Etiket: Ağbal

  • Bakan Ağbal, Bayburt’ta halk pazarını ziyaret etti

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Bayburt’un Demirözü ilçesinde halk pazarını ziyaret etti, esnafın sorunlarını dinledi.

    Demirözü ilçe merkezinde kurulan halk pazarını gezen Maliye Bakanı Ağbal, burada esnafla görüşerek fiyatları sebze meyve fiyatlarını sordu. Esnafın bazı ürünlerin fiyatlarının pahalı olduğunu belirtmeleri üzerine Ağbal, bu ürünlerin sezonu olmadığını belirtti. Ağbal, tezgahlarda 75 kuruş ve 50 kuruşa ürün olup olmadığını sordu. Tezgahlarda bu fiyata ürünler olmadığını söyleyen esnafa Bakan Ağbal, “Kuruşları kendimiz tükettik, halbuki kuruşlar önemli. Kuruş gitti. Neyse artık satış yaparken ’2 bin 500 lira’ demiyorsunuz 2,5 lira diyorsunuz, o noktaya geldik” dedi.

  • Maliye Bakanı Naci Ağbal: “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktasında”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal: Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktalarda. Maliye bakanı olarak ben son derece mutluyum. Çünkü bütçe açığı bakımından Türkiye’nin bütçe açığı bugün dünyalarda en iyilerden bir tanesi” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği memleketi Bayburt’ta sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Ağbal yaptığı konuşmada, Çanakkale’de bugün temeli atılan Çanakkale 1915 Köprüsü’nün çok önemli, dünyaca takip edilen projelerden biri olduğunu belirtti.

    Eski Türkiye’de temellerin atıldığını ancak projelerin sonunun bir türlü gelmediğini anımsatan Ağbal şunları kaydetti:

    “Bugün Allah’a şükürler olsun Çanakkale’de o kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale Boğazı’nın iki tarafını birbirine bağlayacak dünyaca takip edilen büyük bir projenin temelini atıyoruz. Çanakkale’nin iki yakasını birbirine bağlıyoruz. 2023 hedefimiz bakımından son derece hayati bir proje. Eskiden Türkiye’de temeller atılırdı. 10 yıllarca nasıl oluyorsa o temeller bir türlü bitmezdi. Habire temel atılırdı. Demirel şuraya gitti temel attı. Demirel buraya gitti temel attı. Atıyorsun da kardeşim yani temel atmakla olmuyor ki. Bunları bitirmek lazım. Yıllarca bitirilemeyen Bolu Dağı Tüneli’ni 2006 yılında çok iyi hatırlıyorum bitirebilmek için 15 milyon liraya ihtiyaç var. Ve o yılların sıkıntıları içerisinde büyük bir gayretle o parayı bulduk ve bitirilemeyecek denilen projeye son noktayı vurduk ve hizmete açtık.”

    “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktalarda”

    Türkiye bütçesinin şu anda tarihinin en iyi noktasında olduğunu dile getiren Bakan Ağbal, “Maliye Bakanı olarak ben son derece mutluyum. Çünkü bütçe açığı bakımından Türkiye’nin bütçe açığı bugün dünyalarda en iyilerden bir tanesi. Eskiden gelirdi böyle maliye bakanları, ekonomi bakanları bize sorarlardı söyleyin bakayım sizin ne kadar bütçe açığınız? Ne kadar borcunuz var derlerdi. Bizim maliye bakanları başlarını aşağıya eğerlerdi. İşte milli gelirin yüzde 10’u, milli gelirin yüzde 8’i. İşte borcumuzun milli gelire oranı yüzde 80, 90. Yani batmışız. Bütçe, bütçe olmaktan çıkmış. Faiz ödüyoruz. Hizmet bütçeleri değil faiz bütçeleri yapıyorduk. Şimdi geliyor maliye bakanları batıdan ben soruyorum onlara söyleyin bakalım bütçe açığınız ne? Bi görelim bakalım. Bizim bütçe açığımız yüzde bin. Onlar başlarını aşağıya eğiyor. Onlar diyor ’Valla durumlar kötü, yüzde 3’ler yüzde 5’lerdeyiz.’ Ne kadar borcunu var söyleyin bakalım diyorum. Valla diyorlar 80,90. İşler tersine dönmüş. Ve bütün bu ekonomide kaydettiğimiz başarılarla beraber arka arkaya çok önemli dünya çapında takip edilen projelere imza atıyoruz. Bunlarla hepimiz iftihar ediyoruz. Gurur duyuyoruz. Eskiden yabancı memleketlere gittiğimiz zaman yollarına gıpta ederdik. Hastanelerine gıpta ederdik. Almancılar geldi mi Edirne’den geçti mi böyle burun kıvırırlardı. Şimdi arkadaş ben Almanya’ya gidiyorum ben onlara burun kıvırıyorum. Demek ki doğru işleri yaparsak, milletimize güvenip inanırsak evelallah bu ülke çok daha güzel noktalara gider” dedi.

    16 Nisan’ı iyi okumak gerektiğini vurgulayan bakan Ağbal, “Böyle okumak lazım. Ve bütün bu gelişmeler olurken, herkes bize ne güzel yapıyorsunuz? Bunları daha çok yapın mı dedi. Yok önümüze ne kadar engel varsa koydular. Ne zaman bu millet için bir projeye başlayacak olsak mutlaka bir kriz üretmeye kalktılar” ifadelerini kaydetti.

    “Hatırlayın ordu göreve diyenler kimlerdi? Kimlerdi bunlar? Bugün hayır diyenlerle onlar aynıydı” diyen Ağbal şunları söyledi:

    “Bugün kalkmışlar demokrasiden, millet iradesinden bahsediyorlar. Cumhuriyet mitingi yapıp, ordu göreve diye çağıran siyasi kadrolar hangi siyasi kadrolardı. 2007’de bu ülkede Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmak istendi. Millet ilk defa kendi iradesiyle meclisten bir Cumhurbaşkanı çıkarmak istedi. Ve o dönem yine aynı şekilde bir takım vesayet odaklarını, güç odaklarını ön tarafa sürüp onlara televizyon ekranlarından beyanat yaptıranlar kimlerdi? Biz özü sözü bir cumhurbaşkanı istiyoruz diyenler kimlerdi? 367’yi o ucube fikri ortaya atanlar kimlerdi? Bugün şimdi demokrasi havarisi kesildiler. Ve 2007 yılında bu ülkede eşi başörtülü Cumhurbaşkanı istemiyoruz diyecek kadar alçalacak, bu milletin değerlerine meydan okuyacak siyasi kadrolar vardı. O zamanda dedik söz milletin ve millete gittik. Hatırlayın önce seçim kararı aldık, anayasa değişikliği yaptık ve o dönemde de gerçekten Milliyetçi Hareket Partisi’nin liderinin sağduyulu tavrıyla bu ülke Cumhurbaşkanını seçti.”

  • Bakan Ağbal, Konya SMMMO’nun düzenlediği istişare toplantısına katıldı

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının (SMMMO) düzenlediği “Meslekte İtibar, Ülkede İstikrar” konulu istişare toplantısına katıldı.

    Bir otelde düzenlenen toplantıya Maliye Bakanı Naci Ağbal, Konya Valisi Yakup Canbolat, Konya SMMMO Başkanı Seyit Faruk Özselek, AK Parti Konya Milletvekilleri Ömer Ünal ve M. Uğur Kaleli, AK Parti Konya İl Başkanı Musa Arat, oda ve STK temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda oda üyesi katıldı. İstişare toplantısının açılış konuşmasını yapan Konya SMMMO Başkanı Seyit Faruk Özselek, “Birlikte büyüyen, birlikte güçlenen ve geleceği şekillendiren, eğitim düzeyi yüksek, vefakar, cefakar oda mensuplarımızla büyüyen Türkiye için çaba sarf ediyoruz. Sadece sorunları değil çözümleri araştıran bir odayız. Bakanlığımızın çalışmalarına destek vermek ve alınan kararların mükellefleri ile paylaşılmasını sağlamak ana görevlerimizden birisidir” dedi.

    AK Parti Konya Milletvekili Ömer Ünal ise referandum ile ilgili olarak, “Bu bir siyaset seçimi değil aslında bir parti seçimi değil. Bir ülkenin geleceğinin kaderinin seçimini 16 Nisan’da yaşayacağız. Evet diyen de olacak, hayır diyen de olacak ancak siyaset yaparken yalan üzerine siyaset olmayacak” diye konuştu.

    Konya Valisi Yakup Canbolat da, meslek çalışanlarının daha etkin olmasının önemine değindi.

    “Vergi bürokrasisini kökünden kazıyacağız”

    Kürsüye son olarak Maliye Bakanı Naci Ağbal geldi. Bakan Ağbal, “İçinizden bir kardeşiniz olarak, meslekten gelen bir bakan olarak bana da düşen görev, madem Rabbim bize nasip etti bu makamları, o zaman bu süreç içerisinde sizin sorunlarınızı çözmek. Şunda samimiyetle kararlıyım, yani meslek mensupları olarak sizlerin üzerinizdeki iş yükünü azaltacak her türlü çabayı göstereceğim bundan emin olun. Bu gereksiz bürokrasiyi, gereksiz evrak, bilgiyi, formları bunları kaldıracağız. Bunları devlet başka yolla aşsın. Teknolojinin sağladığı, bütün imkanları kullanacağız. Olabildiğince vergi bürokrasisi diyelim buna. Bu vergi bürokrasisini kökünden kazıyacağız” ifadelerini kullandı.

    Bakan Ağbal, 16 Nisan’da gerçekleştirilecek olan referandumla ilgili de, “Şimdi söz milletin. 16 Nisan hepimiz için, Türk siyasi tarih için önemli bir tarih. Burada gerçekten, milletimizin kaderini tayin edecek değişikliğe oy vereceğiz. İlerde ben inanıyorum ki, bizim çocuklarımız, torunlarımız bu anayasa değişikliğine oy verenleri, destek verenleri büyük bir minnetle yad edecek. Çünkü niye söylüyorum bunu, Allah’ın izniyle 2 partinin hazırlamış olduğu bu anayasa değişikliği bütün milletin nazarında ilerde çok olumlu neticelerini verecek. Toplumun refahı artacak, siyaset büyüyecek, millet sözün tek sahibi olacak” dedi.

  • Bakan Ağbal Konya’da referandum çalışmalarına katıldı

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, AK Parti Konya İl Teşkilatının referandum çalışmaları kapsamında Akören, Güneysınır ve Çumra ilçesinde düzenlediği programa katıldı.

    Programa, Bakan Ağbal’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Musa Arat, AK Parti Konya Milletvekilleri Ömer Ünal ve Muhammet Uğur Kaleli, il ve ilçe teşkilat mensupları da katıldı. Akören ilçesindeki programda konuşan Bakan Ağbal, bir referandum sürecinde olunduğunu ve anayasa değişikliği yapıldığını belirterek, “Ülkelerin tarihinde anayasa değişiklikleri önemlidir. Birçok kanun çıkar, birçok yasa yapılır, sonra tekrar değişir ama anayasalar böyle değildir. Anayasalar o ülkenin geleceğini şekillendirir. O ülkeye istikamet verir. 1982 Anayasası’nı hatırlayın bu ülkeye yıllardır çektirdiği sıkıntıları hepimiz biliyoruz değil mi? Bugün yaşadığımız sıkıntıların nedenlerine indiğimiz zaman bu 82 anayasasından kaynaklanan sıkıntılar. AK Parti ilk baştan itibaren ne dedi? Gelin bu anayasayı değiştirelim, bu antidemokratik anayasadan kurtulalım. Bize yakışan sivil bir anayasayı hep beraber yapalım. Kaç defa başladık, gayret ettik samimi şeklide bu işe giriştik, dedik ki gelin uzlaşma komisyonu kuralım. Bu komisyonda bütün partiler olsun beraber sivil bir anayasa yapma gücünü kudretini dosta düşmana karşı gösterelim. Sonuna kadar da burada yapıcı bir anlayışla bu değişiklikleri yapma gayreti içinde olduk ama sözde demokrat ama özde bir şekilde mevcut anayasadan beslenen bir takım vesayet odakları her daim masadan kalktı. Ama bu ülkenin bu değişim ve dönüşüme ihtiyacı var, onun için 1982 anayasasıyla ilgili. Şu anda 16 Nisan’da ortaya konulan değişiklik öncelikle şu söylüyor. Bu millet kendi iradesiyle anayasasını değiştirebilir. Sivil bir anayasa değişikliğini kendi iradesiyle getirebilir. Yani birçok değişiklik yapılmaya çalışıldığı zaman hiç millete gitmeden bunu yapalım, bizim istediğimiz gibi yapalım, bizim istediğimiz gibi olsun dendi. Ama artık yeter bu milletin gerçekten sivil bir yönetime, güçlü bir yönetime ihtiyacı var. Onun için 16 Nisan son derece önemli. 16 Nisan’da Akören’de Allah’ın izniyle yüzde 80’den çok daha fazla bir oranda evet çıkacak“ şeklinde konuştu.

    “Getirdiğimiz sistem sizi çok daha güçlü kılacak”

    Bakan Ağbal, bu sistemde farklı farklı partilerin değil, milletvekillerinin arasında bir takım nitelikler değil, doğrudan doğruya halkın cumhurbaşkanını seçmesini söylediklerini belirterek, “Cumhurbaşkanını seçiyorsan hükümetini de o kursun, ayrıca bir de başbakan cumhurbaşkanı olmasına gerek yok. Ama bir şey yapıyoruz, diyoruz ki artık cumhurbaşkanı sorumlu olsun, hesap versin, yaptıklarından da, yapmadıklarından da vatandaşa karşı bir hesap veren olsun. Dolayısıyla getirdiğimiz sistem sizi çok daha güçlü kılacak. Sizden güç alan cumhurbaşkanı bütün bu vesayet makamlarına karşı çok daha güçlendirecek. Dosta düşmana karşı çok daha güçlü siyasi iktidarlar olacak. Artık anayasayı fırlatan cumhurbaşkanıyla, bana anayasa fırlatıldı diyen başbakanlar olmayacak. Ülkede tek bir baş olacak. Tek bir yönetim olacak. Ülkenin meselelerine sahip çıkacak. Dosta düşmana karşı bu milletin gücünü gösterecek” dedi.

    Meclisteki güvenoyuyla ilgili konuşan Bakan Ağbal, ”Diyorlar ki mecliste güvenoyunu kaldırıyorsunuz. Eskiden milletvekilleri kurulan hükümete güvenoyu verirdi. Vekillerin güvenoyu vermesi mi daha iyi, asillerin güven oyu vermesi mi daha iyi? Biz güvenoyunu milletten alalım” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye bu yapılanları karşılıksız bırakmaz. Türkiye bu yapılanların karşılığını misliyle verir”

    “Millet olarak 16 Nisan’da sandığa gittiğimizde bu 15 Temmuz’un müsebbibi olan terör örgütü mensuplarının koruyan bu Avrupa’ya sandıkta en iyi cevabı millet olarak sizler vereceksiniz inşallah” diyen Bakan Naci Ağbal, “Utanmadan, sıkılmadan, Türk demokrasisini teraziye koymaya çalışıyorlar. Ahkamlar kesiyorlar, bir takım sorumsuz siyasetçiler terör örgütleriyle beraber görüntü vermekten kaçınmıyorlar. Türkiye bu yapılanları karşılıksız bırakmaz. Türkiye bu yapılanların karşılığını misliyle verir. Bu sorumsuz düşüncesiz kısa dönemli seçim çıkarları için birtakım Türkiye’yi kendi gündemlerine katmak isteyen siyasetçiler, tarih karşısında yok olup gidecekler. Ama milletinden güç alan Türkiye Cumhuriyeti ilelebet ayakta kalacak sizlerin sayesinde inşallah. 16 Nisan’da bu şuurla sandığa hep beraber gideceğiz” ifadelerini kullandı.

    Bakan Ağbal daha sonra Güneysınır ve Çumra ilçelerini de ziyaret ederek referandum çalışmalarına katıldı, destek istedi.

  • Maliye Bakanı Ağbal: “Bu demokrasi dışı faşizan bir tavır”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Hollanda’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya yapılanların altında ırkçılık, İslamafobi ve Türk düşmanlığı olduğunu ve bu demokrasi dışı bir faşizan tavır olduğunu söyledi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gümrük Ticaret İşletmeleri (GTİ) ev sahipliğinde düzenlenen ’Trakya Bölgesi Oda ve Borsalar Müşterek Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Hollanda’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya yapılanları sert bir dille kınayarak, bu sorunların altında, ırkçılık, İslamofobi ve Türk düşmanlığı olduğunu ve bu demokrasi dışı bir faşizan tavır olduğunu söyledi.

    Referandum çalışmalarını Türkiye’ye de Avrupa’ya da anlatacağını belirten Bakan Ağbal, “Ama görüyoruz ki burada Türkiye’deki referandum çalışmasına yönelik Avrupa’da bir sıkıntı var. Avrupa da bir korku ve endişe var. Bu anayasa referandumun sonucuna ilişkin bir kaygı var ve hiçbir şekilde demokrasiyle bağdaşmayacak, demokrasiyle hiçbir şekilde yan yana gelmeyecek birtakım agresif, düşüncesiz, çıkarcı bir takım tavırlar var. Bakanlarımıza karşı ortaya konulan tavrı asla kabul etmemiz mümkün değil. Ben tekrar bunu kınıyorum. Devlet ve hükümet olarak Türkiye Cumhuriyetine karşı yapılmış olan bu demokrasi dışı faşizan bir tavır karşısında Türkiye olarak her türlü diplomatik hakkımızı kullanacağımızdan herkes bilmesi gerekir” diye konuştu.

    “Avrupa’da hortlayan, ırkçılık, islamofobiya ve Türk düşmanlığı var”

    Bugün suyun yüzünde gözüken bir çok sorunun arkasında aslında AB’nin geleceğine ilişkin olumsuzluklar var olduğunu belirten Bakan Ağbal, “Bunlar önümüzdeki dönemde önemli bir risk oluşturuyor. Avrupa bir seçim yılına girdi. Avrupa’nın birçok ülkesinde bu yıl seçim olacak. Bugün Hollanda’da, önce Dışişleri Bakanımız’ın uçağının indirilmesinin engellenmesi ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız’ın Türk Konsolosluğu’na gitmesinin engellenmesi hadiselerinin arkasında Avrupa’da hortlayan, ırkçılık, islamafobiya ve Türk düşmanlığı var. Bunları ret ediyoruz. Yapılan bu girişimleri lanetle kınıyoruz, asla kabul etmemiz mümkün değil. Devlet olarak, hükümet olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı yapılmış olan bu demokrasi dışı, faşizan tavır karşısında Türkiye olarak her türlü diplomatik hakkımızı kullanacağımızı herkesin bilmesi gerekiyor. Türkiye bir Anayasa değişikliğine gidiyor ve bakanlarımız da bu değişikliği vatandaşlarımıza anlatmaya gidiyor. Bundan bile korkan, ürken bir anlayış var. Ama vatandaşlarımız 16 Nisan’da bunun cevabını verecektir” diye konuştu.

    “Bu ülkenin ihtiyacı olan esas reform, yönetim sistemi reformudur”

    Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ekonomi ve siyasi alanında sıçrama yapabilmesi için reformla devam etmemiz gerektiğini belirten Bakan Ağbal, “Reform ülkenin kalkınmasını ve büyümesine çok ciddi itici güç. Gelinen noktada şunu görüyoruz, bu ülkenin ihtiyacı olan esas reform, yönetim sistemi reformudur. Bu yönetim sistemini reform etmediğimiz sürece bu geçmişte yaşadığımız sıkıntıları yaşamaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bu ülkenin ihtiyacı olan yeni yönetim reformunun en önemli unsurunu oluşturuyor. ‘Peki neden bu değişikliğe ihtiyaç duyuyorsunuz?’bu önemli bir soru. Net bir şekilde söylüyoruz. Mevcut sistem sürdürülebilir değil. Mevcut sistemde demokratik temsil düzeyi düşük. Hatırlayın 90’lı yılları. Yüzde 20.1’lerle iktidar olunabiliniyordu. Mutlaka ve mutlaka iktidara gelen gücün çok daha demokrasi tabanı geniş olması gerekiyor. Yasama yürütme gibi yürütme yasama gibi yargı her ikisi gibi hareket ediyor. Bugün yargıya bakıyorsunuz yasama ve yürütmenin yerine geçiyor. Yasama, yürütme ve yargı arasında belirsizlikler var. Bu sürdürülebilir değil, kuvvetler arasında bu zaman zaman görev ve yetki çatışmasına neden oluyor” dedi.

    “Global medya bu ülkenin cumhurbaşkanını yakından takip ediyor”

    Bakan Ağbal, “Eskiden Türkiye’nin Başbakanları, Cumhurbaşkanları yurt dışı seyahatlerinde kimse nereye gittiğini bakmazdı ve ne söylediğini dinlemezdi. Uluslararası televizyon kanallarında haber olmazdı ama bugün öyle mi? Bugün Türkiye’nin cumhurbaşkanı, başbakanı uluslararası bir seyahate çıktığında diğer bütün global medya bu ülkenin cumhurbaşkanı başbakanı bu ülkede ne yapıyor diye takip ediyor. Bu niye? Türkiye’nin önümüzdeki dönemde sahip olduğu ekonomi ve siyasetteki jeopolitik güç. Bu açıdan bizim mutlaka ve mutlaka bu yeni sisteme meydan okumalar karşısına geçmemiz gerekiyor” dedi.

    “Hızlı tren bölgeye hayırlı olsun”

    Türkiye ekonomisinde Trakya bölgesinin ne kadar önemli olduğunu ziyaretlerinde anladığını söyleyen Bakan Ağbal, “Türkiye’nin sanayi ve tarımı bu bölgede ciddi anlamda önemli, katkı veriyor. Türkiye’nin ekonomisinin damarı buralarda atıyor. Sayın başkanımız burada ifade ettiler, hızlı trenin mutlaka bu bölgede olması lazım. Buradan söylüyorum, arkadaşların bana verdiği bilgiye göre şuanda hemen hemen proje çalışmaları tamamlanmış, dolayısıyla ihale aşamasına gelmiş durumda. Hızlı tren Trakya bölgesine artık hayırlı uğurlu olsun. Söz veriyorum, bu Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili arazinin alınması konusunda bende elimi taşın altına sokacağım, bana düşen görevi yapacağım. Her zaman OSB ile ilgili destek oldum. Bir havaalanı projesinin buraya mutlaka yapılması gerekiyor. O konuda stabilize çalışmaları devam ediyor, Ulaştırma bakanımıza döner dönmez Pazartesi günü bakanlar kurulunda sizin bu talebinizi ileteceğim. İnşallah o konuda da önemli bir imkanı sağlarız. Türkiye ihracatın da son 8 yılda yüzde 8 artıyor ama bu bölgede yüzde 50’den fazla artıyor. Bu alkışlanabilecek ve takdir edilecek bir başarı. Ve üniversite sayısının da bölgede artması lazım. Özellikle balkan bölgesine de balkanlara da hitap edebilecek şekilde büyük bir potansiyelimiz var. Bu potansiyeli harekete geçirebilmemiz için üniversitelerimizin özellikle teknik alanda görev ve eğitim yapacak üniversitelerimizin sayısının da artırılması lazım. Vakıf kiralarında da yüzde 30 indirim yaptık buda hayırlı uğurlu olsun” dedi.

    “Sınır kapılarını modernize edeceğiz”

    Bakan Ağbal, “Özel sektöre ne zaman proje verilse, yüzünün akıyla da bu projeden çıkıyor. TOBB işlettiği bir çok gümrük kapısı son derece modern hizmeti vatandaşlarımız alıyor. Maliye Bakanlığı olarak önümüzdeki dönemde sınır kapılarının modernizasyonu, özellikle akaryakıt teslimlerin konusunda ve bunların yaygınlaştırılması konusunda da Gümrük Ticaret Bakanlığımız ile birlikte güzel çalışmalar yapacağız. Bununda ilk başlangıç müjdesini vermiş olayım. Yakında da bunu ilan edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Avrupa Birliğinin geleceği sıkıntılı”

    Önümüzdeki süreçte hepimizi bekleyen en büyük sıkıntının özel sektör yatırımlarının küresel olarak yavaşlaması olduğunu söyleyen Bakan Ağbal, “Türkiye’de de benzer sorunlar yaşıyoruz. Özel sektör yatırımlarında bir yavaşlama var. Ama şunu bilin ki bu Türkiye’ye özgü bir durum değil. Gelişmiş ülkelerde de böyle. Bu olumlu bir gidişat değil. Bir çok ülke atması gereken adımları, yapması gereken reformları yapmıyor. Kırılganlıklar devam ediyor. Avrupa Birliğinin (AB) geleceği sıkıntılı” diye konuştu.

    “Dünya’da güç dengeleri batıdan doğuya kayıyor”

    Jeopolitik gerginliklerin devam ettiğini belirten Bakan Ağbal, “Suriye, Irak, Ukrayna sorunları önemli sorunlar olarak karşımızda duruyor. Uzun vadeli trendler neler. Dünya nüfusu yaşlanıyor, verimlilik düşüyor, dördüncü sanayi devrimi hepimiz için yeni meydan okumaları beraberinde getiriyor. Ülkelerde artan bir korumacılık eylemi var. Göç ve mülteci sorunları ileriki dönemde azalmayacak, artacak ve bu sorunlar derinleşecek. Dünya’da güç dengeleri batıdan doğuya kayıyor” dedi.

    “Son 14 yılda Türkiye ekonomisi olağanüstü bir başarı gösterdi”

    Son 14 yılda Türkiye ekonomisinin olağanüstü bir başarı gösterdiğini kaydeden Bakan Ağbal, “Bütün ülkelerle mukayese edin büyüme oranlarında çok güzel bir performans gösterdi. Yine küresel kriz döneminde ifade ettim, aşağı geldi ama Türkiye’de büyüme oranları 2010 ve sonrası dönemlerde yüzde 7.4 Çin ve Hindistan hariç demiyorum, Çin ve Hindistan dahil gelişmekte olan ülkelerin ortalama büyüme oranı yüzde 5.4, Türkiye 2010 ile 2015 arası döneminde bütün gelişmekte olan ülkelerin ortalamasından 2 puan daha fazla büyüdü” diye konuştu.