Etiket: Açığı

  • Kırmızı et açığı balıkla kapatılmalı önerisi

    İzmir’de ilk kez düzenlenecek Ulusal Deniz ve Balıkçılık Bayramı için hazırlıklar devam ederken, kırmızı et açığının balıkla kapatılabileceği belirtildi.

    Güzelbahçe Belediyesi ev sahipliğinde, Tarım Artı Organizasyon tarafından 5-7 Ağustos 2016 tarihleri arasında düzenlenecek Ulusal Deniz ve Balıkçılık Bayramı için hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi. Tarım Artı Organizasyon Genel Müdürü M. Alper Çiçekçi, Türkiye’deki kırmızı et açığının balık tüketimini arttırarak kapatılabileceğini söyledi. Türkiye’de et açığın kapatılması için yurt dışından hem besilik hem de et olarak ithalat yapıldığına dikkat çeken Çiçekçi, “Bu açığı kapatmanın tek çaresi balık tüketimini arttırmak ve insanları balığa yönlendirmek. Avrupa ülkeleri kırmızı et açığını domuz etiyle kapatıyor. Biz de balık etini kullanmalıyız. Bunun için de balık üreticisi teşvik edilmeli” dedi.

    Türkiye’de kişi başına 7-8 kilogram balık düşüyor

    Ulusal Balıkçılık Bayramıyla balık sektörünün kalbinin üç gün boyunca İzmir’de atacağını belirten Çiçekçi, “Ulusal Deniz ve Balıkçılık Bayramında balık tutma, olta bağlama, ağ onarma yarışmaları, kıyı temizliği, deniz dibi temizliği, konserler, şovlar ve paneller yer alacak. Deniz ve balıkçılık sektör temsilcileri ikili iş görüşmeleri fırsatı yakalayacak. Sektördeki yeni ürün ve hizmetler de ilk kez görücüye çıkacak” dedi.

    Etkinliğin geleneksel hale geleceğini ve balık kültürünün toplumda artacağını belirten Çiçekçi, “Ülkemizde balık tüketimi anlamında denizlerimizi doğru düzgün kullanmıyoruz. Dünyada en az balık tüketen ülkeler arasında yer alıyoruz. Kişi başına diğer ülkelerde 20 kilo balık düşerken Türkiye’de 7-8 kilogram. Bu nedenle balığı tüketeni ve balığı yakalayan ve balıkçılık firmalarını bir araya getirmeyi amaçladık” dedi.

    Bayramda herkes balık yesin

    Balıkçı İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan da, bayramda herkesi balık yemeye davet etti. Çakan, “Balıkçılık Bayramı bizim için bir fırsat. Hem bu bayramı kutlayalım hem de yılda bir gün de olsa ülke olarak herkes evinde balık yesin. Nasıl kurban bayramı olduğu zaman herkes evinde et yiyorsa bu ulusal olarak adlandırılan balık bayramında da balık yiyelim” önerisinde bulundu.

  • “Türkiye İlaç Endüstrisinin İhracatı Cari Açığı Kapatıyor”

    Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus E. Alimoğlu, ilaç endüstrisinin, cari açığın azalmasına olumlu katkı sağladığı söyledi.

    Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus E. Alimoğlu, ilaç sektörüne dair açıklamalarda bulundu. Türkiye toplam ilaç pazarının, 2015’te yüzde 15,5 büyüme ile 16 milyar 870 milyon TL’ye ulaştığını söyleyen Alimoğlu,cari açığın azalmasına olumlu katkı sağladığı belirtti. Kutu ölçeğinde yüzde 6,7 büyüme ile 1 milyar 950 milyon lira hacim gerçekleştiğini dile getiren Alimoğlu, “Aralarında, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği üyelerinin de yer aldığı 160 ülkeye ihracat gerçekleştiren Türkiye ilaç endüstrisinin ihracatı, yüzde 9,8 artarak 939 milyon dolara ulaştı. İlaç ithalatı ise yüzde 2,6 küçülerek 4,6 milyar dolar oldu. Böylelikle, ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2010-2015 dönemindeki en yüksek oranına erişerek, yüzde 20,3 seviyesinde gerçekleşti ve ilaç endüstrisi, cari açığın azalmasına olumlu katkı sağladı. Orzaks, bugün bir çok ülkeye ihracat yaparak adından yine söz ettiriyor. Türkiye’ye, ithalat değil, ihracat yaparak döviz girdisi sağlayan, katma değer oluşturan ve kendi markalarını tüm dünya pazarında görmeyi arzulayan vizyon, bugün sonuç veriyor” dedi.

    Alimoğlu açıklamalarına “5 yıldızlı IFOS onayının yanı sıra bir çok ödülle başarısını pekiştiren Ocean Balık Yağları, bugün sadece Türkiye’de değil, Belarus’tan, Moldovya’ya, Romanya’dan Suriye’ye olmak üzere, Somali, ve Irak pazarında da satışlarına hızla devam ediyor” şeklinde devam etti.

    Sadece ürettikleriyle değil, geçen yıl gerçekleştirdikleriyle ve bu yılda devam eden sosyal sorumluluk projeleri ile de, Türk kültürüne ve geleceğine sahip çıkmanın ve toplumu sağlık konusunda bilinçlendirmeyi görev edindiklerini söyleyen Alimoğlu, “Gerek markalarımızın faaliyetlerini sınırlarımızın ötesine taşıma, gerekse de ürettiklerimizle ülkemizi başarıyla yurtdışında temsil etmenin bilinci, bundan sondan sonraki süreçte yaşayacağımız başarıların temel taşlarını oluşturuyor. Ocean Balık Yağı’nın Türkiye’deki başarısı bizim geleceğe güvenle bakmamızda ki en büyük etkendir, 2015 yılında saf balık yağı şurup kategorisinde Türkiye’nin 1. Tercihi olmayı başaran Ocean Balık Yağı’nın, uluslararası bir marka olması yolunda ilk adımları attık, bundan sonraki süreçte dünyadaki tüm omega 3 tüketicilerinin rahatlıkla ulaşabildiği bir Ocean markası görebilmek için çok çalışacağız” şeklinde konuştu.

    Orzaks İlaç Dış Ticaret Müdürü Turan Seçkin ise “Türkiye’de yakaladığımız başarıyı dış pazarlara taşımak amacı ile çıktığımız yolda her geçen gün ilerleme kaydederek farklı kültürlerdeki pazarlara erişiyoruz. Temelde hedefimiz insanlara en iyiyi ulaştırarak onların beğenisini kazanmak ve Ocean markasını bir dünya markası haline getirmektir. Geniş ürün portföyümüz farklı pazarlara entegrasyonumuzu kolaylaştırırken, aynı zamanda sağlık ürünleri ve OTC ürünleri alanında, gelişen bir tecrübe ve bilgi dağarcığına sahip olduğumuzu kanıtlayıcı olarak tüketici ve partnerlerimiz nezdinde güven oluşturmaktadır. Bu güvene layık olmak için ve hedeflerimizin gereklilikleri doğrultusunda büyük bir azimle çalışıyoruz. Her geçen gün ürün portföyünü geliştirip, insan sağlığına katkı sunan Orzaks, içlerinde vitamin, mineral ve bitkisel ekstraktların da bulunduğu ürün portföyü 40’ın üzerindedir” diye konuştu.

  • Bursa’da Öğretmen Açığı 3 Bin 500

    İl Milli Eğitim Müdürü Veli Sarıkaya, Bursa’da 3 bin 500 öğretmen açığı olduğunu söyledi.

    Sarıkaya, Merinos Gölpark’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Bursa’nın eğitim ve öğretim durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında okul ve öğretmen sayısı, eğitime destek ve Suriyeli göçmenlerin durumu hakkında bilgiler veren İl Milli Eğitim Müdürü Sarıkaya, “Bursa’mızda 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı itibariyle bin 445 okulda 18 bin 981 derslik var. 528 bin 365 öğrenci ve 33 bin 133 öğretmen ile örgün eğitime devam ediyoruz. Bunlardan 92’si mesleki ve teknik Anadolu lisesi. 38 imam hatip ortaokulunda 15 bin 384 öğrencimiz var. Bu yıl 43 imam hatip ortaokulunda 21 bin 98 öğrencimiz eğitim görüyor” dedi.

    2 yıl öncesine göre 4 bin 201 öğretmen artışı olduğunu anlatan Sarıkaya, “Bu yıl itibariyle 12 bin 861 öğrencimiz eğitim öğretim desteği aldı. Ayrıca şu an eğitim gören Suriyeli göçmen öğrencilerimizin sayısı 7 bin 339” diye konuştu.

    Bursa’da bu dönem bin 800 dersliğin yapıldığını söyleyen Sarıkaya, “TEOG’da her dersin başarı ortalaması yüzde 20 oranında yükseldi. Bölgemizde eğitim ve öğretim için her yıl onlarca proje yürütüyoruz. Bursa’nın merkez 3 ilçesinde yüzün üzerinde acil okul ihtiyacımız var. Şu an öğretmen açığımız 3500 civarında” dedi.

  • Yüce: “Tekstilde İşçi Açığı Kapatılamıyor”

    Çalışma ve İşkur İl Müdürü Ali Yüce, tekstil fabrikalarındaki çalışma şartlarından dolayı işçi açığının kapatılamadığını belirtti.

    2015 yılı içerisinde şehir ekonomisine 84 milyon TL kazandırdıklarına dikkat çeken Yüce, “Tekstil kenti olmamız nedeniyle çalışmaların vardiyalı sistem oluşu gibi etkenler çalışanlar üzerinde olumsuz bir etki yapıyor. O yüzden insanlarımız tekstil sektörünü pek tercih etmiyorlar. İnsanlar tekstil sektörü dışında iş talep ediliyor” dedi.

    2015 yılı içerisinde binin üzerinde kurs açtıklarını belirten Yüce, “Toplamda 4 bin 656 kişiye iş başında ve diğer mesleki eğitim kurslarımızda mesleki eğitim verdik. Bizim kurslarımız aynı zamanda kurs süresince kişilerin cep harçlığını ve genel sağlık sigortası primini de ödüyoruz. 16 milyon 936 bin TL kurs giderleri ödedik. Vatandaşlarımız hem iş öğreniyor hem de bir gelir elde etmiş oluyor” diye konuştu.

  • “Petroldeki Düşüş Cari Açığı Azalttı”

    İhracattaki düşüşe rağmen ithalattaki gerilemenin cari açığa katkısına dikkat çeken Alan Yatırım Araştırma Uzmanı Burçak Gezgin, petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açığa 40 milyar dolar katkı sağladığını belirtti.

    Cari açıktaki gerilemenin kalıcı temellere oturtulması gerektiğini vurgulayan Alan Yatırım Araştırma Uzmanı Burçak Gezgin, petrol fiyatlarında yaşanabilecek bir yükselişe, Türkiye’nin hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Gezgin’in değerlendirmesi şu şekilde: “Aralık ayında Türkiye ekonomisi 5.07 milyar dolar cari açık vererek, 2015 yılını 32 milyar 19 milyon dolarlık açık ile tamamladı. 2014 yılına göre cari açığımız yüzde 26 gerileme gösterdi. Özellikle bu dönemde ihracatımızın yüzde 8,68 oranında gerilemesine rağmen, ithalatımızın yüzde 14,44 oranında gerilemesi cari açığımızda en fazla katkıyı yaptı”.

    “PETROL CARİ AÇIĞA 40 MİLYAR DOLAR KATKI SAĞLADI”

    Türkiye’nin en önemli ithalat kalemlerinden biri olan petrole 2015 yılında 37 milyar dolar ödendiğini belirten Gezgin, “2014 yılında ise; Petrol ithalatımız 54 milyar dolar seviyesindeydi. Özellikle petrol fiyatlarının 2014 yılında yüzde 47 düşüş göstermesi, 2015 cari açık rakamlarına yansıdı. 2014 yılında 17 milyon ton petrol ithalatı yapan Türkiye ekonomisi 2015 yılında ise; 25 milyon ton petrol ithalatı yaptı. Eğer petrol fiyatlarında düşüş yaşanmasaydı. Petrol’ün ülke ekonomisine 2015 yılında 77,5 milyarlık bir maliyeti olacaktı. Bu durum yıl sonu cari açığımızı 72 milyar dolara çıkaracaktı. Sonuç olarak petrol fiyatlarındaki düşüş, cari açığımıza 40 milyar dolarlık fayda sağladı” dedi.

    “SON 6 YILIN EN DÜŞÜK CARİ AÇIĞINA ULAŞTIK”

    Gezgin, 2015 yılı cari açığın 2009 yılı sonrası görülen en düşük rakama gerilediğini vurgulayarak “Özellikle 2009 yılı küresel ekonomik krizin etkisiyle ticari faaliyetlerin düşük olduğu bir yıl oldu. Petrol fiyatlarının da 2008 yılında sert şekilde düşmesi, 2009 yılında cari açığımızın gerilemesine katkı sağlamıştı. 2015 yılında da küresel ekonomik faaliyetlerde ve petrol fiyatlarında benzer bir düşüşün yaşandığını, bu durumun cari açığımızda düşürücü etki yaptığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

    32 milyar dolarlık cari açık rakamıyla birlikte 2015 yıl sonunda cari açığın gayrisafi hasılaya oranı yüzde 4,5 seviyesine gerileyeceğini öngören Gezgin, “2014 yılında cari açığın gayri safi yurt içi hasılaya oranı yüzde 5,86 seviyesindeydi. Bu oranın Türkiye ekonomisi için yüzde 5’lik seviyenin altında olması olumlu olmakla birlikte, yüzde 5 seviyesinin altında kalıcılık sağlaması daha önemlidir. 2015 yılı cari açığımızdaki iyileşme Türkiye’nin dinamiklerinden ziyade, Petrol fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklanıyor. Özellikle TL’nin ciddi değer kaybettiği bir dönemde, cari açığın gerilemeye devam etmesi için adım atılmalı. Sadece Petrol ve emtia fiyatlarına dayalı bir cari açık politikasının sürdürülmesi de mümkün gözükmüyor. Orta vadeli planda yer alan 2016 yılı cari açık hedefi 28.6 Milyar Dolar olmakla birlikte, cari açığın, gayri safi yurt içi hasılaya da oranının yüzde 3,9 seviyesine gerilemesi hedeflenmekte. Türkiye ekonomisin bu hedeflere ulaşması ve orta uzun vadede hedeflerinde kalıcı olabilmesi için ihracatın ekonomiye daha fazla katkı sağlaması ve katma değer üretilebilmesi gerekiyor. Aksi halde, önümüzdeki dönemde sert yükseliş gösterebilecek Petrol ve emtia fiyatlarına hazırlıklı değiliz. ABD Merkez Bankası Başkanı Yellen’in dün yaptığı konuşmadan da, FED’in ana senaryosunun önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yükselebileceği ve bu yolla enflasyonda toparlanma görüleceği olduğunu anladık. Petrol fiyatlarının böyle bir yükseliş göstermesi halinde Türkiye ekonomisinin bu ani yükselişe hazırlıklı olması gerekiyor” dedi.