Etiket: acentelerinin

  • Sektör temsilcileri, sigorta acentelerinin komisyon oranlarını düşürmesine tepkili

    Sektör temsilcileri, sigorta acentelerinin komisyon oranlarını düşürmesine tepkili

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 30 No’lu Sigortacılık Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis üyeleri, sigorta acenteleri arasında komisyon oranlarındaki kontrolsüz feragatlerin, sektörü baltaladığını savundu.

    Meslek Komitesi Meclis üyeleri, sektöre ilişkin değerlendirmeler yaptı. Pandemi süreci ile birlikte ayakta kalmak isteyen acentelerin yanlış uygulamalar içine girdiğine değinen meclis üyeleri, son dönemlerde iş alabilmek adına komisyon oranlarından feragat noktasında yarış başladığını ifade edip, bu durumun haksız rekabeti beraberinde getirdiği gibi sektördeki kazancı da tamamen ortadan kaldırdığına dikkat çektiler.

    “İndirim oranları komisyon rakamının yarısına ulaştı”

    MTSO 30 No’lu Komite Meclis üyesi Hatice Demirasal, acenteler arasındaki komisyon sorununun gün geçtikçe arttığını vurguladı. Her işin bir bedeli olduğunu, ancak son dönemlerde acentelerin müşteri komisyonundan feragat ederek sektörü zor durumda bırakmaya başladığını belirten Demirasal, “İndirim oranları komisyonun yarısına kadar ulaştı. Halen işini hakkı ile yürüten acentelerimiz var ama birçoğu bu şartlar altında direnmekte zorlanınca iş kaçırmamak adına sisteme uymaya başladı. Bu durum bugün kazanamamamızın yanında sektörün geleceği açısından da risk doğuruyor” dedi. Bununla birlikte kira ya da personel ücretleri gibi sabit giderlerin hiç azalmadığını belirten Demirasal, sektörü birlik içinde hareket etmeye, bu yanlıştan dönmeye davet etti.

    Pandeminin sektöre etkilerini de değerlendiren Demirasal, çalışmaların ofis dışına çıkmadan da yürütülebildiği sektörler arasında yer almaları nedeniyle hizmeti aralıksız sürdürebildiklerini ve bu dönemde özellikle sağlık sigortalarına talebin arttığını bildirdi. Günümüzde devlet hastanelerindeki yoğunluk nedeniyle birçok kişinin özel hastanelerden hizmet almak istediğini ifade eden Demirasal, “Geçmişte sigorta ve Bağ-Kur’u olan kişiler sağlık sigortasına çok sıcak bakmazken pandemi ile birlikte herkesin görüşü değişti. Sigorta sektörü insanlar arasında hala kasko trafik gibi düşünülüyor. Oysa insana dair birçok risk var ve müşterilerimize bu riskleri anlatarak sigortanın ne kadar önemli bir sektör olduğu konusunda bilinçlendirmeliyiz” diye konuştu. Ev ya da ofisten çalışmaya imkan tanıyan bir sektör olması nedeniyle acentelik vasfına uygun olmayan, tabelası bulunmayan kayıtsız çalışmaların arttığına da dikkat çeken Demirasal, bu konuda ciddi yaptırımlar bulunmaması nedeniyle rekabette zorlandıklarını söyledi.

    “Türkiye Sigorta sektör için önemli bir adım”

    Meclis Başkan Yardımcısı Hüseyin Dinler ise sektörde güzel gelişmeler olacağını düşündüğünü söyledi. Önemli adımlar atıldığını, yeni yapılanmalara gidildiğini ifade ederek Türkiye Sigorta’ya değinen Dinler, şu bilgileri verdi: “6 sigorta şirketi Varlık Fonu’na devredilerek Türkiye Sigorta çatısı altında birleştirildi. Bu yapılanma ile milli, büyük bir sigorta şirketi oluşturulması hedefleniyor. Böylesi büyük bir güç, sektörde yabancı menşeli sigorta şirketleri karşısında güçlü bir rakip olacak. Arkasında devlet desteği var ve teknik olarak da üzerinde ciddi çalışmalar yürütülüyor. Ben bu şirketin 2021, en geç 2022’de Türkiye’deki ilk iki sigorta şirketi arasında yer alacağına inanıyorum.”

    Ardından TOBB bünyesinde faaliyet gösteren Sigorta Acenteleri İcra Kurulu (SAİK) çalışmalarıyla ilgili değerlendirme yapan Dinler, “Geçmişte bu kurulun söyledikleri değerlendirilir ve taleplerinden olumlu sonuçlar alınırdı ancak bu yılın başlarında Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu benzeri Sigorta Denetleme Kurulu (SDK) kuruldu. Bu kurul maalesef giderek SAİK’in görevini pasifize etti” dedi. Sektör olarak bu durumdan duydukları rahatsızlığı dile getiren Dinler, SAİK aracılığıyla da acentelerin ana şirketlerin uyguladığı komisyon oranları politikalarında yaşanan sorunları bildirmelerine rağmen hiçbir sonuç alamadıklarını ifade etti. Sigortacıların aldığı komisyonların hak ettikleri rakamlar olmadığını vurgulayan Dinler, pandemi sonrasında bu konuya daha çok ağırlık vereceklerini belirtti.

    Merdiven altı olarak nitelendirilen kayıt dışı çalışan kişilerin türediğini de dile getiren Dinler, bu konuda cezai müeyyide bulunmamasının da sektörü zorladığını söyledi.

  • Başkan Takva, sigorta acentelerinin yetkilileriyle bir araya geldi

    Başkan Takva, sigorta acentelerinin yetkilileriyle bir araya geldi

    Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, kentteki sigorta acentelerinin yetkilileri ile bir araya geldi.

    Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva öncülüğünde sigorta acentesi yetkililerinin sıkıntılarının görüşüldüğü toplantının ardından odadan bir açıklama yapıldı. Van’da 143, ülke genelinde ise toplam 16 bin 84 sigorta acentesinin dolaylı olarak 200 bine yakın istihdam ile dev bir iş kolu olduğu ifade edilen açıklamada, “2007 yılında çıkarılan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu ile birlikte sektörün temel çizgileri belirlenmiş, başka bir iş kolunda ek faaliyet gösterilmesi sınırlandırılarak acentelik faaliyetlerinin çalışma esasları belirlenmiştir. Ayrıca sektör temsilcilerinin eğitim ve tecrübe standartları da bu kanunla netleştirilmiştir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığının ’sigorta pazarını büyütmek’ adı altında 9 Mayıs 2020 tarihinde uygulamaya aldığı ‘Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigortacılık Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ özetle yetkisiz, mesleki bilgilere sahip olmayan kişi ve kurumların da poliçe kesmesine, sektörde 2007 yılından bu yana getiren kalitenin düşmesine yol açar niteliktedir. Aynı ildeki acentelerin iş paylaşımı yapabildiği bir ortamda, linkler verilerek işin ehli olmayan farklı alternatif satış kanallarının önünün açılıyor olması, 5684 sayılı kanunun çıkması ile birlikte 12 yıldır düzene giren sektöre darbe vuracağı aşikardır. Dolayısıyla sigortacılık faaliyetlerinin ehil olamayanlar tarafından yürütülmesi, sektörde tahribatlar oluşturarak; sigorta işlemleri çerçevesinde kendisini, evini, aracını, iş yerini ve benzeri kıymetlerin sürekliliği ve geleceğini teminat altına almak üzere işlem yapan muhatapları da güvensizliğe sevk edecektir. Derinlemesine bir karşılaştırma yapıldığında 9 Mayıs 2020 tarihli uygulama ile 18 Aralık 2019 tarihinde yayınlanan genelgeye baktığımızda çok derin bir aykırılığın olduğu gözlemlenecektir. Sigorta acentelerini; sadece sigorta poliçeleri üreten kişiler olarak görmemeliyiz. Bahse konu sektör ve temsilcileri; ülkemizdeki tüm kişi ve kurumların yüzlerce farklı riskine teminat sunulmasına aracılık eden ve bu faaliyeti yaparken de; risk/kriz/ finans yönetimi, halkla ilişkiler, hukuk ve daha birçok konuda bilgi ve donanıma sahip olan, ayrıca istihdam ve ülke menfaatleri doğrultusunda faaliyet yürüten donanımlı aktörlerdir. Donanım, tecrübe ve yeterliliklerini saymış olduğumuz bu faaliyetlerin herkes tarafından icra edilir hale getirilmesi zaten sigorta bilincinin düşük olduğunu da düşünecek olursak kabul edilemez bir durumdur. Bu durum sektörün itibarına zarar vererek kalite standartlarının düşmesine neden olacaktır. Van Ticaret ve Sanayi Odası, asli görevi çerçevesinde üyeleri tarafından yürütülen ticari faaliyetlerin genel ahlak ve resmi kurallar çerçevesinde icra edilişine katkı sunmak ve üye menfaatlerinin korunması bilinciyle hareket eden bir meslek kuruluşudur. Misyonu gereği üyelerinin sektör ve meslek bazlı yaşadığı olumsuzluklara çözüm üretmek ve kamuoyu oluşturmakla yükümlüdür. Bu bilinçle; sigorta acentelerinin faaliyetlerine zarar veren ve sektörü itibarsızlaştıran bu durumun tekrar gözden geçirilmesini talep etmekteyiz. Bu noktada sektörün sağladığı istihdam, yıllardır süre gelen tecrübe ve resmi prosedürler çerçevesinde yürütülen faaliyetlerin hiçe gideceği göz ardı edilmemelidir. Son olarak; bu durumun Bakanımız başta olmak üzere ilgililer tarafından dikkate alınacağına olan inancımızla çağrımızın sonuç bulmasını ve yaşanan bu mağduriyetin bir an önce çözüme kavuşturulmasını talep ediyoruz” denildi.

  • Gaziantep’te seyahat acentelerinin sorunları GTO’da masaya yatırıldı.

    Gaziantep Ticaret Odası (GTO) tarafından üye firmaların faaliyet gösterdikleri alanlarda yaşanılan sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla düzenlenen sektörel toplantılar kapsamında Gaziantep’te faaliyet gösteren Seyahat Acentelerinin ve bağlantılı olarak turizm sektörünün sorunları masaya yatırıldı.

    GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uğur Acıoğlu’nun başkanlığında gerçekleşen toplantıda, Gaziantep algısının daha da geliştirilmesi, yeni mottolar ve yeni konularla Gaziantep’in tanıtılması ve ortak söylemlerin turizm açısından büyük önem arz ettiği dile getirildi. Gaziantep Ticaret Odası (GTO) değişik sektörlerde yaşanan sorunların tespiti ve çözümü amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya gelmeyi sürdürüyor. Sektörlerin güncel sorunlarının gündeme getirilmesi amacıyla farklı zamanlarda ilgili meslek komite ve grup temsilcilerinin katıldığı toplantılarda bu hafta Gaziantep Seyahat Acentelerinin sorunları masaya yatırıldı.

    GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uğur Acıoğlu’nun başkanlığında yapılan toplantıya, 13 No’lu Ulaşım, Yolcu ve Öğrenci Taşımacılığı, Seyahat Acenteleri Meslek Komitesi başkanı Abdullah Fakılı, Meclis üyesi Hasibe Sözmen, Meslek Komite üyesi Abuzer Tağa’nın yanı sıra seyahat acentelerinin yetkilileri katıldı. Toplantıda Gaziantep’e gerçekleşen uçak seferlerinin artırılması, uçak bilet fiyatlarının düşürülmesine yönelik çalışmalar, İtalya ile yaşanan turist vizesi problemleri, Gaziantep’in yeni mottolar ve konularla tanıtımının yapılması, sektörün kalifiye eleman eksikliği ve seyahat acentelerinin desteklenmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

    Toplantıda yapılan değerlendirmede Gaziantep’e yapılan uçak seferlerinin yetersiz olması sebebiyle birçok işadamının uçuşlarını çevre illerden yaptığı, uçuş seçeneklerinin az olmasının bilet fiyatlarını yükselttiği, hem kaynak hem de zaman kaybının önlenmesi amacıyla Gaziantep yönlü uçuş seferlerinin artırılmasının uygun olacağına kanaat getirildi. Ülkeye turist getiren A Grubu Seyahat Acentelerine destek sağlanması hakkındaki karara dahil edilen havalimanlarına Gaziantep Havalimanı’nın da eklenmesinin sorunun çözümüne katkı sağlayacağı vurgulandı. Turizm sektörünün ve seyahat acentelerinin başka önemli bir sorununun da İtalya turist vizeleri olduğu belirtildi. Sektör temsilcileri, İtalya için turistik vize başvuru hizmetlerini yürüten VFS Global firmasının günde sadece 5 kişi için vize randevusu vermesinin sorunlara yol açtığını belirtti. Bu sayının artması için girişimlerde bulunulması, yine yerelde kayıt dışı vize işlemlerine aracılık eden işletmelerin haksız rekabete sebep olduğu belirtilerek denetlenmesi talep edildi.

    Gaziantep’in geçmişte yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle oluşan algının değiştirilmesi için belli bir yol katedildiği fakat halihazırda yapılması gereken şeyler olduğu, özellikle de şehrin ileri gelenlerinin açıklamalar yapmasının önemli olduğunu dile getiren sektör temsilcileri, kentte sözü geçen sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek Gaziantep’i anlatan kapsamlı bir tanıtım filmi yapmasını önerdiler. Bu filmin iç ve dış hatlarda uçan bütün uçaklarda yayınlanmasının kentin turizmine katkı yapacağı, ayrıca turizmle ilgili kurum ve kuruluşların koordineli olarak ortak bir görüş ve söylem yaratmasının kent turizmine önemli katkı sağlayacağını vurgulandı..

    Gaziantep’in gastronomi turizminin yanı sıra, inanç ve kültür turizminde de önemli bir durak olduğu, bu kapsamda Gaziantep Hayvanat Bahçesi, Zeugma Mozaik Müzesi ve Karkamış Antik Kenti’nin ön plana çıkarılmasının turizme katkı sağlayacağını söyleyen sektör temsilcileri; konaklama sayısının artırılması, Halfeti ve Dülük Antik Kentlerinin tanıtılması, taksi ve servis şoförlerinin bilinçlendirilmesi, özel statülü rehber uygulaması, kalifiye eleman ihtiyacının giderilmesine yönelik eğitimler düzenlenmesi konusunda fikir alışverişinde bulundu.

    “Sorunların takipçisi olacağız”

    GTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Acıoğlu toplantının ardından yaptığı değerlendirmede, turizm ve gastronomide son yıllarda önemli aşamalar kaydeden Gaziantep’in, Seyahat Acenteleri temsilcilerinin gündeme getirdiği sorunların çözülmesiyle daha da iyi duruma geleceğini söyledi. Sektör temsilcileri tarafından gündeme getirilen sorunların takipçisi olacaklarını ve uçuş sayısının artırılmasının elzem olduğunu vurgulayan GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Acıoğlu, “Kentimiz ülkemizin 6. büyük ekonomisine sahip, her koşulda üreten ve tüm bunları misafir ettiği 500 bine yakın Suriyeli ile yanı başında savaşlara rağmen başaran bir kenttir. Gaziantep’e yapılan uçak seferlerinin artırılması yalnızca sektörün değil ticaret erbabı ve sanayicilerin de talebidir. Uçak seferlerinin artırılması için Gaziantep mutlaka destek kapsamına alınmalıdır. Bu konuda önümüzdeki günlerde Türk Hava Yolları başta olmak üzere diğer havayolu ulaşım şirketleri ile görüşmeler yapacağız. Amacımız, Gaziantep’in turizm pastasından daha fazla pay almasıdır” dedi.

    GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uğur Acıoğlu, sektör bileşenleri tarafından gündeme getirilen sorunları ve çözüm önerilerini ilgili kurum ve kuruluşlara rapor halinde sunacaklarını da sözlerine ekledi.

  • AKİB, nakliye acentelerinin uyguladığı fahiş fiyatların kaldırılmasını istiyor

    Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Mahmut Arslan, nakliye acentelerinin birçok isim altında tahsil ettikleri ücretlerin fahiş oranlarda uygulandığını ve çoğu zaman navlundan daha yüksek bir meblağa ulaştığını belirterek, yüksek ücretlerin kaldırılması için hükümet nezdinde girişimlere başlandığını bildirdi.

    AKİB Koordinatör Başkanı Arslan, konteyner yüklemelerinde acenteler tarafından firmalardan alınan yüksek ücretlere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Arslan, dış ticaret alanında faaliyet gösteren nakliye acentelerinin manifesto ücreti, terminal güvenlik ücreti, ekipman survey ücreti, geçici kabul ücreti veya başka isimler altında tahsil ettikleri ücretlerin, fahiş oranlarda uygulandığını ve çoğu zaman navlundan daha yüksek bir meblağa ulaştığını belirterek, tepkisini dile getirdi.

    “Acenteler, firmalardan haksız yere ücret alıyor”

    İthalatta ve ihracatta manifesto, terminal güvenlik tahliye, ekipman-survey, geçici kabul ücretlerinde haksız yere ödemelerin gerçekleştirildiğine dikkat çeken Arslan, “Acentenin gümrüğe yaptığı, yükün geldiğine dair yazılı bildirim için alınan manifesto ücreti, acentenin kendi gideridir. Fakat bu ücreti her acente firmalardan almamakla birlikte, bazı acenteler 25-35 dolar arasındaki manifesto ücretini firmalardan tahsil etmektedir. Terminal güvenlik ücreti ise liman tarafından acentelere kesilmektedir. Liman acentelere 9 dolar kesmektedir. Acenteler ise 10-14 dolar arasında ithalatçı firmalara bu ücreti yansıtmaktadır. Burada her bir konteyner için haksız yere 1-5 dolar arasındaki tutar firmalara yansıtılmaktadır” dedi.

    Konteynerin gemiden indirme ücreti olan tahliye ücretinde de aynı durumun söz konusu olduğunu kaydeden Arslan, “Liman acentelere 120 dolar kesmektedir. Acenteler ise ithalatçı firmalara 145-175 dolar arasında yansıtmaktadır. Burada, her bir konteyner için haksız yere 25-55 dolar arası tutarın firmalara fatura olarak kesildiğine şahit olmaktayız. İnen her konteyner kontrol edilip, hasar olup olmadığına bakılır. Ekipman denetim ücreti olarak geçen bu hizmeti, acente ve limanın kendi kaliteleri açısından vermeleri gerekmektedir ve konteyneri firmalara sağlam teslim etmek zorundadırlar. Fakat bu hizmet kalemi de firmalara her bir konteyner için haksız yere 12-14 dolar olarak yansıtılmaktadır. Konteynerin boşaltılması amacıyla gümrüklü alan dışına çıkarılıp, boşaltma işlemi bittikten sonra tekrar gümrüklü alana girebilmesi için yapılan prosedürü olan geçici kabulde de sorunlar yaşanmaktadır. Gümrüğe ödenen masrafı acenteler, firmalara yansıtmaktadır. Yaklaşık olarak acentenin maliyeti 15 dolar olmasına rağmen, her bir konteyner için haksız yere firmadan 35-65 dolar alınmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “İhracatçılar, acentelerden fahiş olarak kesilen masraflara maruz kalıyor”

    Arslan, ithalatın yanı sıra ihracat yaparken de haksız yere kesilen ücretlere maruz kaldıklarını dile getirdi. Bu alanda yaşanan sıkıntıları anlatan Arslan, şunları kaydetti:

    “Konşimento, acente tarafından hazırlanarak ihracatçı firmaya verilmektedir. Bunun karşılığında da acente firmadan para talep eder. Fakat hazırlanan bu belgenin acenteye kağıt masrafından başka hiçbir külfeti olmadığı gibi acente, firmaya 25 dolar ile 80 dolar arasında değişen bir maliyet yüklemektedir. Geçici kabulde ise konteynerin yüklenme amacıyla gümrüklü alan dışına çıkarılıp, yükleme bittikten sonra tekrar gümrüklü alana girebilmesi için yapılan prosedürdür ve gümrüğe ödenen masrafı acenteler firmalara yansıtır. Yaklaşık olarak acentenin maliyeti 15 dolar olmasına rağmen firmalara beher konteyner olarak 25-118 dolar arasında fatura edilmektedir.”

    Konteynerin gemiye yüklenme ücreti olan free-in ücretini, limanın hatta kestiğini ve acentelere 110 dolar fatura ettiğini belirten Arslan, ancak acentelerin bu ücreti firmalardan 145-175 dolar olarak istediklerine işaret etti. Ayrıca, mühür ücretinde de firmalardan 5 ile 7,5 dolar haksız yere ücret talep edildiğini ifade eden Arslan, limanın acenteye 45 dolar olarak yansıttığı terminal ücretinin acente tarafından firmalara yansıttığı tutarın ise 45-85 dolar arasında olduğuna dikkat çekti.

    1-3 Kasım 2017 tarihlerinde düzenlenen Dış Ticaret Haftası etkinlikleri kapsamında Başbakan Binali Yıldırım’a sunulan 10 maddelik talep listesinde söz konusu belgelerin kaldırılmasının da yer aldığını bildiren Arslan, nakliye acentelerinin aldığı ordino ücretlerinin ihracat yapan firmalara ek maliyet unsuru niteliğinde değerlendirildiğini kaydetti.

    “İhracatçıya maliyeti bir kaç milyar doları buluyor”

    İhracatımızın ana ve yardımcı hammaddelerinde de ithal girdi kullanıldığı düşünüldüğünde, ordino uygulaması ile diğer belge ücretlerinin ihracatçı için büyük bir maliyet ve zaman kaybına neden olduğunu belirten Arslan, ihracatçılar olarak ithal hammadde ve ara malı taşınmasına ödenen bu ücretlerin kaldırılmasını talep ettiklerini aktardı. Arslan, “İhracatçımızın sadece ordino uygulamasından kaynaklı maliyeti yaklaşık 700 milyon lira civarındadır. Diğer işlemler ise bunun 4-5 katıdır. İhracatımızın bu tarz keyfi uygulamalardan dolayı olumsuz etkilenmemesi için ordino uygulamasının kaldırılması için hem Birliğimizce hem de çatı kuruluşumuz olan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nce çalışmalarda bulunduk” dedi.

    Yapılan girişimlerin sonuç verdiğini, konuyla ilgili Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan sevindirici haberin geldiğini aktaran Arslan, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yayınladığı resmi yazı ile ordinonun kaldırıldığını, Türkiye’deki tüm gümrük müdürlüklerince aranmayacağını belirtti. Bakanlık, resmi yazıda gümrük mevzuatında ordino hakkında bir hüküm bulunmadığını da belirtti. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ve Müsteşar Cenap Aşçı’ya, sesimize kulak verdikleri, vakit kaybetmeden sorunumuza çözüm buldukları için tüm ihracatçılar adına çok teşekkür ediyoruz. Ordino dışındaki diğer ücretlendirmelerde de gerekli düzenlemelerin yapılmasını ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Sigorta acentelerinin sorunları Giresun’da tartışıldı

    Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu’nun (TÜSAF) buluşması Giresun’da gerçekleşti.

    Giresun Ticaret Sanayi Odası’nın toplantı salonunda gerçekleştirilen buluşmada sektörel değerlendirmeler yapıldı.

    Düzenlenen toplantıda konuşan Giresun Sigorta Acenteleri Derneği (GİSAD) Başkanı Hanife Karamustafaoğlu, sigortacıların sorunlarının çözümü için kanun düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu ifade etti. GİSAD Başkanı Hanife Karamustafaoğlu, “Sigorta sektörünün sermayesi güvendir. Sermayesi güven, varlıkları birbirine bağlı olan bir sektörün paydaşlarının birbirine güvenmemesi ne acıdır. Acenteler şirketlere, kanun koyucular ise kimseye güvenmiyor. Bu güvensizliğin sonucu sektörümüz sürekli belirsizliklerle boğuşuyor. Belirsizlikten en büyük zararı ise biz acenteler görüyoruz. Buradan kanun koyuculara sesleniyorum. Bazı çevrelerin popülist söylemlerinden yola çıkarak sektöre sürekli genelgeler çıkarmayın. Çıkaracağınız genelge için sektörün ihtiyaçlarını, gerçeklerini iyi analiz edilmelidir. Biz söyledik yapılacak diretmesinden vazgeçilmelidir. Şirketler ise acentelerin çalışanları değil iş ortağı olduğunu hatırlamalıdır. Yıllarca yanlış fiyatlandırmanın zararlarının faturası acentelere çıkartılıp cezalandırıldı. İstedikleri gibi acente açıp, kapatıldı, komisyonlarla istedikleri gibi oynandı. Bugün ise acentelarda şirketlerde zor durumda. Biran önce ortak akıl oluşturularak yanlışlara çözüm üretilmelidir” dedi.

    Giresun Ticaret Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ise, “Her sektörün sorunları olduğu gibi sigortacılığında sorunları mevcuttur. Ancak ifade edildiği gibi sigortacılık güven işidir fakat kazanmadan hizmet edilemez ve alınamaz. Kazanmayınca güzel hizmette ebetteki verilemez. Bu nedenledir ki hem hizmeti veren hem de alan kazanabilmelidir. Bunun çözüm yolları bulunmalıdır” şeklinde konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından Hazine Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç, Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Büyükçelebi ve TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemal Satoğlu birer sunum yaptılar.