Etiket: Açığı

  • Turizm sektörünün bir açığı daha kapanıyor

    Bursa’da hayata geçen ’Rezervasyon ve Biletleme Eğitimi Sertifika Programı’ ile turizm sektörünün bir açığı daha kapanırken, başarılı olan kursiyerler de istihdam edilecek.

    Bursa Valiliği, Uludağ Üniversitesi, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Bursa İl Turizm Müdürlüğü ve AMADEUS’un destekleri ile Plaza Turizm’in sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirdiği ‘Plaza Akademi’, ‘Rezervasyon ve Biletleme Eğitimi Sertifika Programı’nı başlatıyor. 25 kişilik kursta, 10 kişiyi turizm okulu öğrencileri oluşturacak. Katılımın tamamen ücretsiz olduğu ve 3-7 Temmuz tarihleri arasında Uludağ Üniversitesi Ali Osman Sönmez Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek kursun yıl içerisinde yeniden tekrarlanacağı açıklandı.

    Üniversite olarak şehrin her dinamiği ile ortak çalışma yürüttüklerini ifade eden Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, “Dünyada birçok uluslararası üniversite sıralamaları sistemleri var. Biz göreve geldiğimizde bu kriterleri incelemek üzere bir koordinatörlük oluşturduk. Tüm uluslararası sistemleri inceledik. Bu alanda neler yapacağımıza karar verdik. Üniversite sadece diploma veren bir yer olmamalı. Araştırmalı, sorgulamalı ve sonuçlarını topluma yansıtmalıdır. Üniversite sadece eğitim yapan bir yer değildir. Üniversite bulunduğu şehrin ve ülkenin farklı dinamikleriyle beraber çalışabildiği müddetçe ancak kendini toplumda kabul ettirebilir. Her iki tarafın da kazanacağı tüm projelerde yer almaya çalışıyoruz. Sektörel iş birliklerini önemsiyoruz. Rekabet oluşturmak önemlidir. Rekabet ülkeye ve topluma kazandırır. Bu iş yerleri için de, bizim için de böyledir. Rekabet olmadığı yerde inovatif çalışma olmaz” diye konuştu.

    Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Güney Marmara Bölgesel Yürütme Kurulu Danışmanı Remzi Bat ise son yıllarda TÜRSAB olarak eğitime ağırlık verdiklerini ifade etti. Bat, “Bu eğitimler sadece kendi personellerimize yönelik oluyordu. Bu aşamada Plaza Akademi çok farklı bir şey yapıyor. Personellerimiz dışında da herkese açık olacak bu eğitimin verilecek olması çok önemli. O yüzden bu programda emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyoruz” dedi.

    AMADEUS Türkiye Genel Müdürü Eric Willems ise şunları söyledi:

    “AMADEUS olarak 33. yılımızı kutluyoruz. Dünyada 195 ülkede çalışıyoruz. 1994 yılından bu yana Türkiye’deyiz. Plaza Tur ile çok güzel bir iş birliğimiz var. Bu projeye çok önem veriyoruz. Bilet kesilme işi uzmanlık gerektiren bir iş ve böyle personele çok ihtiyaç var. Böyle bir eksiği gidermek için bu projeyi hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz.”

    Plaza Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Can, “Bugüne kadar birbirinden görülerek öğrenilen bu iş artık konunun dünyadaki en uzman kuruluşlarından birisi olan AMADEUS yetkilileri tarafından öğretilecek. Plaza Turizm olarak sektörümüzün en önemli ihtiyaçlarından birisi olan yetişkin işgücü konusuna katkı sağlıyor olmaktan çok mutluyuz. Bu sektörümüze ve Bursa’ya karşı bizim bir sorumluluğumuzdu ve bunu yerine getiriyor olmaktan mutluyuz” diye konuştu.

    Konuşmalar sonrasında ‘Rezervasyon ve Biletleme Eğitimi Sertifika Programı’ için protokol imzalandı.

  • Hazır giyimciler ’açığı’ kapatmak istiyor

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin 2016 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler, 2016 yılının sektör açısından başarılı geçmediğini söyleyerek, “Artık bu saatten sonra Türkiye’de artık ekonomi, rekabet konuşulmalı. Rakiplerimiz merdivenleri çıkıyor. Açığı kapatmak için basamakları üçer beşer çıkmamız gerekiyor” dedi.

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin 2016 yılı olağan mali genel kurul toplantısı Ege İhracatçı Birliklerinin konferans salonunda (EİB) yapıldı. Toplantının dilek ve temenniler bölümünde konuşan Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler, 2016 yılının sektör açısından başarılı geçmediğini belirterek, “Avrupa’daki bir çok müşteriyle daha hızlı ulaşacağız. İhracatımızı artırmamız lazım. Çok önemli seçimler geçirdik. Ekonomiyi hep arka planda bıraktık. Artık bu saatten sonra Türkiye’de artık ekonomi rekabet konuşulmalı. Yapısal reformalar bir an önce hayata geçirilmeli. Rakiplerimiz merdivenleri çıkıyor. Açığı kapatmak için basamakları üçer beşer çıkmamız gerekiyor. Hep birlikte çalışmalıyız. Rakiplerimiz merdivenleri çıkarken bizler başka işlerle uğraştık. Maalesef son iki sende yerimizde saydık” diye konuştu.

    “Hiçbir sebep başarısızlığı gerektirmez”

    İhracatın çok daha fazla arttığı bir dönemin olması gerektiğini vurgulayan Kızılgüneşler, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunun birçok sebebi olabilir ama hiçbir sebep başarısızlığı gerektirmez. Bizim daha fazla çalışıp ihracatımızı daha da artırmamız lazım. EİB bünyesindeki 12 birlik arasında en fazla ihracatı yapan birliğiz, en dinamik çalışan birliğiz, en fazla aktivite yapan birliğiz ihracatımızı artırmadıkça bunun taçlandırılması maalesef gerçekleşmiyor. Rakamlar, 2017 yılını da cüzzi bir artışla kapatacağımızı gösteriyor. Belki biraz daha artabilir ama hedefimiz, ihracatımızı 2 milyar dolarlar seviyesine taşımak. 2018 Nisan’ına kadar biraz daha pazarlama tarafına ağırlık verme düşüncesindeyiz. Yaptığımız fuar katılımlarına devam edeceğiz. 5 Mayıs gecesi tasarım yarışmamızı tekrar gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda bir iki tane daha teknolojik konularda gelişmeler var. Bir tanesi EİB aplikasyonu yazılıyor bu sayede üyelerimize daha hızlı ulaşacağız.”

  • Bakan Özlü: “Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır”

    Bartın Organize Sanayi Bölgesi’nde İnovasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır. Biz ne zaman ki teknoloji açığımızı kapatırsak o zaman biz Türkiye olarak dış ticaret açığımızı da kapatacağız. Cari açığı da kapatacağız” dedi.

    Bartın İnovasyon Merkezi’nin açılışı Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü önderliğinde gerçekleştirildi. OSB’de bulunan merkezin açılışına Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Bartın Valisi Nusret Dirim, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Osman Arslan, İl Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu, BAKKA Genel Sekreter Vekili Recep Serkan Alkan ve davetliler katıldı.

    Türkiye’nin her şeye rağmen büyüdüğüne dikkat çeken Bakan Özlü, Türkiye’nin geçen yıl yüzde 2.9 oranında büyüdüğünü hatırlattı. Bu oranın bile Avrupa Birliği ülkelerindeki büyüme ortalamasının yaklaşık iki katı olduğunun altını çizen Bakan Özlü, şöyle dedi:

    “Türkiye büyüyor. Bakın Türkiye her şeye rağmen büyüyor. Geçen gün büyüme sonuçları açıklandı. Biliyorsunuz Türkiye geçen sene yüzde 2.9 oranında büyüdü. Bu oran bile AB ülkelerindeki gibi büyüme ortalamasının yaklaşık iki katı. Sanayimizde geçen sene yüzde 4.5 oranında büyüdü. Sanayimizde büyüyor. Maalesef 15 Temmuz’un tesiriyle geçen sene sadece üçüncü çeyrekte küçülme yaşadık. Eksi 1.8 küçülme yaşadık. Diğer bütün dönemlerde birinci çeyrekte, ikincide ve son çeyrekte hep Türkiye büyüyor. Türkiye büyüdü ve büyümeye devam edecek. Türkiye nasıl büyüyecek, inovasyon ile büyüyecek. Teknoloji ile büyüyecek. Sanayi ile büyüyecek. Büyümemizin lokomotifi sanayidir. Ancak sanayimiz büyürse Türkiye büyür. Bunun bilincindeyiz. Bakanlık olarak da sanayimize ilişkin bütün alt yapıları destekliyoruz. OSB’leri destekliyoruz. Endüstri bölgelerimizin kuruluş çalışmalarını hızlandırıyoruz. Sanayi sitelerimizle ilgili faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bartın OSB de büyüyecek. Bu OSB’nin büyümesi için bakanlık olarak elimizden gelen bütün desteği sağlayacağız. Burada yaklaşık 30 parsel var. Ve bunların 25’i dolu. Diğerleri de dolu ama daha önce başlamışlar sonra terk etmişler. Şimdi bakın boş yer yok. Burayı büyüteceğiz. İnşallah genişleme programında biz bakanlık olarak alt yapı yatırımları ve kamulaştırma noktalarında elimizden gelen bütün desteği vereceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.”

    “Sanayimizin inovasyona ihtiyacı var”

    Türkiye’nin yükte hafif pahada ağır ürünler üretmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Özlü, “Sanayimizin inovasyona ihtiyacı var. Türkiye’nin de teknolojiye ihtiyacı var. Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır. Biz ne zaman ki teknoloji açığımızı kapatırsak o zaman biz Türkiye olarak dış ticaret açığımızı da kapatacağız. Cari açığı da kapatacağız. Çünkü teknoloji demek yüksek katma değer demek. Bakın herkes söylüyor, artık yüksek katma değerli ürünler üretmemiz gerektiğini hepimiz söylüyoruz. Nedir bu, yüksek katma değerli ürün demek, yükte hafif pahada ağır ürünler demektir. Bunun da tek yolu teknolojidir. Teknolojiyi haiz ürünler üreteceğiz. Bunu da OSB’lerde üreteceğiz, endüstri bölgelerinde üreteceğiz. Bu faaliyet bu yatırım, geçekten bu bölge için önemli. Bartın için önemli. Bu yatırımların yapılmasına vesile olanları tebrik ediyorum. Kutluyorum. Özellikle bu KOSGEB desteklerimizden biraz bahsetmek istiyorum. KOSGEB desteklerimizi aslında uzun yıllardır veriyoruz. Ama bu ekonomideki geçen sene yaşanan durgunluk malum darbe girişimin de tesiriyle yaşanan durgunluk sonucunda mikro KOBİ’ilere özellikle küçük işletmelere destek vermek amacıyla bir program başlattık. Geçen sene bunu ilk defa başlattık. Yılsonunda. Geçen sene aralık ayında yaklaşık 750 milyon lira ve 15 bin KOBİ’ye bir destek programı başlattık. KOBİ’lerimizden 13 bin 500’ü bunu kullandı. Ve yaklaşık 600 milyon lira civarında destek verdik. Çok başvuru vardı.250 bin başvuru vardı yaklaşık. Tekrar bu sene programı başlattık. 10-20 Şubat arası yeni başvurular aldık. Bunları da 529 bin başvuru geldi. Değerlendirdik. 460 bin KOBİ’miz bu desteklerden faydalanma hakkı kazandı” dedi.

    CNC makinesi ile “Faruk Özlü” yazdılar

    Açılışın ardından inovasyon merkezini gezen Bakan Faruk Özlü, CNC test makinesini inceledi. Görevli personel tarafından alüminyum malzeme üzerine Bakan Faruk Özlü’nün adı yazıldı. Üretilen minyatür ürünleri de inceleyen Bakan Özlü, inovasyon merkezi hakkında da bilgi aldı.

  • Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü: “Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “Türkiye’nin dış ticaret açığından ziyade, Türkiye’nin cari açığından ziyade, Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır” dedi.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi’nde düzenlenen Eurosiatechnopark temel atma törenine katıldı. Temel atma töreninde konuşan Bakan Özlü, “2002 yılında biz iktidara geldiğimizde Türkiye’de sadece 2 teknopark vardı. Bugün Türkiye’de 64 teknopark var. Bugün teknoparklarda çalışan nitelikli personel sayısı yaklaşık 41 bindir. Bu ciddi bir rakam iyi bir rakam” dedi.

    Teknoparklar ve ARGE merkezlerinin niye önemli olduğuna da değinen Bakan Özlü, “Biz sanayimizi teknolojiyle desteklemezsek teknolojiyi sanayiye enjekte etmezsek ürettiğimiz ürünlerin katma değeri düşük olur. Biz herkesin yapabildiği, düşük katma değerli ürünler yapmış oluruz ki bunların da kar marjı düşüktür. Dolayısıyla daha fazla katma değer için daha fazla ürünler için sanayimize teknoloji enjekte etmek durumundayız. Bunu teknoparklarda yapacağız. Bugünkü Teknopark açılışı çok önemli. Bulunduğu bölge açısından çok önemli. Yapı bakımından çok önemli. İnşallah en kısa zamanda inşaatlar tamamlanır. Teknoloji üreten bir Türkiye’ye doğru daha hızlı adımlarla ilerlemiş oluruz” diye konuştu.

    “Biz teknoloji üretmezsek Türkiye teknoloji üretmezse, Türkiye’nin geleceği yok” diyen Özlü, “Bizim petrol kuyularımız yok bizim doğal gaz yataklarımız yok, aldığımız belli sattığımız belli, ihracatımız ithalatımız belli. Arada, 60 milyar dolarlık bir açık var bunu nasıl kapatacağız, akıl satarak kapatacağız. Aslında esas açık teknoloji açığı, Türkiye’nin dış ticaret açığından ziyade, Türkiye’nin cari açığından ziyade, Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır. Otomatik olarak biz ne zaman teknoloji açığını kapatırsak emin olun, Türkiye’nin otomatik olarak cari açığı da kapanır. Dolayısıyla teknoloji üretmenin unsurlarından birisi olacak olan bu teknoparkın hayırlı bir iş olduğunu biliyoruz. Buna vesile olanları kutluyorum tebrik ediyorum inşallah en kısa sürede burası faaliyete geçer” şeklinde konuştu.

    Kurban kesimi ve temel atma töreninin de gerçekleştirildiği törene Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, Çorlu Kaymakamı Levent Kılıç, AK Parti Tekirdağ Milletvekilleri Mustafa Yel, Metin Akgün, Ayşe Doğan NKÜ Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek de katıldı.

  • Bakan Özlü: “Türkiye’nin esas açığı teknoloji açığıdır”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Türkiye teknoloji üretmese geleceği yok. Türkiye’nin esas açığı teknoloji açığıdır” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Ege Bölgesi Sanayi Odasında (EBSO) sanayici ve iş adamlarıyla bir araya geldi. Toplantıya; İzmir Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, İzmir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birlik Başkanı Zekeriya Mutlu ile EBSO Meclisi üyeleri katıldı. Türkiye’nin, teknoloji üretmediği takdirde geleceğinin olmadığını kaydeden Bakan Özlü, “Biz teknoloji üreteceğiz, akıl satacağız ve açığı kapatacağız. Türkiye’nin esas açığı teknoloji açığıdır. Dünya ticaretinde aldığımız pay yüzde 1’in altındadır. Yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımızdaki payı yüzde 4’ün altındadır” diye konuştu.

    “İzmir potansiyeli en yüksek il İzmir”

    İzmir’in önemine vurgu yapan Bakan Özlü, şöyle konuştu:

    “Yüksek teknolojiye geçiş hedeflerimizde potansiyeli en yüksek şehirlerin başında İzmir geliyor. Kadim bir ticaret limanı olan İzmir, bu coğrafyada ekonominin nabzının attığı merkezlerden birisidir. Köklü üniversiteleri, 13 organize sanayi bölgesi, dört teknoloji geliştirme bölgesi ve 31 Ar-Ge merkezi bulunan bu şehir, üniversite-sanayi işbirliğini en üst seviyede hayata geçirmek için gerekli imkan ve fırsatlara sahiptir. İzmir’in özellikle eğitimli ve yeniliğe açık nüfusunun bu bölgeyi bir teknoloji merkezine dönüştürmek için ciddi bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.”

    “İzmir yapabileceklerinden azını yapıyor”

    İzmir’in, ekonomi, üretim ve ticaretteki ağırlığını koruduğunu kaydeden Bakan Özlü, “Ancak açık söylemek gerekirse İzmir’in, yapabileceklerinden daha azını yaptığını düşünüyorum. Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri olmak İzmir’e yetmez, yetmemeli. Türkiye’nin ihracatında ilk sıralarda yer almak, İzmir için bir başarı sayılmamalı. İzmir, Türkiye’deki diğer şehirlerle değil, Milano ile, Rotterdam ile, Liverpool ile, Hamburg ile yarışmalı. İzmir, kadim zamanlarda olduğu gibi, yeniden Akdeniz’in en önemli ticaret merkezi haline dönüşmeli” dedi.

    “82 anayasası Türkiye’ye yakışmıyor”

    16 Nisan’da ülke tarihinin en önemli seçimlerinden birinin gerçekleşeceğini ifade eden Bakan Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “AK Parti ve MHP’nin birlikte hazırladığı yeni hükümet modelinin kabul edileceğine tüm kalbimle inanıyorum. Bir darbeden sonra yapılan 1982 anayasası, Türkiye’ye hiç ama hiç yakışmıyor. Mevcut anayasa, Türkiye’nin ayağında bir pranga gibi duruyor, bizi yavaşlatıyor. Çünkü sistemi kurgulayanlar, yasama, yürütme ve yargının uyum içinde çalışmasını değil, birbirlerini sınırlandırmalarını gaye edinmişler. 82 Anayasası, birey-devlet ilişkilerinde sürekli devlet lehine hususlar gözetilerek yazılmış. Zira vatandaş bir tehdit olarak algılanmış, bu nedenle, özgürlükler, farklılıklar budanmaya çalışılmış. Gönül isterdi ki, tamamen yeni bir anayasa ile yolumuza devam edelim. Ne yazık ki bu mümkün olmadı. Bu nedenle en azından yönetim modelini, çağın ve ülkenin ihtiyaçlarına uyumlu hale getirmek istedik.”

    “Yürütmedeki iki başlılık sona ersin”

    7 Haziran seçimlerini hatırlatan Bakan Özlü, “Koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmayınca ve hükümet kurulamayınca, seçimler tekrarlandı. Geçici bir seçim hükümeti oluştu. Öyle veya böyle, memleket neredeyse 6 ayını kaybetmiş oldu. Şimdi biz diyoruz ki, yürütmedeki iki başlılık sona ersin. Cumhurbaşkanın madem yetkisi var, sorumluluğu da olsun. Seçimler neticesinde muhakkak bir cumhurbaşkanı seçilsin ve o cumhurbaşkanı, 5 yıl süreyle ülkeyi yönetsin. Aynı cumhurbaşkanı en fazla iki dönem için seçilebilsin. Kanun yapma vazifesi, tamamen Meclise bırakılsın. Cumhurbaşkanı yürütmeyi ilgilendiren konularda hızlı adımlar atmak için kararname çıkarabilsin. Ancak bu kararnameler, anayasaya ve mevcut diğer kanunlara aykırı olamasın. Yani Meclisin çıkardığı kanun, cumhurbaşkanının çıkardığı kararnamenin üzerinde olsun” diye konuştu.

    “Koşarak gitmemiz lazım”

    Türkiye ekonomisinin geçen yıl birçok baskıya maruz kaldığını ve üçüncü çeyrekte bir miktar daralma yaşadığını hatırlatan Bakan Özlü, “Üçüncü çeyreğin hemen ardından, dördüncü çeyrekten itibaren ılımlı bir toparlanma sürecini yaşamaya başladık. Ancak şu anda ulaştığımız hız bize yetmez. Bizim yürüyerek değil koşarak gitmemiz lazım. Özellikle bilimde ve teknolojide, gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı kapatmamız lazım. İzmirli sanayicilerin, Ar-Ge, tasarım, patent, markalaşma gibi konularda Türkiye’ye öncülük, rehberlik ve liderlik etmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “Mesele sadece fazla üretmek değil”

    Meselenin sadece daha fazla üretmek olmadığını belirten Bakan Özlü, “10 liraya aldığımızı 11 liraya satıyorsak, bunu artık 15 liraya, 20 liraya satabilmektir. 10 liraya aldığınız bir hammaddeyi basitçe işleyip satıyorsanız, 11 liraya satarsınız. Buna teknoloji ve yenilik katarsanız 15 lira olur; buna tasarım katarsanız 17 lira olur; buna marka değeri katarsanız 20 lira olur. Bu nedenle, Bakanlığımızın temel meselesi üretimde katma değeri artırmak ve bunu sağlayacak alanlara yönelmektir” ifadelerini kullandı.

    “Reformları sürdüreceğiz”

    Geçen yıl hayata geçirilen Ar-Ge reform paketinin bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Bakan Özlü, “Yine bu yılın başında hayata geçen Sınai Mülkiyet Kanunu ile çok uzun yıllardır talep edilen büyük bir ihtiyacı karşıladık. Burada durmayacağız, reformlarımızı sürdüreceğiz. Mesela TÜBİTAK’ı yeniden yapılandıracağız. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunu kaldırıp yerine Bilim Teknoloji ve Sanayi İcra Kurulunu getireceğiz. Bütçenin içinde Araştırma Geliştirme ve Teknoloji Fonu kuracağız. Böylece bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalara, daha fazla ve daha doğru kaynak aktarabileceğiz. Yine üretim maliyetlerini düşürmek adına sanayimizi dördüncü sanayi devrimine hazırlamak en büyük amaçlarımızdan birisidir. Bu amaçla, kamunun ve özel sektörden temsilcilerin olduğu Sanayide Dijital Dönüşüm Platformunu kurduk. Bu platform, sanayinin dijital dönüşümüyle ilgili yol haritamızı belirleyecek. Yine üzerinde çalıştığımız Üretim Reform Paketi de yatırımcıların daha ucuz ve daha uygun yatırım yeri bulmalarını sağlayacak düzenlemeler içerecek. Reform niteliğindeki bu çalışmaların yanı sıra, bugünün ihtiyaçlarına göre adımlar atmayı da sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

    “Maliyet yüzde 35 azaldı”

    KOSGEB aracılığıyla 50 bin lira faizsiz kredi desteğine başladıklarını da söyleyen Bakan Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İlk etapta 15 bin KOBİ’ye bu krediyi kullandırabildik. Ancak bu yıl içinde, başvuru yapan ve gerekli şartları taşıyan tüm KOBİ’lerin bu destekten yararlanmasını sağlayacağız. Böylece 10 milyar lirayı geçen bir kredi hacmi oluşturacağız. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı İstihdam Seferberliğine de vurgu yapmak istiyorum. Bu yıl, aralık ayına göre fazladan istihdam ettiğiniz her bir kişi için prim ve vergi yükünü devlet karşılayacak. Diyelim ki asgari ücretli bir çalışan için 1404 lira maaş ödüyordunuz, bunun yanında 773 lirayı da vergi, prim ve fon maliyeti olarak devlete ödüyordunuz. İşte bu yıl işe aldığınız kişiler için bu 773 lirayı ödemeyeceksiniz. Bu da asgari ücretli bir çalışanın sizlere maliyetinin yüzde 35 oranında azalması anlamına geliyor. Sizleri bu muazzam imkandan yararlanmaya davet ediyorum. Gelin, hep birlikte, ülkemizdeki işsizlik oranını hızlı bir şekilde düşürelim. 2017’ye iyi bir başlangıç yaptık. İnşallah daha da iyi olacak diye düşünüyorum.”

    “Müjdelere ihtiyacımız var”

    Toplantıda konuşan EBSO Meclis Başkanı Salih Esen de, şunları söyledi:

    “Ülkemizin altını oymak isteyenler bir hayli fazla. Ama bunun ilacı üretim ve yatarım. Bunun için bölge sanayicileri olarak şartlar ne olursa olsun üretim ve yatırım inadından vazgeçmiyoruz. Bölgemizdeki OSB’lerin doluluğu da bunun en güzel ispatı. Örneğin benim başkanlığını yaptığım Menemen Plastik OSB’de tüm yerler sanayiciler tarafından alındı. Bu da ülkemiz sanayicisinin yatırımdan vazgeçmediğini gösteriyor. Sanayinin büyüme hızı ve miktarı bizim istediğimiz noktada değil. İnanıyorum ki dövizin de istikrar kazanmasıyla tekrar üretim, yatırım seferberliği ile istihdamı arttıracağız. Sizin vereceğiniz müjdelere de ihtiyacımız var.”

    “Sanayi 4.0 için çalışmalıyız”

    EBSO Başkanvekili İbrahim Gökçüoğlu ise bakanın proaktif şekilde konulara yaklaştığını ve bunun da sanayiciye güç verdiğini kaydetti. Gökçüoğlu, “Ar-Ge ile ilgili birçok talebimizin hayata geçirilmiş olmasından mutluluk duyuyorum. Dünya gündeminden kopmadan sanayi 4.0 için çalışmalıyız. Araştırma Geliştirme Fonu kurulduğunu da mutlulukla öğrendik. Ar-Ge merkezleriyle ilgili teşvikleri de çok önemsiyorum. Ayrıca Ar-Ge standartları da dünya standartlarına yükseltilmeli. Üniversitelerde de Ar-Ge bölümleri kurulmalı. Temel Blimler Fakültesi mezunları Ar-Ge merkezlerinde istihdam edilmesi çok önemli. Bu Ar-Ge merkezleri için de çok önemli” dedi.