Etiket: Adına

  • Erkan Sözeri: “Oynamayan oyuncularımızı görmek adına güzel bir organizasyon”

    Kupada Hatayspor’u mağlup eden Gençlerbirliği’nde Teknik Direktör Erkan Sözeri, “Bugün çok keyifli bir maç oldu. İki takım çok iyi mücadele gösterdi” dedi.

    Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur ilk maçında Gençlerbirliği, sahasında Hatayspor’u 2-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Erkan Sözeri, “Bugün çok keyifli bir maç oldu. İki takım çok iyi mücadele gösterdi. Az süre alan profesyonel futbolcularımızın gösterdiği performans çok güzeldi. Her an bu takımda yer alabileceklerini gösterdiler. U 20’den 3 tane futbolcumuz vardı. Onları da oyuna dahil ettik ve gösterdikleri performans çok güzeldi. Bu da bizi ayrıca sevindirdi. Kupa bizim için belki talip olmak aykırı bir durum ama genç oyuncularımızı, oynamayan oyuncularımızı görmek adına güzel bir organizasyon. Skorla beraber ufakta olsa bir avantajımız oldu. Oyuncularımı kutluyorum” dedi.

  • Hayvan sevgisi adına çevre kirletiliyor

    İzmit’te kuş ve sokak hayvanları için bırakılan yiyecekler çevre kirliliğine neden oluyor.

    İzmit şehir merkezinde sokak hayvanlarını beslemek için bırakılan besin maddeleri koku ve çevre kirliliği oluşturuyor. Vatandaşlar tarafından bırakılan et parçaları, ekmek ve yemler yüzünden hoş olmayan görüntüler ortaya çıkıyor. Vatandaşları çevreyi kirletmemeleri konusunda uyaran İzmit Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü yetkilileri, “ Hayvan sevgisi adı altında yapılanları hoş karşılamak mümkün değil. Kuşlar, kediler, köpekler için cadde ve sokaklara bırakılan yiyecekler hem insan sağlığı hem de çevre kirliliği açısından tehlike oluşturmaktadır. Verilecek yiyecekleri caddelere rast gele atmaktansa kaplar içinde uygun yerlere bırakmak en doğrusu olacaktır” dediler.

  • Nazım Hikmet’in adına yakışır sanat üreten merkez

    Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in, hizmet döneminde açacağı beşinci kültür ve sanat yapısı Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi, yakında hizmete girecek. Bünyesindeki atölyeleri ve ev sahipliği yapacağı salon etkinlikleriyle, insanların kültür ve sanatın hem üreticisi hem de takipçisi olmasını amaçlayan Merkez, Oran’da hizmet verecek.

    Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in, hizmet döneminde açacağı beşinci kültür ve sanat yapısı Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi yakında hizmete girecek. Atölyeleri ve ev sahipliği yapacağı salon etkinlikleriyle, Çankayalıları kültür ve sanatın hem üreticisi hem de takipçisi olmasını amaçlayan Merkez, Oran’da hizmet verecek. Kaligrafi, karikatür, cam, illüstrasyon, modern minyatür gibi 11 farklı atölye çalışması ile Ankaralılara farklı bir sanat merkezi olarak hizmet verecek Merkez, usta şair Nazım Hikmet’in adını yaşatacak. 6 katlı binanın içerisinde çok amaçlı salon ve 10 farklı bölme bulunuyor. Çocuklara yönelik çalışmaların da yer alacağı Merkez’de drama, sanat tarihi, üretim süreçleri ve çocuk yogası atölyeleri de hizmet verecek. Atölyelerde, çocuğun hem fiziksel hem de zihinsel farkındalığını artıracak çalışmalar planlanıyor.

    Kültür ve sanat alanındaki hizmetlere 230 koltukla başlayıp bugün sayıyı 800’e ulaştıran ve gelecek yıl 2 bin 500’e çıkartacak olan Çankaya Belediyesinin yeni eserlerinden Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi’nin içerisinde de 300 kişilik salon yer alacak. Oran bölgesinde hizmete girecek Merkez’de, kütüphane de bulunacak.

  • MEÜ’de ’Namus Adına Şiddet’ konferansı

    Mersin Üniversitesi (MEÜ) Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (MERKAM) Müdürü Prof. Dr. Ayda Çelebioğlu, “Bizim ülkemizde ’ya benimsin ya toprağın’ kavramı var ve bunun temelini de namus kavramı oluşturuyor” dedi.

    MEÜ Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından ’Namus Adına Şiddet’ konulu konferans gerçekleştirildi. Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa, MERKAM Müdürü Prof. Dr. Ayda Çelebioğlu, üyeler ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    Üniversite ve MERKAM olarak kadına şiddetin önlenmesi için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirten Çelebioğlu, “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadına yönelik şiddeti önleme projesinde yer alıyoruz. Derslerimizde öğretim üyesi arkadaşlarımıza müfredatlarını güncellemeleri konusunda önerilerde bulunuyoruz, bilimsel toplantılar ve kongrelere katılım sağlayarak, bilimsel çalışmalarımızı sunuyoruz. Ancak bizi en mutlu eden gelişme, toplumsal cinsiyet dersinin bütün bölümlerimizdeki öğrencilerimizin seçebilecek olmasıdır. Bu Türkiye’de bir ilk” diye konuştu.

    Şiddeti meşrulaştıran bir kavram olarak namus kavramının değerlendirileceği etkinliği düzenlemekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Çelebioğlu, “Bizim ülkemizde ’ya benimsin ya toprağın kavramı’ var ve bunun temelinde de namus kavramı var. Bu konuda bizlere önemli bilgiler verecek olan bu konferansı düzenlemekten memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

    MERKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Duygu Vefikuluçay Yılmaz ise ’Namus Kavramı ve Namus Anlayışını Etkileyen Faktörler’ başlıklı sunumunda, namus kavramından ve Türkiye ve dünyada namus kavramının nasıl algılandığı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Uzm. Burcu Şanlı da ’Üniversite Öğrencilerinin Kadına İlişkin Namus Anlayışı İle İlgili Tutumları Mersin Üniversitesi Örneği’ başlıklı sunumunda, üniversite öğrencilerinin namus hakkındaki düşüncelerini ve görüşlerini katılımcılara aktardı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çevrecilik adına yakıp yıkanlar, millet bahçelerine baksınlar”

    Cumurbaşkanı Erdoğan millet bahçeleri açılışında yaptığı konuşmada gezi olaylarını hatırlatarak, “Çevrecilik adına yakıp yıkanlar, gezi olaylarını yapanlar, ülkenin hayrına her işin karşısına dikilenler gelip şu millet bahçelerine baksınlar ve gerçek çevrecilik nedir görsünler” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da yapımı tamamlanan 5 millet bahçesinin Başakşehir’de düzenlenen ortak açılış törenine katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleri projelerinin detaylarını anlattı.

    Açılışı yapılan millet bahçelerinden her türlü sosyal ve kültürel imkanların bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, “Başakşehir millet bahçemiz 360 bin metrekare alan üzerine kurulmuştur. Bu güzide eser İkitelli Şehir Hastanesi, Yavuz Sultan Selim köprüsü, Kuzey Marmara otoyolu, Kanalistanbul gibi dev projelerin merkezinde yer alıyor. Bahçemiz camiden kapalı otoparka, biyolojik göletten, koku bahçelerine, etkinlik çayırından millet kıraathanesine, yürüyüş ve bisiklet yollardan oyun alanlarına kadar tüm ihtiyaçlarına cevap verecek tesislerde donatılmıştır. Kayaşehir millet bahçemiz 350 bin metrekare bir alan üzerinde her türlü ihtiyaca cevap verecek tesislere sahip bir projedir. Biz yaparız onlar konuşur. Farkımız bu. Bu projede de yürüyüş yollarından seyir terasına kadar pek çok tesis bulunuyor. Hoşdere millet bahçemiz 142 bin metrekare alan üzerinde tesis edilmiştir. Biyolojik göletten yürüyüş yollarına ve meyve bahçelerine kadar pek çok tesis bu bahçemizin içinde yer alıyor. Baruthane millet bahçemiz 60 bin metrekare alan üzerine kuruldu. Bu bahçemiz Osmanlı baruthanesi binası ile de tarihi bir kimliğe sahiptir. O tarihi eseri yıktırmadık. Sahip çıktık. Çırpıcı millet bahçemiz 465 bin metrekare alan üzerinde etap etap inşa ediliyor. 18 ilimizdeki 33 millet bahçesi ile ilgili çalışmalar son aşamada. Hedefimiz her şehrimize en az 1’er tane millet bahçesi kazandırmaktır” diye konuştu.

    “Biz ‘Kanalistanbul’ diyoruz, onlar ‘istemezük’ diyorlar”

    Millet bahçeleri üzerinden muhalefeti de eleştiren Erdoğan, “Biz durmuyoruz onlar dedikodu yapıyor. Onlar en yapılırsa yapılsın karşısına dikiliyorlar. Biz ‘Kanalistanbul’ diyoruz onlar ‘istemezük’ diyorlar. Yapacağız, isteseniz de istemeseniz de yapacağız” şeklinde konuştu.

    “Kişi başına düşen yeşil alan miktarını yüzde 10 arttırdık”

    Açılışı yapılan 5 millet bahçesinin büyüklüğünün 1.5 milyon metrekare olduğuna dikkat çeken Erdoğan, sadece bu projelerle İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan miktarını yüzde 10 arttırdıklarını kaydetti.

    “Atatürk Havalimanı kapalı alanları Türkiye’nin en büyük fuar alanı olacak”

    Atatürk Havalimanı millet bahçesinin çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Erdoğan, “Orada bir tane pist bırakıyoruz. Kapalı alanları inşallah fuar alanı haline getiriyoruz. Türkiye’nin en büyük fuar alanını Atatürk Havalimanı’ndaki o kapalı alanlarla yapmış olacağız. Bunun dışında devasa bir millet bahçesini orada yapacağız” ifadelerini kullandı.

    “Çevrecilik adına yakıp yıkanlar, gelip şu millet bahçelerine baksınlar”

    Konuşmasında gezi parkı olaylarını hatırlatan Erdoğan, “Çevrecilik adına yakıp yıkanlar, gezi olaylarını yapanlar, ülkenin hayrına her işin karşısına dikilenler gelip şu millet bahçelerine baksınlar ve gerçek çevrecilik nedir görsünler” dedi.

    “Yerel seçimleri gönül belediyeciliği seçimleri olarak görüyoruz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan 31 Mart yerel seçimlerine de değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “31 Mart 2019 seçimlerini gönül belediyeciliği seçimleri olarak görüyoruz. Gönülleri fethedeceğiz. Hizmet gerekli ama yeterli değil. Yeterli olan gönülleri kazanmak. Biz gönülleri almaya geldik. İnşallah seçim gününe kadar en küçük beldeden ülkemizin en büyük şehri İstanbul’a kadar her haneye ulaşacak, sıkmadık el, dokunmadık gönül, fethetmedik kalp bırakmayacağız”

    İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan miktarını 16 yılda iki katına çıkardıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli projeler için yerlerinden edilen her ağaca karılık uygun bir yerde kat kat fazlasının dikildiğini vurguladı.

    “Türkiye kendi marjinal yaklaşımlarını topluma dayatmak isteyen azgın azınlığın oyunları ile sarsılacak bir ülke değildir”

    Türkiye’nin son günlerde suni tartışmalar üzerinden kamplaştırarak eski günlerine götürülmeye çalışıldığını anlatan Erdoğan, “Türkiye’nin demokraside hak ve özgürlüklerde ileri gitmiş, şiddete ve hakarete meyletmediği sürece her türlü görüşün, düşüncenin hayat bulabildiği zenginlikte bir ülke olması birilerini rahatsız ediyor. Açık ve net söylüyorum. Biz tek parti devrinden beri milleti aşağılayan, küçümseyen, hakaret eden, kendi marjinal yaklaşımlarını topluma dayatmak isteyen azgın azınlığın oyunları ile sarsılacak bir ülke değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu oyununa gelmedik, gelmeyeceğiz. Kendi kifayetsizliklerini, tembelliklerini milletimizin değerlerini istismar aracı haline getirerek örtmek isteyenlere meydanı bırakmayacağız” dedi.

    “Önce haddini bileceksin”

    Andımız ve istiklal marşı tartışmaları üzerinden muhalefeti eleştiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Güya en hararetli savunucusu oldukları andı ezbere okumaktan, istiklal marşımızın değil on kıtasını, ilk iki kıtasını yanlışsız söylemekten aciz birilerinin milletin kafasını karıştırmasına izin vermeyeceğiz. Utanmadan bana İstiklal marşını okuyup okuyamamaktan bahsediyor. Hadi git oradan. Biz onunla büyüdük buralara geldik. Önce haddini bileceksin. Biz istiklal marşı ile sefahati yastık altı kitabı olarak büyüdük. Bizim karnımız bu bayat oyunlara tok. Türkiye’de ne Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, ne de inancından dolayı herhangi bir vatandaşımıza hakaret edilmesine izin vermeyiz. Bunların birbirinin alternatifi değil, bir arada olduğu zaman gücümüz arttıran zenginliklerimiz olarak görüyoruz. Eleştiri elbette olacaktır. Türikye’de kimse eleştirilemez değildir. Bu konuda bizim kırmızı çizgimiz terör, kişisel hakların ihlali ve iftiradır. Teröristlerin cenazelerine gitmekten geri durmayanlar, teröre Kobani’ye çanak tutanları cezaevinde gidip ziyaret eden CHP’liler ve diğer siyasi parti mensupları kalkıp da bu ülkede bizim değerlerimize saldıramazlar. Medyada ve özellikle sosyal medyada yer alan şahsımıza yönelik bu sınırlar aşılmadıkça herhangi bir yola başvurmuyoruz. Ama aşıldığı zaman hukuk bizim için tek geçerli yoldu. Bizi enerjimizi ve zamanımızı boşa tüketecek tartışmaların içine sürüklemek isteyenlere cevabımızı bu ölçülerde verdiğimize hiçbir sorun kalmayacağına inancındayım. Türkiye’nin asıl gücünü birliğinden aldığını, son yıllarda sayısız tecrübelerle gördük. Birilerini eski Türkiye hastalıklarını hortlatma gayretleri beyhudedir. Bu oyunlara gelmeyeceğiz. Birilerinin Türkiye’nin o eski baskıcı, dayatmacı, kara günlerine geri döndürme çabaları da boşunadır. En büyük hakem olan milletimize gidecek, çözümü orada arayacağız. 31 Mart işte milletin hakemliğine gidilecek gündür”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda bir vatandaşın kendisine gönderdiği Türk bayrağını öperek alnına götürdü.