Etiket: Açılmasına

  • Bakan Çelik: “Tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceğiz”

    ŞANLIURFA (İHA) – Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğine üye 49 oda temsilcisiyle sabah kahvaltısında buluşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğine üye 49 oda temsilcisiyle sabah kahvaltısında bir araya gelerek sorunlarını diledi. Toplantıya Bakan Çelik’in yanı sıra Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, İl Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu, Haliliye Belediye Başkanı Fevzi Demirkol, il ve ilçe esnaf ve sanatkar odaları temsilcileri ile kurum amirleri katıldı. Programda oda temsilcileri sorunlarını Bakan Çelik’e iletti.

    Bakan Çelik, toplantı sonrası yaptığı konuşmada, tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceklerini vurgularken Suruç ilçesine hizmet yapılmaması konusunda kayyum atanmadan önceki belediye yönetimini eleştirdi.

    “30 senedir bu bildirileri okudunuz”

    Bakan Çelik konuşmasında, “Hemen valim, büyükşehirle beraber uygulamayı bitirin, biz karayolları programına aldıralım ve Suruç’un çevre yolu sorununu ortadan kaldıralım. Şehirde alt yapı perişan, sular hangi sular belli değil. Bir tane sosyal donatı alanı yok. Bir tane park yok, bir tane restoran yok, insanların misafirlerini götürebileceği bir yer yok. Ne var, kavga var. Ne var, bildiri var. Otuz senedir bu bildirileri okudunuz. Otuz senedir bunları yaptınız. Neticede milleti fakir bırakmaktan başka bir işe yaramadı” dedi.

    “Tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceğiz”

    Tarım arazilerinin imara açılmasına müsaade etmeyeceklerini belirten Bakan Çelik, “Keyfi olarak ben ev yapıyorum, öyle bir şey yok. Belediyelerimiz burada, herkes cezasını çekecek. Bir santim tarım toprağı gidince ancak bin yıl sonra geri getirilebilir. Ne ömür yetebilir buna ne de bir şey. Onun için eğer aç kalmak istemiyorsak, eğer burası ambar şehir olsun diyorsanız bunun yolu tarım arazisini korumaktan geçiyor. Biz de bakan olarak Şanlıurfa’ya bu mührü vuracağız. Sınırlar çizilecek, tarımsa tarım yapılacak. Belediye başkanlarımızla bunları konuşuyoruz. Allah aşkına bu dağın etekleri komple konuta müsait. Konut yapalım gitsin. Manzarası da çok güzel. Şehir orada yerleşsin. Üçüncü, dördüncü derecede verimsiz alanlar var, oraları imara açalım. Niye biz tarım alanlarını imara açıyoruz da tarım alanlarını perişan hale getiriyoruz. İki kardeş ayrılıyor, gidip birinci sınıf tarım arazisinde ev yapıyorlar. Maşallah 8–10 tane de çocuk var. Evlenmeye başlıyorlar orası mahalle oluyor. Elektrik gelsin, yol gelsin, su gelsin, tarım arazisi uçtu gitti. Buna müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Şanlıurfaspor için destek istedi

    Şanlıurfaspor için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini söyleyen Bakan Çelik, “Şanlıurfaspor’un şampiyon olması için ben sizden taşın altına elinizi koymanızı istiyorum. Bakın bunu birkaç kişiye havale ediyorsunuz. Bir de rastgele konuşuyorlar. Yani şurada 5–6 tane futbolcumuz yok. Ha bire taşıma suyla değirmeni döndürmeye çalışıyorlar. Elli keredir söylüyorum, şuraya 5–6 tane futbolcu bulun. Bir milyon gencimiz var bizim. Bunun 500 bini top oynayan gençlik. Bu 500 kişi içerisinde 5 tane genç yok mu. Yetiştirin şunları bir sene iki sene. Koyalım şunları Şanlıurfaspor’un bel kemiği olarak. Etrafına da güzel futbolcular transfer edelim. Böylelikle biz kendi ayaklarımız üzerinde geleceğe taşıyalım. Her defasında 20 futbolcu transfer ediyoruz. Bakanım para, al bakalım. İyi de biz futbolcu değiliz ki. Belki de diyorsunuz ki ne anlatıyorsun, benim derdim ne sen spordan bahsediyorsun ama Şanlıurfaspor önemli. Şanlıurfaspor bugün süper ligde olsa bu şehrin havası değişir. Bu hafta Beşiktaş ile maç var diyelim. Bütün dertler unutulur” şeklinde konuştu.

  • Mahkeme, 77 Yıllık Toplu Mezarın Açılmasına Karar Verdi

    Tunceli Sulh Ceza Hakimliği, 1938 yılında öldürülen aynı aileden 9 kişinin gömüldüğü ileri sürülen toplu mezarın açılarak, incelemelerde bulunulmasına karar verdi.

    Tunceli Sulh Ceza Hakimliği, 2015 yılının Nisan ayında Hozat ilçesine bağlı Karabakır köyünde 14 Ağustos 1938 askeri harekatı sırasında Baran ve Canan ailelerinden 24 kişinin topluca öldürüldüğü alanda inceleme yapılması yönünde karar vermesinin ardından benzeri bir kararı da Nazımiye ilçesi Dallıbahçe köyünde bulunduğu ileri sürülen toplu mezar için verdi. Tuncelili Hüseyin Akgün, 1938 askeri harekatı sırasında aralarında bebek ve çocukların da bulunduğu ailesinden 9 kişinin topluca defnedildiği alanda inceleme yapılması talebiyle avukatı Cihan Söylemez aracılığıyla Nazımiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu. Başsavcılık Akgün’ün talebini zamanaşımını gerekçe göstererek kovuşturmaya yer olmadığına hükmederken, avukat Söylemez kararın kaldırılması için Tunceli Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu.

    İtirazı görüşen Tunceli Sulh Ceza Hakimliği, Türkiye’nin daha önce benzer davalarda mahkum olduğuna atıfta bulunarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi maddeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını da dikkate alarak, mahalde cenazelerin bulunması amacına yönelik daha kapsamlı bir kazı ve araştırmanın yapılması, bulunması muhtemel kemikler üzerinde laboratuvar analizi yaptırılarak insan kemiği olup olmadığının tespit edilmesi, insan kemiği olması halinde muhtemel ölüm yılı ve nedenlerinin ve akraba DNA eşleştirmelerinin yaptırılarak kalıntıların yakın akrabalara teslim edilmesi gerektiği etkin soruşturma yapılmamasının hem ulusal hem de uluslararası hukuk kurallarına ve sözleşmelere aykırılık teşkil edeceğinden Nazımiye Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına karar verdi.

    “HUKUK ADINA SEVİNDİRİCİDİR”

    Avukat Söylemez, Tunceli Sulh Ceza Hakimliği’nin vermiş olduğu kararın Hozat için verdiği kararı da pekiştirdiğini belirterek, “Bu karar bundan sonra 1938 katliamında hayatını kaybetmiş Dersimlilerin toplu mezarlarının olduğu her yerde artık bir içtihat haline gelen bu mahkeme kararı dolayısıyla rahatlıkla adli tıp uzmanları eşliğinde kazı çalışması yapılabilecek. Akıbetleri ve ölüm sebepleri ortaya konabilecektir. Hukuk adına sevindiricidir” dedi.

    BAHÇELİ’Yİ TAZMİNATA MAHKUM ETMİŞTİ

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun geçtiğimiz yıl 4. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Aşure Günü’nde Tunceli’de yaşananlara ilişkin “Dersim modern Kerbela’ydı” sözlerinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli’nin katliamda öldürülenleri, canilik, ihanet, isyancılık, barışa kurşun sıkma ve zalimlikle suçlaması mahkemeye taşınmıştı. 1938 katliamında Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 9 aile ferdini kaybeden Hüseyin Akgün isimli vatandaş, avukatı Cihan Söylemez aracılığıyla Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 4.9 kuruşluk tazminat dava açmış, davayı karara bağlayan Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Onur Demir, Bahçeli’nin sarf ettiği sözler nedeniyle 4.9 kuruşluk tazminatın yanı sıra kınanmasına da karar vermişti.