Etiket: adres

  • Adres Patent’ten ‘Coğrafi İşaret’ vurgusu

    Adres Patent Genel Müdürü Cumhur Abdullah Akbulut, yaptığı açıklamada “Coğrafi işaret herhangi bir ürünün kendini koruma altına aldığı kadar doğrudan üreticinin dolaylı olarak da tüketicinin korunmasına yönelik bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yolla belirli ürünün üretiminde tüketici aleyhine olabilecek olumsuz uygulamalar ve taklit ürünler de kontrol altına alınacaktır” dedi.

    Mut Zeytinyağı, Meli İnciri, Korkuteli Karyağdı Armudu, Urfa Zerdesi, Tunceli Şorbik Çorbası, Sinop Nokulu, Beypazarı Kurusu gibi yöresel ürünler yerinde istihdam, güçlü yerel ekonomiyi destekleyen yöresel fuarda Türkiye’de ‘Coğrafi İşaret Tescili’ alan ürünler ön plana çıkacak.

    Adres Patent de fuarda

    Türkiye’nin 81 iline ait yöresel lezzetlerin haritasını hazırlayarak bir ilke imza atan Adres Patent de fuara güçlü bir ekiple katılacağını duyurdu. Şirket, coğrafi işaret belgesi almak isteyen tüm üreticilere destek verecek. Adres Patent Genel Müdürü Cumhur Abdullah Akbulut, “Sınai mülkiyet haklarını öğrenmek, yerel ürünlerini dünya ile buluşturmak ve ürünlerine değer katmak isteyen üreticileri mutlaka standımıza bekliyoruz” dedi.

    Neden coğrafi işaret almalıyız?

    Akbulut, ‘Neden coğrafi işaret almalıyız?’ konusuna şu sözlerle açıklık getirdi: “Geleneksel bilgi ve kültürel değerlerimizin korunması açısından büyük öneme sahip olan coğrafi işaretler, üreticiye de pazarlama konusunda büyük avantajlar sağlamaktadır. Tüketicilerin coğrafi işaret amblemi olan ürünleri daha çok tercih etmesi bu ürünlerin satış değerini artırır. Coğrafi işaret alan ürün, diğerlerinden ayırmak için ambalajının üstüne “coğrafi işaret amblemi” konulması zorunludur. Amblemin amacı, ürünün coğrafi işaret/geleneksel ürün olduğu konusunda tüketiciyi bilgilendirmek ve denetleme faaliyetlerini kolaylaştırmaktır.

    Tescilli coğrafi işaret ile birlikte amblemin kullanımı zorunludur. Coğrafi işaret, ‘Antep Baklavası’, ‘Malatya Kayısısı’, ‘Aydın İnciri’ gibi ürünlerimizin adları olup, bu adlar ürün üzerinde kullanıldığında, beraberinde amblemin kullanılması zorunludur. Coğrafi işaret amblemi sayesinde ürün, benzerlerinden kolayca ayrılır, daha rahat ve yüksek değerle pazara sunulur. Yapılan birçok araştırma göstermiştir ki; özellikle kadın tüketiciler ve eğitim seviyesi yüksek tüketiciler coğrafi işaret tescilli ürünleri daha çok tercih ediyor. Coğrafi işret tescili, ürünün gerçek üreticisini korurken hem yerel hem de ülke ekonomisine büyük katkı sağlar.”

    “Coğrafi işaretle sizde ürünlerinize yüzde 30 değer katın”

    Akbulut, bir ürünün yöresel ürün kategorisine girdiğinde piyasa değerinin yaklaşık yüzde 20 üstünde bir rakamla alıcı bulabildiğine dikkat çekerek, “Coğrafi işaretli (Cİ) ürünlerin ekonomik değerini ifade etmekte dünya örnekleri yol gösterici olacaktır. Örneğin, sadece coğrafi işarete konu ürünlerde Fransa ekonomisi sadece 2012’de 19 milyar euro gelir elde etmiştir.

    Fransa’da coğrafi işaretli peynir, diğer peynirlere göre yüzde 30 oranında daha yüksek fiyata alıcı bulmaktadır. İtalya’da da benzer bir durum söz konusudur. Toscano yağları tescil edildikten sonra yüzde 20 oranında daha yüksek fiyatla satılmıştır.

    İhraç edilen Fransız şaraplarının yüzde 85’i coğrafi işaret taşımaktadır. AB genelinde yine 2012 verilerine göre, coğrafi işaretli ürünlerin toplam satış tutarı 57,5 milyar euroya ulaşmıştır” diye konuştu.

    “Coğrafi işaret tescilli ürün 385’e yükseldi”

    Adres Patent’ in yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de coğrafi işaret tescili alabilecek yöresel ürün sayısının 2 bin 500’e ulaştığını belirten Akbulut, “Yüksek coğrafi işaret potansiyeline karşın Türkiye’de henüz sadece 385 ürün için coğrafi işaret tescili alındı. Göreceli olarak az olan bu rakam, Türkiye’de coğrafi işaret kavramının henüz tam olarak bilinmediğini ve öneminin yeterince anlaşılmadığının da en büyük göstergesi durumunda. Başvuru aşamasındaki 403 ürünün değerlendirmesi ise devam ediyor. Coğrafi işaretli ürün yarışında 33 ürünle başkent Ankara ilk sırada. 22 ürünle Şanlıurfa 2’nci, 21 ürünle Gaziantep 3’üncü, 14 ürünle İzmir 4’üncü, 12 ürünle Kahramanmaraş 5’inci, 10 ürünle Mersin ise 6’ncı sırada” ifadelerini kullandı.

    “Coğrafi işaret tüketiciyi koruyor”

    Coğrafi işaretin herhangi bir ürünün kendini koruma altına aldığı kadar doğrudan üreticinin dolaylı olarak da tüketicinin korunmasına yönelik bir uygulama olduğuna vurgu yapan Akbulut, ”Bu yolla belirli ürünün üretiminde tüketici aleyhine olabilecek olumsuz uygulamalar ve taklit ürünler de kontrol altına alınacaktır. Tüketiciyi koruma konusunda denetimin önemli, ürünü sadece tescil ettirmek yetmiyor. Ürünü tescil ettiren belediyelerin veya ticaret-sanayi odalarının, o ürünü denetlemeleri gerekiyor. Bir coğrafi işaretin tescil ettirenlere ekonomik fayda sağlayabilmesi için, denetim mekanizması şart” dedi.

    “STK’lara önemli görevler düşüyor”

    Akbulut, bu noktada STK’lara görev düştüğünü dile getirerek, şöyle konuştu: “Dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de coğrafi işaretli yöresel ürünlere ilgi büyük oranda artmıştır. Artan ilgi ile birlikte hem tüketiciyi hem de coğrafi işaretli ürünlerin korunması daha da büyük önem kazandı.

    Coğrafi işaretli ürünlerin denetim yetkisi

    Coğrafi işaret tescil başvurusunda bulunan, ürünün üretimi, işlenmesi veya ilgili diğer işlemleri hakkında yeterliğe sahip, yasal kuruluş biçimine bakılmaksızın herhangi bir dernek, birlik veya benzeri örgütten oluşan tarafsız bir denetim merci oluşturmakla yükümlüdür. Denetim hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak açıklayan ve örnek denetim tutanağını da içeren bilgi ve belgelerin başvuru formunda bulunması gerekmektedir. Denetim aşamasında Sivil Toplum Kuruluşlarına büyük rol düşmektedir. Dolayısıyla coğrafi işaretli ürünlerin kontrolünde, fiziki şartların oluşturulması noktasında STK’lar elini taşın altına koymalı.”

    Coğrafi işaret nedir?

    Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren ad veya işaretlere “coğrafi işaret” (Cİ) denir. Coğrafi işaret tescili ile ürünlerin standartları, geleneksel özellikleri ve üretim metotları koruma altına alınır. Coğrafi işaretler, tek bir üreticiyi değil, belirli şartlar altında üretim yapan kişi ya da firmaların tümünü korur.

  • İşadamı Samut dolara karşı gayrı menkulü adres gösterdi

    Samut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Samut, dolar ve Euro’daki yükselişlerin inşaat sektörüne henüz olumsuz bir etkisinin yansımadığını belirterek, vatandaşı gayrı menkule yatırım yapmaya çağırdı. Seçimden önce ve seçimden sora ülkenin sıkıntılar yaşadığını kaydeden Samut, “Bizi çekemeyen güçler, bizimle uğraşacak bir şeyleri kalmayınca dolarla ilgili ellerinden geleni yapıyorlar. Ülkemizin gelişmesini, kalkınmasını hazmedemedikleri için, ekonominin dengesini bozmaya çalışıyorlar. Biz ülke olarak çok zorlu, kaoslu dönemlerden geçtik. Ama hepsinin de üstesinden Allah’a şükür ki geldik. Bu durumu da atlatacağız” dedi.

    “Kumar gibi”

    İnsanların şu dönemde dolara yaklaştığını ifade eden Samut, “Dolar alıp, bozduruyorlar bu kumar gibi. Bir süre sonra alışıyorlar. Dolar yükseldikçe çok para kazanıyorlar. Düştüğü zaman ise psikolojileri bozuluyor. Ama bir daire aldıklarında hep üstüne koyarlar. Daire almak onları kazandırır. Ama dövizin durumunu kestiremeden alıp-bozdurmak yanlış olur” diye konuştu. Dövizin inşaat sektörüne henüz olumsuz bir etkisinin yansımadığını ancak dövizle borcu olanların zarar görebileciğini söyleyen ve dövizin çıkışlarına göre insanlarında tereddütte kaldığını dile getiren Samut, “Vatandaşlar, ‘Alsak mı? Almasak mı?’ hep ‘Acaba’ diyerek düşünüyorlar. Bu şekilde kendilerini geri çekiyorlar” dedi.

    “Vatandaşa uygun fiyata kredi kullandırdım”

    Konut kredilerinin şu dönemde yükselmesinin normal olduğunu vurgulayan Hüseyin Samut, konut kredilerini iyi hale getirtmenin müteahhitlerin elinde olduğunu kaydetti. Büyük firmaların dairelerini satmak için ya da ülke ekonomisine katkı sağlamak için ellerini taşın altında koymaları gerekiyor. Büyük firmalar hiç durmasınlar kendi paralarını bloke ederek, konut kredisini düşürebilirler” ifadelerini kullandı.

    “İsterse dağ başı olsun, yapar geçeriz”

    Antalya’nın Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi’nde başlattıkları kentsel dönüşüm projesinin 4-5 ay içinde hızla ilerlediğinin altını çizen Samut, 36 ayda bitmesi gereken projeyi 1 senede bitirmeyi hedeflediklerine dikkat çekti. Proje kapsamında 319 daire olduğunu belirten Samut sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz işlerimizi önceden garanti altına alarak yaptığımız için, önümüze periyot koyuyoruz. 5 ay içinde yüzde 70’lere ulaştık. Dairelerin yüzde 85’i hep satıldı. Biz bir şeye odaklanıyoruz, hedefimizi planlıyoruz ayarlayıp işe ona göre devam ediyoruz. Biz 24 yılı doldurduk, 56 projeye imza attık. Binalarımıza ve kalitemize güveniyoruz. Kendimize güveniyorsak isterse dağ başı olsun, yapar geçeriz. Biz satamayacakmış, elimizde kalacakmış gibi düşünüyoruz. Kendimizi garanti altına alıyoruz, herkes güzel ev almak ister. Güzel evi olsa, daha başka güzel ev var mı? diye düşünür. Okul, yiyecek-içecek sektörü her zaman var. Kaliteli yaparsan var. İnşaat sektörü de öyledir. Biz iş yaparken hep daha büyüğünü, daha iyisini yapacağız deriz. Hiçbir zaman ‘Bugün burayı bitirip, parayı kazanayım’ mantığıyla düşünülmemeli. İnsanların memnuniyeti her zaman ve her daim önde gelir”

    “Müteahhitler derecelendirmeli”

    Devletin müteahhitleri derecelendirmesi gerektiğini öngören Samut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Samut, “Hem bu sayede insanların kafalarında şüphe kalmaz ve güzel daire alırlar. Askerlerde, polislerde nasıl rütbe varsa, müteahhitlerde de olmalı. Müteahhitlerin başarıları da bu sayede ortaya çıkar. Resmiyete dökülür, vatandaşlarında ev alırken akıllarında soru işareti kalmaz”

  • Antalya’da 9 ayrı adres eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 7 gözaltı

    Antalya’da Jandarma tarafından 9 ayrı adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 7 şüpheli yakalandı.

    Antalya’nın Alanya ilçesinde Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti suçunun işlenmesine yönelik olarak başlatılan çalışmada şüphelilerin Antalya’dan temin ettikleri uyuşturucu maddeleri Alanya’da vatandaşlara ve gençlere torbacı olarak satışını yaptıkları tespit edildi. Alanya C. Başsavcılığının talimatı ile yapılan çalışmalarda iki ay içinde 10 ara yakalama yapıldı.

    Çalışmalar kapsamında delillerin toplanması işleminin tamamlanmasını müteakip, Alanya C. Başsavcısının talimatı ile mahkemeden alınan kararla bugün sabah saatlerinde düğmeye basıldı. Sabah saat 06:00’dan itibaren Alanya ilçesinde 9 ayrı adrese eş zamanlı operasyon yapan Jandarma, 7 şüpheliyi yakalanmış, (2) şüphelinin yakalanması için çalışmalara devam edilmektedir.

    Kaçan 2 şüphelinin ise aranması çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

    Operasyon yapılan noktalarda ve şüphelilerin üst aramalarında 12 gram eroin maddesi, 4 adet sentetik hap, 630 gram kubar esrar maddesi, 3 gram kenevir tohumu, 1 adet 9 mm. ruhsatsız tabanca, 2 adet ruhsatsız av tüfeği, 7 adet av tüfeği fişeği, 6 adet 9 mm tabanca fişeği, 1 adet hassas terazi, 3 adet kenevir yetiştirme düzeneği ele geçirildi.

  • Adres Patent’ten bayram mesajı

    Adres Patent Genel Müdürü Cumhur Abdullah Akbulut, Ramazan Bayramı mesajında “inanıyorum ki bu bayramı hep beraber, millet olarak coşkuyla, sevinçle kutlayacağız. Birbirimizin acılarını paylaştığımız gibi, sevinçlerini ve mutluluklarını da paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

    19 yıldır Fikri Sınai Haklar alanında hizmet veren Adres Patent, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Adres Patent Genel Müdürü Cumhur Abdullah Akbulut, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımlayan mesajda “Ramazan bayramını kutlayacak olmanın huzurunu yaşıyoruz” dedi.

    Ramazan Bayramına kavuşmanın sevinç ve huzurunu yaşadıklarını aktaran Akbulut, “Tarih boyunca bayramları her zaman coşkuyla kutladık. Bu sefer de inanıyorum ki bu bayramı hep beraber, millet olarak coşkuyla, sevinçle kutlayacağız. Birbirimizin acılarını paylaştığımız gibi, sevinçlerini ve mutluluklarını da paylaşacağız. Ramazan Bayramının, anlamına uygun bir hoşgörü ve barış ortamı içerisinde geçirilmesini diliyorum. Milletçe, birlik ve beraberlik içerisinde kutladığımız Ramazan Bayramı’nın ülkemize, milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa huzur getirmesini temenni ediyorum” açıklamasını yaptı.

  • Başkent’in adres veri tabanı dijital ortamda

    Ankara Büyükşehir Belediyesi, 1980’li yıllardan bugüne kadar dosyalanarak yazılı olarak arşivlenmiş tüm adres ve numara verilerini dijital ortama aktarıyor.

    Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Numarataj Şube Müdürlüğü yetkilileri, Ulusal Adres Veri Tabanı kapsamında 2016 yılından sonraki tüm adres işlemlerinin dijital ortama aktarıldığını ancak daha önceki yıllara ait adres veri tabanının dosyalarda tutulduğuna dikkat çekti. Dosyalama işlemi sırasında yıpranan hatta yırtılan birçok adres veri bilgisinin tespit edilmesiyle birlikte Numarataj Şube Müdürlüğü, 1980-2016 yılları arasındaki adres veri dosyalarını elektronik ortama aktarmaya başladı.

    Adres bilgi sistemine daha kolay ulaşım

    Başkent’teki binaların adres ve numaralandırma işlemlerinden; cadde, sokak, meydan ve bulvar isimlerinin verilmesi ile değiştirilmesine, bunların “Ulusal Adres Veri Tabanı”nda güncellenmesine kadar birçok konuda hizmet veren Numarataj Şube Müdürlüğü, tozlu raflarda kalmış verileri de bu sayede güncellemiş oluyor.

    Bilgisayar ortamına aktarımın gerçekleşmesiyle birlikte adres bilgilerine ulaşımın daha hızlı ve kolay olacağının altını çizen yetkililer, “Eski kayıtlara dijital ortamda ulaşarak, vatandaşlara hızlı ve doğru hizmet vermeyi amaçlıyoruz. Vatandaşımız talep ettiğinde 40 yıl önceki bir makbuzu bile kolayca zamanını almadan bulup çıkarabileceğiz” açıklamasını yaptı.

    4 bin 207 klasör elektronik ortama aktarıldı

    Verilerin dijital ortama aktarılmasıyla ilgili istatistiki verileri de paylaşan yetkililer, 1980-2016 yılları arasında arşivlenmiş adres veri bilgileriyle, dilekçelerden oluşan toplamda 4 bin 207 klasör, 396 bin 324 dosya ve 5 bin 808 makbuzun da dijital ortama aktarıldığını bildirdi.

    Aktarma ve güncelleştirme çalışmaları yüzde 90 oranında tamamlanırken, Başkent adres tarihi de böylece önemli ölçüde dijital ortamda kayıt altına alınmış olacak.