Etiket: Ailelerden

  • HDP önünde evlat nöbeti tutan ailelerden Arınç’a tepki

    HDP önünde evlat nöbeti tutan ailelerden Arınç’a tepki

    HDP’li Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tahliye edilmesine ilişkin sözler sarf eden Bülent Arınç’a, bir tepki de 448 gündür HDP il binası önünde evlat nöbeti tutan ailelerden geldi. Aileler, “Selahattin Demirtaş tüm yaşananların sorumlusudur, onun serbest bırakılmasını isteyen Bülent Arınç, gelsin önce bizlere destek versin” diyerek tepkilerini dile getirdi.

    HDP’li Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tahliye edilmesine ilişkin sözler sarf eden Bülent Arınç’a, bir tepkide 448 gündür çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutarak il binası önünde evlat nöbeti tutan ailelerden geldi. Bülent Arınç’ın HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasına yönelik tepkisini, elinde tutuğu kızı Songül’ün fotoğrafıyla gösteren anne Fatma Akkuş, “Selahattin Demirtaş insanları sokağa çağırdığı zaman kızım Songül Sur’da rehin tutuluyordu. Bülent Arınç’ın Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istemesi bizleri çok derinden üzdü. Bizler evlat nöbetindeki aileler olarak 1,5 yıldır burada nöbetteyiz Bülent Arınç gelsin bizlere de destek versin. Bizim çocuklarımız da masumdur ve dağa götürülüp ölüme terk edilmişler. Bizlerinde hakkı var, Selahattin Demirtaş için insan hakları var ise bizler içinde olması gerekiyor” dedi.

    “Demirtaş suçsuz ve masum olsaydı evlatlarımız yanımızda olurdu”

    Evladından 5 yıldır haber alamadığını ve sesine dahil hasret kaldığını aktaran Ramazan Üçdağ’ın annesi Mevlüde Üçdağ, “Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması için önce bizlerin evlatları serbest bırakılması gerekiyor. Bizim çocuklarımız dağa kaçırıldığında Selahattin Demirtaş o zaman HDP Genel Başkanıydı, ben çocuğum için çok mücadele verdim ama izine rastlayamadım. Bülent Arınç Selahattin Demirtaş suçsuz ve masum demiş, o suçsuz masum olsaydı şimdi evlatlarımız hepsi sıcak yuvasında olurdu. Biz Demirtaş’ın serbest bırakılmasını asla istemiyoruz ve masum değildir. Masum olsaydı bu elimde tutuğum fotoğraftaki masum çocuğu dağa götürmezlerdi” diye konuştu.

    “Bülent Arınç kaçırılan asker ve polislerden neden bahsetmiyor”

    Gaziantep’te ikamet eden anne Songül Altıntaş, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde terör örgütü PKK mensuplarınca kaçırılan oğlu Müslüm (24) için 448 gündür eylemde olduğunu söyledi. Demirtaş’ın masum olmadığını belirten anne Altıntaş, “Bülent Arınç Selahattin Demirtaş’ın suçsuz olduğunu ve masum olduğunu belirtmiş. Madem masumsa bırakılsın tamam da, peki ya benim oğlumun ne suçu vardı vatani görevine gidiyordu onu alıp dağa kaçırdılar. Bülent Arınç kaçırılan asker ve polislerden neden bahsedip istemiyor, Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istiyor. Bizler evlatlarımızın kokusuna bile hasret kalmışız. Bir Diyarbakır anneleri olarak Bülent Arınç’ı kınıyorum” şeklinde konuştu.

  • ‘Çocuk parklarına güvenlik kamerası’ kampanyasına Bursalı ailelerden destek

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber, çocukların güven içinde oynamaları için bütün belediyelere her çocuk parkına kamera konulması çağrısında bulunuyor. Bursalı aileler de kampanyaya destek verdiler.

    Çocuklara karşı taciz ve tecavüz olaylarına dur demek için başlatılan “Çocuk parklarına güvenlik kamerası” kampanyası başlatan TGRT HABER ve İhlas Haber Ajansı’na ülkenin her köşesinden destek geliyor. Anneler çocuklarının daha güvenli bir ortamda vakit geçirmesi için belediyelere seslenerek güvenlik kamerası çağrısında bulundu.

    Son dönemlerde sıkça gündeme gelen çocuk kayıpları, taciz ve tecavüz olaylarına dur demek için “Çocuk parklarına güvenlik kamerası” kampanyası başlatıldı. Bu kapsamda çok sayıda aile, çocuklarının zamanının büyük bir bölümünü geçirdiği oyun parklarına kameralar yerleştirilmesi konusunda belediyelere çağrıda bulundu. Kampanyaya destek veren ve kameraların caydırıcı olabileceğini belirten aileler, güvenlik kameraları sayesinde zanlıların da kolaylıkla tespit edilebileceğini dile getirdi. Aileler, çocukların parklarda güvenle oynayabilmesi için herkesi “Çocuk parklarına güvenlik kamerası” kampanyasına destek vermeye davet etti.

    Aileler yaptıkları çağrılarda “Çocuklarımızı parklarda gözümüzün önünden ayıramıyoruz. Son zamanlarda çocuklara yönelik artan bir sürü saldırı var. Bu tür durumların karşısına geçebilmek için başlatılan kamerayı sonuna kadar destekliyoruz” dedi.

    Oğlunu parka getiren bir başka anne de, “Keşke biz büyükler çocuklara iyi davransak ve böyle bir şey olmasa ama ne yazık ki çocuklara karşı çok fazla saldırı var. Ben çocuğumu iki dakika gözümün önünden ayıramıyorum. Çok yerinde bir kampanya, yetkililer de uygun gördüğü takdirde güvenlik kameraları bizi çok mutlu edecektir” ifadelerini kullandı.

  • Salihli’de mağdur ailelerden çıplak ayaklı eylem

    Kamuoyunda ‘cinsel istismar düzenlemesi’ olarak bilinen ve tecavüzcülere af getireceği iddia edilen tasarı komisyona geri çekildi. Tasarının geri çekilmesinin ardından Manisa’nın Salihli ilçesi Şehitler Mahallesi’nde yaşayan ve küçük yaşta evlendikleri gerekçesiyle eşleri cezaevinde olan Deniz Duranoğlu ve Özlem Kılınç, “cinsel istismar” tasarısının geri çekilmesine tepki gösterdi. Duranoğlu ve Kılınç, soğuk kış gününde ayakkabı ve çoraplarını çıkararak eylem yaptı. Duranoğlu ve Kılınç, eşlerinin tecavüzcü olmadıklarını dile getirdi.

    “Kocamdan başka kimsem yok”

    Eşi Erkan Duranoğlu’na severek kaçtığını ifade eden 25 yaşındaki 2 çocuk annesi Deniz Duranoğlu “Biz bu tasarının çıkacak olmasına çok sevinmiştik. Duyduk yasa tasarısı geri çekilmiş. Biz buna çok üzüldük. Çünkü biz çok mağdur durumdayız. Bizim, çoluk çocuk, perişan haldeyiz. Çünkü benim elimden tutacak kocamdan başka kimsem yok. Bu tasarının yeniden geri dönmesini istiyorum.” Dedi.

    “Bu cezayı çocuklarımızla çekiyoruz”

    Eşlerinin tecavüzcülerle bir alakasının olmadığını belirten Duranoğlu “Benim eşimin suçu, cinsel istismar değil, bu ayırımı yapmaları gerekir. Benim eşim 4 yıldır cezaevinde keyfiye yatıyor. Bu ceza Allahtan hak mıdır. Kanun gerçek suçluları görsün. Benim eşimin bir suçu yok. Biz bu suçu kabul etmiyoruz. Biz nikahlı ve evli bir çiftiz. Bu yasarının yeniden meclise gelmesini istiyorum. Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız bizim bu sesimizi ne olur duyun. Çünkü biz cezamızı, çoluğumuzla ve çocuğumuzla çekiyoruz” dedi.

    “Ben çocuğuma baban mama almaya gitti diyorum”

    Eşi Ahmet Kılınç’a 14 yaşında severek kaçtığını vurgulayan 19 yaşındaki 2 çocuk annesi Özlem Kılınç ise eşinin 8 yıl 4 ay ceza aldığını ve 6 aydır da cezaevinde olduğunu söyledi. “Tasarı çıkacak diye çok sevinmiştim” diyen genç anne Kılınç “Kocam cezaevinden çıkacak diye çok sevinmiştim. Hazırlıklar yapmıştık, ancak tasarının geri çekilmesi ile sevincimiz kursağımızda kaldı” dedi. Gözyaşlarını tutmayan Özlem Kılınç “Ben 2 çocuğumla başa baş kaldım. Biz ne yapalım Cumhurbaşkanım. Biz önce Allah’a, sonra size sığındık. Halkımız bu önergeyi yanlış anlayarak karşı çıktı. Tecavüzcüler çıkacak dediler. Tecavüzcüler çıkmayacak, sadece bizim gibi mağdurların kocaları cezaevinden çıkacak. Biz kocamızı istiyoruz. Bizim kocalarımız tek suçu sevmek. Ben 2 çocukla ortada kaldım ve çocuklarıma ilaç alamıyorum. Babası olsaydı böyle olmazdı. Ben çocuğuma baban mama almaya gitti diyorum. Bu ne kadar acı biliyor musunuz” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.

    Deniz Duranoğlu ve Özlem Kılınç’ın mahalle de çıplak ayakla yaptığı eyleme, yakınları ise taşıdıkları dövizlerle destek verdi.

  • FETÖ mağduru ailelerden Erdoğan çiftine mektup

    Van’da 28 Şubat ve FETÖ mağduru oldukları iddia edilen mahkûmların aileleri, yaşadıklarını anlatmak üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’a mektup gönderdi.

    FETÖ’cü hâkim, savcı ve polisler tarafından kurulan kumpaslarla 28 Şubat sürecinde cezaevine atıldıkları öne sürülen Yakup Taş, Turan Boldağ, İsmail Balka, Cömert Yorgun, Mikail Gültepe ve Nevzat Ucak’ın aileleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a yazdıkları mektupları göndermek üzere PTT İskele Şubesi’ne geldi. Mektupların gönderilmesinin ardından postane önünde aileler adına konuşan Fehmi Balka, halen birçok kişinin FETÖ mağduriyetini yaşamaya devam ettiğini söyledi. Balka, “Yüzlerce masum insan halen cezaevinde bulunuyor. FETÖ üyesi polislerin işkence, kumpas ve iftiralarıyla hazırlanan ifade ve sözde iftiranameler, FETÖ üyesi savcıların hazırladığı iddianameler, FETÖ üyesi hakimlerin hazırladığı mahkumiyet kararları ve son olarak FETÖ üyesi Yargıtay üyelerinin verdiği onama kararlarıyla bu insanlar hayatlarının baharında cezaevlerine atıldı. Devletin her kademesinde, özellikle de yargı ve emniyet bünyesinde FETÖ mensuplarının ayıklandığı bir süreç yaşıyoruz. Başlayan temizlik hareketiyle bu fesat şebekesinin mağdur ettiği, haksız yere zindanlara attığı dindar Müslüman şahsiyetler unutulmamalıdır” dedi.

    Devletin tankını, topunu, tüfeğini ve uçağını devlete ve halka karşı gözünü kırpmadan kullanan FETÖ’nün her türlü haksızlığa imza attığını ifade eden Balka, “İçine girdiğimiz süreçte bir yandan FETÖ mensupları derdest edilip tutuklanırken, diğer yandan bu yapı tarafından mağdur edilip mahkum ettirilen masum insanların bir an önce hürriyetlerine kavuşturulması, adalet ve hakkaniyetin gereğidir. Fesat şebekesi FETÖ’nün ve derin yapıların hile, tehdit, işkence ve kumpaslarıyla mahkum edilip cezaevine atılan masum insanların gerek Adalet Bakanlığı gerekse de meclis tarafından yapılacak çalışma ve düzenlemelerle özgürlüklerine kavuşmaları için mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

    Mektuplarını yollayan grup, daha sonra buradan ayrıldı.

  • Ahıska Ailelerden Vali Kahraman’a Alkış Tufanı

    Erzincan Valiliği, Üzümlü Belediyesi ve Dünya Ahıska Türkleri Birliği’nce (DATÜB) Ahıskalı ailelerin Erzincan’a gelişinde emeği geçenlerin onuruna yemek programı tertiplendi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun koordinasyonunda Ukrayna’dan Türkiye’ye getirilerek Erzincan’ın Üzümlü ilçesine yerleştirilen Ahıska Türkleri için düzenlenen buluşma programına Erzincan AK Parti Milletvekilleri Sebahattin Karakelle ve Serkan Bayram, Vali Süleyman Kahraman, Eşi Muhsine Kahraman, Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, Üzümlü İlçe Kaymakamı Fatih Acar,Üzümlü Belediye Başkanı Ahmet Sazlı, protokol mensubları ile Ahıskalı aileler katıldı. Gerçekleştirilen buluşma programına Eşi Muhsine Kahraman ile birlikte giren Vali Kahraman ve eşini Ahıska aileleri büyük bir alkış tufanı ile karşıladı.

    Düzenlenen program protokol konuşmalarından ilk olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Başkanı Ziyatdin Kassanov yaptığı konuşmada; Türkiye Devletinin, Ahıska Türklerinin dualarında olacağını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımıza bizim sonsuz teşekkürümüz var. Çünkü milletimizi 20 Martta yeni bir sayfa açıldı. O sayfayı bizim Sayın Cumhurbaşkanımız açtı. Bizim milletin duası hem Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerinde olacak hem de Türkiye Devletimizin üzerinde olacak. Hem de bütün burada ki vekillerimizin, valilerimizin, kaymakamlarımızın, belediye başkanlarımızın, Erzincan da yaşayan bütün kardeşlerimizin üzerinde olacak inşallah. Allah’a şükür sizin gibi sıcakkanlı sizin gibi doğrudan anlayışlı doğrudan bize emek veren, destek veren dostlarımızın yanına geldik. Ben tüm Ahıskalılar adına sizlere sonsuz teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.” Dedi.

    Daha sonra konuşan Vali Süleyman Kahraman ise yaptığı konuşmada Ahıskalı Türklerinin tek suçlarının Müslüman ve Türk olmak olduğunu belirterek, “ Ahıskalı soydaşlarımıza, kardeşlerimize evimizi, gönlümüzü açmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Haksızlığa, zulme ve baskılara boyun eğmeyen Ahıskalı kardeşlerimizi Şehri Can’da ağırlıyoruz. Bizimle aynı dili konuşan, aynı türküleri söyleyen, aynı kıbleye secde eden soydaşlarımızı şehrimizde ağırlamanın sevinci içerisindeyiz. Geçen sene bu işi başlatan DATÜB Başkanı Ziyatdin Beye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza böyle bir fırsatı bize verdiği için ve bu konuda çaba gösterip Ahıskalı kardeşlerimizi buraya gelmesini tenbih edip, böyle bir mutluluğu yaşattıkları için kendilerine özellikle ve özellikle teşekkür ediyorum. Erzincanlı vatandaşlarımız geçmişte olduğu gibi şimdi de güler yüzleriyle, yardımseverlikleriyle misafirlerimizi en iyi şekilde karşılamışlardır. Çünkü Erzincanlı kardeşlerimiz mağdur olmanın mazlum olmanın ne demek olduğunu biliyor.

    Asırlardır göçe zorlanan, gurbette yaşayan Ahıskalı kardeşlerimizi Erzincanlı kardeşlerimiz, Üzümlü kardeşlerimiz, bağırlarına basmışlardır. Allah onlardan razı olsun.

    Erzincan’ımıza ilk etapta 25 Aralık 2015 tarihinde Ukrayna’dan hava yolu ile 2 grup gelmiştir. 26 Aralık 2015 tarihinde ise Türkiye’nin çeşitli illerinden karayolu vasıtası ile 3 grup Erzincan’ımıza teşrif etmiştir. Bugüne kadar 423 Ahıskalı kardeşimiz Üzümlü ilçesindeki TOKİ konutlarına yerleştirilmiştir. Toplamda 580 aile olmak üzere yaklaşık olarak 3 bin Ahıskalı kardeşimiz ilimize yerleştirilecektir. 3 bin değil 300 binde olsa 3 milyonda olsa biz Ahıskalı kardeşlerimizi bağırlarımıza basacağız. Çünkü bu millet Türkiye Cumhuriyeti devleti bunu yapacak güç ve kudrete sahiptir. Zaten bunun örneklerini de hepimiz biliyoruz. Elhamdülillah Allah bu millete böyle bir ensar olma özelliği vermiştir. Biliyorsunuz Ahıskalı kardeşlerim sizin misafirliğiniz 3 gündü. 3 günün sonunda misafirlik biter. Siz artık ev sahibisiniz. Bundan sonra bizim görevimiz sizlerin evinize geldiğimizde sizler bizleri misafir edeceksiniz.

    Türkiye’de iskân edilen Ahıska Türklerinden oluşan heyet ile birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlediği kabul programına katıldık. Ahıskalı kardeşlerimiz Erzincan da ki misafirperverliğimizden oldukça memnun olduklarını Sayın Cumhurbaşkanımıza belirttiler. Tabi bu da bizleri çok mutlu etti. Ben buradan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Ahıskalı kardeşlerimizin ilimize gelişinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bundan sonra inşallah daha güzel günler bizim olacaktır. Değerli kardeşlerim Ahıskalı kardeşlerimize bizim ilgi ve alakamız bitmeyecektir. Bu ilgi alaka ve kardeşlik görevimiz bundan sonrada inşallah devam edecektir. Bide şunu özellikle belirtmek istiyorum değerli kardeşlerim Dünya’nın her tarafında zulüm var. Ahıskalı kardeşlerimizi sürgün etmek sureti ile 2 defa yapılan zulmü Dünya’nın her tarafında yapılmaktadır. Bütün mazlumların ahını, hesabını görmekte olan bir Türkiye Cumhuriyeti devleti var. Onunla iftihar edebilirsiniz. Bütün Dünya da ki zulümlerin ve sıkıntıların hesabını inşallah Türkiye Cumhuriyeti Devleti askeri ile polisi ile bütün zalimlerden bunun hesabını soracaktır. Bunu böyle bilmenizi istirham ediyorum. Evimiz gönlümüz sizlere açıktır. Allah sizlerden razı olsun.”dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından Ahıska Türklerinin yaşadığı sürgünler sinevizyon gösterisi olarak sunulurken, Vali Süleyman Kahraman ve Eşi Muhsine Kahraman buluşma programında bir araya gelen Ahıska ailelerinin masalarını tek tek gezerek istek ve sorunlarını dinleyip kendileriyle yakından ilgilendiler. Ahıska aileleri ise kendileri için düzenlenen bu buluşma yemeğini tertipleyen ve bugüne kadar Erzincan da kendileri için yapılan tüm yardımlarda emeği geçen başta Vali Kahraman olmak üzere tüm Erzincanlılara dua ederek teşekkürlerini ilettiler. Program bitişinde ise Ahıska aileleri Vali Kahraman ve Eşini alkışlar eşliğinde salondan uğurladılar.