Etiket: Adamlarıyla

  • Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci Bakü’de iş adamlarıyla buluştu

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Gümrük Bakanları Toplantısı’na katılmak üzere geldiği Bakü’de iş adamları ile bir araya geldi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, yarın yapılacak olan Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Gümrük Bakanları Toplantısı’na katılmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunuyor. Üçlü Toplantı öncesinde Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliğini ziyaret eden Tüfenkci, Azerbaycan Devlet Gümrük Komitesi Başkanı Aydın Aliyev’le birlikte Türk ve Azerbaycanlı iş adamlarıyla buluştu. İş adamlarına seslenen Bakan Tüfenkci, 15 Temmuz hain darbe girişimini hatırlattı. Bu darbe girişimi sonrasında birtakım lobilerin Türk ekonomisini çökertmek için harekete geçtiğini belirten Tüfenkci, “Milletimiz demokrasiye sahip çıktığı gibi ekonomisine de sahip çıktı. 2017’ye güçlü başlangıç yaptık. İhracat rakamları büyümeyi destekleyecek seviyeye gelmeye başladı. Türkiye ekonomisinin toparlandığını görüyoruz” dedi.

    Bakan Tüfenkci, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü ilişkilere değindi. İki ülke arasında geçmişten bugüne gelen kardeşlik ilişkisinin ve iş birliğinin bulunduğu coğrafyaya olumlu yansıdığının altını çizen Tüfenkci, ticaret hacminin ise potansiyelin altında olduğunu belirtti. Ulaştırma alanında Türkiye açısından Azerbaycan’ın sadece ikili anlamda değil bir transit koridoru olarak da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tüfenkci, özellikle Hazar koridorunun Türk taşımacılar için daha az maliyetli ve daha verimli hale getirilmesi konusunda kendilerine büyük görev düştüğünü belirtti.

    Bakan Tüfenkci, Azerbaycan’ın Türkiye’den beklentilerini bildiklerini söyleyerek, beklentileri şöyle sıraladı:

    “Azerbaycan’daki Türk yatırımlarının artması, ilaç sanayi başta olmak üzere tüm alanlarda Azerbaycan’da ortak üretimin teşviki. Bu bağlamda Azerbaycan’ın Alat Limanı çevresinde kurmakta olduğu ve çok sayıda kolaylık ve vergi muafiyeti sunması beklenen Serbest Ticaret Bölgesi’ne firmalarımızın ilgi göstermesi. Taşımacılık firmalarımızın Azerbaycan güzergahını kullanmayı sürdürmesi. Azerbaycan’ı ziyaret eden Türk turist sayısının artmasıdır.”

    “Bakü Tüflis-Kars Demiryolu Projesi’ne büyük önem veriyoruz”

    Bakan Tüfenkci, Bakü Tüflis-Kars Demiryolu Projesi’ne ilişkin, “Bu projeye çok büyük önem vermekteyiz. Projenin tamamlanmasıyla beraber Çin ile İngiltere’yi demiryolu ile en kısa ve en hızlı şekilde birleştireceğiz. Bu muazzam proje ile üretim ve tüketim merkezleri ülkelerimiz üzerinden birbirlerine bağlanmış olacaklar. Deniz yolundan daha hızlı, kara yolundan daha ekonomik bir alternatif güzergah sunacak olan bu demiryolula Asya ile Avrupa arasındaki transit ticaretin merkezini yüzyıllar sonra tekrar tarihi İpekyolu rotasına kaydırabileceğiz. Türkiye olarak Azerbaycan’ı bölgedeki en önemli stratejik ortağımız olarak görüyor ve Azerbaycan’ın başarılarıyla gurur duyuyoruz. Özellikle Kafkasya’da barış, istikrar ve kalkınmanın sağlanması için Türkiye ve Azerbaycan arasındaki dayanışma tartışılmaz önemdedir. Azerbaycan’ın demokrasisinin giderek derinleşiyor ve güçleniyor olması, Azerbaycan’ı Kafkaslar’da parlayan bir yıldız yapmaya başlamıştır. Büyük davalarında Türkiye Azerbaycan’ın, Azerbaycan da Türkiye’nin yanında olmuştur ve yanında olmaya devam edecektir” dedi.

    Azerbaycan Devlet Gümrük Komitesi Başkanı Aydın Aliyev de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha yüksek düzeye çıkarılmasını arzu ettiğini belirterek, Türk iş adamlarını Azerbaycan ekonomisine daha fazla yatırım yapmaya davet etti.

    Bakan Tüfenkci, ahiler diyarı Kırşehir’deki müzede muhafaza edilen Ahilik Sancağı’nı Azerbaycan Sahipkarlar (İşverenler) Konfederasyonu Başkanı Musayev’e takdim etti. Esnaf ve sanatkarlığın kaynağının Ahilik Teşkilatı’na dayandığını, ahiliğin kurucusu sayılan Ahi Evran’ın Azerbaycan’dan Anadolu’ya geldiğini hatırlatan Bakan Tüfenkci, onun hatırasını yad etme adına Ahilik Sancağı’nı Musayeve takdim ettiğini söyledi.

    İç kısmında hilal ve II. Abdülhamid’e ait tuğra bulunan, ayetlerin yer aldığı sancak, ahilik için büyük önem taşıyor. Sancakta yer alan kırmızı renk gücü ve şehadeti sembolize ederken, yeşil renk ise İslamiyet ve Ahiliğin ticari boyutunun hareketliliğini ve dinamizmini temsil ediyor.

  • Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Konya’da iş adamlarıyla buluştu

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Konya’da katıldığı programda iş adamlarına seslenerek, “Türkiye’de yapacağımız en büyük hata Diyanet İşleri Başkanlığını sıradan bürokratik bir kuruma dönüştürmektir. Bunu yaptığınız zaman camileri devlet dairesine dönüştürürüz. İmamları da devlet memuruna dönüştürürüz. Camiler devlet dairesi olursa imamlar devlet memuru olur. Diyanette bürokratik bir mekanizma olursa bırakın Afrikayı, Asyayı, dünyanın her tarafını bırakın kendi ülkemizin manevi hayatını ayakta tutması mümkün olmaz” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Konyalı iş adamlarının düzenlediği programa katıldı. Bir düğün salonunun konferans salonunda gerçekleşen program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Görmez, “Kaybettiğimiz bütün kardeşliklerimizi yeniden bulduran Allah’a hamdolsun. Çok acı bir yüzyıl yaşamışız ve yaşamaya devam ediyoruz. Bu acıları cenabı hak bir an önce geride bırakmayı nasip etsin. Yüce Rabbimiz kitabında ‘İdeal müminleri ve ideal zenginleri bize tarif ederken onlar ki alışveriş ve ticaret onları Allah’ı zikretmekten alıkoymaz, onları namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz’ buyurur’” dedi.

    Konya’nın dünyanın her tarafında hayırları olan bir şehir olduğunu belirten Görmez, “Konya ilim, irfan ve maneviyat şehri aynı zamanda bir vakıf bir hayır şehri. Cenab-ı hak bu güzelliklerinizi daim eylesin. Biz yoklukla imtihan edilmek daima daha kolaydır. Varlıkla imtihan edilmek daha zordu ve biz Müslümanlar Türkiye’de her açıdan varlıkla imtihan ediliyoruz. Zaman zaman imtihanı kaybetmekle karşı karşıya kalıyoruz. Cenab-ı hak verdiği bütün nimetleri alma gücüne şüphesiz sahiptir. Hiçbir zaman şımarmamalıyız. Hiçbir zaman gevşememeliyiz. Bu yüzyıllık acılardan sonra çok daha iyi olmak için iyiliği yeryüzüne taşımak için çok daha güçlü olmalıyız. Çok daha fazla çalışmalıyız. Çalışıyorsunuz, üretiyorsunuz cenabı hak bereketini versin. Çok çalışın ve zengin olun zenginlikten hiç korkmayın ama bir şeyden korkun zenginliğin kalbinize hükmetmesinden korkun. Zenginliğinizin servetinizin size hükmetmesinden korkun” diye konuştu.

    “Türkiye’de yapacağımız en büyük hata Diyanet İşleri Başkanlığını sıradan bürokratik bir kuruma dönüştürmektir”

    Diyanet İşleri Başkanlığına eskiden durulan mesafelerin kaldırılmasını isteyen Prof. Dr. Görmez, “Lütfen o mesafeleri kaldırın biz el ele verelim gönül gönüle verelim bütün sorunların üstesinden o zaman geliriz. Sizden birinci ricam bu. Bizi sıradan bürokratik bir kurum olarak görürseniz biz bu hizmetleri yapamayız. Türkiye’de yapacağımız en büyük hata Diyanet İşleri Başkanlığını sıradan bürokratik bir kuruma dönüştürmektir. Bunu yaptığınız zaman camileri devlet dairesine dönüştürürüz. İmamları da devlet memuruna dönüştürürüz. Camiler devlet dairesi olursa imamlar devlet memuru olur. Diyanette bürokratik bir mekanizma olursa bırakın Afrikayı, Asyayı, dünyanın her tarafını bırakın kendi ülkemizin manevi hayatını ayakta tutması mümkün olmaz”dedi.

    İslam’ın doğru anlaşılması konusunun önemli olduğunu belirten Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, “Diyanet İşleri Başkanımız ve başkanlığımız olarak İslamın doğru anlaşılması doğru anlatılması konusunda gerçekten son yıllarda çok önemli çalışmalar yapılıyor. Elbette İslam hak ve adalet dinidir ve İslam saadet ve selametin de aynı zamanda ilmidir. İslamın doğru anlaşılması çok önemli olduğunu son dönemlerde yaşadığımız olaylar bize gösterdi” şeklinde konuştu

    Karabağ Diyanet İşleri Başkanı Rifat Fejzicise, “Türk Dini eşittir islamdır. Öyle bir kutsallığı var. Balkanlarda Türkiye’nin ve maalesef biraz uzaklaşıyorduk ve son zamanlarda ben biraz açık konuşuyorum. AK parti zamanına kadar bizim o Türkiye’ye olan bağlılığımız kopma noktasına gelmişti. Türkiye’yi yöneten yeni bir insan geldi” diye konuştu.

    Program Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmeze hediye takdimiyle sona erdi.Programa Diyanet Başkanı Mehmet Görmez’in yanı sıra; Konya valisi Yakup Canbolat, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, işadamları ve davetliler katıldı.

  • Bakan Zeybekci, sanayici iş adamlarıyla bir araya geldi

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Koalisyon muhabbetlerini de hatırlıyorsunuzdur, ne olacak ne bitecek diye. O risk orada durduğu sürece, onu zinhar kapatıp üzerine beton döküp arkasına da kezzap dökmediğiniz sürece bu ülkede, aynı tuzağı hep kullanmak isteyecekler” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli’de Makine Sanayici İşadamları Derneğinin (MAKSİAD) tanıtım toplantısına katıldı. Program MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı’nın konuşmasıyla başladı. Ardından Vali Altıparmak ve Başkan Zolan birer konuşma yaptı.

    Bakan Zeybekci, yaptığı konuşmada, kendi hükümetleri dönemlerinde verilen teşviklerinin sürekli arttığını söyleyerek, “Çok büyük yatırım yapmamız gerekiyor. Türkiye olarak inanılmaz bir güç sarf ederek, çok hızlı geçmeliyiz. Işık hızı ile ilerlemeliyiz. Bugün Türkiye’nin toplam ihracatın içindeki payı maalesef, yüzde 4’lerin altındadır. Peki bu yüzde 4’ündün altında olan, bize yakın olan veya hedeflediğimiz ülkeler kaç, bizden çok üstündedir” dedi.

    Türkiye’nin başına gelen her türlü belanın koalisyonlardan kaynaklandığını kaydeden Zeybekci, “Türkiye’nin hep aynı koalisyon tuzağı ile tuzaklandığını Çünkü bu sistemin içinde kurulmuş olan bu kurgu orada durduğu sürece, yani koalisyon hastalığı orada durduğu sürece siyasetçi de o kıytırık koalisyon hükümetine ulaşabilmek için dar çerçeveli, başka yapacak hiçbir şeyi olmayan, kendinden ümidi olmayan siyasetçi, ne yapıp ne edip milleti rüşvetlendirip, milletin bir şekilde aklını karıştırıp ’acaba yüzde 20 mi, yüzde 28 yaparsam, iktidar partisi aşağı düşerse yan taraftan öteki de gelirse, biz 43 olursak filan deyip umurlarında değil bu ülkenin geleceği, bu ülke zerre umurlarında değil, sanayiciler umurlarında değil. Yeter ki onlar bir şekilde tek bir amacı vardır siyasi partinin, iktidara gelme için de tüm yollar da mubahtır, memleket ne olmuş, bu ülke ne yaşamış, bu ülke nelere katlanacak, bu ülke nereye gidecek. Hiç umurlarında bile olmadı” diye konuştu.

    Koalisyon belasının üzerine kezzap dökülmesi gerektiğini ve bu tehlikeyi bertaraf edilmesi gerektiğini anlatan Zeybekci, “AK Parti’nin en güçlü olduğu 7 Haziran 2015 seçimlerinde aynı tuzağa düşmedik mi? Çünkü orada koalisyon tuzağı olduğu sürece, koalisyon aleti orada durduğu sürece her türlü şey mubah hale geliyor. Bırakalım sebeplerini, sonuçlarını. Yine kurguladılar, oynadılar, şu ettiler, bu ettiler. AK Parti iktidarını 7 Haziran 2015’te bitirdiler. Koalisyon muhabbetlerini de hatırlıyorsunuzdur, ne olacak ne bitecek diye. Bereket bu aziz millet müdahale etti meseleye. Çünkü acıları daha yeniydi, korkunç acılarla, korkunç maliyetlerle. Ama o risk hala orada duruyor. O risk orada durduğu sürece, onu zinhar kapatıp üzerine beton döküp arkasına da kezzap dökmediğiniz sürece aynı tuzağı hep kullanmak isteyecekler bu ülkede” diye konuştu.

    “Beni yalnız bırakmayın”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, şirketinin daha önce ilk binde yer aldığını, şimdi ise ilk 5 binde bile olmadığını belirterek, “Bende sizin gibi biriyim, benimde işim gücüm var, buraya gelirken soysuzun biri yazmış, ‘Yırtık donlu Nihat, e hırsızlık olmasaydı’ diye, biliyorum benim çocuklarımın üzerine bunu söyleyecekler. 2002 yılında benim şirketlerimin biri Türkiye’nin ilk binindeydi, 932’nciydi, şimdi 5 binde bile yok. Allah’a hamdolsun bu şehre hizmet etmek için bunları hepsini yaptım, ama yalnız bırakmayın arkadaşlar, bu şehre bu kadar hizmet destanları yazan birileri olarak sizden şehrinize sahip çıkmanızı istiyorum. Yana çekilmeyin, benim ne zorum var ya, benim başıma geleceğini biliyorum, bu soysuzlar benim çocuklarıma diyecekler ki, ‘Bunların babası zamanında belediye başkanıydı, bakandı gördün mü ondan bunlar’ deyip onlar masum çocuklar ya, hepimizin çocukları kadar da babalarının analarının ailelerinin işlerini devam ettirme hakları var” dedi.

    Siyasete girmeden vergi rekortmeni olduğunu kaydeden Zeybekci, “Bir tütün amelesinin çocuğuydum, evet nerden geldiğim belli, ne şekilde olduğumda belli, 1993’de Küçüker tekstilde çalıştım. Denizli’nin en fazla kazanan profesyoneliydim. Daha sonra şirketimi kurdum. Şimdi geldiğimiz yer belli, hepsi açık. Açın bakın, Denizli Gelir İradesinin rakamlarına, 7-8 defa Denizli’de vergi rekortmeni oldum. Gerek şahsi, gerek şirketimle, şahsi vergi rekortmeni ne demek olduğunu siz benden ç ok daha iyi bilirsiniz. Niye bir adam durup dururken, sanayici özellikle, eczacı olsa, noter olsa, yeminli mali müşavir olsa eyvallah, ama eğer bir adam üst üste 7-8 sene şahsi gelir vergisinde, vergi rekortmeni oluyorsa, ilk üçte yer alıyorsa, ne yapıyordu o, o saftirik adam var ya, her sene kar dağıtımı yapıyordu, kendisine para çekiyordu da siyasete harcıyordu. Onun için böyle oluyordur. Denizli, 16 Nisan’da Türkiye ortalamasının üzerine çıkmak zorunda” şeklinde konuştu.

    Bir otelde düzenlenen programa Bakan Zeybekci’nin yanı sıra, Vali Ahmet Altıparmak, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, İl Emniyet Müdürü Mevlüt Demir, MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci ve çok sayıda davetli katıldı.

    Program sonunda dernek tarafından vali, Belediye Başkanı’na plaket, Bakan Zeybekci’ye ise üzerinde hat yazılı tablo hediye edildi.

  • Maliye Bakanı Ağbal GTO’da iş adamlarıyla buluştu

    Maliye Bakanı Naci Ağbal Gaziantep Ticaret Odasında iş adamlarıyla bir araya geldi.

    Bakan Ağbal, Gaziantep programı kapsamında akşam saatlerinde GTO’daki toplantıya katıldı. İş adamlarına Gaziantep’in ticaret hacminin hızla büyüdüğünü ve üretimin büyük artış gösterdiğini belirterek, bu kapsamda emeği olan her kese teşekkür etti.

    Gaziantep Ticaret Odası Konferans salonunda gerçekleşen toplantıya, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Hıdıroğlu’nun yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, milletvekilleri ve iş adamları katıldı.

    GTO’da iş adamlarını yeni anayasa ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi konusunda da bilgilendiren Maliye Bakanı Naci Ağbal, daha sonra Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Odasının yemeğine katıldı.

    Bakan Ağbal’ı kapıda karşılayan Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Ünal Akdoğan, davete icabet ettiği için bakana ve protokole teşekkür etti. Özel bir restoranda gerçekleşen toplantıya, Gaziantep protokolünün yanı sıra şoförler odası üyeleri katıldı.

    16 Nisan’da yapılacak olan referandumda şoförlerden ‘evet’ sözü alan Maliye Bakanı Naci Ağbal daha sonra havayolu ile Gaziantep’ten ayrıldı.

  • CHP lideri Kılıçdaroğlu, Kocaeli’de iş adamlarıyla bir araya geldi

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde Sanayicilerle bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Diline egemen olamayan ülkeyi yönetemez. Suriye ile kavga ettik niçin. 3 buçuk milyon Suriyeli var. Yarın görecekseniz Suriye mafyası da çıkacak. Ne yapsın bu adamlar, ne ile geçinecekler” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gebze’de bulunan Gebze Organize Sanayi Bölgesinde ki Sanayicilerle buluşarak “Avrupa Birliği Sürecinin Ekonomiye Etkileri” konulu konferans verdi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi toplantı salonunda düzenlenen programa Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra CHP Kocaeli Milletvekilleri Tahsin Tarhan, Fatma Kaplan Hürriyet, Haydar Akar, CHP Kocaeli ve Gebze İlçe teşkilatı yöneticileri, çok sayıda sanayici katıldı. Programda konuşan Kılıçdaroğlu, “Diline egemen olamayan ülkeyi yönetemez. Suriye ile kavga ettik niçin. 3 buçuk milyon Suriyeli var. Yarın görecekseniz Suriye mafyası da çıkacak. Ne yapsın bu adamlar, ne ile geçinecekler” dedi.

    “Demokrasisi gelişmemiş hiçbir ülke büyümemiştir”

    Kılıçdaroğlu, “Yeni modelde kimse parlamentoya gelip hesap vermeyecek. Hiçbir bakan hakkında GEN Soru veremezsiniz. Saygınlığın ölçüsü demokrasi ve üretimde yatar. Bir ülkede saygınlık ve üretimin ölçüsü demokrasi ve üretimdir. Demokrasiniz gelişmişse ve üretiyorsanız o ülke dünyanın her tarafında saygındır. Japonya, Almanya, Amerika, Hollanda bunun için saygın. Demek ki demokrasinizi geliştireceksiniz üretiminiz arttıracaksınız. Demokrasisi gelişmemiş hiçbir ülke büyümemiştir, tarihte örneği yoktur. Üretimi sanayici nasıl yapacak. Hukuk güvenliği yoksa niye yatırım yapsın. Hukuk güvenliği yoksa yabancı sermaye niye gelsin. Hukukun olduğu yere güvenliğin olduğu zaman yatırımı varsa, hukuk güvenliği varsa gider yatırımını yapar. Hangi ülke olursa olsun. Ama yoksa neden gelsin. Yabancı sermaye kaçıyor, tabi kaçar. Bugün bizim taşıdığımız endişelerin tamamını gelişmiş ülkelerin tamamı yaşıyor. Hepsinde aynı soru, Türkiye’nin geleceği ne olacak. Hep beraber düşünmek zorundayız” şeklinde konuştu.

    “Batıda bizim yaptığımız bir ürünü gördüğümde gurur duyarım”

    Batıda Türkiye Cumhuriyetinde imal edilen bir ürünü gördüğüm zaman sevinirim diyen Kılıçdaroğlu, “Bu kadar sorunumuz varken, bütün yetkileri bir kişiye verelim, bizim düşünmemize gerek yok. Aklımızı kullanmamıza gerek yok gibi bir sürecin içine Türkiye sokulmamalı. Ama gidip Batıda Türkiye Cumhuriyetinde imal edilen bir ürünü gördüğüm zaman sevinirim. Orada yapılan görkemli bir binayı bunu Türk müteahhitler yaptı dediklerinde sevinirim. Gurur duyarım. Tanır mıyım tanımam ama sonuçta o marka bizim markamız. O insan bizim insanımız ve bunları yapabiliyoruz biz. Önlerinde ki en ciddi engel demokrasiye getirilen sınırlamalar. Düşünce özgürlüğüne getirilen sınırlamalar, demokrasiye getirilen sınırlamalar sanayicinin elini kolunu bağlıyor, esnafın, üreticinin elini kolunu bağlıyor. Bütün bunları aşmamız lazım” ifadelerini kullandı.

    “Avrupa ile kavga edeceksek, fındığı kime satacağız”

    “Esnaf turist duasına çıkıyor” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, “Avrupa Birliğine üyelik çok önemli. Söyledim, diline egemen olamayan ülkeyi yönetemez. Suriye ile kavga ettik niçin. 3 buçuk milyon Suriyeli var. Yarın görecekseniz Suriye mafyası da çıkacak. Ne yapsın bu adamlar, ne ile geçinecekler. Irak’la kavga ettik, niçin. Gittik Mısır’la kavga ettik, Mısır Ro Ro seferlerini iptal etti. Rusya ile kavga ettik neden. Esnaf turist duasına çıkıyor. Nerede Alanya’da. Acaba turist gelir mi diye turist duasına çıkıyor. Sorun nerede. Sorun siyaset grubunda. Siyaset düzgün olsa, demokrasi düzgün olursa, hukuk düzgün olursa, güvenliği olursa turist niye gelmesin. Bıraktık onu şimdi Avrupa ile kavga ediyoruz. Hollanda ile kavga ettik, Karadenizli işadamları geldiler. Hepsi dertli ne oldu dedim, Hollanda ile kavga ettik. Ne oldu, siz sanayi malı ihraç etmiyorsunuz fındık ihraç ediyorsunuz dedim, fındığı kime satacağız dediler. Doğru fındığı kime satacaksın. Japonya, Hindistan, Çin, Amerika fındık almıyor. Fındığı Avrupa alıyor, onunla kavga edeceksek fındığı kime satacağız” dedi.

    “Ben vatansever değilim ki hepimiz vatanseveriz”

    Defalarca dış politikanın 180 derece değişmesini söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Savaş meydanlarından çıkan bir komutan Atatürk, savaş meydanlardın çıktı geldi. Savaş zorunda olmadıkça bir cinayettir dedi, zorunda olmadıkça. Savaşın ne olduğunu biliyordu. Filistin’de, Yemen’de, Anafartalar’da bütün hayatı savaşlarda geçti. Arkasından ne söyledi yurtta barış dünyada barış dedi. Barışın ne kadar değerli olduğunu savaş meydanlarından gelen insanlar bilir. Oradaki acıyı, kanı, gözyaşını oradan gelen insanlar bilir. Defalarca dış politikanın 180 derece değişmesini söyledik. İyi ilişkiler kurduğumuzda bölgenin lider ülkesi olacağını söyledik. Hatta dünyanın lider ülkesi olacağız. Bu kadar mükemmel görkemli bir coğrafyadayız ama hakkını veremiyoruz. Hepimize düşen bir görev var. Referanduma gideceğiz. Ayın 16’sında oy kullanacağız. İşçisiyle, işvereni ile memuru ile işsizi ile hepimizin Türkiye’si. Ben vatansever değilim ki hepimiz vatanseveriz. Birlikte vatanseveriz. Birlikte mücadele edeceğiz, çalışacağız. Eğer biz bu mücadeleyi yapabilirsek, demokrasimizi güçlendirebilirsek emin olun Türkiye’nin önünde hiçbir güç duramaz” dedi.

    Konuşmanın ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hediye takdim edildi.