Etiket: Afrika’ya

  • DSİ Balkanlar’dan Afrika’ya kadar yatırım yapıyor

    Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Murat Acu, DSİ’nin yatırımlarının sadece Türkiye sınırları içerisinde olmadığını Balkanlar’dan, Afrika’ya kadar yatırımlarının devam ettiğini söyledi.

    Devlet Su İşleri Genel Müdürü Murat Acu, yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye, Slovenya, Karadağ ortaklığında Karadağ’da Moraça Nehri üzerine 4 adet baraj inşası planlanmakta olup, Mutabakat Zaptı 26 Ekim 2015’te Büyükelçimiz ve 2 ülkenin Bakanlarının katılımı ile imzalanmıştır. Diğer taraftan Türkiye-Makedonya arasında Haziran 2013’te baraj, gölet, sulama ve içmesuyu sistemleri üzerine ikili işbirliği yapılması kararı alınmıştır. Mart 2014’te yapılan arazi çalışmaları neticesinde belirlenen 5 adet göletin planlama ve proje çalışmalarına başlanmıştır. Ayrıca 15 Mayıs 2014 tarihinde Türkiye ve Irak Heyetleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı neticesinde; Türkiye-Irak sınırlarında Hacıbey Çayı ve Küçük Zap Suyu üzerinde baraj projeleri yapılması kararı alınmıştır. Alınan karar neticesinde ilk belirlenen Hacıbey, Karadağ ve Küçük Zap Barajları’nın çalışılması kararlaştırılmış olup, ön fizibilite raporları hazırlanmıştır. Somali, Senegal, Moritanya ile su alanında işbirliği anlaşmaları imzalandı, bununla birlikte Cibuti, Sudan, Pakistan, Cezayir ve Afganistan ile anlaşmalar imzalanması planlamaktayız” dedi.

    “Afrika’da yeraltısuyu çalışmaları yapıyoruz”’

    Afrika’da Sudan, Etiyopya, Nijer, Somali, Somaliland, Burkina Faso, Moritanya ve Cibuti’de yeraltısuyu çalışmalarının da devam ettiğini belirten Acu, “Sudan’a 1 adet su sondaj makinesi hibe edilmiştir. Eğitim amaçlı 3 adet kuyu açılarak, Sudanlı sondörlere uygulamalı eğitim sonunda sertifika verilmiştir. Sudan’daki YAS potansiyelinin tespiti için jeofizik etüt yapılmıştır. Açılması planlanan kuyuların kuyu inşa projeleri ve keşifleri hazırlanarak TİKA’ya gönderilmiştir. Yine Cibuti’de baraj inşası işi kapsamında başkent Cibuti’yi taşkınlardan korumak ve içme suyu sağlamak maksatlı QUEAH P-17 barajının inşası için gerekli bütün etüt ve proje çalışmaları Genel Müdürlüğümüzce tamamlanmış olup, barajın finansmanı hibe yoluyla sağlanacaktır. Bununla birlikte Etiyopya’da TİKA tarafından yapılan ihale ile açtırılan 23 keson kuyu için kontrollük yapıldı. 100 bin kişiye yetecek temiz içme-kullanma suyu sağlanmıştır. Nijer’de 258 adet kuyu ile 874 bin kişiye yetecek temiz içme, kullanma suyu sağlanmıştır. 1 adet su sondaj makinesi, kompresör, kamyon ve avadanlıklarının hibesi için Bakanlar Kurulu Kararı çıkmıştır. Somali, Somaliland’da 25 adet kuyu ile 235 bin kişiye yetecek temiz içme-kullanma suyu sağlanmıştır. Açılan kuyular için 9 adet su deposu yapılmıştır. 1 adet su sondaj makinesi ve ekipmanlarının hibesi için gerekli Bakanlar Kurulu Kararı çıkmıştır. Ancak makine Somaliland bölgesinde bulunmaktadır. Makinenin Somalilanda hibesi için gerekli müsaade beklenmektedir. 2 göletin rehabilitasyonu ve 3 yeni göletin yapımına yönelik fizibilite çalışmaları tamamlanmıştır” diye konuştu.

    “260 bin kişiye yetecek temiz içme, kullanma suyu”

    Burkina Faso’da 76 adet kuyu ile 260 bin kişiye yetecek temiz içme, kullanma suyu sağlandığını da dile getiren Devlet Su İşleri Genel Müdürü Murat Acu, “Mali’de 36 adet kuyu ile 62 bin kişiye yetecek temiz içme,kullanma suyu sağlanmıştır. Moritanya’da 62 adet kuyu ile 222 bin 220 kişiye yetecek temiz içme-kullanma suyu sağlanmıştır. 2 adet su sondaj makinesi, kompresör, kamyon ve avadanlıkları ile 100 adet su sayacı ve laboratuvar cihazlarının hibesi için Bakanlar Kurulu Kararı çıkmıştır. Cibuti’de 1 adet su sondaj makinesi ve avadanlıkları hibe edilmiştir. Açılan kuyu 400 metre ve eğitim amaçlıdır. Cibutili sondörlere eğitim verilmiştir. Cibuti’de YAS potansiyelinin tespiti için jeofizik etüt yapılmıştır. Toplamda açılan 457 adet kuyu ile 1 milyon 653 bin 220 kişiye yetecek temiz içme, kullanma suyu sağlanmıştır” dedi.

    Murat Acu son olarak, Gana Yatırımlardan Sorumlu Devlet Bakanı Akwası Oppong Fosu ve heyetinin 5 Ekim tarihinde DSİ’yi ziyaret ettiklerini belirterek, Türkiye ve Gana devletleri arasında yapılacak anlaşmalar doğrultusunda su yapıları konusunda planlama ve proje çalışması için gerekli işbirliğinin yapılacağını belirtti.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan İşadamları İle Birlikte Afrika’ya Gitti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Gitmediğiniz yer sizin değildir” diyerek, bakanlar, milletvekilleri ve işadamları ile birlikte gideceği Doğu Afrika ülkeleri olan Uganda ve Kenya ziyaretlerinde devlet-özel sektör işbirliği ile Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda keşfedilmedik yer bırakmayacaklarını söyledi.

    İzmir’de EFES 2016 Tatbikatına katıldıktan sonra çeşitli resmi temaslarda bulunmak için Uganda ve Kenya’ya hareket etmek üzere İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, havaalanında düzenlediği basın toplantısında, Uganda ve Kenya ziyaretine ilişkin bilgiler verdi, fırsat olması durumunda Somali’ye de bir ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı. VIP Basın Odasında gerçekleştirilen toplantıda Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın hazır bulundu.

    “GİTMEDİĞİNİZ YER SİZİN DEĞİLDİR”

    Doğu Afrika ülkelerinden Uganda, Kenya ve Somali’ye yapacağı ziyaretlere ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu ziyaret Mart ayında Batı Afrika’nın 4 ülkesine yaptığımız ziyaretlerin ardından Afrika Kıtasına 2. ziyaretimiz olacak. Ziyaretimde bana bakanlarımız, milletvekillerimiz, özel sektör temsilcileri ve bürokratlarımız eşlik edecekler” dedi.

    İlk etapta Uganda’yı ziyaret edeceğinin altını çizen Erdoğan, “Çarşamba günü Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni ile bir araya gelerek heyetlerimiz arasında resmi görüşmelere başkanlık edeceğiz. Uganda ziyareti bugüne kadar Türkiye’den Cumhurbaşkanı düzeyinde bu ülkeye gerçekleşen ilk ziyaret olacak. Bu yönü ile tarihi bir öneme sahip. Uganda’da ayrıca şahsıma tevci edilen fahri doktora unvanını kabul edecek, öğrenciler ve hocalarla bir araya geleceğim. İki ülke işadamlarını bir araya getiren iş forumuna Cumhurbaşkanı Museveni ile birlikte iştirak edeceğim” diye konuştu.

    Uganda’nın ardından Kenya’yı ziyaret edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kenya’nın tarihi ve siyasi konumu, bölgesel ilişkileri bağlamında Doğu Afrika’nın en kilit ülkelerinden birisi olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Perşembe günü Kenya’da Cumhurbaşkanı Kenyatta ile görüşerek hem ikili hem de bölge ile ilgili meseleleri istişare edeceğiz. TİKA tarafından hibe edilen traktörler ve ambulansın teslim töreni yapılacak” şeklinde konuştu.

    “ŞU AN TÜRKİYE’NİN AFRİKA’DA 39 BÜYÜKELÇİLİĞİ BULUNUYOR”

    Cumhurbaşkanı Museveni’nin 2010 yılında, Kenyatta’nın ise 2014 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiklerini anımsatan Erdoğan “Bu bağlamda ziyaretlerim aynı zamanda iade-i ziyaret niteliği de taşıyor. Her iki ülkede düzenlenecek iş forumlarında işadamlarımız yerel muhatapları ile sektörel bazda ikili ilişkileri nasıl daha da geliştirilebilir konusunda görüşmeler yapacaklar. Bu ivmeyi devam ettirmemiz gerekiyor. Her zaman söylediğim gibi, gitmediğiniz yer sizin değildir. 2023 hedeflerimiz için çalmadık kapı, araştırılmadık imkan, keşfedilmedik yer bırakmamalıyız. Devlet-özel sektör el ele vererek ülkemizin önünü açacak yeni işbirliği projelerini bulup hayata geçirmeliyiz. İş dünyamızın ziyaretler sırasında gerçekleştirecekleri görüşme ve temasların çok önemli olduğuna inanıyorum. Ülkemiz Doğu Afrika Bölgesi ile 16. yüzyıla kadar uzanan tarihi ve kültürel bağlara sahiptir. Türkiye’nin sahra altı Afrika’daki en eski büyükelçiliklerinden birisi olan Nairobi Büyükelçiliğimiz 1968 yılında açıldı. Kampala Büyükelçiliğimiz ise Afrika açılım politikamız çerçevesinde faaliyete geçen ilk büyükelçiliklerimiz arasındadır. Şu an Türkiye’nin Afrika’da 39 büyükelçiliği bulunuyor. Afrika ülkelerinin de Ankara’da 32 büyükelçiliği var. Göreve geldiğimizde, ilk Başbakan olduğum zaman bu sayı 12 idi. 12’den 39’a çıkmış bulunuyor. 10 yıl öncesine kadar kıtada çok sınırlı bir varlığı olan ülkemiz bugün ticaret temsilcilikleri, TİKA ofisleri, diplomatik misyonları, sivil toplum kuruluşları ile Afrika’nın her ülkesinde çok ciddi çalışmalar yürütüyor” ifadelerini kullandı.

    “AFRİKA ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLERİMİZİ GELECEKTE DE SÜRDÜRECEĞİZ”

    “Kalkınma odaklı insani yardım politikamızla bir taraftan Afrikalı dostlarımızın kanayan yaralarına şifa olmaya çalışıyoruz, diğer taraftan da uzun vadede hizmet üretecek kalıcı eserler bırakmaya gayret gösteriyoruz” açıklamasında bulunan Erdoğan, artık tüm dünyanın Türkiye’nin kıtaya yönelik ilgisinin geçici bir heves olmadığını net bir şekilde anladığını kaydetti. Erdoğan “Ülkemiz sömüren-sömürülen kalıplarının dışında her iki tarafında kazandığı karşılıklı saygıyı esas alan bir işbirliği modelinin de mümkün olduğunu göstermiştir. İlkini 2008 yılında İstanbul’da, ikincisini 2014 Kasım ayında Malabo’da düzenlediğimiz Türkiye Afrika Ortaklık Zirveleri kıta ile işbirliğimize verdiğimiz önemin en açık ifadesidir. Kıtanın stratejik ortağı, kara gün dostu, kader ortağı olarak inşallah Afrika ülkeleri ile ilişkilerimizi gelecekte de sürdüreceğiz. Uganda ve Kenya bölgelerinde barış ve istikrarın tesisine büyük katkılar sağlıyoruz” dedi.

    “DÜNYADAKİ MÜLTECİ SORUNUNUN ASIL YÜKÜNÜ FAKİR ÜLKELER ÇEKMEKTEDİR”

    Kenya ve Uganda’nın ciddi sayıda mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Erdoğan, “3 milyar insana kapılarını açan bir ülke olarak bu dostlarımızın yaşadığı sıkıntıları çok iyi biliyoruz. Bugüne kadar gösterdikleri fedakarlıkları da takdir ediyoruz. Geçen hafta düzenlediğimiz Dünya İnsani Zirvesi’nde bir kez daha gördüğümüz gibi dünyadaki mülteci sorununun asıl yükünü fakir ülkeler çekmektedir. Zengin ve gelişmiş ülkeler ise tel örgüler, katı vize rejimleri, duvarlar, hatta botları batırmak suretiyle bu sorunu sınırlarının dışında tutmaya gayret gösteriyor. Bu çifte standardı ilanihai devam ettirmek mümkün değildir. Yaz aylarının başlamasıyla beraber tekrar Akdeniz’den yüzlerce umut yolcusunun boğulma haberlerini almaya başladık. İnsanlığımız, geleceğimiz adına utanç vesikası olan bu manzaraların önüne geçilmelidir. Türkiye olarak bu adaletsizliği gündeme getirmeye, uluslararası topluma sorumluluklarını hatırlatmaya, Uganda ve Kenya gibi mülteciler konusunda elini taşın altına koyan ülkelere destek olmaya devam edeceğiz. Afrikalı dostlarımızla her alanda yürüttüğümüz yakın işbirliğini kazan-kazan temelinde sürdüreceğiz. Bu iki ülkenin ziyaretinden sonra fırsat bulmamız halinde üçüncü bir ülke olarak Somali’yi de ziyaret etmeyi planlamış durumdayız” diye konuştu.

    “SÖZDE ERMENİ TASARISI GELECEĞE YÖNELİK İLİŞKİLERİ ZEDELER”

    Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin Alman parlamentosunda, sözde Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen karar tasarısının oylanması sonucunda Türkiye’nin tutumuna yönelik sorusu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile görüşme yaptıklarını belirten Erdoğan, “Bir iki saat kadar önce ben de kendisiyle görüşme yaptım. Tabi kendileri elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz gibi ifadeler söylüyorlar. Bizim sözde Ermeni soykırımı gibi bir problemimiz var mı? Yok. Biz bu konuda rahatız. Almanya da şu anda 3 milyonu aşkın Türk’ün yaşadığı bir ülke ve aramızdaki ilişkiler üst düzeyde. Böyle bir oyuna gelecek olursa bu bizim geleceğimize yönelik askeri, ekonomik, ki biz NATO’da olan iki ülkeyiz. Bütün bunlar zedelenir. Öyle zannediyorum ki bunların hepsi düşünülecektir. Şu anda çıkmamış bir kararı değerlendirmeyi doğru bulmam. Ama bir karar çıkarsa bunun içinde neler var, ondan sonra bunun değerlendirmesini hükümetimiz yapacaktır. Ama bunun uluslararası hukukta bizi bağlayıcı hiçbir yanı yoktur” şeklinde konuştu.

    “HERHALDE RİZE’YE GİTTİK DİYE RAHATSIZ OLDULAR”

    Yargı üyeleri ile birlikte Rize ziyaretine ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şöyle yanıt verdi:

    “Ben şu an siyasi parti genel başkanı değilim. Halkının yüzde 52 oyunu alarak seçilmiş bir cumhurbaşkanıyım. Yargı organının da cumhurbaşkanıyım, yürütmenin de cumhurbaşkanıyım yasama organın da cumhurbaşkanıyım. Böyle bir yaklaşımı içine giren bu muhalefet hala siyaseti öğrenememiş. Siyaseti öğrenmeleri lazım. Tayyip Erdoğan birine selam verse, ‘niye selam verdi’ diye hesabını soracaklar. Biz yargının başkanları ile bu tür ziyaretleri rahatlıkla yaparız. Bunun ahlaki olarak hiçbir yanlış yanı yoktur. Bunlara alışamadılar ama alışacaklar. Daha çok devletin milletle kaynaştığı şeyleri görecekler. Biz orada halkımızla beraber çay topladık. Ne demek istedik diye soracaklar, onu da öğrenecekler. Güzel de bir Rize ziyareti oldu. Ondan önce Balıkesir’de de yaptık. Herhalde Rize’ye gittik diye rahatsız olmuş olabilirler.”

    TÜRKİYE İLE İSRAİL ARASINDAKİ GELİŞMELER

    İsrail ile ilişkiler üzerine gelen bir soru üzerine Erdoğan olumlu gelişmeler noktasında aynı noktada olduklarını belirterek, “Temennimiz o dur ki bizim söylediğimiz özürdü tamam, tazminattı tamam gibi görünüyor. Üçüncü ambargonun kaldırılması ki bu ambargonun içinde Filistin’de enerji sıkıntısı var. Bunun giderilmesi için bazı teklifler yaptık. Su sıkıntısı var bu konuda tekliflerimiz oldu. Gelişmeler olumlu gibi görünüyor. Eğer bunları aşabilirsek. Bir diğer konu da okul hastane gibi biliyorsunuz. BM’nin yaptığı okullar, hastaneler bombalandı. O da hastane okul yapılması müsaade edilirse bizler enerji suda yapılması gerekenleri yapacağız. Bunun yanında gıda, ilaç Türkiye üzerinden olursa kabul ederiz diyorlar. Bunun da çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    EFES TATBİKATI

    Erdoğan, gelen soru üzerine ilk defa uluslararası çapta gerçekleştirilen Efes-2016 Birleşik Müşterek Atışlı Tatbikatı’nı da değerlendirdi. Efes tatbikatına hem başbakanlık hem cumhurbaşkanlığı döneminde katıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk defa katılımın yüksek olduğuna işaret ederek, “Bu katılımın çoklu olması aynı zamanda gerek savunma sanayinde dünyadaki savunma teknikleri konusunda aynı zamanda bir savunmanın, dayanışmanın da en güzel bir iadesiydi. Bu karşılıklı olarak Türkiye ile beraber 9 ülkenin müşterek yaptığı bir tatbikat oldu. Bu tatbikat bana göre çok çok verimli oldu. Genelkurmay başkanlarıyla sonunda bir değerlendirme yaptık. Onlar da çok memnun kaldıklarını ifade ettiler. İnşallah bundan sonra benzerlerini göreceğiz” dedi.

    TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ

    Türkiye-Rusya ilişkileri konusunda gelen soru üzerine de Erdoğan şunları söyledi:

    “Acaba bizden nasıl bir ilk adım bekleniyor. Biz Türkiye olarak suçlu sandalyesinde oturan bir ülke değiliz. Biz Rusya ile ilişkileri bozmak yerine geliştirmeyi arzu eden bir ülkeyiz. Kaldı ki Sayın Putin ile ilişkilerimiz çok farklı bir noktada iken böyle bir konuma gelmiş olması veya bir pilotun yaptığı bir yanlış nedeniyle koskoca Türkiye’yi feda etmesi gerçekten düşündürücüdür. Rusya ile münasebetleri yeniden geliştirmenin gayreti içerisinde olmamızı düşünüyorum. Temenni ederim ki bu sıkıntı aşılır ve Türkiye-Rusya son 10 yıl içinde attıkları adımları yeniden atarlar. Atmaya gayret ederler.”

    Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kentten ayrılarak Afrika ülkelerini ziyaret etmek üzere Afrika’ya hareket etti.

  • Maçka Belediyesi’nden Afrika’ya Kardeşlik Kuyusu

    İnsani Yardım Derneği’nin başlattığı “Her Belediyenin Bir Su Kuyusu Olsun” kapsamında Trabzon’un Maçka ilçe Belediye Başkanı Koray Koçhan ile İHH Trabzon Şube Başkanı Zühtü Kalma, Sierra Leone’de “Kardeşlik Su Kuyusu” açmak için protokol imzaladı.

    İHH Trabzon Şube Başkanı Zühtü Kalma, İHH Maçka Şube Başkanı İrfan Topal ile Afrika’da su kuyusu açma kampanyası çerçevesinde daha önce ziyaret ettiği Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan’dan destek sözü almıştı. Başkan Koçhan ve Kalma, İnsani Yardım Derneği’nin başlattığı “Her Belediyenin Bir Su Kuyusu Olsun” kapsamında, Sierra Leone’de “Kardeşlik Su Kuyusu” açmak için protokol imzaladı.

    Trabzon İHH Başkanı Zühtü Kalma kuraklık ve su sıkıntısı yaşanan coğrafyalarda su kuyuları açarak içme ve kullanma suyu temini çalışmalarına hız vermeye başladıklarını belirterek sorunun çözümüne katkı sağlamak için kampanya başlattıklarını söyledi. Kalma, “Bugüne kadar toplam 12 su kuyusu açıldı ve 7 su kuyusunun da inşaat çalışması devam etmektedir. İHH’nın dünya genelinde açtığı su kuyusu sayısı 4 bin 400’e ulaştı. Trabzon olarak bu sayıda yeterli katkılarımız olmadı ancak belediyelerin desteğini alarak bu sayının artacağını düşünüyoruz” dedi.

    Kalma, Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan’a kampanyaya verdiği desteklerinden dolayı teşekkür etti.

  • Sorgun’dan Afrika’ya Gönül Köprüsü

    Sorgun Dost Gönüller Gıda Bankası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri Sorgun Belediye Başkan Vekili Yusuf Telli’yi makamında ziyaret etti.

    Dost Gönüller Gıda Bankası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mithat Güler, Başkan Yardımcısı Orhan Tatar ve beraberinde Orta Afrika Ülkesi Çad’ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı temsilcisi Yahya Abdullah Ebubekir ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi bilgisayar mühendisliği öğrencisi Mikail Abdullah Abdurrahman ile birlikte ziyaret etti.

    Dost Gönüller Gıda Bankası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mithat Güler yaptığı açıklamada, Dost Gönüller Derneği Gıda Bankası’nın bölgede yaptığı sağlık çalışmaları başta olmak üzere her türlü desteği verdiklerini belirterek, “Özellikle ÇAD’da, Batha Lairi bölgesinde, Massenya vilayetine bağlı Amsakine isimli köyde çıkan yangında, her şeylerini kaybeden köy halkının feryadına, duyarsız kalmayan Sorgunlu vatandaşların yapmış oldukları yardımlardan dolayı teşekkür ederiz. Ayrıca Abeşe bölgesinde Osmanlı’dan bu yana yaşayan Türkler bulunuyor.” dedi.

    Sorgun Belediye Başkan Vekili Yusuf Telli’de ziyaretlerinden dolayı Dost Gönüller Gıda Bankası yöneticilerine ve beraberindekilere teşekkür etti.

  • Ev Tekstili Firmaları Afrika’ya Açılıyor

    Bursa’da ev tekstili firmaları Fas’ın Kazablanka şehrinde 31 Mart-3 Nisan 2016 tarihleri arasında düzenlenecek 2. Uluslararası Ev Tekstili ve Ev Gereçleri Fuarı’na (Morocco Home) çıkarma yapacak.

    Ev tekstili sektöründe Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden olan Bursa, Kuzey Afrika pazarındaki payını güçlendiriyor. BTSO destekleriyle Fas’ta düzenlenecek olan Morocco Home Fuarı’nda stant kuracak olan 30’dan fazla sektör temsilcisi, BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen bilgilendirme toplantısında buluştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Kuş’un da iştirak ettiği toplantıda, Bursalı firmalara Fas programı ile ilgili detaylı bilgiler verildi. İsmail Kuş,Kazablanka’da yapılacak fuarın Bursalı sektör temsilcileri için önemli bir organizasyon olduğunu söyledi.

    BTSO olarak Bursalı firmaların alternatif pazarlara yönelmesini hedeflediklerini belirten İsmail Kuş, Afrika pazarının Bursalı firmalar için büyük fırsatlar taşıdığını kaydetti. Bursa’nın ihracatında Afrika’nın payının artırılmasınıhedeflediklerini belirten İsmail Kuş, “Üyelerimizin dünyaya açılmasını hedefliyoruz. Son yıllarda Rusya ile yaşanan siyasi kriz, alternatif pazarların ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor. Fas bu açıdan Afrika pazarı için büyük bir ticaret noktası. Türkiye ve Fas ikili ticaretinde tekstil ürünlerinin payının büyük olduğunu biliyoruz. Bu açıdan ‘Morocco Home Fuarı’nın Bursalısektör temsilcilerine büyük fayda sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu.

    Morocco Home Fuarı, Fas’ın en büyük şehri olan ve Fas ticaretinin yüzde 80’ini elinde tutan Kazablanka şehrindeki Uluslararası Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek. Fuar, Kuzey Afrika ve dünyadan binlerce ev tekstili profesyonelinin bir platformda buluşmasına imkan sağlayacak. Uyku ve yatak odası ürünleri, tül, perde, dekorasyon, havlu ve banyo ürünleri, yer kaplamaları, perde aksesuarları gibi ürün çeşitliliğine sahip fuar, ev tekstilinde dünyada lider bir konumda olan Türk firmaları için de büyük önem arz ediyor.