Etiket: Abhaz

  • İçişleri Bakanı Soylu, Abhaz Şurasına katıldı

    Sakarya’daki Abhaz Şurasına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Güçlü ve zengin bir Türkiye’yi hep birlikte aşacağız” dedi.

    Sakarya’da Abhaz Şurası Balbalı köyünde geniş katılımla gerçekleşti. Şuraya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, milletvekilleri ve davetliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından bir konuşma yapan Bakan Soylu, “Ülkemiz yepyeni sürece adım atmaktadır. Kararı millet verir. Millet ne yapmışsa her zaman doğru yapmıştır. Bugün hep beraber beraberiz. Burada olmamızın, kendimizi ifade etmemizin tek sebebi var. O da demokrasidir. Bu aziz millet şurada bulunan toplumun dünyada demokrasiyi hak eden yegane millet olduğuna inanlardanım. Avrupa bizi anti-demokratik yaklaşım içerisinde olduğumuzu söylüyorlar. Fransa’nın İçişleri Bakanı eski Lion belediye başkanıdır. Dedim ki sen belediye başkanlığı yaptın. Dağa giden bir teröristin kardeşini belediye alır mısın? Almam dedi. Sen kendi iş makinalarını bu ülkenin askerine, polisine kurşun sıksın diye teröriste emaneten hendek kazdırıp bu ülkede birliği ve beraberliği ortadan kaldırmasına belediye başkanı olarak izin verir misin? Bunların hangisini yaparsın. Bu millet size niye oy veriyor. Böyle bir haksızlığı ülkemize yapmayın. Bizim ülkemiz böyle bir haksızlığı kaldırabilir bir ülke değildir. Bize ihtiyacınız var” dedi.

    Soylu, “Geldiğimiz makamlar bizi vicdanımızdan ve insanlığımızdan ayırmamalıdır hiçbir zamanda ayırmayacaktır. Biz sadece bu dünyanın varlığını gören anlayışın sahipleri değiliz. Bizim için önemli olan ahirdir. Biz burada bir imtihanla karşı karşıya kaldığımızı ve bu imtihanla başarılı bir şekilde çıkabilmek için büyük bir çaba olduğumuza inananlardanız. Şu koluma sarılan Yüksekova’daki, Şemdinli’deki, Derecik’teki, Eruh’taki, İdil’deki kadın benim kızım dağa çıkmasını istemiyorum dediği zaman ben bu ülkenin İçişleri Bakanı olarak sen kuvvetli ve kudretli bir adamsın bunu sağla dediği zaman ben bunu beceremiyorum veya yapamıyorum bir anlayış içerisinde mi olmalıyız. Bu görevler gelir geçer. Gelecek Türkiyesi’ni umutla, hakkaniyetle, adaletle ve demokrasi, özgürlüğüyle ama vazgeçemeyeceğimiz güçlü ve zengin bir Türkiye’yi hep birlikte aşacağız. Bilesiniz ki aldığınız kararın iradesini her an gözeten bir Allah var” diye konuştu.

  • Abhaz köylü mezarlıkta bulduğu hazineyi devlete teslim etti

    Abhazya’nın Gudauta şehrine bağlı Açandara köyünde yaşayan bir kişi, mezarlıkta bulduğu MÖ 2000’li yıllardan önce gömüldüğü düşünülen hazineyi Abhazya devletine teslim etti.

    Abhazya’nın Gudauta şehrine bağlı Açandara köyünde yaşayan Rustam Çhebelia isimli köylü, köyün mezarlığında temizlik yaparken hazine buldu. Mezarlıktan çıkan mücevherleri toplayan köylü, hazineyi kolluk kuvvetlerine teslim etti. Bunun üzerine Abhazya Devlet Müzesi yetkililerine haber verildi. Yetkililer ve polis, mezarlıkların bulunduğu alana giderek hazineden parça kalıp kalmadığını araştırdılar. Arkeologların yaptığı incelemelerde, mezarlıkta iskeletin üzerinde bulunan bronz kask, zırh, hançerler, altın süs eşyaları, küpeler ve çeşitli aksesuarların MÖ 2000’li yıllar öncesine ait olduğu tespit edildi.

    Abhazya Devlet Müzesi Müdürü Arkady Jopua, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Mezardan çıkan eşyalar ve mücevherler kadim bir döneme ait eşyalar. Yaptığımız araştırmalara göre Abhazya’da çıkarılan ve sergilenen en eski eşyalardan bile daha eski olduklarını tespit ettik. Mezarda zırh, kama, kask gibi eşyaların yanında altın mücevherlerin de bulunması, bu mezarda bir kadın ve erkeğin, yani eşin birlikte yattığını gösteriyor. Şuan iskeletler üzerinde çalışmalar sürüyor” dedi.

    Jopua, çıkan eşya ve hazinenin paha biçilemez olduğunu söyleyerek, “Bir yurttaşımızın hazineyi bize teslim etmesi bizi çok mutlu etti. Kendisine teşekkür ediyoruz. Mezarlıktan çıkan hazine Abhazya Devlet Müzesinde sergilenerek ziyaretçilere sergilenecek. Bunun için şuan müze çalışanları olarak hazırlık içerisindeyiz. Sürdürdüğümüz araştırmaların nihai sonuçlarını da kamuoyu ile paylaşacağız” diye konuştu.

    Hazineyi bulan köylünün ödüllendirileceği tahmin ediliyor.

  • (Özel Haber) Abhaz bilim adamı Kamaliya’dan Cern için rahatlatan açıklama

    Abhaz bilim adamı Rasim Kamliya, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinde (CERN) Türkiye’den bilim adamlarının da katılımı ile yapılan dünyanın varoluş araştırma deneyinin “kara deliğe sebep olacağı” kaygılarına ilişkin, “Benim teorime ve araştırmalarımın sonucuna göre CERN deneylerinde bir patlama gerçekleşmeyecek. Gerçekleşse bile kara delik oluşmayacak” dedi.

    Türkiye’nin de destek verdiği, Fransa ve İsviçre sınırında bulunan CERN’de Büyük Hidron Çarpıştırılması (LHC) deneyleri ile bilimde ‘big bang’ olarak tabir edilen büyük patlamayla birlikte dünyanın oluşma sürecine ışık tutması planlanıyor. Ancak deneyler sırasında kara delik oluşacağı ve dünyanın tehlike altında olabileceği söylentileri bazı bilim adamları ve dünya kamuoyunda kaygılara neden oldu. Abhaz bilim adamı Rasim Kamaliya da endişeye yol açan söylentiler ile ilgili bir çalışma gerçekleştirdi. Çalışma ile ilgili tezini 2014 yılında Rusya’da bir üniversitede açıklayan fakat ispatını henüz sunmayan Kamaliya, İHA’ya sonuçlanan çalışmasıyla ilgili açıklama yaptı.

    “Kara delik oluşsa bile tehlike oluşturmaz”

    2008 yılında yerin altındaki 27 kilometre uzunlukta bir tünelde başlatılan CERN deneylerinde patlamanın kara delik oluşturmayacağını söyleyen Kamliya, “Ben bazı bilim insanlarında ve dünya kamuoyunda oluşan ‘kara delik dünyanın sonunu getirecek’ söylemleri üzerine çalışma başlattım. 2012 yılında başlattığım çalışmalar için tezlerimi 2014 yılında sonuçlandırarak Rusya’da bir üniversitede tezimi duyurdum. Tezim üniversite çevresinden sonra büyük bir ilgiyle karşılandı. Tezimi resmiyete dökmek için çalışmalarımı da sonlandırdım. Benim teorime ve araştırmalarımın sonucuna göre CERN deneylerinde bir patlama gerçekleşmeyecek. Gerçekleşse bile kara delik oluşmayacak” dedi.

    “Maddeye karşı anti madde”

    CERN’de yerin altındaki tünelde gerçekleşen deneylerin “büyük hidron çarpışması” neticesinde ortaya çıkan atom parçacıklarının incelenerek dünyanın oluşumu üzerine fikir yürütüldüğünü söyleyen Kamliya, “Benim teorim, mikro partiküllerde karşıtların bir arada bulunmasının temel kanunlarına dayanıyor. Elektronlarda ve atomlarda madde ve anti maddenin birlikte var olduğu ortaya çıktı. Karşı yüklü parçacıklar çekirdeğin çevresinde döndü. Bu yasayı galaksinin ölçeğinde değerlendirirsek, merkezinin tersine şarj edilmiş gezegenin çevresinde bulunduğu karışıklıktan oluşan kara delik olur. Böylece karşıtların bir arada varlığını atomlardan galaksiye kadar izleyebiliriz” şeklinde konuştu.

    Rapor halinde CERN’e gidecek

    2014 yılında tezini Rusya’da bir üniversitede kamuoyuna açıkladıktan sonra kendisinin fizik dalında Nobel’e aday gösterildiğini söyleyen Kamliya, “Benim çalışmam artık teori olmaktan çıktı. Çalışmalarımın nihai neticesini rapor olarak hazırladık ve başta CERN olmak üzere dünyadaki birçok araştırma ve bilim noktalarına göndereceğiz. Bir süre sonra da kitaplaştıracağız. Dünyaya CERN’de yapılan çalışmaların bir tehlike oluşturmadığını anlatmaya çalışacağım” dedi.

    Rasim Kamliya kimdir?

    Abhazya’da 1947 yılında doğan Rasim Kamliya, ilköğretimini ve liseyi Abhazya’da tamamladıktan sonra Moskova’ya giderek, 1978 yılında Moskova Elektronik Mühendisliği Enstitüsünden yazışma mühendisliği yüksek lisansı ile mezun oldu. 1982 yılında yine aynı enstitüde teknik bilim adamı tezini yazdı. 1983 yılından beri Abhazya Devlet Üniversitesinde fizik ve matematik alanlarında eğitim veriyor. Kendi öğrencisi olan Timur Enik, şuan CERN’de diğer bilim adamları ile birlikte deneylere katılıyor. Kendisine ait matematik formülü bulunan Rasim Kamliya’nın başta Rusça, İngilizce ve Abazaca olmak üzere birçok dilde çok sayıda kitabı bulunuyor.

  • Abhaz Ayow Platformu anayasa değişikliğine “Evet” diyor

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “Ankara’nın medeniyet coğrafyamızın ‘Medine’si olduğunu hep söylerim. Ankara iri, diri, güçlü olduğunda bizim medeniyetimiz mensubu 1 milyar 700 milyonun her bir ferdinin geleceğe dair umutları daha güçlü olacaktır” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Abhaz Ayow Platformu üyelerini makamında kabul etti. Topçu, ziyarette platform hakkında görüşlerini anlattığı konuşmasında, “Abhaz kökenli kardeşlerimin platformunun ziyaretinden memnun oldum. Ankara’nın medeniyet coğrafyamızın ‘Medine’si olduğunu hep söylerim. Ankara iri, diri, güçlü olduğunda bizim medeniyetimiz mensubu 1 milyar 700 milyonun her bir ferdinin geleceğe dair umutları daha güçlü olacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Güçlü Ankara, bütün medeniyet coğrafyamız için faydalı olacak”

    16 Nisan’daki referandum sadece Ankara’yı güçlü hale getirmeyeceğini belirten Topçu, “Güçlü Ankara bütün medeniyet coğrafyamız için faydalı olacak. Bu nedenledir ki; AB ülkeleri ve ABD’nin bazı mahfilleri PKK, DHKP-C, HDP, FETÖ bu referandumda ‘hayır’ çıkması için çalışmakta. Sağduyulu vatandaşlarımız bu hususu 16 Nisan’da değerlendirip ‘Evet’ vereceklerdir. Toplumun her kesimi ikbali ve istikbali için ‘Evet’ noktasında buluşuyor. Çünkü Anadolu’da ‘aklın yolu birdir’ derler. Bu millet AB’nin, FETÖ’nün, PKK’nın, HDP’nin durduğu yerden ülkeye, millete, devlete fayda gelmeyeceğini biliyor” şeklinde konuştu.

    Abhaz toplumunun bir oluşum altında inisiyatif göstermesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Topçu, “80 milyonluk ‘Anadolu Ebrusu’nun her bir rengi ‘Ay-Yıldız’lı Albayrak’ altında kıyamete kadar bir arada, tam bağımsız güçlü bir Türkiye hayalini 16 Nisan’da ‘Evet’ mührüyle gerçekleştirmiş olacak. Bu vesile Abhaz toplumunu ülkemizin geleceği ile ilgili bu önemli mevzuda tavır ortaya koymalarından ötürü kutluyorum. Onlar Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda 15 Temmuz’da aynı duyarlılığı gösteren dedelerin torunları olarak yakışanı yapmış oldular” açıklamalarında bulundu.

    Ziyarette platform üyeleri adına konuşan Platform Başkanı Erdal Köse ziyaretlerinin amacını, “Bugün platform üyeleri olarak 2 bin civarında Abhaz vatandaşı temsilen Sayın Topçu’yu ziyaret ederek referandum hakkında düşüncelerimizi aktardık. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi; Türkiye’nin geleceği için gerekenin yapılması adına durduğumuz tarafı ifade ettik. Nazik kabulleri için Sayın Topçu’ya Abhaz toplumu adına teşekkür ederiz” şeklinde açıkladı.

    “Abhazca ‘Ayow’, Türkçe ‘Evet’ diyoruz”

    Köse, Ayow Platformu’nu ve amacını şu sözlerle özetledi:

    “Bu referandumda ‘Ayow’ Abhazca’da evet demektir. Abhazların ve Kafkasyalıların buluşma noktasıdır. Referandum sürecinde tercihimiz olan ‘Evet’e katkı sağlamak amacıyla oluşturulmuş, bizim gibi düşünen ve aynı kaygılarla bu süreçte evet diyen bütün etnik gruplardaki kardeşlerimize de kapımızın sonuna kadar açık olduğu bir oluşumdur. Biz ‘hayır’ı bizim ‘Evet’imiz kadar demokratik bir tercih olarak değerlendiriyoruz ve bu düşüncedeki kardeşlerimize de sonsuz saygı duymaktayız. Bu platformda hiçbir şekilde algıya müdahale veya manipülasyon söz konusu değildir. Burası dost meclisidir. Biz sadece bu referandumda ‘Ayow’ diyoruz ve bunu sesli düşünüyoruz. Bunu bizi merak eden kamuoyuna bildiririz.”