Etiket: Adaylarına

  • Anne Adaylarına Böbrek Taşı Uyarısı

    Bulantı, ateş, karın ve bel ağrısı gibi belirtiler veren böbrek taşlarının erken doğuma sebep olabileceği bildirildi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Üroloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. İbrahim Duman, “Kötü sürprizlerle karşılaşmamak için anne adaylarının, hamilelik öncesinde taş kontrolü yaptırmalarını öneriyoruz” dedi.

    Her bin 500 gebeden 1’inin böbrek taşı problemi yaşadığının altını çizen Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Üroloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. İbrahim Duman, “Her yıl yaklaşık 10 kişiden 1’inde taş hastalığı oluşur. Hamilelikte de bu oranda bir değişiklik olmaz. Yani taş oluşma sebebi hamilelerde, hamile olmayanlarla aynıdır. Var olan taşlar gebelikte, idrar kanallarındaki gevşemeyle beraber daha sık olarak idrar kanalına düşerek ağrılı tabloların yaşanmasına neden olabilir. Bu nedenle böbrek taşları hamilelikten önce mutlaka değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

    “BELİRTİLER, YANILTICI OLABİLİR”

    Gebelikte taş tanısının, gebe olmayan hastalardaki kadar kolay olmadığına dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Duman, “Böbrek taşının klasik bulguları olan yan ağrısı, bulantı, kusma, sık idrar yapma hissi gebelerde taş hastalığı olmadan da görülürken, gebelerde büyüyen ana rahmine bağlı olarak taş ağrıları bel ve kasık gibi klasik konumlarından farklı noktalarda hissedilerek ağrının doktor tarafından yorumlanmasını güçleştirebilir. Tanısı atlanmış bir böbrek taşı gebelerde böbreklere zarar vermek dışında erken doğuma, izole yüksek tansiyona neden olabileceğinden, dikkatli olarak hastaların taş açısından değerlendirilmeleri önemlidir” dedi.

    TEK TARAFLI AĞRI VARSA DİKKAT!

    Gebelik döneminde taş olmasa bile böbreklerde belli bir miktar şişliğin doğal kabul edildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Duman, bunun nedenini ise şöyle açıkladı:

    “Bu şişlik sağ böbrekte yüzde 90 oranında görülürken sol böbrekte de yüzde 67 oranında şişliğe rastlanmaktadır. Böbreklerdeki şişlik, gebeliğin 6 ila 10. haftasında başlar ve doğumdan sonra 6. haftaya kadar şişlik sürebilir. Böbrekteki doğal kabul edilebilecek bu şişlik, böbrek taşının yolu tıkamasına bağlı olarak gelişen şişlikten farklı olarak genellikle ağrıya neden olmaz. Bu nedenle tek taraflı ağrıya neden olan böbrek şişlikleri taş şüphesi doğurmalıdır.”

    HAMİLELERE TOMOGRAFİ UYARISI

    Gebelik sırasında böbrek kan akımında yaklaşık yüzde 20 ile 25’lik bir artışın meydana geldiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Duman, “Böbrek kan akımındaki bu artış, beraberinde taş oluşumunu artıran maddelerin de idrarda daha yoğun şekilde bulunmasına yol açar. Taşların görüntülenmesinde günümüzde en etkili yöntem olan Bilgisayarlı Tomografi radyasyon içerdiğinden dolayı hamilelere yapılmamalıdır. Radyasyon içeren görüntüleme yöntemlerinin belli bir dozun üzerinde kullanılması anne karnındaki bebeğin bedensel ve zeka gelişimine olumsuz etki etmenin yanında kanser riskinin artmasına da neden olmaktadır” diye konuştu.

    “YÜZDE 70 İLA 80’İNDE BASİT ÖNLEMLERLE TAŞ DÜŞEBİLİR”

    Hamilelerde taşları tespit etmek için, görüntüleme oranı daha düşük ancak radyasyona maruz bırakmayan ultrasonografi yönteminin kullanılması gerektiğini sözlerine ekleyen Yrd. Doç. Dr. Duman, “Taş yakınması olan hamilelerin yüzde 70 ila 80’inde basit tedavi ve önlemlerle taşı düşürmesi mümkündür. Bu nedenle ağrı ve bulantısı ağızdan alınan ilaçlarla kontrol edilebilen ve böbrek şişliği kritik düzeyde ilerlemeyen tüm gebeler takip edilmektedir. Genel durumu kötüleşen, ağrı ve bulantısı ağızdan alınan ilaçlarla kontrol edilemeyen hastalarda ise tedavi gerekmektedir” dedi.

    “LASTİK BİR BORUYLA, TEDAVİYİ ERTELEMEK MÜMKÜN”

    Tedavide temel amacın anne adayı ve bebeğin zarar görmeden idrar akımının tekrar sağlanması ve ağrıyla bulantının kontrol altına alınması olduğuna belirten Yrd. Doç. Dr. Duman, “Bu yönde ilk tedavi, çoğunlukla üreteral stent takılması olmuştur. Zorunlu hallerde lokal anesteziyle dahi yapılan bu işlemde, böbrekle idrar kesesi arasında taşla tıkanmış kanala taşın yanından geçecek şekilde lastik bir borunun takılmasıdır. Dışarıdan görülmeyen bu lastik boru, gebelik süresince hasta içinde kalmaktadır. Birçok gebede sıkıntıların gebelikten sonra yapılacak kesin tedaviye kadar ertelenmesini sağlamaktadır” diye konuştu.

    “LAZERLE TAŞ PARÇALANIYOR”

    Son dönemlerde teknolojinin ilerlemesi ve endoskopik aletler ve lazer teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak üreteroskopik tedavinin, gebelik döneminde daha sık sunulmasının gündeme geldiğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Duman şöyle devam etti:

    “Başarısı yüzde 70 ila 100 arasında bildirilen bu yöntemde, ucunda ışık ve kamerası bulunan cihazlarla idrar deliğinden girilerek, idrar kanalı boyunca ilerlenmekte ve taşla karşılaşıldığında lazerle taş parçalanmaktadır.”

  • Sezaryenı Azaltmak İçin Anne Adaylarına Eğitim Veriliyor

    Bursa’da ‘Doğumuna Sahip Çık’ projesi kapsamında düzenlenen doğuma hazırlık kursu sona erdi.

    Bursa Kent Konseyi, Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Müdürlüğü, Bursa Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi, Türk Ebeler Derneği ile TEMAS Emzirme ve Anne Sütü Gönüllüleri Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Doğumuna Sahip Çık’ projesi çerçevesinde doğuma hazırlık eğitimleri verildi. Türkiye’de hızla yükselen sezaryen oranlarına dikkati çekerek anne adaylarının bilinçlendirilmesini ve normal doğumuna teşviki hedefleyen projede ilk anne adayları kursu başarı ile tamamlayarak belgelerini Bursa Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni’nin elinden aldı.

    Bursa Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni, projeyi Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Dr. Sare Davutoğlu’nun iştirakiyle Bursa’dan başlattıklarını ifade etti. ‘Doğumuna Sahip Çık’ projesi kapsamında düzenlenen doğuma hazırlık eğitimlerinde ‘Aktif Doğum Pozisyonları’, ‘Doğumu Nefesle Yönetme’, ‘Doğumda Müdahaleler’ ve ‘Bebekle İlk Temas’ gibi konularda bilgiler verildiğini söyleyen Çepni, “Anne adaylarımız için doğuma hazırlık eğitimi başvuruları devam ediyor. Anne adaylarımız Merinos AKKM’de bulunan Bursa Kent Konseyi ofisleri içerisinde özel olarak dizayn edilen eğitim odasında çalışmalarını sürdürüyor. İrtibat için 0 224 716 36 99 nolu telefonu arayarak bilgi alabilir ve kayıt işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz” dedi.

  • Öğretmen Adaylarına Adapazarı Anlatıldı

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından çeşitli branşlarda ilk, orta, lise ve dengi okullarda görev yapmaları için atamaları yapılan 165 aday öğretmen, gerçekleştirilen “Çevreye Uyum Semineri” kapsamında Adapazarı Belediyesini ziyaret ettiler.

    Başkan Yardımcısı Rıdvan Sezer tarafından ağırlanan öğretmenlere belediyenin hizmetleri ve projelerinin yanı sıra ilçenin sosyal ve kültürel yapısı ile eğitim durumu hakkında bilgiler verildi.

    Öğretmenlerle sohbet eden Başkan Yardımcısı Sezer, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, genç öğretmenlere yeni başladıkları meslek yaşamlarında başarılar diledi.Adapazarı Belediyesinin eğitim alanında yaptığı hizmetler ve eğitim kurumlarıyla olan diyaloglar hakkında bilgi veren Başkan Yardımcısı Sezer, “Aday öğretmen kardeşlerimize öncelikle Belediyemize yaptıkları bu nazik ziyaretten ötürü teşekkürlerimi sunuyorum. Öğretmenlik sadece bir meslek değil bir hayat biçimidir, sizler çocuklarımıza yol açıyorsunuz, yol gösteriyorsunuz. Böylesine kutsal bir mesleği tercih ettiğiniz için hepinizi yürekten kutluyorum. Adapazarı Belediyesi olarak bizim önceliğimiz her zaman eğitim olmuştur. Sizlerin çocuklarımıza vereceğiniz her bilgi, onlara katacağınız her katkı bizler için, bu toplum için son derece önem arz ediyor” dedi.

    Daha önce 11 yıl öğretmenlik yaptığını belirterek sözlerine devam eden Başkan Yardımcısı Sezer, “Öğretmenlerimiz öğrencilerine öyle güzel bir ahlak yansıtsınlar ki öğrencinin zihninde canlandığı her an o öğrenciye bir ahlak dersi olsun. Öğretmenlik mesleğinin kaynağı sevgidir, merhamettir. Sizler işleyen büyük bir makinenin küçük bir dişlisi olmaya gitmiyor, yepyeni bir dünya inşa etmeye gidiyorsunuz. Aziz öğretmenler, bu toprakların batısına, doğusuna, kuzeyine, güneyine, merkezine, en ücra köşesine, her yerine sizi sevgi ekmeye gönderiyoruz. Allah tohumunuzu bereketli kılsın, gelecek nesillerin yolunu açık eylesin” dedi.

  • Anne Adaylarına Grip Uyarısı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Özge Piri Mantar, gebelik döneminde yaşanan gribal enfeksiyonun hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkilediğini, bu süreçte gribe yakalanan kişilerin mutlaka istirahat etmesi ve sıcak sıvılar tüketmesi gerektiğini söyledi.

    Hamilelik döneminde anne adayının yakalandığı gribin bebeğe de zarar verebileceğini ifade eden Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Özge Piri Mantar, “Grip, pek çok insanın hayatını olumsuz etkilediği gibi gebelik sürecinde bebeğin sağlığını da tehlikeye sokmaktadır. Hamilelikte grip, bağışıklık sisteminin baskılanması nedeniyle, normale göre hastalık anne adayı için daha ağır ve uzun geçmektedir” dedi.

    Gebelik döneminde grip ve gripten korunma yolları hakkında bilgiler veren Opr. Dr. Özge Piri Mantar, “Grip solunum yollarına yerleşip, burada çoğalarak neden olduğu, hastanın hapşırması ya da öksürmesi sonucu başkalarına geçen, bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın tipik kuluçka süresi 1- 4 gündür. Yetişkinlerde semptomlar başlamadan 1 gün önce ve başladıktan 5 gün sonrasına kadar bulaşıcılığını korumaktadır. Grip tehlikeli ve korkutan bir hastalık değildir ama aynı şeyi hamile bir anne için söyleyemeyiz. Çünkü bu hastalığa yakalanan anne adayı yoğun ve yüksek bir ateş altındadır. Bu halsizlik ve iştahsızlık yapmaktadır. Bunlar hamile bir bayanda rastlandığı zaman hem anneyi hem de bebeği olumsuz yönden etkilemektedir. Grip baş ağrısı, halsizlik, ateş, yorgunluk ve yememe isteği oluşturur. Böylece bir annenin en önemli olan şeyi yemeden kesilmesidir. Yemek yemediği sürece hem bebek gelişmez hem de kendi bitkin düşmektedir. Gebeliğin son dönemlerinde gribe yakalanan bir anne adayının doğum sonrası hastalığını bebeğine geçirme riski fazladır. Anne adaylarında grip bazen ciddi tablolar oluşturabilir. Ateş uzun süre 38.5 derecenin üzerine çıktığında, soluk alıp vermede güçlük varsa, göğüs ağrısı oluşursa, şiddetli kulak ağrısı, kulaktan akıntı ve kanama olursa, döküntü ve kızarıklık varsa, ense sertliği ortaya çıkarsa ve kronik öksürük izlenirse mutlaka doktora başvurulmalıdır. Bunun için gebelik döneminde gribe yakalanmamak için anne adayları ellerinden geleni yapmalıdır. Grip anne adaylarını riske sokarak, bebek kaybına uğratabilir. Ancak hamile iken grip aşısı yaptırılabilir. Aşı yapılmadan önce bir doktor tarafından onaylanması gerekmektedir. Aşı sonrası annede gelişen antikorlar bir miktar bebeğe de geçerek yaşamının ilk aylarında onu da gribe karşı koruyacaktır. Grip aşısı canlı virüs içermediğinden gebelikte kullanılmasının da bir sakıncası olmamaktadır. Anne adaylarının grip sezonunda hamileliklerinin ikinci ve üçüncü aylarında grip aşısı olması önerilmektedir” dedi.

    Hamilelikte gribi daha hafif atlatmak için dikkat edilmesi gereken belirten hususları Opr. Dr. Özge Piri Mantar, “Bol bol istirahat edilmelidir. Vücut sıcaklığı doğru şekilde korunmalı ve sıkı giyinilmelidir. Terli şekilde soğuk yerde durulmamalıdır. Beslenmelerine oldukça dikkat edilmelidir. Bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Uyku düzeni oldukça iyi korunmalıdır” şeklinde konuştu.

  • Öğretmen Adaylarına Uyarılar

    Öğretmen adayları ile buluşan Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, “Bizim mesleğimiz zengin eden bir meslek değildir. Öğretmen ne kadar çalışırsa çalışsın zengin olamaz. Piyasada esnaf size istediğiniz kadar borca mal verir, öğretmene güvenir. Sizler her gittiğiniz yerde saygı görürsünüz” dedi.

    İskenderun ilçesinde öğretmen adayları ile tanışma ve kaynaşma programında bir araya gelen Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, burada yaptığı konuşmasında öğretmenliğin zengin eden bir meslek olmadığını söyledi. Öğrencilere dayak atan öğretmenlerin kendilerini savcılıkta bulacağı uyarısında bulunan Karahan, “Bizim mesleğimiz zengin eden bir meslek değildir. Öğretmen ne kadar çalışırsa çalışsın zengin olamaz. Öğretmenlik mesleği çok saygın bir meslektir. Örneğin; piyasada esnaf size istediğiniz kadar borca mal verir, öğretmene güvenir. Sizler her gittiğiniz yerde saygı görürsünüz. O nedenle bizim mesleğimiz zenginlik değil saygınlık bırakan güzel bir meslektir” dedi.

    Öğretmenin sınıfta öğrenciye rehber olacağını, öğrencinin kendisinin öğreneceğini ifade eden Karahan, “Öğrendiği zaman icat edecek, keşfedecek. Bize zamanında icat çıkartma diyorlardı icat çıkartıyoruz diye dayakta yiyorduk. Ama şimdi dayak filan yok. Bakın şimdi bir çocuğa tokat atın savcının karşısında buluyorsunuz kendinizi. Veli profili değişti. Ben lise öğretmeniyim. Dayakta attık zamanında. Fakat şimdi o profil değişti artık. O zaman kimse babasına gidip beni öğretmen dövdü diyemiyordu. Çünkü babasından da aynı şeyi görüyordu. Şimdi öyle bir şey olduğunda hemen savcılığa ve milli eğitim müdürlüklerine gidiliyor” diye konuştu.