Etiket: 71.

  • Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi: Fenerbahçe Doğuş: 96 – Gaziantep Basketbol: 71

    Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nin 3. haftasında Fenerbahçe Doğuş sahasında karşılaştığı Gaziantep Basketbol’u 96-71 mağlup etti.

    Salon: Ülker Arena

    Hakemler: Ahmet Ersan Ergüler xx, Ozan Çakar xx, Ahmet Tatlıcı xx

    Fenerbahçe Doğuş: Melli xx 10, Barış Hersek x, Melih xx 12, Wanamaker xx 10, Egehan xx 2, Nunnally xxx 19, Guduric xx 2, Vesely xxx 20, Sinan Güler xx 6, Ahmet Düverioğlu xx 4, Datome xx 11

    Başantrenör: Zeljko Obradovic

    Gaziantep Basketbol: Rudd Jr xx 7, White Jr xx 12, Orhan Haciyeva x, Lyons xx 14, Williams xx 4, Balazic xx 4, Erden Eryüz x, Can Öğüt xx 5, Erol Can xx 6, Armand xxx 19

    Başantrenör: Stefanos Dedas

    1. periyot: 28-17 (Fenerbahçe Doğuş lehine)

    Devre: 44-47 (Gaziantep Basketbol lehine)

    3. periyot: 72-59 (Fenerbahçe Doğuş lehine)

  • Bölgede evliliklerin yüzde 71,1’i görücü usulüyle yapılıyor

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Van Bölge Müdürü Özer Coşğun, bölgede yapılan ilk evliliklerin yüzde 71,1’nin görücü usulü ile gerçekleştiğini ve boşanmaların ise en fazla ‘sorumsuz ve ilgisiz davranma’ sebebiyle olduğunu belirtti.

    TÜİK tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işbirliğiyle 2016 yılında aile yapısı araştırması yapıldı. 12 bölge ile üç büyük ilde yapılan araştırmada; Doğu ve Güneydoğu illerini kapsayan Ortadoğu Anadolu Bölgesi ile alakalı çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Buna göre burada yapılan evliliklerin yüzde 71,1’i görücü usulü ile yapılırken, evliliklerin yüzde 24’ü ise 18 yaşın altında gerçekleşiyor. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan TÜİK Van Bölge Müdürü Özer Coşğun, benzer bir araştırmanın 10 yıl önce yapıldığına işaret ederek, “Bu çalışma en son 2006 yılında yapılmıştı. Son olarak da 2016 yılının Haziran-Temmuz ayları içerisinde bu çalışma tüm Türkiye’de olduğu gibi bölgemizde de yürütüldü. Buradaki temel amaç; aile yapımızın ortaya konulmasıdır. Gerek ailelerin yaşam biçimleri, gerekse ailelerimizin değer yargıları ile alakalı bilgiler derlemeyi amaçladık. Bu kapsamda Türkiye genelinde 20 binin üzerinde hane ziyaret edilirken; Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri illerimizi kapsayan TRB-2 bölgemizde ise 500 civarında haneyi ziyaret ettik. Bu hanelerdeki 15 yaş üstü her fertle görüşme yaparak, hem Türkiye genelinde hem de 12 bölge düzeyi ve İstanbul, Ankara ve İzmir illeriyle alakalı tahmin sonuçları açıklandı” dedi.

    “Aileler kendi çocuklarına kendileri bakıyor”

    TRB Ortadoğu Anadolu Bölgesi içerisinde 8 ilin bulunduğunu ifade eden Coşğun, “Bunlar Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Van, Bitlis, Muş ve Hakkâri illeridir. Buralarda yapılan çalışmalarda hanelerin yüzde 94,1’i 0-5 yaş aralığındaki çocukların anneleri tarafından bakıldığını belirtmiş, yüzde 3,2’si de anneanneler ya da babaanneleri tarafından bakıldığını belirtmiş. Bu da bizlere 0-5 yaş grubundaki çocukların özellikle Ortadoğu Anadolu Bölgesinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir oranda, yüzde 97,3 oranında kendi aileleri tarafından bakıldığını ortaya koymuştur” diye konuştu.

    “İlk evliliklerin yüzde 71,1’i görücü usulü ile yapılıyor”

    Burada alınan en ilginç sonuçlardan bir tanesinin de bölgede yapılan ilk evliliklerin yüzde 71,1’nin görücü usulü ile gerçekleşmiş evlilikler olduğuna dikkat çeken Coşğun, şöyle devam etti:

    “Bu oran, Türkiye genelinde yüzde 60 civarında olmasına rağmen bölgemizde oldukça yüksek görünüyor. Yine bölgemizdeki ilginç sonuçlardan bir tanesi de Türkiye genelinde 97,1 olan hem resmi hem de dini nikah yapan aileler, bölgemizde ise bu sayı yüzde 97,4, yani Türkiye ortalamasının üstünde görünüyor.”

    Bölgede en önemli boşanma nedeninin ‘sorumsuz ve ilgisiz davranma’ olduğunu ifade eden Özer Coşğun, “Boşanma nedenlerine de baktığımızda, Türkiye geneli en yüksek boşanma nedeni yüzde 50,9 ile ‘sorumsuz ve ilgisiz davranma’ olurken, bunu yüzde 30,2 ile ‘evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama’ takip etmiş. Bölgemizde ise yine en önemli boşanma nedeni ‘ilgisiz sorumsuz ve ilgisiz davranma’ olmuş. Bu oran erkeklerde yüzde 56,6 iken, kadınlarda yüzde 56 olarak görünüyor. Bundan sonra en önemli boşanma nedeni bölgede yüzde 50,7 ile ‘evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama’ olarak görülmüştür” şeklinde konuştu.

    “Evliliğini 18 yaşından önce yapan kadınların oranı yüzde 28,2”

    Evlilik deneyimi yaşamış bireylerin araştırmada beyan ettikleri ilk evlenme yaşları incelendiğinde; Türkiye’de ilk evliliklerin yüzde 37,5’i 20-24 yaş aralığında yapıldığını ifade eden Coşğun, “Bu yaş aralığından sonra ilk evlilikler en fazla yüzde 21,2 ile 25-29 yaş aralığında ve yüzde 17,9 ile 18 yaşından önce gerçekleşti. İlk evlilik yaşı cinsiyete göre incelendiğinde; Türkiye’de kadınların ve erkeklerin ilk evliliklerini en fazla 20-24 yaş aralığında yaptığı görüldü. İlk evliliğini 20-24 yaş aralığında yapan kadınların oranı yüzde 34,3 iken, bu oran erkeklerde yüzde 41,3 oldu. Evliliğini 18 yaşından önce yapan kadınların oranı yüzde 28,2, erkeklerin oranı ise yüzde 5,6 oldu. Ortadoğu Anadolu Bölgesinde ilk evlenme yaşları incelendiğinde, kadınların ve erkeklerin ilk evliliklerini en fazla yüzde 37,3 ile 20-24 yaş aralığında yaptığı görüldü. Bu oranı sırasıyla yüzde 24 ile 18 yaşı altında ve yüzde 18,1 ile 25-29 yaş aralığı takip etti” ifadelerini kullandı.

  • BM, 71. Genel Kurul görüşmeleri başladı

    71. BM Genel Kurulu görüşmelerine, New York’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’ın gerçekleştirdiği açılış konuşmasıyla başladı. Ban Ki-Moon, Suriye’de insani yardım konvoylarının bombalanmasını kınayarak, “Bu konvoyları bombalayanlar da korkaktır” dedi.

    ABD’nin New York kenti 71. BM Genel Kurulu görüşmelerine ev sahipliği yapıyor. 20-26 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olacak zirvede Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil ediyor. BM Genel Kurul görüşmeleri BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’ın gerçekleştirdiği açılış konuşmasıyla başladı. Ban Ki Moon gerçekleştirdiği konuşmasında, Suriye’deki çatışmanın son bulması çağrısında bulundu. Suriye’deki BM yardım konvoyuna düzenlenen saldırıyı kınayan Ban ki-Moon, “Savaşı sonlandırarak görüşmeleri başlatmaya etki edecek herkese çağrıda bulunuyorum” dedi. BM yardım konvoylarına gerçekleştirilen saldırıyı vahşi ve planlı bir saldırı olarak tanımlayan BM Genel Sekreteri, BM’nin insani yardım dağıtımını askıya aldığını duyurdu. Konvoyda insani yardım çalışanlarının kahraman olduğunu ifade eden BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, “Bu konvoyları bombalayanlar da korkaktır” dedi. Ban Ki-Moon masum insanları katleden herkesi suçladı.

  • Hiroşima kurbanları 71. yılında anıldı

    Japonya’nın Hiroşima kentine atom bombası atılmasının 71. yıl dönümünde, hayatını kaybeden binlerce kişi düzenlenen törenle anıldı.

    Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin de katıldığı tören, Hiroşima Barış Anıt Parkı’nda gerçekleştirildi. Törende bombanın atıldığı saat olan 08.15’de barış çalı çalındı. Hayatını kaybedenler için bir dakikalık saydı duruşunun gerçekleştirildiği törene, felaketten sağ kurtulmayı başaranların yanı sıra 50 bin kişi katıldı. Japonya Başbakanı Shinzo Abe, anıta çelenk bıraktıktan sonra yaptığı konuşmanda nükleer silahsız bir dünya için çalışma kararlılığının devam edeceğini ifade ederek, “Bir kez daha 71 yıl önceki Hiroşima ve Nagazaki’yi tekrar eden trajik tecrübemiz olmamalı” dedi.

    Abe, ABD Başkanı Barack Obama’nın Hiroşima’ya gerçekleştirdiği ziyaretin nükleer silahsız bir dünya isteyen herkese umut vereceğinden emin olduğunu ifade etti.

    6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan atom bombası 140 bin kişinin ölümüne neden olmuştu. ABD Başkanı Barack Obama, Mayıs ayında Japonya’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Hiroşima’yı ziyaret etmiş ve hayatını kaybedenler anısına yapılan anıt mezara çelenk bırakmıştı. Obama, görevdeyken Hiroşima’yı ziyaret eden ilk ABD başkanı olmuştu.

  • SAÜ Teknoloji Fakültesi 7+1 Eğitim Modelini Başarıyla Sürdürüyor

    Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, teorik bilginin yanı sıra uygulama becerisine sahip öğrenci yetiştirmeye yönelik olarak geliştirilen ‘7+1 Eğitim Modeli’ni başarıyla sürdürüyor.

    SAÜ Teknoloji Fakültesi’nin “7+1 İşyeri Uygulaması”nı başladığı günden beri uygulamakta olduğunu belirten Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, “Teknoloji Fakültesi olarak mezun ettiğimiz mühendislerin sektör içerisinde başarıyla yer aldığını ve çalıştıklarını” söyledi. Teknoloji fakültelerinin 2009 yılında ilgili mühendislik alanlarında sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikte bilgi, beceri ve davranış kazanmalarına yönelik olarak, mesleki teorik bilgisi yanında özellikle uygulamayı bilen, sahada daha deneyimli bir nesil yetişmesi amacıyla kurulduğuna işaret eden Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi’nin toplam 5 bölümde eğitim verdiğini, toplam öğrenci sayılarının 3 bin’e ulaştığını ve 2 yıldır da mezun verdiklerini anlattı.

    7+1’DE İLKLERDEYİZ

    Son sınıfta bir dönem süresince tam zamanlı olarak öğrencileri sanayi ve işletmeler ile birlikte yetiştirmeyi kapsayan 7+1 sistemini ilk uygulayan Teknoloji Fakülteleri arasında olduklarını aktaran Prof. Dr. Sarıbıyık, “Tüm Teknoloji fakültelerinde 7+1 uygulaması var, fakat bunlardan ilk mezunlarını 5 fakülte verdi. Geçen yıl mezun veren birkaç fakülte daha eklendi. Henüz mezun vermeyen Teknoloji Fakülteleri var ve Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi olarak ilklerdeyiz, mezunlarda ise ilk 5’teyiz” diye konuştu. SAÜ Teknoloji Fakültesi’nin tüm bölümlerinde söz konusu uygulamanın zorunlu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sarıbıyık, “7+1 İşyeri Uygulaması, tüm bölümlerimizde var ve yabancı öğrencilerimiz de katılabiliyor. Öğrencilerimizi gönderdiğimiz zaman atadığımız bir öğretim üyesi ve işletmeden bir sorumlu bir yönetici ile öğrencilerimizi işletmelerde takip ediyoruz. Öğrencileriz yaptığı işleri rapor ve tez haline getiriyor. Notunu da işletme ile birlikte bu rapordan ve tezlerden vererek bütünlük oluşturuyoruz. 7+1’e katılmış bir öğrenci mezun olduktan sonra tecrübeniz var mı diye sorulduğunda ‘evet var’ diyerek bunu belgeleyebiliyor. Gerek İşyeri Uygulaması kapsamında gerek, uygulamalı alan derslerimizde gerekse stajlarımızla daha mezun olmadan öğrencilerimizin iş tecrübesine sahip olmalarını sağlıyoruz. Öğrencilerimizin önemli bölümü daha işyeri uygulamasındayken ya iş teklifi alıyor ya da çalıştığı işletme aracılığı ile işe giriyor” dedi.

    İŞE BAŞLAMA ORANI ÇOK YÜKSEK

    Üniversite olarak mezun bilgi sistemi ile ve fakültemizde kurulu mezun komisyonumuzca mezun olan öğrencileri takip ettiklerini aktaran Sarıbıyık, “Şu anda aktif olarak 85 öğrenci çalışıyor. Hâli hazırda 174 mezunumuz var, bu oldukça iyi bir rakam. 85 öğrenciden 17’si üniversitemizin 7+1 uygulaması ile yerleştirildikleri işletmelerde çalışmaya devam ediyorlar. İş teklifi almış öğrencilerimizin oranı da çok yüksek. Fakat farklı şehirde yaşadıkları için iş teklifini daha çok kendi memleketlerinde değerlendiriyorlar” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Sarıbıyık, “Bu sene 7+1 uygulaması kapsamında 200 civarında öğrenci gönderdik. Sektördeki talep daha fazla, gidecek öğrencimiz kadar sistemde hazır talep var. Belirli önceliklendirmeler dahilinde öğrencilerimizi uygun işletmelere yerleştiriyoruz, özellikle öğrencileri gelecekte çalışma potansiyeli olan yerlere yönlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    FORD – OTOSAN AR-GE LABORATUVARI AÇILDI

    Prof. Dr. Sarıbıyık sözlerinin devamında, “Ford-Otosan firmasıyla gerçekleştirdiğimiz bir protokol kapsamında, kendilerine belirli alanlarda hizmet vermek üzere bir laboratuvar oluşturduk. Öğrencilerimiz ve Öğretim Üyelerimiz bu kapsamda özellikle belirli parçaların tasarım ve analiz konularında Ford-Otosan Ar-Ge’ye destek sağlayacak. Şu anda eğitim süreci devam ediyor ve yakın bir zaman içerisinde doğrudan çalışmalar başlayacak. Mezunlarımız mühendis unvanıyla mezun oluyorlar, mühendis olarak çalışıyor ve Mühendislik Odalarına da kayıt yaptırabiliyor. Biz bununla ilgili öğrencilerimizin diplomalarını yayınladık, ilgili yerlere mailler gönderdik ve kamuoyuna duyurular yaptık. Laboratuvar konusunda da imkânlarımız geniş. Beceri ile ilgili tecrübelerimizin çoğu da oradan geliyor. İŞKUR ile beraber çalışıyoruz. Fakültemiz içerisinde öğrencilerimize hizmet veren bir İŞKUR ofisimiz var. Proje yapan bir fakülteyiz. Şu an ‘AB Horizon 2020 Destek ve Ödül Programları’ ile ilgili bir çalışmamız var. Büyük bir ekip oluşturduk ve TEKNOKENT ile birlikte çalışıyoruz ve çalışmalarımız tüm hızıyla devam edecek” dedi.

    Uygulamalı eğitim modelinin hayata geçirilmesinde katkısı ve desteği olanlara teşekkür eden Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık “Başta rektörümüz Prof. Dr. Muzaffer Elmas olmak üzere, paydaş kuruluşlarımıza, meslek odalarımıza ve STK’larımıza teşekkürlerimi iletiyorum” diye konuştu.