Etiket: Akademi

  • Tur Assist Akademi, asistans sektörüne kalifiye insan kaynağı yetiştiriyor

    Asistans sektörünün önemli firması Tur Assist’in, hizmet bünyesinde görev alan çalışanlara yönelik verdiği kapsamlı eğitim programına yeni eğitim sezonuyla birlikte faaliyetlerine başladığını açıkladı. Şirket, bu projeyle asistans sektörünün gelişimine katkı sağlarken, kalifiye insan kaynağı havuzu oluşturmayı da amaçlıyor.

    Geçmişi dünyada 1960, Türkiye’de ise 1996 yılına dayanan asistans sektörünün en büyük temsilcilerinden Tur Assist’in 2012 yılında kurduğu, anlaşmalı hizmet birimleri bünyesindeki yönetici ve personellere yönelik verdiği kapsamlı eğitim programı olan Tur Assist Akademi, yeni eğitim sezonuyla birlikte faaliyetlerine başladığı açıklandı. Yapılan açıklamada, çalışanların bilgi ve becerilerini geliştirmek, hizmetlerin kalitesini yükseltmek ve kabul edilen bir sertifikasyon merkezi oluşturarak sektörde farklılık oluşturma amacıyla hayata geçirilen Akademi, bugüne kadar 2 bin 300’ün üzerinde yönetici ve personelin Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onaylı sertifika almasını sağladığı bildirildi. 2017-2018 döneminde eğitim çalışmalarını yoğunlaştırarak 3 bin 300 hizmet sağlayıcısına eğitim vermeyi planlayan şirket, bu projeyle asistans sektörünün gelişimine katkı sağlarken, aynı zamanda hizmet ve projelerinde kullanılmak üzere kalifiye insan kaynağı havuzu oluşturacak.

    Trafiğe sorumlu kurtarıcılar yetişecek

    Tur Assist, Tuzla Orhanlı’daki Autodrom’da kurduğu Akademi bünyesinde 2012 yılından bu yana tedarikçilerine yönelik eğitimler vermeyi sürdürürken, 12 kişilik gruplar halinde, 3 gün süren eğitimlerini tamamladıktan sonra uygulanan sınavda başarılı olan katılımcılar, uzmanlıklarının tescili olarak kabul edilen Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikalarını almaya hak kazanıyor. Program, trafiğe aktif olarak çıkan güvenli oto kurtarma operatörleri yetiştirirken, aynı zamanda bir sosyal sorumluluğu da gerçekleştiren şirket, güvenli oto kurtarma operatörleri (GOKO) eğitimlerini her sene eğitim müfredatına eklenen farklı konu ve uygulamalar ile yenilediği kaydedildi.

    Yapılan açıklamada, Akademi’nin başlıca eğitim konuları arasında kurumsal şirket tanıtımı, müşteri ilişkileri, iletişim teknikleri, iş güvenliği, ileri sürüş teknikleri ve teknoloji kullanımı bulunuyor. Uygulamalı olarak güvenli ve ileri sürüş teknikleri eğitimi de alan katılımcılar, eğitim pratiklerini Autodrom’un özel sürüş parkurunda gerçekleştiriyor. Uygulamalı eğitim esnasında katılımcılar gruplara ayrıldıktan sonra birbirini değerlendirerek puan veriyor. Bu değerlendirme sistemi, katılımcılara hatalarını görme imkanı sağladığı gibi, öğrenme sürecini de daha etkili hale getiriyor. Konut/iş yeri acil yardım ve hasar onarım yönetici/personeline yönelik olarak ise; kurumsal kimlik paylaşımı, müşteri ilişkileri eğitimi, yazılım, teknik ekipman kullanımı/uygulaması, teknik bilgi paylaşımları ve güvenli/ekonomik sürüş teknikleri içeren özel bir eğitim programı sunuluyor. Son olarak başarı gösteren katılımcılara Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikaları takdim ediliyor.

  • BTSO Akademi sürüyor

    Bursa iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu olan BTSO Akademi Projesi tüm hızıyla sürüyor.

    Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardının (BOBİ FRS) tanıtım toplantısının Bursa ayağı BTSO hizmet binasında gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçi şehri olan Bursa’nın gelişmiş alt yapısı, dinamik girişimcileri ve yüksek iş kalitesine sahip olduğunu söyledi. Duran, 200’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiren, farklı sektörlerde yaklaşık bine yakın yabancı yatırımcıya ev sahipliği yapan Bursa’nın 121 ülkeden fazla ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. Bursa iş dünyasının ihracat odaklı büyümesi hedefiyle firmalara vizyon katan çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Duran, “BTSO tarafından 2014 yılından bu yana düzenlenen ‘akademi’ eğitimleri de üyelerimize ve çalışanlara yeni ufuklar kazandırmaya devam ediyor. Şimdiye kadar 13 bine yakın kişinin faydalandığı projemiz kapsamında düzenlenen ‘Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı’ konusu şirketlerimiz için büyük önem taşıyor” dedi.

    Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) Başkanı Dr. Genç Osman Yaraşlı, BOBİ FRS’nin işletmelerin büyüklüğü ve finansal tablo kullanıcılarının ihtiyaçları dikkate alınarak, gerçeğe ve ihtiyaca uygun, karşılaştırılabilir finansal tabloların oluşturulmasının hedeflendiğini belirterek, “İşletmeler bu tabloları uygun şartlarda yapmazsa, pek çok sıkıntı yaşayabilir. İşletme yöneticileri yanlış kararlar alabilir, çalışanların hata yapma riskleri artabilir” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardının (BOBİ FRS) detayları hakkında Bursalı firmalara, mali müşavir ve muhasebecilere bilgiler aktardı.

  • Adana’da Ar-Ge Sanayi Akademi Buluşması

    Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Ar-Ge atağına kalkan Adana’da yakın süreçte 20 Ar-Ge merkezinin hayata geçirilmesi için girişimlerin sürdüğünü belirterek, “Sanayiciler olarak, eski alışkanlıklarımızı bir tarafa bırakıp, yenilikçi olmalıyız” dedi.

    Ar-Ge Sanayi Akademi Buluşmaları’nın 3’üncüsü, TÜBİTAK Marmara Teknokent yürütücülüğünde, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının desteği; Adana Valiliği, Adana Sanayi Odası, Adana Ticaret Odası, Adana Ticaret Borsası, Adana Organize Sanayi Bölgesi, Çukurova Kalkınma Ajansı, Çukurova Üniversitesi ve Çukurova Teknokent işbirliğiyle Seyhan Oteli’nde gerçekleştirildi.

    Tüm teknopark yönetici şirketleri ve teknoparklarda faaliyet gösteren Ar-Ge firmaları ile üniversitelerde görevli akademisyenlerin, Adana bölgesinde üretim yapan sanayicilerle bir araya geldiği etkinliğin açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Marmara Teknokent Genel Müdürü Dr. Orhan Çömlek, iki günlük çalışmanın ilk günü, akşam yemeğinde network çalışması yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:

    “İkinci gün bir sergimiz oluyor. Bu sergide de sanayiciler ve akademisyenler bir araya gelerek, ortak neler yapabileceklerini, ortak hangi projelerin geliştirilebileceğini konuşuyorlar. Türkiye çok yakın süreçte savunma sanayisinde olduğu gibi çok farklı sektörlerde de yüzde 40’lardan yüzde 50’lere ve yüzde 70’lere, en sonunda da inşallah yüzde 100 yerli ürünlere kavuşacaktır.”

    “Adana emin adımlarla ilerliyor”

    AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü de 1950’li yıllarda Adana’da hakim olan tarıma dayalı sanayinin 1980’lere gelindiğinde bir duraklama devrine girdiğini, ancak küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgesinin kurulmasıyla birlikte tekrar atılım yaparak, yeni üretim alt yapısını oluşturduğunu söyledi. Sütcü, Cumhuriyet tarihi sonrası ilk sanayileşmiş kent olan Adana’nın, bugün hızlı ve emin adımlarla ilerlediğini ifade ederek, “Peki Adana’mız beklenen yerde midir? Hayır. Peki beklenen yerde olmadığına göre ne yapacağız? Eskiler hep ‘oturup ağlayalım dizimizden mi olalım, gözümüzden mi olalım?’ der. Demek ki bize düşen çalışmak” diye konuştu.

    Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Bekir Sütcü, geçen ay OSBÜK olarak, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ağırlandıklarını anımsattı ve şöyle devam etti:

    “Türkiye’nin 11 tane önde gelen organize sanayi bölgesinin başkanı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Dr. Faruk Özlü ve müsteşarımız hepsiyle beraber 4-5 saat toplantı yaptık. Bu da gösteriyor ki Bakanlığımız Ar-Ge’ye gereken önemi veriyor. Gördüm ki eksiklerin çoğu bizde. Biz sanayiciler olarak, eski alışkanlıklarımızı bir tarafa bırakıp, artık yenilikçi olmalıyız.”

    “20 AR-GE merkezi için girişimler sürüyor”

    Ar-Ge merkezi sayısının çok düşük olduğunu, ancak son yıllarda bu alanda çok hızlı bir çalışma yürütüldüğünü dile getiren Sütcü, “Bu yolda emeği geçen herkese ve öncelikle Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür etmek lazım. Sayın Bakanımız Ar-Ge ve tasarımla ilgili takıldığımız noktada yanlarına gidebileceğimizi, ellerinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduklarını söyledi” ifadelerini kullandı.

    Sütcü, Ar-Ge Sanayi Akademi Buluşmaları’nın ülkemizin ekonomisine, ihracatına, istihdamına büyük katkı sağlayacağına inandığının altını çizerek, “Devir katma değer üretme zamanı. Adana son dönemde Ar-Ge konusunda atağa kalkmış durumda. Yakın süreçte 20 Ar-Ge merkezi kurmak için gerekli girişimleri sürdürüyoruz” dedi.

    “Çağa ayak uydurmak zorundayız”

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ise, Türkiye’de son dönemde teknolojik gelişimi yükseltmek adına verilen desteklerin artırıldığını vurgulayarak, güçlü üretimin eskimiş ve geleneksel metotlarla yapılamayacağının altını çizdi. Genç tasarımcılara Adana’da fırsat sunulduğunu ifade eden Sözlü, “Bilişim çağına ayak uydurmak zorundayız. Bilişim ve internet dünyayı küçülttü. Bizler hem kent hem de ülke ekonomisi için mücadele eden insanlar olarak inovasyon çerçevesinde daha fazla bir araya geleceğiz” şeklinde konuştu.

    Yerli üretim cesaretinin yükseltilmesi noktasında üreten şehirlerin öne çıkması gerektiğine dikkati çeken Sözlü, “Sanayinin çıtası, üreten şehirlerin belediye başkanlarının gayretleriyle de ihtiyaç duyulan seviyeye ulaştırılacaktır” dedi.

    Konuşmaların ardından, Ar-Ge Sanayi Akademi Buluşmaları’nın düzenlenmesinde emeği geçenlere plaket verildi.

  • BTSO Akademi iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veriyor

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından üyelerine eğitim veriliyor. BTSO Akademi eğitimlerinden bir ayda 250 kişi yararlandı.

    BTSO tarafından hayata geçirilen ve bugüne kadar 180’e yakın eğitim programına 13 bine yakın iş dünyası temsilcisi katıldı. BTSO Akademi kapsamındaki eğitimler iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veriyor. Ağustos ayı içerisinde Enerji Kredileri ve Bankacılık İşlemleri ile Marka Patent Kavramı Tescil İşlemleri Eğitimleri ile Tasarım Alanında Sınai Mülkiyet Kanunu Kapsamında Getirilen Yenilikler ve İklimlendirme Sektöründe İhracat Olanakları Seminerleri iş dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ayrıca yeni girişimcileri ekonomiye kazandırmak maksadıyla KOSGEB, İŞKUR ve TOBB Bursa Genç Girişimciler kurulu işbirliğiyle BUTGEM binasında düzenlenen uygulamalı girişimcilik eğitimlerinden de 25 girişimci adayı faydalandı.

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur BTSO Akademi eğitimlerinin, üyelerinin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlandığını söyledi. İşletmelerinin gelişip büyümesi için eğitimin olmazsa olmaz olduğunu dile getiren Aytuğ Onur, “BTSO Akademi ile üyelerimizin gelişimine yönelik birbirinden önemli eğitimler düzenliyoruz. akademi.btso.org.tr adresinden üyelerimiz hem eğitimlere başvuru yapabiliyor hem de ihtiyaçları olan eğitim programlarını bizlere önerebiliyor. Her biri uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen eğitimlerimizi Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşlarının işbirliğinde gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

  • Harvard Üniversitesi Genç Akademi Üyeliği’ne seçilen Yrd. Doç. Dr. Dağdeviren: “Küçükken çakıl taşlarının arasında atom arardım”

    ‘Giyilebilir kalp pili’ projesi ile Türkiye’den Harvard Üniversitesi Genç Akademi Üyeliği’ne seçilen Yrd. Doç. Dr. Canan Dağdeviren, Erciyes Üniversitesi (ERÜ)’nde düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, “Küçükken çakıl taşının içinde atom arardım” dedi.

    ERÜ Sabancı Kültür Sitesinde düzenlenen konferansa, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Altun, öğretim üyeleri, çok sayıda üniversite ve lise öğrencisi katıldı. ‘Sıradışı Bir Hikaye: Biyoloji Eşini Bulur’ başlıklı konferansta başarı hikayesini anlatan Yrd. Doç. Dr. Canan Dağdeviren, küçük yaştan beri bilime meraklı olduğunu dile getirerek, “Küçükken bir çakıl taşını parçalarına ayırıp içerisindeki atomu bulmaya çalışıyordum. Herkes bunun imkansız olduğunu söylüyormuş ama ben yine de devam ediyormuşum. Ama bu iyi bir şey, çünkü ailemin benim bilime olan merakımı anlamalarını sağlamışım. Bunun üzerine babam bana bir kitap hediye etti, Madam Curie ile ilgili. Sanırım babam Madam Curie’den etkileneceğimi düşündü ama ben kitabı okuduğumda Madam Curie yerine onun kocasına aşık oldum. Pierre Curie piezoelectric denilen çok harika bir olguyu keşfediyor. Bu olguyla birlikte 1. ve 2. Dünya Savaşında harikulade aletler yapılıyor. Biz savaşla ilgili olmayan bazı biyolojik aletler yapmaya başladık. Ben böylece fiziğe çok ilgi duydum” dedi.

    “Fizik okumamın nedeni Erdal İnönü idi”

    Fizik bölümünü okumaya ise bir kitap fuarında, Erdal İnönü’nün imzalayıp kendisine takdim ettiği, ‘Anılar ve Düşünceler’ kitabını okuduktan sonra karar verdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Canan Dağdeviren, “Ben de sizler gibi üniversite sınavına girmeden önce kararsızdım. Sonra Kocaeli Kitap Fuarı’nda Erdal İnönü ile tanıştım ve bana ne okumak istediğimi sordu. Ben de kararsız olduğumu söylemiştim. O da bana, ‘Anılar ve Düşünceler’ adlı kitabını imzalayıp verdi, kitabı okuduktan sonra ne okuyabileceğime karar verebileceğimi söyledi. Ve ben kitabı okuduktan sonra fizik okumaya karar verdim, Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümünde eğitimime başladım” diye konuştu.

    “Projelerimi sevdiğim insanların hastalıklarından esinlenerek hayata geçirdim”

    ‘Giyilebilir kalp pili’ projesi ile çok sayıda ödül kazanan ve en son, cilt kanserini teşhis etmek için başka bir giyilebilir teknoloji üreten Yrd. Doç. Dr. Canan Dağdeviren, tüm projelerini sevdiklerinin hastalıklarından esinlenerek hayata geçirdiğini söyledi. ‘Giyilebilir kalp pili’ projesini, 28 yaşında iken kalp krizi geçirdiği için vefat eden ve hiç görmediği dedesinden, cilt kanseri hastaları için ürettiği yeni teknolojiyi ise annesinin rahatsızlığından yola çıkarak ortaya çıkardığını belirten Yrd. Doç. Dr. Canan Dağdeviren, şu ifadelerde bulundu:

    “Hayatımı değiştiren bir başka olay da, dedemin 28 yaşında kalp yetmezliği sonucu vefat ettiğini öğrenmemdi. Ben dolayısıyla dedemle hiç çalışmadım ve 28 yaşını hayal yaşam olarak kodladım. O yaşa gelene kadar da kalp hastaları için bir şey yapmaya söz verdim. Bebek adımlarıyla ilerliyoruz ama 28 yaşıma geldiğimde kalp projem bitmişti. MIT Technology adındaki ünlü bir dergi tarafından ‘Yılın Girişimcisi’ seçilmiştim. Aynı zamanda ‘Dünyadaki 30 Bilim İnsanı’n dan biri seçilmiştim. Bir araştırmacı için umut verici ödüllerdi ama orada durmadım ve devam ettim.”

    Yeni teknoloji sayesinde cilt kanseri için biyopsiye gerek kalmıyor

    “Çok yakın aile fertlerini çok genç yaşlarda farklı hastalıklar nedeniyle kaybettik. Benim yaşadığım üzüntüleri başka insanların yaşamaması için hem fizik hem biyoloji bilimini kullanarak aletler yapıyordum. Bir diğer aletimi de annem için yaptım. Cilt kanseri için yaptığımız aleti Arizona’daki 30 hasta üzerinde denedik ve aletimizin en küçük lezyonları bile yakalayabildiğini gördük. Bunu yaparken de biyopsiye gerek kalmıyor, çünkü alet sayesinde doktora lezyonla ilgili bulguları söyleyebiliyoruz”.

    “İmkansız diye bir şey yok”

    Gerçekten isteyen her öğrencinin kendisi kadar başarılı olabileceğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Canan Dağdeviren, “Eminim ki aranızdan bu ödülleri kazanacak kişiler çıkacak. Olmayacak bir şey değil çünkü ben de sizler gibi bu sıralardan geçtim ve ülkede eğitim aldım. Pratik anlamda belki o kadar iyi değildi ama çok iyi bir teorik eğitim aldığımı ve teorik olarak çok donanımlı bir şekilde Amerika’ya gittiğimi düşünüyorum. Ve eminim ki ileride sizler de bu fotoğrafları sizden sonrakilerle paylaşacaksınız ve bu böyle devam edecek. Olmayacak ve imkansız bir şey değil” ifadelerini kullandı.