Etiket: Ağlattı

  • Şehit Annesinin Feryadı Herkesi Ağlattı

    Ankara’da düzenlenen bombalı saldıra da şehit olan Hava Er Ali Öztaş’ın cenazesi baba ocağına getirildiği sırada annesi Miyeser Öztaş tabutun yanına çıkıp “Oğlum seni biz böyle mi gönderdik, seni param parça ettiler, kuzum yavrum” diye ağıt yakması herkesi ağlattı.

    Askeri personelin çıkışı sırasında bombalı bir aracın Ankara’da patlatılması sonucu şehit olan Hava Ulaştırma Er Ali Öztaş, Ankara’da yapılan törenin ardından havayoluyla memleketi Adana’ya gönderildi. Şehidin naaşı havalimanından Belediyevleri Mahallesi’ndeki baba ocağına getirildi. Burada şehidi yakınları ve mahalleri karşıladı. Şehidin kardeşleri gözyaşları içinde tabuta dokunarak ağladı. Şehidin erkek kardeşinin Türk Bayrağına sarılı tabuta dokunarak ağıtlar yakması cenaze aracının hemen yanında önlem alan polis memurlarını da ağlattı. Bir süre sonra anne Miyeser Öztaş cenaze aracına çıkarak oğlunun Türk bayrağına sarılı tabutuna dokunup onu öperek, “Oğlum biz seni böyle mi göndermiştik. Seni sapasağlam göndermiştik. Sen paramparça olarak geldin. Oğlum yavrum, kuzum” diye ağıt yakması herkesi ağlattı.

    Dua okunmasının ardından şehidin naaşı cenaze namazı kılınmak üzere Sabancı Merkez Camisi’ne götürüldü.

  • Şehidin Nişanlısının Ağıdı Herkesi Ağlattı

    Şırnak’ın Cizre ilçesinde bölücü terör örgütü PKK’lı teröristler ile askerler arasında çıkan çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Ufuk Fesli’nin nişanlısı Dilara Alyeni, Fesli’nin fotoğrafına sarılıp öperek, “Ölüyorum, dayanamıyorum, ben sana doyamadım, sana nasıl kıydılar, düğünümüz vardı” diyerek ağıt yakması herkesi ağlattı.

    Cizre’de PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit düşen 24 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Ufuk Fesli’nin Adana’daki baba evine ateş düştü. Şehidin baba evi ve sokağı Türk bayraklarıyla süslendi.

    Fesli’nin nişanlı olduğu ve Ağustos ayında da düğün yapmayı planladığı öğrenildi.

    Nişanlısı Dilara Alyeni (23) ise evin bahçesinde gözyaşlarına boğuldu. Alyeni nişanlısının fotoğrafına sarılıp öperek, “Ölüyorum, ona doyamadım, dayanamıyorum. Ağustosta gelecekti düğünümüz olacaktı, sana nasıl kıydılar ben sana doyamadım, ölüyorum” diye ağıt yakması herkesi ağlattı. Genç kızı yakınları sakinleştirmeye çalıştı.

    Şehiden annesi Meryem İşgüzar ise “Oğlum yaktın beni, oğlumu aldılar benden, o benim tek evladımdı” diye gözyaşlarına boğuldu. Şehidin yakınları da ellerinde onun fotoğraflarıyla ağıt yakıp ağladı.

    Şehidin öz babası çocukken öldüğü için onu büyüten üvey babası Ahmet İşgüzar’da gözyaşlarını tutamadı. Baba İşgüzar oğlu ile en son akşam saat 19.30’da görüştüğünü belirterek, “Normal konuştuk operasyondan geldiğini, iyi olduğunu söyledi. Sonrada telefonu kapattık. Gece oğlumun şehit haberi gelince yıkıldık. Oğlum vatanı için şehit oldu vatan sağolsun. Ama bundan sonra daha dikkatli olsunlar. Oğlum 15 gün önce izne gelmişti yazın ağustos ayında nişan yapacaktık” dedi.

    Şehidin cenazesi bugün Seyhan ilçesi Kayışlı Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

  • Engelli Kardeşini Anlattı, Salondaki Herkesi Ağlattı

    Bartın Üniversitesi’nde düzenlenen panelde yüksek lisans öğrencisi Betül Ayhan, engelli kardeşini anlatınca salonda duygusal anlar yaşandı. Rektör Prof. Dr. Ramazan Kaplan da konuşması sırasında gözyaşlarını tutamadı.

    Bartın Üniversitesi Engelli Öğrenci Birim Koordinatörlüğü tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle “Engelsiz Yaşam Paneli” gerçekleştirildi. Farklı fakültelerden öğrencilerin engellilerle ilgili konuları farklı yaklaşımlarla anlattığı panelde, Eğitim Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi Öğretmenliği Anabilim Dalı öğrencisi Betül Ayhan’ın sunumu sırasında duygusal anlar yaşandı. Ayhan, “Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor” konulu sunumunu yaparken down sendromlu kardeşi Yıldız’ın yaşamından bahsederek, “Down sendromu bir hastalık değildir, bir sendromdur. Anne ya da babadan kromozomların bir tane fazla almasıyla çocuklar bu sendromu yaşarlar. Ben onlara melek olarak hitap ediyorum. Hayatı keskin iki uçta yaşarlar. Ya çok mutludurlar ya da çok üzgündürler. Küçük şeylerden çok mutlu ya da mutsuz olabilirler” dedi.

    Ayhan, kardeşinin yakalandığı sendromun ailesine yansımalarını da aktararak, “Yıldız’ın down sendromlu olduğunu anne karnındayken anladık. Ailem kardeşimi aldıracak kadar küçük olmasına rağmen bunu Allah’ın bir hediyesi olarak gördü. Ailem bu sorumluluğu alarak kendilerine cennete açılan bir kapı olarak baktı. Biz Yıldız’a ‘Kutup Yıldızımız’ diyoruz” diye konuştu.

    REKTÖR KAPLAN DA DUYGUSAL ANLAR YAŞADI

    Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan ise engeliler konusunda konuşmasını yaptığı sırada gözyaşlarını tutamadı. Bir süre konuşmasına ara veren Kaplan, “Biz insan olarak irademiz sayesinde gerçekleştirebileceğimiz şeylerden sorumluyuz. Evrensel bir gerçeklik ve insan yetkinliği dışımızda gerçekleşen şeylerde de insani davranışlarımızı geliştirmeliyiz. Üzerimize düşenleri her konuda olduğu gibi engellilere yaklaşımımız noktasında da yapmalıyız” şeklinde konuştu. Bartın Üniversitesi öğrencilerinin verdiği panelin oturum başkanlığını Gamze Demirel yaparken, Harun Torun “Engellilerin Eğitimi”, Aslıhan Yetiş, “Engellilerin Toplumsal Hayattaki Yeri” ve Yiğit Kaan Tuncer ise “İslam’da Engelliler ve Engelli Sahabeler” adlı sunumlarını yaptı.

  • Liseli Nihat Can Ağlattı

    Samsun’da rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki lise öğrencisinin ölümü ailesini, yakınlarını ve arkadaşlarını gözyaşlarına boğdu.

    Samsun’un 19 Mayıs ilçesi Çepinler Mahallesi’nde ikamet eden Ballıca 60. Yıl Çok Programlı Lisesi 1. sınıf öğrencisi Nihat Can Bulut (15), yaklaşık 15 gün önce vücudunda çıkan kızarıklıklardan dolayı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Uzun bir süre hastalığına teşhis konulamayan Nihat Can Bulut’un lupus hastalığına yakalandığı ileri sürüldü. Yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gencin ölümü ailesini, yakınlarını ve arkadaşlarını gözyaşlarına boğdu. Bulut’un cenazesi, dün Çepinler Mahallesi’ndeki Çepinler Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanlığında toprağa verildi.