Etiket: Adil

  • Adil Gevrek’ten, Kriz Haberlerine Tepki

    PTT 1. Lig ekibi Yeni Malatyaspor’un kulüp başkanı Adil Gevrek, basında yer alan kriz haberlerine tepki göstererek, “Sizin istediğiniz dakikada ya da saatte açıklama yapacağım diye bir kaide yok ki. Benim kulüpte işim var, toplantım var. İstediğim saatte antrenmanımı yaparım” dedi.

    Gevrek, takımın Çarşamba günü antrenmana çıkmadığı yönünde yapılan haberleri sert bir dille eleştirdi. ’İstediğim saatte antrenmanımı yaparım’ ifadesini kullanan Gevrek, Çarşamba günkü antrenmanın 13.30’dan 18.30’a alındığını dile getirerek, hava koşullarından dolayı antrenmanın salonda yapıldığını kaydetti.

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Antrenman Sahası’na gelen Gevrek, takımda yaşananlar hakkında açıklamalarda bulundu.

    Gevrek, Yeni Malatyaspor’da kriz olduğu yönünde yapılan haberlere, “Keşke baştan beri bu olay benden dinlenseydi. Ulusal medyaya böyle bir şey yansımazdı. Ama maalesef Çarşamba günü yapılan haberler Malatya’yı, kulübümüzü itibarsızlaştırmak içindir. Bunun başka bir açıklaması yok” dedi.

    “YAPILAN HABER ART NİYETLİDİR”

    Yapılan haberlerin doğruyu yansıtmadığını iddia eden ve haberleri ’art niyetli’ olarak nitelendiren Gevrek, şunları söyledi:

    “Tesiste bir toplantı yaptık. Takımımızın antrenmanını 18.30’a aldık. 18.30’da da kar yağdı, hava şartları uygun olmayınca antrenman iptal edildi ve salonda yapıldı. Ama bunu sormadan, kalkıp da basına sıkıntı, kriz varmış gibi yansıtılmasında art niyet ararım. Bu kulüp hepimizin, Malatyalıların, sizlerin, bizlerin. Burada sıkıntımız olsa bile kendi içimizde halletmeliyiz. Ama burada bu haber resmen servis edildi. Bu ulusal basına servis edildi. Bu yapılan doğru değil.”

    “HUKUKİ YOLLARA BAŞVURACAĞIZ”

    Gevrek, yapılan haberlerle ilgili hukuki yollara başvuracaklarını ifade etti.

    Futbolcuların ödemelerinin yapıldığını kaydeden Gevrek, “Bununla ilgili hukuki yollara başvuracağız. Burada bir yalan haber vardır. İftira vardır. Hangi futbolcunun ödemesi yapılmamış? Günü gelmiş ama ödemesi yapılmamış futbolcu var mı?” diye sordu.

    Gevrek, bir gazetecinin ’İskender Alın, alacaklarından dolayı federasyona başvurmuştu’ anımsatması üzerine, “İskender’in avukatı mısın?” dedi. Basın mensubunun ’biz gazeteciyiz’ demesi üzerine Gevrek, “Siz, İskender’in avukatlığını yapmayacaksınız. Siz haber amaçlı sormuyorsunuz. İskender’in avukatlığını yapıyorsunuz. İskender’in neden kadro dışı kaldığını bilmiyor musunuz? Niye kulübün parasını İskender’e vereyim? Bunlar doğru şeyler değil. Ben burada kulübün çıkarlarını düşünüyorum. Eğer yanlış yaparsa, takımın ahengini bozarsa kadro dışı kaldı. Parası verilmeyecek mi? Takımın ödemesi yapılmış. Kimsenin alacağı yok” diye konuştu.

    “SİZİN İSTEDİĞİNİZ SAATTE AÇIKLAMA YAPACAĞIM DİYE BİR KAİDE YOK Kİ”

    Basın mensuplarına ’haberi yaparken kulüpten açıklama bekleseydiniz’ diyen Gevrek, şunları söyledi:

    “Günü gelmiş ve söz verdiğimiz şekilde herkesin ödemesi yapılmış. Bu sorulmadan, beklenmeden haber yapılıyor. Biraz daha sabırlı olsaydınız. Haber yaparken kulüpten açıklama bekleseydiniz. Haberi servis ederken ulusal medyalara bekleseydiniz. Bunlar doğru şeyler değil. Bakıyoruz dünden beri altyazı geçiyor. Her yerden bizi arıyorlar. Yayınlanan haberle ilgili beni arıyorlar. Ben dışarıda duyuyorum. Sizin istediğiniz dakikada ya da saatte açıklama yapacak veya 1-2 saat sonra açıklama yapacağım diye bir kaide yok ki. Benim kulüpte işim var, toplantım var. İstediğim saatte antrenmanımı yaparım.”

    “BU MEMLEKETE VE TAKIMA İHANETTİR”

    Gevrek, takımda bütün futbolcuların ödemelerinin yapıldığını ve herhangi bir sıkıntının olmadığını ifade ederek, “Kim ne algılarsa algılasın, bu haberi bu şekilde yaparsan takıma ve bu memlekete ihanettir. Bunun başka açıklaması yok. Şahsımla ilgili yapılan eleştirilerde ne hiç kimseye darıldım ne de kızgınlığım oldu. Kimseye de küsmem. Ama hukuksal olarak da hakkımızı arayacağız. Kulübün mahremine, kalkıp gizli fotoğraf çekerek, haber yapanlardan hukuk önünde bunun hesabı sorulacaktır. Herkeste kimin ne olduğunu bilecek. Sen kalkacaksın hiçbir sıkıntı yokken, futbolcuların parası ödenmişken haber yapacaksın. Ne olacak şimdi? İspat etsinler futbolcuların paralarının ödenmediğini. Ödeme yapıldı. Söz verildiği günde takımın ödemesi yapılmıştır. Bununla alakalı hiçbir sıkıntı yok. Geçen yıldan bu yana her zaman ’ekonomik sıkıntı var’ deniliyor. Türkiye’deki bütün takımların ekonomik sıkıntısı vardır. İçlerinde borcu olmayan kulüplerden bir tanesi Yeni Malatyaspor kulübüdür. Burada 3-5 gün geçti diye, ’ekonomik kriz var’ diyerek haber yapacaksın. Bu takımın ne ekonomik ne de başka bir sıkıntısı yoktur” dedi.

    “TAKIMA SAHİP ÇIKALIM”

    Herkesin takıma sahip çıkmasını istediklerini dile getiren Gevrek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Takımımıza sahip çıkalım. Birlik olalım. Ama bazı arkadaşlarımızın bilerek ya da bilmeyerek yaptığı bu yanlışlar, bütün camiayı ve kamuoyunu bağlıyor. Bu kulübün 3 milyon taraftarı var. Bu kulüp, hepimizin kulübüdür. Biz sahip çıkalım diyoruz. Yönetim, teknik heyet ve futbolcularla birlik ve beraberlik yakalamışız. Çok iyi giden bir hava var. Üç haftadır bu takım üst üste kazanıyor. Önümüzde çok önemli bir maç var. Biz artık buna şartlanalım. Eksiklerimiz, yanlışlarımız olacak, eleştirelim ama bu tür değil. Bu tür şeyler yanlış.”

    “4’TE 4 YAPIP, YOLUMUZA DEVAM ETMEK İSTİYORUZ”

    Gevrek, Adana Demirspor maçını kazanıp, yollarına iyi bir şekilde devam etmek istediklerini belirterek, “Geride kalan 3 haftada 3’te 3 yaptık. Adana Demirspor karşılaşması bizim için büyük önem taşıyor. Hava biraz soğuk ama taraftarlarımızın stadı doldurmalarını bekliyoruz. İnşallah Pazar günü iyi bir hava olur ve taraftarlarımızın önünde 4’te 4 yaparız. Takımımız iyi bir hava yakaladı. Olumsuz haberler var ama inşallah bu takıma bir doping olur. Pazar günü inşallah taraftarlarımız stadı doldurur, maçı da kazanır ve yolumuza devam ederiz” diye konuştu.

  • Adil Gevrek’ten Bakan Tüfenkci’ye ‘Hayırlı Olsun’ Ziyareti

    PTT 1. Lig takımlarından Yeni Malatyaspor’un Kulüp Başkanı Adil Gevrek, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı 64. Hükümet’te Gümrük ve Ticaret Bakanı olarak yer alan Bülent Tüfenkci’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı 64. Hükümet’te Gümrük ve Ticaret Bakanı olarak yer alan Bülent Tüfenkci’ye hayırlı olsun ziyaretleri sürüyor. Yeni Malatyaspor başkanlığının yanı sıra, Malatya Sivil Toplum Örgütleri Birliği (MASTÖB) başkanlığı görevini yürüten Adil Gevrek, 64. Hükümet’te Gümrük ve Ticaret Bakanı olarak görev alan Bülent Tüfenkci’yi makamında ziyaret ederek, hayırlı olsun dileklerini iletti.

    Yeni Malatyaspor ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde de bulunulduğu öğrenilen ziyarette Gevrek, Bakan Tüfenkci’ye isminin yazılı olduğu Yeni Malatyaspor forması hediye etti. Görüşmede Yeni Malatyaspor yöneticileri de hazır bulundu.

  • A&g Araştırma Şirketi Sahibi Adil Gür Tgrt Haber’de

    A&G Araştırma Şirketi’nin sahibi Adil Gür, “Anayasa için 330 oyla referanduma gitmek mümkün, Meclis’teki partilerden bir tanesi destek verirse olur. CHP’nin destek vermeyeceğini biliyoruz, HDP’nin desteğinde olursa sandıkta sürpriz bir sonuç çıkabilir, burada MHP’nin tavrı önemli. Türkiye’de anayasa değişikliğinin gerekli olduğuna toplumun büyük bir bölümü inanıyor” dedi.

    A&G Araştırma Şirketi’nin sahibi Adil Gür, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” programına konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Gür, önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerinde oylarını yüzde 10’a yakın oranda artırmasının en önemli nedeninin seçmenin istikrar beklentisi olduğunu kaydeden Gür, “Türkiye, 7 Haziran ile 1 Kasım günleri arasında çok gergin günler yaşadı. Hem ekonomi alanında, hem Türkiye’de asayişle ilgili, terör alanında çok ciddi problemler oluştu. Seçmende bir gelecek endişesi oluştu. AK Parti’nin 7 Haziran’dan 1 Kasım’a 10 puanlık oy farkının en büyük etkeni istikrar beklentisiydi. Dolayısıyla seçimden önce yapılan çalışmalarda ‘Türkiye’nin 6 ay sonrasını nasıl görüyorsunuz’ diye sorduğumuzda seçmen de karamsardı. Halbuki, 1 Kasım’dan sonra yapılan araştırmalarda sadece Meclis’te değil, toplumun her kesiminde daha iyimser bir havanın hakim olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

    “MUHALEFETİN SORGULANMASI LAZIM”

    Muhalefet partilerinin başarısızlığı kabullenmeleri gerektiğini, kendilerini sorgulamaları gerektiğini dile getiren Gür, “Muhalefetin sorgulanması lazım. Bizim, 1 Kasım’da AK Parti’nin yüzde 49 buçukluk başarısıyla beraber muhalefetin başarısızlığını da konuşmamız lazım. Bir ülkede ne kadar güçlü muhalefet partileri varsa demokrasi o kadar gelişir. Bundan iktidar partileri de faydalanır, seçmenler de faydalanır. Ama bu sorgulamayı yapacakları kanaatinde değilim; çünkü seçim akşamından bu yana muhalefet partilerinden yapılan açıklamalara baktığımızda belki yazanlar, çizenler, kanaat önderleri, yorumcular ‘başarısızlık’ kelimesini ağızlarına alıyor ama muhalefet partileri yöneticilerinde böyle bir kelime yok. Hatta dün bir muhalefet partisi lideri, ‘Evet, başarılı olamadık ama mağlubiyet de almadık’ diyebiliyor” değerlendirmelerinde bulundu.

    “TÜRKİYE’DE KUTUPLAŞMA 5-6 AY ÖNCESİNE GÖRE DAHA DA AZALDI”

    7 Haziran seçimlerinden sonra seçmende kutuplaşmanın azaldığını, oy geçişlerinin daha fazla yaşandığını vurgulayan Gür, “7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında yaptığımız araştırmalarda şunu gördük; seçmendeki kutuplaşma, 7 Haziran öncesine göre hem 1 Kasım’dan önce hem 1 Kasım’dan sonra daha da azaldı. ‘AK Parti 2011’de de yüzde 49 oy almıştı, AK Parti aslında kendi oyunu aldı’ deniliyor. Halbuki Türkiye’de 2011’den bu yana 5,5 milyon yeni seçmen var. Yani AK Parti sadece 2011’deki oyunu alsaydı yüzde 40’lar civarında bir oy alması lazımdı. Türkiye’de kutuplaşma 5-6 ay öncesine göre daha da azaldı, partiler arasındaki oy geçişi kolaylaştı. Bu, inşallah uzun süreli devam eder, Türkiye’de kutuplaşma daha da azalır. Biz, araştırmalarda AK Parti’nin aldığı yüzde 49,5 oyun yüzde 2’sinden daha fazlasının CHP’den geldiğini gördük. Yani AK Parti, CHP’den bile oy alabilir hale geldi. Bu da kutuplaşmanın azaldığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

    “BİZİM YAPTIĞIMIZ İŞ SADECE BİR FOTOĞRAF ÇEKMEK”

    1 Kasım seçimlerinden önce en doğru oy tahmininde bulunan araştırma şirketi A&G’nin sahibi olan Adil Gür, hiçbir siyasi partinin tarafında olmadıklarını belirterek, “2009’da da araştırma şirketleri ters köşe olmuştu. 2009’da da herkes ‘AK Parti 45-50 alacak’ derken, ben ‘39’ diye yayınlamıştım ve AK Parti 38.8 oy aldı. Ortada tebrik edilecek bir şey yok, sadece işimizi yapmaya çalışıyoruz. ‘47.2’ dediğimde, ki buna yurt dışı oyları da dahil değildi, seçime 1 hafta vardı, 1 hafta içerisinde açıklanan ekonomik paketlerin de etkisiyle AK Parti 2 puan daha fazla oy aldı. 2009’da AK Partililer kızıyordu, şimdi muhalefet partilerinin seçmenlerinin bir kısmı kızıyor. Halbuki, bizim yaptığımız iş sadece bir fotoğraf çekmek, bir temenni değil. İstatistik bir bilim dalı aslında kurallarına uyduğunuz müddetçe” ifadelerini kullandı.

    Gür, Batuhan Yaşar’ın telefonla yapılan siyasi anketlerin doğru olup olmadığı sorusuna, “Türkiye’de son zamanlarda ortaya çıkan telefon kayıtları, belgeler, mahkeme kayıtları var. Bu ortamda insanlar eşleriyle bile rahat konuşmuyor. Şırnak’ta, Hakkari’de bir AK Partili’nin ‘AK Partili’yim’ demesi ne kadar zorsa, Konya’da da bir CHP’linin ‘Ben CHP’liyim’ demesi o kadar zordur. Bu nedenle telefonda objektif cevaplar vermeyebilirler, onun için anketör çok önemli. Giden kişinin eli yüzünün düzgünlüğü, güven vermesi önemli. Biz, asla taşeron kullanmıyoruz. Türkiye’nin neresinde olursa olsun kendi ekibimizle araştırma yapıyoruz. Bu işi yapan üniversite öğrencileri var. Araştırma olduğunda orada ‘Süpervizör’ dediğimiz, sürekli o işleri organize eden bir arkadaşımız var, 20-25 ilde bölgelerimiz var, orada kendimiz yapmaya çalışıyoruz” cevabını verdi.

    “TÜRKİYE’DE ÇOK ANTİ-DEMOKRATİK BİR SİYASİ PARTİLER KANUNU VAR”

    “Türkiye’de yeni anayasayı konuşuyoruz. Türkiye’nin yeni anayasadan daha çok konuşulması gereken meselesi, Siyasi Partiler Kanunu’dur” diyen Gür, şöyle devam etti:

    “Türkiye’de çok anti-demokratik bir Siyasi Partiler Kanunu var. Siyasi Partiler Kanunu öyle bir düzenlenmiş ki bir lider koltuğunu bırakıp gitmediği taktirde o lideri göndermek kolay bir iş değil. Şimdi siz, ‘Ben şu tarihte imza toplayım, şu tarihte kongre yağacağım’ diyorsunuz. Ama bu süre zarfında tüm delegeleri değiştirmek mümkün. Türkiye’de anti-demokratik Siyasi Partiler Yasa tasarısı yürürlükte olduğu sürece bu problem her zaman karşımızda olmaya devam edecektir. Bugün bir milletvekilini belirleyen irade, genel başkanın iki dudağı arasındaki irade. Halbuki, o milletvekili genel başkana değil, kendisine oy veren seçmene hesap verebilir hale gelirse bu sorun kendiliğinden hallolur. O zaman o milletvekili, kendisini iktidara taşımayan, partisini başarıya ulaştırmayan genel başkanı değiştirir. Bunun önünü açacak mekanizmalar yapmak lazım. Bu da belki yeni anayasayla birlikte yapılabilir.”

    “MUHALEFET PARTİLERİNİN İÇİNDEN 5. PARTİ ÇIKABİLİR”

    CHP ve MHP’nin alınan başarısız sonuçların ardından genel başkanlarını değiştirmeleri gerektiğine inandığını söyleyen Gür, “CHP ve MHP’de bana göre genel başkan değişimi olmalıdır. Ona karar verecek olan partinin seçmenleri değil, partinin delegeleri. Ben her şeye rağmen karamsar değilim. Seçimden 2-3 gün sonra bir açıklama yaptım. Seçimlerden önce herkes 5. partiyi AK Parti’nin içinden bekliyordu. Ben dedim ki, ‘1 Kasım’da öyle bir sonuç çıktı ki muhalefet bu 1 Kasım sonuçlarını iyi analiz etmezse, nerede hata yaptığını düşünmezse 5. parti tam da muhalefetin ortasından çıkacak.’ Bakın muhalefetin birinden değil, çünkü bugün Türkiye’de muhalefet partilerinden bir tanesi başarılı, ikisi başarısız, ikisi başarılı, biri başarısız değil. Muhalefet partileri topyekun başarısız. Öyle olunca muhalefet partilerinden rahatsız olan, kerhen oy veren, seçmenlerin hepsinin oy verebileceği bir parti çıkabilir. Bölünme yoluyla veya kurulma yoluyla çıkabilir. Muhalefet partileri bu özeleştiriyi, gerekli düzenlemeyi yapmazsa bu çıkabilir” diye konuştu.

    YENİ ANAYASA

    Anayasa değişikliği için halka gidilebileceğini belirten Gür, halkın büyük çoğunluğunun anayasa değişikliğini istediğini söyledi. Anayasa değişikliğini halka götürmek için muhalefet partilerinin birinin AK Parti’ye destek vermesi gerektiğini ve bunun için en doğru partinin MHP olduğunu dile getiren Gür, “Anayasa için 330 oyla referanduma gitmek mümkün, Meclis’teki partilerden bir tanesi destek verirse olur. CHP’nin destek vermeyeceğini biliyoruz, HDP’nin desteğinde olursa sandıkta sürpriz bir sonuç çıkabilir, burada MHP’nin tavrı önemli. Türkiye’de anayasa değişikliğinin gerekli olduğuna toplumun büyük bir bölümü inanıyor. Siyasi partiler uzunca bir süredir iktidarıyla, muhalefetiyle bir anayasadan bahsediyor. Halkın da yüzde 70’inden fazlası ‘yeni bir anayasa olmalıdır’ diyor. Türkiye 2007’de bir anayasa değişikliği yaptı ama altını dolduramadı, devamını getiremedi. Türkiye aslında bu tartışmalara 2007’de girdi. Yani meselenin yüzde 60’ı 2007’de halledildi” ifadelerini kullandı.

    BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARI

    Başkanlık sistemiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Gür, şunları ifade etti:

    “Bugün Türkiye’de ister istemez çok sorunlu bir sistemle karşı karşıyayız. TBMM’nin mutlaka bir konuda karar vermesi lazım. Türkiye 2007’de bir karar verdi, bir yola çıktı, ya bunu tamamlayacak; başkanlık, yarı başkanlık, partili bir Cumhurbaşkanı ya da ‘biz hata ettik’ deyip ‘yeniden Meclis seçmeli’ demeli. Bugün aynı siyasi gelenekten gelen bir Başbakan Ve Cumhurbaşkanı var, yarın bir gün aynı siyasi gelenekten gelmeyen bir cumhurbaşkanı ve başbakan olabilir. Bu ülkede bir anayasa kitapçığının fırlatılmasının nelere mal olduğunu biliyoruz. Bu meselenin mümkünse Meclis’te, Meclis’te halledilemiyorsa halk oyuyla halledilmesi lazım. Referanduma giderse ne olur? Halkın yaklaşık yüzde 40’ı başkanlık sistemi ile parlamenter sistem hakkında bir bilgi sahibi değil. Ben hukukçuyum, ben bile bilmediğim pek çok şey olduğunu görüyorum. Toplumun bu nedenle önce bilinçlendirilmesi lazım. Biz Türkiye’de başkanlık sistemini tartışmıyoruz, ‘mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığını istiyor muyuz, istemiyor muyuz’ bunu tartışıyoruz, sistemi tartışmıyoruz. Orta ve uzun vadede bu sistemin insanlara neler getirebileceği, cebinden örnek vererek anlatılabilirse, istikrarla örnek vererek anlatılabilirse bu olabilir.”

    Adil Gür, başkanlık sisteminin illa federasyonu getirmeyeceğini, federasyon olmadan da başkanlık sistemi olabileceğini dile getirdi. MHP’nin anayasanın değiştirilemez hükmünde olan maddelerini sürekli gündeme getirmesinin gereksiz olduğunu vurgulayan Gür, AK Parti ve CHP’nin zaten böyle bir hamle peşinde olmadığını söyledi.