Etiket: Ailelere

  • Göç mağduru ailelere seminer

    Hakkari TOBB Mesleki Eğitim Merkezi tarafından yürütülen “Çiçekler Solmadan” projesi kapsamında göç mağduru ailelere rehberlik, rehabilitasyon ve sosyal hizmet konularında eğitim semineri verildi.

    Bir süre önce TOBB Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Abdullah Karataş’ın katılımı ile Şehit Selahattin İlköğretim Okulunun konferans salonunda düzenlenen “Çiçekler Solmadan” projesinin ikincisi, bu defa Dağgöl Mahallesi çevre yolu üzerinde bulunan kurs merkezinde yapıldı. Göç mağduru ailelerin sorun, sıkıntı ve çözüm yollarının arandığı eğitim seminerine çok sayıda aile katıldı.

    Hakkari Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünde görevli psikolojik danışman Hurşit Demir, aile bireylerine göç ile ortaya çıkan psikolojik sorunlar üzerinde detaylı bilgiler verdi.

    “Çiçekler Solmadan” adlı proje kapsamında istihdam edilen sosyal hizmet uzmanı Vedat Yalçın ise, aile bireylerinin çocuk eğitimine vermeleri gereken önemi slaytlar eşliğinde anlattı.

    Seminerde aile bireylerinden gelen sorular ve sorunlar da dinlendi. Psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı, ailelerin soruduğu sorulara tek tek cevap verdiler.

    TOBB Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Abdullah Karataş da, “Çiçekler Solmadan” projesinin amacından bahsederek, “Bu insanlar biraz da hayata küsmüş kişilerdir. Yoksullukları, çocuklarının eğitim dışına itilmelerine neden olmuştur. Eğitim faaliyetleri çerçevesinde onların girişimcilik cesaretleri artırılmaya çalışılacak. Girişimcilik cesareti ve özgüven kazanmaları, hedef kitleyi tekrar ekonomik ve sosyal hayatın bir parçası haline gelecektir” dedi.

    Yoğun katılımın sağlandığı seminer, katılımcılara verilen ikramlarla sona erdi.

  • TEOG Sınavı öncesi ailelere tavsiye

    Acıbadem Ankara Hastanesi Psikoloğu Mithat Bülent Baykal, öğrencilere ve ailelerine TEOG sınavı öncesi ve sonrasında ortaya çıkabilecek kaygıyla baş etme yollarını anlattı.

    Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) 2. dönem sınavına az bir zaman kaldı. Sekinci sınıf öğrencilerin girdiği TEOG 2. dönem sınavı 26-27 Nisan’da yapılacak. Psikolog Mithat Bülent Baykal, öğrencilere ve ailelerine sınav öncesi ve sonrasında ortaya çıkabilecek kaygıyla baş etme yollarını anlattı.

    “Baskıyı azaltmalarını tavsiye ediyorum”

    Baykal, sınava girecek olan çocukların kendilerini rahat hissetmeleri gerektiğine vurgu yaparak, “O anksiyeteyi yaşamamaları önemli. Onun için anne babalara birazcık daha sakin olmaları ve baskıyı azaltmalarını tavsiye ediyorum. Çocukların streslerinin çok yüksek olduğunu bilmek lazım, ailenin bunları göz önüne alarak o baskıyı azaltmak için bir takım yöntemler kullanması lazım. Sınavdan bir gün önce zaten ders çalıştırmayı bıraktırarak belki farklı bir faaliyet yapılabilir, beraber bir yerlere gidebilirler. Çocuklar çok fazla baskı hissediyor olabilirler. Sınavda başaracak mıyım? Ne yapacağım? diye kaygı hissediyor olabilirler. Bu kaygıları pekiştirmemek lazım. Anne babaların beklentileri, ön plana geçmeyecek. Onun için de anne baba olarak daha sakin olmak ve kendini hazırlamak lazım. Çocuklara şunu hissettirmemek lazım: ‘Bu benim tek seçeneğim, bu olmazsa artık hayatım bitti, felaket yaşayacağım’ gibi düşünmemeleri lazım. Çünkü bu düşünce kaygılarını arttırıyor. Kaygıları arttıkça da kaygı beyinde bir sis halinde hem motivasyonlarını hem de konsantrasyonlarını bozuyor. Onun için çocuklar da performanslarında bir düşüş yaşıyorlar. Bu düşüşü yaşamamaları için anne babanın hem sınavdan önceki hem de son günkü davranışları çok önemli, bu konuda bir tedbir almak gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Çocuklarda somatik reaksiyonlar ortaya çıkabiliyor”

    Başarıyı pekiştirmek için olumlu pekiştireç vermek gerektiğini kaydeden Baykal, “Başarabilirsin, yapabilirsin gibi pekiştireçler vermek olabilir. Başka etkinliklerle o anda zihnini boşaltmak iyi bir seçenek olabilir. Bir de nefes egzersizleri, derin nefes alarak sakinleşmesini sağlayabilir. Çünkü bazen çocuklarda somatik reaksiyonlar ortaya çıkıyor. Karın ağrıları, baş ağrıları gibi kaygıya bağlı bir takım reaksiyonlar ortaya çıkıyor. Bu reaksiyonlarla ilgili de ‘yanındayız, kendini iyi hissedeceksin’ gibi olumsuz düşünceleri olumluya çevirmek gerekiyor. Anksiyete optimum seviyede olmalı, yani yüzde 40’larda 50’lerde olmalı. Yüzde 70-80’lere çıktığı zaman çocuk ‘başaramayacağım, yapamayacağım, beceremeyeceğim’ kaygısıyla sorulara baktığı zaman soruları anlamayabiliyor” ifadelerini kullandı.

    “Eleştirmek, çocuğu aşağılamak, değersizleştirmek ilerideki hayatında problemlere yol açabilir”

    Ailelerin, çocukların üzerindeki beklentiyi arttırmalarına ilişkin ise Baykal şunları kaydetti:

    “Çocuk ,anne babama rezil olmayayım, onların beklentisini karşılayayım diye daha fazla strese giriyor, bunu yapmak çok tehlikeli. Beslenmesine ve uyku düzenine zaten önem vermek gerekiyor ama en son gün daha da önemli oluyor. Onun yanında olmak, uyuyamıyorsa sakinleştirecek bir sohbet yapmak gerekiyor. Sınav açıklandı ve diyelim sınavdan kötü bir sonuç aldı. Çocuk kendini zaten başarısız ve değersiz hissedecek, beklentileri karşılayamadığını hissedecek zaten depresif bir moda girecek. Bunun üzerine gitmek çocuğu daha kötü bir hale getirecektir. Sınav bitti, kötü not almış olabilirsin, düşük bir puan almış olabilirsin, ileride daha iyi yapabilirsin gibi bir yaklaşımda bulunmak ve o desteği vermek gerekiyor. Eleştirmek, çocuğu aşağılamak, değersizleştirmek ilerideki hayatında da problemlere yol açabilir. Sakin, düşünerek ve çocuğa inanarak yaklaşmak lazım.”

  • Kıbrıs’ta ihtiyaçlı ailelere yönelik gıda yardımı

    Gifa Holding, Karpaz Bölgesi’nde yaşayan ihtiyaçlı ailelere yönelik başlattığı gıda yardımlarına devam ettiğini açıkladı.

    Gifa Holding, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Karpaz Bölgesi’nde yaşayan ihtiyaçlı ailelere yönelik başlattığı gıda yardımlarına devam ettiğini açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada, geçtiğimiz ay başlattığı yardım kampanyasını kapsamında, dün Büyükkonuk ve civar köylerde yaşayan 200’ün üzerindeki ihtiyaçlı aileye temel gıda maddesi dağıttığını, ayrıca diğer bölgelere de düzenli olarak yardım yapacaklarını bildirdi.

    Kaplıca, Fazlıköy, Zeybekköy, Kilitkaya, Tuzluca, Yedikonuk olmak üzere pek çok bölgelerde yapılan yardımlar için yardım alan aileler, şirketin duyarlılığı karşısında teşekkürlerini sunduğu belirtilirken, hükümet ve diğer işadamlarının da aynı titizliği göstermesi için çağrısında bulunuldu.

    Yapılan açıklamada; Gifa Holding, toplumsal duyarlılık çerçevesinde Karpaz bölgesine yaptığı aylık gıda yardımlarını Güzelyurt bölgesine de düzenli olarak gerçekleştirecek.

  • Suriyeli muhtaç ailelere Kızılay Kart dağıtıldı

    Suriyeli vatandaşlar için Avrupa İnsani Yardım Fonu (ECHO), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Türk Kızılay’ı iş birliğince başlatılan “sosyal uyum yardımı” programı kapsamında Kızılay Kart dağıtımına başlandı.

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde komisyona başvuran 550 Suriyeli ihtiyaç sahibi ailenin kartları Kızılay görevlilerince, Siverek Belediyesi Yaşam ve Kültür Evi’nde dağıtıldı. Kamp dışında yaşayan Suriyelilere yönelik sosyal uyum yardımında aylık 100 liralık destek sağlanacağı öğrenildi.

    Ailesiyle dağıtılan kartları almak için bekleyen Muhammed Tober adlı Suriyeli çocuk, “Kartların dağıtımı için bekliyoruz. Ağabeyimin 5 çocuğu var, çalışıyor ama parası yetmiyor. Elektrik parası, ev kirası yetmiyor. 5 tane kız çocuğu var, kirası 400 lira, ben de okula gidip geliyorum, okuldan sonra da çalışıyorum. Şu an olandan daha fazla verirlerse teşekkür ederiz” dedi.

    Özürlü 3 çocuğunun olduğunu belirten Cemal Halil, ne kadar yardım alacaklarını bilmediğini söyledi.

  • Pedagoglardan ailelere yarıyıl tatili uyarıları

    Milyonlarca öğrencinin beklediği yarıyıl tatili, 23 Ocak-3 Şubat arasında yapılacak. Karnesindeki notları ortalamanın altında olan çocuklara, ailelerin nasıl bir yaklaşım içerisinde olmaları konusunda uyarılarda bulunan pedagoglar, öğrencinin çok üst düzey maddi boyutta ulaşamayacağı ödüller almasının çok anlamlı olmadığını, çocukların tatili, tatil gibi yapmaları gerektiğini vurguladı.

    19 Eylül’de başlayan 2016-2017 eğitim öğretim dönemi, 23 Ocak itibariyle son bulacak. 23 Ocak 2017-3 Şubat 2017 tarihleri arasında yapılacak yarıyıl tatili için pedagoglar ailelere uyarılarda bulundu. Pedagog Hakan Şahintürk, “Türk eğitim sisteminde, eğitim öğretimin birinci dönemi bitmek üzere. Ve bütün öğrenciler karnelerini alacaklar. 4 buçuk aylık bir emek, yorgunluk ve bununla beraber ve belki de bıkkınlık öğrenci, öğretmen ve veliler de herkes tatili hak etti. Çocuklar öncelikle tatili hak etti. Öğrencilerin performanslarını değerlendirmek amaçlı öğrenciye ilköğretim, ortaöğretim, lise düzeyinde karnelerini verecek öğretmenleri. Karne, öğrencinin yıl içerisinde dönem içerisinde derslerini başarısını ölçen bir değerlendirme, ölçme değerlendirme sonuç belgesi. Karne sadece ve sadece öğrencinin akademik başarısını ölçüyor. Öğrencinin kişiliğini ölçmüyor, karakterini ölçmüyor, başka bir özelliğini ölçmüyor. Karne sadece okuldaki akademik başarısının ölçümünü belirleyen bir sonuç belgesi Türk eğitim sisteminde. Anne babalar önce bunu bu şekilde kabul etmeliler. Her çocuğun performansı farklı, her çocuğun gelişim özellikleri farklı, her çocuğun akademik özelliği farklıdır. Öncelikle süreç odaklı olmak zorundayız. Çocuklar gelişim dönemlerinde, akademik başarı anlamında farklılık gösterebilirler. Her çocuğun aynı başarıyı göstermesini beklemek çok büyük haksızlık olur” diye konuştu.

    “’Neler yapabiliriz’i konuşmak çocuğa ayrı bir güven kazandıracaktır”

    Anne ve babaların karnesini alan çocuğa nasıl davranmaları konusunda uyarılarda bulunan Pedagog Şahintürk, “Çocuğun bir kere duygularını anlamaya çalışmak anne babalar için en önemli olmazsa olmazlarından biri. Çocuğa her şartta yanında olduğuna dair, geri bildirimlerde bulunmak çok önemli. Özellikle karnesi ortalamanın altında olan çocuklara, ‘evet, seni anlıyorum, üzülüyorsun. Bunları düzeltmek için ya da istediğin başarıyı elde edebilmek için neler yapabiliriz’i konuşmak çocuğa ayrı bir güven kazandıracaktır, ayrı bir aidiyet duygusu yaşatacaktır. ‘Annem babam benim yanımda’ yani ’senin için ne yapabiliriz’i konuşmak çok önemli. Duygularını anladığına dair doğru geri bildirimler vermek çok önemli” dedi.

    “Ailenin çocukla daha kaliteli zaman geçirmesi amaçlandırılmalı”

    Karnesi iyi olan çocuklar için bazı ailelerin ödül verdiklerini belirten Şahintürk, “Tabii ki ödüllendirmeler yapacaklar aileler ama öğrencinin çok üst düzey maddi boyutta ulaşamayacağı ödüller almak çok da anlamlı değil. Tatilin amacı, ailenin çocukla daha kaliteli zaman geçirmesi amaçlandırılmalı. Daha kaliteli geziler düzenlenebilir. Evde çeşitli aktiviteler düzenlenebilir. Öğrencinin eğitsel anlamda katkı da bulunabilecek bir takım aktiviteler yapılabilir. Yani ailenin çocuğa bu anlamda sosyal ödüller vermesi de tatil döneminde çok önemli” şeklinde konuştu.

    “Tatili, tatil gibi yaşasın çocuklar”

    Sömestr tatilini çocukların iple çektiklerini söyleyen Şahintürk, “Bütün gün çocuğa ‘ders çalış, ders çalış, eksiklerin var’ demek çok anlamlı değil. Zaten yoruldular. Sabahın köründe, gün ağarmadan okula gidiyorlar. Akşam saat 5’ten önce çıkmıyorlar. Gelişim çağındaki çocuklar için hakikaten çok zor. Bununla beraber tatilde rahat edecek çocuk, biraz rahat bırakalım çocukları. Elbette ki eksiklerini tamamlayacak. Program yapması konusunda ona nasıl yardımcı olabileceğini iletirseniz çocuk da sizinle işbirliği içerisinde olabilir. Ona destek amaçlı yanında olduğuna dair bir takım geri bildirimler vermek çocuğun özgüvenini arttıracak. Size karşı olan güvenini arttıracak. Birbirinize karşı olan güven köprüsünü daha sağlamlaştıracak. Tatili, tatil gibi yaşasın çocuklar. Zaten iple çekiyorlar, yorgunlar. Anne baba bu konuda biraz daha empatik olsunlar. Çocuklarını koşulsuz sevsinler, samimi olsunlar, net olsunlar. Onlar için yeterli olacaktır” dedi.