Etiket: Ailenin

  • Çiftçi ailenin evi ve mahsulleri yanarak kül oldu

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Mehmet ve Zekiye Ertürk çiftinin yaşadığı iki katlı ahşap ev yanarak tamamen kullanılamaz hale geldi. Yangında can kaybı olmazken evdeki 1 ton fındık ile tüm eşyalar yandı.

    Yangın, Kdz. Ereğli ilçesine bağlı Ormanlı Beldesi Yeşilköy Köyü Sekeli Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Mehmet Ertürk ile eşi Zekiye Ertürk’ün yaşadığı evde elektrik kontağından kaynaklı yangın çıktı. Binanın ahşap olması nedeniyle alevler kısa sürede evin her tarafına yayıldı. Köylüler çıkan yangını söndürmek için yoğun çaba gösterse de başarılı olamadı. Vatandaşların haber vermesi üzerine köye gelen Kdz. Ereğli Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri alevlere müdahale etti. Yaklaşık yarım saat süren çalışmanın ardından yangın tamamen söndürülerek soğutma çalışması yapıldı. Yangında evde bulunan 1 ton fındık, 10 ton odun, 35 balya saman, tarım aletleri ve ev eşyaları tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın nedeniyle Zekiye Ertürk gözyaşlarına hakim olamazken, köylüler Ertürk çiftini teselli etmeye çalıştı.

    Jandarma ekipleri çıkan yangınla ilgili olarak soruşturma başlattı.

  • 3 ailenin yaşadığı ev alevlere teslim oldu

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde 3 ailenin yaşadığı ev çıkan yangında kül oldu. Aile üyeleri, evle birlikte 5 bin liranın da yandığını görünce ikinci şoku yaşadı.

    Edinilen bilgilere göre, Suriye uyruklu Ahmet Hamşa ile birlikte 3 ailenin kiralık olarak ikamet ettiği Hamzabey Caddesi üzerindeki müstakil evde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Aile bireylerinin evde olmadığı sırada çıkan yangın, kısa sürede büyüdü. Yangını gören mahalle sakinleri durumu İnegöl itfaiyesine bildirdi. Yangın yerine gelen itfaiye ekipleri dört bir yandan yangına müdahale ederek söndürdüler. Yangın sonucunda ev kullanılamaz hale geldi.

    Hem evleri hem de paraları yandı

    Haber verilmesi üzerine yangın yerine gelen Ahmet Hamşa ve ailesi, evlerinin yandığını görünce şok yaşadılar. Söndürme çalışmalarının ardından evine giren Ahmet Hamşa, aile bireyleri ile birlikte mobilya firmasında çalışarak kazandıkları 5 bin liranın yandığını görünce ikinci şoku yaşadı. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

    İki katlı ahşap binada yangın

    Öte yandan Yenice Mahallesi Mustafa Bey Caddesi üzerindeki 2 katlı ahşap binanın birinci katında kiracı olarak oturan Suriyeli Cuma Elşevvah’nin üstüne örtmek için elektriğe taktığı elektrikli battaniyeden dolayı yangın çıktı. Duman içinde kalan odadan kendisini dışarı atan Elşevvah’ın haber vermesi üzerine komşuları durumu itfaiyeye bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Kısa sürede kontrol altına alınarak söndürülen yangın sonucunda yatak odasında maddi hasar meydana geldi.

  • Suriyeli ailenin yaşadığı ev kül oldu

    Antalya’nın Korkuteli ilçesinde Suriyeli bir ailenin yaşadığı ev çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.

    Edinilen bilgiye göre yangın Korkuteli Aşağıpazar Mahallesi’nde Ata Vural’a ait, Suriyeli vatandaşların ikamet ettiği evde çıktı. Sabah saatlerinde oturma odasında başlayan ve çıkış sebebi henüz tespit edilemeyen yangını gören vatandaşlar polise ve itfaiye ekiplerine bilgi verdi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri yangını kontrol altına aldı ancak ev kullanılamaz hale geldi. Ev içinde birçok eşya yanarken, yangın üst kata ulaşmadan söndürüldü.

  • Okula uyumda görev ailenin

    Binlerce öğrenci ve veli 2016-2017 eğitim ve öğretim yılına hazırlanırken, okula ilk kez adım atacak öğrencilerin uyum sorunu yaşamaması için ailelere büyük görev düştüğü vurgulanıyor.

    İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişim Programı Öğretim Görevlisi Betül Özkul Cura, çocukların belirsizlik, ayrılma kaygısı yaşayabileceğine dikkat çekerek, çocuklara okullarını tanıtmanın kaygıyı azaltacağını söyledi.

    Erken çocukluk döneminde çocuğun okul hayatına adım atmasının gelişimsel anlamda birçok beceriyi beraberinde getireceğini aktaran Özkulcura, “Çocuğun aileden bağımsız bir ortamda sosyalleşebilmesi ve kendini rahatça ifade edebilmesi için uyum sürecinin olumlu bir şekilde geçmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir uyum sürecinde ebeveynlere büyük rol düşüyor. Anaokuluna yeni başlayan çocukta başlangıçta belirsizlik, ayrılma kaygısı sık gözlemlenen durumlar arasında. Bunun yanı sıra ailelerin çocuklarından ayrıldıkları için kendilerini suçlu hissetme, kaygı gibi duygular yaşaması çocuğun okul korkusunu artırıyor. Bu nedenle çocuk anaokuluna başlarken ebeveynin de duygusal anlamda hazır olması gerekli. Çocuğun okula başlama evresinde annenin üzüntü ve kaygısını hissetmesi uyum sürecini zorlaştırıyor” dedi.

    “Çocuğa zaman verilmeli”

    Anaokulunun çocuğa yeni bir dünyanın kapılarını araladığını, ebeveynin sergileyeceği sakin ve net tutumların çocuk için daha rahatlatıcı olacağını vurgulayan Cura, çocuklara okulları tanıtmanın ayrılık kaygısını azaltmaya yardım edeceğini söyledi. Cura, şunları söyledi:

    “Çocuk okuldan eve döndüğünde günün değerlendirmesini yapmak, olumlu gelişmeleri takdir etmek okula uyum sürecini kolaylaştırır. Okulun ilk haftalarında yaşanan ağlama, ayrılma korkusu, okula gitmek istememe gibi davranışlar göstermesi normaldir. Henüz yeni olan bu duruma alışması için çocuğa zaman verilmelidir. Bu zamanı onlara tanırken, ebeveynlerin çocuklarına yakından destek olmaları doğrudur. Bu durum, çocuğa güvende olduğunu hissettirecektir. Fakat sürekli çocukla okulda bulunmak, her an yanında olmaya çalışmak çocuğun kendine olan güvenini azaltır. Onları okulda yalnız bırakmamaları, onların anne babaya bağımlı bireyler olarak yetişmesine sebep olacağından bu davranıştan uzak durulmalıdır.Ve unutulmamalıdır ki her çocuğun okula uyum süreci farklıdır. Çocuk asla başka çocuklarla kıyaslanmamalıdır.”

    Uyum sürecinde çocuğa anlayışlı ve sabırlı davranılmasını öneren Cura, zorlama, yoğun kaygı ve üzüntü gibi davranışların çocuğun duygusal gelişimine zarar verebileceğini, ileriki okul yıllarında da aynı sorunları yaşanmasına yol açabileceğini aktardı.

  • Barakada yaşayan Nusaybinli ailenin dramı

    Sokağa çıkma yasağının kısmen devam ettiği Mardin’in Nusaybin ilçesinde evi tel örgülerin içinde kalan aile, barakada zor şartlar altında yaşıyor.

    Nusaybin’e bağlı Gırnavas Mahallesi’nde akrabalarının arazisinde harç olmadan briketleri üst üste koyarak iki gözlü bir baraka inşa eden 6 kişilik Kılıç ailesi, yaşamlarını zor şartlar altında sürdürmeye çalışıyor. Şırnak’tan 26 yıl önce Nusaybin’e göç ettiklerini anlatan Abdullah Kılıç, o günden sonra Nusaybin’de yaşamaya başladıklarını ifade etti. Sokağa çıkma yasağının devam ettiği Fırat Mahallesi’nde oturduğunu kaydeden Kılıç, 5 aydır evini göremediğini söyledi. Kılıç, “Şuan evimize gidemiyoruz, belki birkaç yıl sonra ancak evimize gidebileceğiz. Ne zaman evimize döneceğimiz belli olmadığından ve kiralık ev fiyatlarının yüksek olmasından dolayı böyle bir baraka ancak inşa edebildik. Nusaybin’de sokağa çıkma yasağı başladığında biz Mardin’e gittik. Orada 4 ay kaldık ve Nusaybin’de yasak kısmen kalkması üzerine Nusaybin’e geri döndük. Nusaybin’e döndüğümüzde kiralık ev bulamadığımızdan dolayı bu evi yapmak zorunda kaldık” dedi.

    Fırat Mahallesi’ndeki evlerinin durumundan haberdar olmadığını aktaran Kılıç, Nusaybin’de çok insanın hayatını kaybettiğini ve artık ölüm haberi duymak istemediklerini belirtti. Kendi imkanlarıyla yaptıkları eve elektrik ve su da çektiğini anlatan Kılıç, ancak evin çok kötü durumda olduğunu kaydetti. Kılıç, “Malum önümüz kıştır, bu derme çatma barakada kışın kalamayız. Büyük bir sıkıntıdır. Nusaybin’de kiralık ev sıkıntısına bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Tabi evlerimize gitmemize izin verseler çok daha iyi olacaktır. En azından evimizin yıkılan yerlerini tamir eder, içine girerdik” diye konuştu.