Etiket: ADÜ’de

  • ADÜ’de “Yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi” konuşuldu

    Adnan Menderes Üniversitesi tarafından 19’uncusu düzenlenen “Diriliş” konferansına konuk olan Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr. Muhammet Mücahit Küçükyılmaz, “15 Temmuz Sonrası Güçlü Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi ” konulu konferans verdi.

    Konferans öncesi ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan’ı makamında ziyaret eden Dr. Mücahit Küçükyılmaz, Üniversite hakkında Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan’dan bilgiler aldı. Dr. Mücahit Küçükyılmaz, Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Sistemini demokrasi şehidi Adnan Menderes’in adını taşıyan bir Üniversitede anlatmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

    Konferansa Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, Genel Sekreter V. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aslan, dekanlar, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan etkinlikte, Dr. Mücahit Küçükyılmaz, Ülkemiz tarihinin darbelerle geçtiğini anımsatarak anayasalarımızın da darbeler sonucu oluştuğunu, 15 Temmuz darbe girişiminde bu darbelerin benzerini yaşadığımızı anlattı.

    Ülkemizdeki Anayasa tartışmalarına açıklık getiren Dr. Küçükyılmaz, 1961 ve 1982 Anayasalarını darbecilerin yaptığını anlatarak, elinde belinde silahı olan ve darbecilerin kendi geleceklerini garanti altına alarak hazırladıkları anayasalarla yıllarca yönetildiğimizi söyledi. Bugünkü anayasa tartışmalarının merkezinde “Cumhurbaşkanının partili olması tarafsızlığa aykırıdır!” söyleminin olduğuna değinen Dr. Küçükyılmaz, “ Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Celal Bayar partili Cumhurbaşkanlarıydı. Partili Cumhurbaşkanları dönemi 60 darbesiyle son buldu. 60 darbesinden sonra ise askerlerin Cumhurbaşkanı olma geleneği başladı. Ta ki Turgut Özal’ın sivil bir cumhurbaşkanı olmasına kadar bu süreç devam etti” diye konuştu.

    Halkın, 15 Temmuz’da kendi seçtiği iktidara sahip çıktığını vurgulayan Dr. Küçükyılmaz, “O insanlar sokaklara dökülmeseydi bizler bugün buralarda olamayabilirdik” diyerek tarafsızlık diye bir şeyin olamayacağını bunun da meslek olarak sadece hâkim ve hakemlerde olabileceğini söyledi.

    Başkanlık Sisteminin istikrar sistemi olduğunu; 240 yıllık Amerika tarihinde 58 hükümet kurulmuşken, bizim mevcut sistemimizde ise sadece 94 yılda 65 hükümet kurulduğunu kaydeden Dr. Mücahit Küçükyılmaz, ortada bir hükümet enflasyonu olduğunu, bu ülkenin 3-5 günlük 3-5 aylık hükümetler gördüğünü belirtti. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile koalisyon döneminin sona ereceğini dile getiren Dr. Küçükyılmaz, dünyanın bu yöne doğru evrildiğini, İtalya’nın koalisyonu yasakladığını anlattı.

    “Almanya ve Hollanda’nın neden hayır dediğini? Neden Türkiye ile problem yaşamaya çalıştıklarını?” ele alan Dr. Küçükyılmaz, İstanbul’da yapımı süren üçüncü hava limanının faaliyete geçmesiyle Frankfurt ve Amsterdam hava limanlarının etkisini kaybedeceğini, ekonomik zarara uğrayacaklarını işaret ederek Avrupa’nın, karşısında istikrarlı bir Türkiye görmek istemediğini sözlerine ekledi.

    Etkinliğin sonunda dinleyicilerin sorularını yanıtlayan Dr. Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’a, Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, teşekkür belgesi ve Adnan Menderes Üniversitesi hediye paketini verdi.

  • Alternatif enerji jeotermal ADÜ’de masaya yatırıldı

    Aydın’da düzenlenen “Alternatif Enerji; Jeotermal” başlıklı konferans, Adnan Menderes Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi Miletos Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Makine Yüksek Mühendisi Cihan Çanakçı ve Servis Müdürü Esin Siga’nın uzman görüşleriyle Jeotermal Enerjiyi değerlendirdiği konferansa, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

    Jeotermal Enerjinin, dünyada kullanılabilir yenilenebilir enerji alanında çok büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Cihan Çanakçı, nükleer, kömür gibi enerjilerin potansiyelinin yüksek olmasına rağmen riskinin yüksek olduğunu, jeotermal enerjinin bu anlamda riskinin düşük olduğunu belirtti. Dünyanın kalbinden gelen ısı olarak nitelendirilen Jeotermal Enerji’nin, yeraltından 5 bin dereceden geldiğini, yüzeye yaklaştıkça soğuduğunu söyleyen Çanakçı, Jeotermal Enerjinin termal uygulamalarda, ısıtma sistemlerinde ve elektrik santrallerinde kullanılabildiğini belirtti. Dünya var oldukça jeotermal enerjinin var olacağını, bu yüzden yenilenebilir olduğunu, düzgün yönetildikçe sürdürülebileceğini söyledi. Jeotermal enerjinin çevre kirliliğine neden olmayacağına dikkat çeken Çanakçı, bunun önlemler alındığında mümkün olacağını, Türkiye’de hızlı jeotermalleşme ve yatırım sürecinde bunun arka plana atıldığını söyledi. Cihan Çanakçı, dışa bağımlılığı olmayan bir enerji türü olan Jeotermalin, Ülkemizin enerji bağımlılığı düşünüldüğünde kesinlikle iyi bir alternatif olduğuna dikkat çekti. 2008 yılından itibaren hızlı bir jeotermal enerji yarışına girildiğini belirten Çanakçı; seracılık, termal oteller ve elektrik santralleriyle 860 MW’ye ulaştıklarını ifade etti.

    Konferansın diğer konuşmacısı Esin Siga ise Jeotermal Enerji üretmede yetişmiş personelin önemine dikkat çektiği konuşmasında, yetişmiş personel eksikliğinden duydukları sıkıntıları dinleyicilerle paylaştı. Kurulan herhangi bir jeotermal santrale yapılan yatırımın, normal şartlarda yaklaşık 40 milyon dolar harcanarak 5 senede karşılığının alındığını belirten Siga, yeterli eğitim almamış ara eleman sıkıntısı yüzünden bu yatırımın karşılığının 10 senede alınabildiğini belirtti. Jeotermal enerji santrallerinde yaşadığı teknik arıza ve kazaları, desteklediği görsellerle anlatan Siga, ADÜ Sürekli Eğitim Merkezi (ADÜSEM) ile gerçekleştirdikleri proje kapsamında, 17 Nisan’da başlayacakları 40 saatlik bir eğitimle Jeotermal Santrallerde çalışmak isteyen katılımcılara destek olacaklarını söyledi.

    Sunumların ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Çanakçı ve Siga’ya konferansın sonunda ADÜSEM Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Nacak tarafından teşekkür belgesi verildi.

  • ADÜ’de Teknoloji Eğitim Konuşmaları seminerleri devam ediyor

    Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen ‘Teknoloji Eğitim Konuşmaları’ dizisi büyük ilgyle devam ediyor.

    Bu kapsamda gerçekleşen Doç. Dr. Aşkın Kurt, Yrd. Doç. Dr. Müge Adnan ve Yrd. Doç. Dr. Deniz Merkan Gezgin’in konuşmacı olarak katıldığı “Kim Korkar Teknoloji Bağımlılığından” başlıklı seminer, ADÜ Atatürk Kongre Merkezi Maiandros Salonu’nda yapıldı.

    Seminere, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Törün Özer’in yanı sıra öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan “Yakın çevremde ve öğrencilerimde teknoloji bağımlılığına şahit oluyorum. Teknolojiyi faydalı işler için kullanabilirsek bağımlılığı yönetebiliriz. Üniversite olarak, teknolojinin getirdiği bütün nimetlerden yararlanıp sizlere en iyisini sunmaya çalışıyoruz” dedi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müge Adnan, teknoloji bağımlılığının ulaştığı noktayı istatistiklerle ortaya koydu. Amerika’da ortalama bir yetişkinin günde 30 kere telefonunu kontrol ettiğini ve yaş küçüldükçe bu rakamın 150’ye çıktığını belirten Yrd. Doç. Dr. Adnan, “Araştırmaya katılanlar, en fazla akşam saatlerinde aileleriyle ve arkadaşlarıyla zaman geçirecekleri vakitlerini telefonda geçiriyor. 15 000 kişinin katıldığı başka bir araştırmaya göre de yüzde 63 katılımcı, telefonlarını biri ararsa, mesaj gelirse diye uyurken bile açık bırakıyor.” dedi. Amerika’da genç ölümlerin yüzde 25’inin araba kullanırken gerçekleştiğinin istatistik olarak doğrulandığını belirten Yrd. Doç. Dr. Adnan, “Bir Amerikan futbolu sahasının tamamını direksiyon başında mesajlaşıyorken gözümüz kapalı geçiyoruz.” şeklinde konuştu.

    Uzmanların teknoloji bağımlılığını sigara bağımlılığına benzettiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Adnan araştırmaların sosyal medyada beğeni alanların, tıpkı sigara içildiğindeki gibi mutluluk hormonu salgıladığını, beğenilmediğinde stres hormonunu arttırdığını gösterdiğini belirtti.

    Seminerin diğer konuşmacısı Anadolu Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Aşkın Kurt ise aile bireylerinin ebeveynler de dahil interneti sıklıkla kullandığını ve bunun bağımlılık halini aldığını belirterek, ailelerin sosyal medyada geçirdiği vaktin çocuklarıyla geçirdiği vakitten fazla olduğuna dikkat çekti. İnsanların internete ve sosyal medyaya ulaşamamalarının bir takım kaygı bozuklarına yol açtığını söyleyen Doç. Dr. Kurt, fomo, nomofobi, netlessfobi, stalking, hikikomoni ve siberkondria gibi internet ve sosyal medya bağımlılığından kaynaklı rahatsızlık verici davranışların literatüre girdiğini belirtti.

    Teknoloji bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan nomofobik davranışların kişilerde yarattığı etkiler hakkında konuşan Trakya Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Mertkan Gezgin, “Nomofobik davranış, kişinin telefonu yanında olmadığında yaşadığı kaygı durumu olarak karşımıza çıkıyor. Bu kişiler gece telefonlarını kapatamıyor, gece uyanıp telefonu kontrol ediyor, bu kişilerde iletişime geçememe ve haber alamama kaygısı görülüyor.” dedi.

    Yaptıkları araştırmada orta düzeyde nomofobinin yaygın olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gezgin, “Teknoloji bağımlılığından kurtulmak için, ailenizle daha fazla vakit geçirin, spor yapın, daha çok sosyalleşin, hobi edinin, akıllı telefonu evde bırakarak denemeler yapın, kısacası teknoloji size değil, siz teknolojiye hükmedin.” dedi.

    Seminerin bitiminde, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan tarafından, seminerin konuşmacısı öğretim üyelerine teşekkür belgeleri verildi.

  • ADÜ’de “Kendi Değerlerimiz” adlı söyleşi yapıldı

    Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde “Kendi Değerlerimiz” adlı söyleşi programı ekonomi konu başlığıyla, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan’ın moderatörlüğünde Atatürk Kongre Merkezi Miletos Salonu’nda gerçekleşti.

    Akademik personelinin bilgi birikimlerini ve deneyimlerini paylaştığı “Kendi Değerlerimiz” programında bu kez ülke gündemindeki ekonomik konular ele alındı. Programa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. M. Erdemir Gündoğmuş, Prof. Dr. Yusuf Kaderli, Doç. Dr. Abdullah Özdemir, Doç. Dr. Ahmet Can Bakkalcı, Doç. Dr. İsmet Ateş, Yrd. Doç. Dr. Ali Bilgenoğlu, Yrd. Doç. Dr. Adem Karakaş ve Yrd. Doç. Dr. Ömer Özpınar, Varlık Fonu Nedir, Neyi Amaçlar? Varlık Fonunun Ülke Ekonomisindeki Fonksiyonu, Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Dünyadaki ve Türkiye’deki İşlevleri ve İstihdam Seferberliğinin Ekonomiye Etkileri başlıklarında toplanan konulara açıklık getirdi.

    Etkinliğe Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca ve Prof. Dr. Törün Özer, Genel Sekreter V. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aslan, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

    Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Türkiye ve dünya gündemindeki ekonomik konular, altın ve doların yükselişi, yerli üretimin esasları ve ekonomik sistemler mercek altına alındı. Açılışta yaptığı konuşmada Rektör Prof. Dr. Bircan, dünya ekonomisinin hassas dengeler üzerine kurulduğunun altını çizerek, para politikalarıyla dünya üzerinde birçok oyun oynandığını ve bu politikalarla büyük şirketlerin iflasa sürüklenirken, ülkelerin de kaos içinde bırakıldığını ifade etti.

    Ekonomi biliminin kıtlık bilimi olduğuna değinen öğretim üyeleri, sınırlı kaynakların sınırsız ihtiyaçları karşılamak için ekonomi biliminin doğduğunu vurguladı. Bununla beraber son dönemde Türkiye gündeminden düşmeyen varlık fonu hakkında da açıklamalar yapan ekonomistler, varlık fonu’nun ilk defa Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıktığını ve bugün dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bu fonun bulunduğunu anlattı. Türkiye’deki varlık fonu ile dünyadaki varlık fonları arasındaki farkları da ortaya koyan öğretim üyeleri, handikaplarına rağmen, özgün bir model geliştirildiğini ve başarılı olunursa bu modelin ihraç edilebileceğini söyledi. Söyleşide, kredi derecelendirme kuruluşlarının uluslararası alandaki fonksiyonlarına da açıklık getirilirken, ülkelerin kredi derecelendirme kuruluşlarını uluslararası yatırım alabilmek için bizzat davet ettikleri ve bu kuruluşların ülkelere verdikleri puanlamaya göre yatırım aldıkları kaydedildi. Öte yandan bu kuruluşların siyasi otoritelerden ne kadar bağımsız oldukları tartışıldı.

    Katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla son bulan etkinlikte, Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, katkılarından dolayı öğretim üyelerine teşekkür belgesi verdi.

  • ADÜ’de uluslararası resim ve heykel sergisi düzenlendi

    Adnan Menderes Üniversites, 25. Yıl Etkinlikleri kapsamında düzenlenen uluslararası resim ve heykel sergisi beğeni topladı.

    Adnan Menderes Üniversites, 25. Yıl Etkinlikleri kapsamında ADÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Kara tarafından düzenlenen Uluslararası Sanatsal Orman Kampı Karma Sergisi (Wia Camp), Atatürk Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda gerçekleşti. Sergiye, ADÜ akademik ve idari personelinin yanı sıra öğrencilerimiz ve çok sayıda sanatsever katıldı.

    Sergi hakkında değerlendirme yapan Yrd. Doç. Dr. Şükrü Kara, “Sergimizde bulunan resim ve heykeller, 7 yıl boyunca orman kamplarında yapılan çalışmalar sonucu oluşturuldu. Sergide yerli ve yabancı 40 sanatçının eseri bulunuyor. Bizim kamplarımızda sadece resim, heykel aktiviteleri değil, akşamları da klasik müzik dinletileri ve görsel etkinlikler de gerçekleşiyor. Asıl amacımız yerli ve yabancı sanatçıları bir araya getirip kültürel etkileşim sağlayarak dünya barışına katkıda bulunmak” dedi.

    Uluslararası Sanatsal Orman Kampı Karma Sergisi, ADÜ Atatürk Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda 30 Aralık 2016 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.