Etiket: Açıklaması

  • İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir’den LGS açıklaması

    İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir’den LGS açıklaması

    Bozüyük İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Demir, yarın ilçe geleninde 16 okulda bin 452 öğrencinin Liselere Giriş Sınavı (LGS) gireceğini belirterek, “Sınav günü kimlik kontrolleri ve salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için birinci oturum için en geç saat 09.00 ve ikinci oturum için en geç 11.10’da sınava gireceği binada salonlara alınmak üzere hazır bulunmanız gerekmektedir” dedi.

    Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yarın yapılacak LGS sınavı öncesinde İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Demir, öğrenci ve velilere yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Demir, açıklamasında “Sevgili öğrenciler LGS sınavına kendi okullarınızda gireceksiniz. Sınav salon bilgileriniz için sınav gününden önce mutlaka e-Okula girmeyi ve sınav salon bilgilerinize bakmayı unutmayınız. Sevgili öğrenciler LGS sınavı her öğrencinin katılmak zorunda olduğu bir sınav değildir. Sınava sadece isteyen öğrencilerimiz gireceklerdir.. Sınava girmeyen öğrencilerin yerleştirmeleri puansız yerel yerleştirme ile yapılacaktır. Sınav günü kimlik kontrolleri ve salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için birinci oturum için en geç saat 09.00 ve ikinci oturum için en geç 11.10’da sınava gireceği binada salonlara alınmak üzere hazır bulunmanız gerekmektedir. Sınav günü kimlik belgenizle birlikte, kaleminizi, kalemtıraşınızı ve silginizi getirmeyi unutmayınız. Sınav giriş belgeleri sınava gireceğiniz sıranın üzerinde hazır şekilde bulunacaktır. Değerli velilerimiz, okullarımızın sınavdan önce dezenfeksiyonu yapılacak. Okul girişlerinde ve tüm sınıflarda dezenfektan malzemeler bulundurulacak, sınav görevlileri ve öğrencilerin tamamına ücretsiz maske dağıtılacak. Öğrencilerimiz istemeleri halinde sınav süresince maskelerini çıkarabileceklerdir. Öğrencilerimizin sağlığı için velilerimiz bu yıl okul girişine kadar çocuklarına eşlik edebileceklerdir. Hepimizin sağlığı ve sınavın sağlıklı şekilde yürütülebilmesi adına velilerimizin okul bahçesine girişlerine izin verilmeyecektir. Sevgili Öğrenciler okul içinde, bahçesinde ve diğer kalabalık ortamlarda sosyal mesafe (en az 1 metre, 3-4 adım) kuralına lütfen dikkat ediniz. Maske takınız ve maskenizi çıkarmayınız. Sağlığınızı önemsiyoruz. Lütfen bu önlemlere uyunuz. Bu konuda okul girişlerinde rehber öğretmenlerimiz ve sınav görevlileri sizlere yardımcı olacaklardır. Sağlıklı ve mutlu bir gelecek için her zaman öğrencilerimizin yanında olduğumuzu hatırlatmak ister, tüm öğrencilerimize sınavlarında başarılar dileriz” dedi.

  • AK Partili Başkandan ’Ayasofya’ açıklaması

    AK Partili Başkandan ’Ayasofya’ açıklaması

    AK Parti Ordu İl başkanı Halit Tomakin, Ayasofya’nın cami statüsüne getirilmesi ve ibadete açılmasına karşı çıkanları eleştirerek, “Ayasofya’nın açılmasına karşı çıkanlar milli ve yerli değildir” dedi.

    Başkan Tomakin, son zamanlarda gündemde olan Ayasofya’nın açılıp açılmaması tartışmalarını değerlendirdi. Ayasofya’nın Sultan Fatih’in emaneti ve İslam’ın sembol değerlerinden biri olduğuna dikkat çeken Tomakin, “Ayasofya’nın açılmasına dışarıdan çok içimizdeki işbirlikçiler, ufku dar olanlar karşı çıkıyorlar. Kimi açılıp açılması ile ilgili hiçbir şey ifade etmeyen ama milletle alay edercesine araştırma önergesi veriyor, kimi ihtiyaç yok böyle bir şeye diyor, kimi ’Ayasofya yetmez Sultanahmet de müze olsun’ diyor. O zihniyeti bu millet iyi tanıyor. Bu zihniyet milli ve yerli olan hiçbir şeye razı olmadı, onlar bizim olan hiçbir şeyi sevmediler, onlar ’zulüm 1453’te başladı’ diyerek zaten kimden yana olduklarını beyan ettiler. İşte bunlar güya birilerine şirin görünmek adına çirkinleştikçe çirkinleşiyorlar” diye konuştu.

  • Sağlık-Sen’den aile hekimliği açıklaması

    Sağlık-Sen’den aile hekimliği açıklaması

    İzmir Sağlık-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, Aile Hekimliği birimlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının problemlerinin çözülmesi gerektiğini belirtti.

    İzmir Sağlık-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının Sağlık Bakanlığının sahadaki ilk neferleri olmalarına rağmen sürekli mağdur edildiklerini savundu. Aile hekimliği birimlerinin sürekli artan iş yükü ile karşı karşıya kaldığını belirten Özdemir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Aile Hekimliği birimlerine sürekli olarak ekstra işler yüklenmektedir. Aile hekimliği birimlerindeki nüfusun 3 bine indirilmesi ve herhangi bir ücret kaybı yaşanmaması için kişi başına ödenecek ücret katsayısının arttırılması gerekmektedir. Yeni açılan Aile Hekimliği birimleri nedeniyle, nüfus kaybı yaşayan Aile Hekimliği birimlerinin mağduriyetleri giderilip, nüfuslar eşitlenmelidir. Yeni açılan Aile Hekimliği birimlerine en az 1 yıl 2500 nüfus üzerinden ödeme yapılmalıdır. Mobil ücretin Aile Sağlığı çalışanlarına da verilmesi gerekmektedir. Tek hekimlik birimlerde çalışan Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanlarının özlük hakları düzenlenmeli, kanuni hakları olan izin sürelerinde ve raporlarda ücret kesintisi olmamalıdır. Covid-19 tanı ve teması nedeniyle karantinaya alınan Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı çalışanlarının maaşlarının kesilmesi, çalışma arkadaşlarımızın mağduriyetine yol açmış olup, bu mağduriyetin en kısa zamanda giderilmesi gerekmektedir. Covid-19 sürecinde artan iş yükü ve esnek mesai olmamasına rağmen, her türlü fedakarlığı yapan Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanlarına ekstra kazanım sağlayacak hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Negatif performansa yol açan; Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanının müdahil olamadığı Aşı Reddi, izlemlere ve aşılara geç gelme/gelmeme gibi durumlarda aileye de sorumluluk verilecek bir düzenleme getirilmelidir. Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı çalışanlarının maaşları sürekli erimekte ve artan iş yükü ile beraber motivasyon kaybı yaşanmaktadır. Aile Sağlığı Merkezlerinde güvenlik önlemleri yetersizdir. Hakaret ve şiddetin en çok yaşandığı yerlerden bir tanesi de Aile Sağlığı merkezleridir. Aile Sağlığı Merkezi binaları Sağlık Bakanlığı tarafından ayarlanmalıdır. İnşaat ve tadilat gibi işler Aile Hekimliklerinin üzerine bırakılmamalıdır. Kira artışları hakkaniyetli bir şekilde tefe/tüfe oranları baz alınarak yapılmalıdır.”

    Covid-19 sürecinde her türlü fedakarlığı yapan sağlık çalışanlarının mağdur edilmemesi için sendika olarak konunun takipçisi olacaklarını belirten Özdemir, ”Problemlerin çözümü noktasında gereken adımlar atılmalıdır. Sağlık çalışanlarımızın bütün problemleri çözülene kadar, yılmadan ve usanmadan konuların takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz” diye konuştu.

  • Honda Türkiye’den siber saldırı açıklaması

    Honda Türkiye’den siber saldırı açıklaması

    Honda Türkiye, Honda Motor Co’ya yapılan siber saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Şirket, global operasyonlarda siber tehdit tespit edildikten sonra diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de tüm operasyonlarını tedbir amacı ile 1 gün süreyle durdurduğunu belirterek, bugün (09 Haziran 2020) yeniden normal kapasitede planlı olarak başladığını bildirdi.

    Honda Türkiye, Honda Motor Co’ya yapılan siber saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Şirketten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Honda Motor Co tarafından siber saldırıya ilişkin yapılan açıklama sonrasında medyaya yansıyan haberler üzerine Honda Türkiye olarak bir bilgilendirme yapma ihtiyacı doğmuştur. Honda Türkiye, global operasyonlarda siber tehdit tespit edildikten sonra diğer ülkelerde olduğu gibi tüm operasyonlarını tedbir amacı ile 1 gün süreyle durdurmuştur. Yalnızca 8 Haziran 2020 tarihinde tedbiren durdurulan üretim, bugün (09 Haziran 2020) yeniden normal kapasitede planlı olarak başlamıştır. Honda Türkiye’de üretim şu an 2 vardiya olarak devam etmektedir.”

  • Er-Vak Başkanı Güzel’den 12 Mart açıklaması

    Er-Vak Başkanı Güzel’den 12 Mart açıklaması

    Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) Başkanı Erdal Güzel, 12 Mart Erzurum’un kurtuluş yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

    Anadolu’nun, askeri ve siyasi açıdan elde tutulması oldukça güç olan bir vatan toprağı olduğunu, iç ve dış tehditlerin eksik olmadığı bu coğrafyada ayakta kalmanın büyük bedeller ödemekle mümkün olduğunu anlatan Güzel, “Bulunduğumuz coğrafyanın şartları bizi böyle bir mücadelenin içinde olmaya zorlamakta , dolayısıyla her karış toprak için şehitler vermekteyiz

    Kanla irfanla kurmuş olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik tehdit ve saldırılar dün olduğu gibi bu gün de sürmekte,102 yıl önce Erzurum’u düşman işgalinden kurtaran Türk ordusu bu gün de varlığımızı tehdit eden unsurlara karşı şanlı bir mücadele vermekte, özetle ,millet olarak bedel ödemeye devam etmekteyiz” dedi.

    Bağımsızlığın, acı, gözyaşı ve kan ile sağlandığı vatanımızda bu bedeli en fazla ödeyen şehirlerin başında Erzurum’un geldiğini vurgulayan Güzel, açıklamasında şunları kaydetti;

    “Hatırlanacağı üzere Erzurum, son olarak 1916 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiş, bu karanlık günler iki yıl sürmüştür.

    Acının, ıstırabın, göz yaşının eksik olmadığı bu esaret günlerinde göçler yola dizilmiş, şehri ellerine geçiren azgın Ermeni çeteleri, çocuk, kadın, yaşlı demeden binlerce Erzurumluyu hunharca katletmiştir.

    Aradan geçen bir asra rağmen bugün Yanık Dere Şehitliği’nde, Ilıca’da, Alaca’da, Yeşilyayla’da, Cinis’de ,Tepeköy’de ve şehrin eski mahallelerinde bu vahşetin izleri hala canlılığını korumaktadır.

    Erzurum, bu kâbus dolu günlerden Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki şanlı ordumuzun İstanbul Kapısı’ndan şehre girmesiyle kurtulmuş , kısa sürede yaralarını sarıp, 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’ne ev sahipliği yaparak, Milli Mücadele’nin ilk meşalesini yakmıştır.

    Bu karanlık günlerde Erzurumlu ,bayrağın, özgürlüğün, vatan toprağının, ordunun ,ezanın, vefanın önemini bir kez daha görmüş ;acının, hasretin, gözyaşının, esaretin kıskacında olgunlaşarak milli refleksin en fazla hissedildiği şehir olarak hafızalara kazınmıştır.

    Milletlerin varlıklarını sürdürebilmeleri, geçmişi unutmamaları ve yaşananlardan ders çıkarmaları ile mümkün olmaktadır.

    Bu yüzdendir ki tarihçiler “Geçmişi unutanlar, gelecekte aynı şeyleri yaşamaya mahkumdurlar” diyerek bu gerçeğe dikkat çekerler.

    Bu bakış açısıyla bir değerlendirme yapıldığında ,esaretten özgürlüğe giden bu süreci canlı tutmanın ve gelecek nesillere aktarmanın tarihsel bir sorumluluk olduğu ortaya çıkmaktadır.

    Bu yıl da Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 102. yılını matem-i neşe içerisinde idrak edeceğiz. Geçmişte yaşanan acıları hatırlayarak ,geleceğe ümitle bakıp, ezelden beri hür doğmuş ve hür yaşamış olan yüce Türk Milleti’nin geçmişte olduğu gibi günümüzde de her türlü iç ve dış tehditleri yenecek güç ve azimde olduğunun gururunu yaşayacağız.

    Düşman işgalinin 102. yılında ,Allah yüce milletimize bir daha böyle karanlık günler yaşatmasın diyor, bu aziz vatanı canları uğruna bize emanet eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, onların azizi hatıraları önünde saygı ve tazimle eğiliyoruz.”