Etiket: Açıyor

  • Adana Tiyatro Festivali 18. Kez Perdelerini Açıyor

    Sabancı Vakfı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları işbirliğiyle düzenlenen Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, bu yıl 18. kez perdelerini açacak.

    27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde başlayacak festival, 30 Nisan’a kadar binlerce seyirciyi ağırlamaya hazırlanıyor. Türkiye’nin en uzun soluklu uluslararası tiyatro festivalinde, bu yıl Türkiye’den 16, yurt dışından 7 olmak üzere toplam 23 oyun sahnelenecek.

    Festivalin açılış oyunu “Hoşgeldin Boyacı” Tiyatro Martı tarafından 27 Mart Pazar günü saat 20.00’de Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

    Yerli ve yabancı topluluklar Adana’da kültür sanat rüzgarı estirecek festivale yurt dışından katılacak tiyatro toplulukları Almanya, İspanya, Hollanda, Makedonya ve Gürcistan’dan Adana’ya bir kültür köprüsü kuracak.

    Almanya’dan Familie Flöz tiyatro topluluğu ‘Hotel Paradiso’, İspanya’dan Yllana Prodüksiyon ‘Simsarlar’, Hollanda’dan Yerli Yersiz Prodüksiyon ‘Yerli Yersiz Kabare’, Makedonya Üsküp Arnavut Tiyatrosu ‘Macbeth’ ve Gürcistan Kote Marjinashvilli Devlet Dram Tiyatrosu ‘Bir Delinin Hatıra Defteri’ ve ‘İsimsiz Yıldız’ adlı oyunlarını sergileyecek.

    Yurt içinden Devlet Tiyatroları’nın ve özel tiyatroların oyunları da festival boyunca tiyatroseverlere zengin bir program sunacak. Sivas Devlet Tiyatrosu ‘Üç Tekerlekli Araba’ ve İzmir Devlet Tiyatrosu ‘Kurban’ adlı oyunlarını; özel tiyatrolardan ise Tiyatro Martı ‘Hoşgeldin Boyacı’, Yolcu Tiyatro ‘Kapıların Dışında’, Siyah Beyaz Tiyatro ‘Tesir’, Hayal Perdesi ‘İmparatorluk Kuranlar’, Talimhane Tiyatrosu ‘Göl Kıyısı’, Tiyatro Kare ‘Fosforlu Cevriye’, Sadri Alışık & Çolpan İlhan Tiyatrosu ‘Frankenstein’, Semaver Kumpanya ‘Cimri’ ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu ‘Ödünç Yaşamlar’ ve ‘Asi Kuş’ adlı oyunlarını sahneleyecek.

    Festivale İspanya’dan katılacak La Tal Theatre, kukla tiyatrosunun başarılı bir örneği olan ‘Carillo’ ile iki gece üst üste 22 ve 23 Nisan saat 20.00’de, Adana Tren Garı Meydanı’nda Adanalılara keyifli bir açık hava gösterisi izletecek.

    Genç tiyatro topluluklarının alternatif tiyatro oyunlarına da yer açan Adana Tiyatro Festivali’nde, Tiyatro Alesta ‘Erkek Parkı’, Seyyar Tiyatro ‘Ben Pier Riviere’ ve ‘Trom’, Ekip Tiyatrosu ‘İki Kapılı Ev’ adlı oyunlarını Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Sanat Galerisi’nde sergileyecek.

    Ayrıca festival boyunca Karagöz yapım ve oynatımı, oyun yazarlık, aksiyon stratejileri, kukla yapımı ve oynatımı, atık malzemelerden kostüm yapımı, çocuklarla maske yapımı, deri el sanatları, beden yoluyla Macbeth’in keşfi konularında atölye çalışmaları düzenlenecek.

    SAKIP SABANCI YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ

    Tiyatro sanatının gelişmesine önemli katkılarda bulunmuş ustalara minnet ve saygı duymak amacıyla 2005 yılından bu yana verilen “Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü” her yıl olduğu gibi festivalin açılış töreninde sahibini bulacak.

    Bugüne kadar Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü almaya hak kazanan ustalar şöyle: Cüneyt Gökçer (2005), Macide Tanır (2006), Bozkurt Kuruç (2007), Yıldız Kenter (2008), Genco Erkal (2009), Müşfik Kenter (2010), Gülriz Sururi (2011), Haldun Dormen (2012), Rutkay Aziz (2013), Prof. Zeliha Berksoy (2014), Cihan Ünal (2015).

    FESTİVALİ 17 YILDA 1 MİLYONA YAKIN SEYİRCİ TAKİP ETTİ

    Adana Tiyatro Festivali, 17 yılda 42 farklı ülkeden 87 yabancı tiyatro grubunu, yerli ve yabancı 6 binden fazla sanatçıyı ağırladı. Türkiye’den özel tiyatrolar ve Devlet Tiyatroları’nın sahnelediği oyunlar da dahil toplam 316 oyun ve 679 temsil düzenlendi. Türkiye’nin birçok yerinden seyirci akın ettiği Adana Tiyatro Festivali’nde sahnelenen oyunlar bugüne kadar 1 milyona yakın seyirci tarafından izlendi.

  • Zayıf Benlik Algısı Bağımlılığa Yol Açıyor

    Psikoterapist Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, zayıf benlik algısının bağımlılığa yol açtığını söyledi.

    Tokaç konuyla ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede, “Sigara, alkol, uyarıcı maddeler, uçucu maddeler, hallüsinojenler, bahis oyunları, internet, teknolojik ürünler gibi birçok farklı alanda karşımıza çıkan bağımlılık; her iki cinsiyette görülmekte ve oldukça küçük yaşlarda karşımıza çıkmaktadır” dedi.

    “Bağımlılık; kullanılan psikoaktif maddenin kişiye zarar verici sonuçlar doğurmasına karşın, zorlantılı bir şekilde maddeyi arama ve sürekli kullanma ile karşımıza çıkan, tekrarlayan bir bozukluktur” diyen Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Bağımlılık Nörobiyopsikososyal bir bozukluktur. Buradan anlaşılmaktadır ki; bağımlılığa sadece Nörolojik bir sorun olarak bakılamamakta, aynı zamanda psikoaktif madde kullanımının biyolojik işleyişi etkilerinden de bahsetmekteyiz. Psikoaktif maddeleri kullanmaya başlamak ve sürdürmekle ilgili Psikolojik faktörler çok önemlidir. Bağımlı kişinin; sadece kendisi durumdan etkilenmekle kalmaz, aynı zamanda sosyal çevresi de olumsuz etkilenmektedir. Kişiyi bağımlılığa iten sebeplere baktığımızda ise; oldukça fazla etkenin rol oynadığını söyleyebiliriz. Bağımlılığın özellikle genç yaşlarda başlandığı durumlarda gencin ilgisinin akran gruplarına yönelik olduğu ve kabul edilme, beğenilme dürtüsünün yoğunluğu etkilidir. Özellikle sigara ve uyuşturu / uyarıcı madde kullanımının bu etkenlerden beslendiğini söyleyebiliriz” diye konuştu.

    Psikoaktif madde kullanımını etkileyen en önemli etkenin kişilik özellikleri olduğunu anlatan Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Çoğunlukla kullanılan “zayıf kişilikli” tabiri bu kişileri yeterli tanımlamaya uymayan ve oldukça inciten bir tabirdir. Bu kişiler; yaşadıkları hazzı ertelemek istemeyen, anında ve çocuksu hazlar deneyimleyerek böylece yetişkinliğin sorumluluk ve mücadelesinden bilinçdışı kaçmak isteyen kişilerdir. Bu kişilerde doğal hayatın getirdiği olumsuzluklarla baş etme mekanizmasında yetersizlik düşünülmektedir.

    Psikoaktif madde kullanımına kişiyi yönelten bir diğer etken ise özellikle çocukluk yıllarından itibaren devam eden ve artan şiddetli aile içi çatışmalar ile sosyal çevrenin kişiyi destekleyici olmaktan uzak olmasıdır. Aile içerisinde ebeveynleri başta olmak üzere yeterli sevgi ve ilgiyi göremeyen bireyler, ilgi arayışını dış dünyada yapmaktadır. Bu kişilerin daha çok içe dönük, duygularını kolaylıkla ifade edemeyen, sevgiyi gösteren değil, sevginin gösterilmesini bekleyen, sosyal uyumlu, hayır deme becerisinde yetersizlik olan bireyler olduğu düşünüldüğünde; psikoaktif madde kötüye kullanımına yönlendirilmeleri kolay olacaktır.

    Psikoaktif madde kullanımının en kötü durumu ise kişinin korku ve merak duygusuyla başladığı maddeye bağımlılık kazandığını geç fark etmesidir. Psikoaktif madde kullanımı bir kısırdöngü halinde devam eder. Kişi “bir kereden bir şey olmaz” diyerek başladığı maddeyi kullanmaya “bir daha asla” diyerek devam etmek istemese de, kendisinin bağımlı olmayacağına, istediğinde bırakabileceğine dair yanlış inançları nedeniyle devam eder. Ve bu kısır döngü daima böyle devam eder” dedi.

    Bağımlılık çok yönlü bir bozukluk ise tedavisinin de aynı şekilde sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Uzman Psikolog Naciye Tokaç, daha sonra şunları kaydetti “Öncelikle psikoaktif madde kullanan kişinin kullandığı maddenin kendisini kötü etkilediğini kabul etmesi ve tedavi olmak için gönüllü olması gerekmektedir. Buradaki gönüllüden kasıt; kesinlikle tedaviyi kendisinin onaylaması ve bu yönde istekli olmasıdır. Ardından bağımlılık tedavisi konusunda uzman Nörolog, Psikiyatrist ve Psikoloğun bir takım olarak çalışması ve bağımlı ile sosyal çevresinin de bu tedaviye katılımı, bozukluğun tedavisi için çok önemlidir. Son yıllarda bağımlılık bozukluğunun tedavisi konusunda oldukça fazla yol katedilmesiyle birlikte; bu tedavinin sadece bağımlı kişiyi ilgilendirmediği, ailesi, sosyal çevresi, okul – iş yaşamı ve arkadaşlarının da tedavide destekleyici rol oynaması gereklidir. Tedavideki en önemli nokta ise psikoterapi ile kişinin zayıf benlik algısının ve yetersizlik hislerinin çalışılarak, kişinin değerlilik algısının yükseltilmesidir.”

  • Sincik Arıcılar Derneği Arıcılık Kursu Açıyor

    Adıyaman’ın Sincik Arıcılık Eğitim Kültür Derneği ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ortaklaşa arı yetiştiriciliği kursu açmaya hazırlanıyor.

    Sincik Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü eğitim salonunda açılacak kursta, kursiyerlere meslek kazandırılması hedefleniyor. Sincik ilçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Ziraat Mühendisleri tarafından verilecek olan arıcılık kursunda, arı yetiştiriciliği ve balın üretilme süreçleri konusunda eğitimlerin verileceği kursun son başvuru tarihi ise 10 Mart 2016 olarak açıklandı. Sincik Arıcılık Eğitim Kültür Derneği öncülüğünde gerçekleştirilecek olan kursun 10 iş günü süreceği bildirildi. Kursların hafta içi her gün 09:00 ile 17:00 saatleri arasında gerçekleştirileceği ifade edilirken, eğitimin süresi 80 saat olarak belirlendi. Eğitimleri başarı ile tamamlayan kursiyerler arı yetiştiriciliği sertifikasına sahibi olacak. Sincik’te geçtiğimiz yıl yaklaşık 150 kişinin arı yetiştiriciliği sertifikası aldığını belirten Sincik Arıcılık Eğitim Kültür Derneği Başkanı Mahmut Öztürk, “İlçemizde 3 yıldır faaliyet gösteren Sincik Arıcılık Eğitim Kültür Derneğimizin girişimleri ile arı yetiştiriciliği kurslarının bu yıl 2’incisi açılacak. Arıcılık kurslarına ilgi her geçen gün artıyor. Bu yıl açılacak olan kurslara da yoğun bir ilgi olmasını bekliyoruz. Açılacak olan kursa katılmak isteyen arıcılarımızın en geç 10 Mart 2016 tarihine kadar Sincik Halk Eğitim Müdürlüğüne müracaatta bulunmaları gerekiyor. Sincik’te arıcılığı yaygınlaştırmak istiyoruz. 10 yıl önce Sincik’te 20-30 tane arı yetiştiricisi varken bugün bu sayı yaklaşık 250’ye ulaşmıştır. Bazıları amatör olarak bu işle uğraşırken kimisi de profesyonel olarak arı yetiştiriciliği yapmaktadır. Sincik Balı Türkiye’nin en lezzetli ballarından biridir, balımızı marka haline getirmek için çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

  • Baharın Renkleri Konyaaltı’nda Açıyor

    Konyaaltı Belediyesi, ilkbahar ve yaz aylarında parkları renklendirecek binlerce çiçeği toprakla buluşturuyor.

    Konyaaltı Belediyesi bölgenin iklim koşullarına uygun bitki üretimine devam ediyor. Çelikleme yöntemi ve tohumdan yılda ortalama 500 bin sezonluk çiçek, 30 bin de çok yıllık bitki üretimi yapılıyor. Çakırlar Mahallesi’nde bulunan 2 bin 575 metrekare kapalı serada park, yeşil alan, çiçeklik ve refüjlerde kullanılmak üzere 70 bin adet bitki hazır şekilde bulunuyor.

    Konyaaltı sınırları içinde aktif ve pasif toplam 1 milyon 630 bin 940 metrekare yeşil alana sahip olduklarını ifade eden Belediye Başkanı Muhittin Böcek, bölgedeki yeşil alan miktarını her yıl geliştirerek artırdıklarını söyledi. Konyaaltı’nda kişi başına düşen yeşil alan miktarının Avrupa standartlarının üzerinde olduğunu vurgulayan Böcek, “160 bin metrekare alan üzerinde kurulu fidanlıkta mevsimlik ve yıllık çiçekler ile çalı ve ağaç türlerinin üretimini yapıyoruz. Bu şekilde yılda 1, 5 milyon lira tasarruf sağlıyoruz. Amacımız, Konyaaltı’nda yaşayan halkımıza nefes aldıran park ve yeşil alan sayısını arttırmak” diye konuştu.

    50 farklı tür arasından ligustrum, hatmi, taflan, pitosporrum, keçisakalı, ruelia, rozmarinos, buz çiçeği, sedum, çok yıllık üretilen bitkilerde de kadife çiçeği, pervane çiçeği, portakal nergisi, cam güzeli, süs lahanası ve gazania ön plana çıkıyor.

  • Şanlıurfa Tarım Fuarı Kapılarını Açıyor

    Şanlıurfa’da bu yıl 3.’sü düzenlenen “Şanlıurfa Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı” Perşembe günü ziyaretçilere kapılarını açıyor.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş tarafından açılışı yapılacak olan Şanlıurfa Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı 3- 6 Mart 2016 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Doğu ve Güneydoğunun en büyük tarım fuarı Pazar günü akşama kadar ziyaretçilere açık olacak. Valilik ve SGK binalarının arkasında bulunan Cumhuriyet Meydanında düzenlenecek olan fuarın resmi açılışı Perşembe günü saat 14.00’da gerçekleştirilecek. Şanlıurfa Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı her gün 10.00 ile 19:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.