Etiket: Ağlattı

  • (Özel Haber) Kurbanlık yardımı yetim çocuğu ağlattı

    Babasını 8 yıl önce kalp krizinden kaybeden Durdu Melek Can, Köprü Yardımlaşma Derneği tarafından kurbanlık hediye edilince gözyaşlarına boğulup, “Mutluluktan ağlıyorum” dedi.

    Köprü Yardımlaşma Derneği Adana’da Kurban Bayramı’nı kurbansız geçirmemesi için bayramın 1. gününde 30 yetim ve öksüze kurbanlık dağıtımı gerçekleştirdi. Evlere tek tek kurban dağıtımı sırasında duygulu anlarda yaşandı. 8 yıl önce hayatını kaybeden Mehmet Can’ın (50) ailesi de kurbanlık verilen ailelerden biri oldu. Köprü Yardımlaşma Derneği Başkanı Bekir Fevzi Yıldırım, araçla getirdiği kurbanlık koyunu anne Ayşe (46) ve çocukları Durdu Melek (12) ile Cansu Can’a (14) teslim etti.

    Baba yaşarken sigortasız çalıştığı için hiçbir geliri olmayan sadece aydan aya 250 lira dul maaşı ve yapılan yardımlarla geçinen aile kurbanlığı görünce çok sevindi. Anne Ayşe Can duygulanarak gözyaşlarını tutamadı. Anne Can, “Normalde biz eşim hayattayken bile kurban kesemiyorduk durumumuz olmadığı için. 3 yıldır Bekir abinin sayesinde kesiyorum çocuklarıma öyle et yediriyorum. Kesmediğimiz zaman çocuklar üzülüyordu ben ağlıyorum onlar ağlıyordu evin içinde öyle oturuyorduk. Bize binde bir et gelirdi yani getiren olmazdı çocukların et yemediği zaman bile oluyordu, hatta bir gün Bekir abi yemeğe götürmüştü çocuğum bana dedi ki ’Anne ben ilk defa kıyma kebabı yiyorum’ işte o zaman kıyma kebabı yemişti çocuklarım. Çok mutluyuz Bekir abi bize 8 yıldır destek veriyor, her derdimize koştu. Allah bin kere razı olsun 3 yıldır da canlı kurban getiriyor bize” diyerek ağladı.

    Durdu Melike Can ise, “Kurbanı bize getirmenizden dolayı çok etkilendim teşekkür ederim ben çok sevindim. Biraz duygulandım o yüzden ağlıyorum mutluluktan ağlıyorum. Ben babamı hatırlayamıyorum sadece yüzünü hatırlıyorum, babam şuan cennette umarım öyledir” diyerek gözyaşlarına boğuldu

    Cansu Can ise “Kurban getirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum Allah hepinizden razı olsun. Yardımseverler olmasaydı kurban kesemeyecektik. O zaman da çok üzülüyorduk et yiyemiyorduk diye, Bize et getirende olmuyordu” dedi.

    Köprü Yardımlaşma Derneği Başkanı Bekir Fevzi Yıldırım ise Adana’da 22 senedir ihtiyaç sahipleriyle yardımseverler arasında köprü olduklarını belirterek, “17 sene önce bir kurban bayramında gittiğimiz bir evde aile 4 çocuğunu odaya kapatmış olduğunu gördük. Neden kapattınız dediğimizde çocuklara siz sorun dediler ve odanın kapısını açtık çocuklara sorduk onlarda bize dediler ki ’bugün Kurban Bayramı ve komşularımız kurban kesiyor mangal yapıyorlar ve bize vermiyorlar bizde kokusundan etkilenmeyelim diye annemiz bizi odaya kapatıyor’ dedi. Yanımızda bulunan bir hayırsever bir dostumuz hemen gitti en yakın yerden bir kurban alıp geldi. O günden sonra dedik ki bizim yetim olan evlere kurbanı canlı olarak vermemiz gerekiyor ve 17 senedir bazen 20 bazen 30, 40, 50 aileye canlı olarak kurbanlık veriyoruz” diye konuştu.

  • Savaştan kaçan 6 yaşındaki çocuk demokrasi nöbetindekileri ağlattı

    Ülkesindeki savaştan kaçarak Çankırı’ya sığınan 6 yaşındaki Suriyeli Hasib, demokrasi nöbetinde sahneye çıkarak yaşadıklarını anlattı.

    Kendilerinin ailesini, toprakları her şeyini bırakarak kaçtıklarını anlatan Minik Hasib, “Sizler ucunda ölüm de olsa bırakıp gitmiyorsunuz. Sizleri tebrik ederim, Allah sizden razı olsun” dedi.

    Vatan nöbetine devam eden Çankırılılar, demokrasi dersi veriyor. Genç, yaşlı, kadın, erkek, çoluk çocuk, engelli olmak üzere 7’den 70’e yoğun ilgi gösteren Çankırılılar, ilk günkü heyecan ile meydanları boş bırakmıyor.

    Demokrasi nöbeti, 18. gününde de binlerce kişinin katılımıyla devam etti. Tüm dünyaya akıl tutulması yaşatan demokrasi nöbetine, Çankırı’da yaşayan sığınmacılar da ellerindeki Türk bayrakları ile destek verdi.

    Darbe ve darbecilere karşı tek yürek olan Çankırılıların yoğun katılımlarıyla devam eden demokrasi nöbetinin 18. gecesine 6 yaşındaki Suriyeli sığınmacı Hasib’in bütün insanlığa ders veren sözleri damga vurdu.

    Küçük bedeni ile adeta dünyaya haykıran Suriyeli Hasib, Türk Milleti’nin asil duruşunu kendi dilinden anlattı.

    Türk Milleti’nin canları pahasına dik duruşuna ve vatanına sahip çıkmalarına imrendiğini belirten Hasib, “Biz vatanımıza sahip çıkamadık, evimizden topraklarımızdan olduk. Çocuklarımız öldü. Babalarımız öldü. Babalarımızdan kaldık. Sonra baktık ki; uçaklar üstümüzden geçiyor. Baktık ki; evlerimiz yıkılıyor. Baktık ki; bayraklarımız yere düşüyor. Sizler ne olursa olsun vatanınıza sahip çıkıyorsunuz. Ucunda ölüm de olsa bırakıp gitmiyorsunuz. Vallahi ne güzel… Sizler vatanınızı, bayrağınızı seviyorsunuz. Ne güzel, şehitlerinize dualar ediyorsunuz. Ne güzel, her gün şehitlerinizi hatırlıyorsunuz. Allah sizden razı olsun.” ifadelerini kullandı.

    Suriyeli Hasib’in yürek burkan duygulu sözleri meydanda bulunan vatandaşlar tarafından ayakta alkışlandı.

  • (Özel Haber)“anne” Diyemeyen Engelli Çocukların Hediyeleri Annelerini Ağlattı

    Kocaeli’de engelli öğrencilerin kendi elleriyle hazırladıkları hediyelerle yaptıkları Anneler Günü kutlaması, hediyelerini alan anneleri gözyaşlarına boğdu.

    Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Özel Atlantis Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde eğitim alan engelli öğrenciler, kendi elleriyle yaptıkları Anneler Günü hediyeleri ile annelerine sürpriz yaptı. “Veli toplantısı yapılacak” duyurusuyla merkeze çağrılan ve engelli çocuklarının yaptığı sürprizle hediyelerini alan anneler ise gözyaşlarını tutamadılar. Aralarında halen “Anne” diyemeyen öğrencilerin hazırladığı hediyeleri alan anneler ise uzun süre çocuklarına sarılarak ağladılar.

    BİR HAFTA ÖNCESİNDEN HAZIRLIKLARA BAŞLADILAR

    Anneler gününe bir hafta kala eğitmenlerinin yardımıyla hediye hazırlığına başlayan engelli öğrenciler, zaman zaman zorluk çekseler de hediyelerini tamamladılar. Tamamen kendi el emekleriyle hazırladıkları kokulu sabunlar ve mıknatıslı çerçeveleri süsleyen engelli öğrenciler, daha sonra anneler gününü beklemeye başladılar.

    VELİ TOPLANTISI BAHANESİYE GELEN SÜRPRİZ

    Anneler gününde “Veli toplantısı” duyurusuyla engelli anneleri Özel Atlantis Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne davet edildi. Anneler Günü’nde rehabilitasyon merkezine gelerek eğitmenlerle toplantıya başlayan anneler, çocukları hakkında bilgi alırken beklemedikleri bir sürprizle karşılaştılar. Bir anda toplantı odasının kapısını açarak ellerindeki el emeği hediyeleriyle annelerine giden engelli öğrenciler, annelerini sarılarak hediyelerini verdiler. Çocuklarından beklemedikleri bir hediye aldıklarını söyleyen veliler ise uzun süre çocuklarına sarılarak ağladılar.

    “ÖMÜR BOYU SAKLAYACAĞIM BİR HEDİYE”

    Hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaştığını söyleyen engelli annesi Yonca Biricik, “Çok duygulandım, çok hoşuma gitti. Hayatımda aldığım en güzel hediye oldu benim için. Ömür boyu saklayacağım bunu. Hayatımda oğlumdan ilk defa hediye alıyorum. Çok şık bir hediye. İnanın eser diyebilirim” dedi.

    “KENDİ HEDİYESİNİ VERMESİ PAHA BİÇİLEMEZ”

    Özel bir çocuktan hediye aldığı için çok duygulandığını söyleyen bir başka engelli annesi Nimet Erkoç ise, “Özel bir çocuktan, anneler gününe özel bir şey yapıp alınması, Anneler Günü’nü onunla kutlamak ayrı bir gurur anı. Çok mutlu oldum. Özel bir çocuk, yapabilecekleri belli. Yapamayacakları çok daha belli. Ama kendini geliştirip, bir şeyler yapıp da kendi el emeği ile yapıp kendi getirip vermesi dünyada paha biçilemez bir şey. Daha önceden de hediye aldım ama aldığım en büyük hediye bu gündü, oğlumdan olan hediye. Normal çocuklar da el emeği hediyeler hazırlayıp veriyor ama özel çocukların hazırladığı hediyeler daha farklı. Özel annelerin anlayabileceği bir şey” diye konuştu.

    “HER GÜN İLK KEZ ‘AGU’ DEMİŞ GİBİ MUTLU OLUYORUZ”

    Çocuğunun bir kelime dahi söyleyemeden geldiği merkezde hızlı bir şekilde ilerleme gösterdiğini söyleyen Erkoç, “Zaman geçtikçe oturup kalkmayı, öğrenmeye başladıkça birçok şey yoluna girdi. Kelime kurmaya başladı. Her dediği hecede ya da olumlu davranışında çok mutlu oluyoruz. Her gün il defa bir şey söylüyormuş, ya da bebek ilk defa yürüdüğünde ya da bir ‘agu’ yaptığı zaman duygular nasıl oluyorsa, her çıkarttığı kelimede ya da olumlu davranışta biz o duyguyu tekrar tekrar yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

    “EN ANLAMLI HEDİYE”

    Aldıkları hediye ile ne kadar mutlu olduklarını ancak özel çocuk sahibi annelerin anlayabileceğini söyleyen Asiye Okutansoy da, “Allah’ım engeline rağmen bir evlat bahşetti, dolayısıyla benim için en anlamlı hediye bu oldu. Buzdolabımıza asacağız, resmimizi de içerisine yapıştırıp” ifadelerini kullandı.

    “ANNELERİN GÖZLERİNDEKİ IŞIĞI GÖRMEK MUTLU ETTİ”

    Hazırlanan sürprizle hem anneleri hem de engelli çocukları mutlu etmek istediklerini belirten Çocuk Gelişim ve Eğitim Uzmanı Arzu Güçlü, şöyle konuştu:

    “Bugün çocuklarımız için annelerini hazırlık yaptık. Aslında bir hafta önce başladık. Sınıflarda kalıplara bir şeyler döktüler, yapıştırdılar, küçük de olsa hepsi ucundan birazcık dokundu. Bugün de onları verdik annelerine. Çocuklarımız özel gereksinimli olduğu için ‘Anne’ bile diyemiyor bazıları aslına bakarsanız. Ama bugün aralarında çok güzel bir etkileşim oldu. Hediyelerini götürdüler annelerini verdiler, annelerin gözlerindeki ışığı görmek hepimizi çok mutlu etti. Aslında amacımız zaten buydu. Atlantis olarak bütün annelerimizin, öncelikle özel gereksinimli çocuk annelerimizin, sonra bütün annelerin Anneler Günü’nü kutluyoruz.”

    Düzenlenen sürpriz kutlamanın ardından aldıkları hediyelerle toplu hatıra fotoğrafı çekilen anneler, daha sonra çocuklarını alarak evlerine döndüler.

  • Annesi Tarafından Terk Edilen Küçük Kızın Kompozisyonu Ağlattı

    Bulvar Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin (AVM) düzenlediği “Benim Annem, Canım Annem” konulu kompozisyon yarışmasında Zeynep Uçar isimli öğrencinin babaannesine yazdığı kompozisyon salondakileri ağlattı.

    5 yıl önce beyin tümöründen babasını kaybeden ve daha sonra anneleri tarafından terk edilen 7 kardeşten biri olan 9 yaşındaki ilkokul 3. sınıf öğrencisi Zeynep Uçar, Anneler Günü’nde annesi yerine babaannesine yazdığı kompozisyon kendi kategorisinde birinci seçildi.

    Uçar’a birincilik ödülü olan 400 TL’lik hediye çekini Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mediha Mangır ve Bulvar AVM Müdürü Gaye Özgün verdi.

    Ödül töreni öncesi konuşan Yrd. Doç. Dr. Mediha Mangır, “Hem gönülleri hem de gözleri güzel gören bu çocuklarımızın kağıtlarını değerlendirdik. Bazen gözyaşı, bazen gülümseyerek, bazen de kahkaha atarak değerlendirdik. Çocukların dili ve çocukların dilinden anneyi tekrar okumak ve değerlendirmek bizim için de çok güzel bir deneyim oldu” dedi.

    İlk kez bu tür bir yarışma düzenlediklerini ifade eden Bulvar AVM Müdürü Gaye Özgün, “Bunu gelenekselleştirip devam ettirmeyi düşünüyoruz. Bu etkinlik benim için çok önemliydi. Çok güzel kompozisyonlar ve duygulu yazılar vardı ki, okurken boğazımız düğümlendi. Çok güzel çocuklarımız var, sizleri çok seviyorlar” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından yapılan ödül töreninde Canik Toptepe İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Zeynep Uçar, ‘ilköğretim’ kategorisinde birinci olurken, ödülünü Yrd. Doç. Dr. Mediha Mangır ve Bulvar AVM Müdürü Gaye Özgün’den aldı.

    Ödülün ardından Uçar’ın yazdığı kompozisyon okundu. Bu sırada salonda bulunan bazı anneler gözyaşlarına hakim olamadı.

    ZEYNEP UÇAR: “ÇOCUKLAR ANNELERİNİN KIYMETİNİ BİLMELİ”

    Annesinin kendilerini terk ettiği için babaannesine kompozisyon yazdığını belirten 3. sınıf öğrencisi Zeynep Uçar, “Babam vefat ettikten sonra annem gittiği için kompozisyonu babaanneme yazmak istedim. Babaannemi çok seviyorum. Buradan bütün çocuklara annelerini üzmemelerini ve onların kıymetini bilmelerini tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

    BABAANNE AYŞE UÇAR: “TORUNLARIMA MUTLU MUTLU BAKIYORUM”

    Bir sene içersinde 2 oğlunu kaybettiğini ifade eden 75 yaşındaki babaanne Ayşe Uçar, “Oğlumun başında tümör vardı. Bir sene içerisinde 2 oğlumu kaybettim. Oğluma ‘çok mu hastasın, seni Ankara’ya götüreyim mi’ dedim. O da beni yanına oturttu ve kendisine bir şey olması durumunda çocuklarına benim sahip çıkmamı istedi. Oğlum 5 sene önce vefat etti. Çocukların annesi de oğlum öldükten sonra bizimle 10 ay durdu ve gitti. Gece-gündüz uyumadım. Bir üniversiteye giden, 3 liseye giden, 1’er de ortaokul, ilkokul ve ana sınıfına giden torunum var. Hepsine de ben bakıyorum. Torunlarıma mutlu mutlu bakıyorum. Kimsenin sofrasına göndermedim, bir dilim ekmeğe muhtaç etmedin, etmem” ifadelerini kullandı.

  • OMÜ’lü Uluslararası Öğrenciler Hem Ağlattı Hem Güldürdü

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) uluslararası öğrencileri, düzenledikleri ‘Türkçe Şöleni’ etkinliğinde protokolü hem ağlattı hem güldürdü.

    OMÜ Türkçe Öğretimi ve Uygulama Araştırma Merkezi(OMÜ-TÜRKÇE) ‘Dünya Dili Türkçe’ temasıyla ’Türkçe Şöleni’ adlı etkinlik düzenlendi. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; Samsun Valisi İbrahim Şahin, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevilhan Mennan, OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Bayram, OMÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Tapramaz, OMÜ Türkçe Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ömer Saraç, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte okudukları şiirlerle, şarkılarla ve gösterileriyle uluslararası öğrenciler protokol üyelerine zaman zaman duygulu zaman zaman eğlenceli zamanlar yaşattı. Uluslararası öğrencilerden Aysara Dagsy isimli öğrencinin okuduğu ‘Sol Yanım Acıyor Anne’ adlı şiiri salondakileri duygulandırdı.

    Programda açılış konuşması yapan Samsun Valisi İbrahim Şahin, “Bizim Türkçe konusundaki mücadelemizin her birimizin görev üstleneceği bir noktaya taşınması gerekiyor. Böyle bir program düzenleyen herkese teşekkür ediyorum. Uluslararası öğrenci sayısını artırdıkları için üniversitemize teşekkür ediyorum” dedi.

    AKAN: “BİZ YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETMİYORUZ”

    OMÜ-TÜRKÇE’nin 3 yılda bir marka haline geldiğini söyleyen OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, “Üniversitemiz geçtiğimiz Cumartesi günü uluslararası öğrenci sınavı gerçekleştirdi. Dünyanın dört bir yerinden 4 bin 500’den fazla öğrenci bu sınava girdi. Muhtemelen sınava giren 500-600 öğrenci gelecek yıl OMÜ’ye gelecek. 200 ile başladığımız uluslar arası öğrenci serüvenimiz 2016 öğretim yılıyla birlikte 3 bin öğrenciyle devam ediyor. Biz yabancılara Türkçe öğretmiyoruz. Biz Türkçeyi konuşamayan dostlarımıza Türkçe öğretiyoruz. Çünkü biz uluslararası öğrencilerimizi hiçbir zaman yabancı görmedik” diye konuştu.