Etiket: Ahlat’ta

  • Ahlat’ta 579 yıllık kitap bulundu

    Bitlis’in Ahlat ilçesine bağlı Yeniköprü köyünde ikamet eden Selahattin İşler isimli vatandaş, dedesinden kalma 579 yıllık Osmanlıca kitabını Türkçeye çevirerek gelecek nesillere aktarmak istiyor.

    Hicri takvime göre 852 yıllık olan kitapta; Peygamber Efendimizin (sav) ve Battal Gazi’nin hayatını anlatan bilgilerin yer aldığını anlatan İşler, Osmanlıca yazılan kitabı Türkçeye çevirmek istediğini söyledi. Merak ederek okumaya başladığı kitap sayesinde Osmanlıcayı da öğrendiğini ifade eden 65 yaşındaki Selahattin İşler, “Bu kitapta Peygamber Efendimizin (sav) ve Battal Gazi’nin hayatı anlatılıyor. Atadan kalma bir yadigardır. Osmanlıca bilmiyordum. Merak ederek okumaya başladığım kitap sayesinde şimdi Osmanlıca kitabını rahatlıkla okuyabiliyorum. Çok güzel bir eserdir. Hicri 852 senesinde yazılmış. O zamandan şimdiye kadar intikal ederek elimize geçti. Bu kitabı Türkçeye çevirmeme yetkililer yardımcı olursa sevinirim. Bu sayede herkes kitabı okuyabilir. Çok kıymetli bir kitaptır. Bu kitabı Türkçeye çevirmek için yardım bekliyorum. Köyde de kitabı merak edip gelenler oluyor. Zaman zaman gelen köylülere kitap okuyorum. Malatya’da dünyaya gelen Battal Gazi’den de kitap oldukça bahsediyor. Batta Gazi hayatı boyunca din için, millet için, vatan için Bizanslılarla savaşmış. Kısacası kitapta Battal Gazi’nin doğumundan ölümüne kadar hayatını anlatıyor. Yalnız kitabın kim tarafından, ne zaman yazıldığını bilmiyoruz. Kitapta aynı sayfada hem Peygamberimiz hem de Battal Gazi hakkında bilgiler veriyor. Çok muazzam bir kitaptır” dedi.

  • Ahlat’ta 3 metre karda yol açma çalışması

    Bitlis’in Ahlat ilçesine bağlı köy yollarında karla mücadele devam ederken, İlçe Özel İdare ekipleri ise karın 3-4 metreyi bulduğu bölgelerde yol açma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

    İlçeye bağlı tüm köy yolları yapılan çalışmalarla ulaşıma açılırken, Ahlat İlçe Özel İdare ekipleri, köy yollarında genişletme çalışmalarını sürdürüyor. 2 büyük loder, 1 greyder ve 1 kepçeyle yol açma çalışmaları özenle yapılıyor. Yapılan çalışmalar hakkında gazetecilere açıklama yapan Ahlat İlçe Özel İdare Müdürlüğü Şantiye Şefi Gıyasettin Karakaplan, özverili çalışmalar sonucu ulaşıma kapalı hiç bir köy yolunun olmadığını belirtti. Karakaplan, kar yağışıyla birlikte hemen yol açma çalışmalarına başladıkları daha sonrada yollarda genişletme çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Zorlu kış şartlarına rağmen çalışmalarımız devam ediyor. 11 personelimiz ve 4 iş aracımızla karla mücadeleye devam ediyoruz. Çetin kış şartlarına rağmen personellerimiz gece gündüz büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Arkadaşlarımız belki çoğu zaman hayatlarını ortaya koyarak çalışıyorlar. Bizlerde vatandaşımızın huzuru için bir nebzede olsa bu çalışmalarla katkı sağlıyoruz. Özel İdare müdürümüzde sağ olsun bizleri hiç yalnız bırakmıyor. Köylerimiz özellikle Otluyazı köy gurubu, Cemalettin köyü ve Kırkdönüm köyleri karın en fazla olduğu yerlerdir. Bu bölgede yer yer kar 3-4 metreyi buluyor. Buna rağmen personellerimiz gece gündüz demeden karla mücadelede büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Bundan herkes memnun oluyor. Öte yandan bu çalışmalarda her zaman bizlere destek olan Ahlat İlçe Kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu, Ahlat İlçe Özel İdare Müdürü Seyfettin Gündoğan ve Bitlis İl Özel İdaresi’ne teşekkür ediyoruz” dedi.

  • (Özel Haber) Ahlat’ta UNESCO heyecanı

    Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan ve Anadolu’nun ’Orhun Abideleri’ olarak nitelendirilen Ahlat Selçuklu Mezarlığının UNESCO yedek listesinden asıl listesine alınacak olması sevinçle karşılandı.

    İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Ahlat Belediye Başkanı A. Mümtaz Çoban, bin yıldır ayakta duran kitabelerin dünyanın herhangi bir yerinde örneğinin olmadığını vurgulayarak, UNESCO yedek listesinden asıl listesine alınacak olmasının ise gurur ve heyecanı içerisinde olduklarını söyledi. Ahlat Selçuklu Mezarlığının Türk siyasi hayatının Anadolu’da tapu senedi hükmünde olduğunu ifade eden Başkan Çoban, “Aslında Ahlat’ımız uzun yıllardır geçici listede yer alma şansını yakalamıştı. Ancak bu dünya mirası listesine girmesine imkan tanımıyordu. Şimdi ki çalışmamız UNESCO’nun içerisinde Türkiye’nin aslında Anadolu’daki başlangıç tarihini oluşturan ve tüm İslam aleminin en büyük taş kitabelerini oluşturan şu taş kentten yeni bir hamleyle insanlığın kazanımı olan Türk siyasi hayatının 4 bin yıllık bir geleneğini devam ettiren bu Selçuklu abideleri ki biliyorsunuz aynı zamanda İslam aleminin en büyük abide mezarlığıdır. Buraya sadece mezarlık gözüyle bakmanın da çok doğru olmayacağını ifade ederek sözlerime devam etmek istiyorum. Ahlat’taki Selçuklu kitabeleri, malumunuz aynı zamanda bir süreci tanımlama anlamında da ana başlangıç noktasıdır. Yani Türk siyasi hayatının Anadolu’da tapu senedi hükmünde olan bu eserler, okunmaya muhtaçtı ve bunu başlattık. Buradaki mezar taşları diye tanımlanan taşlarımızın aynı zamanda bir sanat bahçesi olduğunu da ortaya koymak gerekiyordu. Nedeni ise şudur? Ahlat kitabeleri, Orhun Yenisey geleneğinin, yani Bilge Kağan, Tonyukuk, Kül Tigin abidelerinin gelişmiş formatıdır. Yani oradakiler buraya nazaran biraz daha ilk çağ dönemimizi tanımlayan eserlerdir. Onlar sadece kitabe, Ahlat’takiler ise sadece kitabe değil aynı zamanda motif bahçesidir. Halılarımızda, kilimlerimizde 4 bin yıl önce var olan tüm motiflerimizi siz Anadolu’da Ahlat’ı başlangıç yeri olarak değerlendirdiğinizde, üstündeki bu değerleri de bulabilirsiniz. Bu vesileyle dünya mirasına inşallah bir an önce geçiş süreci tamamlanacaktır” dedi.

    “Bin yıldır ayakta duran kitabelerin dünyada örneği yok”

    Bin yıldır ayakta duran kitabelerin dünyanın herhangi bir yerinde örneği bulunmadığını dile getiren Çoban, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Asya’da var olan Orhun Abidelerinin Anadolu’daki devamı olan bu kitabelerin bir diğer tanımlamayla da aslında Anadolu tarihini yeniden yazma şansını da doğuracak eserlerdir. Bin yıldır ayakta duran kitabelerin dünyanın herhangi bir yerinde örneği de yok. Hem kitabe hem de motif anlamında yok. Siz burada Sahaları, İskitleri, Hunları, Göktürkleri, Karahanlıları, Büyük Selçukluları, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti Aliyyesinin izlerini bulacaksınız. Günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık nedenini de Ahlat’ta tamamen idrak etmiş olacağız.”

    “Ahlat bunu çoktan hak etmişti”

    Konuyu Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz ile birlikte bir heyetle paylaştıklarını da dile getiren Çoban, “Sayın Bakanımız ise tüm kurumlarıyla görüşerek bir an önce Ahlat’ın en azından peyzaj kulvarıyla ele alınarak, çevre düzenlemesi de tamamlanan bu çalışmayı ana listenin içerisinde yer aldırmak suretiyle tekliflerini resmi olarak sundular. Bizimle de kamuoyuna paylaşmamız noktasında paylaştılar. Tüm kamuoyuna bunu duyurmanın gururunu yaşıyoruz. Ahlat bunu çoktan hak etmişti. Bu vesileyle de geciken bu süreç içerisinde öyle zannediyoruz sadece UNESCO değil aynı zamanda asıl mal sahibi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de yeniden Ahlat’a tüm hassasiyetini ortaya koyma süreci devam edecektir. Bu süreç içerisinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin Ahlat ziyaretleri sonrası, daha öncede Abdullah Gül Beyefendi bu ziyareti gerçekleştirmişlerdi. Her iki Cumhurbaşkanımız da hassasiyetlerini ortaya koymuşlardı. Bizlerde mahalli idare olarak burada yapmamız gerek çalışmalarda gecemizi gündüzümüze katarak bu mirasın bir an önce ihyası ile alakalı çalışmayı devam ettiriyoruz” diye konuştu.

    Başkan Çoban’dan çağrı

    Arkeologlar başta olmak üzere herkese çağrıda bulunan Belediye Başkanı Çoban, “Ama bunun yeterli olmadığını görüyor ve süratle Kültür Bakanlığı’mızın bu süreci de bahane ederek yeniden buradaki kültürel mirasımızın ihyası ile alakalı meselelere yeni bir perspektifle yaklaşarak hayat buldurma gayretlerini görüyoruz ve şükranlarımızı iletiyoruz. Tüm dünya arkeologlarını, güzel sanatlar fakültelerini, tarihçileri Ahlat’a aralıksız davet ederek, bu mirasla buluşma noktasında çağrı yapıyorum” şeklinde konuştu.

  • Çerkezler Ahlat’ta program düzenledi

    Bitlis’in Ahlat ilçesinde faaliyet gösteren Ahlat Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği’nin Sosyal Destek Projesi (SODES) kapsamında hazırlamış olduğu “Ahlat Sanatla Buluşuyor” projesi kapsamında Çerkezler bir araya geldi.

    Ahlat Kültür Merkezi’nde bir araya gelen Çerkezler, Kafkas ve Ahlat halk oyunları ile doyasıya eğlendi. Programa katılarak bir konuşma yapan Bitlis Valisi Ahmet Çınar, kendisinin de Dağıstanlı olduğunu ifade ederek, “Bütün katılımcılara hem ilin valisi hem de Kafkasyalı biri olarak kendi adıma da hoş geldiniz diyorum. Ahlat Kafkas Derneği Başkanı ve buna emek veren herkese burada bulunan Çerkez olan olmayan herkese çok teşekkür ediyorum. Tarihin her döneminde ve bugün Kafkasya sözü; büyülü, egzotik insana hoş gelen, karizmatik gelen bir yerdir” dedi.

    Osmanlının ve Türkiye’nin Çerkezlere sahip çıktığını belirten Çınar, “Büyük sürgünde Osmanlı, o zaman halifeliğin merkezi bütün Kafkasyalılara kapılarını sonuna kadar açtılar. Büyük göçler, dalgalar oldu. Osmanlının, Türkiye’nin Türklerin köyleri, şehirleri kapılarını sonuna kadar açtılar. Çok büyük ilgi gösterdiler. Yerleşmelerini sağladılar. Bir başka konuşmamda da söylemiştim. Her iki dedem de oradan geldiler. Hiçbir zaman hiçbir gün Türkiye’de yabancılık çekmediler, farklılık hissetmediler. Hep iltifat, hep bir yüceleme, hep bir saygı gördüler” diye konuştu.

    Dünya Çerkezleri Dayanışma Komitesi ve Türkiye Çerkez Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Nusret Baş ise, kültürlerini yaşatma çabasında olduklarını belirterek, “Çerkezler anavatanlarından sürüldükten sonra Osmanlı’nın muhtelif yerlerine dağıldılar. O diyarlardan bir tanesi de Ahlat’tır. Burada kültürlerini yaşama gayreti içerisindeler. Büyüklerimizden hep şunu duyduk. Biz vatan kaybettik, vatanın ne anlama geldiğini en iyi biz biliriz. Onun için, içinde bulunduğumuz ülkede mutlu ve müreffeh bir şekilde yaşarken, kültürümüzü de devam ettirmek istiyoruz. Çok şükür yeni Türkiye kültürleri bir tehdit olarak görmüyor. Bir zenginlik olarak görüyor. Dünkü Türkiye böyle görmüyordu ama bugün böyle görüyor. Çerkez kültürü de diğer bütün kültürler gibi saygıya değer ve çok güzel bir kültürdür. Çerkez kültürü nadide bir çiçek gibidir. Dünyada yok olmak üzere olan çiçektir. Bunu devam ettirmek gayreti içerisinde olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Ahlat’ta demokrasi nöbeti devam ediyor

    BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Ahlat ilçesinde Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından vatandaşların başlattığı demokrasi nöbeti devam ediyor.

    AK Parti Genel Bakan Yardımcısı ve Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, Ahlat Selçuklu Çarşısı’ndaki meydanda demokrasi nöbeti tutan vatandaşlarla bir süre sohbet edip, daha sonra toplanan kalabalığa seslendi, “Bayrağına, milletine, toprağına, vatanına, dinine, imanına sahip çok değerli Ahlatlılar, Başkomutanımızın sizlere şükran borcu, teşekkür borcu var. Çünkü haince darbenin atlatılmasının birinci kahramanı sizlersiniz. Allah hepinizden razı olsun, sağ olun, var olun” dedi.

    Büyük bir badire atlatıldığının altını çizen Demiröz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şehitler verdik. Demokrasi şehitleri verdik ve onlar şimdi Peygamberimizin komşuları. Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Onlar hayatlarını bu bayrak için, bu millet için, bu toprak için verdiler. Ne kadar onlara dua etsek, şükran borcumuzu ödeyemeyiz.”

    Türk halkının topyekun darbenin karşısında durduğunu vurgulayan Demiröz, “Sizler hiçbir ayrım yapmadan Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkesi, CHP’lisi, MHP’lisi, AK Partilisi, HDP’lisi kendi özgürlüğü için, ülkesinin birlik beraberliği için, demokrasisi için göğsünü gere gere tankların önünde durdu. Bu özgürlük mücadelesini kazandı. Kazanmaya da devam edecek” ifadelerini kullandı.

    Sırayla birkaç yere teşekkür etmek istediğini belirten Demiröz, “Öncelikle bir Cumhurbaşkanımız, bir Başkomutanımız var ki hayatını ortaya koşmuş. Dünyaya karşı koymuş, ‘dünya beşten büyük’ diyen bu büyük lider, hiç kimsenin cesaret edemeyeceği bir şekilde Ankara’ya veya İstanbul’a gitmek üzere yola çıktı. ‘Gel Yunan adalarına gidelim, özgürlüğüne kavuşursun’ diyenler oldu. O hainlere dedi ki, ‘ben bu millet tarafından seçildim, milletten başka büyük bir güç tanımam’ dedi. Ve onun sesini bize duyuran basın. Her ne kadar şikayetçi olduğumuz zamanlar oldu. Ama Türk basını çok büyük bir sınavdan geçti. Ne kadar demokrasiye sahip olduklarını, özgürlüklerini, büyük bir ülke olduğumuzu onlarda canlarıyla mallarıyla ortaya koldular. Şükranlarımı arz ediyorum. Başkomutanımızın sesini sizlere ilettiler ve onun sesini duyan herkes sokağa çıktı. Çünkü o ‘meydanlara çıkın’ demişti. Tankın gücü sizin gücünüzün önünde sıfır kaldı. Darbeyi yapamadılar” diye konuştu.

    Millete karşı mahcup olduklarını kaydeden Demiröz, “Kelimelerle nasıl teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz. Çok büyük bir milletmişiz. Allah hepinizden razı olsun. Günlerdir istirahatınızı, çoluk çocuğunuzu bırakıyorsunuz meydanlardasınız. Bunun büyük bir anlamı var. Burada eğlence, festival, karnaval yok. Burada yapılan demokrasi nöbeti. Sizler o nöbeti tutuyorsunuz. 81 ilde insanlar bu nöbeti tutuyor. Başkomutan ne zaman meydanları boşaltabilirsiniz dediği zaman o zaman meydanları boşaltacağız” dedi.

    Bundan sonra her şeyin yerine oturacağını vurgulayan Demiröz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Genelkurmay yerine, jandarma komutanlığı yerine, emniyet yerine, artık böyle kafasına koyan darbe yapamayacak. Yeter artık. Bu millet bunu hak etmiyor. Son zamanlar Rusya ile anlaşmıştık, İsrail’le bir noktaya gelmiştik. Ekonomik göstergeler gayet iyi. Avrupa batarken, dünya geri giderken Türkiye kalkınıyordu. Ne istediniz bu insanlardan, ne istediniz bu güzel memleketten, ne istediniz bizlerden alçak herifler. Kökü dışarıda olan hainler. Ama bu son olacak. Burada destan yazan bütün Türk halkıdır. Hepinizi alnınızdan öpüyorum. Allah sizlerden razı olsun. Şehitlerimize rahmet diliyorum. Son olarak şehitlerimiz için hepinizden birer Fatiha istiyorum.”

    Demiröz, vatandaşların şehitler için okuduğu duanın ardından ilçeden ayrıldı.