Etiket: açılış

  • Torbalı İzban Hattına ’Yıldırım’ Açılış

    İzmir’de, Aliağa-Cumaovası arasındaki 80 kilometrelik İzmir Banliyö (İZBAN) hattı, 32 kilometre daha uzatılarak Cumaovası’ndan Torbalı’ya bağlandı. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun katıldığı törende, CHP ve AK Partili guruplar arasındaki karşılıklı sloganlar, ortak gerçekleştirilen projeye gölge düşürdü.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) işbirliğindeki Aliağa-Cumaovası arasındaki 80 kilometrelik İZBAN hattı, 32 kilometre daha uzatılarak Cumaovası’ndan Torbalı’ya bağlandı. Cumaovası-Torbalı hattında 6 Şubat’ta yolcu taşımaya başlayan İZBAN’ın bir hafta ertelenen resmi töreni Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, TCDD Genel Müdürü Ömer Yıldız, Torbalı Belediye Başkanı Adnan Yaşar Görmez, ilçe belediye başkanları ve İzmir milletvekillerinin katılımıyla yapıldı. Yıldırım, açılışı İZBAN’ın yüzde 50 ortağı olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu ile birlikte gerçekleştirdi. Yıldırım, Kocaoğlu ve Toprak, tören alanına da birlikte giriş yaptı.

    AÇILIŞTA KARŞILIKLI SLOGANLAR

    Açılışta, törene katılan CHP’liler “İzmir Aziz’dir Aziz kalacak” ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atarken, AK Parti’li grup ise “Recep Tayyip Erdoğan”, “Hizmet adamı Binali Yıldırım” sloganları attı, tekbir getirdi. Sloganlar nedeniyle kısa süreli kargaşa yaşanırken, gruplar uyarılara rağmen slogan atmayı sürdürdü. Sloganlar, halk oyunları ekibinin gösterisi İZBAN sunumu sırasında da devam etti. Törende konuşma yapan ilk isim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, olurken, “Hepinizi sükûnete ve konuşmacılarımızı sakin bir şekilde dinlemeye davet ediyorum. Bugün burada örnek bir projeyi hayata geçiriyoruz. Onun için bu proje birlikten, beraberlikten, dayanışma ve özverili çalışmadan çıkmıştır. Hep beraber birbirimizi saymamız ve sevmemiz gerekmektedir” dedi.

    Kocaoğlu, “İzmir Aziz’dir Aziz kalacak” sloganları üzerine “Lütfen arkadaşlar” diyerek slogan atanları susturdu.

    Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ise, “Yolların kralı Binali Yıldırım” sloganları üzerine “Lütfen arkadaşlar. Ne zaman ara verirseniz o zaman konuşmaya başlayacağım. Enerinizi seçime saklayın. Seçimden yeni çıktık. Şimdiden bütün enerjinizi harcamayın. Yine seçim gelecek, tatlı rekabet olacak. Hizmetlere bakalım. Seçim zamanı söyleyeceğimizi söyleriz siz de kararınızı verirsiniz” diye konuştu.

    Protokol konuşmaları devam ederken sık sık “Başkan Erdoğan” ve Başbakan Kılıçdaroğlu” sloganları atıldı. Yıldırım ve Kocaoğlu sık sık sloganlar nedeniyle konuşma yapmakta zorlandı. Öte yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tören alanına yolladığı çelenk bir grup tarafından kaldırılmaya çalışılırken, Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar duruma müdahale etti.

    “İZBAN 1. OLMUŞTUR”

    Slogan ve sahneye atılan çiçekle kürsüye çıkan Bakan Yıldırım, “Torbalı’yı Aliağa’ya bağlıyoruz. Aliağa ve Torbalı, Türkiye’nin en çok üreten, İzmir kadar büyük ilçe demek. Çalışmaya başladı. Belediye başkanımız 2010’dan beri İZBAN’da ne kadar büyük hizmet yapıldığını 330 milyon İzmirlinin taşındığını söyledi. İzmir nüfusu 4 milyon. 80 kat yolculuk olmuş. Ne kadar güzel bir hizmet. Bu örnek işbirliği Torbalı’dan Selçuk’a devam edecek. Bir yıl içinde gerçekleşmiş olacak. Bergama’nın projeleri bitti. Bu sene içinde aksilik olmazsa Bergama’yı da bağlamış olacağız” dedi.

    İZBAN’ın dünyanın en uzun raylı sistem toplu taşımacılığı haline geldiğini anlatan Yıldırım, şunları söyledi: “2013’te yapılan bir araştırmada dünyada 2 bin 400’ün üzerinde toplu taşıma yapan sistem incelenmiş, İZBAN projesi en iyi, en başarılı işbirliği toplu taşıma projesi olarak 1. olmuştur.”

    “İZMİR’E HİZMET MEVZU OLDUĞUNDA SİYASET TEFERRUATTIR”

    İzmir’e hizmet mevzu olduğunda siyasetin teferruat olduğunu kaydeden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her türlü dayanışmayı yapacağız, siyasetimizi bir tarafa bırakacağız, İzmir’in ihtiyaçlarını birer birer yerine getireceğiz. İzmir sadece İZBAN değil. İzmir’in daha önemli diğer projeleri de var. İzmir Körfezinin temizlenmesi ortak bir projedir. Bu projeyle ilgili çalışma devam etmektedir. İzmir’in yeri İstanbul’la yarışmaktır. 35 İzmir, 34 İstanbul. İzmir’i İstanbul’la yarışır hale getirmek için yerel yönetim, merkezi yönetim el ele verip birlikte çalışacağız ve cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etmiş İzmir’i en yüksek noktalara çıkaracağız.”

    TORBALI-ALSANCAK ARASI KESİNTİSİZ SEFER

    Sefer aralıkları ve sinyalizasyonla ilgili sorunların çözümü için TCDD’ye talimat verdiğini belirten Yıldırım, “İki ay içinde projedeki aksaklık giderilecek. Torbalı’dan binen hemşehrimiz İzmir’in merkezine inmiş olacak. Projeler bununla sınırlı değil. Sinyal sistemi tamamlandığı andan itibaren Torbalı’dan Alsancak’a kesintisiz sefer yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

    “ROZET FARKLILIĞINA ALDIRIŞ ETMEDEN”

    Törende konuşan Kocaoğlu ise, şunları söyledi: “Bugünkü buluşmamız alelade bir tören değil. Çünkü burada bambaşka bir ruh, bambaşka bir heyecan var. Uzlaşma ve birlikte iş yapabilme kültürünü her şeyin üstünde tutarak, birbirimize kuşkuyla değil güvenle yaklaşarak, siyasi bağnazlıkları bir kenara bırakarak ve yakalarımızdaki rozetlerin farklılığına aldırış etmeden el ele vererek ne yapabileceğimizi, bugün buradan bir kez daha cümle aleme ilan ediyoruz.”

    “İZBAN’IN TEMELİNDE UZLAŞMA VAR”

    Türkiye’de bir yerel yönetim ile bir kamu kurumunun yüzde 50 ortaklığıyla gerçekleştirilen ilk proje İZBAN’ın temelinde işbirliği, uzlaşma ve hoşgörü olduğunu belirten Kocaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bir araya gelmek bir başlangıç, beraberliği sürdürmek bir ilerleme, beraber çalışmak gerçek bir başarı ise, biz bunu hoşgörü kenti İzmir’de gerçekleştirdik. Gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz. İlk seferini 30 Ağustos 2010 tarihinde gerçekleştiren İZBAN, bugün güvenli, konforlu, hızlı, kolay, ekonomik, temiz ve çevreci ulaşım olanaklarıyla İzmir’in sağlıklı ve yaşanabilir kent hedefine büyük katkı sağlıyor ve İZBAN, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları’nın örnek işbirliğiyle giderek büyüyor, büyüyor.”

    HEDEF GÜNDE 550 BİN YOLCU

    Beş yılda taşınan yolcu sayısının 331 milyona ulaştığını dile getiren Kocaoğlu, 2010 yılında 2.5 milyon yolcu taşınırken, 2015’i 87.5 milyon yolcu ile kapattıklarını söyledi. Tren sayısıyla birlikte kalite standartlarının da artırıldığını kaydeden Kocaoğlu, şöyle konuştu: “Dünya çevresini 688 kez dolaşacak kadar çok kilometre yaptık. Her gün Kars’ın, Bolu’nun, Nevşehir’in, Hakkari’nin nüfuslarından daha fazla insanımızı, yaklaşık 300 bin vatandaşımızı taşıyoruz. Hedefimiz günde 550 bin yolcu taşıyabilmek. Ancak bu hedefe ulaşabilmek için, ortağımız TCDD’nin kent merkezine giren yük ve yolcu trenlerinde yeni bir düzenlemeye gitmesi ve sinyalizasyon sisteminin yenilenmesi gerekiyor. Evet, bugün Torbalı’dayız; yarın Selçuk ve Bergama’da olacağız. İZBAN büyüdükçe yol kısalacak.”

    YÜZÜLEBİLİR KÖRFEZ VE HAVALİMANI TALEBİ

    TCDD ile İZBAN işbirliği modelinin İzmir Körfezi’nde de devam etmesi dileğinde bulunan Kocaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Gerekli izinlerin verilmesi durumunda, hem büyük tonajlı gemilerin İzmir yerine yakın coğrafyadaki alternatif limanları tercih etmesine yol açan derinlik sorununu çözecek, hem de Körfez’deki su sirkülasyonunu sağlayacak kanalı açarak yüzülebilir körfez hedefimize ulaşmış olacağız. Bu işten kazanan yine İzmir ve İzmirliler olacak. İki kurum arasındaki örnek işbirliği, meyve vermeye devam edecek. Sayın Bakanımızdan bir diğer talebimiz, İzmir Adnan Menderes Havalimanının ikinci aktarma merkezi yapılması konusundaki düşüncenin bir an önce uygulamaya konulmasıdır. Bu tercih, konjonktür nedeniyle turizmde ciddi kayıp yaşayan kentimiz için kritik önem taşımaktadır.”

    KOCAOĞLU’NA METRO TEPKİSİ

    Kocaoğlu’nun konuşması sırasında programı izleyen bir vatandaş, “Önce metroyu bitirin Başkanım” diye tepki gösterdi. Kocaoğlu bunun üzerine “Söze müdahale eden hanımefendinin metro konusunda bilgisinin olmadığı bir gerçek” dedi. AK Partili grubun “Onlar konuşur AK Parti yapar” sloganları üzerine Kocaoğlu, vatandaşa cevap vermeyerek konuşmasına devam etti. Kocaoğlu, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla da “Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Hani şair demiş ya; ‘seni ben İzmir gibi severim’ ya da ‘aşk dediğin İzmir gibi kokmalı’ diye. İşte bizim sevdamız da, tıpkı şiirlerdeki gibi” diye konuştu.

    HATTIN UZUNLUĞU 112 KİLOMETREYE ÇIKTI

    Altı istasyona sahip Torbalı bölümüyle birlikte İZBAN’ın uzunluğu 80 kilometreden 112 kilometreye, istasyon sayısı 32’den 38’e yükselmiş oldu. Hattın açılmasıyla birlikte İZBAN’da taşınan günlük yolcu sayısının ise 300 binin üzerine çıkması öngörülüyor. Torbalı hattının işletmeye açılmasının ardından Selçuk ve Bergama hatları açılacak. Selçuk ve Bergama hatları ile birlikte İZBAN 185 kilometreye çıkacak ve İzmir, Türkiye’nin en uzun toplu ulaşım raylı sistemine sahip olacak. İZBAN’ın günlük yolcu sayısı 550 binin üzerine çıkacak.

    İZBAN’ın Torbalı hattının temeli, 7 Ekim 2012 tarihinde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın da katıldığı törenle atılmıştı. TCDD, hattın altyapısı, sinyalizasyon ve elektrifikasyon işlerini üstlenirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de hat üzerindeki istasyonları, telekomünikasyon sistemlerini, kara yolu ve yaya alt-üst geçitlerini inşa etti.

  • Halter Şampiyonası’nın Açılış Seremonisi Gerçekleştirildi

    Antalya’nın Alanya ilçesinde Büyükler-Kulüpler Türkiye Halter Şampiyonası açılış seremonisi 60 kulüpten 355 erkek ve 130 bayan 485 sporcunun katılımı ile gerçekleştirildi.

    Büyükler-Kulüpler Türkiye Halter Şampiyonası açılış seremonisine, Alanya Kaymakamı Hasan Tanrıseven, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Kula, Alanya Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er, Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Tamer Taşpınar, Federasyon Başkan Vekili Mevlüt Ataseven, Alanya Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Erdal Tamrak, Alanya Belediyesi Spor Müdürü Levent Uğur katıldı.

    Büyükler-Kulüpler Türkiye Halter Şampiyonası’nın açılış konuşmasını yapan Alanya Belediye Başkan Yardımcı Mehmet Kula, “Alanya’da her hafta spor organizasyonlarımız yapılıyor. Şampiyonaya katılan tüm sporculara başarılar diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Tamer Taşpınar ise, ”Alanya’da sürekli spor organizasyonları gerçekleştiriliyor. Alanya’da hava şartları ve imkanların elverişli olduğu için bizde Büyükler – Kulüpler Halter Şampiyonası’nı burada düzenliyoruz. Alanya’daki tüm idarecilere teşekkür ediyor, şampiyonadaki sporcularımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

    DERECEYE GİREN SPORCULARA MADALYA VERİLDİ

    Gerçekleşen müsabakalarda 48-53-58 kilogram kadınlarda dereceye giren sporculara protokol tarafından madalyaları verildi. Ayrıca Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Tamer Taşpınar, Alanya Kaymakamı Hasan Tanrıseven’e, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel adına Alanya Belediye Başkanı Mehmet Kula’ya, Alanya Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er’e ve Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Erdal Tamrak’a katkılarından dolayı teşekkür plaketi verdi.

  • ’Esnaf Ve Sanatkârların Uyum Yeteneğinin Arttırılması Operasyonu’ Açılış Toplantısı

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, “Özellikle Bağ-Kur ile Bağ-Kur sigortalılarıyla, Bağ-Kur primleriyle, genel sağlık sigortasıyla ilgili atacağımız adımlar artık olgunlaşmıştır. Bunu hep beraber konuşup, bu yeni dönemin içerisinde burada özellikle bir taraftan mali disiplinimizi, Sosyal Güvenlik Kurumu sistemimizin mali disiplinini, bir taraftan Bağ-Kur’lu esnafımızın hayatiyetini ve devamını sağlayabilecek, ortak akılla geliştirilecek adımları gerçekleştireceğiz” dedi.

    ’Esnaf ve Sanatkârların Uyum Yeteneğinin Arttırılması Operasyonu’ açılış toplantısı, Ankara Hilton Otel’de gerçekleşti. Toplantının açılışına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Bela Szombati, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanı Ömer Ayçiçek ve TESK Başkanı Bendevi Palandöken katıldı. Programda konuşan Bakan Soylu, “Biz 4 seçim geçirdik ve bu 4 seçim bizim demokrasimizi kuvvetlendirdi, kuvvetli bir aşı yaptı. 1 Kasım’dan sonra Türkiye 2015-2019 arası sürecini tam anlamıyla bir yürüyüş süreci, ikinci atılım dönemi olarak nitelendirilebilecek bir kuvvetliliği elde etti. Bizi seçimler zayıflatmadı. Seçimler kuvvetlendirdi. Türkiye’nin istikrarını hazmedemeyenler, Türkiye’nin istikrarının Ortadoğu istikrarı olabileceğini iyi şekilde bilenler, Türkiye istikrarının Ortadoğu ve Avrupa arasında Batı ile Doğu arasında en önemli gelişme havzası olduğunu bilenler, Türkiye’nin doğru örnek olarak bu bölgede konuşladığının, yükselen demokrasisinin, ekonomisinin, özgürlüklerinin, kardeşliğinin tahammülü içerisinde olmayanlar seçimin hemen sonrasında yeni bir eğilimi başlattılar. Biz bu toprakların evlatlarıyız. Sorumluluğumuz sadece siyaset değil, memleketimizdir, milletimizdir. Şu soruyu sormak isterim; eğer Türkiye 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarıyla beraber devam etmiş olsaydı bugün ülkemin hali ne olurdu?” diye konuştu.

    “BENİM ÜLKEMİN SOKAKLARINI KOBANİ’YE ÇEVİRMEYE ÇALIŞANLARA BİZ FIRSAT VERMEYİZ”

    “Biz demokrasiyi bedel ödeye ödeye büyütüyoruz” ifadesini kullanan Soylu, şunları kaydetti:

    “Hiç kimse bizim demokrasimize kabahat bulmasın. Bunu hep beraber yapıyoruz. Esnafımızın sabrıyla. Esnafımız bizim medeniyetimizin en önemli sütunlarından birisidir. Bir korku toplumu üzerinden değil, bir hezeyanla değil, tam anlamıyla hep birlikte ortaya koyabileceğimiz bir gelecek perspektifi üzerinden size sesleniyorum. Bugün burada biz yeni adımlar atarak, becerilerimizin daha iyi bir şekilde gelişmesini, bugün Avrupa’nın en temel önem verdikleri meselelerden bir tanesi eğitim istihdam ilişkisidir, sosyal koruma istihdam ilişkisidir, becerilerin gelişmesidir. Biz bugün buradayken medeniyetimizin bütün değerlerini, birikmişlerini, 100 yıllık, bin 200 yıllık bütün eserlerimizi tarumar edenler, camilerimizi, kütüphanelerimizi, sokaklarımızı, bunlar kadar önemli olan birbirlerimizin gönüllerine kurulan köprüleri bombalamaya çalışanlar bugün işlerini yapmaktadırlar. Benim ülkemin sokaklarını Kobani’ye çevirmeye çalışanlara biz fırsat vermeyiz. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Milletimin birbirleriyle olan münasebetlerinin arasına fitne sokmaya çalışanlara müsaade etmeyiz. Biz bu topraklardaki kardeşliğimizi bir takım projelere heba ettirmeyiz. Bizim milletimizin, memleketimizin bize bıraktığı tüm değerleri yarına taşımaya kararlı olduğumuzu bir kez daha paylaşmak isterim.”

    “BİR DİZİ YASAYI DA DÜN AKŞAM MİLLETİMİZLE BULUŞTURMANIN MUTLULUĞUNU YAŞADIK”

    1 Kasım seçimlerinde millete ne taahhüt edildiyse onu yerine getirmeye çalıştıklarını söyleyen Bakan Soylu, “Dün akşam saat 02.00’de TBMM’den ayrıldık. Sosyal güvenlik destek primlerinen ortadan kalkmasını da yani yüzde 10’unun tamamen alınmamasını da içeren değişiklikler ve içerisinde olmak kaydıyla hükümetimizin reform ve eylem planı içerisinde 1 Kasım seçimlerine giderken partimizin taahhütleri içerisinde olan bir dizi yasayı da dün akşam milletimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Asgari ücretten dolayı özellikle Bağ-Kur primlerinde artışlar olduğunu biliyoruz. Bir taraftan hem asgari ücrette attığımız adım Türkiye açısından, hem ihtiyaçlı ve beklenen bir adımdı. Ama mali disiplinimiz açısından cesur bir adımdır. Burada işverenimizi de yalnız bırakmadık. Kendi şartlarımız ve koşullarımız çerçevesinde onlara da destek olmayı Türkiye’nin toplam ekonomisi içerisinde bir ihtiyaç olarak gördük ve bunu da gerçekleştirdik. Esnafımıza biz onlara ne versek, ne katkıda bulunsak, ne yapsak az olduğunu, elimizden gelen her şeyi yapmanız gerektiğini çok net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Ben dönem dönem söylerim, insan sadece ekonomik bir aktör değildir. Biz makine de değiliz. Biz esnafımıza sadece ekonomik aktör olarak bakmıyoruz. Esnafımız bizim birliğimizin, geleneğimizin, emanetimizin temsilcisidir” ifadelerini kullandı.

    “Ne sıkıntınız varsa bizim sıkıntımızdır” diyen Soylu, “Ne derdiniz varsa bilin ki derdimizdir. Bu meseleyi biliyoruz. Bende bu memlekette yaşıyorum. Çok isabetli reformlar yaptık. Artık bu reformları yeniden tahkim etme zamanıdır. Özellikle Bağ-Kur ile Bağ-Kur sigortalılarıyla, Bağ-Kur primleriyle, genel sağlık sigortasıyla ilgili atacağımız adımlar artık olgunlaşmıştır. Bunu hep beraber konuşup bu yeni dönemin içerisinde burada özellikle bir taraftan mali disiplinimizi, Sosyal Güvenlik Kurumu sistemimizin mali disiplinini, bir taraftan Bağ-Kur’lu esnafımızın hayatiyetini ve devamını sağlayabilecek ortak akılla geliştirilecek adımları gerçekleştireceğiz. Hiç endişeniz olmasın” şeklinde konuştu.

    Projenin esnaflar için çok önemli bir açılım olduğunu ifade eden Bakan Soylu, “Bu 7 milyon euroluk büyük bir projedir” dedi.

    “O İNSANLARIMIZI TERÖR ÖRGÜTÜNE YEM ETMEYECEĞİZ”

    Esnafların ekonominin can damarı olduğunu belirten Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci ise şöyle konuştu:

    “Bizim bakanlığımızın da bu dönemdeki esnaflara yönelik en önemli vizyonlarımızdan birisi esnafımızı büyütmeye yöneliktir. Bizim esnaf ve sanatkar kardeşlerimiz kendi meslek kuruluşları içerisinde böylesi bir eğitim ve danışmanlık sistemine çok yakın bir geleneğe sahiptir esasında. Doğu ve Gündeydoğu Anadolu’daki esnaflarımıza biz buradaki esnaflar olarak, Batı’daki kardeşleri olarak el gönül açmamız lazım. O çukurları açarak, çukur siyaseti izleyerek, kepenklerini kapatanlar, milletle olan bağlarını kesmek için beş kuruşa ekmeğini evine götürebilmek için o terör ortamında dükkanını, sanatını ayakta tutmaya çalışanlara karşılık onlara silah tutan terör örgütlerine karşı orada dimdik ayakta duran esnafımızın da biz buradaki esnaflar olarak her zaman yanında olmamız gerekir. Onlara dualarımızla, maddi desteklerimizle yanında olmamız gerekir. Biz de devlet olarak, hükümet olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki esnafımızı destekleme adına gerek prim ertelemeleri, gerekse çeşitli teşviklerle inşallah yanında olacağız ve o insanlarımızı terör örgütüne yem etmeyeceğiz.”

    “BUGÜN 23 BİN 250 KİŞİYİ EĞİTECEĞİZ BU 8 İLİMİZDE”

    TESK Başkanı Palandöken ise, projenin 8 ilde başlamasının önemli olduğunu belirterek, “Keşke bütün imkanlarımız el verse de bu büyük projelerin yapımında çok daha önemli esnaf ve sanatkarın gelişmesiyle ilgili projelere imza atabilsek. Her şeyin zenginiyiz, gönül zenginliğimiz var ama maddi konularda da önemli sıkıntılarımız var. Bugün 23 bin 250 kişiyi eğiteceğiz bu 8 ilimizde. Ankara, Bursa, Manisa, Mersin, Gaziantep, Ordu, Şanlıurfa, Erzurum ile başladık. Ama gönül istiyor ki 81 ilimizde bu toplantıları girişimcilikle ilgili projelerin yapımında önemli katkılar konulması için elimizden geleni yapmamız lazım. Düşünün aklınıza ilk gelen Türkiye’nin üç sermaye duayenini. Birincisi geçen gün aramızdan ayrılan torun Mustafa Koç’tu. Dedesi neydi? Bakkaldı. Yine Sabancı ailesi, esnaf ve esas mesleği bakkallıktı. Yine Eczacıbaşı, aktarlıktan gelme. Türkiye’de aklınıza gelebilecek sermaye duayenlerini sıralasanız mutlak bizle ilintili ve bugün başarılı noktalara gelmiş insanlar olarak görürüz. Biz bu meslekleri severek yapıyoruz. Bu proje çok önemli” dedi.

    “BİZ BU ÜLKENİN DİRLİĞİNİ, BİRLİĞİNİ, HUZURUNU SAĞLAMAK İÇİN GÜNEYİNDE, DOĞUSUNDA, BATISINDA, GÜNEYDOĞUSUNDA MÜCADELE EDEN İNSANLARIZ”

    “Bize sahip çıkılması lazım” diyen Palandöken, “İki tane önemli bakanımız buradalar. Neydi esnafın sıkıntısı hani sosyal devletti? Esnafın sıkıntısının aşılmasıyla ilgili 568 lira olan Bağ-Kur primini yeniden değerlendirme oranında yükseltilip, hakkaniyetli bir şekilde esnaf sanatkarı sıkıntıya sokmamasıydı. Biz bu ülkenin dirliğini, birliğini, huzurunu sağlamak için Güneyinde Doğusunda Batısında Güneydoğusunda mücadele eden insanlarız. O bayrağın o ezanın okunabilmesi için kendimizi siper edip, dükkanımızı açıp halka hizmet, hakka hizmet edebilen insanlarız. Korkmayız. Siyasete fazla inmeyiz. Bizim işimiz ekmek parası. Siyasetçilere sadece hürmet etmeyiz” açıklamasında bulundu.

    Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti mali işbirliği kapsamında yürütülen İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı (İKG OP) çerçevesinde hazırlanan ve yararlanıcısı TESK olan ADAPTESK projesi kapsamında 23 bin 250 esnaf ve sanatkara yönelik eğitimler düzenlenecek. Proje 8 ilde yürütülecek ve 23 ay sürecek. ADAPTESK projesinin bütçesi ise yaklaşık 7 milyon euro.

  • Denizli Sanat Merkezi’ne Görkemli Açılış

    Yangın sonucu kullanılamaz hale geldikten sonra Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirilerek yapımı tamamlanan Denizli Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nin açılışı yapıldı.

    Yangın sonucu kullanılamaz hale geldikten sonra Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirilerek yapılan Denizli Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nin açılış töreni görkemli bir törenle yapıldı. Törene, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema Ramazanoğlu, Denizli Valisi Şükrü Kocatepe, eski Ekonomi Bakanı ve Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci, Denizli Milletvekili Şahin Tin ve Cahit Özkan ile Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, eşi Berrin Zolan ve çok sayıda davetli ile vatandaşlar katıldı. Sanat merkezinin yapılış hikayesini anlatan film ile başlayan törende Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle çekilen ve geçtiğimiz yıl Boston Kısa Film Festivali’nde Türkiye’yi başarıyla temsil eden ‘Annemin Ardından’ adlı kısa film izleyicilerin beğenisine sunuldu. Son olarak bir dünya markası ile işbirliği yapan Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin dünya genelinde 1.5 milyar insanı kentin tarihi ve kültürel zenginlikleri ile buluşturduğu kısa film gösterildi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema Ramazanoğlu, yaptığı konuşmada, sinemanın kendisini çocukluğuna götürdüğünü anlatarak geçmişte yaşadığı hatıraları konuklarla paylaştı. Çocukluğunda hafta sonları babasının kendisini ve kardeşlerini buradaki sinemaya götürdüğünü kaydeden Bakan Ramazanoğlu, bugünün babalarına seslenerek, “Çocuklarınızı bir pazar günü alın sinemaya, filme, bir yerlere götürün. Çocuklarınızla beraber kendinize zaman ayırın, onlarla konuşarak bu zamanı zenginleştirin” diyerek ailenin öneminden bahsetti. Bakan Ramazanoğlu, şöyle konuştu:

    “Evet babalar çocuklarınızın ellerinden tutun bir pazar günü, onlarla beraber işte böyle güzel salonlara gelin. Böyle güzel salonlarımızı Denizli’ye kazandıran Sayın Büyükşehir Belediye Başkanıma buradan kalbi muhabbetle teşekkür ediyorum.”

    Bakan Ramazanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sosyal belediyecilik dediğimizde belediye, yol demek, su demek, halkın refahı demek ama halkın refahı içerisinde aynı zamanda halkın beslendiği sanat damarlarını, sanat kanallarını, sanat yollarını açık tutmaya yarayacak yatırımlarında yapılması demek. Bugün bu salon beni çok duygulandırdı, çok heyecanlandırdı. Geleceğe dair Denizli’deki çocuklarımız, gençlerimiz ve sanat üretecek, sanat damarını besleyecek olan geleceğimiz için çok umutlandırdı. İnşallah böyle güzel eserlerin sayılarının artmasını istiyoruz. Buradan o ruhla beslenmiş gençlerimizin Türkiye’nin geleceğinin inşasında sağlam birer temel, sağlam birer köşe taşı olacağına inanıyorum.”

    Sinemanın açık AVM olarak adlandırılan Gazi Bulvarı’nda bir çekim merkezi olduğunu ifade eden Başkan Zolan ise, “Sinemanın ve sanat merkezinin mutlaka yeniden inşa edilmesi gerekiyordu. Bu bir hayaldi, bir hedefti. Sanat merkezimizi yeniden ’küllerinden doğacak’ diye söz verdik, bugün doğdu. Çok şükür o sözü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Söz verdik yaptık. Allah’ım kazasız belasız ve güzellikler içinde sanat merkezimizi kullanmayı bizlere nasip etsin. Kültürle sanatla buluşturmaya devam etsin” dedi.

    Sanat Merkezi’nin bölgeye, esnafa ve tüm Denizli’ye hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Başkan Zolan, şunları kaydetti:

    “Burada hedefimiz yıllık 500 bin seyirciye ulaşmak. Bu hedef tuttuğunda da Gazi Bulvarı ve çevresi daha da canlanacak, bölgeye yeni bir kan gelecek. Bu bölge yayalaştırılmış şekilde bir yaşam alanı haline gelecek.”

    12 MİLYON TL’YE MALOLDU

    Sinemanın yapım maliyetinin yaklaşık 12 milyon lira olduğunu ifade eden Başkan Zolan, “Sinema ile ilgili yapmış olduğumuz ihale ile 5 bin lira artı satılan her bilet bedelinin yüzde 23’ü Denizli Büyükşehir’e verilecek. Dolayısıyla burada seyirci kapasitesi arttıkça Denizli Büyükşehirimize gelir olarak dönecek. Biz işin maddi boyutunda değiliz ama maddi boyutunun olması gerekir onu da yeni kültür ve sosyal işlerde harcamayı biz kendimize hedef edindik” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından dualarla Denizli Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.

  • 99 Baraj Ve Hidroelektrik Santralinin Toplu Açılış Merasimi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğalgazda dışa bağımlı olmamız, karşımıza hiç beklenmedik zamanlarda hiç ummadık sorunlar çıkartabiliyor. Bunun için kendi kaynaklarımızı süratle devreye almalıyız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu’nda kamu ve özel sektör tarafından tamamlanan 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açılış merasimine katıldı. Programda konuşan Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerin de tetiklemesiyle sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirtti. Vatandaşlara seslenen Erdoğan, “Bu süreci herhangi bir ekonomik, sosyal, siyasi kayıp yaşamadan geçebilmemiz için istikrar ve güven ortamına sımsıkı sarılmalıyız. 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan kısmi belirsizliğin içeride ve dışarıda kimlere, nasıl cesaret verdiğini sizler de gördünüz. Hamdolsun 1 Kasım seçimleriyle milletimiz yeniden istikrar ve güven ortamını tahkim etmiş, 2019 yılına kadar ülkemizin önünü açmıştır. 2015 yılı tüm zorluklara rağmen kayıp bir yıl olmamıştır” dedi.

    Konuşmasında 2015 yılının ekonomi rakamlarını değerlendiren Erdoğan, geçen yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 4’lük büyüme oranı ve 25 çeyrektir kesintisiz süren büyüme istikrarıyla Türkiye’nin bu alanda OECD ülkeleri içinde ikinci, G-20 ülkeleri içinde ise dördüncü sırada yer aldığına dikkat çekti. Geçen yılın ilk 11 ayında elde edilen sonuçlara göre bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 1,3 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin bu oranla 23 Avrupa Birliği (AB) ülkesinin önünde yer aldığını vurguladı.

    “TÜRKİYE’NİN BÜYÜDÜĞÜNÜ SÖYLERKEN KENDİMİZİ KANDIRMIYORUZ”

    Geçen yıl yaşanılan en ciddi olumsuzluğun “ihracatın düşmesi” olduğunu anımsatan Erdoğan, “İhracatımız bir önceki yıla göre yüzde 12’lik gerilemeyle yaklaşık 144 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tüm bunlara karşı dış ticaret açığımızın yüzde 22,2 azalmış olmasını önemli bir kazanım olarak görüyorum. Otomotiv ve konut satışı gibi ekonomi bakımından önemli verilerimizin tamamında da bir önceki yıla göre ilerleme kaydetmiş durumdayız. Uluslararası yatırımlar konusunda da benzer bir olumlu tabloyla karşı karşıyayız. 2014 yılında 12,7 milyar dolar olan ülkemize yapılan doğrudan uluslararası yatırım tutarı, geçtiğimiz yılın ilk 11 ayında 14,1 milyar dolara yükseldi. Bu tabi bizim için ideal değil çünkü biz 22 milyar doları görmüş bir ülkeyiz. Bunu aşmamız lazım ve aşacağız. Bir Türkiye’nin büyüdüğünü, geliştiğini söylerken kendi kendimizi kandırmıyoruz. Daha iyi olacak, buna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BÖLGEMİZDE YAŞANAN SORUNLAR İLANİHAYE DEVAM EDECEK DEĞİL”

    Erdoğan, 2002-2014 yılları arasında dünya dış ticaret hacminin 2,9 katına çıkarken Türkiye’nin dış ticaret hacminin 4,6 katına yükseldiğini belirtti. Küresel finans krizinin süren etkilerine rağmen Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasından taviz vermediğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bölgemizde yaşanan sorunlar ilanihaye devam edecek değildir. Daha da önemlisi Türkiye artık sadece bulunduğu bölgeyle sınırlı bir ticaret vizyonunu geride bırakmış, tüm dünyayı kucaklayabilecek bir duruma gelmiştir. İşte son Rusya krizinde hep birlikte gördük, bu ülkenin anlamsız ve bizden ziyade kendisine zarar veren tutumu karşısında ilgili kurumlarımızın desteğiyle ihracatçılarımız hemen farklı pazarlara, diğer pazarlara yöneldiler. Sağolsunlar. Mesele bu. Aradığı zaman, azmettiği zaman evelallah bu millet, taşı sıkar, suyunu çıkarır. Bundan hiç endişem yok. Dünyanın neresine gidersek gidelim orada mutlaka iş adamlarımızla karşılaşıyorum. Onların başarı hikayelerini dinliyorum. İş adamlarımızı ben günümüzün alperenleri olarak, akıncıları olarak görüyorum. Bu kardeşlerimiz gittikleri yerlerde sadece ticaret imkanlarını araştırmıyor aynı zamanda ülkemizin kültürünün, tarihinin, medeniyetinin temsilcisi olarak hareket ediyorlar. Bana göre parayla birlikte gönül kazanmak için de çalışmayan iş adamımız vazifesini eksik yapıyor demektir.”

    “DOĞALGAZDA DIŞA BAĞIMLI OLMAMIZ, KARŞIMIZA HİÇ BEKLENMEYEN SORUNLAR ÇIKARABİLİYOR”

    2016 yılının geçtiğimiz yıldan “çok daha iyi, çok daha bereketli, çok daha hayırlı” bir yıl olacağını söyleyen Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin geleceği için çalışan, üreten, eser ortaya koyan herkese, özellikle iş adamlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Enerji sektörünün bu bakımdan önemli ve öncelikli bir alan olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

    “Nasıl Türkiye’nin hidroelektrik enerji üretimini, 2003 yılındaki 26 milyar kilowatsaatten 91 milyar kilowatsaate çıkarmışsak inşallah 2019 yılında bu rakamı 127 milyar kilowatsaate de ulaştıracağız. Hep beraber, elele bunu başaracağız. İşte gördünüz, doğalgazda dışa bağımlı olmamız, karşımıza hiç beklenmedik zamanlarda hiç ummadık sorunlar çıkarabiliyor. Bunun için kendi kaynaklarımızı süratle devreye almalıyız. İş adamlarımızdan daha fazla yatırım bekliyorum. Nükleer santral başta olmak üzere enerjide dışa bağımlılığımızı asgariye indirecek diğer imkanları da kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. 2023 Türkiyesi, diğer hedeflerimizle birlikte enerji alanında da bizi 2053 ve 2071 vizyonumuza taşıyabilecek altyapıya sahip olmalıdır. Her kim ki bu ülkenin ve milletimizin geleceği için taş üstüne taş koyuyorsa Allah ondan razı olsun. Bizim desteğimiz de sonuna kadar onların yanındadır. Her kim ki bu ülkenin ve milletin tekerine çomak sokmaya çalışırsa biz sonuna kadar onlarla da mücadele edeceğiz. Bu da böyle bilinsin.”

    “YEŞİLİ BİZ İSMİNDE ’YEŞİL’ OLANLARDA ÇOK DAHA FAZLA SEVERİZ”

    Açılışı yapılan 99 baraj ve hidroelektrik santrali kapsamında iş adamlarının her türlü teşekkür ve desteği hak ettiklerini belirten Erdoğan, barajların insaşı ve yapımında emeği geçen mimar, mühendis ve işçilere teşekkürlerini iletti. “Sözde akademisyenlerin” HES’lerin önüne geçmek için neler yaptıklarını iyi bildiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Biliyorsunuz bunlar ’Greenpeace’çiler vesaire hep bir araya gelirler, böyle bir şeyler yapıp önünü kesmeye çalışırlar. Yeşili biz isminde ’yeşil’ olanlardan çok daha fazlasıyla severiz. Onlarınki ’Greenpeace’dir, bizimki tam manasıyla bir yeşildir. Çünkü bu barajlar farklı güzellikler katar, hem çevreye hem o oluşan barajdaki imkanlara ve mesela ben şimdi Yusufeli’ni düşünüyorum. Yusufeli bittiği zaman orası ne tür güzellikler arz edecek. Çünkü baraj ve barajın yanında yeni Yusufeli’nin ilçe olarak inşası ve ihyası o projeleri bizzat takip ettim. Sağolsun Bakanım, projeyi getirdi, gösterdi. Bambaşka bir Yusufeli bambaşka bir şehir ortaya çıkacak. Diğer yerler de böyle. Mesela Kayseri’de bir Yamula Barajı’nı düşünün, öyledir. Eskiden birileri geldi, ’Kayseri’ye deniz getireceğim’ dedi. Onlar getiremedi ama biz Kayseri’ye deniz getirdik, Yamula Barajı’yla getirdik. Lafla olmuyor bu işler, attığınız hayati adımlarla oluyor.”

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 7 İLE CANLI BAĞLANARAK TOPLU AÇILIŞ YAPTI

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Artvin, Ardahan, Erzincan, Tokat, Adana, Düzce ve Sakarya’ya canlı telefon bağlantısıyla bağlanarak kamu-özel sektör ortaklığıyla yapımı tamamlanan 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açılışını gerçekleştirdi. Açılış töreninde bazı illerdeki yoğun kar yağışı ekranlara yansıdı.

    Toplu açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ile iş adamları ve diğer davetliler katıldı.