Etiket: Adadı

  • (Özel Haber) Ömrünü Ailesine Adadı

    Van’ın Gevaş ilçesinde yaşayan Zinet İdiz, önce yatalak babası ve annesine, şimdi de felç kalan eşine bakıyor.

    İlçenin Elmalı mahallesinde yaşayan Zinet İdiz, 23 yıl önce yatalak olan babasını yanına aldı. 8 yıl boyunca babasına bakan İdiz, babasının ölümünden sonra annesinin rahatsızlığıyla karşılaştı. 12 yıl boyunca yatalak annesine bakan İdiz, annesinin ölümünden 6 gün sonra eşinin felç olmasıyla karşı karşıya kaldı. 40 yıldır evli olduğu eşi Hüsnü İdiz’in geçirdiği beyin kanaması nedeniyle felç kaldığını ifade eden Zinet İdiz (67), ömrünü ailesine adadığını belirterek, “6 yıl babama baktım. Babamın ardından annem yatalak oldu. 12 yıl boyunca da anneme baktım. Annemin ölümünden 6 gün sonra eşim beyin kanaması geçirdi ve felç oldu. 3 yıldır eşime bakıyorum” dedi.

    Yaklaşık 23 yıldır ömrünü ailesine adadığı halde yüzünden tebessümü esirgemeyen İdiz, “Yıllardır komşularımın evine doğru dürüst gidemiyorum. Çünkü önce babam, sonra annem şimdi de eşim yatalak. Onları bırakıp gidemiyordum. Ama yine de halimden çok memnunum. Hastalara bakmak bana mutluluk veriyor. Eşimin dışında başka hastalar olsa, onlara da seve seve bakarım” ifadelerini kullandı.

    Bir yandan yatalak eşine bakarken bir yandan da evin işlerini yapan İdiz, ekmek pişirmekten geri kalmıyor. Haftalık ekmeğini bir günde pişirdiğini dile getiren İdiz, “Misafirlerimiz çok olduğu için ekmek almak hem pahalıya mal oluyor hem de ekmek yetiştirmek çok zor oluyor. Bu nedenle bir haftalık ekmeği bir günde pişiriyorum” şeklinde konuştu.

    Devletin kendilerine sunduğu imkanlardan dolayı mutlu olduğunu da anlatan İdiz, şöyle konuştu:

    “Daha önce maddi yönden çok sıkıntıdaydık. Hastalara bakmak çok zordu. Ama Allah devletimizden razı olsun. Gerek yaşlılık maaşı, gerek bakıcı maaşı olsun bize her türlü imkanı sağladı. Allah kendilerinden razı olsun.”

  • Hayatını Hayvanlara Adadı

    Bursa’nın Yenişehir ilçesinde yaşayan hayvansever Birgül Demir, hayatını sokak hayvanlarına adayarak, onlara sahip çıkmak için tek başına mücadele ediyor.

    Özel bir şirkette çalışan Birgül Demircan, ilçede bulunan sokak hayvanlarına bakıyor. Haftada bir gün mezbaha çevresindeki ve arazideki hayvanları besleyen Demircan, “Haftada bir gün yem vermek bu canları yaşatmak için yetersiz. Biz belediyemizden, kaymaklıktan talepte bulunduk. Geçici rehabilitasyon ve sağlık merkezi istiyoruz. Besleme odakları kurulsun” dedi.

    Demir, hayvanların kontrol altına alınması açısından en azından ilçenin muhtelif noktalarına besleme odakları kurulmasını isteyerek, “Bu hayvanların takibi yapılsın. Belediyenin hayvanların bir sağlık problemi olduğunda aracı yok. en büyük sıkıntımız araç. Bunu zabıta ekipleri ile çözmeye çalışıyoruz. Veteriner işleri birimimiz de yok” diye konuştu.

  • Aydınlı Gençler Tatillerini Türkmenlere Adadı

    Türkiye genelinde başlatılan Bayır Bucak’taki Türkmenlere destek kampanyası Aydın’da yoğun ilgi görüyor. Yapılan yardımların amacına ulaşması için Aydın’daki onlarca gönüllü genç yarıyıl tatillerini Bayır Bucak Türkmenlerine adadı. Gençler sabahtan akşama kadar Tırlara yüklenecek yardım malzemelerini ayrıştırıp yaş, cinsiyet ve özelliklerine göre paketleyip Türkmenlerin derdine derman olmaya çalışıyor.

    Aydın’da büyük bir fabrikanın depolarına getirilen yardım malzemeleri en kısa yoldan en hızlı şekilde amacına uygun olarak Bayır Bucak’taki ihtiyaç sahibi Türkmenlere ulaşması için onlarca gönüllü genç çalışıyor. Tarihten bu yana mazlumun ve zor durumdaki kimsesiz insanların kimsesi olan Türk Milletinin bugün de gösterdiği yardımseverliğin mazlumları sevindirdiğini belirten Gönüllü Gençlerden Lise Öğrencisi Ahmet Can Hergül, “Yarıyıl tatili öncesi benim gibi pek çok arkadaşımızın çeşitli tatil planları vardı. Ancak böylesine hayırlı ve güzel bir çalışmaya gönüllülerin arandığını öğrenince arkadaşlarımızla tatil yapmak yerine gönüllü olarak çalışma yapmayı tercih ettik. Aydın’ın duyarlı insanlarından Allah razı olsun. Her gün poşet poşet koli koli çeşitli yardım malzemeleri geliyor. Herkes elinden geleni elinde bulunanı gönderiyor. Bizler de gelen bu malzemeleri türüne, özelliğine göre bize öğretilen şekilde ayrıştırıp paketleyerek yardımların muhatabına en uygun şekilde ulaşması için gayret sarf ediyoruz. Burada herkes gönüllü çalışıyor. Maddi hiçbir beklentimiz yok ama manevi olarak çalışmamızın karşılığını o zor durumdaki Türkmen Kardeşlerimizin yüzünün güldüğünü gördüğümüz an alıyoruz” diye konuştu.

    “KOMŞUSU AÇKEN TOK YATMAYANLARDAN OLABİLİRSEK NE MUTLU BİZE”

    Yardım kampanyasının Aydın’da yoğun ilgi gördüğünü ve bunun kendilerini çok mutlu ettiğini belirten gönüllülerden Harun Sezen, Ahmet Bingöl ve Taha Emre Saka “Gerçekten bizim insanımız çok duyarlı ve ‘Komşusu açken tok yatmamaya’ özen gösteren bir ümmet olmak için adeta yarışıyorlar. Bu iş inanç işi, gelenek görenek işidir. Türkmen kardeşlerimize,ihtiyaç sahibi insanlara ve bu karakışta kimsesizlerin kimsesi olabilmek için insanlarımız yardım ediyor. Bizler de karınca kararınca bu amaca hizmet etmek için tatil yapmak yerine çalışıyoruz” diye konuştular.

  • Kendini Sokak Hayvanlarına Adadı

    Gaziantep’te yaşayan 39 yaşındaki Nesli Çelik, kendini sokakta yaşayan yardıma muhtaç kedi ve köpeklere adadı. Kanserli köpeğin tedavisi için tefeciden borç alan kadın, 15 yıldır kendisine gelen evlilik tekliflerini geri çevirdi.

    Gaziantep’te kendini 15 yıldır sokakta bulduğu yavru, yaralı, gebe, terk edilmiş kedi ve köpeklerin bakımına adayan Nesli Çelik, evinde 19 kedi, 4 köpek besliyor. Çelik, gönüllü olarak bakımını yaptığı hayvanlardan iyileşenleri doğal ortama salıyor. Hayatını yardıma muhtaç hayvanlara bakarak geçiren Çelik, bu uğurda evlilik tekliflerini geri çevirdiğini kaydetti. Çelik, kanser hastası bir köpeği tedavi ettirmek için tefecilerin eline düştüğünü ve zor kurtulduğunu söyledi. 15 yıldır hayvan koruma faaliyetlerinde aktif görev aldığını anlatan hayvan bakıcısı Nesli Çelik, “Bir yakınımın evinde düşük bir kirayla oturuyorum. Sabit bir işim yok zaman zaman özel sektörde çalışıyorum. Hayvanların bakımı için gerekli şeyleri karşılamak için ev temizliğine bile gidebiliyorum” dedi. Yaşadığı evin hayvanlar için bir geçiş noktası olduğunu belirten Çelik, “En son bir felçli köpeğin bakımını üstlendim. Sosyal medyada köpeğe başkalarının yardım etmesini istedim fakat kimi çocuğundan dolayı kimisi felçli olduğu için kimisi de köpeğin yaşlı olması nedeniyle bakımı üstlenmek istemedi” şeklinde konuştu.

    Kendisine gelen evlenme tekliflerini geri çevirdiğini söyleyen Çelik, tercihini hep hayvanlardan yana kullandığını ifade ederek “Benim durumumda bir insanla siz evlenmek ister misiniz? Siz kabul eder misiniz? Gelen evlenme tekliflerini geri çevirmek durumunda kalıyorum. Bu şekilde bizi kabul edecek kişi bu zamana kadar çıkmadı” diye konuştu.

    TEFECİYE DÜŞTÜ

    Çelik, kanser hastası bir köpeğin iyileşmesi için borç para aradığını fakat bulamadığını kaydetti. Son olarak tefeci olduğunu sonradan öğrendiği bir kişiden borç aldığını anlatan Çelik, tefeciden zor kurtulduğunu kaydetti. Çelik, “Ameliyat olması gerek bir köpek için tefecilerin eline düştüm. Özel klinikler ameliyat için çok para istiyor. Barınaklarda bu hayvanların bakımı mümkün değil. Tefecilerin elinden zor kurtuldum ağabeyimden yardım istemek durumunda kaldım” ifadelerini kullandı.

    Herkesin kapısının önüne birkaç parça yem ve su bırakmasını isteyen Çelik, yaralı hayvanların bir tanesine bile olsa sahip çıkılması halinde kendi yükünün hafifleyeceğini kaydetti.

  • Kendisini İşaret Dilini Yaygınlaştırmaya Adadı

    İşitme engelli anne ve babasından doğuştan işaret dilini öğrenen Sema Bahar Karakeçe, işaret dilinin yaygınlaşması için öğretmen oldu.

    Tokat Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından açılan işaret dili kurs ilgi görüyor. Kursu anne ve babasından işaret dilini öğrenen 22 yaşındaki Sema Bahar Karakeçe, veriyor. Denizli’de annesi Fatma Karakeçe’nin doğuştan ve babası Oğuz Karakeçe’nin 1,5 yaşındayken havale geçirmesi sonucu işitme engelli olduğunu ifade eden 22 yaşındaki Sema Bahar Karakeçe, dedesi, dayısı ve teyzesinin de işitme engelli olduğunu söyledi. İngiliz dili ve edebiyatı bölümünü mezunu olmasına rağmen işaret dili eğitimi vererek yaygınlaştırmak isteyen Karakeçe, adeta kendini işitme engelli bireylere adadığını kaydetti. Çocukken öğrendiği işaret dilini öğretmek için kurslara katılarak eğitmen olan Karakeçe, Kütahya’dan sonra Tokat’ta kurs vermeye başladı. Babasının 1,5 yaşındayken işitme engelli olması nedeniyle kardeşi ile kendisinde işitme engeli olmadığını ifade eden Karakeçe, anne ve babası işitme engelli olduğu için bu dile daha iyi hakim olduğunu belirterek, “Banka, hastane gibi yerlerde işaret dili tercümanı olmadığı için annem ve babam benimle birlikte gitmek zorunda kalıyorlar. Çocukluk yıllarında 4. sınıfta bile kooperatif toplantısında tercümanlık yaptım. İşaret dilini bilmeyen herkese öğrenmesini tavsiye ediyorum. Her an her yerde insanların karşısına işitme engelli bir birey çıkabilir” dedi.

    “İŞİTME ENGELLİLER İÇİN VARIM DEMEK İSTİYORUM”

    İşitme engelli bireylerin iletişim kuramayınca kendilerini toplumda dışlanmış hissettiklerini ifade eden Karakeçe, “İşaret dili bildiklerini bir insanı görünce iletişim kurdukları için çok mutlu oluyorlar. Otobüste, banka da, hastane de özellikle belediye gibi yerlerde, böyle kurumlarda çok sıkıntı çekiyorlar. O yüzden ben de öğrencilerimin bu şekilde herkesin işaret dilini öğrenmesini istiyorum. Kendimi de aslında işitme engelliler için varım demek istiyorum. Yani onlar için çalışmak gerçekten beni mutlu ediyor. İşaret dilini ailemden öğrendim. Onun için de kendimi geliştirmek için eğitimlere katıldım. Sınavlara da girdim. O şekilde belgelerimi tamamladım. Şimdi de eğitmenlik yapıyorum, tercümanlık da yapıyorum aynı zamanda” diye konuştu.

    Tokat Halk Eğitim Merkezi Müdürü Yunis Yazıcı ise 4 tane işaret dili kursu açtıklarını belirterek, “Önceki yıllarda işaret dili öğreticisi, hocası konusunda biraz sıkıntımız vardı. Sağ olsun hocamız il dışından gelerek bu sıkıntımız giderdi” ifadelerini kullandı.

    Engelli vatandaşlarla daha iyi iletişim kurarak hizmet verebilmek için kursa katılan ebe, polis, sağlık memurları da kurstan duydukları memnuniyeti dile getirdi.