Etiket: Açıklamalarda

  • İçişleri Bakanı Soylu, Rus büyükelçisi cinayetiyle ilgili açıklamalarda bulundu

    Bir günlük çalışma ziyareti için Siirt’e gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Rus Büyükelçisi Andrey Karlov ile ilgili olarak, “Çok önemli bilgilere ulaştık” dedi.

    Bakan Soylu Siirt Valiliği girişinde şeref defterini imzaladıktan sonra basın açıklaması yaptı. Andrey Karlov suikasti ile ilgili konuşan bakan Bakan Soylu, “Rusya büyükelçisi Andrey Karlov’a yönelik olarak gerçekleştirilmiş olan alçak saldırıya kadar, 7 Haziran seçimlerine kadar süre gelen ve aslında tek bir çizgiyi takip eden aynı yönetmen tarafından sahnelenen bir tiyatronun son perdelerini olduğunu söylemek istiyorum. PKK, FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) ve DEAŞ ise sadece bu tiyatronun sahnedeki aktörleridir. Sayın basın mensupları, Suriye ve Irak’taki iç karışıklıkların bize nasıl yansıdığı herkesin malumudur. Yaşananlar insanlık adına utanç verici üzüntü verici ve vicdanların yaralayıcı mahiyettedir. Bu hadiselere doğrudan sınır komşusu olmamız hasebiyle hem ciddi bir göç dalgasına hem de bu karışıklık ve istikrarsızlıktan beslenen örgütlerin zaman zaman ülkemiz içindeki faaliyetlerine ve yaptıklarıyla karşı karşıya kalmaktayız. Hatta bu eylemle dünyanın çok uzak ülkelerine sirayet etmekte, gözyaşlarına sebep olmaktadır. Açıkça ifade etmek isterim ki Türkiye’nin Ortadoğu’daki tek ve en büyük hedefi barışın ve istikrarın hakim olmasıdır. Türkiye’nin kötü niyet beslediği tek bir komşusu yoktur. Elbette firik ayrılıklarımız, olaylara farklı bakışlarımız söz konusu olabilir. Meselelerin çözümüne yönelik yaklaşımlarımız da farklı olabilir. Ancak bunun komşularımıza karşı bir art niyet veya kapalı bir kapı olarak yorumlamak asla doğru değil. Bu coğrafyada bizim bizden başka seçeneğimiz yoktur, olamayacaktır. Ülke yönetimleri arasında sorunlar yaşansa bile bu coğrafyanın insanları birbirleriyle gerek ticari gerek insani ilişkileri doğrudan akrabalık ilişkileri kültür, gelenek ve medeniyet birliği vardır. Dolayısıyla bu demogratif ve sosyal yapı yönetim noktasındaki herkese sorumluluk yüklemektedir. İşte Türkiye ve Rusya’da bu sorumluluğun farkında olan Ortadoğu’nun fotoğrafını iyi okuyan iki eski komşu ülkedir. Sayın büyükelçinin uğradığı hain saldırı aslında Ortadoğu’da barışının önüne geçmek isteyen bir zihniyet, ortaya koyduğu karanlık bir senaryonun uzantısıdır. Ancak her iki ülkede bu tuzağı düşmeyecek kadar köklü bir siyasi birikime ve güçlü bir liderliğe sahiptir. Hali hazırda gördüğümüz irade bu yöndedir ve geleceğe de umut vermektedir. Bu vesileyle komşunuz Rusya’ya huzurlarınızda bir kez daha başsağlığı diliyorum” diye konuştu.

    Andrey Karlov suikasti ile ilgili de bilgi veren Bakan Soylu, çok önemli delilere ulaştıklarını belirterek, “Elim terörist eylem sonucu ülkemizin emanetinde olan Rusya Federasyonu Büyükelçisi Andrey Karlov ile ilgili sizin vasıtanızla kamuoyuna paylaşmak isterim. Andrey Karlov’un bir terör eylemi neticesinde katledilmesi olayının soruşturmasının devam ettiğini ve çok ayrıntılı, çok önemli bilgilere ulaştığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Soruşturma çok yönlü devam ediyor. Rusya Federasyonu’n gönderdiği görevlilerle birlikte emniyet mensubumuz, savcımız gerekli çalışmaları tüm titizlikle ortaya koyuyor. Şunun altını çizmek isterim ki sorumlu bir işbirliği gerçekleştiriliyor. Gelinen nokta ile ilgili çok ayrıntılı bir değerlendirme yapmam gerek soruşturmanın selameti açısından, gerek soruşturmanın ulaşacağı nokta açısından çok faydalı olmadığını belirtmek isterim; ancak hem ülke için hem ülke dışı tüm bağlantılara ulaşılmaya çalıştığını kamuoyu ile paylaşmak isterim” dedi.

    FETÖ bağlantısı tespit edildi

    Öldürülen teröristin FETÖ bağlantısının çok net ortaya çıktığını aktaran Bakan Soylu, şunları söyledi:

    “Bir nokta çok net, teröristin FETÖ ile ilişkisi açık olarak görülüyor. Ve teröristin çocukluğu anından itibaren görev alanı dahil olmak üzere nasıl bir hayat çizgisi ortaya koyduğu çok net ve açıktır. Son bir buçuk yıldaki farklı bağlantılar oluşturma hedefi ve bir takım saptırma hedefi yapılan soruşturmada açık bir şekilde belirlenmektedir. Hedef saptırma konusunda ortaya koymaya çalıştıklarının aslında ne kadar da eğreti durduğu çok nettir. Bu konuda bir şey daha belirtmek isterim; şahsi yetkinlikten ziyade teröristin bir akıl kurgusu sonucu orada olduğu da çok nettir. Bizim görevimiz tüm bu olayları açığa çıkarabilmek, başta Rusya Federasyonu’na, dostumuz olan Rus halkına sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Soruşturmanın ilerleyen sefahatinde emniyet ve yargı bu konuyu detayı ile olgunluğa eriştiğinde sizinle paylaşacaktır”.

    Bakan Soylu’nun basın açıklamasında Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güner, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Arif Çetin, AK Parti Genel Başkan Yardım Yasin Aktay hazır bulundu.

  • Milletvekili Abdulkadir Yüksel gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

    Ak Parti Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Yüksel, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Yeni güvenlik perspektifi hukuk ve demokrasiyi odaklı olacak” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda AK Parti Grubu adına İçişleri Bakanlığı Bütçesi üzerinde bir konuşma yapan AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi, Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Yüksel, Bu çoğrafyanın iç ve dış kaynaklı birçok tehditle karşı karşıya olduğunu söyledi. Özgürlük ve kalkınmanın önündeki en büyük engelin Terör olduğu belirten Yüksel, “İnanç birliğimiz ve bin yıllık kardeşliğimiz oynanan bu oyunlara fırsat vermeyecektir” dedi.

    Günümüzün en büyük sorunlarının başında mülteci sorunu geldiğini ifade eden Yüksel, “Bugün, başta vekaletini yürütmekten onur duyduğum Gaziantep olmak üzere, Şanlıurfa, Kilis, Hatay ve bütün illerimizde, milletimiz Suriyeli kardeşlerimize evlerini ve gönüllerini açarak ensarlık yapmaktadırlar” şeklinde konuştu.

    “Yeni güvenlik perspektifi hukuk ve demokrasiyi odaklı olacak”

    İçiçleri Bakanlığının güvenlik başta olmak üzere nüfustan mahalli idarelere, illerin idaresinden göç politikalarına, doğumdan ölüme kadar hayatın her safhasında hizmet verdiğini belirten Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Yüksel, “Devletlerin birinci öncelliği kamu düzenini ve güvenliğini sağlamaktır. Türkiye bu dönemde küresel güvenlik anlayışını sorgulayarak kendine ait yeni bir güvenlik anlayışını uygulamaya koymuştur. Yeni güvenlik perspektifi hukuk ve demokrasiyi hâkim kılmak üzerine odaklanmıştır” ifadelerini kullandı.

    “Özgürlüklerin ve kalkınmanın önündeki en büyük engel terördür”

    Türkiye’nin farklı kültürlerin bir arada yaşayabildiği bir medeniyet havzasının tam ortasında yer aldığını hatırlatan Yüksel, Bu geniş coğrafya yeni ve zor bir dönemden geçiyor. Bu dönem maalesef terörün ve kitlesel göçün yoğun olarak yaşandığı bir dönemdir. Coğrafyamız tarih boyunca olduğu gibi bugün de iç ve dış kaynaklı birçok tehditle karşı karşıyadır. Birlik ve beraberliğimize kasteden terör tehdidi ve yoğun göç dalgası ülkemizi ve tüm dünyayı etkilemektedir. Terör, özgürlüklerin ve kalkınmanın önündeki en büyük engeldir. İnanç birliğimiz ve bin yıllık kardeşliğimiz oynanan bu oyunlara fırsat vermeyecektir” ifadelerine yer verdi.

    “Terör hiçbir zaman bir hak arama yöntemi değildir”

    Terör bir insanlık suçu olduğunu belirten Yüksel, “Terör hiçbir zaman bir hak arama yöntemi değildir, olamaz. Terör ve mülteci konusundaki öngörümüzün haklılığı bugün net bir şekilde ortadadır. Terör bir insanlık suçudur, terör hiçbir zaman bir hak arama yöntemi değildir, olamaz. Terörün dini, dili, ırkı ve mezhebi yoktur, olamaz. “Senin teröristin kötü, benim teröristim iyidir.” anlayışı asla kabul edilemez. Bütün dünya, insanlık, terörizmi lanetlemeli ve teröre karşı ortak mücadele ortaya koymalıdır” şeklinde konuştu.

    “Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis Ve Hatay Suriyelilere ensarlık yapıyor”

    Günümüzün en büyük sorunlarının başında bütün dünyayı tehdit eden mülteci sorunu olduğunu ifade eden Abdulkadir Yüksel, “Milletimiz, tarih boyunca mazlumların umudu ve sığınağı olarak mazlumlara kucak açmıştır. Bugün, başta vekâletini yürütmekten onur duyduğum Gaziantep olmak üzere, Şanlıurfa, Kilis, Hatay ve bütün illerimizde, milletimiz Suriyeli kardeşlerimize evlerini ve gönüllerini açarak ensarlık yapmaktadırlar” dedi.

    “Türkiye’nin sınır dışı harekatı doğrudan iç güvenliğimizle ilgilidir”

    Fırat Kalkanı Operasyonu ile ilgili de konuşan Yüksel, “Suriye ve Irak’ta yaşanan terörden kaçan mültecilerin oluşturduğu ve oluşturacağı göç dalgasına karşı, sınır ötesinde güvenlik koridoru oluşturma tezimizin haklılığı, doğruluğu, Fırat Kalkanı Operasyonu’yla açık bir şekilde görülmüştür. Türkiye’nin sınır dışı harekatı doğrudan iç güvenliğimizle ilgilidir. Ülkemize yönelik tehditleri kendi dışımızda karşılamaya yöneliktir. Bu operasyonlarla sınır illerimiz daha güvenli hâle gelmiş, göç dalgası da kısmen durdurulmuştur. Buradaki kararlı duruşumuz, güvenli bölgenin tesisini sağlayacaktır” diye konuştu.

    “Terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkaracağız”

    Yüksel, “Ak Parti iktidarı olarak amacımız, terörü bütün yönleri ve sonuçlarıyla ortadan kaldırmaktır. Güvenliği öncelerken, konunun ekonomik ve sosyal boyutuna da büyük önem veriyoruz. Bölgelerimiz arasındaki kalkınma ve sosyal gelişmişlik farklılıklarını ortadan kaldırmak için, on dört yıldır kararlılıkla çalışıyoruz. Bu dönemde aldığımız güvenlik tedbirleriyle demokratik siyaset ağını genişleteceğiz, terörizmin istismar alanlarını yok edeceğiz. Terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

    “15 Temmuz gecesi yapılmak istenen darbe girişimi bir imha planıydı”

    15 Temmuz darbe girişiminin bir imha planı olduğunu söyleyen Abdulkadir Yüksel, “Demokrasimize ve millî iradeye yapılan hain saldırıyı 15 Temmuz gecesi hep birlikte yaşadık. Bu bir imha planıydı. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın liderliğinde, Gazi Meclisimiz ve aziz milletimiz yıkım planına fırsat vermemiştir. Bu süreçte bayrağı ve vatanı için canını veren bütün şehitlerimize rahmet, gazilerimize şükran sunuyorum” diye konuştu.

  • TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, Gündeme İlişkin Açıklamalarda Bulundu

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Ahmet Aydın, 22 Mayıs’ta yapılması kararlaştırılan AK Parti kongresi ve Kilis’te yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu.

    AK Parti kongresinde alınacak olan kararın hayırlara vesile olmasını dilediğini belirterek 22 Mayıs’ta yapılacak olan AK Parti kongresiyle ilgili açıklamalarda bulunan TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, “İstikrarın devamı güven ortamının devamıyla yeni bir değişim, yeni bir buluşum, yeni bir heyecanla kaldığı yerden devam edecek. Sayın genel başkanımız ve başbakanımız çok önemli hizmetlere vesile oldu ben kendilerine çok çok teşekkür ediyorum. Bu bir bayrak yarışıdır, bu bir hizmet yarışıdır. Bu hizmet yarışında zaman zaman mevkiler ve makamlar değişir. Kişiler gelir geçer ama kalıcı olan davadır. Kalıcı olan Türkiye’dir, yapılan hizmetlerdir. Dolayısıyla taş üstüne taş koyan, hizmet eden herkese teşekkür ediyorum. AK Parti bir dava partisidir. Dava şuuruyla, dava bilinciyle hareket eden, ülkesi için, milleti için, değerleri için, inançları için ve dünya barışı için hizmet eden büyük bir partidir. Onun büyük bir lideri vardır. Hakikaten büyük bir dünya lideridir, o adam Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla bu süreç içerisinde çok sayıda arkadaşımız farklı makamlara farklı mevkilere gelir. Dediğim gibi kalıcı olan davadır kalıcı olan bu millete hizmet etmektir. Ben bu vesileyle yeni görevi alacak başbakana genel başkana şimdiden başarılar diliyorum ve bu görevi başarıyla yapacağını düşünüyorum. Bunda da mutlaka dava arkadaşları arasında bir sıkıntı olmaz. Yine davanın neresinde olursa olsun partinin hangi kademesinde olsun ve ya olmasın yüreği hizmet için atan herkes yine bulunduğu konum itibariyle bu ülke için hizmet etmeye bu ülke için katma değer üretmeye bu millet için çalışmaya devam edecektir. Hepimiz için bu geçerlidir. Belediye başkanları, kaymakamlar, valiler, milletvekilleri değişiyor başbakan da değişir. Bir sıkıntı varmış gibi göstermemek lazım. Bu görevlerin hepsi nasip işidir, kısmet işidir. Rabbim hem ülkemiz hem de milletimiz için hayırlı hizmetlere vesile kılsın. Bizim anlayışımızda görev beklenmez. Biz görev adamıyız, dava adamıyız. Bize şu kapıda görev verilirse emin olun bu kapıda bekleriz yeter ki bu millete hizmet edebilme aşkını yüreğimizde taşıyalım. Her bir arkadaşımız birbirinden değerli. AK Parti kadroları o kadar güçlü kadrolar ki bu kadroların hem devlet hem siyaset tecrübesi var. Hem milletin kendisi de AK Parti. AK Parti, milletin desteği ve duasıyla bu noktaya gelmiştir. Tek güç millettir. Hakka inanıyoruz, halkımıza güveniyoruz. Dolayısıyla bu şuurla hareket ediyoruz. Bu kadrolar içerisinde her türlü görevi yapabilecek çok değerli arkadaşlarımız var. Biz kişiler üzerinden çok ilkeler ve değerler üzerinde siyaset yapıyoruz. Dava dediğim de budur benim. Emin olun bizde bir dava kardeşliği var. Bizler el ele vererek bu ülkeyi daha ileriye taşıyacağımızı temenni ediyorum” dedi.

    Başkanlık sisteminin Türkiye’de bir an önce uygulanması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Türkiye’nin 2023, 2071 vizyonuna doğru emin adımlarla yürümesi için mutlaka ama mutlaka başkanlık siteminin ele alınması ve bu sistemin bir hükümet sistemi olarak Türkiye’de, uygulanması lazım. Bu bir rejim değişikliği değil, ayet değil, hadis değil. Daha önceki birçok siyasetçi başkanlık sistemiyle ilgili çok ciddi girişimlerde bulunmuş. Hatırlatalım 7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon dahi kurulamadı. Bu millet bunu gördü. Bu sistemin nelere gebe olduğunu gördü. Bu ülke için ne kayıplara yol açabileceğini bu parlamenter sistemini bu millet gördü. Ve ülkenin büyümesi adına bu başkanlık sisteminin ülkede uygulanması gerekiyor diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Kilis’e düşen füzelerden de bahseden Aydın, “Maalesef dünyada olan ve biten hadiseleri herkes çok iyi biliyor. Burada kim ne yapmak istiyor herkes çok iyi biliyor. Türkiye’ye neden bu kadar çok karşı duruş var bunu herkes iyi biliyor. Çünkü güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Küresel aktör bir Türkiye istemiyorlar. İşte eskisi gibi otur otur, kalk kalk bir Türkiye. Türkiye’ye bir çember çizilirdi o çemberin dışına Türkiye çıkmazdı. Şimdi bütün mazlumların sesi oldu Türkiye. Bütün zalimlere karşı dik durabildi Türkiye. Dünyanın süper güçleriyle oturdu, milleti adına ülkesi adına ciddi, sert ve kararlı pazarlık yaptı milli menfaatleri adına. Kalktı Birleşmiş Milletler’de bütün o süper güçlerin gözü önünde ’dünya 5’ten büyüktür’ dedi. Zalimlere hak ettiği cevabı verdi Türkiye. Dolayısıyla zulme direnen, ekonomisi büyüyen, kalkınan, gelişen Türkiye’den, bütün kesimler rahatsız olabilir. Suriye hadisesi neden bu kadar uzun sürüyor. Orada neden top atışları oluyor işte bunların hepsi birbiriyle bağlantılı, ’Suriye üzerinden acaba Türkiye’yi karıştırabilir miyiz, Türkiye’yi oraya çekebilir miyiz acaba.’ Bunların hepsini biliyoruz. Tabii ki Türkiye güçlü bir ülkedir. Kendi tedbirleri ne gerekiyorsa ülkesi için, milleti için, coğrafyası için ne gerekiyorsa bu tedbirleri de kararlı bir şekilde alır” şeklinde konuştu.

  • Satso 31.meslek Komitesi 4,5g İle İlgili Açıklamalarda Bulundu

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) bünyesinde faaliyet gösteren ve çoğunluğunu telekomünikasyon ve bilgisayar faaliyetleri ile iştigal eden 31. Meslek Komitesi 4,5 G iletişim teknolojisi ile ilgili açıklamada bulundu.

    Konu ile ilgili değerlendirme yapan 31. Meslek Komitesi’nden Meclis Üyesi Behlül Bayrak, “31.meslek komitesi olarak 1 Nisan itibariyle iletişimin ve bilginin tamamen hızlandığı cep internet hizmetinde Sakarya halkının bilgi karmaşasına kapılmadan kaliteli ve hak ettiği hizmeti alması için günlerdir seferberlik halindeyiz. Tüm mağazalarımızın çalışanları, gerekli eğitimlerinden geçerek müşteriye doğru bilgiyi sunacak hale gelmiştir. Başkanımız Mahmut Kösemusul’un talimatı ile bu konuda komite olarak yerel medyaya da canlı yayınlar ve çeşitli haberlerle açıklamalarda bulunduk. Artik Türkiye kendi altyapısı ile yerli otomotiv, yerli cep telefonu üretebilmeli. 4.5 G teknolojisinin asıl avantajı yazılım konusunda kendisini gösterecek. Sakarya Teknokent’in üyelerimize sunduğu kolaylıkları takip eden komitemizin bu konuda yakında çalışmaları daha da netleşecektir. SATSO olarak hem Tüketicimizin hem üyelerimizin menfaatleri doğrultusunda çalışmalarımız hızlanacaktır. Komite Üyemiz İmdat Delican tek tek üyelerimizi dolaşarak eksikleri yerinde tespit etmiş ve bir raporla komite başkanımız İbrahim Arabul’a sunmuştur. Bu konuda Yardımlarınızı bizden esirgemeyen SATSO Yönetim Kurulu Başkanımız Mahmut Kösemusul’a, teşekkürlerimizi sunuyoruz. 4.5 G ile artık ses yerine görüntü ve hızlı dataya erişmek çok daha kolay olacaktır. Halkımız herhangi bir şey şikayette bulunmak isterse tüm operatör mağazalarımızın kendilerine hizmet için açık olduğunu bilmelerini istiyoruz” diye konuştu.

  • HDP Parti Sözcüsü Ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen Açıklamalarda Bulundu

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, Kars’ta çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    HDP’li Ayhan Bilgen Türkiye’de çok can yakıcı sorunlarının olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Başkan Ahmet Davutoğlu’nun yurt dışında olmasının ciddi bir talihsizlik olduğunu belirtti.

    HDP Kars İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyen HDP Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, Türkiye’de daha önce bir benzerini 12 Eylül arifesinde görülen kahvehane taramalarının sistematik biçimde İstanbul’da yeniden farklı semtlerde yaşandığını söyledi. Bilgen, “Ne yazık ki ülke gündeminde çok can yakıcı sorunlar olmasına rağmen, hem Cumhurbaşkanının, hem de Başbakanın yurt dışında olması ciddi bir talihsizliktir. Önemli bir aslında siyasal krizin arifesindeyken Ankara, her ikisinin de yurt dışı gündemine odaklanmış olması kaygı vericidir. Türkiye’de daha önce bir benzerini 12 Eylül arifesinde gördüğümüz, şahit olduğumuz, kahvehane taramaları sistematik biçimde İstanbul’da yeniden farklı semtlerde yaşanıyor. Bu aslında tıpkı 12 Eylül öncesinde nasıl işte bu kaostan, bu krizden, bu sivilleri hedef alan saldırılardan kurtulmak için asker yönetime el koysun duygusunu güçlendirmek için bu beklentiyi, bu algıyı inşa etmek için kullanıldıysa, muhtemelen önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin kaostan, krizden çıkmasının ancak başkanlıktan geçeceği, başkanlık sisteminden geçeceği algısını geliştirmek için kullanılacaktır. Dolayısıyla da bu tüp durumları, bu tip aslında bütün sivilleri, toplumu tehdit eden riski biran önce görmek ve bunun karşısında siyasal sorumluluk geliştirmek gerekiyor” dedi.

    Bir spor kulübün baskıya maruz kaldığını ifade eden Bilgen, “Türkiye ne yazık ki çocuklar ölmesin, maçada gidebilsinler cümlesi dolayısıyla bir spor kulübünü sanki suç işlemiş gibi baskıya maruz kaldığı, işte cezalandırıldığı, seyircisiz maç oynamaya yönlendirildiği bir ortamda bütün bunları konuşuyor. Yani bir ülke eğer ‘çocuklar ölmesin’ cümlesi de tehdit olmaya başlamışsa, siyasal iktidarı tehdit eden, korkutan bir cümle haline gelmişse, o ülkede gerçekten kaygı duyulacak, endişe edilecek ciddi bir tehlike var demektir” diye konuştu.

    Dün itibariyle Ankara Üniversitesi’nde, birçok üniversitede benzeri yaşanıyor. Ankara Üniversitesi’nde 70 imzacı akademisyen ile ilgili araştırma, soruşturma başlatıldı diyen HDP Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, “Daha önce bunun kötü örneklerini Türkiye yaşadı. 1960 öncesinde Demokrat Parti’de üniversitelerle, muhalefetle çok ciddi bir gerilime girmişti. Ve o dönemde de işte mülkiyeyi, Türkiye’nin en eski üniversitelerinden birisini, en eski fakültelerinden birisini Konya’ya sürmek gibi, Konya’ya göndermek gibi bir arayışlar başlamıştı siyasal iktidarda, evet bugün üniversiteleri sürmek, başka bir şehre taşımak gibi planlar yapılmıyor. Ama bir üniversitede 70 akademisyen düşüncesini açıkladı diye soruşturmaya tabi tutuluyorsa, yargılamaya, işte işinden edilmeye yönelik bir tehditle karşı karşıya bırakılıyorsa bu ciddi bir biçimde endişe edilecek bir durumdur” şeklinde konuştu.