Etiket: Açıdan

  • Netanyahu: “İsrail sağlık ve ekonomi açıdan dünyada korona krizinden çıkacak ilk ülke olacak”

    Netanyahu: “İsrail sağlık ve ekonomi açıdan dünyada korona krizinden çıkacak ilk ülke olacak”

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’i Pfizer-BioNTech tarafından geliştirilen Covid-19 aşısının yeni sevkiyatının ulaşmasının ardından yaptığı açıklamada, “İsrail sağlık ve ekonomi açıdan dünyada korona krizinden çıkacak ilk ülke olacak” dedi.

    İsrail’de korona virüse karşı aşılamalar devam ederken, Pfizer-BioNTech tarafından geliştirilen Covid-19 aşısının yeni sevkiyatı İsrail’e ulaştı. Aşıları taşıyan uçak, başkent Tel Aviv’de düzenlenen törenle karşılanırken, uçakta 700 binden fazla aşı dozunun bulunduğu öğrenildi.

    Uçağın karşılama törenine katılan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu yaptığı konuşmada, halkın aşılama oranının artacağını ve aşılamaların önümüzdeki hafta 50-60 yaş arası vatandaşları kapsayacağını belirtti.

    Netanyahu, “Bugünden itibaren aşılama oranını günde 170 bin aşıya çıkarmaya başlayacağız. İsrail sağlık ve ekonomik açıdan dünyada korona krizinden çıkacak ilk ülke olacak” dedi.

    Öte yandan İsrail’de 19 Aralık’tan bu yana korona virüs aşısının ilk dozunu olanların sayısının 1.9 milyona ulaştığı belirtildi.

  • Pedogojik açıdan doğru kitaplar nasıl seçilmeli

    Pedogojik açıdan doğru kitaplar nasıl seçilmeli

    Çocuklar için seçilen kitapların önemine işaret eden BKM Kitap Çocuk Kitapları Uzmanı Şeyda Dere, hem kitap sayılarının artması, hem de bilgisayar ve tablet gibi araçların yaygınlaşmasının ebeveynlerin işini zorlaştırdığını söyledi.

    BKM Kitap Çocuk Kitapları Uzmanı Şeyda Dere’den ilköğretim dönemindeki çocuklar için kitap tavsiyelerde bulundu. 7-10 yaş için çocuklar için neler seçmesi gerektiğini belirten Dere, “Okuma kazandıkları bu dönemde, farklılıklar görülmesine karşı ilgi düzeylerinde belirgin bir artış olur. Çocuklara bu dönemde kitap seçerken her kategoriden çeşitlilik oluşturmaya dikkat etmek gerekir. Bu dönemde övgü dolu sözler söyleyerek kitaba ısındırmak gerekir. Kitap sevmeyen çocuk da yoktur. Doğru kitapla tanışmamış çocuk vardır” dedi.

    Bu noktada 7-10 yaş grubu için seçilmiş tavsiyelerde bulunan Dere, şöyle sıraladı;

    “Doğa ve Kirlilik – Çıtır Çıtır Felsefe, Ayı Olmayan Ayı – Frank Tashlin, Küçük Kara Balık – Samed Behrengi, 35 Kilo Tembel Teneke – Anna Gavalda, Misafir Yılan -Julia Donaldson, Alev Saçlı Çocuk – Christine Nöstlinger, Balino – Anıl Basılı, İyi Yürekli Dev Memo serisi – Arnold Lobel, Doğada Bir yıl – Tübitak.”

    10 – 14 yaş için de tavsiyelerde bulunan Dere, “Bu dönemin özellikleri bilmek kitap seçimlerini kolaylaştırır. Arkadaşlarına bağlılıkları artar. Yine bu yaş döneminde bireysel ilgi alanlarına göre kitap seçimleri yer alır. Kitap seçerken her kategoriden kitap seçmeye dikkat etmek gerekir. Sadece roman veya bilim değil. Biz yetişkinler de aldığımız her kitabı okumayız, kaynakça olarak bulundurduğumuz kitaplar olur. Çocuklardan da her kitabı bitirmesini bekleyemeyiz, bazen bazı kitapların zamanı vardır. Öncelikle öneri kitapları dikkate alırken ne kadar bireysel onu incelemeliyiz. Bu yüzden kitap seçimini çocuklarınızla yapmalısınız. Okul listelerini öncesinde mutlaka ebeveyn olarak inceleyip, çocuğunuza uygun olup olmadığına karar vermelisiniz. Kitap seçmek çok kişisel bir olaydır. Çocuklarda da böyle olmalıdır. Öneri listelerini oluştururken bu sebeple her kategoriden kitap koymaya dikkat ediyorum. Bu yaş grubu için tavsiye ettiğim kitapları listede görebilirsiniz” diye konuştu.

  • Turhal ekolojik ve demografik açıdan tarım için çok avantajlı

    Tokat’ın Turhal ilçesinde tarımsal projelerle ilgili düzenlenen toplantıda konuşan Kaymakam Ahmet Süheyl Üçer, ilçenin ekolojik ve demografik açıdan tarım için avantajlı bir konuma sahip olduğunu söyledi.

    Turhal Kaymakamı Dr. Ahmet Süheyl Üçer başkanlığında yapılan toplantıya İlçe Tarım ve Orman Müdürü Muammer Gürçay ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli mühendisler, veteriner hekimler katıldı. Yapılan toplantı ile ilgili bir açıklama yapan Kaymakam Üçer, ilçenin ekolojik avantajları, demografik özellikleri ile beraber Karadeniz, İç ve Doğu Anadolu ulaşım güzergahında yer almasının getirdiği avantajlarını dikkate alarak yapılacak olan tarımsal projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunulduğunu ifade ederek, toplantıda 2017 yılında ilçede uygulanan Turhal Bağcılığını Geliştirme Projesi’nin de geniş çaplı olarak değerlendirildiğini söyledi.

    Örtü altı tarımının yaygınlaştırılmasının öneminin de üzerinde durduklarını söyleyen Kaymakam Üçer, “Son yıllarda İl Özel İdare kaynaklı ve Genç Çiftçi projesi kapsamında yapılan yüksek sistem örtü altı sera miktarının 50 dekara ulaşmıştır. Tarım işletmelerinde birim alandan en yüksek gelir sera işletmelerinde elde edilmektedir. İlçemizdeki mikro klima alanları, kuzeyi kapalı alanlarda örtüaltı sebze tarımı yaygınlaştırılarak kış döneminde sebze tarımını geliştirerek üreticilerimizin tarımsal gelirini arttırmak amacıyla örtüaltı sera projesi geliştirilmesine karar verildi. Ayrıca Ayranpınar köyünde önceki yıllarda tesis edilen Lavanta bahçelerinde ilk hasatların başlaması ile elde edilen gelirin diğer ürünlere nazaran yüksekliği, lavantanın ilçemize adaptasyonun yüksek olması yaygınlaştırılması gerekliliği konusunda örnek oluşturdu. Yine Ayranpınar köyünde lavanta bahçesi tesis etmek isteyen çiftçilerin belirlenmesi, ihtiyaçları olan fide miktarların tespit edilmesi ve temini konusunda proje çalışması yapılması hususunda kararlar alındı. Son olarak sözleşmeli çörekotu yetiştiriciliği konusunda üretici ve alan tespiti yapılması ve ekiliş yapılan alanların takibinin yapılarak ilçemize adaptasyonunun tespiti, verim-gelir analizlerinin yapılması kararını da bu toplantımızda aldık” diyen Kaymakam Üçer, asıl hedefimiz çiftçilerimizi gelir seviyesini artırarak ilçemizdeki tarımsal üretim miktarını yükseltmektir” diyerek sözlerini tamamladı.

  • (Özel Haber) Acıdan ağzı yanan damada yangın köpüğü sıktılar

    Bursa’nın İznik ilçesinde dünya evine giren damada yapılan şakalar “bu kadarına da pes” dedirtti. Acı sosa bulanan bebek emziğinden ağzı yanan damat “yandım anam” diye bağırınca arkadaşları ağzına yangın söndürme tüpüyle köpük sıktı.

    Kezban Gündüz(20) ile dünya evine giren Burak Gündüz’e (21) arkadaşları düğün günü adeta Çin işkencesi yaptı. İlçenin gelenek ve göreneklerinin de sergilendiği düğünde damat Burak Gündüz’e acı bibere bulanmış bebek emziği verildi.

    Emziği ağzına alan damat, “yandım anam” diye bağırınca arkadaşları tarafından yapılan müdahale herkesi şaşkına çevirdi. Acı biber nedeniyle ağzı yanan damada arkadaşları yangın söndürme tüpü ile müdahale etti. Eşi Kezban Gündüz ise olan biteni gelin aracının içerisinden izledi. Damat Gündüz, daha sonra leğende çorap yıkadı. Gelin arabasını beline sarılı kuşak ile çekti. Son olarak balkona çıkan damat, herkesin duyabileceği şekilde “Seni seviyorum aşkım” diye bağırdı. Ardından eşini gelin arabasından indirerek nikah masasının yolunu tuttu.

  • Düzce Üniversitesinde“Teopolitik Açıdan 15 Temmuz” paneli düzenledi

    Ülkemizin varlığına, birliğine ve demokrasisine kast eden 15 Temmuz hain darbe girişimini unutmamak; vatanımız uğruna canlarını vermiş aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” kapsamında anmak amacıyla Düzce Üniversitesi’nde, “Teopolitik Açıdan 15 Temmuz” başlıklı panel gerçekleştirildi.

    İstiklal Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Düzce Vali Yardımcısı Hasan Ruhi Yaylacı, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Şahin, davetli konuşmacılar; Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Onat ve 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Sancar ile akademik ve idari birim yöneticileri ile öğrenciler katıldı.

    Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Furat Akdemir tarafından okunan Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, moderatörlüğünü Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç’in yaptığı panelle devam etti.

    Düzce Üniversitesi olarak 15 Temmuz şehitlerini anma programı kapsamında bu paneli düzenlediklerini belirten Prof. Dr. İlhan Genç, devletimizin milletimizle birlikte hain darbe girişimini çökerttiğini ifade etti. Dış düşmanların olduğu kadar iç mihraklara da odaklanılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Genç, tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla anarak sözü konuşmacılara bıraktı.

    Programın ilk konuşmacısı Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Onat, “Türkiye’de Dini Hayat ve Cemaatler” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Ülkemizde din alanıyla ilgili zorluklardan söz eden Prof. Dr. Hasan Onat, gelenekle dinin iç içe geçtiğini ve gelenek eleştirisinin din eleştirisi şeklinde algılandığına dikkat çekti. Sorunları sadece dış güçlere bağlamanın yanlış olacağı değerlendirmesinde bulunan Onat, sorunların çözümünde kendi gerçekliğimizle yüzleşmemiz gerektiğini sözlerine ekledi.

    “Müslümanlar, düşünmenin, akletmenin namazdan ve oruçtan önce farz olduğunu unuttular.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Hasan Onat, İslam’ın akılla bağının kopartıldığında FETÖ gibi oluşumların ortaya çıktığına dikkat çekerek eleştirel düşünmenin ve aklın İslam’daki önemine vurgu yaptı. Son iki asırdır İslam coğrafyasındaki sorunların temelinde; aklın devre dışı kalması, düşünmemenin dinle meşrulaştırılması ve din alanındaki cehaletin büyüklüğü gibi sebeplerin yattığına işaret eden Prof. Dr. Onat, Türkiye’deki dini gruplarla ilgili bilgiler vererek devletin bu yapıları denetlemek zorunda olduğunun altını çizdi.

    Programın diğer konuşmacısı 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Sancar ise “Dini Grup ve Cemaatlerin Teopolitik Tutumları ve Etkinlik Çabaları” konulu bir konuşma yaptı. İslam tarihinde birçok FETÖ gibi örgüt kurulduğunu ve FETÖ’nün bir sonuç olduğunu dile getirerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Faruk Sancar, bu tür oluşumların 1100 yıl öncesine kadar uzandığını ifade etti. Cemaatlerde üye kazanma metodolojisinin ve teolojisinin aynı olduğunu dillendiren Sancar, en çok üzerinde durulması gereken noktanın ise cemaatlerin doktrinleri olduğunu söyledi. Doç. Dr. Faruk Sancar, bu cemaatlerin teolojilerinin aynı, ideolojilerinin ise farklı olduğunu belirtti.

    “Teopolitik Açıdan 15 Temmuz” başlıklı panelde konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtlayarak merak edilen konularda aydınlatıcı bilgiler paylaştı. Düzce Üniversitesi’nde yoğun ilgi gösterilen program, Düzce Vali Yardımcısı Hasan Ruhi Yaylacı tarafından konuşmacılara plaket takdimiyle sona erdi.