademik Kurul Felsefe Üyesi Gülay Ataç, “2016 YGS Sosyal Bilimler Testi 32.soruda, bireyin eylemlerinden sorumlu tutulması, özgür olduğu varsayımına dayandırılmaktadır. Bu görüş indeterminizmdir. İndeterminizme göre insanın davranışlarından ahlaksal olarak sorumlu tutulabilmesinin önkoşulu; davranışlarında özgür olması, şu ya da bu biçimde davranmayı kendisinin seçmiş olmasıdır. Otodeterminizm ise insanın uyacağı yasaları, kendi aklı ve iradesiyle kendisinin belirlediğini, bunun da kişilik gelişimi ve bilgilenme sonucu gerçekleşebileceğini savunur. İndeterminizm, özgürlüğü insana verilmiş bir özellik olarak görürken, otodeterminizm bunun bir süreçle kazanılabileceğini savunur. Parçadaki anlatım indeterminizme uygun bir argümandır. Bu nedenle yanıt E değil B olmalıdır” diye konuştu.

    Türkçe sorularını değerlendiren Uğur Okulları Akademik Kurul Üyesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Cevdet Eyüboğlu şunları söyledi: ‘’Türkçe sorularından 12. soruda,“…numaralanmış cümlelerden hangisi, yükleminin türü bakımından ötekilerden farklıdır?” denilmiştir. I. cümlede “görünür”, III. cümlede “sorar”, V. cümlede “atılmıştır” sözcükleri eylemdir ve bu sözcüklerin yüklem olduğu cümleler de eylem (fiil) cümlesidir.II. cümlede kullanılan “perişandır” sözcüğü ad soylu bir sözcük olduğu için bu sözcüğün yüklem olduğu cümle ad (isim) cümlesidir. Sorunun IV. cümlesinde yüklem görevinde kullanılan “gelmektedir” sözcüğü ise “gel-“ eyleminden “-mak” isim – fiil yapan eke “-de” hâl ekinin gelmesiyle oluşmuş bir ek grubudur. Sözcüğün sonundaki “-dir” eki ise ek eylemdir. Bu ek ve bu eklerin kullanıldığı sözcükler ile ilgili iki farklı görüş bulunmaktadır. Bir grup dil bilimci (Muharrem Ergin, Zeynep Korkmaz …) bu “-makta” ekinin “-yor” şimdiki zaman kip ekiyle aynı görev ve anlamda olduğu için bu eki kip eki olarak kabul etmektedir. Ancak bir başka grup dil bilimci (Tahir Nejat Gencan, Kemal Demiray …) bu ekin fiilimsi (eylemsi) yaptığını ve bu sözcüklerin ek eylem alarak yüklem göreviyle kullanıldığını belirterek sadece anlam bakımından “-yor” ekiyle aynı özellikte olduğunu kabul eder.Bu nedenle bu sorunun ÖSYM tarafından tekrar incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Kısacası; 12.sorudaki IV. cümlenin yükleminin (gelmektedir) isim ya da eylem olması ile ilgili farklı görüşler olduğu için bu sorunun ÖSYM tarafından tekrar incelenmesi doğru olacaktır. Ayrıca 1. sorunun soru kökü ile 28.sorunun D ve E seçeneklerinin de incelenmesi gerektiği kanaatindeyim.”

    Fizik sorularını yorumlayan Uğur Okulları Fizik Bölüm Başkanı Ahmet Akça ise şunları kaydetti: ‘’Basın kitapçığı 3. soruda yerçekimi ivmesinin değerinin 10m/s2 olarak verilmesi gerekirdi bu soru özellikle yabancı okullarda eğitim gören öğrencilerimiz için sıkıntı yaratmaktadır çünkü bu okullarda çekim ivmesi değeri 9,81 m/s2 olarak verilmektedir. Öğrencilerimizin çekim ivmesinin değerini ezbere bilmek gibi bir zorunluluğu yoktur. Basın kitapçığı 4.soruda ise sporcunun sürati ve hızı sorulmuş fakat burada doğru ifade sürat ve ortalama hız olmalıydı.

    Basın kitapçığı 7.soruda ise 50 kg ve 60 kg kütleli iki çocuğun enerji ve hız değişimleri sorgulanmıştır fakat çocukların boyutları ihmal edilmediğinde sorunun doğru cevabıyla ilgili kesin bir kanıya ulaşılamamaktadır. Eğer çocukların boyutları ihmal edilirse ki bu durum 50kg ve 60kg kütleli cisimler için çok mantıklı olmayacaktır, sorunun doğru cevabı D seçeneği olacaktır. Fakat sorunun doğru cevabı A olarak düzenlenmiştir. Soru bilimsel olarak birçok yanlışı barındırdığından iptal edilmesi daha doğru olacaktır kanaatindeyiz.

    Basın kitapçığı 9. soruda ise kütleleri farklı iki farklı maddeyi ısıca yalıtılmış ortamda bir araya getirerek ısı alış verişi yapması sağlanmıştır bu durumda denge sıcaklığı, ısı sığası büyük olan maddeye yakın olacaktır. Fakat cisimlerin kütleleri ve öz ısıları ile ilgili net bir bilgi yoktur dolayısıyla denge sıcaklığının hangi maddeye yakın olacağı ile ilgili kesin bir söylem oluşturulamaz. Sorunun III. öncülünde denge sıcaklığının yeterince beklendiğinde kütlesi büyük olan maddeye yakın olacağı söylenmiştir ve cevap anahtarında bu öncül doğru olarak alınmıştır. Bu soruda III. öncül net doğru bir ifade olmadığından soru kökünün “hangileri kesinlikle doğrudur?” şeklinde düzeltilmesi ve cevabında I ve II olması gerekir. Basın kitapçığı 14.soruda ise sorunun 3. öncülü “Bazı ışıkları insan gözü göremez” şeklindedir. Burada doğru ifade “Bazı ışınları insan gözü göremez” şeklinde olmalıydı çünkü ışıktan bahsedilirken her zaman görünür ışık bölgesi kastedilir. MEB fizik kitapları da bu olguyu bu şekilde anlatır. Öğrencilerimiz doğru cevaba I. ve II. öncülün kesin yanlış olmasından dolayı ulaşabilmiştir”.

  • Akademik Kurul Üyeleri, 2016 YGS’yi Değerlendirdi

    Üniversiteye girmek isteyen adaylar için sınavın ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Türkiye genelinde gerçekleşti. Uzmanlar, Türkçe sorularının önceki yıllara göre daha kısa, anlaşılır cümlelerden ve paragraflardan oluştuğunu belirtti.

    YGS’de ortak müfredata dayalı Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik Ve Fen Bilimleri testleri yer aldı. Adaylar, güncel öğretim programlarından da sorumlu tutuldu. Bu yıl YGS’de adaylara geçen yıl olduğu gibi, 40 Türkçe, 15 Tarih, 12 Coğrafya, 8 Felsefe, 5 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi veya ilave Felsefe sorularından, 40 temel Matematik, 14 Fizik, 13 Kimya ve 13 Biyoloji sorusu yöneltildi. İki aşamalı ve altı farklı oturumdan oluşan üniversite giriş sisteminin birinci aşaması olan YGS, adayların temel becerilerini, yorumlama gücünü sorgulayan sınav özelliğini taşıyor. YGS’ye giren adayların LYS’ye başvuruda bulunabilmeleri için taban baraj puanı ise 180. YGS puan türlerindeki puanlardan en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar isterlerse LYS’lere başvurabilecek. LYS’lere başvurular, 1-14 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar YGS’ de 150 baraj puanını geçtiklerinde ise iki yıllık ön lisans ve açık öğretim fakültelerini tercih edebilecekler. YGS sonuçları ÖSYM tarafından 25 Mart’ta açıklanacak.

    ‘’TÜRKÇE SORULARI BU YIL DAHA KISA, ANLAŞILIR CÜMLE VE PARAGRAFLAR İÇERİYOR’’

    Sınavın ÖSYM formatına uygun bir şekilde gerçekleştiğini ifade eden Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, ‘’Genel olarak son 2 yıla göre daha kolaydı. Adaylardan alınan bilgilere göre Türkçe soruları önceki yıllara göre daha kısa, anlaşılır cümlelerden ve paragraflardan oluşturulmuştur. Sosyal bilgiler testinde Tarih ve Coğrafya soruları zorluk derecesi yüksek olmayan sorulardan oluşurken Felsefe, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi soruları bilgiye dayalı kavramlar sorgulandığından öğrencilere zor gelmiştir. Fen bilimleri testinde Kimya, Biyoloji zorluk derecesi yüksek olmayan, Fizik soruları kısmen daha zor olan sorulardan oluşturulmuştur. Matematik işlem soruları kolay ancak problem konusunda uzun metinlere dayalı, doğru okuma ve okuduğunu anlayarak Matematik diline çevirme ve hatasız işlem yapma üzerine kurgulanmış sorulardan; Geometri soruları da zorluk derecesi yüksek olmayan temel sorulardan oluşturulmuştur. Yine adaylardan alınan bilgiler değerlendirildiğinde Matematik testinde Fonksiyon konusunda 1, Türkçe testinde ise Dil Bilgisi konusunda 1 soru ile ilgili çelişkili yorumlar bulunmaktadır. Haziran 2016’da yapılacak LYS oturumlarında sorular bilgi ve bilgiyi yorumlamaya dayalı olacağından öğrencilerimizin bundan sonraki zaman diliminde LYS konularının teorik ve temel bilgilerini öğrenip pekiştirerek çalışmalarını bilinçli bir şekilde sürdürmeleri gerekmektedir’’ dedi.

    ‘’ÖĞRENCİLER BİR SINAV SÜRECİNDE OLDUKLARINI UNUTMASINLAR’’

    ÖSYS’nin Mart ve Haziran aylarında yapılan iki aşamalı sınavdan oluşmakta olduğunu belirten Uğur Okulları Rehberlik Direktörü Nazik Kösegil, ‘’Öğrenciler bu iki aşamalı sınavın birinci aşaması olan YGS’de sınav kaygısını ve sınav anını deneyimlemiş oldular. Zorlu bir süreç olan sınav hazırlık sürecini puan katkısı daha az olan bir sınavla deneyimlemek öğrenciler için olumlu bir durumdur. Yerleştirme puanları sadece YGS’de yapılan netleri değil, LYS’leri de içerecek ve bu puan oluşumunda oran olarak bakıldığında LYS’lerin etkisi yüzde 60 ve üzerinde olacaktır. Öğrencilere tavsiyemiz devam eden bir sınav süreci içinde olduklarını unutmasınlar ve bugün yapılan sınavın olumsuz muhakemesini bir kenara bırakarak Haziran ayında yapılacak LYS’lere yönelik çalışmalarına devam etsinler. Aileler ise bu süreçte öğrencinin en önemli psikolojik desteği yine ailesinden alacağını unutmamalı ve sınav sonucu ne olursa olsun öğrenciyi yargılamadan güven verici, cesaretlendirici ve motive edici ifade ve eylemlerde bulunmalıdır ’’ şeklinde konuştu.

    ‘’DİL BİLGİSİ SORULARININ SAYISINDA ARTIŞ OLDUĞU SÖYLENEBİLİR’’

    2016 YGS Türkçe sorularının önceki yıllarda olduğu gibi Anlam Bilgisi ağırlıklı olduğunu söyleyen Uğur Okulları Akademik Kurul Türkçe Üyesi Cevdet Eyüboğlu, ‘’Önceki yıllara oranla Dil Bilgisi sorularının sayısında artma olduğu söylenebilir. Özellikle son yıllarda pek sorulmayan Anlatım Bozukluğu konusunda 2 sorunun sorulması önceki yıla göre farklılığı ortaya koymaktadır. Ayrıca paragraf sorularının geçmiş yıllara göre kısa olması, kolay anlaşılır olması da soruların farklılığı olarak söylenebilir. Önceki yıllarda olduğu gibi aynı metne bağlı birden çok soru sorma anlayışı 2016’da da devam etmiştir” diye konuştu.

    ‘’ÖĞRENCİLER DAHA KAPSAMLI BİR SINAV OLAN LYS İÇİN HAZIRLIKLARA BAŞLAMALILAR’’

    Öğrencilerin kimya sorularının beklenen konulardan yapılabilir düzeyde ve müfredata uygun olduğunu belirttiklerini dile getiren Uğur Okulları Akademik Kurul Kimya Üyesi Bedrettin Boyacıgil, ‘’İyi bir eğitim alan, sınava doğru yayınlarla disiplinli bir şekilde hazırlanan öğrencilerin bu sınavda çok başarılı olduklarına inanıyorum. Artık YGS bitti. Çok daha kapsamlı müfredata sahip olan LYS Kimya sınavı hazırlıklarına hiç vakit kaybetmeden, kaldığınız yerden devam etmenizi öneriyorum” ifadelerinde bulundu.

    ‘’BU SINAVDA, ÖĞRENCİLERİN ÖĞRENDİKLERİNİ YORUMLAMALARI HEDEFLENMİŞTİR’’

    ‘’9, 10 ve 11. sınıfların müfredat konularını kapsayan bu sınavda öğrencilerin kavram bilgisini ve analiz gücünü birleştirerek öğrendiklerini yorumlamaları hedeflenmiştir’’ diyen Uğur Okulları Akademik Kurul Tarih Üyesi Ayşin Dağlı konuşmasına şu şekilde devam etti: ‘’Konuların içeriğine hakim olan ve bu konular içerisindeki bilgileri neden-sonuç ilişkisine göre iyi yorumlayabilen adayların yapabileceği türde bir sınavdır.”

    ‘’FELSEFE SORULARININ YAPISI BİLGİ VE YORUM GÜCÜNÜ EŞİT DÜZEYDE İSTEMEKTE’’

    Öğrencilerden aldıkları geri bildirimlere göre soruların müfredata uygun olduğunu belirten Uğur Okulları Akademik Kurul Felsefe Üyesi Gülay Ataç, ‘’Sorular, kavram bilgisi ve analiz gücünü ölçmeye yöneliktir. Planlı çalışan, felsefenin terimlerine hakim olan ve düzenli soru çözen öğrencinin verim alabileceği bir sınavdır. Çünkü felsefe sorularının yapısı bu yıl öğrenciden bilgi ve yorum gücünü eşit düzeyde istemektedir” dedi.

    ‘’ FİZİK SORULARININ BELİRLEYİCİ BİR BÖLÜM OLDUĞU DÜŞÜNÜLEBİLİR’’

    Mart 2016 YGS’de Fizik sorularının genelinin, işlem gerektirmeyen ama temel fizik bilgilerini sorgulayan, yorum ağırlıklı sorulardan oluştuğunu vurgulayan Uğur Okulları Akademik Kurul Fizik Üyesi Ahmet Akça, ‘’Konu dağılımı beklendiği gibi ilköğretim Fen Bilgisi ve 9.Sınıf Fizik müfredatından hazırlanmıştır. Sınavın geneli düşünüldüğünde Fizik sorularının belirleyici bir bölüm olduğu düşünülebilir. Sınavın zorluk derecesinin yüksek olmadığı görülse de birkaç sorunun öğrenci açısından ayırt edici olduğu görülüyor. Çalışan öğrencinin emeğinin karşılığını alabileceği bir sınav olarak karşımızda duruyor. Öğrencilerimiz şunu bilmelidir ki bu uzun soluklu bir yarıştır. Enerjisini ve motivasyonunu kaybetmeyen çalışmaya devam eden öğrencilerimizin bu yarışta ipi göğüsleyeceğini düşünmekteyiz” diye konuştu.

    ‘’SORULARIN YÜZDE 55’İ 9. SINIF, YÜZDE 30’U 11. SINIF, YÜZDE 15’İ 10. SINIF KAPSAMINDAN’’

    Öğrencilerden aldıkları bilgilere göre Biyoloji testine ait soruların MEB kazanımlarına uygun, geçmiş yıllardaki soru kalıpları ile benzer ve müfredat ile uyumlu olduğunu gördüklerini dile getiren Uğur Okulları Akademik Kurul Biyoloji Üyesi Asuman Kılıç Casim, ‘’Soruların yüzde 55’inin 9. sınıf, yüzde 30’unun 11. sınıf, yüzde 15’inin 10. sınıf kapsamında olduğu belirlenmiştir. Öğrenciler bu sene tablo ve grafik yorumlama sorularının yanı sıra, bilgi içerikli sorularla da karşılaşmıştır. Konulara hakim olan ve bu süreçte doğru kaynaklar ile sınava hazırlanan öğrencilerin başarılı olacağını düşünüyoruz. Bundan sonraki süreçte öğrencilerimizin LYS’ye yoğunlaşmaları gerektiğini hatırlatarak çalışmalarını bu yönde sürdürmelerini tavsiye ediyoruz’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’MATEMATİK SORULARI 9. VE 10. SINIF MÜFREDATINI KAPSIYOR’’

    2016 YGS’de sorulan soruların 9 ve 10. sınıf Matematik müfredatını kapsadığını belirten Uğur Okulları Akademik Kurul Matematik Üyesi Nilda Kiraz, ‘’Sorular MEB kazanımlarına uygundur. Matematik soruları öğrencinin okuduğunu anlayıp yorum yapabilme gücü ile dört işlem becerisini ölçmektedir. Problem konusuyla ilgili soru sayısında diğer yıllara göre artış olduğu gibi paragraf biçiminde hazırlanmış zorlayıcı sorular bulunmaktadır. Geometri soruları geçmiş yıllara göre daha kolay sorulardan oluşturulmuştur” dedi.

    ‘’COĞRAFYA SORULARININ ZORLUK DÜZEYİ YÜKSEK DEĞİLDİ’’

    ‘’Öğrencilerimizden aldığımız izlenime göre coğrafya sorularının önceki yıllarda olduğu gibi 9. ve 10. Sınıf müfredatından olduğu, aynı zamanda müfredatlara eşit dağıtıldığı anlaşılmaktadır. Soruların bilgi birikimi gerektiren ancak zorluk düzeyi yüksek olmayan sorular olduğu anlaşılmaktadır’’ diyen Uğur Okulları Akademik Kurul Coğrafya Üyesi Davut Gürler konuşmasını şöyle noktaladı: ‘’Geçen yılın sınavına göre coğrafya sorularında daha az harita kullanıldığı görülmektedir. Öğrencilerimize üniversite hazırlık sürecinde ilk aşamayı tamamladıklarını ve 2. aşama olan LYS için hazırlıklarına vakit kaybetmeden başlamalarını öneririm.”

  • Girne Üniversitesi İle İstanbul Üniversitesi Arasında Akademik İşbirliği Protokolü İmzalandı

    Girne Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi arasında bilimsel, kültürel, sanatsal ve eğitimsel ilişkiler konusunda akademik işbirliği protokolü imzalandı.

    Girne Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi arasında eğitim, bilim, kültür ve sanat dalları ile tüm eğitim-öğretim alanlarında ortak projeler yürütmek, ortak bilimsel araştırmalar ve yayınlar yapmak, öğretim üyesi ve öğrenci değişimi yapmak, ortak bilimsel geziler, sportif faaliyetler ve bilimsel toplantılar düzenlemek ve her iki üniversiteyi uygun şekilde tanıtıcı faaliyetler yapmayı kapsayan akademik işbirliği protokolü İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nde imzalandı.

    Girne Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Girne Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi arasında imzalanan akademik işbirliği protokolü için Girne Üniversitesi Heyeti, İstanbul Üniversitesi’ni ziyaret etti. İstanbul Üniversitesi’ni ziyaret eden Girne Üniversitesi heyetinde Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Girne Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İlkay Salihoğlu ve Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektör Yardımcısı Tümer Garip yer alırken; Girne Üniversitesi Heyetini İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, iki rektör yardımcısı, iki fakülte dekanı, İstanbul Üniversitesi Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi Rektör Danışmanı karşıladı. Akademik anlamda geniş kapsamlı işbirliği protokolünü Girne Üniversitesi adına Girne Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İlkay Salihoğlu ve İstanbul Üniversitesi adına İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak imzaladı.

    “EĞİTİME VE BİLİME KATKI SAĞLAYACAĞIZ”

    İstanbul Üniversitesi ile imzalanan akademik işbirliği protokolü ile ilgili açıklamada bulunan Girne Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, işbirliğinin iki taraf için de hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye’nin en büyük ve en köklü, tarihi 1453 İstanbul’un fethine kadar uzanan üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi ile geniş kapsamlı bir akademik işbirliğine imza atmış olmaktan son derece mutluyuz. İki üniversiteye de katkı sağlayacak bir işbirliğine adım attığımızı düşünüyorum. Bu işbirliği protokolü ile Girne Üniversitesi’nin dinamizminin artacağını düşünüyorum ve bu protokolün bize her zaman yol gösterici ve ışık tutucu olacağını biliyorum. Girne Üniversitesi’nde bulunan 11 fakültenin hepsi İstanbul Üniversitesi’nde de var; bu özellikle çok önemli bir nokta. Tüm fakülteler ve bölümleri kapsayan bir anlaşma ile bilime ve eğitime katkı koyacağımıza inanıyorum. İki üniversitenin birbirine katacağı çok şey olduğuna inanıyorum; birlikte ise bilime, eğitime ve üniversitelerin bilinirliğine yönelik çok büyük adımlar atacağımızı biliyorum. İmzaladığımız bu akademik işbirliği protokolünün her iki üniversitesi için de hayırlı olmasını dilerim” dedi.

    Üniversitelerin işbirliği doğrultusunda yapılan protokol dolayısıyla memnuniyetini dile getiren İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, “Girne Üniversitesi ile akademik işbirliği protokolü imzaladığımız için çok mutluyuz. Bizler için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti son derece önemli. Girne Üniversitesi ile birlikte yapılacak her türlü proje, araştırma, çalışma ve etkinliğe hazırız. Öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarına özellikle önem verdik; iki üniversitenin de birbirine katacağı çok şey olduğuna inanıyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşecek uzun veya kısa vadeli tüm çalışma ve etkinliklere bizzat katılmak isterim. Öğretim üyelerimizin birlikte çok güzel çalışmalara imza atacağına inanıyorum. Girne Üniversitesi’ni akademik platformda ve bilinirlik anlamında öne çıkarmak için hazırız. Protokolün iki üniversite için de hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

    ORTAK BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR VE YAYINLAR YAPILACAK

    Girne Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi arasında imzalanan geniş kapsamlı akademik işbirliği protokolü çerçevesinde; her iki üniversite de bünyesinde bulunan fakülte, enstitü ve yüksekokullarda sürdürülen eğitim ve öğretimin geliştirilmesi ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi için ortak çalışma yürütecek; tüm eğitim-öğretim alanlarında ortak konular üzerinde bilimsel araştırmalar, projeler ve bilimsel yayınlar yapacak. Öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarının yer aldığı işbirliği protokolü uyarınca; Girne Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi, birlikte çalışma yapılacak olan bilim dallarının önceden bildirmek kaydıyla öğretim elemanı değişimi; bunun yanı sıra belirlenen kontenjan ve koşullar dahilinde staj için karşılıklı öğrenci değişimi yapabilecek.

    ORTAK BİLİMSEL TOPLANTILAR VE ÜNİVERSİTELERİN TANITIMINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPILACAK

    Girne Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi, imzalanan protokol uyarınca; kongre, konferans, sempozyum, atölye çalışması gibi ortak bilimsel toplantılar ve spor yarışmaları yapacak; düzenledikleri etkinliklere birbirlerini davet edecek. Protokol uyarınca, iki üniversite de, yapılan tüm etkinliklerde her iki üniversitesi kapsayan tanıtım çalışmaları yapacaklar.

    Akademik işbirliği protokolü imzalanması sonrasında İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Mahmut Ak, Girne Üniversitesi heyetine İstanbul Üniversitesi’nin tarihi Rektörlük binasını gezdirerek; üniversitenin gelişimi ile ilgili bilgiler verdi. İstanbul Üniversitesi Rektörlük binası gezisi sonrasında İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Girne Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İlkay Salihoğlu birbirlerine plaket takdim ettiler.

  • Akademik Hayatta Kadın Semineri Gerçekleştirildi

    Namık Kemal Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (NAKSAM) tarafından, Dünya Kadınlar Günü çerçevesinde “Akademik Hayatta Kadın Semineri” düzenledi.

    Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlenen ve konuşmacı olarak YÖK Akademide Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi Başkanı Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu, komisyon üyeleri Prof. Dr. Gülriz Uygur ile Gazeteci Yazar Safure Cantürk’ün yer aldığı seminere Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Yılmaz, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslı Korkut, NAKSAM Müdürü Doç. Dr. Gülen Özdemir, akademik idari personel ile öğrenciler katıldı.

    Seminerin açılışında konuşan NAKSAM Müdürü Doç. Dr. Gülen Özdemir, “Merkezimiz 2012 yılında kurulan genç merkezler arasında yer almasına rağmen; kurulduğu günden bu yana pek çok uluslararası konferans, sosyal ve kültürel projeye imza attı” dedi.

    YÖK Akademide Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi Başkanı Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu, konuşmasında Akademide Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi’nin tarihini ve gelişimi hakkında bilgi vererek, Toplumsal cinsiyet eşitliğinin Yükseköğretimde kurumsallaştırılmasının talep edildiğini kaydetti. Komsuoğlu, Adalet, eşitlik ve ayrımcılık konusunda devlet politikası, uluslararası sözleşme ve ülke yasalarında hiçbir sorun olmadığını ancak günlük hayatta bu alandaki ilerlemelerin sıkıntıların çözülmesinin ancak toplumun her kesiminin bu konuya eğilmesiyle mümkün olabileceğini kaydetti.

    Sunumunda YÖK Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi Üyesi Prof. Dr. Gülriz Uygur da “Üniversitede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Farkındalığının Sağlanması: Kadın Araştırma Merkezlerinin Önemi, İlgili Hukuki Mevzuat” konuları üzerinde durdu. Prof. Dr. Uygur, “Her iki cinsten birinin aşağılığı veya üstünlüğü fikrine veya kadın ile erkeğin kalıplaşmış rollerine dayalı ön yargıların, geleneksel ve diğer bütün uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla kadın ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarını değiştirmek gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    Gazeteci Yazar Safure Cantürk ise konuşmasında ‘Medyada Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Olgular Üzerinden Söylem Analizi Çalışmaları’ konusu hakkındaki bilgilerini paylaştı. Cantürk, “Şiddet sorununa multidisipliner bir bakış açısı ile tüm ilgili sektörlerin katılımı ile çözüm üretilebilir” İfadelerini kullandı.

    Program sonunda günün anısına konuşmacılara çiçek takdiminde bulunuldu.

  • Bülent Ecevit Üniversitesi Akademik Başarılara Değer Veriyor

    Bülent Ecevit Üniversitesi Akademik teşvik sıralamasına göre en büyük performans gösteren öğretim elemanlarına teşekkür belgeleriniRektör Prof. Dr. Mahmut Özer takdim etti.

    Yükseköğretim sisteminde 2015 yılı itibariyle ilk kez uygulamaya alınan Akademik Teşvik Puanlama Sürecinde Bülent Ecevit Üniversitesi puan sıralamasında ilk ona giren öğretim elemanlarına, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. Rektörlük makamında gerçekleşen belge takdim törenine, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Haluk Güven ve Akademik Teşvik belgesi takdim edilecek olan öğretim elemanları katıldı. Törende, Bülent Ecevit Üniversitesi Akademik Teşvik Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda Fen- Edebiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Baki Hazer, Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Can,Doç. Dr. İshak Özel Tekin, Yrd. Doç. Dr. Zehra Safi Öz, Yrd. Doç. Dr. Kanat Gülle, Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Dr. Mahmut Özer, Doç. Dr. Serdar Ulubeyli,Yrd. Doç. Dr. Saygın Abdigan, Yrd. Doç. Dr. Rıfat Hacıoğlu,Ereğli Eğitim Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Şaban Çelikoğlu, belgelerini Rektör Özer’den aldılar.

    Törende konuşan Rektör Özer, öncelikli hedeflerinin Bülent Ecevit Üniversitesi’nin dâhil olduğu bilimsel faaliyetlerin sayısını ve niteliğini artırmak olduğunu söyledi. Öğretim elemanlarını, üniversitenin bilimsel faaliyetlerine yaptıkları katkılarından dolayı kutlayan Prof. Dr. Özer, “Yayınlarıyla üniversitemizin başarı sıralamasını yükselten hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Bilimsel çalışmaların devamını diliyor, bu vesileyle üniversitemizin akademik başarı sıralamasının hızla artmasını temenni ediyoruz. Üniversitemizde multidisipliner laboratuvarının kapasitesinin geliştirilmesi, bilimsel çalışmalar için son teknolojiyle donatılmış laboratuvarlar ve yenilenen çalışma ortamlarıyla akademisyenlerimizin çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

    Öğretim elemanlarını tek tek kutlayarak teşekkür belgesi takdim eden Prof. Dr. Mahmut Özer, “Elde ettiğiniz başarı hem şahsınız hem de kurumumuz adına çok önemli. Bilim dünyasına katkılarınızın artarak devam etmesini diliyorum” dedi.