Etiket: Açacak

  • ‘Şamdan Alaçatı’yı Pascal Nouma açacak

    İzmir’in Çeşme ilçesi’nde bulunan Şamdan Alaçatı’nın açılışı 14 Temmuz Cuma akşamı eski futbolcu Pascal Nouma tarafından gerçekleştirilecek.

    Genç işadamları Fırat Özdemir ve Murathan Ekşi’nin müteşebbisi oldukları mekânın 14 Temmuz Cuma akşamı eski futbolcu Pascal Nouma’nın katılımı ile açılacağı duyuruldu.

    Açılışını yapacakları mekânın Çeşme’ye ayrı bir renk ve ahenk kazandıracağını belirten Fırat Özdemir, “Hemen hemen her hafta ünlü bir konuğumuz olacak. Saat 23.00 ile 03.00 arası hizmet verecek olan mekânımızda her türlü yerli ve yabancı içecekleri bulmak mümkün. Ayrıca ünlü DJ’ler ile gecelere renk katacağız. Cuma akşamı Çeşme’ye eğlenmeye gelenleri açılışımıza davet ediyoruz” dedi.

  • 10 milyonluk tesis ahşap ürünleri sektöründe çığır açacak

    Kastamonu’da hayata geçirilen Endüstriyel Orman Ürünleri Ortak Kullanım İşleme Tesisi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik’in katılımıyla hizmete açıldı.

    Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yaklaşık 10 milyon euro yatırımla Kastamonu’da hayata geçirilen Endüstriyel Orman Ürünleri İçin Ortak Kullanım İşleme Tesisi açıldı. Kastamonu Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan fabrikanın bahçesinde düzenlenen açılış töreninde konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, Kastamonu’nun ağaç ve orman ürünleri bakımından gözbebekleri olduğunu belirterek, “Kastamonu’daki köylerin yüzde 95’i orman köyleridir. Dolayısıyla ormancılık sektöründe hayata geçireceğimiz her türlü faaliyet, her türlü proje ve bütün yatırımlar; orman köyleri şeklinde tanımladığımız geniş bir kitleyi etkileyecektir. Bu geniş kitlenin sosyo-ekonomik anlamda büyümesi için atılacak her adım mutlak surette önemlidir ve değerlidir. Bugün burada işler hale getireceğimiz tesislerimiz; hiç şüphesiz Kastamonu ekonomisi, KOBİ’leri ve orman köylerimiz için ciddi katkılar sunacaktır” dedi.

    “Sürekli yenilikçi olmamız, sürekli dinamik kalmamız gerekiyor”

    Kastamonu’da halihazırda 700 civarında KOBİ’nin orman ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini hatırlatan Bakan Yardımcısı Çelik, “Bu önemli bir rakamdır. Ancak, ağaç ürünleriyle ilgili KOBİ’lerin değişen tüketici taleplerine cevap vermek ve yeni teknolojilere uyum sağlamak anlamında sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Ağaç ürünleri ve mobilya sektörü son derece esnek, sürekli değişen, yeni trendlere ayak uydurmak durumunda olan bir sektördür. Dolayısıyla sürekli yenilikçi olmamız, sürekli dinamik kalmamız gerekmektedir. İşte bugün hayata geçecek olan ’Rekabetçi Sektörler Programı’ çerçevesindeki projemiz, bahsettiğim bu ihtiyaca cevap verecektir. Biz, bu programı çok önemsiyoruz. Programın şehirlerimize büyük katkılar sunacağına yürekten inanıyoruz” diye konuştu.

    “Refakatçi Sektörler Programı’nın birinci dönemine 500 milyon avro fon sağlandı”

    Rekabetçi Sektörler Programı’nın birinci döneminde 500 milyon avro fon sağladıklarını ifade eden Çelik, “Yeni dönemde ise 405 milyon avro fonla yeni projeler gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bu programdaki temel amacımız; tahsis ettiğimiz kaynaklarla işletmelerimizin ve girişimcilerimizin rekabet gücünü artırmaktır. Bu sayede işletmelerimiz ve KOBİ’lerimiz uluslararası pazarda daha etkin aktörler haline gelecektir” şeklinde konuştu.

    “Kastamonu’da açılışını yaptıkları tesis, 9.9 milyon avroya mal oldu”

    Kastamonu’da açılışını yaptıkları Endüstriyel Orman Ürünleri İçin Ortak Kullanım İşleme Tesisi’nin toplam 9.9 milyon avroya mal olduğunu söyleyen Çelik, “Bunun 8.2 milyon avroluk kısmı Avrupa Birliği bütçesinden, 1.7 milyon avroluk kısmı ulusal bütçemizden karşılanmıştır” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin toplam orman varlığı 23 milyon hektardır”

    Rekabetçi Sektörler Programı’nın ihtiyaç duyulan mali kaynakları karşılamanın yanında kurumların ortak çalışma kültürünü de kazandıracağına inandıklarını aktaran Çelik, şöyle konuştu:

    “Türkiye’nin bugün toplam orman varlığı 23 milyon hektar düzeyindedir. 2002’den bugüne orman varlığımız 1,5 milyon hektar artış göstermiştir. Ormanlarımız bizim milli servetimizdir. Onları korumak ve büyütmek en temel görevlerimizden biridir. Orman, çevre ve sanayi üçgeninde Türkiye’nin son derece dengeli bir büyümeyi gerçekleştirmesi gurur vericidir”

    “Türkiye’nin son 12 aylık ağaç ve orman ürünleri ihracatı 4,2 milyar dolardır”

    Çevreye ve ormanlara karşı duyarlı bir sanayileşme anlayışına sahip olduklarını anlatan Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, şunları kaydetti:

    “Bu anlayışımızda hiçbir zaman eksilme olmadığı rakamlardan da anlaşılmaktadır. Diğer yandan Türkiye’nin son 12 aylık ağaç ve orman ürünleri ihracatı 4,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Ağaç ve orman ürünlerinin toplam ihracatımızdaki payı ise yüzde 2,8 düzeyindedir. Bu oran yeterli değildir. Bugün burada hayata geçirdiğimiz projemiz ve diğer yatırımlarımız sayesinde ihracatımız mutlaka yükselecektir.”

    “KOBİ’lerimizin kendilerini dönüştürmeleri gerekmektedir” diyen Çelik, “Ağaç ve orman ürünleri kapsamındaki KOBİ’lerimiz ve işletmelerimiz; verimliliğe dayanmak, teknolojiyi takip etmek, yeni ürünler üretmek ve yeni pazarlara açılmak durumundadırlar. Kastamonu Orman Ürünleri Ortak Kullanım İşleme Tesisi, işte bu değişimin, dönüşümün ve büyümenin lokomotif tesislerinden biri olacaktır. Biz, Bakanlık olarak bu projelendirdik, sizlere güvendik ve bütün imkanlarımızı seferber ettik. Bu tesis KOBİ’ler tarafından verilen siparişler üzerinden işleyecektir” dedi.

    “Tesis, Kastamonu’nun ekonomik refahına ciddi katkılar sunacak”

    Kastamonu’daki tesisin sipariş veren işletmelere doğrudan hammadde temin edeceğini aktaran Çelik, “Masif ve lamine ahşap malzemeler üretilecektir. Yarı mamul ürünler üzerindeki teknik işlemlerin yapılması için gereken hizmetler sunulacaktır. Ayrıca bu tesis KOBİ’lerimiz için gerekli teknik çizim, teknik altyapı, Ar-Ge, inovasyon, sermaye yönetimi ve rekabet konularında danışmanlık hizmeti de verecektir. Artan iş ve rekabetle birlikte üretim giderleri de azalacak, Kastamonu’nun ekonomik refahına da ciddi katkılar sunulacaktır” diye konuştu.

    “Üretim Reform Paketi’ne Kastamonu’yu da dahil ettik”

    1 Temmuz’da yürürlüğe giren Üretim Reform Paketi’nin üretmek ve büyümek isteyen bütün KOBİ’ler ve işletmeler için altın değerinde fırsatlar sunduğunu sözlerine ekleyen Çelik, şöyle devam etti:

    “Paket doğrultusunda ilk uygulamamız, 10 ilimizdeki sanayi sitelerinin taşınması olacaktır. Bu sanayi sitelerinden biri de Kastamonu Küçük Sanayi Sitesi’dir. Sanayi sitelerinin taşınma sürecinde işletmelerimiz asla yalnız kalmayacaklar, devletimizin gücü ve desteği arkalarında olacaktır. Bizler tüm sanayi sitelerimizin daha iyi şartlarda, teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak verimli ve güvenli bir biçimde büyümesi için çabalıyoruz. Ülkemiz için değer yaratacak projelerinizi ve fikirlerinizi olgunlaştırınız. Korkmayınız, çekinmeyiniz, kendinize güveniniz ve fikirlerinizi hayata geçirmek için bütün kapıları zorlayınız. Bakanlığımız, ticaret odalarımız, ticaret borsalarımız, kalkınma ajanslarımız, TÜBİTAK ve KOSGEB, sizlere hizmet etmek için, sizlere destek olmak için vardırlar.”

    “Türkiye, Üretim Reform Paketi’yle birlikte vites büyütmüştür”

    Türkiye’nin Üretim Reform Paketi’yle birlikte vites büyüttüğünü vurgulayan Bakan Yardımcısı Çelik, “Türkiye her alanda çıtayı yükseltmeye kararlıdır. Artık ’yükte ağır pahada hafif’ mantığını bir kenara bırakıyoruz. Artık katma değeri yüksek, kaliteli ve teknoloji ürünlerine dayanan bir ihracat modeline doğru hızla ilerliyoruz. Bunun için inovasyon, Ar-Ge, tasarım ve markanın önemini kavramak, tüm bunları sanayi stratejimizin temeline yerleştirmek zorundayız. İnanıyorum ki Kastamonu’dan da teknoloji odaklı büyük markalar mutlaka çıkacaktır. Bugün açılışını yaptığımız tesisin, işte bu hedefe hizmet edeceğine yürekten inanıyorum” dedi.

    Vali Yaşar Karadeniz ise, Kastamonu’da öne çıkan iki potansiyelin bulunduğuna dikkat çekerek, “Birisi orman, diğeri turizm. Tabi sanayiyi düşünürsek de bu potansiyel çerçevesinde düşünmemiz gerekiyor ve sanayinin olmadığı yer tek başına gelişmiş bir yer özelliğine sahip olamıyor. Bunu yakın zamanda komşu ülkemiz olan Yunanistan çok ciddi bir ekonomik bunalımlar yaşayarak bedelini ödediler. Dolayısıyla biz hem turizmimize hem sanayimizle destek çıkmalıyız. Ama bu desteği çıkarken birbirini boğmayacak şekilde değil, ikisi birbirini sürükleyecek şekilde sahip çıkmalıyız. Dolayısıyla ahşap sektörü hem ilimizin sanayisini geliştirmek adına bir fırsattır hem de turizmimizin geliştirilmesi adına bir fırsattır. Dolayısıyla sanayide ormandan mutlaka istifade etmek zorundayız” dedi.

    AK Parti Kastamonu Milletvekilleri Metin Çelik ve Murat Demir ile Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ve Kastamonu Ticaret Odası Başkanı Sedat İşeri de tesisin hayırlı olması temennisinde bulundular. Konuşmaların ardından Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, beraberinde Vali Yaşar Karadeniz, AK Parti Kastamonu Milletvekilleri Metin Çelik ve Murat Demir ile Belediye Başkanı Tahsin Babaş ve diğer katılımcılarla birlikte tesisin açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından Bakan Yardımcısı Çelik, tesisi gezerek yetkililerden bilgiler aldı.

  • OMÜ, Külliyede 15 Temmuz sergisi açacak

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi bir grup öğretim üyesi tarafından aylar öncesinden hazırlanan “15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Milli Birlik” temalı resim ve afiş tasarımları karma sergisi 12 ve 13 Temmuz 2017 tarihlerinde Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde sergilenmeye başlanacak.

    OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Metin Eker, sergiyle ilgili açıklama yaptı. Eker, “Birlik ve beraberliğin koşulsuzluğuna bütünlük karakteri ile cevap veren bir inancın ve kültürün fertleri olarak milletimiz, bir yıl önce sinsi ve hain planlara ve ittifaklara karşı direncin de sembolü olarak bir ihanet teşebbüsüne kahramanca cevap verdi. Mücadele ve dolayısıyla mücadele timsali Türk milleti, kahramanlık destanında acı kayıplar yaşadı. Bu vesileyle şühedaya kucak açan toprağımızı her zaman ve koşulda savunacağımızın bir diğer göstergesi ve toplumsal belleğimizin müşahhas emaresi olarak sanat, vefamızın paylaşımı ve müessiri olarak yeniden eserleşmiş bulunmaktadır. Güzel Sanatlar Fakültesi olarak 2016 Ağustos ayından itibaren planladığımız ‘15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Milli Birlik’ temalı sergi hazırlığımız için fakültemizden sekiz (8) öğretim üyesi ve diğer üniversitelerden de altı (6) öğretim üyesi 32 adet yağlı boya tablo, 1 adet deri minyatür çalışma ve 43 afiş tasarım olmak üzere toplam 76 adet sanat eseri-tasarım gerçekleştirmişlerdir” dedi.

    Prof. Dr. Metin Eker, bu sergiye destek verenlere teşekkür etti.

  • (Özel haber) Türkiye İran’ın başkentinde ticaret merkezi açacak

    Van Ticaret Ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Türkiye’nin İran’ın Başkenti Tahran’da açacağı ticaret merkezinin Van’ın ekonomisini ciddi anlamda etkileyeceğini söyledi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci koordinasyonunda Türkiye İhracatçılar Meclisi ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu işbirliğinde İran’ın başkenti Tahran’da Türkiye Ticaret Merkezinin yakın zamanda açılacağını ifade eden Başkan Takva, özellikle Kapıköy Sınır Kapsı’nın modernizasyon çalışmalarının da tamamlanmasıyla iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin Van’ın ekonomisini ciddi anlamda etkileyeceğini ifade etti. Takva, “Çok sevindirici bir gelişmenin arifesinde bulunuyoruz. Ekonomi Bakanımızın koordinasyonunda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin organizasyonunda 8-10 Temmuz tarihlerinde İran’ın başkenti Tahran’da Türkiye Ticaret Merkezinin açılışı gerçekleştirilecek ve bu çerçevede bir iş formu da düzenlenmesi planlanıyor. Doğrusu bizler İran pazarına gecikmiş olduğumuz yönünde bir kanaati taşıyorduk. Ama bu adımlar hükümetimizin aslında İran’la olan ilişkilerimizi etkin bir şekilde temsil etmek üzere zemin oluşturduğunu gösteriyor. İran’ın kalbine kurulan ticaret merkezi, Van’ın ekonomisini de olumlu anla etkileyecektir” dedi.

    “2017’nin ilk çeyreğinde 110 bin turist Kapıköy’den giriş yaptı”

    Van’ın İran’la 280 kilometre sınırının bulunduğunu belirten Takva, “İlimiz bundan doğrudan etkilenecektir. Özellikle son yıllarda odamızın da İran-Türkiye ilişkileri bağlamında geliştirdiği işbirliği faaliyetleri, hem ilimizde hem bölgemizde hem de ülkemizin batı illerinde turizm faaliyetleri açısından göreceli bir seviye sağlamıştır. 2017 yılının ilk çeyreğinde 110 bin turistin sadece Kapıköy’den giriş yapması bunun örneğidir. Bu sayının daha fazla düzeyde gerçekleşmesi için de bu tür faaliyetlerin ve ülkeler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi çabalarının çok önemli etkisi olacaktır” şeklinde konuştu.

    “Kapıköy stratejik öneme sahip”

    Van’ın, bölgenin çekim merkezi haline geldiğini ve İran’ın güneyindeki kentlerinden insanların yoğun bir şekilde Türkiye’yi ve Van’ı tercih etmeye başladıklarını savunan Takva, bu noktada modernizasyonu devam eden Kapıköy Sınır Kapısının stratejik önemine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

    “Kapıköy Sınır Kapımızı bu konuda stratejik çalışmalardan bir tanesi olarak görmekteyiz. Burayla ilgili faaliyetlerimiz devam ediyor. Tahminimizce eylül başı gibi kapımız Türkiye’nin en modern kapılarından bir tanesi haline gelerek faaliyete başlayacaktır. Bu da Türkiye-İran ilişkileri bağlamında Van’ı merkeze alan bir gelişme ortaya koyacaktır. Yapılacak olan ticaret merkezinin hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

  • Haseki Genetik Tanı Merkezi, sağlıkta çığır açacak

    Türkiye’de yer alan bütün kamu hastanelerine Ağustos 2016 tarihinden itibaren hizmet veren Haseki Genetik Tanı Merkezi, yeni nesil ileri gen dizileme teknolojisi ile sağlıkta yeni bir çığır açacak. Nadir Hastalıklar Derneği Başkanı Prof. Dr. M. Hamza Müslümanoğlu, Genetik Tanı Merkezinde, faaliyetine başladığı günden itibaren birçok genetik testin güvenli ve başarılı bir şekilde yapıldığını söyledi.

    “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İstanbul Fatih Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Haseki Genetik Tanı Merkezi, Ağustos 2016 tarihinden itibaren, Türkiye’de yer alan bütün kamu hastanelerine hizmet vermektedir” diyen Nadir Hastalıklar Derneği Başkanı Prof. Dr. M. Hamza Müslümanoğlu, merkezin sağlık açısından çığır açacağını belirtti.

    Yeni nesil ileri gen dizileme teknolojisi

    Kamu hastaneleri içerisinde en geniş genetik test çeşitliliğini sunan merkezde, günlük ortalama 300-650 arası örnek kabulünün yapıldığını belirten Nadir Hastalıklar Derneği Başkanı Prof. Dr. M. Hamza Müslümanoğlu Genetik Tanı Merkezi ile alakalı şunları kaydetti:

    “Haseki Genetik Tanı Merkezi, her geçen gün test listesini, kullandığı yöntemleri, dünya literatürü ve rehberleri çerçevesinde güncellemekte ve genişletmektedir. Şimdi de merkez, kamu hastaneleri içerisinde ilk defa yapılacak birçok yöntemi bünyesine katmaktadır. Merkezde kullanılan yeni nesil ileri gen dizileme teknolojisi ile birçok genetik hastalık panelinin incelenmesi yapılacaktır. Özellikle ülkemizde görülen, nadir genetik hastalıkların tanısına yönelik uygulanacak, kalıtsal ve klinik eksom sekanslama bu anlamda klinik tanıya büyük fayda sağlayacaktır. Yine çok önemli olan, kanser genetik tanısında kullanılacak, hastaların değişimleri konusunda hızlı sonuç almayı sağlayacak, sıvı biyopsi materyalinden genetik değişimleri inceleyen araştırma yöntemleri de merkezin rutin hizmetlerine dahil olacaktır. Özellikle bazı genetik tetkikler yurt dışına gönderilmekte idi ve hem uzun zaman beklemeye hem de yüksek maliyetlerle yapılmaktaydı. Ancak yapmış olduğumuz yeni yatırımlarla daha uygun fiyatlara daha kısa sürede yurt dışına göndermeden çözüme kavuşturmuş olacağız.”

    Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genetik Merkezi çalışanlarına da teşekkürlerini ileten Müslümanoğlu, merkezin sağlık açısından çığır açacağını söyledi.

    Spinal Müsküler Atrofi (SMA), hastaları ile alakalı tetkiklerin hali hazırda yapılmakta olduğunu belirten Müslümanoğlu, Fatih Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Süleymaniye Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi tüp bebek ve PGT merkezinin, bu genetik tanı merkezi ile entegre olarak taşıyıcı ailelere sağlıklı çocuk sahibi olmalarını sağlayacak çalışmaların da en kısa sürede tamamlanacağını kaydetti.