Etiket: Ailenin

  • İlk 2 Çocuğu Özürlü Doğan Ailenin 3. Çocukta Yüzü Güldü

    Samsun’da ilk iki çocukları özürlü olarak doğan Hamurcu ailesi, Türkiye’de ilk defa uygulanan “kantitatif pcr genetik tarama testi” tedavisi sonucu üçüncü çocuklarını sağlıklı olarak kucaklarına aldılar.

    7 yıllık evli ve teyze çocukları olan Fatma Hamurcu ve Ali Osman Hamurcu çiftinin ilk iki çocuğu “canavana” hastası olarak dünyaya geldi. Hamurcu çiftinin ilk çocukları olan 7 yaşındaki Yavuz’un hastalığı 4,5 aylıkken, 5 yaşındaki Ecrin’in hastalığı ise 4 aylıkken fark edildi. Araştırmaları sonucu çocuklarının canavana hastası olduklarını ve hastalığın tedavisinin olmadığını öğrenen çift uzun bir süre çocuk sahibi olmadı. Fatma Hamurcu’nun annesi Nebahat Ayvaz’ın hastalıkla ilgili bir tedavinin olduğunu televizyondan öğrenmesi sonucu çift, tedavi sürecine başladı. Gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından “kantitatif pcr genetik tarama testi” uygulanmasının ardından çiftin sağlıklı bir kız çocukları dünyaya geldi. Türkiye’de ilk defa uygulanan genetik tarama testi sayesinde oldukça mutlu olan çift, bu tarz hastası olanlara bu tedavi yöntemini öneriyor.

    “HAYIRLISI NEYSE O OLSUN DEDİK”

    İlk çocuklarının hastalığının 4,5 aylıkken fark ettiklerini söyleyen Ali Osman Hamurcu, “Burada hastalığının teşhisini koyamadılar. İstanbul’a götürdük çocuğumuzu ve orada hastalığın teşhisini koydular. Canavana(kanavan) hastalığı olduğunu belirttiler. Ancak bu hastalığın tedavisinin olmadığını öğrendik. İkinci çocuğumuz yani Ecrin 3 yıl sonra doğdu. Onu da hasta olup olmadığını öğrenmek için 4 aylıkken anne karnında muayene yaptırdık. Doktorlar onun da hasta doğma riskinin fazla olduğunu söyledi. Ama biz günah diye aldırmadık çocuğumuzu. Hayırlısı neyse o olsun dedik. Uzun bir süre bu hastalığın tedavisi olmadığı için çocuk yapmayı düşünmedik. Sonra kayınvalidem bir televizyon programında gen ayrıştırması olarak sağlıklı çocuklar olabileceğini duymuş. Biz de bu tedavinin yapıldığı hastaneyi İstanbul’da bulduk. İstanbul’daki hastaneye gittik doktorlarla görüştük hemen tedaviye başladık. İlk denememizde olmadı. İkincisinde ise sağlıklı bir kızımız oldu. Bebeğimize Zeynep ismini verdik. İnşallah büyüyünce abisiyle ablasına bakacak. Gerek kayınvalidemin gerek doktorların kimin emeği varsa, kim sebep olmuşsa Allah razı olsun. Belki bu yöntemi bilmeyen binlerce çocuk ve hasta sahibi olan aile vardır. O insanların da bu tedaviden haberi olması için burada konuşuyorum” dedi.

    “UZUN BİR SÜREÇTİ AMA DEĞER”

    Bu hastalığın çaresinin olduğunu söyleyen Fatma Hamurcu, “Bu hastalığın bir tedavisi olduğunu insanlar bilmeli. Onlarda bu mutluluğu, bu duyguyu yaşasın istiyorum. Bu yönteme başvurduktan sonra tedavinin olup olmayacağı konusunda tedirginlik yaşadım. Şükürler olsun üç tane sağlıklı gen oldu. İlki tutmadı sonra diğerleri embriyo olarak transfer edildi. Biz tanesi tuttu. Uzun bir süreçti ama değer yani. Yaptırmak isteyenler varsa hiç düşünmesinler bu duyguyu yaşasınlar” diye konuştu.

    AYVAZ: “TARİF EDİLECEK BİR DUYGU DEĞİL”

    Fatma Hamurcu’nun annesi Nebahat Ayvaz, “Ben ölmeden çocuklarımın sağlıklı bir çocuk sahibi olmasını çok istiyordum. Bir gün televizyonda Hakan beyi gördüm. Telefon numarasını aldım. Hastaneye gidip görüştüm. Tedavi sonucu çocuğumuz oldu. Tarif edilecek bir duygu değil. Rabbim herkese nasip etsin” şeklinde konuştu.

    OPR. DR. HAKAN ÖZÖRNEK’TEN AÇIKLAMALAR

    Tedavi hakkında açıklamalarda bulunan Üreme Sağlığı ve Tüp Bebek Uzmanı Opr. Dr. Hakan Özörnek, Türkiye’de ilk defa uygulanan genetik tarama testi hakkında bilgi verdi. Ailesinde ya da akrabalarında tanımlanmış bir genetik hastalığı bulunan ya da genetik hastalığa sahip çocuğu olan aileleri uyaran Opr. Dr. Hakan Özörnek şunları söyledi: “Bu test, hücrede bulunan tüm kromozomları (23 çift) sadece sayısal olarak incelemektedir. Dengeli veya dengesiz kromozomal bozukluklar, tek gen hastalıkları ve diğer genetik bozukluklar bu yöntemin içeriğinde yer almamaktadır. Eğer ailenizde, yakın akrabalarınızda veya sizlerde tanımlanmış bir genetik hastalık, genetik bir hastalığa sahip çocuğunuz/ çocuklarınız varsa bu durumu doktorunuza mutlaka bildiriniz! Bu durumlarda tanımlanmış genetik hastalığa özel daha ileri genetik tanı testleri yaptırmanız önerilmektedir. Gebeliğin ilerleyen aylarında da ultrason bulgularına dayanarak doktorunuz gerekli görüldüğü taktirde bu teste ilaveten doğum öncesi (prenatal) genetik tanı önerebilmektedir. Bu prenatal testler ilk üç ayda koryon villus örneğinden (CVS) ya da ikinci üç ayda amniyon sıvısından yapılabilmektedir.”

    CANAVAN HASTALIĞI

    Canavan, ilerleyen ve kalıtımsal bir hastalıktır. Otozomal resesif geçişli olan bu hastalıkta, hastanın anne ve babası taşıyıcıdır. Omurilikte, sinir dokusu üzerindeki miyelin kılıfının bozulması ve beynin süngerimsi bir yapı alması anlamına gelmektedir.

  • Evi Yanan Ailenin Yardım Çığlığı

    İzmir’de, elektrik kontağından çıkan yangın nedeniyle evini kaybeden Erdoğan ailesi, yetkililer ve hayırseverlerden yardım bekliyor.

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde evi yanan Erdoğan ailesi, yetkililerden uzanacak bir yardım eli bekliyor. Gelin girdiği evi alevler içinde görmesiyle yıkılan 26 yaşındaki Ayşegül Erdoğan, eşinin bir buçuk yıldır işsiz olduğunu ve maddi durumlarının iyi olmadığını belirtti. Elektrik kontağından çıkan yangını 7 yaşındaki kızıyla eve girdiği an fark eden Ayşegül Erdoğan, o anları şöyle anlattı: “Eşimin halasına ev oturmasına gittik, geldiğimizde evimizi bu şekilde gördük. Kapıyı açmamızla beraber alev dışarıya çıktı. İtfaiyeyi çağırdığımızda her şey yanmıştı zaten çok geçti. Kızımla beraber eve çıktık. Kapıyı açtığımda ilk o girmek istedi. Alevi görünce birden aşağıya koşturdum, camlar patladı çünkü. İlk başta çok korktum, bayılacak gibi oldum. Suratıma ateş geldi, suratım hafif yandı. Hemen komşulardan yardım istedim ve itfaiyeyi çağırdık.”

    “EŞİM İŞSİZ”

    Kalacak yerleri olmadığını ifade eden Erdoğan, “Kalacak yerimiz yok, halamda kaldım. Anne ve babam uzakta. Burada kiracı olarak oturuyordum, hayırseverlerden yardım istiyorum. Eşim bir buçuk yıldır çalışmıyor, kuyumcu tezgahtarlığı yapıyordu ama şimdi işsiz. Kızımın böbrek rahatsızlığı var. Çocuğumu böyle bir ortamda büyütemem, nasıl yapacağım komşularda orada burada kalarak. Evimi bu şekilde görmek beni çok üzdü. Yardım istiyorum” diye konuştu.

  • Yoksul Ailenin Sorunu Çözüldü

    Mersin’den Siirt’e taşınırken Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’ne müracaat etmedikleri için üç engelli çocuklarının evde bakım parası kesilen ve zor durumda kalan Amuştekin ailesinin sorunu çözüldü.

    Amuştekin ailesinin dramına el atan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü yetkilileri aileyi Algül Mahallesi’ndeki evinde ziyaret ederek, müjdeyi verdi. Mersin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nden ailenin belgelerinin istendiğini belirten İl Müdürü Hifzullah Canpolat, ayrıca Mersin İl Müdürü ile de telefonda görüştüğünü ve konunun aciliyetini aktardığını söyledi. Ailenin, evlerinin kira olduğunu ve iki aydan beri kirayı ödeyemedikleri için İstanbul’da oturan ev sahibinin kendilerini çıkmaları için sıkıştırdığını da belirtmesi üzerine İl Müdürü Canpolat, ev sahibini arayarak durumu anlattı ve biraz daha vermelerini istedi.

  • Bebeklerinin Rahatsızlığı Nedeniyle Faturayı Ödeyemeyen Ailenin Elektrik Çilesi

    Adana’da bebeklerinin hastalığı nedeniyle faturayı ödeyemeyen ailenin elektrikleri kesildi. Kesme işlemi üzerine hemen faturayı ödeyen ve elektriğin açılmasını bekleyen aile, 4 gün boyunca hasta çocukları ile perişan oldu.

    Alınan bilgiye göre, Yüreğir ilçesinde yaşayan 2 çocuk sahibi Bülent (36) Zeliha (27) Özer çifti kirada oturdukları eve ekim ayında 66.50 lira elektrik faturası geldi. Faturanın son ödeme tarihi ise 30 Ekim 2015 olarak yer alıyordu. Ancak 3 aylık bebekleri Yiğit Özer hastalanıp bronşit olunca aile bu telaştan elektrik faturasına ödemeyi unuttu. Aile, bebeklerine buhar makinesi alıp tedaviye başladı. Ancak 3 Kasım 2015 günü elektrik dağıtım şirketi görevlileri gelerek fatura ödemesi yapılmadığı için elektriği keseceklerini söyleyip akımı durdurdu. Bunun üzerine anne Zeliha Özer, hemen gidip faturayı ödedi. Daha sonra da firmanın çağrı merkezini arayarak elektriğin açılması talebinde bulundu. Ancak 4 gün boyunca elektrik açılmadı. Bu arada bronşit olduğu için buhar alması gereken bebek, elektrik olmadığından buhar alamadı. Elektrik verilmeyince aile komşularına giderek bebeklerine buhar vermeye çalıştı.

    “BEBEĞİN HASTAYSA RAPOR GETİR”

    Anne Özer, elektrik açılmadığı için her gün elektrik dağıtım şirketine gittiğini, kendisine yoğunluktan dolayı açılmadığını söylediklerini anlatarak, “Bebeğimin hasta olduğunu söyledim bu nedenle hayati önem taşıdığını söyledim. Ancak görevliler bana ’hastaysa bana rapor getir’ dedi. Ne raporu getreceğim? zaten ben borcu ödemişim mecbur açmak zorundasın. Ama bir türlü açmadılar. Benim bebeğim hasta perişan olduk” dedi.

    Elektrik dağıtım firması görevlileri ise yoğunluktan dolayı görevlilerin açma işlemini yapamadığı, hemen ailenin akımının verileceğini bildirdi.