Etiket: Acar

  • Başkan Acar yol yapım çalışmalarını yerinde inceledi

    Afyonkarahisar Dinar Belediye Başkanı Saffet Acar, 2017 yılı yol yapım sezonu kapsamında ilçenin muhtelif yerlerinde başlatılan kilitli parke taşı döşeme çalışmalarını yerinde inceledi.

    Başkan Acar beraberindeki heyet ile birlikte kilitli parke taşı döşeme çalışmaları devam eden yollarda incelemelerde bulundu. 2016 yılında doğalgaz hattı döşeme çalışmaları biten, Camikebir Mahallesi, İtfaiye Mahallesi ve belediye hizmet binası çevresinde başlayan kilitli parke taşı döşeme çalışması yapılan bölgeleri gezerek ekiplerden bilgi aldı.

  • Emin Acar mezarı başında anıldı

    Geçtiğimiz yıl Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu 90 yaşında hayatını kaybeden Milli Selamet Partisi eski Milletvekili Dr. Emin Acar, vefatının birinci yılında doğum yeri olan İnegöl’e bağlı Deydinler mahallesindeki kabri başında anıldı.

    Ankara’nın manevi dinamiklerinden Milli Selamet Partisi 1973 Bursa Milletvekili Dr. Emin Acar, geçtiğimiz yıl hayatını kaybetti. 1974 ile 1979 yılları arasında Milli Selamet Partisi’nden Milletvekili olarak hizmet veren Ankara’nın manevi önderlerinden Dr. Emin Acar, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı. Doğum yeri olan İnegöl’e bağlı Deydinler Mahallesi’ndeki mezarının başına gelen yüzlerce öğrencisi dua etti. İnegöl Belediyesi, Deydinler mahallesi muhtarlığı ve öğrencilerince organize edilen mevlitte, merhum için okunan hatmi şerifler ve surelerin duası yapıldı.

    Mevlide Kaymakam Ali Akça, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İnegöl Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, AK Parti İlçe Başkanı Adem Demirel, Dr. Emin Acar’ın oğlu Dr. Rahmi Acar ile kalabalık vatandaşlar katıldı. Duanın ardından konuşan Acar’ın oğlu Dr. Rahmi Acar, merhum babasının mevlidine katılanlara teşekkür etti.

    Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, “Onun çorbasını içmeye, sohbetini dinlemeye nail olmuş birisi olarak gerçekten kendimi çok bahtiyar hissediyorum. Allah dostları vefat ettikten sonra bile böyle güzelliklere vesile oluyorlar ve yine bizleri bir araya getirdiler. Allah kendisinden razı olsun, Rabbim mekanını cennet etsin. Dr. Emin hocanın yaptıkları tarif edilemez. Allah’a hamd olsun ki, bugün talebeleri, Dr. Emin hocanın hizmetlerini devam ettiriyorlar” dedi.

    Dr. Emin Acar’ın mezarının çevresinde öğle namazını eda eden cemaate, bin kişilik hazırlanan pilav, kavurma ve irmik helvası ile ayran ikram edildi.

  • Uğur Acar davasında sağlık ekipleri dinlenecek

    Türkiye’nin ilk yüz nakillisi Uğur Acar’ın sanık olarak yargılandığı ‘yakmak suretiyle kasten öldürme’ davasının 5’inci duruşmada da sonuç çıkmadı. Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava, sağlık ekibinin dinlenmesi için 6 Nisan’a ertelendi.

    Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 5’inci duruşmasına Uğur Acar ve hayatını kaybeden Ramazan Kaya’nın eşi Hatice Kaya ile diğer sanıklar Hasan Yıldız ve Numan Acar’ın avukatları katıldı. Cumhuriyet Savcısı yargılamanın genişletilmesini, olay günü maktule müdahalede bulunan 112 sağlık ekibi ve diğer sağlık ekibinin dinlenmesini talep etti.

    Ölen Ramazan Kaya’nın eşi Hatice Kaya ve avukatı sanıkların cezalandırılmaları gerektiğini söylerken, Uğur Acar ve avukatı, savcının davanın genişletilmesi yönündeki talebine katılmadıklarını, hakkında şüphe dahi teşkil edecek bir şeyin söz konusu olmadığını ve beraatını istedi.

    Mahkeme, maktulü Manavgat Devlet Hastanesine götüren sağlık görevlilerinin tanık sıfatıyla bir sonraki duruşmada hazır bulundurulması, maktule hastanede ilk müdahaleyi yapan doktora davetiye çıkarılması, Antalya Adli Tıp Kurumuna yazılan yazının akıbetinin sorulması için duruşmayı 6 Nisan 2017 saat 14.00’e erteledi.

  • Türkiye’nin ilk yüz nakillisi Uğur Acar hakim karşısına çıktı

    Türkiye’nin ilk yüz nakillisi Uğur Acar, 2 yıl önce Antalya Manavgat’ta Ramazan Kaya isimli şahsın yanarak ölmesinin ardından açılan davada ‘yakmak suretiyle kasten adam öldürme’ suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen Acar, “Bir daha ki duruşmada inşallah hakkımızda hayırlısı olan sonucun çıkacağına eminim”

    Manavgat Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ikinci duruşmasında Uğur Acar’ın yanı sıra amcasının oğlu Numan Acar ile Hasan Yıldız da sanık sıfatıyla hazır bulundu.

    Hakimin hakkındaki suçlamaları okumasının ardından söz alan Uğur Acar, suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini belirterek beraatını istedi. Acar, Ramazan, Numan ve Hasan ile birlikte aşırı derecede alkol aldıktan sonra Ramazan’ın kullandığı araçla gezmeye çıktıklarını, arabanın bozulduğunu, Ramazan’ın arabaya küfür ederek araçtan indikten sonra aracın arkasından getirdiği benzini araca döktüğünü, 3-4 metre araçtan uzaklaştıktan sonra sigara yakmak isterken kendisini yaktığını söyledi. Acar, Ramazan’ın yanmaya başlaması üzerine benzin bidonunu alarak kanaldan su getirdiğini ve yanmakta olan Ramazan’ın üzerine dökmek suretiyle söndürdüğünü sözlerine ekledi.

    Uğur Acar’ın avukatı Mehmet Emin Erdem de, müvekkili ile maktulün akraba ve arkadaş olduğunu, müvekkilinin Ramazan Kaya’yı öldürmek için hiçbir nedeninin olmadığını, müvekkilinin suçsuz olduğunu belirterek beratını istedi.

    Numan Acar’ın da dinlenmesinin ardından hayatını kaybeden Ramazan Acar’ın avukatı sanıklara sorular yöneltti. Kaya’nın avukatı, sanıklara olayın meydana geliş şekli ve olay sırasında kendilerinin neler yaptığını sorarken, dosyada da yer alan Ramazan Kaya’nın Uğur Acar’a yönelik “Uğur beni neden yaktın?” şeklindeki söyleminin ne anlama geldiğini, diğer sanıkların Ramazan’ın Uğur Acar’a sarf ettiği bu sözleri doğruladığını söyledi. Numan Acar da böyle bir söylemin olduğunu, ne anlama geldiğini anlamadığını ifade etti.

    “Kocamın otopsisinde alkol bulunmamıştır”

    Ramazan Kaya’nın eşi Hatice Kaya ise, kocasının sanıkların söylediği gibi aşırı alkol alan bir kişi olmadığını, tamircilik yanında yangın söndürme tüpü işinde bulunduğu için yangın söndürme konusunda eğitimlere katıldığını belirterek “Kocamın kolundan başlayan bir yangınla yüzde 70 oranında yandığı iddia edilmekte. Kocamın otopsisinde alkol bulunmamıştır. Aracında her zaman yangın söndürme tüpü bulunmaktadır. Sanıklar kendilerini kurtarmak için eşimle ilgili suçlamalarda bulunmaktadır. Söylediklerinin tamamı yalandır” dedi. Mahkeme avukatların konuşmalarının ardından duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

    “Gelecek duruşmada hayırlı sonuç alacağımıza inanıyorum”

    Duruşmanın ardından açıklama yapan Uğur Acar “Kurban bayramının 2’nci günüydü. Yedik, içtik, eğlendik arkadaşlarımızla beraber. Arkadaşımız Ramazan Kaya bilerek ya da bilmeyerek üzerine ve arabaya benzin dökeceğim diyerek bağırarak ve küfür ederek yakacağım bu arabayı diyerek benzin döktü. Benzin ya üzerine sıçradı ya da üzerine döküldü. O arada arabadan 2-3 metre geriye çekildi. Sanırım benzinin üzerine döküldüğünün farkında değildi. Bilmiyorum olayın heyecanı ama arabadan 3-4 metre geriye çekildikten sonra kendisi sigara yakmak için uğraştı bir iki sefer. Olmadı ama 3’üncü deneyişinde sigarayı yaktı ondan sonra da alev aldı. Tek sağ kolundan yandığını söylediler. Kesinlikle alakası yok. Zaten o esnada da bir anda alev aldı. Kendisi alev alınca da biz arkadaşlarımızla gerekli müdahaleyi yapmaya çalıştık. 2 gün yoğun bakım tedavisine dayanabildi kendisinin vücudu. 2 gün sonrada vefat etti. Geçen ay bir duruşmamız olmuş. Ben katılamadım. Bana ihtarname gelmediği için bu duruşmaya katıldım. Bu duruşmada da gereken bilgileri aldık. Gereken ifademizi de verdik. Bir daha ki duruşmada inşallah hakkımızda hayırlısı olan sonucun çıkacağına eminim” dedi.

    Alkole sığınıyorlar”

    Mahkemede davacı olarak bulunan ve verdiği ifadede, Uğur Acar’ın olayın ardından kendisiyle birlikte Antalya’ya hastaneye gittiğini, üzerinde yanan kocasına müdahale ettiğine dair hiçbir emarenin bulunmadığını, kendisi kocasının canıyla uğraşırken Uğur ve yanındaki arkadaşlarının uyuyarak geceyi geçirdiğini iddia eden Ramazan Kaya’nın eşi Hatice Kaya mahkeme çıkışında şunları söyled:

    ” Ben Uğur Acar’ın verdiği hiçbir ifadeyi kabul etmiyorum. Eşim kesinlikle her gün alkol alan birisi değildir. 15-20 günde bir canı sıkıldığında alır. Arkadaşlarının zoruyla dışarı çıkıp alkol alır. Çocuğunun filan yanında kesinlikle alkol alan bir insan değildi. Alkole sığındılar. Eşimin üzerinden ne yapabiliriz diye ama kesinlikle hiçbirini kabul etmiyorum. Benim eşim köye giden bir insan değil. Ayda bir gider onda da işiyle ilgilenir. Sürekli kahveye gidip alkol alan birisi değildi. Eşim o an yangını eline almış olsa bile eşimin yüzde 60 yanması imkansız. Eşim zaten yangınla ilgili seminerlerini almış, servis ustası. Kesinlikle kolundan alev almış biri yüzde 60 yanması imkansız eşimin o gün üzerine orada üzerine benzinin boşaltılıp yüzde 60 yakıldığına inanıyorum. Bunun dışında hiçbir şeye inanmıyorum.”

    Olayın geçmişi

    7 Ekim 2014’te Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşanan olayda iddiaya göre, 33 yaşındaki Ramazan Kaya, Uğur Acar (22), Numan Acar ve Hasan Yıldız ile birlikte alkol aldı. Kaya, gecenin ilerleyen saatlerinde arkadaşlarıyla birlikte otomobiliyle dolaşmaya çıktı. Aracın bozulmasına sinirlenen Kaya, bagajdaki benzin bidonunu otomobile dökerek yakmak istedi. Kendi üzerine de dökülen benzin, Kaya’nın ağzındaki sigaradan dolayı birden alev aldı. Arkadaşlarının müdahalesiyle alevler söndürüldü. Ağır yaralanan Kaya, kurtarılamadı.

    Manavgat Cumhuriyet Savcılığı, Ramazan Kaya’nın yaşamını yitirmesi üzerine soruşturma başlattı. Soruşturmanın ardından Uğur Acar ve olay yerinde bulunan 2 arkadaşı hakkında Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Yakmak suretiyle kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Davanın ilk duruşması 13 Ekim’de görüldü. Uğur Acar duruşmaya katılmaması üzerine mahkeme heyeti Acar’ın bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar verdi.

  • Doç. Dr. Acar “Dünya, geri dönüşü olmayan bir evrede”

    İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve Enerji ve Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Doç. Dr. Sevil Acar, karbon kırılma noktası konusu hakkında bilgilendirmede bulundu.

    Karbon kırılma noktasının ne olduğu ve bu seviyenin aşılması halinde neler yaşanacağı hakkında önemli açıklamalar yapan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı ve Enerji ve Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Doç. Dr. Sevil Acar, “Kritik eşik olan 400 ppm’i (1 milyon parçacıkta 400 karbondioksite tekabül ediyor) çok yakın bir zamanda aştık. Bu seviyeyi kalıcı olarak aştığımız için küresel ısınma hızlanabilir. Bunun etkileri sonucunda ise aşırı hava olayları, doğal felaketler, seller, kuraklıklar, kasırgalar, iklim değişikliğine bağlı deniz seviyelerinin artması, buzulların erimesiyle bağlantılı doğa olayları, toprağın zarar görmesi, biyoçeşitliliğin azalması ve bazı canlı türlerinin yok olması gibi küresel ısınmaya bağlı bozulmalara daha açık olacağız” dedi.

    “2 derece daha fazla ısınmamasını sağlamamız gereken bir dünyamız var”

    Karbon kırılma noktası aşımının geri döndürülemez olduğunu da belirten Doç. Dr. Sevil Acar, “Bu ısınma özellikle insan kaynaklı aktivitelerin atmosferde biriktirdiği sera gazları sonucunda oluşuyor. Yani biz istediğimiz zaman karbondioksit miktarının seviyesini düşüremeyiz. Endüstri devrimi öncesinde daha az olan bu ısınma, zamanla fosil yakıtların kullanımı ve sera gazlarının artmasıyla birlikte hızlandı. 2 santigrat derece daha fazla ısınmamasını sağlamamız gereken bir dünyamız var. Eğer bunu aşarsak ayrı bir geri dönülemez nokta daha oluşacak. Dolayısıyla dünya bunu engellemenin yollarını arıyor” diye konuştu.

    50’den fazla ülke Paris İklim Anlaşması’nı onayladı

    “Aslında dünya uzun yıllardır bu konunun çözümleri tartışıyor. Geçtiğimiz yıl Paris’te 21. BM Taraflar Konferansı yapılmıştı. Burada 195 ülke Paris İklim Anlaşması üzerinde oybirliğine vardı” ifadelerini kullanan Doç. Dr. Acar, “Bu sene de Marakeş’te düzenlenecek bir taraflar konferansı var. Güzel olan gelişme ise Paris’te alınan kararların uygulamaya geçilebileceği bir noktaya geldik. Anlaşmanın hükümlerinden en önemlisi, dünyadaki sıcaklık artışının 2 derece ile sınırlandırılması konusunda uzlaşılmış olması. Sıcaklık artışına katkısı olan tüm ülkelerin el birliği ile birtakım önlemler alarak, ısınmayı durdurması veya yavaşlatması gibi bir kural çıkmıştı. Paris İklim Anlaşması’ndan önce de ülkeler iklim değişikliğine etki eden emisyonlarından feragat edeceklerine dair niyet beyanlarını bildirmişlerdi. Bu beyanları artık hayata geçirebilecek bir noktaya geldik. Geçtiğimiz Eylül ayı itibariyle toplam emisyonların yüzde 55’inden fazlasını salan en az 55 ülke bu anlaşmayı onayladı; bu da anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için önkoşuldu. Bu devletlerin içerisinde ABD, Çin, Hindistan vardı. Buna bir de Avrupa Birliği ülkeleri eklendi. Dolayısıyla 50’den fazla ülkenin bu anlaşmaya resmi olarak taraf olduğu bir noktaya geldik. Tahmin ediyoruz ki yakın zamanda Türkiye’nin de imza atacağı bir anlaşma olacak” şeklinde konuştu.

    “Önlem alındığı sürece umutlu bir durumdan söz edebiliriz”

    Küresel ısınmayı yavaşlatmak veya durdurmak için neler yapılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Doç. Dr. Acar, “Küresel ısınmaya sebep olan enerji yatırımlarından yani fosil yakıtlardan vazgeçilmelidir. Günümüzde yenilenebilir enerjiyle ilgili çok fazla fırsat ve seçenek var. Güneş ve rüzgar enerjisi kurulum maliyetleri geçmişe göre oldukça düştü. Bu fırsatı tren henüz yakınlardayken yakalayıp değerlendirmek, hem Türkiye gibi gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkeler için bir seçenek olarak ortada duruyor. Bunlar yapıldığı sürece umutlu bir durumdan söz edebiliriz” açıklamasında bulundu.