Etiket: Afrika

  • Güney Afrika Ankara Büyükelçisi Malefane, Rektör Çomaklı’yı ziyaret etti

    Güney Afrika Ankara Büyükelçisi Malefane, Rektör Çomaklı’yı ziyaret etti

    Güney Afrika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Pule İsaac Malefane ve beraberindeki heyet Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı ziyaret etti.

    Çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’a gelen Büyükelçi Pule İsaac Malefane, iş birlikleri ve projeler hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere Rektör Çomaklı ile bir araya geldi.

    Samimi bir sohbet havasında geçen ziyarette konuşan Büyükelçi Malefane, Erzurum ve Atatürk Üniversitesinde olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

    Erzurum’un kendine özgü bir şehir olduğunu söyleyen Malefane, Atatürk Üniversitesinin de şehrin ana damarlarından biri olduğuna vurgu yaptı. Türkiye ve Güney Afrika arasındaki ilişkileri daha iyi bir seviyeye taşımak için eğitim alanındaki çalışmalara önem verilmesi gerektiğini belirterek, dünyanın geleceği için sağlam bir gençliğin yetiştirilmesinin önemine değindi.

    Atatürk Üniversitesi gibi insanlığa ve barışa hizmet edecek vizyona sahip üniversitelerle her türlü iş birliğine destek olacaklarını belirten Büyükelçi Malefane, konsolosluk olarak üniversite etkinliklerine iştirak edeceklerini söyledi.

    Rektör Çomaklı: “Misafir Öğrencilerimiz Bizim Evlatlarımız”

    Büyükelçi Pule İsaac Malefane’nin ziyaretleri dolayısıyla memnuniyetini dile getiren Rektör Çomaklı ise, konukların Erzurum ve Atatürk Üniversitesinden güzel duygularla ayrılmaları temennisinde bulundu.

    Türkiye’nin yatırımcılar için önemli bir nokta olduğuna işaret eden Rektör Çomaklı, Atatürk Üniversitesinin bu konuda üzerine düşeni yapacağını belirtti.

    Çomaklı: “Güney Afrika Cumhuriyetindeki önemli üniversitelerle ortak programlar açarak projeler yapabiliriz. Üniversitemiz çok güçlü bir alt yapıya sahip. Bünyemizde eğitim gören misafir öğrencilerimizin her türlü ihtiyacını karşılıyoruz. Bizim kültürümüzde onlar bizim sadece öğrencilerimiz değil, aynı zamanda evlatlarımız. Onlar bu dünyanın geleceği ve dünya barışını sağlayacak temel güçler. Bu yüzden gençlerimizi önemsiyoruz ve daima destekçileri oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Ziyaretin ardından Rektör Çomaklı günün anısına konuğu Büyükelçi Malefane’ye hediye takdim etti.

  • Güney Afrika Büyükelçisi Malefane’den ETSO’ya ziyaret

    Güney Afrika Büyükelçisi Malefane’den ETSO’ya ziyaret

    Erzurum Valiliği ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca hazırlanan “Kayağın İpekyolu Projesi” kapsamında, 37 ülkenin büyükelçileriyle Erzurum’a gelen Güney Afrika’nın Ankara Büyükelçisi Pule Malefane, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nı (ETSO) ziyaret etti.

    ETSO Meclis Başkanı Saim Özakalın ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Muharrem Özdemir ve Hüseyin Polat tarafından ağırlanan Büyükelçi Malefane’ye, Büyükelçilik Ticari Ataşesi Tsepho Ranamale ve Özel Kalem Müdiresi Bahar Demircan da eşlik etti.

    ETSO Yönetim Kurulu Salonu’nda gerçekleşen görüşmede, Büyükelçi Malefane’nin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Meclis Başkanı Saim Özakalın, Oda’nın çalışmaları, Erzurum’un ekonomik yapısı hakkında bilgiler verdi. Erzurum’un eğitim, sağlık, turizm, tarım ve hayvancılık alanlarında önemli bir altyapı ve potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Özakalın, söz konusu alanlarda Güney Afrika ile işbirliği imkanlarının daha iyi araştırılmasının faydalı olacağına inandığını söyledi. Yine Erzurum’un tarihin her döneminde önemli bir ticari kavşak konumunda olduğunu ve 300 kilometre çapında 5 ülkeye kolay ulaşımı olması sebebiyle cazibeli bir il olduğunu kaydeden Meclis Başkanı Özakalın, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri gibi geniş pazarlara ve büyük bir coğrafyaya Erzurum üzerinden daha rahat ulaşılabileceğini belirtti. İki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi için Erzurum’a fahri konsolosluk açılabileceğine değinen Özakalın ayrıca, Büyükelçiliğin rehberliği doğrultusunda iş heyetlerinin karşılıklı ziyaretleri olabileceği gibi Güney Afrika’da belirlenecek bir ticaret ve sanayi odası ile ‘Kardeş Oda’ protokolü imzalayabilecekleri ifade etti.

    Ziyarette daha sonra konuşan Güney Afrika’nın Ankara Büyükelçisi Pule Malefane ise, Erzurum’da gördükleri ilgiden büyük mutluluk duyduklarını belirterek, Erzurum’un kendine has güzellikte, avantajları ve potansiyeli olan bir şehir olduğunu söyledi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin istenilen düzeyde olmadığını anlatan konuk Büyükelçi, ancak iki ülke arasındaki ticaret bağlarını daha da güçlendirmek için daha fazla çaba göstermeye her zaman hazır olduklarını bildirdi. Güney Afrika’da 200’ün üzerinde Türk firmasının bulunduğunu açıklayan Büyükelçi Malefane şunları söyledi; “Erzurum’daki firmaları ve iş insanlarını da Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülüğünde ülkemizin potansiyel yatırım alanlarını görmeleri için davet ediyoruz. Erzurum’daki potansiyel sektörlerde, başta eğitim, turizm, sağlık, tarım ve hayvancılık, ayrıca madencilik sektörlerinde iş birliği yapmaya hazırız. Özellikle ülkemizdeki madenlerin işlenmesi konusunda birlikte çalışabiliriz. Bizler de sizin gibi ticareti çok önemsiyoruz. Daha güçlü diyaloglar kurarak potansiyellerimizi daha iyi değerlendirmenin yollarını aramalıyız.”

    ‘Kardeş Şehir’, ‘Kardeş Oda’ gibi uygulamalara da sıcak baktıklarını söyleyen Büyükelçi Malefane, Erzurum’daki firmaları ülkesinde ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağını sözlerine ekledi. Büyükelçi Malefane, ETSO’nun fahri konsolosluk talebini de değerlendireceklerini söyledi.

    Ziyaretin sonunda ETSO Meclis Başkanı Saim Özakalın konuk büyükelçiye Erzurum’a özgü gümüş işlemeli Oltutaşı tespih hediye etti. Büyükelçi Malefane da kendisine, tüm dünyada ırkçılığa karşı verdiği mücadeleyle tanınan ve Güney Afrika’nın ilk siyahi cumhurbaşkanı olan Nelson Mandela’nın doğumunun 100. Yılı anısına hazırlanmış gümüş bir tabak hediye etti.

  • Bursalı konfeksiyoncuların Kuzey Afrika çıkarması

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının (BTSO) UR-GE projeleri kapsamında Fas’ı ziyaret eden bebe ve çocuk konfeksiyoncuları, Kazablanka’da 2 bin iş görüşmesi gerçekleştirdi.

    Ticaret Bakanlığının destekleriyle bebe-çocuk konfeksiyonu sektöründe iki Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’ni (UR-GE) aynı anda yürüten BTSO, üyelerini iki UR-GE projesinin ortak faaliyeti kapsamında 10-13 Aralık tarihleri arasında Kuzey Afrika’ya taşıdı. Bursalı bebe-çocuk üreticilerinden oluşan 120 kişilik heyetin Fas ekonomisinin lokomotif kenti Kazablanka’da sergiledikleri ürünler büyük ilgi gördü. BTSO üyeleri, Fas’taki ikili iş görüşmeleri kapsamında yaklaşık 2 bin iş görüşmesi gerçekleştirdi. Fas’ta faaliyet gösteren iş insanları, Bursa ürünlerinin uygun fiyat ve yüksek kalite ile fark oluşturduğunu belirtti. Bursa iş dünyası temsilcileri de yaptıkları görüşmelerin yeni işbirliklerine yol açacağı görüşünde birleşti.

    Faslı Tüccarların Ulusal Birliği Genel Sekreteri Ahmed Elhaimeur, sergilenen ürünlerin kaliteli olduğunu vurgulayarak, “Türk ürünlerinin burada kolaylıkla satılacağını düşünüyorum. Burada hem bebekler hem de çocuklar için zengin bir ürün yelpazesi var. Organizasyonu yaptığınız için sizlere çok teşekkür ederim. İnşallah bu programların yenilerini gerçekleştirirsiniz. Farklı şehirlerde yapacağınız organizasyonlar da Türk firmalarıyla aramızdaki ticaretin artmasına imkan sağlayacaktır” dedi.

    Fas’ta bebe-çocuk giyim sektöründe yaklaşık 30 mağazaları bulunduğunu belirten Said El Hanachi de, “Son dönemde Türkiye’den ürün tedarik etmeye başladık. Aldığımız ürünleri çok kısa bir süre içerisinde sattık. Burada sergilenen ürünlerin kalitesi ve bizlere sunulan fiyatlar da çok iyi. Oldukça olumlu görüşmeler yaptık. Birkaç firmaya siparişlerimizi de verdik. İnşallah 9-12 Ocak tarihlerinde Junioshow için de Bursa’da olacağız” dedi.

    Sektörde faaliyet gösteren Rhali firmasının sahibi Tahar Farih Rhali, düzenlenen organizasyon için Ticaret Bakanlığına ve BTSO’ya teşekkür etti. Rhali, “Aramızdaki kültürel ve tarihsel yakınlıkla çok daha güçlü bir ticaretin oluşacağına inanıyoruz. Daha önce İstanbul’daki firmalarla da çalışmıştık. Burada Bursa firmalarıyla çok verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Ocak ayında Bursa’da gerçekleştirilecek Junioshow’u da ziyaret etmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

    BTSO’nun UR-GE üye firmalarından Cumino Kids’in sahibi Ezgi Danişmend Çetinel, Juniokids kurumsal kimliğiyle uluslararası pazarlarda her geçen yıl daha da etkin hale gelen UR-GE projesinin yeni üyeleri arasında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çetinel, “UR-GE projeleri, markamıza, şehrimize ve ülkemize çok büyük değer katıyor. BTSO liderliğinde gerçekleştirilen projelerin bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyuz. Bu kapsamda yaptığımız iş görüşmeleri de oldukça iyi geçti. Odamıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

    Gocoland firmasının sahibi Gülşah Özbay da sektörde 2010 yılından itibaren faaliyet göstermeye başladıklarını söyledi. Kuruluşlarından kısa bir süre sonra ihracata başladıklarını belirten Özbay, “BTSO’nun projeleriyle ihracat odaklı çalışmalarımız daha da ivme kazandı. Görüşmelerimiz beklentilerimizin de üzerinde gerçekleşti. Bu kadar yoğun ilgi ve yüksek talebi beklemiyorduk. Bu görüşmelerin pek çoğunun ticarete yansıyacağına da inanıyorum. BTSO’ya teşekkürlerimizi sunuyorum” diye konuştu.

  • Afrika uzmanı Trump’ın yeni Afrika stratejisini değerlendirdi

    Afrika Uzmanı Huriye Yıldırım Çinar, ABD’nin Afrika politikalarında dört temel amacı olduğunu belirterek, “Tüm kıtada odaksız ve öncelikler gözardı edilerek yapılan plansız ve gereksizce cömert Amerikan yardımları yerine Afrika ülkelerinde belirli sektörlere yatırım yapmak. Bilhassa Güney Sudan örneğinden hareketle verimsiz BM Barış Gücü misyonlarına verilecek desteği yeniden değerlendirmek. Afrika ülkeleriyle yeni ticaret anlaşmaları yapmak, kıtadaki orta sınıfı geliştirmek ve daha güçlü yapıların tesisini sağlamak. Afrika ülkelerinde terörle mücadele misyonlarına desteği sürdürmek” dedi.

    Afrika Uzmanı Huriye Yıldırım Çinar, Trump yönetiminin yeni Afrika stratejisini değerlendirdi. Kasım 2016’da ABD’nin 45. devlet başkanı olan Donald Trump’ın oldukça sansasyonel dış politika söylem ve eylemlerinden Afrika kıtasının da nasibini aldığını belirten Çinar, Başkan Trump’ın Afrika ülkelerine yönelik seyahat engelleri ve küçültücü söylemlerinin de ABD-Afrika ilişkilerinde tansiyonu yükselttiğini kaydetti. “Ancak 2 yılı aşkın süredir kan kaybederek devam eden Trump yönetiminde küresel ölçekte artan Çin ve Rusya gibi aktörlerle artan rekabet Washington’a Afrika politikalarını gözden geçirme ihtiyacı doğurmuştur” diyen Çinar, “Çünkü Afrika kalabalık genç nüfusu, zengin doğal kaynakları, dünyanın en hızlı gelişen ekonomileri ile uluslararası platformlarda 54 ülkeden gelebilecek siyasal destek potansiyeliyle Amerikan çıkarları için muazzam öneme haizdir. Uzunca bir süredir bazı kongre üyelerinin de baskısıyla Trump yönetimi, Afrika politikaları üzerinde bir çalışma gerçekleştirmiş ve 13 Aralık günü Heritage Vakfında John Bolton bu yeni stratejileri açıklamıştır” açıklamasında bulundu.

    “ABD’nin Afrika politikalarında dört temel amacı olduğu anlaşılmaktadır”

    Çinar, açıklamasında şunları kaydetti:

    “Bolton’un konuşmalarından ABD’nin Afrika politikalarında dört temel amacı olduğu anlaşılmaktadır; tüm kıtada odaksız ve öncelikler gözardı edilerek yapılan plansız ve gereksizce cömert Amerikan yardımları yerine Afrika ülkelerinde belirli sektörlere yatırım yapmak. Bilhassa Güney Sudan örneğinden hareketle verimsiz BM Barış Gücü misyonlarına verilecek desteği yeniden değerlendirmek. Afrika ülkeleriyle yeni ticaret anlaşmaları yapmak, kıtadaki orta sınıfı geliştirmek ve daha güçlü yapıların tesisini sağlamak. Afrika ülkelerinde terörle mücadele misyonlarına desteği sürdürmek.”

    Bolton’un konuşmasında Afrika’nın öneminin Amerikan yetkilileri tarafında yeterince anlaşılamadığını, Rusya ve Çin ile rekabetin kıtanın önemini kendilerine gösterdiğine değinerek, bunun Amerikan politikaları için bir dönüm noktası olduğunu düşündüğünü dile getirdiğini bildiren Çinar, “Öyle ki ABD yaklaşık 39 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırımıyla Afrika’da önemli bir aktör olsa da son yıllarda bölgede Çin ve Rusya giderek etkisini arttırmaktadır. Çin, günümüzde Afrika ülkeleriyle yaklaşık 170 milyar dolarlık ticaret hacmine, devasa alt yapı/inşaat projeleri ve yatırımlarla doğal kaynaklar üzerinde önemli imtiyazlara sahiptir. Son günlerde uluslararası kamuoyunda Çin’in Afrika ülkelerine uyguladığı borç verme stratejisiyle bölge devletlerini kontrolünde tutmaya çalıştığı yönündeki eleştiriler artmıştır. Bolton, konuşmasında Çin’in uygulamalarını ima ederek, Afrika ülkelerinin küresel aktörlerle ilişkilerinde maruz kaldığı rüşvet, saydam olmayan anlaşmalar ve devletleri kontrol altında tutmada borç stratejisini vurgulamıştır. Çin’in askeri alanda da Amerikan çıkarlarına bir tehdit oluşturduğunu söylemek mümkündür. Bilindiği üzere Çin ilk denizaşırı askeri üssünü Cibuti’de açmıştır. Cibuti aynı zamanda ABD’nin tek kalıcı askeri üssüdür. Bu nedenle buradaki Çin askeri varlığı Washington yönetimini oldukça rahatsız etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

    “Çin kadar ciddi bir tehdit olmasa da Afrika kıtasında Rusya’nın son yıllarda artan varlığı da Trump yönetimini rahatsız etmektedir”

    Niceliksel olarak Çin kadar ciddi bir tehdit olmasa da Afrika kıtasında Rusya’nın son yıllarda artan varlığının da Trump yönetimini rahatsız ettiğini kaydeden Çinar, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Henüz daha bu Eylül ayında Moskova’dan Eritre’de lojistik bir üs kurulacağı duyurusu yapılmıştır. Diğer yandan Afrika’da devlet destekli Rus şirketlerinin yatırımları ile askeri ve siyasi danışmanların varlığında da ciddi bir artış gözlemlenmektedir. Örneğin Orta Afrika Cumhuriyeti’ne ülkedeki askeri ve siyasi yapıların güçlendirilmesine yönelik Rus desteği elmas, altın ve diğer bazı mineraller üzerinde bazı imtiyazlar karşılığında verilmektedir. Son olarak ise Rus silahlarının Afrika ülkelerine satılması Moskova yönetiminin önemsediği konular arasındadır. Üzerinde durulması gereken bir husus da Çin ve Rusya gibi aktörlerin Afrika’da askeri varlıklarını arttırmaya çalışırken ABD’nin tam tersini planlamasıdır. Pentagon’dan yapılan açıklamalarda yaklaşık 7 bin 200 öğesi bulunan Amerikan askeri birliklerinin sayısında yüzde 10’luk bir azalma planlandığına değinilmiştir. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Öncelikle Trump yönetiminin algıladığı askeri güvenlik tehditlerinin yoğunluğu Afrika’dan ziyade Ortadoğu, Pasifik gibi bölgelere kaymıştır. Ayrıca Ekim 2017’de Nijer’de 4 Amerikan askerinin ölmesi sonrasında kıtadaki Amerikan askeri varlığının bu denli yoğun olmasının gerekliliği sorgulanmaya başlanmıştır. Ancak buna rağmen Afrika’nın hala Amerikan güvenlik stratejilerinde önemli bir konuma sahip olduğunu söylemek mümkündür. Niteliksel bir azalma planlansa da Çin ve Rusya rekabeti açısından ABD’nin kıtadaki askeri mevcudiyetinde birtakım stratejik gelişimler arzulanmaktadır. Örneğin Amerikan askeri kayıplarını azaltıp, daha etkili gözlem kapasitesine ve vurucu güce sahip drone teknolojisinin bölgedeki operasyonlara katkıda bulunması için kıtada Amerikan drone üslerinin sayısı giderek arttırılmaktadır.”

  • Cezayir’in otomotiv fuarı “EQUIP AUTO CEZAYİR ” Kuzey Afrika ihracat pazarına giriş fırsatı sunuyor

    11-14 Mart 2019 tarihlerinde düzenlenecek olan 13. Uluslararası EQUIP AUTO CEZAYİR Fuarı, otomotiv piyasasındaki karar verici, tamirci, distribütör, imalatçı, yatırımcıdan oluşan sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Fuara geçtiğimiz yıl 10,320 profesyonel ziyaretçi gelirken 19 ülkeden 525 katılımcı firma fuarda yer almıştır.

    EQUIP AUTO Cezayir, son yıllardaki etkili organizasyonu sayesinde ülkedeki otomotiv sektörü için önemli bir buluşma noktası haline geldi. Katılımcıların %73’ü uluslararası şirketlerden oluşan fuarın, birçok ziyaretçi ve katılımcısı, organizasyondan memnuniyetlerini açıkça dile getiriyor. Katılımcıların çoğunun şimdiden 2019 organizasyonu için yerlerini ayırttığı fuar, Cezayir pazarının çok yüksek bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Yurt dışı fuarcılık sektörünün en etkin firmalarından Expotim’in bu yıl milli katılım organizatörlüğünü üstlendiği ve hazırlıklarını sürdürdüğü en önemli organizasyonlardan biri olan, 11-14 Mart 2019 tarihlerinde düzenlenecek olan 13. Uluslararası EQUIP AUTO CEZAYİR fuarına geçtiğimiz yıl 10,320 profesyonel ziyaretçi gelirken 19 ülkeden 525 katılımcı firma fuarda yer alarak Kuzey Afrikalı alıcı ve sektör profesyonelleri ile bir araya gelmişti.

    ” Türkiye’nin Kuzey Afrika’daki en büyük ticaret ortağı Otomotiv ve Otomotiv Yan Sanayi Endüstrisinde yenilikçi çözümlerin sunulacağı Equip Auto Cezayir Fuarının milli katılım organizatörü olan Expotim’in Satış Direktörü Çağatay Erşahin, Cezayir’in Kuzey Afrika’nın en büyük ülkesi olduğunu ve ekonomik gelişim açısından çok yüksek potansiyele sahip bir ihracat pazarı olduğunu belirtti. Erşahin, “Petrol ve Doğal gaz zengini Cezayir halen ülkemizin Afrika’daki en yüksek ticaret hacmine sahip olduğu ülke durumundadır. Cezayir, geçtiğimiz yıl ülkemizden 2 milyar dolarlık ithalat yaptı. Cezayir’in en çok ithalat yaptığı 2. sektör otomotivdir. Cezayir’de otomotiv sektörü %99 oranında ithalata dayanmakta ve sektörün 2017 yılındaki ithalat hacmi 1.7 milyar dolar olmuştur” şeklinde konuştu.