Etiket: Akademi

  • 3’üncü Radyo Akademi Ödülleri sahiplerini buldu

    3’üncü Radyo Akademi Ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Birçok ünlü ismin katıldığı gecede performans sergileyen Harun Kolçak, Burcu Güneş gibi sanatçılar izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

    Beykoz Belediyesi ev sahipliğinde, Yunus Emre Enstitüsü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün katkılarıyla bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Radyo Akademi Ödülleri Camal Reşit Rey Konser Salonunda gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Tiyatro ve televizyonun usta isimlerinden Behzat Uygur’un sunuculuğunu üstlendiği geceye Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Ahmet Selçuk İlkan, Burcu Güneş, Harun Kolçak, Gezegen Mehmet gibi çok sayıda ünlü isim katıldı. 2016 yılının en başarılı radyoları, programcıları ve yöneticilerinin ödüllerinin verildiği gece, 15 Temmuz gecesi yaşananları anlatan video gösterimiyle başladı. Ardından ödüllerin takdimiyle devam eden gecede performans sergileyen Harun Kolçak ve Burcu Güneş gibi isimler dinleyicilerin kulaklarının pasını sildi. Behzat Uygur’un eğlenceli sunumuyla renklenen gecede radyonun en iyileri ödüllerini alırken katılanlar da unutulmaz bir gece yaşadı.

    Ayrıca gecede ödül alan TRT Genel Müdürü Şenol Göka 15 Temmuz’da vatanı uğruna şehit olan vatandaşları rahmetle anarken darbe girişiminin püskürtülmesinde medya sektörününde mesleğin çerçevesi içinde bir kahramanlık sergilediğine belirterek yaptığı konuşmasıyla salondan büyük alkış aldı.

    “Radyo bizim kültürümüzde çok önemli”

    Radyonun geçmişten bugüne insanlar arasında etkileşime sağladığı katkının önemli olduğuna dikkat çeken Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, “Radyo bizim kültürümüzde çok önemli, geçmişimizden bu günümüze gelen zaman dilimi içince radyonun çok önemli bir yeri var. Yaşımız itibariyle biz radyoculuğu doya doya yaşadık. Bu günde radyoculuğun gelişmesi için yeni yeni belki de daha farklı ödüllere önemsenecek ödüllere ihtiyaç vardır diye düşünüyorum. Bu gün 3’üncüsü yapılan bu çalışmanın radyocular tarafından tutulduğunu görmen memnuniyetini yaşıyoruz” dedi.

    “Radyolar bizim için çok önemliydi”

    Radyo alanında düzenlenen ödül törenlerinin radyocular için bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Harun Kolçak, “Radyo tabi ki çok güzel bir şey ben çıktığım zaman 1991 yılıydı galiba bir tane televizyon kanalı vardı. Radyolar bizim için çok önemliydi ve büyük destek görmüştüm” diye konuştu.

    “Radyo benim hayatımın en vazgeçilmez olgusu”

    Radyoculara verilen ödüllerin yeni medyanın yaygın olduğu bir dönemde önemli olduğunu ifade eden Ahmet Selçuk İlkan, “Radyo benim hayatımın en vazgeçilmez olgusu. Okuma yazma öğrenmeden radyonun başında durup şarkıları tanıdık. Sonra şiirileri, tiyatroları tanıdık” şeklinde konuştu.

    3’üncü Radyo Akademi Ödüllerinde ödül alan isimler ise şöyle;

    Oylamalar sonucu 2016 yılının ulusal radyosu ödülünü Kral FM, yılın spor radyosu ödülünü Radyo Spor aldı. Dijital radyolar dalında ödülü karnaval.com , kültür sanat programı olarak NTV Radyo’da yayınlanan “Makam Farkı” adlı program, ödüle layık görüldü. Yılın kültür sanat programı ödülünü ise Mehmet Barlas’la program yapan Oğuz Haksever aldı. Tematik radyo kategorisinde ödül TRT Radyo 1’e giderken yılın haber radyosu A Haber Radyo seçildi. Yılın radyo haber spikeri kategorisinde ödül Radyo 7’den Mehmet Can’a giderken yılın ulusal radyo programcısı ödülünü ise Afrikalı Ali aldı. Yılın ulusal alternatif temalı radyosu dalında ödülü ise Diyanet Radyo aldı.

    Yunus Emre Enstitüsünün Türk Kültürüne Katkı Ödüllerinde ise uizun yıllar Makedonya’da Türkçe yayın yaparak dinleyicisine ulaşan Üsküp Radyosuna, Türk müziğine yaptıkları katkılardan dolayı Türk Halk Müziği Sanatçıları Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu’na, Türk sinemasının yurt içi ve yurt dışında tanıtılmasına katkı sağlayan yönetmen ve senarist Derviş Zaim’e, Diriliş Ertuğrul dizisindeki başarılı rolünden dolayı oyuncu Engin Altan Düzyatan’a ve Türkiyede ve dünyada birçok ülkede yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ’a Türk kültürüne sağladıkları katkı ve gelişmesi adına faydalı çalışmalar yürüttükleri için ödül verildi.

  • MUTSO Akademi protokolü imzalandı

    Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nın üyelerinin ticari ve sosyal alanda gelişimini sağlayacak MUTSO Akademi protokolü danışmanlık hizmeti verecek Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi arasında imzalandı.

    MUTSO Meclis Toplantı Salonunda yapılan imza törenine; Muğla Valisi Amir Çiçek, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Cumhur Çoban, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, ilgili kamu görevlileri ile MUTSO Meclis Üyeleri katıldı.

    Törenin açılış konuşmasını yapan MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, sokakta odaların sadece aidat aldığı gibi bir algı olduğunu, halbuki üyelerin işlerini kolaylaştıracak birçok çalışma yaptıklarını söyledi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile yapılacak işbirliği protokolü hakkında da bilgi veren Karakuş, “MUTSO ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi işbirliğinde faaliyete geçirecek olduğumuz MUTSO Akademi’nin imza protokolünü gerçekleştireceğiz. Odamızın makro projelerinden biri olan MUTSO Akademi, üyelerimizin ticari ve sosyal gelişimine katkı sağlamak, onlara yeni ufuklar kazandırmak, iş hayatlarındaki başarılarına destek vermek, profesyonel anlamda eğitim ve gelişim hizmetleri sağlamak için üniversitemiz ve odamız tarafından oluşturulmuştur. Çalışma alanımız Muğla il sınırları olacak. Biz hepimiz iş adamlarıyız. Eğitime yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır” dedi.

    MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar imza töreni öncesi yaptığı konuşmada, “Üniversitemiz ve MUTSO arasında yeni bir oluşum ile ilgili protokol imzalıyoruz. Bu protokol MUTSO Akademi ile yeni bir oluşum. Bu oluşun kuruluşu, sürdürülebilir yönetimi ve bu konularda yapılacak çalışmalarda üniversitemiz danışmanlık hizmeti vermesi bugünkü protokolün özünü teşkil etmektedir. Üniversitelerin görevi sadece bilgi vermek, akademik çalışma yapmak değildir. Elde edilmiş bilgileri halkın refahının arttırılması için paylaşılmasıdır. Bu konuda bütün kamu kuruluşları ile işbirliği yapmaktayız. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile imzalayacağımız protokol TEKNOPARK’ın faaliyetleri içinde olan, üniversite-sanayi işbirliğine büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum dedi.

    Muğla Valisi Amir Çiçek ise, “Bir çalışma yaparken bilimsel ve sürdürülebilir yatırımların yapılması hepimizin ortak hedefi. TEKNOPARK şirketini 54 hissedarla birlikte kurduk. Muğla’da bir güç oluştu. Bu güç ortak bir akılda birleşti. Bu gücü sürdürülebilir hale getirmek için tüm kurumlarla birlikte çalışıyoruz. Ayrıca üniversitemizin çalışmaları artık sadece kampüsle sınırlı değil. Sahada da çalışıyor. Bu projenin yatırımcılarımıza ve işletmecilerimize çok faydası olacağını düşünüyorum. Muğla’da yatırımların yapılması ve o yatırımların işletilmesi bizlerin hedefi” dedi.

    Konuşmaların ardından MUTSO Akademi’nin protokolü MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent karakuş ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar arasında imzalandı. Vali Amir Çiçek de protokole şahitlik yaptı.

  • Geleceğin sanatçıları için sanat ve akademi camiası bir araya geldi

    İstanbul Rumeli Üniversitesi ileride açacak olduğu Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin sanat eğitimlerini yerinde alabilmesi için Göztepe’de bulunan Kaş Sanat Galerisi ile anlaştı ve İstanbul Rumeli Üniversitesi Sanat Galerisi olarak açılışını yaptı.

    Yapılan işbirliği ile öğrenciler sanat galerisinde hem okul öncesi yeterlilik seviyesine getirilecek, hem sertifika programları gerçekleştirecek hem de temel sanat eğitimini burada alabilecekler. Bu sayede aslında geleceğin sanatçıları hem sanatın içinden yetişmiş olacak hem de akademik kariyerine daha emin adımlarla başlayabilecek.

    “Bir sanat galerisi ve üniversite ilk kez bir araya geliyor”

    Uzun yıllardır sanatın içinde olan ve konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kaş Sanat Galerisi’nin sahibi Sinan Yenilmez üniversite ile yapmış oldukları işbirliğinin sanat açısından gerçekten çok verimli olduğunu söyleyerek, “Rumeli Üniversitesi’nin ileride açacak olduğu sanat akademisinin alt yapısını birlikte oluşturacağız. Yani burada açacak olduğumuz sertifika programı ve kurslar ile gençlerimiz gerçek anlamda sanatla birleştirip bunun temel eğitimlerini vereceğiz. Çünkü genelde bu tarz eğitimler merdiven altı galerilerden ya da kimin verdiği belli olmayanlar tarafından veriliyor. Bu sayede üniversite akademik anlamda sanatın içinde olmuş oluyor. Yaptığımız iş aslında sanırım Türkiye’de ilk kez olan bir şey. Bir sanat galerisi ve üniversite ilk kez birleşerek böyle bir program düzenledi ve bu program uzun yıllar sürecek gibi gözüküyor. Dışarıdaki galeriler vermiş oldukları eğitimi daha önce hiç akademik boyuta hiç taşımadı. Buradaki en büyük özelliğimiz ise üniversite ile birlikte bu kursları gerçekleştiriyor olmamız. Böylelikle akademinin de alt yapısını oluşturuyoruz” dedi.

    “Üniversitenin varlığı bizim için önemli bir güç”

    Kaş Sanat Galerisi’nde yapılan işbirliği doğrultusunda üniversite için ders verecek olan Ressam Ertuğrul Ateş de sadece üniversite için değil üniversite dışında herkese açık olan bir temel sanat eğitimi programı hazırladıklarını söyledi. Ertuğrul Ateş aynı zamanda, “Başlangıçta resim kursları, güzel sanatlara hazırlık kursları, yetişkinler için sanat eğitimleri, fotoğraf kulübü vs. gibi birçok etkinlikle beraber burada birçok temel sanat eğitimi konusunda insanlara yardımcı olmaya ve onların hayatlarındaki sanatı bir yaşam biçimi olarak anlatmaya devam edeceğiz. Bu konuda da üniversitenin varlığı bizim için hem enteresan hem de büyük bir güç oluşturuyor. Burada yapmış olduğumuz sertifika programı ile herhangi biri burada bir yıl boyunca almış olduğu eğitimden sonra İstanbul Rumeli Üniversitesi için yeterlilik sertifikası alacak. Yani onlar için önemli bir basamak aşılmış olacak. Bizde gençlerimize bu anlamda yardımcı olmak için onlarla bir araya geleceğiz” şeklinde konuştu.

    Sanatla ilgilenmek isteyen gençler için ise, “ Tabi ki de bizim burada vermiş olduğumuz sertifika ile sanatçı olmuş olunmuyor. Sertifika sadece başlangıç için çok önemli bir yer tutuyor. Çünkü sadece hobi kursları olmayacak. Öğrenciler sertifika işin içine girdiği andan itibaren diğer bütün temel sanat eğitimini buradan alabilecek. Zaten sanatçı olmak sizin vereceğiniz bir karar değil. Neticede hayatın size vereceği bir unvandır. Siz eğer o yolda yeteri kadar kendinize azimli davranırsanız elbette günün birinde ulaşmak istediğiniz yere gelirsiniz. Fakat sertifika aldım ve bu iş tamam demekle her şey bitmiyor. Sertifika sadece bu işin küçük bir bölümü. Yani başlangıcı olabilir. Eğitim bütün hayatımız boyunca devam eder. Özellikle sanat yaparak yaşayan insanların bu eğitimi zaten bütün ömrü boyunca devam edecektir. Biz burada bu yolda ilerlemek isteyenlerin yollarını açacağız. Amacımız Türk toplumunun ve tük insanının sanatla çok daha iç içe olması. Bu yolda yapmamız gereken ne varsa kuşkusuz üniversitenin katkıları ve himayesinde bunları gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

    “Kültür ve sanat için üniversiteler olmazsa olmaz parçalar”

    İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü ve İstanbul Rumeli Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdür Vekili Doç. Dr. Oğuz Özyaral ise üniversite için sanatın çok önemli olduğuna vurgu yaparak, “Üniversite dediğimiz zaman dünya şehri kavramını konuşmuş oluyoruz. Tabi ki de sanat bunun en önemli parçalarından birisi. Sanat ve kültür kavramlarını bir arada masaya yatırmak gerekiyor. Çünkü sanat eğitimin olmazsa olmaz parçalarından birisidir. Sanat galerimiz İstanbul’un en güzel yerlerinden birinde ve Bağdat Caddesi ile iç içe. Bu da sanatı topluma taşıması bakımından çok önemli. İstanbul Rumeli Üniversitesi olarak biz adımlarımızı İstanbul’un her kesiminde yapmak istiyoruz. Yani İstanbul ile bir bütün olarak yaşamak istiyoruz. Kültürü ve sanatı ülkemizin her yerinde yaşatmak istiyoruz. Dolayısıyla burasının da topluma kazandırılan bir galeri olduğunu düşünüyorum. Dünyadaki en önemli metropollerde yaşanan en güzel unsurlar sanat galerilerinin içinde olmuştur. Bu anlamda güzel bir adım atıldı ve inşallah ileride bu galerilerin zincirlerini şehrin farklı yerlerinde görmeyi ümit ediyoruz. Öğrencilerimiz fakültede yapmış olduğu eserleri ileride burada sergileyeceklerdir. Güzel sanatçılar ve sanatkarların yetiştirileceği ve topluma sunulacağı bir adım olarak değerlendiriyorum” ifadelerinde bulundu.

  • TİMDER Akademi sektörü eğitmeye devam ediyor

    Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneğinin (TİMDER) 12 yıldır sürdürdüğü TİMDER Akademi 2016 devam ediyor.

    TİMDER Akademi bünyesinde sektöre nitelikli personel yetiştirmek amacıyla satış pazarlama tekniklerinden iletişime, kişisel gelişimden, sektör analizine, finans ve karlılıktan yöneticiliğe, müşteri ilişkilerinden dijital pazarlama yöntemlerine kadar birçok alanda eğitim veriliyor.

    4 Ekim 2016 Salı günü başlayan TİMDER Akademi, 24 Kasım 2016’da son dersini verecek. Eğitim sürecine katılan sektör çalışanları, eğitimlerle pek çok artı değer elde edildiğine değindi. TİMDER Akademi’nin amacı, ekonominin lokomotifi olan inşaat sektörünü, Türkiye ve Dünya’daki yerini, pazarın geldiği son durumu, sektörün geleceğini analiz ettikleri derslerle 12 yıldır sektöre kalifiye eleman yetiştirmek oldu.

    Bu yıl satış pazarlama tekniklerinden iletişime, kişisel gelişimden, sektör analizine, finans ve karlılıktan yöneticiliğe, müşteri ilişkilerinden dijital pazarlama yöntemlerine kadar birçok alanda eğitimler veriliyor.

    “Sektör çalışanlarına yetkinlik kazandırıyoruz”

    Özellikle pazarlama ve dijital sektörde etkin olmak için eğitimin içeriğini bu yönde zenginleştirdiklerini belirten TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Sapankaya, “TİMDER 29 yıldır sektöre emek veriyoruz. Sektördeki ihtiyaçları tespit ederek, çalışmalarımızı sürdürülebilir eğitimlerle destekliyoruz. TİMDER Akademide verdiğimiz eğitimlerle sektör çalışanlarına yetkinlik kazandırıyoruz. Teknolojik gelişmeler her alanda olduğu gibi inşaat sektöründe de ağırlığını artırdı. Akademi eğitimlerinde amacımız kalifiye eleman açığını kapatmak olduğu için teknolojik değişimlere kayıtsız kalamazdık ve eğitimleri de bu yönde zenginleştirdik” dedi.

  • Penta Akademi 9 şube ile KPSS sektörüne hızlı girdi

    Türkiye’nin yeni eğitim markası Penta Akademi, dokuz şubesiyle KPSS sektörüne hızlı girdi.

    KPSS hazırlık eğitimleri vermek amacı ile kurulan Penta Akademi’nin lansman toplantısı İzmir’de gerçekleşti. Ege Bölgesi’nde 9 şube ile yola çıkan Penta Akademi 5 yıl içinde Türkiye’nin en büyük eğitim kurumu olmayı hedefliyor. Penta Akademi’nin kurucu şubeleri İzmir, Aydın, Manisa, Muğla, Burdur, Akhisar, Salihli, Söke ve Fethiye’de bulunuyor.

    Tamamı öğretmenlerden oluşan Penta Akademi Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son dönemde oluşan boşluğu doğru ve hızlı doldurmak için yola çıktık. Sağlam adımlar ve temiz yapılanmalarla eğitimde özellikle KPSS alanında görev almak; ülkemize, devletimize ve özellikle gençlerimize bir borçtur. Bu görevi cumhuriyet değerlerine bağlı bilimsel eğitim anlayışıyla çok çalışarak yerine getireceğiz”

    Bir öğretmen girişimi olan Penta Akademi, bugün aldığı marka tescil belgesinin başvurusunu bir yıl önce yapmıştı.