Etiket: Açacak

  • Sınai Mülkiyet Kanunu Türkiye’nin önünü açacak

    AK Parti Bursa Milletvekili ve Ekonomik İşler Başkan Yardımcısı Hüseyin Şahin, yürürlüğe giren Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun Türkiye’nin önünü açacak önemli bir düzenleme olduğunu söyledi.

    Hüseyin Şahin, kanunun ekonomik ve sosyal gelişimine sağlayacağı faydalara dikkat çekti. AB ile üyelik müzakereleri çerçevesinde yer alan en önemli konulardan birinin de Sınaî Mülkiyet Kanunu olduğunu kaydeden Şahin, daha önce kanun hükmünde kararnameler ile yürütülen sınaî mülkiyet haklarının korunmasıyla ilgili mevzuatın hukuki zemine oturtulmasıyla bu konuda önemli bir adımın atıldığını söyledi.

    Bilim ve teknolojideki yeniliklerin korunması açısından sınai mülkiyet haklarının küresel rekabetin önemli bir parçası haline geldiğini kaydeden Milletvekili Hüseyin Şahin, Türkiye’nin de sınayi mülkiyet sistemini gözden geçirmek zorunda olmasının gereğini yerine getirdiğini ifade etti. Şahin, kanunun marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ve geleneksel ürün adlarına ilişkin hakları koruyacağını dile getirdi.

    Hüseyin Şahin, kanunun Türk Patent Enstitüsü’nün kurumsal yapısının geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirterek, getirilen yenilikler konusunda bilgiler aktardı. Kanunla, Türk Patent Enstitüsü’nün adının Türk Patent ve Marka Kurumu olarak değiştirildiğini bildiren Şahin, ’Yeni kanun, tescilli markaların piyasada daha etkili kullanımını sağlarken, kullanılmayan mal ve hizmetler için marka başvurusunun önüne geçecek. Tescil başvurusu yapılan markanın önceki tarihte yapılan markalarla benzerliği halinde itiraz edilirse başvuru reddedilebilecek. Marka koruma süresi 10 yıl olacak. 5 yıl içinde haklı sebep olmadan kullanılmayan markalar iptal edilebilecek’ dedi.

    Hüseyin Şahin, kanunun, sinai mülkiyet haklarının ihlaline hapis ve para cezaları getirdiğine de dikkat çekti. Başkasına ait marka hakkına tecavüz edenlerin 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabileceğini belirten Hüseyin Şahin, marka koruması olduğunu belirten işareti mal ve ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişinin de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabileceğini sözlerine ekledi.

  • Milletvekili Fırat : “Yeni anayasa Türkiye’nin önünü açacak”

    Anayasa Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat, yeni anayasanın Türkiye’nin önünü açacağını kaydederek, milletin referandumda en doğru kararı vereceğini kaydetti.

    Memleketi Adıyaman’a bir dizi temaslarda bulunmak için gelen Anayasa Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat, İl Başkanlığında gazetecilerin sorularını cevapladı.

    AK Partinin yıllardan beri yeni anayasa yapmak için gayret içerisinde olduğunu ancak muhalefet partilerinin aynı duyarlılığı sergilemediğini dile getiren İbrahim Halil Fırat, Türkiye’nin yeni anayasaya ihtiyacı olduğunu vurguladı.

    İbrahim Halil Fırat gazetecilere açıklamasında, “2002’den bu yana bütün seçimlerde hem iktidar partisi hem de muhalefet Türkiye’nin ihtiyacı olan yeni anayasayı yapmak istediklerini söyledi. 2011 seçimlerinden sonra Anayasa Uzlaşma Komisyonu yapılmasını istedik. Bu Anayasa Uzlaşma Komisyonunda milletin yüzde 96’sını temsil ediyorduk. 26 aylık çalışma sonrasında 60 madde üzerinde anlaşıldı. Bunu genel kurulda geçirelim deyince muhalefet buna yanaşmadı. Son olarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘Türkiye’nin ihtiyacı olan yeni anayasayı millete götürmekte hiçbir sıkıntı yoktur’ demesi üzerine biz bu partiyle uzlaşarak, Türkiye’nin ihtiyacı olan anayasa için çalışmalar yapıldı. Taslak hazırlandı ve Anayasa Komisyonuna getirildi” diye konuştu.

    Yeni Anayasa’da üç önemli konu olduğuna dikkat çeken Fırat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Burada 3 önemli konu vardır. Türkiye’nin önünü tıkayan, kalkınmasına engel olan yürütmenin ve yasamanın birbirinden tamamen ayrılacağı bir anayasa yapmak istedik. Burada şuandaki mevcut anayasada bir hükümet sistemi olarak belirtilmemiş. Ama bu hükümet sisteminde TBMM’yi seçersen, bu milletvekillerinden hükümette çıkıyor.

    Halk ne istiyorsa halkın dediğini yapalım. Halka rağmen bir şey yapmayalım. 330 referandum sayısıdır. 367 olursa referanduma gitmeye gerek yok ama biz buna rağmen bunu halkımıza soralım diyoruz. Milletimizin belirlediği yolda siyaset yapalım diyoruz.

    Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile yasamanın ve yürütmenin birbirinden tamamen ayrıldığı bir dönem olacak. Burada millet hem yürütmenin başındaki Cumhurbaşkanını seçecek hem de yasama görevini yerine getirecek milletvekilini seçecek. Böyle olunca yapılacak olan seçimde Cumhurbaşkanının kim olduğu, iktidarın kim olduğu belli olacak. Cumhurbaşkanı kendi kabinesini kurup yoluna devam edecek. O zaman istikrar sağlanacak. Hızlı karar alma durumu söz konusu olacak.

    Şuanda milletvekillerinin içerisinde bakanlar seçiliyor. Başbakan seçiliyor. Başbakan hem yasamaya hükmediyor hem de yürütmenin başında yer alıyor. Burada bir çift başlılık söz konusudur. Cumhurbaşkanına verilen yetkiler var. Cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır. Diğer taraftan hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan yürütmenin başı oluyor. Şuan bir sorun yok ama daha önceden bu sorunlar ortaya çıktı. Koalisyon hükümetlerinde ülkemiz hep geri gitmiştir. Ülkenin şaha kalktığı dönemler tek başına iktidarların olduğu dönemlerdir.

    25 olan seçilme yaşına 18’e indiriyoruz. Biz gençlerimize güveniyoruz. Milletvekili sayısını 550’den 600’e çıkartıyoruz. Muhalefetin bu anayasayı çıkartmamak adına engel olmaya çalışıyorlar. Bizler erkleri ayırmak istiyoruz. Her şeyden önemlisi biz halkımıza soracağız. Milletin karar verdiği her şey baş göz üstünedir.

    Bu konuda MHP Türkiye’nin önünün açılması adına bu sisteme destek verdiler. 9 Ocak pazartesinden itibaren mecliste anayasa çalışmalarına başlayacağız. İnşallah bu Türkiye’nin önünü açacaktır. Güvenin istikrarın devam edeceğine inanıyorum. Milletimizin önüne gelince bu sistemin geçeceğine inanıyorum.”

  • Türkiye’deki ilk yüzen terminali Erdoğan ve Yıldırım açacak

    İzmir’in Aliağa ilçesinde, Türkiye’nin ilk yüzen LNG Depolama ve Gazlaştırma Terminalinde İsmail ve Kamil Önal kardeşler de yatırımcılar arasında bulunurken, 5 milyar metreküp doğal gaz üretim kapasitesine sahip olacak olan dev yatırımın açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirilecek.

    Kolin ve Kalyon Grubu ile birlikte Etki Liman İşletmeleri Doğal Gaz İthalat ve Ticaret A.Ş. tarafından kurulan ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak olan ‘LNG Depolama ve Gazlaştırma Terminalinin yatırımcıları arasında, Aliağa’nın tanınmış sanayicilerinden İsmail ve Kamil Önal da yer alıyor. İki kardeş, yıllık 5 milyar metreküp doğal gaz üretim kapasitesine sahip olacak olan dev yatırımın Türkiye ekonomisine kazandırmanın gururunu yaşarken, dev proje 23 Aralık 2016 Cuma günü saat 14.30’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından açılacak. 23 Aralık’ta düzenlenecek törenle devreye alınması planlanan tesisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da sık sık gündeme getirirken, tesiste test çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Türkiye’nin doğal gaz ticaret merkezi olmasında önemli rol oynayacak olan yüzen terminalin, İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Çakmaklı Mahallesi kıyılarında oluşturulan özel iskele üzerinden faaliyet göstereceği belirtildi.

    283 metre uzunluğunda, 43 metre genişliğinde

    Norveç bayraklı 2009 yapımı, 283 metre uzunluğunda, 43 metre genişliğindeki yüzen terminal, FSRU (floating storage and regasification) ismiyle tanımlanıyor. 145 bin metreküp sıvı doğal gaz depolama kapasitesine sahip olan yüzen terminal, 163 derecede sıvılaştırılmış doğal gazın yanı sıra farklı gemilerden alacağı LNG’yi de doğal gaza çevirebiliyor. Yakın zamanda sisteme doğal gaz sağlamaya başlaması beklenen yüzen terminalin kapasitesi, Türkiye’nin yıllık gaz ihtiyacının yüzde 10’una tekabül ediyor.

  • Tekstilde çığır açacak uygulama

    Uludağ Üniversiteli akademisyenler, gerçekleştirdikleri proje ile doğal bir volkanik kayaç olan perlit maddesini, dünya üzerinde ilk kez bir tekstil malzemesi içerisinde kullandılar. Yeryüzündeki bilinen perlit rezervinin yaklaşık yüzde 75’inin Türkiye’de bulunduğunu söyleyen akademisyenler, perlit katkısı sayesinde; hem standart polyesterin özelliklerini geliştirdi, hem de perlite şu ana kadar mevcut olmayan yeni bir kullanım alanı oluşturdu.

    Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Esra Karaca ve Prof. Dr. Sunay Ömeroğlu ile Yük. Müh. Okan Akçam, gerçekleştirdikleri ‘Perlit İçeren Polyester İplik ve Kumaş Üretimi’ projesi ile dünya üzerinde ilk kez perlit maddesini polyester ipliklerin içine dâhil ederek tekstil sektörüne kazandırmış oldular. Farklı katkı maddelerinin sentetik ipliklerin üretimi esnasında iç yapılarına katılabildiğini, ancak ilk kez perlit katkılı polyester iplik üretildiğini vurgulayan proje ortaklarından Prof. Dr. Sunay Ömeroğlu, bu ipliklerden elde edilen kumaşın; daha hızlı bir su emiciliğe, daha yüksek bir ısı ve ses izolasyonu kabiliyetine sahip olduğunun altını çizdi.

    Yüzde yüz yerli proje

    Dünyada kullanılan liflerin yaklaşık yüzde 50’sinin polyester liflerinden oluştuğunu açıklayan Prof. Dr. Ömeroğlu, kimyasal liflerin içerisinde ise polyesterin oranının yüzde 80’leri bulduğunu belirtti. Bu açıdan bakıldığında polyesterin tekstil sektörü için çok önemli bir ham madde olduğunun altını çizen Ömeroğlu, “Biz de bu yüzden projemizde polyester ile çalışmayı düşündük. Perlit ise, doğada bulunan volkanik bir kayaç. Gözenekli bir yapıya sahip olması, hafif olması, ses ve ısı izolasyonu bakımından fayda sağlaması dolayısıyla inşaat sektörü başta olmak üzere farklı sektörlerde kullanılmaktadır. Dünyadaki bilinen perlit rezervinin yaklaşık yüzde 75’i de Türkiye’de bulunuyor. Biz hem standart polyesterin özelliklerini geliştirmek, hem de perlite şu ana kadar mevcut olmayan yeni bir kullanım alanı oluşturmak adına bu projeyi gerçekleştirdik. Bu proje sonucunda; perlitin ilk kez bir lif yapısına dahil edilmesi mümkün oldu” dedi.

    Testlerden başarıyla geçti

    Prof. Dr. Sunay Ömeroğlu, piyasada farklı sektörler için satılan farklı boyutta perlit malzemesinin bulunduğunu fakat mevcut boyutları ile perliti polyesterin içerisine sokmanın mümkün olamayacağını söyledi. Bu amaçla; piyasadan temin ettikleri perlitin ilk önce nano boyutta öğütüldüğünü belirten Ömeroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Daha sonra, 1 mikronun altındaki boyutlara düşürülmüş nano perliti, topaklanmaması için yüzey modifikasyonu işleminden geçirdik. Modifiye edilmiş nano perlit malzemesini kullanarak ise yüzde 25 perlit, yüzde 75 polyester polimeri içeren masterbatch elde ettik. Son olarak, polyester iplik üretimi esnasında; söz konusu masterbatchleri yüzde 5 oranında dozajlayarak yüzde 1,25 perlit içeren polyester iplikler elde ettik. Bu iplikleri dokuma işleminde kullanarak farklı desenlerde kumaşlar oluşturduk. Bu kumaşları kıyaslamak amacıyla; aynı iplik üretim şartlarında standart polyester iplikler ve bunları da dokuma kumaş üretiminde kullanarak standart polyester kumaşlar ürettik. Perlitli ve perlitsiz olarak ürettiğimiz bu kumaşlara; su emicilik, ısıl direnç ve ses izolasyonu testleri uyguladık. Su emicilik testleri sonucunda; perlit içeren polyester kumaşların, standart polyester kumaşlara göre yüzde 54’e varan oranlarda daha hızlı bir su emiciliğine sahip olduğunu gördük. Isıl direnç testleri sonucunda; perlit içeren polyester kumaşların, standart polyester kumaşlara göre yüzde 15’e varan oranlarda daha yüksek ısı izolasyonu sağladığı sonucuna ulaştık. Ses yutum katsayısı testi sonucunda ise; özellikle insan kulağının duyabileceği ses frekanslarında, perlit içeren kumaşların çok daha fazla ses tutma özelliğine sahip olduğunu tespit ettik.”

    Tekstilin pek çok ürün grubunda uygulanabilir

    Gerçekleştirilen projeden elde edilen ürünlere yönelik olarak Türk Patent Enstitüsü’nden patent aldıklarını, aynı zamanda Avrupa ve Amerika’da da patent başvurularında bulunduklarını açıklayan Prof. Dr. Sunay Ömeroğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Projemiz TÜBİTAK tarafından destek görmüş bir çalışmadır. Isıyı ve sesi yalıtan, ayrıca su emici özellik kazanmış perlit katkılı tekstil ürünlerinden, termal giysiler, duvar kâğıtları, halı tabanları gibi çok farklı alanlarda yararlanmak mümkündür. Bu projeye Ar-Ge ve inovasyon desteği vermek isteyen herkes ile ikili görüşmelere hazırız. Dünya genelinde ses getirebilecek ve uygulanabilecek olan projemizden; gerek ülkemiz insanlarının gerekse de ekonomimizin faydalanmasını umuyoruz.”

  • Yıldız Teknik Üniversitesi 2016-2017 akademik yılını törenle açacak

    Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 2016-2017 akademik yılı açılışı, düzenlenecek törenle gerçekleştirilecek. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün de katılacağı törenin akşamında 15 Temmuz şehitleri ve kahramanlarına ithafen konser düzenlenecek. Konserde, ünlü sanatçılar Yavuz Bingöl, Gülay ve Erol Parlak sahne alacak.

    Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 2016-2017 Akademik Yılı Açılışı düzenlenecek törenle gerçekleştirilecek. Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törene Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ve Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin’in yanı sıra, İstanbul Valisi Vasip Şahin, belediye başkanları ile çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katılacak.

    “Efendiler Müzik Topluluğu”nun müzik dinletisi sunacağı törende, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Aksoy da, “Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Eğitim ve Bilim Serüveni” başlıklı açılış dersi gerçekleştirecek.

    Ünlüler, 15 Temmuz şehitleri anısına konserde buluşacak

    Açılış töreninin akşamında ise Yıldız Teknik Üniversitesi anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi tarafından 15 Temmuz şehitleri ve kahramanlarına ithafen gerçekleştirilecek konserde ünlü sanatçılar sahne alacak.

    Konserde ünlü sanatçılar Yavuz Bingöl, Gülay ve Erol Parlak da 15 Temmuz şehitleri ve kahramanları için sahneye çıkacak.