Etiket: Açığı

  • Bakan Özlü: “Türkiye’nin tek açığı var orada teknoloji açığıdır”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Biz ne zaman teknoloji açığımızı kapatırsak Türkiye cari açığını, dış ticaret açığında otomatik olarak kapatır” dedi.

    Seçim çalışmaları için Sakarya’ya gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Orman Park’ta bir iftar programına katıldı. İftar programına Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, milletvekili adayları, belediye başkanları ve davetliler katıldı.

    “Teknoloji ve sanayi atılım programı hazırladık”

    İftar programı sonrasında bir konuşma yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Türkiye’nin sanayi potansiyeli sanayi kapasitesi geçen seneki yaklaşık rakam 147 milyar dolardır. İmalat sanayimizin payı bu rakamdadır. Son bir buçuk yılda yaptığımız çalışmalarla güzel bir program hazırladık. Türkiye bir teknoloji ve sanayi atılım programı hazırladık. Buda bizim seçim beyannamemizde yer aldı. İnşallah önümüzdeki dönemde 5+5 yani yıllık bir süreçte Türk sanayisini ikiye katlayacağız. Türkiye’nin bir potansiyeli var, sanayisi var, bunun bir kapasitesi var. Bunu sadece 10 yıllık süreçte iki katına çıkaracak bir program hazırladık. Bakın 7,4 oranla büyüyoruz ama cari açığımızda büyüyor. Cari açığımızı kapatmanın tek yolu teknoloji üretmekten geçiyor” dedi.

    “Türkiye’nin tek açığı teknoloji açığıdır”

    Türkiye’nin tek açığının teknoloji açığı olduğunu belirten Bakan Özlü, “Türkiye’nin tek açığı var orada teknoloji açığıdır. Biz ne zaman teknoloji açığımızı kapatırsak Türkiye cari açığını, dış ticaret açığında otomatik olarak kapatır. Çünkü biz düşük teknolojili ürünler satıyoruz. Katma değeri düşük ürünler satıyoruz. İhracatımızın kilogram başına bedeli 1 dolar 60 sent. Yani 1, 5 dolarlar seviyesinde. Bunun en az 4 dolar civarında olması lazım. Ne zaman biz yükte hafif pahada ağır ürünler satarsak o zaman Türkiye’nin dış ticaret açığı, Türkiye’nin cari açığı kapanacak” diye konuştu.

  • Terzioğlu: “Turkcell’in döviz açığı yok”

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Bilançomuza henüz yansımamış olmakla birlikte, yurtdışında satışı tamamlanmış Fintur varlıklarımızdan elde edilen gelirleri ve Fintur Holding nakit pozisyonunu dikkate aldığımızda döviz açık pozisyonumuz bulunmamaktadır” dedi.

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Turkcell’in istikrarlı finansal yapısını sürdüreceğini vurguladı.

    Kaan Terzioğlu açıklamasında şunları söyledi:

    “Finansal piyasalarda içinde bulunduğumuz ayın başından bu yana, Türkiye’nin temel ekonomik dinamikleri ile örtüşmeyen irrasyonel fiyat hareketleri gözlemliyoruz. Gelişen piyasaların içerisinde Türkiye ekonomisi olumlu makroekonomik verilere ve güçlü bir potansiyele sahiptir. Güncel çalkantıların geçici olduğunu düşünmekle beraber, Turkcell olarak her zaman olduğu gibi finansal tablolarımıza olan etkileri asgariye indirecek önlemlerimizi almayı sürdürüyoruz. Nisan 2018 itibariyle konsolide bilançomuzda 248 milyon dolar açık pozisyonumuz bulunmaktadır. Bilançomuza henüz yansımamış olmakla birlikte, yurtdışında satışı tamamlanmış Fintur varlıklarımızdan elde edilen gelirleri ve Fintur Holding nakit pozisyonunu dikkate aldığımızda döviz açık pozisyonumuz bulunmamaktadır. Turkcell olarak güçlü finansal yapımızı sürdürme konusundaki kararlılığımızı devam ettireceğimizi de ayrıca bildirmek isterim.”

  • Sağlık Bakanı Demircan: “Türkiye’nin doktor açığı 5 yıl içerisinde azalacak”

    Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Tokat’ta katıldığı Yatırım Değerlendirme Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, ülke genelindeki doktor ve hekim açığının 5 yıl içerisinde giderek azalacağını söyledi.

    Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin 2017-2018 Akademik Yılı açılışına katılmak için kente gelen Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, gerçekleşen program sonrasında sırasıyla Tokat Valiliği, Tokat Belediyesi ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek yetkililerden Tokat ile ilgili güncel bilgilendirmeler aldı. Bu ziyaretler sonrasında, Tokat Yatırım Planlama Toplantısına katılan Bakan Demircan, basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı sonrasında medya mensuplarıyla bir araya geldi. FETÖ operasyonlarıyla ülke genelindeki doktor açığının ilişkisi sorulan Bakan Demircan, açığın FETÖ operasyonlarıyla alakalı olmadığını, yetişen hekim ve doktor sayısının ihtiyacı karşılayamamasından dolayı olduğunu söyledi. Bakan Demircan, ülke genelindeki doktor ve hekim açığının ise 5 yıl içerisinde giderek azalacağını söyledi. Bakan Demircan, “FETÖ operasyonları FETÖ ile ilişkisi olan herkesin bütün bakanlıklarda gerekli ayıklamaları yapıldı. Doktor açığımızın ise FETÖ operasyonlarıyla ilgisi yok. Türkiye’de doktor yetişen kadro ve mezun olan hekim sayısı ihtiyacımızı karşılamadığı için doktor açığı var. FETÖ operasyonlarıyla doktor açığının alakası yok. Zaten FETÖ Terör Örgütüne mensup ise bir kişi, O’nun doktorluğundan bahsedilemez. Türkiye’nin hekim açığı sanırım 5 yıl içerisinde giderek azalacak. İnşallah 5 yıl sonra Türkiye doktor açığı konusunda önemli bir noktaya gelecek” dedi.

    Toplantı sonrasında Bakan Demircan, Tokat Devlet Hastanesini de ziyaret ettikten sonra Tokat Belediyesi tarafından TSO Seyirtepe Tesislerinde düzenlenen Sivil Toplum Örgütü ile İstişare Toplantısına katıldı. Bakan Demircan burada gerçekleşen toplantı sonrasında havayoluyla Ankara’ya hareket edecek.

  • Türkler ABD, NSA ve Yahoo’da güvenlik açığı buldu

    Uluslararası Siber Güvenlik Federasyonu (USGF) Güvenlik Bildirim Merkezinde görevli yetkililer, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Yahoo ve dünya çapındaki GSM operatöründe ciddi güvenlik açıklıkları bulunduğunu duyurdu.

    Kısa bir süre önce kurulan ve projeleriyle dikkat çekmeye başlayan Uluslararası Siber Güvenlik Federasyonu (USGF) görevlileri, araştırmaları sırasında Amerikan Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere, ABD’de siber güvenlikle alakalı operasyonların yapıldığı Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), Yahoo ve dünya çapındaki GSM operatöründe ciddi güvenlik açıklıklarını tespit etti. Yetkiler, bu açıkları da kurumlara bildirdi.

    Türkiye’ye güvenlik sistemi uyarısı

    Federasyonun Güvenlik Bildirim Merkezinde görevli İsmail Bülbül, güvenlik açıklıklarının bulunmasında çok ciddi bir mesainin harcanmadığını söyleyerek, bu tür güvenlik açıklıklarını hukuki zeminde bildirdiklerini açıkladı. İsmail Bülbül, hackerone (güvenlik açıklarının bildirildiği sistem) benzeri güvenlik bildirim sitelerinin kurulması noktasında federasyonda adımlar atılacağını ve bu tür bildirim siteleri ile Türkiye’de siber güvenliğin artırılması noktasında çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Bu tür merkezlerin ABD’de güvenliğin üst düzeye çıkarılması amacıyla kullanılmakta olduğunu ifade eden Bülbül, Türkiye’de hackerone benzeri sistemlerin hayata geçirilmesinin gerektiğini belirtti.

    “Türkiye’de ağır hukuki engeller bulunmakta”

    Federasyon Genel Sekreteri Vahap Eren de, bu tür çalışmaların uluslararası zeminde devam edeceğini; ancak Türkiye’deki hukuki engeller nedeniyle yerel çalışmaların yapılamadığını ve sistemlerin güvenliğinin pentest firmalarının tekeline bırakıldığını söyledi. Eren, bu tekelleşme nedeniyle bireysel çalışmaların ve ödüllendirmelerin yapılamadığını belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti:

    “Uluslararası alanda bazı otoriter güvenlik bildirim siteleri aracılığı ile sitelere güvenlik açıklarını bu aracı sitelerle bildirebiliyor ve ödüller kazanabiliyorsunuz. Türkiye’de bu tür çalışmalar yapılmasının önünde ağır hukuki engeller bulunmakta bu nedenle bu çalışmalar sadece ihale kapsamında pentest firmalarına verilmektedir. Bu da sınırlı ve belli testler kapsamında yapılıyor. Bu da büyük güvenlik sorunlarına neden olabiliyor.”

  • Arslan: “Bakliyat sektöründe ilk 5 aydaki dış ticaret açığı 96 milyon dolar”

    Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Mahmut Arslan, 2017 yılının ilk 5 ayında bakliyat sektöründeki dış ticaret açığı tutarının 96 milyon dolar olduğunu bildirdi.

    Akdeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı da olan Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Arslan, yazılı bir açıklama yaparak, 2016-2017 yıllarında Türkiye’de bakliyat sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’nin 2016 yılında miktarda 467 bin ton, değerde ise 380 milyon dolar değerinde bakliyat ithalatı gerçekleştirdiğini belirten Arslan, aynı dönemde bakliyat ihracatının ise değerde 339 milyon dolar, miktarda ise 318 bin ton olarak kaydedildiğini ifade etti. 2016 yılı sonu itibariyle Türkiye’de bakliyat sektörünün miktarda 149 bin ton, değer bazında ise 41 milyon dolarlık dış ticaret açığı oluşturduğu bilgisini veren Arslan, “2016 yılında bakliyat ürünleri içerisinde en fazla ithal edilen ürün, değerde 275 milyon dolar ve miktarda 338 bin ton ile mercimek oldu. Mercimeğin ardından miktarda 30 bin ton ve değerde 40 milyon dolar ile nohut, 34 milyon dolarlık değeriyle fasulye gelmektedir. İhracatta ise en önemli bakliyat ürünümüz yine 279 milyon dolar ve 244 bin ton ile mercimek olmuştur” dedi.

    “Bakliyat sektöründe ilk 5 aydaki dış ticaret açığı 96 milyon dolar”

    Türkiye’nin 2017 yılının ilk 5 ayında miktarda 325 bin tonluk, değerde ise 238 milyon dolarlık bakliyat ithalatı gerçekleştirdiğini dile getiren Arslan, aynı dönemdeki bakliyat ihracatının ise 142 milyon dolar değerinde ve 156 bin ton olarak kayıtlara geçtiğini vurguladı. Arslan, bu verilerle 2017 yılının ilk 5 ayında bakliyat sektöründe miktarda 170 bin ton, değer bazında ise 96 milyon dolarlık dış ticaret açığı oluştuğunu kaydetti. Arslan, “2017 yılının aynı döneminde bakliyat ürünleri içerisinde en fazla ithal edilen ürün, değerde 160 milyon dolar ve miktarda 243 bin ton ile mercimek oldu. Mercimeğin ardından en fazla ithal edilen ürün 42 bin tonluk miktarı ve 56 milyon dolar değeriyle nohut, ardından 10 milyon dolar değeriyle fasulye oldu. İhracatta ise en önemli kalemlerimiz 125 milyon dolar ve 131 bin ton ile mercimek olmuştur” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemizin bakliyat sektöründeki en önemli ihraç ürünü mercimek üretimi”

    Türkiye’nin 2016 yılında 244 bin ton mercimek ihracatı gerçekleştirdiğini bildiren Arslan, ithalatının ise 338 bin ton olarak kaydedildiğini belirtti. Aynı dönemde 330 bin ton olduğu düşünülen mercimek üretiminin 2017 yılında yüzde 15 artış göstererek 380 bin ton civarında olmasını beklediklerini ifade eden Arslan, şöyle devam etti: “Fiyat beklentileri nedeniyle 2016 sezonunda satışa arz olmayan yaklaşık 50 bin ton stok-devir mahsulün de olduğu tahmin edildiğinde 2017 üretim sezonunda Türkiye’de 420-430 bin ton kırmızı mercimeğin pazara arz edilmesini bekliyoruz.”