Etiket: Ağabeyi:

  • Şehidin kardeşi de ağabeyi gibi uzman çavuş olacak

    Bingöl’de teröristlerle çıkan çatışmada şehit edilen Gaziantepli Uzman Çavuş Yunus Emrah Ateş’in baba evine ateş düşerken, şehidin kardeşinin de uzman çavuş olmak için başvuruda bulunduğu ortaya çıktı.

    Bingöl’de şehit edilen Yunus Emrah Ateş’in şehadet haberi İslahiye’de yaşayan ailesine Nurdağı Kaymakamı Lokman Düzgün, 106. Topçu Alay ve Garnizon Komutanı Albay Ömer Şahin’in de aralarında bulunduğu askeri yetkililer tarafından verildi. Haberin ardından şehit evi ve mahalle Türk bayrakları ile donatıldı. Şehit için Kur’an-ı Kerim okunup, dualar edildi. Şehidin annesi Güler, eşi Neslihan ve kardeşleri de gözyaşlarına hakim olamadı. Yıllarca köy koruculuğu yapan ve emekli olan şehidin babası Musa Ateş, “Şehitlik bana nasip olmadı ama çocuğuma nasip oldu. Ben de şehit olabilsem. Her daim göreve hazırım. Ailece vatan ve millet için verilecek göreve hazırız. Vatan sağ olsun” dedi.

    Şehidin annesi Güler, eşi Neslihan ve kardeşleri de gözyaşlarına hakim olamadı. 2 yaşında Muhammed isimli oğlu bulunan şehidin, biri erkek toplam 3 kardeşi daha bulunuyor. Şehidin Kurban Bayramı nedeniyle 7 günlük izin aldığı ve bayramın ilk gününde baba ocağında kurban kesip aynı akşam görev yerine döndüğü öğrenildi.

    Şehidin kardeşi uzman çavuş olacak

    Şehidin 1997/2 tertip Şırnak Beytüşşebap’da askerliğini yapan kardeşi Kemal’in de askerliğinin bitimine 6 ay kala uzman çavuşluk için başvuruda bulunduğu ortaya çıktı. 14 Mart’ta sınava giren Kemal Ateş’in, gerekli evrak ve raporlarını teslim ettiği askeriyeden eğitim için haber beklediği öğrenildi. Ağabeyi gibi asker olmak istediğini belirten Kemal Ateş, “Vatan sağ olsun. Ben de hazırım şehit olmaya. Bir Emrah gider bin Emrah gelir. Ağabeyimin kanı yerde kalmayacak. Teröristlere kan kusturacağız” diye konuştu.

  • Ağabeyi ile kavga etti, 8 aylık hamile yengesini öldürdü

    Konya’da ağabeyiyle tartışan Suriye uyruklu bir şahıs, 8 aylık hamile yengesini bıçakladı. Ağır yaralanan hamile kadın karnındaki çocuğuyla birlikte hayatını kaybetti.

    Olay, gece saatlerinde merkez Karatay ilçesi Hasandedemescid Mahallesi Hatay Sokak üzerindeki müstakil evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kağıt toplayan Suriye uyruklu Abdulbasid El M. (25) evindeki hurda malzemelerini ağabeyi Ahmed El M.’nin (36) çaldığı iddiası üzerine bu konuyu konuşmak için ağabeyinin evine eşiyle birlikte gitti. Abdulbasid El M., kapıyı açan ağabeyi ve yengesi ile tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Abdulbasid El M., 8 aylık hamile yengesi Amira Alyassouf’u (38) göğsünden bıçaklayarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Amira Alyassouf’a ilk müdahaleyi eşi ve komşuları yaptı. Ambulansla Konya Numune Hastanesine kaldırılan 5 çocuk annesi Amıra Alyassouf ile karnındaki 8 aylık kız bebeği tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Annelerinin amcaları tarafından bıçaklanmasına şahit olan 5 kardeş ise evlerinin önünde şoka girdi. Birbirine sarılan çocuklara annelerinin öldüğü söylenemedi.

    Öte yandan Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri kaçan şüpheli Abdulbasid El M.’yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı.

    Abdulbasid El M.’nin polisteki ilk ifadesinde, “Ben kağıt toplayıcılığı yapıyorum. Ağabeyim o bölgeye gelinceye kadar evimden bir şey çalınmıyordu. Ancak son zamanlarda evimden eşyalarımı çaldığını fark ettim. Akşam eşimle birlikte ağabeyimin evine gittim. Kapıyı ağabeyim ve eşi açtı. Çaldıklarının parasını istedim. Daha sonra tartışma çıktı, yengem bana tokat atmasının ardından ben de yanımda bulunan bıçağı yengeme doğru salladım” şeklinde konuştu.

    Şüphelinin polisteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

  • 11’inci kattan düşerken ağabeyi kurtarmıştı, 26 gün sonra hayatını kaybetti

    Adana’da 11’inci kattan düşerken ağabeyinin kurtardığı Yunus Emre Faraşoğlu, 26 gündür sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, 10 Şubat günü Sarıçam ilçesi Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Ali Faraşoğlu (24) ile kardeşi Yunus Emre Faraşoğlu (20) bir inşaatın asansörünün montajı için çalışmalara başladı. Yunus Emre Faraşoğlu 11’inci kata çıkarken, Ali Faraşoğlu da asansörün malzemelerini vince koyup yukarı gönderdi. Yunus Emre Faraşoğlu, gelen malzemeleri almak isterken dengesini kaybedip 11’inci kattan aşağı düştü. Ali Faraşoğlu, kardeşinin yere çakılmaması için kollarını açtı, Yunus Emre Faraşoğlu da ağabeyinin üzerine düştü. Ağır yaralanan Yunus Emre ve ağabeyi işçilerin çağırdığı ambulanslarla hastanelere kaldırıldı

    Yunus Emre Faraşoğlu Adana Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı. İki ayağı kırılan Ali Faraşoğlu ise Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde tedaviye alındı. Ali Faraşoğlu iki gün hastanede tedavi gördükten sonra taburcu edildi ve fizik tedaviye başladı. Hayati tehlikeyi atlatamayan ve yoğun bakımda makinelere bağlı olarak uyutulan Yunus Emre ise geçtiğimiz Çarşamba günü 26 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.

    Yunus Emre’nin cenazesi Seyhan ilçesine bağlı Küçükdikili Mahallesi’nde toprağa verildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kral Selman Körfez’in ağabeyi, bu sıkıntı bitsin artık”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman’ın Körfez’in ağabeyi olduğunu belirterek, Kral Selman’dan yaşanan sıkıntının bitmesini istedi.

    Cumhurbaşkanlığının üçüncü yılı için düzenlenen televizyon programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suudi Arabistan Kralı Selman’dan ki bizden yaşça çok büyük, isteğimiz şu, o Körfez’in ağabeyi durumundadır, büyüğü durumundadır. Önümüzde Kurban Bayramı var, artık Körfez’de bu sıkıntı bitsin derim” dedi.

    “BM’de bunu gündeme getireceğiz”

    Arakan ve Myanmar’da Müslümanlara yapılan zulümlerin BM Genel Kurulunda gündeme getireceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef Myanmar, Arakan Bu olay aslında Ahmet Beyin başbakanlığı döneminde eşimle beraber bir Arakan ziyaretim olmuştu. Yetkililerle görüşme yapıldı. O günden bugüne sağlıklı bir netice aldığımızı söyleyemem. BM kanalıyla da biz bu süreci takip ettik. Bizim STK’larımızın burada çalışmaları var, maalesef dünya Myanmar’a kör ve sağır. Bangladeş’teki son olay ise çok daha acımasız. Bize gelen rakamlar, 3 bin civarında insanın mağdur edildiği, hatta ölmesine neden olan bazı adımların atıldığı istikametinde. Biz bunu ağır, şiddetli şekilde kınıyoruz. Takibini ilgili uluslararası kurumlar vasıtasıyla dile getireceğiz. Eylül ayının 18’inden itibaren BM Genel Kurulu var, orada da bunu gündeme getireceğiz. Gerek Myanmar’ı, Arakan Müslümanlarına yönelik adımı, Bangladeş’in buradaki tutumunu orada gündeme getirmek suretiyle tüm insanlığın buraya elini uzatmasını, desteğini vermesini ki, bu tablo çok acımasız. Bunu 2011’de ben Somali’de yaşadım. 6 sene sonra Somali çok farklı bir konuma geldi. Biz bütün desteklerimizi Somali’ye veriyoruz” dedi.

    “Büyük düşünecek noktada değil de onun için, bunlar cüce”

    Dış politikaya yönelik soruları da cevaplayan Erdoğan, Afrika açılımına ilişkin, “Biz buralara bu açılımı yaparken kazan kazan esasına göre yaptık. Biz ‘veren el alan elden hayırlıdır’ anlayışı ile buralara yöneldik. Biz göreve geldiğimizde Afrika’da 12 büyükelçiliğimiz vardı, şimdi 39 büyükelçiliğimiz var, hedef Afrika’nın tamamında büyükelçiliklerimizi kurmak. Afrika ile Türkiye’nin her türlü alanda dayanışması, inanıyorum ki o sömürü alanı olarak kullanılan Afrika kendine gelecektir. Önümüzdeki on yıllar Afrika’nın tamamen ayağa kalktı on yıllar olacak. Dünyada en az gelişmiş ülkelere yardım konusunda Amerika birincidir, Türkiye ikincidir. Milli gelire oranla baktığımız zaman, Amerika’nın geliri ile bizim gelirimiz aynı mı, milli gelire oranla baktığımız zaman Türkiye birinci, Amerika ikinci” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin ilk ziyaretçisi Papa’ya hediye ettiği fermanın hikayesini anlatan Erdoğan, “Osmanlı padişahları nereye, hangi yardımı yapmışlarsa muhakkak oraya o fermanla tescil edilirdi. Bende Papa buraya geldiğinde bunu, dedim ‘arkadaşlar elimizde bu noktada ne var, hemen çıkartın, bizim en önemli, en güzel hediyemiz bu olacaktır.’ Birinci ziyaret. Arkadaşlar bunu hazırladılar, bende bu fermanı kendilerine hediye ettim. Ecdadımızın farklı dinlerin mensuplarına ‘ben Müslümanım, sen Hristiyan’sın’ dememiş. Eğer orada bir sıkıntı varsa, Müslüman elini oraya da uzatmış. Bu Müslümanların hoş görü anlayışının en güzel ifadesidir” açıklamasında bulundu.

    Türkiye ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Putin’in “Burada bana da bir oda verseniz” şeklinde bir diyalog olup olmadığının sorulması üzerine Erdoğan, “Öyle bir latife oldu da, ama asıl tespiti şurada oldu; Külliyeyi görünce ‘büyük devlet olmanın işareti işte bu eserdir’ dedi. Kremlin Sarayı da büyük devlet olmanın işaretidir, içinde kaybolursunuz. Biz bu Külliyeyi yaptık, ana muhalefetin başındaki zat burayı hazmedemedi. Büyük düşünecek noktada değil de onun için, bunlar cüce” dedi.

    “O Körfez’in ağabeyi durumundadır, büyüğü durumundadır”

    Katar krizine ilişkin konuşan Erdoğan, “Şuanda bitme noktası dersek yanlış olur, fakat başladığı noktada değil. Her geçen gün geriye gidiyor. Hac mevsiminin yoğunlaştığı böyle bir dönemde başta Suudi Arabistan Kralı Selman’dan ki bizden yaşça çok büyük, isteğimiz şu, o Körfez’in ağabeyi durumundadır, büyüğü durumundadır. Önümüzde Kurban Bayramı var, artık Körfez’de bu sıkıntı bitsin derim. Artık bunu bir kenara koyalım ve aydınlık ufka hep birlikte bakalım. Çünkü Müslümanların bu dünyada birbiri ile uğraşmaya ne zamanı ne vakti ne fırsatı olamaz. Biz birbirimizi sevmekle emrolunmuşuz. ‘İman etmiş olamazsınız birbirinizi sevmedikçe, cennete giremezsiniz iman etmedikçe’ ölçü bu. Temenni ediyorum ki, şu bayram arifesinde böyle bir adımı atmış olurlar” diye konuştu.

    “Netenyahu artık o farklı bakışlarını bir tarafa koyarak buraya saygı duymak durumunda”

    Erdoğan, Mescid-i Aksa krizine ilişkin ise, “Orada da çok yoğun bir görüşme zinciri oldu. Gerek İsrail Cumhurbaşkanı ile bir görüşmem oldu. Bugün de Filistin Devlet başkanı misafirimizdi. O süreç içinde Kral Abdullah ile görüşmelerim oldu. Bütün bu süreç hamdolsun işi tamamen işi tersine döndürdü ve şuandaki sağlıklı konuma geldik. Ben bu iş tamamen bitti noktasında değil. Her nereden patlak verir bilemem. Başta Netenyahu olmak üzere artık biz şunu bilmemiz lazım, bu Harem-i Şerif üç dinin saygın mekanıdır. Buraya karşı kimsenin ‘bu benimdir, buraya Müslümanlar giremez’ gibi bir yaklaşımın içine girmesi düşünülemez. Bu bizim ilk kıblemiz olması sebebiyle çok büyük öneme haiz. Netenyahu artık o farklı bakışlarını bir tarafa koyarak buraya saygı duymak durumunda. Biz ülkemizde bu tür yaklaşımların içine girilmesine müsaade etmiyoruz. Bunu da kendilerinden özellikle bekliyoruz. Bir yumuşama süreci içine girmiş durumdayız, temenni ederim ki bu böyle gitsin” şeklinde konuştu.

  • Şehit Eren’in ağabeyi Olcay Bülbül kardeşini anlattı

    Terör örgütü mensupları tarafından önceki gün bir astsubay ile birlikte Trabzon’un Maçka ilçesi kırsalında şehit edilen 16 yaşındaki Eren Bülbül’ün ailesi evlerinde taziyeleri kabul ediyor.

    Trabzon’un Maçka ilçesindeki Köprüyanı mahallesi kırsalında önceki gün terör örgütü mensupları ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit olan 16 yaşındaki Eren Bülbül’ün ailesi Sukenarı mahallesindeki evlerinde taziyeleri kabul ediyor. Önce Maçka ilçesinden gelen şehit haberi ile ardından da sosyal paylaşım sayfasında şehit olmadan 2 ay önce yaptığı ‘Biride çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın’ mesajı ile tanınan Eren Bülbül’ün babaevine çok sayıda vatandaş gelerek taziyede bulunurken, Bülbül ailesinin 13 evladından olan Eren’in ağabeylerine Doğu’da askerlik yaparak şehit olmak istediğini söylediği öğrenildi. Eren’in evinde ambulans ve güvenlik güçleri hazır bekletilirken, Eren’in yakınları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, terörün bitirilmesi istedi.

    Eren Bülbül’ün eniştesi Ruhşen Fındık, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, “Çok İyi bir insandı. Sürekli askere gidip şehit olmak istiyorum derdi. Umduğunu buldu. Ama yaramız çok büyük. Bu şerefsizlerin bulunmasını istiyoruz. Sayın Bakanımıza rica ediyoruz buradaki PKK’yı tüketsin yeter artık 7 tane şehit verdik. Bu çocuk daha 16 yaşında. Bunların bulunmasını istiyoruz. Trabzonspor sevdalıydı bu akşam bütün takımlar sahaya ‘iyi ki varsın Eren’ yazısıyla çıkacaklar hepsinden Allah razı olsun. Buradan Cumhurbaşkanıma seslenmek istiyorum bu şerefsizleri bulmalarını rica ediyorum. Yeter artık sayın Cumhurbaşkanım bu şerefsizleri buradan alın” dedi.

    “Ölmedi kalbimizde yaşıyor”

    Ağabeyi Olcay Bülbül, tek temennisinin teröristlerin bulunması olduğunu belirterek, “Acı bir duygu. Hiçbir zaman söylenmez dile gelmez. Bir taraftan da gururluyuz. Şehit ailesi yakını olduğum için. Ayakta durmaya çalışıyoruz. Tek temennim bunların biran önce bulunması. Başka hiçbir isteğim yok. Eren futbol aşkı olan bir çocuktu. Futbol ile yatıp kalkardı. Diğer ağabeylerine siz İstanbul’da askerlik yaptınız ‘şehitlik herkese nasip olmaz’ ben Doğu’da askerlik yapıp şehit olacağım derdi. Vatan ve Trabzonspor aşkı paylaşımlarıyla yaşayan bir kardeşimdi. Ölmedi kalbimizde yaşıyor. Acımız çok büyük. Spor kulüpleri arayarak taziyeleri illettiler hepsinden Allah razı olsun. Trabzonspor başta olmak üzere bütün takımlarımızdan Allah razı olsun” şeklinde konuştu.

    Olay esnasında İstanbul’da olduğunu kaydeden Bülbül, “Ben İstanbul’daydım olayla ilgili net bir bilgi bilmiyorum. Olay yerine gitmişler olayı bitirip dönerken o esnada şehidimiz görüyor ‘komutanım buradalar yere yatın’ diyor ve o sırada olan oluyor” ifadelerini kullandı.