Etiket: Açıklamaları

  • TOKİ Başkanı Turan’ın açıklamaları

    Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ergün Turan, “Toplu Konut İdaresi’nden sosyal konut anlamında beklentisi olan vatandaşlarımızın beklentilerine karşılık vereceğiz. Şu anda 52 rakamına ulaştık. Yıl sonunda inşallah 64 bin rakamına ulaşacağız. Ve bu Toplu Konut İdaresi’nin son 13 yılda en zirve yılı olacaktır. Dolayısıyla TOKİ’nin de tarihi rekorunu kıracağız” dedi.

    TOKİ Başkanı Ergün Turan, TGRT Haber canlı yayınında yaptığı açıklamada, 2016 yılındaki hedeflerinin 2015 yılında aldıkları kararlar doğrultusunda belirlediklerini söyleyerek, “2016 yılında 60 bin konut inşa etmeyi hedefledik. Temmuz ayında olan hain darbe girişimi hedefimizi etkilemedi. 60 bin konut değil, yıl sonunda inşallah 64 bin nitelikli sosyal konuta çıkmış olacağız” ifadelerini kullandı.

    15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra TOKİ olarak hedeflerini artırdıklarını belirten Turan şunları kaydetti:

    “Hedeflerimizi aşağı yönlü revize etmedik. Yukarı yönlü revize ettik. Çünkü bu darbe girişiminin amaçlarından bir tanesi Türkiye’ye diz çöktürmekti. Bunun bir ayağı da ekonomik anlamdaki ayağıdır. Dolayısıyla Toplu Konut İdaresi’nden sosyal konut anlamında beklentisi olan vatandaşlarımızın beklentilerine karşılık vereceğiz. Şu anda 52 rakamına ulaştık. Yıl sonunda inşallah 64 bin rakamına ulaşacağız. Ve bu Toplu Konut İdaresi’nin son 13 yılda en zirve yılı olacaktır. Dolayısıyla TOKİ’nin de tarihi rekorunu kıracağız.”

    “2003 yılında başlayan süreçte son 13 yılda 738 bin rakamındayız”

    Toplu Konut İdaresi’nin 1984 yılında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde kurulduğunu kaydeden Turan, “Ancak 1984-2002 yılları arasında geçen sadece 43 bin konut üretiliyor. 2003 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakan olduğu dönemde başlayan süreçte planlı kentleşme ve konut üretimi seferberliği ilan ediliyor. Toplu Konut İdaresi Başbakanlığa bağlanıyor. 2003 yılında başlayan süreçte son 13 yılda 738 bin rakamındayız. 18 yılda 43 bin konut üreten bir idareden 13 yılda 738 bin konut üreten bir idareye geçtik” açıklamasında bulundu.

    “2016-2019 hedefimiz 260 bin konut inşa etmektir”

    İdare olarak orta ve uzun vadede hedeflerini ifade eden Turan, “Toplu Konut İdaresi olarak bundan sonraki hedefimiz 2023 yılına kadar 1 milyon 200 bin konut hedefine erişmektir. İnşallah bu rakamı da aşacağız. 2016-2019 hedefimiz 260 bin konut inşa etmektir. Ürettiğimiz konutların yaklaşık yüzde 95’i hiç konut sahibi olmayan vatandaşlarımızda başlayarak alt ve orta gelir grubuna hitap eden sosyal konuttur” dedi.

    TOKİ’nin indirim kampanyası

    Toplu Konut İdaresi’nin her yıl indirim kampanyası düzenlediğini vurgulayan Turan, “Vatandaşlarımız bunu bildiği için tasarruflarına buna göre yapıyorlar. Kampanya dönemlerimizde gelip borçlarını kapatıyorlar” diye konuştu.

    Geçen yıl yapılan indirim kampanyasından 33 bin vatandaşın faydalandığını bildiren Turan, “Bu vatandaşlarımız 1,4 milyar para yatırıp borcunu kapattı. Bu 1,4 milyarın 710 milyonu vatandaşlarımız banka kredisi kullanmadan yastık altı tasarruflarından kapattı. Bu yılki indirim kampanyamız devam ediyor. Dün itibarı ile vatandaşlarımız 430 milyon TL borç kapattı. Ay sonunda kampanyamız bitecek. Beklentimiz 800 milyon ile 1 milyar TL arasında borcun kapatılmasıdır“ ifadelerini kullandı.

    “Diyarbakır’da, Silopi’de, Cizre’de ve buna benzer bölgelerde nerede rezerv konut ihtiyacı varsa yapıyoruz”

    Terörden zarar gören bölgelerde çalışmayı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığını söyleyen Turan, şöyle devam etti:

    “Fakat bu konuta önemli paydaşlardan bir tanesi Toplu Konut İdaresi’dir. Bu alanlardaki tespitleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yapıyor. Bu kapsamda Doğu ve Güneydoğu’da bizim görevimiz ihtiyaç duyulan rezerv konut alanlarının inşaatını yapmaktır. Biz bu inşaatlara şu anda başladık. Diyarbakır’da, Silopi’de, Cizre’de ve buna benzer bölgelerde nerede rezerv konut ihtiyacı varsa yapıyoruz. Bölgede etaplar halinde inşaatlarımız devam ediyor. Yılbaşında teslim edeceğimiz konutlarımız var.”

    51 vilayette kentsel dönüşüm

    Türkiye’de sağlıksız, yaşamı tehdit edecek yaklaşık 5 buçuk milyon yapı stokunun olduğunu aktaran Turan, “Bunları değiştirmemiz gerekir. İdare olarak şu anda 51 vilayette 126 noktada aktif Kentsel Dönüşüm yapıyoruz. Ve yerinde Kentsel Dönüşüm yapıyoruz. Bu Kentsel Dönüşümleri yüzde 80 oranında vatandaş rızasına dayanarak yapıyoruz. Bütün bu Kentsel Dönüşümlerin hiç birisinden kamu kaynağı oluşturma anlamında değil tamamen sübvansiyona dayalı Kentsel Dönüşüm yapıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    İstanbul’da dönüşüm

    2014 yılında idare olarak kentsel dönüşümde Türkiye’nin deprem haritasına öncelik verdiklerine vurgulayan Turan, “Bu başlığın içerisinde en önemli illerden bir tanesi İstanbul’dur. İstanbul’da Kentsel dönüşümde aktif rol alacağız dedik. Şu anda 13 ilçede Kentsel Dönüşüm projesi yürütüyoruz. 2023 kalmadan bu ilçede kentsel dönüşüm çalışmalarını tamamlayacağız” dedi.

  • TBMM Başkanvekili Aydın: “Demirtaş’ın açıklamaları akla ziyan bir açıklamadır”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Ahmet Aydın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz” açıklamasına tepki göstererek, “PKK’nın terör örgütü olduğunu bütün dünya kabul ediyor. Akla ziyan bir açıklamadır” dedi.

    4 Eylül Sivas Kongresi’nin 97’nci yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere karayolu ile Sivas’a gelen TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Sivas Valisi Davut Gül’ü makamında ziyaret etti. Başkanvekili Aydın, günün anısına valilik şeref defterini imzaladı. Sivas’ın bir medeniyet, sanat ve kültür şehri olduğunu söyleyen Aydın, milli mücadelenin temelinin Sivas’ta atıldığını ifade etti.

    Bir basın mensubunun HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada “Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz” ifadelerini hatırlatması üzerine Başkanvekili Aydın, “HDP’nin tavrını net bir şekilde görüyorsunuz. Zaman zaman meclisteki konuşmalarına yansıdığında kürsüdeki tavrımızı da net bir şekilde görmüşsünüzdür. PKK’nın terör örgütü olduğunu bütün dünya kabul etmiş durumda. Bir defa sırtını dağa yasladığını, PKK’ya, PYD’ye, YPG’ye yasladığını, siyaset yaparak değilde silahtan destek aldığını, milletin gücünden ziyade silahtan destek aldığını açıklaması akla ziyan bir açıklamadır. HDP’nin bir tavır ortaya koyması lazım. HDP’nin bir karar vermesi lazım, safını net bir şekilde ortaya koyması lazım. Ya siyaset diyecek, ya silah diyecek. Ya demokrasi diyecek, ya da terör diyecek. Eğer terör ve silah diyorsa o zaman siyaset yapmasının hiçbir anlamı yok. Siyasetle silah kesinlikle bir arada olmaz. Demokrasi ile terör bir arada olamaz” dedi.

    “PKK’ya terör örgütü dememenin kabul edilebilir bir tarafı yok”

    Siyasetin meşru yollardan demokratik kanallardan halkın talep ve beklentilerine cevap vermek için yapıldığını aktaran Aydın konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Siz sırtınızı silahlı bir terör örgütüne dayadığını söylüyorsanız ve o kadar insanı, bugün yaklaşık 50 bin insanın ölümüne sebep olan ve yine bu süre içerisinde Türkiye’nin maddi ve manevi anlamda ciddi kaybına yol açan böyle bir örgüte terör örgütü demeyeceksin de ne diyeceksiniz Allah aşkına. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Akla ziyan bir açıklamadır. HDP’nin artık bu saatten sonra kararını vermesi lazım. Siyasetse terörle arasına mesafe koyması lazım.”

  • (Özel Haber) Ali Ay: “Fikret Orman’ın Açıklamaları Talihsiz”

    Bursaspor Başkanı Ali Ay, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ın maçın ardından Hamza Hamzaoğlu’na yönelik yaptığı açıklamalarını talihsiz bir açıklama olarak değerlendirdi. Başkan Ay, “Kaleyi herhalde açacak halimiz yok. Biz de Bursaspor’uz ve Bursaspor gibi oynadık” dedi.

    Yeşil-beyazlı ekip, Spor Toto Süper Lig’in 28. haftasında önceki gün deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’a 3-2 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ın Bursaspor Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu’na yönelik sarf ettiği, ‘Enterasan derecede istekliydi’ sözlerine yeşil-beyazlı camiadan tepkiler dinmiyor.

    İHA muhabirine konuşan Bursaspor Başkanı Ali Ay, “Maçtan sonra futbolcularımı ve hocalarımı kutladım. Bursaspor’a yakışır bir oyun oynadılar. Gönül galip gelmeyi istiyordu ama maalesef olmadı. Bunda da hakemin vermiş olduğu karar da etkili oldu. Üzüntülüyüz ama Bursaspor iyi yolda. Çok daha güzel şeyler yapacağız. Bunu bütün taraftarlarımıza söylüyorum. Kesinlikle bundan emin olsunlar, Bursaspor geliyor” dedi.

    “TALİHSİZ BİR AÇIKLAMAYDI”

    Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ın maçın ardından Bursaspor Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu’na ilişkin, ‘Hamza Hamzaoğlu enteresan derecede istekliydi’ şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Başkan Ay, “Burada bilmiyorum Fikret Başkanın herhalde dili sürçtü. Ben talihsiz bir açıklama olarak yorumladım. Hakikaten talihsiz bir açıklamaydı. Kaleyi herhalde açacak halimiz yok. Biz de Bursaspor’uz ve Bursaspor gibi oynadık. Burada hiç kimsenin aklına kötü bir şey gelmesin. İma da gelmesin. Bursaspor gerekeni yaptı” diye konuştu.

    “TARAFTARLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

    Bizim taraftarımız futboldan futbolcudan iyi anlıyor’ diyen Ay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizim tarafımız öncelikle galibiyet istiyor ama mücadele eden, terinin son damlasına kadar savaşan futbolcuyu da görünce alkışlamasını da biliyor. Takımı Mudanya’da karşıladılar ve moral verdiler. Bütün taraftarlarımıza teşekkür ediyorum.”

    “BEŞİKTAŞ TRİBÜNLERİNİ GÖRÜNCE KISKANDIM”

    Süper Lig’in 29. haftasında oynayacakları Akhisar Belediyespor karşılaşmasını da değerlendiren Başkan Ay, “Beşiktaş tribünlerini görünce kıskandım. Çünkü 172 tane loca varmış. 3 bin dolar ile 10 bin dolar arasındaymış koltuk satış fiyatları ve hepsini satmışlar. Kombinelerin de hepsini satmışlar. Akşam herkes seyretti, bizim maçımızda da tamamen tribünleri doldurdular. Ben bizim taraftarlarımızın daha iyi yapacağından kesinlikle eminim. Şu atkı şovlarını başlasınlar yapmaya, stadı doldursunlar bütün Türkiye taraftar görsün” şeklinde konuştu.

  • İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın Açıklamaları

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, terör olaylarının yaşandığı ilçelerdeki HDP’li belediyelerin, devletin kendilerine hizmet yapmaları için verdiği paraları, teröristlere yardım etmek için kullandıklarını belirterek,devleti sahipsiz bırakmayacaklarını söyledi.

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” programına konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayana Ala, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

    Bakan Ala, Güneydoğu’da devam eden terör olaylarının, devletin o bölgeye götüreceği hizmetin önünü kesme amaçlı olduğunu vurguladı. Terörün dışarıdan beslendiğini de sözlerine ekleyen Ala, bölgeye kalkınma götürmek istediklerini belirterek, “Güneydoğu’da bazı ilçelerde, barikatlar kuruyorlar, çukurlar kazıyorlar, bomba düzenekleri yapıyorlar ve bununla bir yere varmaya çalışıyorlar. Bu bir yere varılacak bir yöntem değil. Bu, insanlara bizim sunmak istediğimiz hizmetleri kesmektir. Onları çukura gömmektir, onların hızını kesmektir. Biz kalkınma götürmek istiyoruz, biz eğitim götürmek istiyoruz. Orada her ile üniversite kurduk, çocuklar üniversiteye gitsin istiyoruz. Türkiye’nin kalkınmasına, ailelerinin kalkınmasına, kendilerinin geleceğine katkıda bulunsunlar istiyoruz. Ama bir kanat, dışarıdaki bu dalgalanmalardan etkilenerek, onları kullanmak isteyenlerin kulaklarına üflemelerinden hemen etkilenerek, milletin aleyhine olacak birtakım faaliyetleri ya destekliyorlar, yada içinde oluyor” değerlendirmelerinde bulundu.

    “SİLOPİ’DE ÇUKURLAR, BOMBA DÜZENEKLERİ ORTADAN KALDIRILDI”

    Sokağa çıkma yasağının, teröristle vatandaşı ayırt etmek, vatandaşın zarar görmesini engellemek amaçlı bir uygulama olduğunu hatırlatan Ala, “Şuan itibariyle Sur ve Cizre’de sokağa çıkma yasağı var. Silopi’de ise artık gündüz sokağa çıkma yasağı yok, gece sokağa çıkma yasağı var. Silopi’de çukurlar, bomba düzenekleri ortadan kaldırıldı, orada bitti ama peki neden gece devam ediyor? Sokağa çıkma yasağının esprisi şu: Orada vatandaşlarımıza zarar gelmesin, cana zarar gelmesin istiyoruz. Orada evler, mallar, mülkler yerine konur, evlere, dükkanlara verilen zararlar giderilir. Vatandaşlarımız orada rahat olsun; biz mala geleni gideririz, yeter ki cana gelen olmasın. Orada vatandaşımızın canını korumak birinci işimiz. Sokağa çıkma yasağı, vatandaşla teröristi ayırmak, vatandaşımızın kılına zarar gelmesinin diye bir çalışmanın sonucudur. Bu arada sürekli devam ediyor. Şehit veriyoruz, yaralılarımız oluyor, polisimiz, askerimiz, korucumuz, jandarmamız ve geçici köy korucularımız şehit oluyor, yaralanıyor. Şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, yaralılara acil şifalar diliyoruz” diye konuştu.

    BİN 486 BOMBA DÜZENEĞİ İMHA EDİLDİ

    Sur, Silopi ve Cizre’de çukur ve bariyerlerin temizlenmesi için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Ala, Silopi’deki çukur ve bariyerlerin tamamının, Cizre’de yüzde 85’inin, Sur’da ise yüzde 75’inin temizlendiğini söyledi. Toplamda 941 barikat kaldığını ve 357 çukurun kapatıldığını aktaran Ala, çukurların her birinde bomba düzenekleri olduğunu, önce bomba düzeneklerinin tek tek temizlendiğini, daha sonra da çukurların kapatıldığını belirtti. Çukur ve barikatlarda bin 486 bomba düzeneğinin imha edildiğini kaydeden Ala, güvenlik görevlilerinin vatandaşlara herhangi bir zarar gelmesin diye titizlikle çalıştığımı belirtti.

    “SANDIĞA GİDEN İNSAN ZATEN ÇATIŞMA İSTEMEZ, ÇOCUĞUNUN TERÖRİST OLMASINI İSTEMEZ”

    Terör olaylarının yaşandığı ilçelerdeki HDP’li belediyelerin, vatandaşa hizmet götürmek yerine teröristlere destek verdiğini kaydeden Ala, “Oradaki vatandaşımız da bu beladan bir an önce kurtulmak istiyor. Vatandaş belediyesini seçmiş. Belediyeden ne bekler vatandaş; hizmet bekler. Sokağı kazıp, çukur açıp da içine bomba yerleştirmeleri için yardımcı olmasını beklemez. Bu vatandaşta ne kadar travma yaratır? Milletvekili olarak seçmiş, milletvekilinden ne bekler; çocuğu terörist olmadan, problemi varsa Meclis’te konuşarak çözmesini bekler. Siyasete, sandığa giden insan zaten çatışma istemez, çocuğunun terörist olmasını istemez. Türkiye’nin geldiği standarda bakın, hangi problemi biz konuşarak çözemeyiz” şeklinde konuştu.

    “BELEDİYELER BARİKAT KURANLARA ARAÇLARIYLA YARDIM EDİYOR”

    “Denizli’ye 2015 yılında 347 milyon TL göndermişiz. Diyarbakır’a 489 milyon TL, Erzurum’a 381 milyon TL, Eskişehir’e 329 milyon TL” diyen Ala, şöyle devam etti:

    “Saydığım illerden en fazla yardım giden şehir Diyarbakır. Peki, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yapılan hizmete bakın. Şimdi buralara neden çukur kazıp bomba yerleştiriyorsunuz? Bu paraya çukur kazıyor, çukur kazanlara, barikat kuranlara araçlarıyla yardım ediyor, lojistik destek sağlıyor, kum götürüyor. Soruşturma açılmıyor mu, açılıyor. Çınar’da yangın oldu, Çınar’daki yangında itfaiye ağırdan alıyor, gitmiyor. Biz devleti sahipsiz bırakamayız. Biz herkese görev verdik, herkes görevini yapacak, oradaki vatandaşlar bizim vatandaşımız. Diyarbakır,’da, Şırnak’ta, Cizre’de, Sur’da vatandaşı kimsenin inisiyatifine bırakamayız. Vatandaş bize burada da yüzde 49 oy veriyor. Yarısı bize oy veriyor, şimdiye kadar da AK Parti’yi hep birinci parti yaptı. Onun için biz oraları, teröristin arkasında duran bir anlayışa terk edemeyiz. Türkiye’de bir yandan demokratikleşme adımları atılırken, bir yandan da bunu doğru dürüst vatandaşa hizmete dönüştüremeyenlerin durumu dikkate alınarak, o hizmetleri oradaki valilikler, kaymakamlıklar eliyle verecek düzenlemeyi yaparız.”

    SULTANAHMET SALDIRISI

    Sultanahmet’teki terör saldırıyla ilgili soruşturma aşamasına değinen Ala, “Şuanda 12 kişi tutuklu, 7 kişi adli kontrol altında, bir kişi de daha yeni gözaltına alındı. Bunların çoğu Suriyeli, Irak’lı olan da var. Soruşturma derinleştirilerek, birtakım çok ciddi noktalara ulaşılıyor. Türkiye’de yüzde 49 buçuk oy almış güçlü bir siyasi iktidar var. Türkiye nereye gitmek istediğini biliyor, hedefleri belli ve önü kesilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

    ŞIRNAK VE HAKKARİ İL MERKEZLERİNİN KAYDIRILMASI

    Bakan ala, Şırnak ve Hakkari il merkezlerinin kaydırılması çalışmalarıyla ilgili, “Bu konuda İçişleri Bakanlığı olarak çalışıyoruz. Bu konuda daha önce hem Sayın Cumhurbaşkanımızın, hem Sayın Başbakanımızın açıklamaları oldu ve daha önceden talimatları ve değerlendirmeleri olmuştu. Biz de bu çerçevede çalışıyoruz. Bu çalışmayı biz sunacağız. Hangi seçeneklerimiz var, nasıl bir yöntem uygulayacağımızı konuşacağız” diye konuştu.

    “BİR KASETLE, BİR KOMPLOYLA GENEL BAŞKAN OLDU”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Kurultayı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği sözlerin, kendi kalitesini yansıttığını belirten Ala, şunları ifade etti:

    “Bir insanın üslubu kendi kalitesini ortaya koyar. Ne söylüyor, nasıl söylüyorsa o kişi odur. Onun için bir kere bütün söylediklerini ona iade ediyoruz. Biz nasıl bir profille karşı karşıyayız? Önce SSK’da bir görev yaptı. Orada karla aldığı bir görevi, berbat edip, dünya kadar zararla bıraktı. Orada insanların aldığı hizmet kalitesi de bugünkü üslubu düzeyindeydi. Hiçbir şey yoktu; ilaç alınamazdı, hastaneye gidilemezdi, rezillik diz boyuydu. O zaman 3 tane çocuğu ortaokulda, lisede okurken, okuyan çocuğu daha sonra erken emekli olabilsin diye şirketlerde gösterip sigortalı yapmış. Bunu çocuklarının üçüne de yapmış. Bu ahlaki düzeyi ortaya koyması bakımından ve vicdani bakımdan çok önemlidir. Kimin hakkını yiyecek? O kömür ocağında, yerin 500, 600 metre altında çalışan adamın hakkını yiyecek, onun ödediği primlerle erken emekli olacak. Sonra siyasete girdi, genel başkan oldu. Nasıl oldu? Bir kasetle, bir komployla… Beklenir ki, böyle bir komployu hemen inkar etmesi lazım. Oldu da ne yaptı; 7 seçimin 7’sini de kaybetti. Kaybederken ne dedi: ‘Seçimi kaybedersem veya şu anki durumdan daha aşağı bir oy alırsam istifa edeceğim’ dedi. Bunu, millete söyledi. Millete verdiği sözü de yerine getirmedi. İki kongrede de 250 kişi üzerini çizdi. Bu agresiflikle saldırıyor. Kime saldırıyor; her girdiği seçimi kazanmış, her götürdüğü referandumu kazanmış, milletin iradesini baş tacı etmiş ve milletin iradesi arkasında olan bir siyasi kişiliği hedef alıyor. Birçok dönüşümü liderliğiyle Sayın Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Her seçimi kazanan kişiye, her seçimi kaybeden kişi saldırıyor.”

  • Başbakan Yardımcısı Elvan’ın Açıklamaları

    Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, terörle mücadele konusunda “Sonuna kadar gideceğiz; gerekirse ev ev bakılacak; terör örgütü mensupları kimlerse bunlar alınacak” diye konuştu. Rus televizyonuna açıklamalarda bulunan CHP Milletvekili Eren Erdem’in ‘Sarin Gazı’ iddialarını değerlendiren Elvan, “Kendisini iddialarını ispat etmeye davet ediyoruz. İspat etmiyorsa, o insan şerefli bir insan değildir, haysiyetli bir insan değildir” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” adlı programa konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Elvan, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    “GEREKİRSE EV EV BAKILACAK…”

    Elvan, terör örgütü PKK’ya karşı yapılan operasyonların kamu düzenini sağlamaya ve vatandaşların kısıtlanmış özgürlük alanlarını genişletmeye yönelik olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin güçlü bir devlet olduğunun altını çizen Elvan, “Biz bu bölgelerde kamu düzenini mutlaka sağlayacağız ve sağlıyoruz. Sonuna kadar gideceğiz; gerekirse ev ev bakılacak; terör örgütü mensupları kimlerse bunlar alınacak. Her türlü önlemi alacağız. Özellikle o bölgede yaşayan vatandaşlarımızın çocuklarına sahip olmaları, bu terör örgütüne çocuklarını bırakmamaları son derece önemli. Elbette PKK terörü nedeniyle eziyet çeken ve evini terk eden vatandaşlarımız var. Sayın Başbakanımız da açıkladı. Bunlar bizim vatandaşlarımız, bizim kardeşlerimiz. Bunların hiçbirisinin evsiz barksız kalmasına izin vermeyeceğiz. İhtiyaçları neyse, bütün ihtiyaçlarını gidereceğiz. Elbette orada sükunet hasıl olunca, kamu düzeni tam anlamıyla sağlanınca, bu kardeşlerimiz de evlerine döneceklerdir, rahat bir yaşam süreceklerdir” ifadelerini kullandı.

    TERÖRE KARŞI 3 AŞAMALI PLAN

    En kısa sürede kamu düzeninin sağlanacağını vurgulayan Elvan, bu konuda emniyet, silahlı kuvvetler ve jandarmanın birlikte çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yetkililerin, gelişmeler sağlandıkça kamuoyunu bilgilendireceğini belirten Elvan, terör olaylarının yaşandığı bölgelerde yaşayan vatandaşların en kısa sürece rahata kavuşacaklarını müjdeledi.

    Başbakan Davutoğlu’nun duyurduğu teröre karşı 3 aşamalı planı hatırlatan Elvan, planın 3. aşamasına gelindiğini, kampların ve dağların teröristlerden temizlendiğini, şimdi teröristlerin şehirlerden temizlenmesi aşamasına gelindiğini, bunun da en kısa sürede gerçekleştirileceğini kaydetti.

    “CHP MİLLETVEKİLİ EREN ERDEM’İN RUS TELEVİZYONUNDAKİ İDDİALARI”

    CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in Rus televizyonuna verdiği röportajdaki ‘sarin gazı’ iddialarını sert ifadelerle eleştiren Elvan, şöyle konuştu:

    “Ana muhalefet partisinden bir milletvekilinin böyle bir açıklamada bulunması ibret verici bir hadisedir. Herhalde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir hadiseyle çok fazla karşı karşıya kalmamışızdır. Bu bahsetmiş olduğunuz Rus televizyon kanalını ben zaman zaman izliyorum; sabahtan akşama kadar Türkiye aleyhinde propaganda yapan ve özellikle Rus halkını provokate etmeye çalışan, Türkiye’ye, Türk vatandaşlarına karşı kin doldurmaya çalışan bir kanal. Kredibilitesi son derece düşük olan böyle bir kanala çıkıp, bu kanalda astı astarı olmayan son derece çirkin ifadelerde bulunmuştur. Kendisini iddialarını ispat etmeye davet ediyoruz. İspat etmiyorsa, o insan şerefli bir insan değildir, haysiyetli bir insan değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne böyle bir ifade kullanamaz. Böyle bir şey kesinlikle olmamıştır, bundan sonraki süreçte de olmayacaktır.”

    “BU ŞAHSİYETİN MİLLETVEKİLİ YAPILMASI DA SON DERECE MANİDAR”

    CHP yönetimini Erdem’in asılsız iddialarına karşı sessiz kalmakla suçlayan Elvan, “Kalkıp da sadece ve sadece AK Parti hükümetini kötülemek adına böyle bir ifade kullanıyor ve CHP yönetimi sessiz kalıyor. Bugün Sayın Kılıçdaroğlu şehidimizin cenaze törenindeydi. O cenaze törenine katıldınız ama sizin bir milletvekiliniz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ihanet eden ve saldıran bir tutum içerisinde oldu, bunun gereğini yapmak zorundasınız. Bu şahsiyetin milletvekili yapılması da son derece manidar. Bu kişinin daha önce bir twiti vardı. O twitinde ‘İran’la Türkiye arasında herhangi bir şey söz konusu olursa, ben İran’dan yana tavır takınırım’ diyen bir insan… Bununla ilgili ne konuşabilirsiniz? CHP’nin bu şahısla ilgili gereğini yapması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.

    “EĞER TERÖRİSTLERE ‘ARKADAŞLAR’ DİYE HİTAP EDİYORSA, BU GERÇEKTEN İÇLER ACISI BİR DURUMDUR”

    Elvan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun hendek açan teröristlere ‘arkadaşlar’ diye hitap etmesini, “Ben bunu Sayın Kılıçdaroğlu’na yakıştıramıyorum. Benim Kılıçdaroğlu’ndan beklentim şu; terör örgütüne karşı nasıl biz açık ifadeler kullanıyoruz, aynı ifadeleri onun da kullanmasını istiyoruz. ‘Hendekleri açmanız, kamu düzenini bozmanız doğru değildir. Hangi hakla o okulları yakıyorsunuz, hangi hakla bu hastaneleri yakıyorsunuz, hangi hakla vatandaşların evlerini yakıyorsunuz’ demesi lazım. Eğer teröre karşı mücadele edilecekse, PKK’yı bir terör örgütü olarak görüyorsa; ki muhtemelen partisinin içerisinde PKK’yı terör örgütü olarak görmeyen arkadaşlar da var, görüyorsa bunu net bir şekilde açıklamalı, net bir tavır ortaya koymalı diye düşünüyorum. Eğer teröristlere ‘arkadaşlar’ diye hitap ediyorsa, bu gerçekten içler acısı bir durumdur” ifadeleriyle eleştirdi.

    “TÜRKİYE BEYRUT FALAN OLMAZ”

    Kılıçdaroğlu’nun Doğu ve Güneydoğu’daki bazı kentlerle ilgili ‘Beyrut’ benzetmesi yapmasına da değinen Elvan, “Türkiye Beyrut falan olmaz. PKK’nın o kadar yoğun baskısına rağmen, o bölgedeki vatandaşlarımız hiçbir zaman arkalarında olmadı, her zaman devletimizin arkasında oldu. O bölgedeki vatandaşlarımız, ‘PKK terör örgütüne yönelik mücadelenizi yoğun bir şekilde devam ettirin’ diyor. Temizlendikten sonra PKK yapılanmalarının o mahallelere girememesi için gerekli her tedbir alınacak” dedi.

    “BAŞİKA’DA GEREKLİ TEDBİRLER ALINACAK”

    Elvan, terör örgütü DEAŞ’ın Başika’da bulunan eğitim kampına düzenlediği saldırının hatırlatılması üzerine, şunları ifade etti:

    “Şuanda Başika’da bulunan askerlerimiz, peşmergelerin DEAŞ’a karşı eğitimi amacıyla Irak hükümetinin isteği üzerine görevlendirilmişti. Bu çerçevede uzunca bir süreden beri görevlerini yürütüyorlardı. Ancak Rusya’yla ilgili krizin çıkmasından sonra sanki yeni bir şeymiş gibi bu olayı kamuoyunda değişik alanlara çekmeye çalıştılar. Orada bulunan askerlerimiz neticede DEAŞ’a karşı mücadele eden peşmergelerin eğitimiyle uğraşıyorlar; bunun dışında herhangi bir görevleri söz konusu değil. Bugün yaşanan hadise de şunu göstermiştir: Oradaki askerlerimizin güvenliği son derece önemli. Dolayısıyla bizim göndermiş olduğumuz takviyenin de Başika’da bulunan askerlerimizin güvenliği açısından daha da önem arz ettiğini ortaya koydu. Oradaki askerimizin sayısı, güvenliği, oradaki yapı dikkate alınarak, bu askerlerimizin bir kısmının yerleşiminin değiştirilmesi veya başka şekilde tanzimi söz konusu olacaktır. Gelişmelere göre gerekli tedbirler alınacaktır diye düşünüyorum.”

    “RUSYA, SADECE DEAŞ’A KARŞI MÜCADELE ETMİYOR”

    Rusya’nın Suriye’de sadece DEAŞ’a karşı bir mücadele yürütmediğinin altını çizen Elvan, “Irak’ta Amerikan askeri var, İran askerleri var, değişik ülkelere ait DEAŞ’a yönelik mücadele etmek üzere askerler bulunuyor. Diğer taraftan da koalisyon güçleri, bir taraftan da Rusya DEAŞ’a karşı mücadele etmek için bölgede bulunduklarını ifade ediyor. Özellikle son haftalardaki gelişmelerden sonra, Rusya’nın mücadelesini sadece DEAŞ’a yönelik bir mücadele olarak yapmadığını görüyoruz. Orada bulunan Özgür Suriye Ordusu, muhalifler ve Bayırbucak Türkmenleri’ne yönelik de zaman zaman saldırıda bulunduklarını görüyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değil, bunu kabul etmemiz de mümkün değil. Orada bir mücadele yapılacaksa DEAŞ’a karşı yapılacaktır. Koalisyon güçlerinin temel hedefi budur. Türkiye de DEAŞ’a karşı mücadelesini sürdürüyor, sürdürmeye de devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Elvan, Başbakan Davutoğlu’nun Musul’da DEAŞ hedeflerinin ortadan kaldırıldığı yönündeki sözleri üzerine, “Başbakanımız, Başika bölgesine yakın olan DEAŞ hedeflerinin imha edildiğini söyledi. Orada bizim askerlerimize herhangi bir saldırı olması halinde, biz de gereken cevabı mutlaka vereceğiz. Neticede askerlerimiz orada eğitim amacıyla bulunuyor. DEAŞ’a yönelik mücadele eden peşmergelere güç katmak, onların eğitimlerini sağlamak amacıyla orada bulunuyorlar. Bu çalışmalar devam edecek” değerlendirmelerinde bulundu.

    “RUSYA’NIN TUTUMUNA GÖRE BİZ DE GEREKLİ TEDBİRLERİ ALACAĞIZ”

    Elvan, Rusya’yla ilgili Türkiye’nin her zaman olumlu tavırlar sergilediğini belirtti. “Biz, hiçbir zaman Rusya’da yaşayan Rus vatandaşları ne karşımıza aldık, ne de böyle bir yaklaşım içerisinde olduk” diyen Elvan, şöyle devam etti:

    “Rus uçaklarının hava sahamızı ihlal etmesi söz konusudur. Bunun gereğinin de neler olduğunu biz daha önce açıkladık, gereğini de yaptık. Herkes kurallara uymakla yükümlüdür. Bundan sonraki süreçte, ‘biz olayı tırmandırmak istemiyoruz, Rusya bir hata yapmıştır, bundan sonra böyle bir hareketle karşı karşıya kalmak istemiyoruz’ demişizdir. Diğer taraftan Rusya’nın, özellikle oradaki işadamlarımıza bir takım yaptırım uygulayacaklarına yönelik bazı açıklamaları olmuştur. Biz, hep şunu söyledik: ‘Türkiye’de yaşayan Ruslar’a hep kucak açtık, açmaya da devam edeceğiz, onlarla bütünleşmeye devam edeceğiz. Rus vatandaşlarını kendi vatandaşlarımızdan ayırt etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz.’ Rusya’dan da benzer yaklaşımları bekliyoruz. Biz gerilimden yana değiliz. Rusya’nın Türkiye’ye karşı bir takım ilave tedbir alma gibi bazı uygulamalara gitmesi halinde, biz de bunu ele alacağız. Gerektiğinde bizim de atabileceğimiz adımlar var; bugüne kadar atmadık. Biz, istiyoruz ki bunlar çözülsün, gerginlik ortamı oluşmasın. Bizim özellikle son 12-13 yılda Rusya’yla iyi ilişkilerimiz oldu, bir çok alanda işbirliği yaptık. İstiyoruz ki bu işbirliği devam etsin ama karşı tarafın tutumu da önemli. Onların tutumuna göre, biz de gerekli tedbirleri alacağız.”

    AZİZ SANCAR’IN NOBEL KİMYA ÖDÜLÜNÜ ALMASI

    Elvan, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel Kimya Ödülünü almasının, Türkiye açısından gurur verici olduğunu dile getirdi. Elvan, “Yıllarca Amerika’da yaşamış bir bilim adamımız, kendisiyle gurur duyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız kendisini ağırladı. Bu ülkemiz açısından gurur verici bir hadisedir. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının böyle bir ödüle layık görülmesi son derece önemlidir. Cumhurbaşkanımız kendisine sahip çıktı diye böyle bir tavır içerisine giriyor bu kendisini aydın zanneden geri kafalılar. Sevmiyorsan bile saygı duyacaksın. O milletin oyuyla o makama oturdu” şeklinde konuştu.

    FED’İN FAİZİ YÜKSELTMESİ

    ABD Merkez Bankası’nın faizi yüzde 0,25-0,50’ye yükseltmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Elvan, “Zaten piyasa bunu satın almıştı yani bir beklenti zaten vardı. Bir faiz artırımına gidileceği herkes tarafından konuşuluyordu. Ekonomiyle ilgili FED’in faiz artırımına ilişkin genel bir değerlendirme yaptık. Özellikle Merkez Bankası Başkanımızı dinledik. Toplantıda, mali disiplinin devam etmesine yönelik kararlılığımız vurgulandı. Diğer taraftan 2016 yılı bütçesini hazırlıyoruz. Önümüzdeki yıl bu bütçeyi Meclis’e sunacağız. Bu bütçede de mali disipline dikkat edilmesi gerektiği, bu çerçevede dengelerimizi bozmayacak bir yapıda bir bütçenin Meclis’e sunulmasının önem arz ettiği hususu Sayın Başbakanımız tarafından da dile getirildi ve çalışmalarımız da bu yönde yürüdü. Bu zamana kadarki özellikle makro ekonomide uygulamış olduğumuz politikaların bundan sonra da yine mali disiplini gözetecek şekilde devam ettirilmesi yönünde bir görüş birliği oluştu” ifadelerini kullandı.