Etiket: Ağbaba’dan

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba’dan Kilis Eleştirisi

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Kilis’e atılan roketlerle ilgili, “Roket saldırısı yapılmadı, roket düştü diyorlar. Düşmek ne demek? Sanki yağmur yağıyor. Sanki meteorolojik bir olaydan bahsediyorlar” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, parti binasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İl Başkanı Enver Kiraz ve partililerle birlikte düzenlediği basın toplantısında Kilis’e Suriye tarafından atılan roketlerle ilgili konuşan Ağbaba, “İŞİD sever hükümet, İŞİD sever basınımız var. PKK’yla değil Kandil’le görüşüyoruz, Öcalan’a değil İmralı’ya heyet gidiyordu. Şimdi de IŞİD değil, DEAŞ diyorlar. Roket saldırısı yapılmadı, roket düştü diyorlar. Düşmek ne demek? Sanki yağmur yağıyor, sanki meteorolojik bir olaydan bahsediyorlar” diye konuştu.

    IŞİD’in aylardır Kilis’e saldırdığını belirten Ağbaba, Ocak ayından bu yana Kilis’te atılan roketler nedeniyle ölenlerin sayısının 16’ya yükseldiğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın Kilis’teki açıklamalarını da eleştiren Ağbaba, “ ’Devlet olarak buradayız. Fevri davranmak doğru değil. Sağduyulu olmalıyız’ demiş Akdoğan. Sen sağduyulu davranacaksın diye Kilis’de sağ vatandaş kalmayacak. Fevri davranmayın tabi. IŞİD’in sizin için ayrı bir önemi olduğunu artık sağır sultan duydu. Angajman kuralları gereği sınırı 2 saniye geçti diye Rus uçağını düşürenler, 4 aydır roket saldırılarıyla, 16 kişiyi öldüren öfkeli gençlere neden gerekli cevabı veremiyorlar” şeklinde konuştu.

    Hazırladıkları Adıyaman ve Suruç raporlarında IŞİD’e göz yumulduğunu net bir şekilde ortaya koyduklarını ifade eden Ağbaba, “Türkiye’nin gönderdiği silahlarla, IŞİD Kilis’i vuruyor. AKP, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en beceriksiz hükümetidir. Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir dönemde Anadolu halkı bu kadar tehditle karşı karşıya kalmamıştır” ifadelerine yer verdi.

    Dolmabahçe mutabakatı tartışmalarına da değinen Ağbaba konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bundan yaklaşık 1 yıl önceye gidelim. 28 Şubat 2015 günü, Hükümet’ten 4, HDP’den 3 temsilci, Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya gelip, kamuoyuna bir mutabakat metni açıklamışlardı. Erdoğan, dün yine ’Bu iktidarın terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir, olmamıştır’ diyor. Hükümet adına görüşmeye giden kişilerin tuvalete giderken bile Erdoğan’dan izin alan kişiler olduğunu herkes biliyor. İddia ediyorum, Yalçın Akdoğan’ın beyaz gömlek içine kırmızı kravat takmasını isteyen de Erdoğan’dır.”

    23 Nisan kutlamaların terör nedeniyle iptal edilmesine de değinen Ağbaba, “Oysa kutlamalarda daha önce de havai fişek, müzik, eğlence yoktu. Oysa Antalya EXPO etkinliklerinde davullu zurnalı, havai fişekli eğlenceler düzenlendi. Bu kadar ikiyüzlülük olmaz. Meclis başkanını tutumundan dolayı kınıyorum. Bizim tarihimizi unutturmaya çalışanlara inat mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mayıs’ta yapacağı Malatya ziyaretinin AK Parti İl Başkanı Hakan Kahtalı tarafından açıklanmasını da eleştiren Ağbaba, “Geleceğiyle ilgili açıklamayı Vali değil, AK Parti Malatya İl Başkanı yapmış. Sadece bu durum bile Cumhurbaşkanının tarafsızlığına gölge düşürür. Madem açıklamayı AK Parti İl Başkanı yapıyor, o zaman bizim Cumhurbaşkanımız değildir” diye konuştu.

    Konuşmasında Malatyalı kayısı üreticilerinin sorunlarından da bahseden Ağbaba, 17 Mart tarihinde yaşanan don hadisesi sonrası kayısı başta olmak üzere birçok üründe zarar oluştuğunu belirtti. Aradan 40 gün geçmesine rağmen halen zararın net olarak açıklanmadığını dile getiren Ağbaba, “Zarar gören üreticiye nasıl yardım edileceğini bilen yok. 17 Mart’ta meydana gelen donun ardından TARSİM 17 bin hasar ihbarı aldıklarını açıkladı. Malatya’nın değişik bir yapısı var. Ne zaman doğruları söylesek bir milletvekili çıkıp yok böyle bir şey diyor. Bir milletvekili ‘Muhalefet kayısının yanmasını dört gözle bekliyor‘ demiş. ‘Kayısı gayet iyi’ demiş. Milletvekili seçildiği şehirde 17 bin zarar ihbarı gelmiş, kayısı gayet iyi diyor. Kendi şehrinden bu kadar bihaber milletvekili olur mu?” ifadelerini kullandı.

    21 Nisan’da da Hekimhan, Kuluncak ve Akçadağ başta olmak üzere çok sayıda ilçede don ve şiddetli rüzgârın ürünleri bitirdiğini savunan Ağbaba, “Don haberini alır almaz, önceki gün gece Malatya’ya geldim. Dün sabah da Hekimhan’da mahalleleri dolaştık. Cevizin yaprağı bile kalmamış. Kayısı, kiraz bitmiş. Ürünler mosmor. Bazı üreticiler o geceki soğuğu hayatları boyunca görmediklerini söylüyor. Hekimhan’ın Güvenç’inden, Sarıkız’ına, Dursunlu’dan Beykent’ine tüm mahalleler donmuş” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Ağbaba’dan Gündeme İlişkin Değerlendirmeler

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Beşiktaş’ın yeni stadyumu Vodafone Arena’nın açılışına Çarşı taraftar grubunun alınmamasını kınadıklarını belirtti.

    Veli Ağbaba, İl Başkanı Enver Kiraz ve Battalgazi İlçe Başkanı Selahattin Sarıoğlu ile birlikte parti il binasında basın toplantısı düzenledi. Ağbaba, burada yaptığı konuşmada, Beşiktaş’ın yeni stadyumunun açılışına Çarşı taraftar grubunun alınmamasını eleştirdi. İnönü Stadyumu’nun yıkılarak yerine ‘Vodafone Arena’ ismi verildiğine dikkat çeken Ağbaba, stadın yenilenmesi sırasında ‘İnönü’ isminin de hafızalardan kazınması amacıyla tesise verilmediğini söyledi.

    Ağbaba, şöyle devam etti:

    “Türkiye’nin tabi ki gündemi yoğun. Daha önce karşılaşmadığımız olayları yaşıyoruz. Dün Türkiye’nin köklü takımlarından Beşiktaş’ın yeni yapılan sahası açıldı. Bu stadın adı Beşiktaş İnönü Stadı biz bunu söylemeye devam edeceğiz. İktidar bu stadın ismini değiştirerek hafızaları yıpratmak istiyor. Dünyanın en önemli taraftar gruplarından olan çarşıya sahip olan Beşiktaş stadın açılımına bu grubu almadı. Cumhurbaşkanı olası bir tepkiyle ya da ıslıkla karşılaşmadan korktuğu için bu taraftarlar içeri alınmadı. Stada kendi belirlediği kişilerden başka kimseyi almadı.”

    Ensar Vakfı’na bağlı evlerde çocuklara tecavüz edildiğini ileri süren Ağbaba, “Geçtiğimiz günlerde bir olay yaşandı. Aslında bir olay açığa çıktı. Türkiye’de vicdan sahibi herkesi yaralayan, etkileyen bir olayla karşı karşıya kaldık. Ensar Vakfı’nın işletmiş olduğu bir yurtta, onlarca çocuğa, yaşı 8 ila 10 arasında değişen, anneleri-babaları ekmek bulmakta zorlanan yoksul köylü çocuklarına vakıfta görevli bir öğretmenin tecavüz ettiği ortaya çıktı. Ondan sonra Türkiye’nin her bir yanına bu kirli pislikler akmaya başladı. Önce AKP, Bakan, Vali ’biz bu Ensar Vakfı’nda çalışan öğretmeni tanımıyoruz’ dedi. Ardından birlikte fotoğrafları ortaya çıktı. Ardından kendi yandaş medyalarında yazı yazdığı ortaya çıktı. Biz baştan beri söylüyoruz; bu zihniyet, karanlık bir zihniyettir. Ve bu zihniyet sorgulanırken Ensar Vakfı’nın sorgulanmaması düşündürücüdür. Utanmasalar, tecavüze uğrayan çocukları suçlayacaklar” görüşünü savundu.

    Veli Ağbaba basın toplantısında, Malatya Gazi Anadolu Lisesi’nde müdür yardımcılığı yapan resim-iş öğretmeni N.T.’nin sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı iddia edilen fotoğraf ve yazıyı basın mensuplarına göstererek, “Bir okul müdür yardımcısı Malatya’nın, Türkiye’nin, Anadolu’nun binlerce yıllık geleneği olan fotoğrafı paylaşıyor. Halay, Anadolu’nun binlerce yıllık geleneğidir. Anadolu’yu Anadolu yapan öz değerlerden birisidir. Bu çocuklarımızın, bizlerin, kadınımızın, erkeğimizin hepimizin oynadığı, büyük zevk aldığı bir oyun. Bu hem Malatya hem de Anadolu topraklarında binlere yıllık bir gelenek. Böyle bir anlayışın, binlerce yıllık halk oyununu ’halt oyunu, zina’ olarak gören anlayışın IŞİD zihniyetinden farkı yok. Kızla erkeğin el ele tutuşmasını cinayet sebebini normal sayan bu anlayış, bu hasta ruhlu anlayış, hasta ruhlu bir insanın toplumda olması, hele hele bir öğretmen olması, hele hele bir okulda yönetici olması tehlikelidir, kabul edilemez. Malatya’da böyle bir insan da yetişmez. Malatya’da hoşgörü, kadın-erkeğe saygı vardır. Malatyalı yıllardan beri düğünü mahalle arasında kadınıyla, erkeğiyle yapar. Ama el ele tutuşurken hiç aklında farklı bir sonuç çıkmaz. Bundan farklı sonuç çıkaranlar, işte Ensar Vakfı’nda 8-10 yaşındaki çocuğa aylarca tecavüz eden anlayışla bire bir aynıdır. Bu kişi ayrıca bir sendikanın da yöneticisidir” diye konuştu.

    Ağbaba, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını da ifade ederek, “O insanın mutlaka toplumda dolaşması, gezmesi, bu anlayışın hakim olması tehlikelidir. Hele hele çocuklarımızın yanında olması tehlikelidir. Bu anlayış, el ele tutuşan çocukların, kız-erkeğe cinayeti hoş gören, makul gören bir anlayıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’ne porno görüntüsü adı altında paylaşımları var. Bunun takipçisi olacağız. Geldiğimiz nokta budur. Türkiye’nin bu eğitim sistemiyle devam edebilmesi mümkün değil. Bu sistemle devam ettiği sürece bu kafaların yetişmesi normaldir” ifadelerini kullandı.

    N.T.’nin yaptığı iddia edilen paylaşımı eleştiren Ağbaba, şunları söyledi:

    “Türkiye’de Anadolu topraklarında böyle bir anlayış yok. Bu, Türkiye’ye ithal edilmek istenen IŞİD anlayışıdır. 8-9-11 yaşındaki kızları köle pazarında satan anlayış, bu anlayıştır. Bizim topraklarımızda böyle bir insana yer yok. Bizim topraklarımızda böyle bir insan yetişmez. Bu ithal bir zihniyettir. Ensar Vakfı’nda yöneticiyi, vakfı koruyan, ’vakfa aman laf gelmesin, bir seferden bir şey olmaz’ diyen anlayıştır. Genel başkanımızın bir tabiriyle ’önüne yatma’ tabiriyle bir partiyi, bir siyaseti linç etmeye çalışan anlayış, bunu görmüyor. Bu aslında AKP anlayışının ta kendisidir. Bununla ilgili girişimde bulunacağız. Böyle bir insanın öğretmen olması, meslekte bulunması düşünülemez. Geldiğimiz nokta budur. Yaşadığımız nokta budur. Bu olayları takip edeceğimizi herkesin bilmesini istiyoruz.”

  • Ağbaba’dan Demokrasi Çıkışı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Yardımcısı Veli Ağbaba, sendikalaşmanın bir demokrasi ölçütü olduğunu savunarak, Avrupa’da sendikalaşma oranı yüzde 50 iken, Türkiye’de bu rakamın yüzde 11’i geçemediğini kaydetti.

    CHP Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen “CHP Politikalarında Sivil Toplumun İşlevleri, Yeri ve Önemi” konulu toplantıda sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla 5 Mart’ta düzenlenecek bir başka toplantıya laiklik ve demokrasiye inanan tüm sivil toplum kuruluşlarını davet eden Veli Ağbaba, sivil toplum kuruluşlarının önemine vurgu yaptı. Avrupa’da demokrasinin gelişip gelişmediğini, sivil toplum kuruluşu sayısının gösterdiğini savunan Ağbaba, şöyle konuştu:

    “12 EYLÜL REJİMİNİN EN KÖTÜ MİRASI”

    “Bir ülkenin demokratik olup olmadığı sendikalaşmayla ölçülebilir. Avrupa ülkelerinde yüzde 50’yi aşan sendika oranı Türkiye’de yüzde 11’i geçememektedir. Sivil toplum kuruluşlarına üye sayısı ise Avrupa’nın neredeyse yüzde 10’udur. Türkiye’de 12 Eylül rejiminin bize bıraktığı en kötü miraslardan biri de budur. En çok sivil topluma, örgütlü güçlere karşı yapıldı. Maalesef hala o mirası yok edemedik. Hala örgütlenmenin önündeki engeller devam ediyor. Yapmamız gereken en önemli şeylerden biri, her alanda örgütlenmemiz gerekiyor. Laik, demokratik cumhuriyet varlığı tabii ki CHP’nin sorumluluğundadır. Koruması, kollaması, yaşatması, geliştirmesi bizim için vazgeçilmez ve en öncelikli görevdir ancak bu sadece bizim değil, hep beraber bu toplumda aydınlığa, barışa, insan haklarına inanan hepimizindir. Bu mücadeleyi hepimiz başlatabilmeliyiz.”

  • CHP’li Ağbaba’dan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ‘Cem Evleri’ Açıklamasına Tepki

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ‘Cem evleri kırmızı çizgimizdir’ açıklaması hakkında konuştu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi Vakfı’nı ziyaret etti. Ziyarette Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ‘Cem evleri kırmızı çizgimizdir” açıklaması hakkında konuşan Ağbaba, Görmez’in bu açıklamasını eleştirdi.

    Ağbaba, “Türkiye’de, bölgemizde ve dünyada çok önemli olaylar oluyor. Diyanet İşleri Başkanı’nı direkt ilgilendiren konularda açıklama yapmazken, cem evleriyle ilgili açıklama yapmasını çok yadırgadığımı belirtmek istiyorum. Ortadoğu’nun bütün coğrafyasında Müslümanlar birbirlerini kesiyorlar, farklı inançlardan oldukları için birbirlerini öldürüyorlar. IŞİD, 10-13 yaşındaki çocukların mezheplerinden dolayı ciğerlerini söküyor. İnsanlar binaların üzerinden atılıyor. Kimisi Kürt, kimisi Ezidi, kimisi Şii, kimisi farklı bir inançtan, farklı bir mezhepten olduğu için IŞİD bu coğrafyada insanları katlediyor. Diyanet İşleri Başkanı’nın bununla ilgili açıklamasını duyamıyoruz. Acaba IŞİD ile ilgili bir kırmızı çizgisi var mı, merak ediyoruz. Cem evlerinin masraflarının yerel yönetimler tarafından karşılanması amacıyla hukuk mücadelesi başlatacağız. Hem Malatya’da hem Türkiye’nin her yerinde cem evlerinin masraflarını yerel yönetimler, nasıl ki diğer ibadethanelere yapıyorsa, kilisesi, havrası, camisine ne yapıyorsa, cem evlerine aynı şeyi yapmalıdır” diye konuştu.

    Cuma namazı izni genelgesi ile ilgili de açıklama yapan Ağbaba, hiç kimsenin ibadetinin engellenmesi taraftarı olmadıklarını, aksine herkesin özgürce namazını ve cuma namazını kılması gerektiğini aktardı. Türkiye’de aslında böyle bir problemin olmadığını kaydeden Ağbaba, “Cuma namazıyla ilgili bir genelge tartışmasının altında yatan gerçek, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı’nın ’İsrail’e muhtacız’ demesidir. İslami vakıflara, derneklere, bu konuda öne çıkmış insanlara seslenmek istiyorum. AK Parti’nin düşüncesiyle ilgili bir söz söyleyecek misiniz? Örneğin, bu sözü Cumhuriyet Halk Partili bir üye ’İsrail devleti bizim dostumuzdur’ deseydi, ne tür tepki gösterirdiniz? Bu konudaki düşüncelerini merak ediyorum. Buradan söylemek istiyorum, İsrail devleti bizim dostumuz değildir. Bugün masum Filistinlileri katleden hiç kimse bizim dostumuz olamaz” ifadelerini kullandı.

    Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Merkezi Genel Başkanı Hasan Meşeli ise Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in yaptığı açıklamanın kendilerini hüsrana uğrattığını kaydetti. Meşeli, “Ortadoğu’da cereyan eden olaylar mezhepsel bir konuma getirildiği ve Türkiye’deki milyonlarca kitleyi oluşturan biz Alevileri büyük bir endişe içerisine maalesef sokmaktadır. Biz, Alevi çalıştayı olaraktan daha önceden Alevilere hükümet tarafından bazı haklar tanınacağını bildirmelerine rağmen, hükümet programlarına almalarına rağmen ne hazin ve garip bir tecellidir ki maalesef Diyanet İşleri Başkanımızın durup dururken ’Cem evleri bizim kırmızı çizgimizdir’ demesi yine Alevileri büyük bir hüsrana uğratmaktadır. Bundan büyük bir kaygı ve üzüntü duyduğumuzu da belirtmek istiyoruz. Aleviler olarak laik sosyal hukuk devlet kavramlarına, aziz Atatürk’ümüzün devrim ve ilkelerine son derece de bağlı olduğumuz bilinen bir gerçektir. Biz Aleviler, bir hak elde etmek için, devletin askerini, polisini öldürmedik. Cem evleri yapılsın diye insanları öldürtmedik, onların kanına girmedik. Yine birileri gibi devleti bölmek için özerklikmiş, otonommuş, eyalet sistemi gibi böyle bir tavrımız yok. Alevilerin özerklikmiş, otonom, eyalet sistemi istediğini ben duymadım” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Ağbaba’dan İsrail Ve Rusya Değerlendirmesi

    Gündemdeki İsrail ve Rusya konularını değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Üst perdeden söylenen terörist lafı birden bire ’İsrail bizim dostumuzdur’ durumuna geldi” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, gündeme ilişkin yaptığı açıklamada hükümetin İsrail ile anlaştığı yönündeki haberleri değerlendirdi. Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirten Ağbaba, “Bir taraftan dünyanın önemli güçlerinden ayar, fırça yiyen bir ülke bir taraftan şimdiye kadar ’terörist’ dediği bir ülkeyle iş birliği yapmaya çalışan bir ülke konumundayız. Yine düne kadar ’terörist’ devlet ilan edilen, her ortamda üst perdeden söylenen ’terörist’ lafı birden bire ’İsrail bizim dostumuzdur’ durumuna geldi. İsrail bu coğrafyada hiç kimsenin dostu değil. Bunu baştan belirtmek lazım. İsrail devletinin yapmış olduğu şeyleri hep beraber izliyoruz, görüyoruz. İsrail devleti orada yıllardan beri var olma mücadelesi veren bir halka hayat hakkı bile tanımıyor. İsrail devleti bizim açımızdan Filistin halkına zulmeden, onları katleden bir devlettir. Bunun altını çiziyoruz. Biz tabi ki İsrail’de yaşayan yurttaşları hedef almıyoruz. Hiçbir zamanda almadık. Ama dün İsrail’e ’terörist’ diyen, İsrail devletini hiçbir koşulda muhatap almayan, her bulunduğu ortamda İsrail’e hakaret, küfreden yine yukarıdan aldığı talimatla, birden bire herhalde bir telefon görüşmesiyle İsrail’le ilişkilerini düzeltme yoluna gitti. Ortada kirli pazarlıklar var. Düne kadar Mavi Marmara’da İsrail’in hunharca katlettiği insanların kanı 20 milyon dolara satıldı gözüküyor. Acaba bu konuda şimdiye kadar İsrail’e meydan okuyan örgütler ne diyecek? Acaba bu meşhur Mavi Marmara gemisini yola çıkaran dernek ne diyecek? Dış politikada bir bataklığa saplanmış durumdayız. Bu hükümetin, bu bataklıktan çıkması mümkün değil. Bu hükümetin maalesef hem bölgedeki itibarı yok olmuştur hem de Avrupa’daki itibarı yok olmuştur” dedi.

    RUSYA DEĞERLENDİRMESİ

    Rusya ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözlerini de değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, Putin’in Türkiye aleyhine söylediği sözlere tepki gösterilmesini istedi.

    Ağbaba, “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylediği şeyler yenilir, yutulur şeyler değil. Geçtiğimiz günlerde söylemiş olduğu bir şey var ki önümüzdeki dönemde çok tartışılacağa benziyor. Hükümet yine bu konuda sessiz kalıyor. Cumhurbaşkanı’ndan beklenen şey, buna çok sert cevap vermesi. Ama bu konuda Putin’in söylediklerini duymazdan geliyor. Bunun altını çizmek gerekiyor. Niye Putin’e bu sertlikte cevap vermiyor? Putin’in söylediklerini de Türkiye Cumhuriyeti’nin bir yurttaşı olarak kabul etmediğimizi söylemek istiyorum. Hükumet ne olursa olsun, bizim konumumuz ne olursa olsun onu da belirtmek gerekiyor” diye konuştu.

    MUSUL’A GÖNDERİLEN ASKERLER

    Musul’a gönderilen Türk askerlerinin geri çekildiğini de hatırlatan Ağbaba, bu durumun ise tezatlar içerdiğini ifade etti. Ağbaba, “Geçtiğimiz haftalarda Musul’a bir asker takviyesi yapıldı. Ardından hükümet bu konuda geri çekmeyeceğini, Irak’ın tepkisi üzerine geri çekmeyeceğini, daha fazla göndereceğini, bunun bir hakkı olduğunu söyledi. Biz bu konuda uluslararası hukuka aykırı olduğunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak söyledik. Ama her zamanki gibi talimatı Beyaz Saray’dan alan hükumet ve Cumhurbaşkanı, Obama’nın talimatıyla askerleri bir günde geri çekti. Buda tezatlar içerisinde bir durum” ifadelerine yer verdi.

    NAMAZ KILANLARA SALDIRILAR

    ODTÜ yerleşkesindeki namaz kılanlara yönelik saldırılar ile ilgili konuşan Ağbaba, herkesin ibadetini özgürce yapmasını savunduklarını ve buna müdahale edilmesini de asla kabul etmediklerini söyledi. Ortada bilgi kirliğinin olduğunu söyleyen Ağbaba, “Ayakta kalabilen, konuşabilen, bilim üretebilen, dünyanın en saygın üniversiteleri arasına girebilen tek üniversite ODTÜ’dür. Biz de bilim üreten ODTÜ’nün yanında olduğumuzu söylemek istiyorum” dedi.