Etiket: “Adanalılar’ın

  • 60 yeni otobüs Adanalıların hizmetinde

    Adana Büyükşehir Belediyesi, 38 milyon liralık yatırımla toplu taşıma filosunun gücüne güç kattı.

    Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından daha konforlu ulaşıma hizmet etmek amacıyla TEMSA’dan satın alınan 60 adet klimalı otobüsün teslim töreni gerçekleştirildi.

    Törene Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, TEMSA Genel Müdürü Hasan Yıldırım, MHP Adana İl Başkanı Bünyamin Avcı, belediye meclis üyeleri ve bürokratları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan TEMSA Genel Müdürü Yıldırım, Adana Büyükşehir Belediyesi’ne 2018 yılı içerisinde 10 adet elektrikli otobüs teslim edeceklerinin müjdesini vererek teslim edilen 60 otobüsün kente hayırlı uğurlu olmasını temenni etti.

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, törende yaptığı konuşmada, “TEMSA, Adana’nın haklı gururu, yüz akı, ulaşmayı hedeflediğimiz Türkiye’nin önemli bir üretim merkezidir. Yurt dışı gezilerimizde TEMSA otobüslerini görüyoruz ve bir Adanalı olarak bunun sevincini yaşıyoruz. TEMSA dünyada otomotiv sektöründe ayrıca kendi markasını kendisi üreten ve sürdürülebilir hale getiren 2 ya da 3 fabrikadan birisi’’ dedi.

    ‘’Araç filomuza 2014’ten bu yana 153 yeni araç aldık’’

    Adana Büyükşehir Belediyesi olarak hemşerilerinin daha konforlu ve hızlı ulaşımını önemsediklerini, otobüs üretimindeki yerlilik oranı en yüksek, konforu en iyi olanı tercih ettiklerini belirten Başkan Hüseyin Sözlü, “Adana Buyukşehir Belediyesi olarak 2018 yılı itibarı ile TEMSA’dan 60 adet 2018 model Avenue LF plus otobüsleri filomuza kattık. Bu otobüslerde yeni teknolojilik imkanlar kullanılmış olup araçların her turlu teknik verilerini anlık olarak cep telefonu ve bilgisayarlardan takip etme imkanımız olacak. 2014 yılından itibaren toplam 143 adet Temsa Avenue ve ilçelerdeki vatandaşlarımıza daha iyi hizmet verebilmek adına oturma kapasitesi yuksek, yolcularımızın konforlu seyahat etmesini sağlayan 10 adet Temsa Tourmalin araç aldık. Filomuza 2014 yılından itibaren toplam 153 adet yeni araç alımı sağladık. Ayrıca 2014 yılında 66 adet olan hat sayımız şu an itibari ile 97 adete çıkarıldı’’ dedi ve yeni otobüslerin kente ve kent insanına hayırlı olmasını temenni etti.

    Törenin ardından kurdele kesimi yapılarak TEMSA’dan Adana Büyükşehir Belediyesi’ne 60 otobüsün teslimi gerçekleştirildi.

  • (Özel Haber) Adanalıların şırdan keyfine günlük 5 bin kurban

    Adanalıların yöresel yiyeceği şırdan dolması için günlük 5 bin şırdan çevre illerden kente geliyor. Sektördeki yoğun hareketlilikten dolayı günlük gelen 5 bin şırdan Adanalılara yetmiyor.

    Gaziantep, Şanlıurfa, Balıkesir, Mardin ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden günlük kesilen 5 bin küçükbaş hayvanın sakatatları çiğ olarak Adana’ya getiriliyor. Adanalıların akşam saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar şırdancılarda yemek yeme kültürü ve sektördeki yoğun hareketlilikten dolayı gelen günlük 5 bin şırdan ise Adana’ya yetmiyor.

    “Şırdan tescillenmeli”

    Adana Kasaplar Odası Başkanı Murat Saruhan Yağmur, güneydoğu ve çevre illerden gelen şırdanların Adana’da toptancılar tarafından hazırlanıp satıldığını belirtti. Yağmur, “Adana’mıza günlük olarak belirli illerimizden 4 bin şırdan girmektedir. Bu iller Gaziantep, Balıkesir Susurluk, Mardin, Şanlıurfa ve güneydoğu illerimizden geliyor. Şırdanlarımız Adana’daki 3 alıcı firma tarafından toplanıyor ve daha sonra temizlenip, içleri doldurulup satıcılara dağıtılıyor. Ancak Adana’ya geçtiğimiz yıllarda günlük 10-15 bin şırdan gelirken bu rakam bu sene 4-5 bin şırdana düştü. Bunun da sebebi hayvan kıtlığından” dedi.

    Adana kebabı ve şalgam suyunun Adana Ticaret Odası (ATO) tarafından tescillendiğini, şırdanın da tescillenmesi gerektiğini ifade eden Murat Saruhan Yağmur, “ATO’nun meslek komitesi vardır elbet. Onlar bu işe el atmazlarsa ben atarım. Gerekli yazışmaları yaptıktan sonra Adana’ya bu şırdanı belgelettiririm. Çünkü şırdan Adana’nın şırdanıdır” diye konuştu.

    “Şırdan azlığı çekiyoruz”

    Vatandaşlar soğuk havalarda bile şırdan tezgahlarına yoğun ilgi gösteriyor. Adanalı şırdancılar ise bu durumdan memnun ancak şırdanın yetmediğinden yakınıyor. 25 yıldır şırdancılık yapan Cemil Örkün, “Günde Adana’ya 5 bin şırdan geliyor. O da şırdanı bulabilirsek. Kesimler az olduğundan dolayı şırdanda büyük sıkıntılar çekiyoruz. İnşallah bunlar da aşılacak. Ancak ithalatla çözülebilir bu sorunlar” şeklinde konuştu.

    Şırdanın yapılışından ve pişme süresinden bahseden Örkün, “Her küçükbaş hayvandan bir şırdan çıkıyor. Daha sonra mezbahanelerde yıkanıp bizim imalathanelerimize geliyor. Burada büyük bir aşamadan geçiyor. Baharat, pirinç, kıyma ve kuyruk yağı avcarlanıyor daha sonra şırdan dolduruluyor. 1 buçuk saat civarında büyük kazanlarda kaynayıp daha sonra müşterilere sunuluyor” ifadelerini kullandı.

    Vatandaşlar ise gece yemek yeme kültüründen ve şırdan yemekten oldukça memnun olduklarını ifade etti. Ferhat Topkan isimli vatandaş, 3 yaşındaki kızının şırdan istemesi üzerine şırdancıya geldiğini söyledi. Onur Akbay ise, spor salonundan çıkıp geldiğini, neredeyse her akşam şırdan yediğini kaydetti. Nusret Şahin de, “Soğuk yağmur fark etmiyor. 2 güne bir şırdancıdayız. Şırdan vazgeçilmez lezzetlerimizden birisi. Şırdan Adanamıza özgü bir yemek” dedi.

    Şırdan nedir?

    Şırdan, koyunun 4 midesinden biridir. Temizlenip içine baharatlı pirinç doldurulup dikilip pişirilmesiyle hazırlanır. Şekil olarak biraz sıra dışıdır. Yenirken üzerine tuzlu kimyon ve pul biber serpilir. Adana’nın yöresel nitelikteki yiyeceğidir. Şırdan olarak anılsa da asıl adı “şırdan dolması”dır.

  • Adanalıların kar sevinci

    Adana’nın Yüreğir İlçe Belediyesi, Toros Dağlarından kamyonlarla kar getirerek Adanalıları karla buluşturdu.

    Türkiye genelinde yaklaşık 2 hafta boyunca soğuk ve kar yağışı etkili oldu. Çoğu illerde kar nedeniyle okullar günlerce etkili oldu. Ancak Türkiye’nin en sıcak illerinden olan Adana merkezine hiç kar yağmayınca çocukların kar hasretine Yüreğir Belediyesi son verdi. Ailelerin başvurusu üzerine Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, haftasonu Toros Dağları’ndan kamyonlarla kente kar getirdi.

    Yüreğir Kültür Merkezi önüne dökülen karı gören vatandaşlar kar sevinci yaşadı. Vatandaşların kimi kartopu oynayarak kimi, plastik, lastik içi ve kızakla kayarak karın keyfini çıkardı.

    Bazı vatandaşlar ise karı görünce kendi boylarında kardan adama yapıp eğlendi. Kar getirilmesine en çok çocuklar sevindi. Televizyonda karda oynayan çocukları görünce üzüldüklerini söyleyen çocuklar, “Her tarafta kar vardı ama Adana’da yoktu. Biz de karda oynamak istiyorduk belediye bu isteğimizi yerine getirdi. Şimdi hem kartopu oynuyoruz hem kızakla kayıyoruz, çok mutluyuz” dedi.

  • CHP Adana Milletvekili Tümer: “Adanalılar’ın Raylı Sistem Yükünü Alın”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, kapitalizmin gelişmesine paralel olarak kentlerdeki trafik yükünün, zaman ve ekonomik kaybın arttığını, pek çok ekolojik alanın da tahribata uğradığını vurguladı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2016 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı görüşmelerinde CHP grubu adına konuşan Tümer, kentlerimizde, erişilebilirlik, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik sağlayan; kültürel mirası, ekosistemi, çevre duyarlılığını gözeten ulaşım ana planlarına rastlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

    Konuşmasında Adanalılar’ın Hafif Raylı Sistem’den kaynaklanan sorunlarına da eğilen Tümer, bakanlığın Adana’yı borç yükünden kurtarması gerektiğini söyledi.

    Çevre koruma ve geliştirme üzerine kurulu olmayan, kentsel değerleri yok sayan, insanı odak noktasına almayan bir ulaştırma sisteminin sürdürülebilir olamayacağını belirten Tümer, şunları söyledi:

    “Günümüzde kentlerimizin var olan ulaşım dinamikleri bir yenilenmeyi zorunlu kılmaktadır. Oysa, bizdeki yenilenme ve dönüşüm konusu, bütünlüklü bir planlamanın sonucu olarak değil, ‘rant eksenli’ bir anlayışla eşdeğer hale gelmiştir. Üstelik sadece mekansal ölçekte yapılan düzenlemeler de; ortak akıldan, estetikten, yaşanabilirlik ve sürdürülebilirlikten uzaktır. Plansız kentleşme, bireysel taşımacılığın öne çıkmasını sağlayan yatırımlar, köklü çözümlerin ertelenmesi ile hem kentlerimiz, hem de ülkemiz, maliyeti yüksek, güvensiz, çevreye ve ekolojiye saygısız bir taşıma sistemine mahkum olmuştur. Kentsel ulaştırma planlaması ve politikaları, araçlara değil, insanlara odaklanmalı; yatırımlar, araç trafiği ile tıkanan yolları açmak yerine insanların erişebilirliklerini kolaylaştırmalı, Ulaştırma yatırımları tekil olarak değerlendirilmemeli, bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Bu nedenle bir süre için noktasal çözümler getiren ancak sonuçta sorun yaratan katlı kavşak, yol genişletmeleri gibi yatırımlardan kaçınılmalıdır.”

    “RAYLI SİSTEMİ BAKANLIK ÜSTLENMELİ”

    Adana’daki “Raylı Toplu Taşım Sistemi”nde olduğu gibi kentin geleceğine ilişkin önemli ve büyük projelerin karar verme süreçlerinde ve uygulama aşamasında geri dönülmez yanlışlar yapılmaması gerektiğini söyleyen Tümer, “Aslında, toplu taşımacılığın en önemli ve işlevsel araçlarından biri de metro ya da hafif raylı sistemdir. Dünyanın bütün gelişmiş kentlerinde metro, adeta bir ağ gibi kenti örmektedir. Bir başka ifade ile bir kentin gelişmişliğinde ilk ölçütlerden biri metrodur. Paris’in, Londra’nın Moskova’nın metro sistemlerinin eskiliği ve yaygınlığı, bu kentlerin neden gelişmiş sayıldığının kanıtıdır. Adana hafif raylı sistem süreci, proje ve finansman sorunu ile başlamış, güzergah yanlışı ile devam etmiş, öğrenci ve personelin yoğun olarak yaşadığı bölgelere ve Çukurova Üniversitesi yerleşkesine ulaştırılamamış ve işletmecilikteki ciddi sorunlarla bir başka kulvara evrilmiştir. 2014- 2018 yıllarını kapsayan, Onuncu Kalkınma Programı’nda ‘Belediyelerin uygun raylı sistem projelerinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca üstlenilmesine de imkan tanınmıştır’ denmektedir. Adana hafif raylı sistemin yükü Adanalıların üzerinden alınmalıdır. Yapımına bir türlü başlanamayan ikinci etap için de bir an önce çalışma başlatılmalıdır. Akıncılar-Çukurova Üniversitesi ve Sarıçam’daki yeni stadyumu kapsayan ikinci etap raylı sistem güzergahı bir an önce hayata geçirilmelidir” diye konuştu.

    DENİZCİLİK VE HABERLEŞMEDEKİ SORUNLARA İŞARET ETTİ

    Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına karşın ekonominin itici gücü konumuna gelebilecek denizcilik sektöründe ve deniz taşımacılığında da büyük sorunlar yaşandığını ifade eden Tümer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

    “Türkiye’nin gemi ihracatı 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19 gerilemiştir. Öte yandan; gerek yolcu gerek ise yük taşımacılığına elverişli olan ülkemizdeki liman yetersizliği, düzensizlikler ve sektörün entegrasyonunda yaşanan sorunlar gemi taşımacılığında istenen noktaya ulaşmamıza engel olmaktadır. Doğal kaynağımız olan kıyılara saldırılar sürmekte, kıyılarımız talan edilmektedir. Bakanlığın; kıyıların talanını önlemek için tek yapması gereken kendi hazırlattığı, ‘Ulaştırma Kıyı Yapıları Master Plan’ çalışması ve 2010 yılında yayınladığı ‘Turizm Kıyı Yapıları Master Plan Çalışması Sonuç Raporu’na uymasıdır. Türkiye’de radyo frekansı ile baz istasyonlarının oluşturduğu elektromanyetik alanların uygulama sorunları da giderilmelidir. Baz istasyonlarının, hücrelerin kimyasını bozarak oluşturduğu etki, insan sağlığı açısından son derece risklidir. Bu bağlamda; Elektrik Alan Limit değerleri, bilimsel veriler, uluslar arası uygulamalar, Birleşmiş Milletler İhtiyatlık İlkesi dikkate alınarak ve öncelikli olarak sürekli yaşam alanları için yeniden belirlenmelidir. Yeni kurulacak cihazların hücreleri küçültülmeli, cihaz güçleri düşürülmelidir. Mevcut cihazların hücreleri için ise süre verilerek küçültülmeye gidilmelidir. Operatörlerin ortak istasyon kullanımı zorunluluğu uygulanmalıdır. Son olarak ‘muasır medeniyetler seviyesi’ni işaret eden Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, gelişimi esas alan ilkeleri ışığında; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2016 bütçesinin, halk için, halktan yana kullanılmasını diliyorum.”