Etiket: 70’ini

  • Güneş enerjisi ile binanın yüzde 70’ini ısıtıyor

    Türkiye’nin en soğuk illerinden biri olan Ağrı’da Zeki Adıgüzel adlı vatandaş kentte bir ilki gerçekleştirerek 30 dairelik aile binasının çatısına yerleştirdiği 130 tane güneş enerjisi panelleri ile uzun yıllardır hem 24 saat sıcak su elde ediyor hem de kışlık ısınma ihtiyacının yüzde 70’ini karşılayıp kömürden tasarruf sağlıyor.

    Kışın havaların eksi 40 dereceyi bulduğu ve Sibirya soğuklarının yaşandığı Ağrı’da ikamet eden ve 40 yıldır fotoğrafçılık yapan Zeki Adıgüzel adlı vatandaş 1988 yılında doğal yollarla elektrik ve güneş enerjisi elde etmek için çalışmalara başladı. Su yatağı bulamadığı için elektrik üretmekten umduğunu bulamayan Adıgüzel, güneş enerjisi üzerine kafa yormaya başladı. Adıgüzel, o dönem ikamet ettiği Sıtkiye Mahallesi’nde bulunan müstakil evinin çatısına 4 güneş enerjisi paneli yerleştirdi. İlk olarak sadece sıcak su elde eden Adıgüzel zamanla panellerin sayısını arttırdı. 2000 yılından sonra akrabaları ile birlikte Fırat Mahallesi çevre yolunda 30 dairelik bina yapan ve buraya taşınan Adıgüzel, binanın çatısına da güneş enerjisi panelleri yerleştirmeye başladı. Adıgüzel, aylarca süren çalışmanın ardından çatıya 130 panel yerleştirdi. Çatıyı panellerle dolduran Adıgüzel, binada bulunan dairelerin tamamına sıcak su vermeye başladı. Sistem üzerine kafa yoran Adıgüzel, ilk defa keşfettiği bir yöntemle sıcak suyu binanın kaloriferine bağladı. Uzun yıllardır dairelerin tamamına sıcak su veren Adıgüzel, aynı zamanda kışın ısınma ihtiyacının yüzde 70’ini güneş enerjisinden elde ederek Ağrı’ya örnek oluyor. Öte yandan son zamanlarda fiyatı ikiye katlanan kömürde Adıgüzel’i etkilemiyor. Yıllık sadece yüzde 30 kömür alan Adıgüzel, binasına doğalgaz çektirmiyor.

    ‘Güneş enerjisini Ağrı’ya getiren ilk kişi benim’

    Ağrı’da yeniliklerin adamı olarak bilindiğini söyleyen Adıgüzel, kente her zaman bir yenilik getirmek istediğini dile getirdi. Her zaman yeni şeyler bulmak için çaba sarf ettiğini belirten Adıgüzel, “Su yatağı bulabilseydim evimin elektriğini üretecektim. Güneş enerjisini Ağrı’ya getiren ilk kişi benim. İnsanlar yeter ki yerinde durmasınlar, yeter ki bir şeyler yapmaya çalışsınlar. Mutlaka bir sonuca varırlar. 1988 yılında mahallede bulunan evimin üstüne 4 tane panel bırakarak başladım. Daha sonra bunu 16’ya çıkardım. Ardından evimiz şehrin dışına taşınınca binanın çatısına 130 güneş enerjisi paneli yerleştirdim. 4 mevsim boyunca 24 saat 30 dairelik binanın sıcak su ihtiyacını karşılıyoruz. Aynı zamanda çevreye zarar vermeden tamamen güneş enerjisini kullanıyoruz. Zaten ülkemiz enerjide dışa bağımlı bir ülkedir. Tüm enerjiyi dışarıdan alıyoruz. Ağrı’da kışın zaten hava eksi 40 derece civarındadır. Sularımız zaten soğuktur. Tavsiyem odur ki her evin üzerinde 3-5 tane güneş paneli olsun” dedi.

    ‘Güneş enerjisini Ağrı’ya getiren ilk kişi benim’

    Güneş enerjisi panellerinin kışın eksi 35 derecelerde donmaması için antifiriz kullanan Adıgüzel, panellerin kurulumunu tek başına yaptığını vurguladı. Dünya da evini güneş enerjisi ile ısıtan ilk kişinin kendisi olduğunu savunan Adıgüzel, “Ayrıca ben bu güneş enerjisi panelleri ile evleri de ısıtıyorum. Kömür beni çok etkilemiyor çünkü ben güneş enerjisini kaloriferlerde de kullanıyorum. Güneş enerjisi ile kömürden yüzde 70 tasarruf sağlıyorum. Panellere otomatik devreler hazırlamışım kışın o şekilde dairelerimizi ısıtıyoruz. Bu kurulumu tamamen tek başıma yaptım. Buna emin olabilirsiniz çünkü 1980’li yıllarda Ağrı’da güneş enerjisi denen bir şey yoktu. Fazla abartmış olmayayım belki Doğu Anadolu Bölgesi’nde de yoktu. O dönem ustalarda Ağrı’ya gelmedikleri için bunun kurulumunu tamamen ben yaptım. Diğer evde kurduğum gibi burada da farklı bir şekilde kurulum yaptım” ifadelerini kullandı.

    ‘Belki de dünya da evini güneş enerjisi ile ısıtan ilk kişi benim’

    İlk başladığı dönemlerde vatandaşları evine getirip binanın güneş enerjisi ile ısıtıldığını anlattığını ancak Vatandaşların buna inanmakta güçlük çektiğini anlatan Adıgüzel, kışın daha çok güneş enerjisinden yararlandıklarına dikkat çekti. Binaya doğalgaz çektirmeyeceğini ifade eden Adıgüzel, “Ben kışın daha çok enerji elde ediyorum. Panelleri farklı bir açı üzerine ayarladım. Bu açıdayken kışın daha fazla enerji sağlıyorum. Yazın her halükarda ısı zaten vardır ama, önemli olan ışın ısıyı elde etmektir. Ben bu enerji ile bir daireyi tek ısıtmıyorum, 30 daireyi ısıtıyorum. 1990 yılından bu yana belki de dünya da evini güneş enerjisi ile ısıtan ilk kişi benim. Bide Ağrı şartlarında eksi 40 derecede güneş enerjisi olacak şey midir?. Bazen başka arkadaşlarımı eve getiriyorum. Diyorum gelin suyun sıcaklığını görün bana diyorlar ‘yok sen bu suyu kömürle ya da yada elektrikle ısıtıyorsun’ diyorlar. Allah’ın verdiği güneş ile ısıtıyorum. Tabi milleti buna inandırmak çok zamanımı aldı. Belki de bazı insanlar hala bunun farkına varmamışlar. Ama imkanlarım dâhilinde hep anlatıyorum. Bunun ne kadar faydalı olduğunu ve enerjinin bedavadan geldiğini anlatıyorum. Benim şu anlık doğalgaza ihtiyacım yok. Ben çatıya çıktığım sürece binamıza doğalgaz çekmeyeceğim. Çünkü bu paneller fazlasıyla bana yetiyor” şeklinde konuştu.

  • Türkiye’nin limonunun yüzde 70’ini üreten Erdemli’de “Limonata Festivali”

    Mersin’in Erdemli Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek olan “Limonata Festivali” yarın yapılacak. Türkiye’nin yüzde 70 limonunu üreten Erdemli’de yapılacak festivalin tanıtımı amacıyla bugün Forum Mersin Alışveriş Merkezi’nde ücretsiz limonata dağıtımı yapıldı. Festival kapsamında 6 ton limondan elde edilecek olan limonata vatandaşlara dağıtılacak.

    Erdemli Belediyesi bu yıl ilk kez ilçede “Limonata Festivali” düzenleyecek. Türkiye’nin en önemli limon üretim merkezi olan ve ülkenin yüzde 70 limonunu üreten Erdemli ilçesinde ilk kez düzenlenecek olan festivalde 6 ton limon sıkılacak. Yarın yapılacak festivalin tanıtımı ve farkındalık oluşturmak amacıyla bugün Forum Mersin Alışveriş Merkezi’nde limonata dağıtımı yapıldı. Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu da taze sıkılmış limondan elde edilen limonataları tek tek vatandaşlara dağıtarak, yarın yapılacak festivale davet etti.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Tollu, limonun şehrinin Erdemli olduğunu belirterek, “Çünkü ülkemizde üretilen limonun yüzde 70’i Erdemlimizde üretilmekte. Hem Erdemli ekonomisinde hem de ülke ekonomisinde ciddi bir payın limona ait olduğu bir gerçek. Erdemlimizin ekmeği, aşı, yani insanların yegane geçim kaynağı limon. Biz de bu yüzden limona bir dikkat çekmek amacıyla festival yapmak istedik. Limonun hem ülke ekonomisine olan katkısını hem de vatandaşımızın refah düzeyinin artmasında, ekmek kapısı olan bu işin herkes tarafından bilinmesi istedik. Limonun zaten faydalarını gerçekten saymakla bitiremeyiz. Birçok faydası var. İnşallah ilerleyen süreçte bunu daha da taçlandırarak limonu çok ciddi ekonomik değer olduğunu, ülke ekonomisinde özellikle döviz kazanmasına büyük katkı sağladığını inşallah yetkililere göstereceğiz. Bu düşünceden hareketle böyle bir etkinlik düzenliyoruz. Etkinliğin hayır olmasını diliyorum” dedi.

    Yarın Erdemli’de yapılacak festivale herkesi davet eden Tollu, “Vatandaşların ilgisinin iyi olacağını düşünüyorum. Erdemli zaten bir limon şehri. Limonla ilgisi olmayan Erdemli’de vatandaşımız hemen hemen yok gibi. Çünkü herkes limon üretmese bile dolaylı olarak limonla bir bağı olduğu kesin. Dolayısıyla Erdemlimizde insanlarımızın çok ciddi bir katılım sağlayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • ADÜ, Toplumun 7’den 70’ini Kucaklıyor

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Aydın halkı ile üniversitenin bütünleşmesi adına gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle, toplumun farklı yaş gruplarından konuklarını ağırlamaya devam ediyor.

    ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, sosyal projeler kapsamında Aydın Harvard Kids Anaokulu öğrencileri ve öğretmenlerini makamında ağırlarken, Yaşlıya Saygı Haftası kapsamında düzenlenen sempozyumda yaşlılarla bir araya geldi.

    ADÜ senatosunun yaş ortalaması en düşük gününü yaşadığı ziyarette minikler, Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan’ın ikramlarının ardından isimlerini söyleyerek Bircan ile tanıştı. Ziyarete Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Recai Tunca, Genel Sekreter Yardımcısı Göksel Baran, Aydın Harvard Kids Anaokulu Müdürü Gülçin Öztürk ve öğretmenleri nezaretinde 50’ye yakın minik katıldı. Daha sonra Rektörlük makamına geçen minikler ziyaretin sonunda Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

    YAŞLIYA SAYGI SEMPOZYUMU ADÜ’DE YAPILDI

    ADÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından Yaşlıya Saygı Haftası kapsamında düzenlenen “Yaşlıya Saygı Sempozyumu” Atatürk Kongre Merkezi Miletos Salonu’nda gerçekleştirildi. Sempozyuma Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca, Prof. Dr. Mustafa Ali Sarılı, Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, Aymelek Derneği Başkanı Yurdagül Altınbaş, Aymelek Derneği Yaşlı Gündüz Bakımevi’nden yaşlılar, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

    ADÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü Yaşlı Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güzel Dişcigil, ADÜ öncülüğünde kurulan Yaşlı Sağlığı Anabilim Dalının ülkemizde bir ilk olduğunu ve 2013 yılında kurulan Ana Bilim Dalında farklı bölümlerden öğretim üyelerinin eğitim verdiğini ifade etti. Yaşlıların kendileri ve çevreleriyle uyum içinde, barışık bir yaşam sürmesi için farkındalığı arttırmayı amaçladıklarını belirten Dişcigil, “Yaşlılarımıza saygı, kültürümüzün en önemli değerlerinden biridir” dedi.

    Yaşlıya saygı sempozyumunun düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan da, yaşlılarımızın, dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımız olduğunu söyledi. Prof.Dr. Bircan, Kuranı Kerim’in İsra Suresi ayetlerinden örnekler verdiği konuşmasında; “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ana ve babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi yanında yaşlanırlarsa kendilerine ‘öf’ bile deme. Onlara sevgi ve şefkatle tevazu kanatları ger ve şöyle dua et: ‘Rabbim, onlar beni küçükken nasıl sevgi ve şefkatle büyüttülerse, sen de onlara öyle sevgi ve şefkatle muamele et’ diyerek anne ve babamıza hak ettikleri sevgi ve saygıyı göstermenin evlat olarak öncelikli görevimizdir” ifadelerini kullandı.

    Açılış konuşmalarının ardından “Eski Topraklar” adlı grubun müzik dinletisi büyük beğeni toplarken yaşlı bir amcanın harmandalı oynamasıyla salonda keyifli dakikalar yaşandı. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, yaşlılardan oluşan gruba çiçek takdim etti.

    Müzik dinletisinin ardından Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı Prof.Dr. İsmail Tufan ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Fehmi Akçiçek moderatörlüğünde gerçekleşen panelde Prof.Dr. Tufan, yaşlanmanın şans olduğunu, birçok insanın değişik nedenlerle erken yaşta hayatını kaybettiğini belirtirken yaşlılarımızın daha sağlıklı ve onurlu bir yaşam sürmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

    Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikoloji Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülay Dirik, “Can Yoldaşım Neredesin? ”adlı sunumunda eş kaybının kişi üzerindeki etkileri, travma sonrası gelişim konularına değindi.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Sevnaz Şahin, “Zinde Yaşam” sunumunda zinde aktif yaşlanmak, yaşlanma sürecindeki fiziksel aktiviteler, beslenme, Geriatrik yaş grubunda hipertansiyon sıklığı konularını anlattı.

    Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Aynur Esen “Koca Çınar Ne Umar?” adlı konuşmasında yaşlılarımızı çınar ağacına benzettiğini, onlara gereken değeri vermemiz gerektiğini belirtirken, yaşlılarla sohbet ederek eğlenceli anlar yaşattı.

    “YAŞLILARA OLAN DUYARLILIĞIMIZ SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİYLE HAYATA GEÇİYOR”

    Sempozyumun ardından Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan ve Aymelek Derneği Başkanı Yurdagül Altıntaş’ı makamında ağırlayan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, sosyal sorumluluğumuzun bilinciyle her zaman yardım kuruluşlarıyla projeler yürütmeye hazır olduklarını belirtti.

    Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı Prof.Dr. İsmail Tufan da, bölgede özellikle Aydın çevresinde yaşlanma ve yaşlılık konusuna olan duyarlılıkları için Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan ve Adnan Menderes Üniversitesi’ne teşekkür etti.

    Aymelek Derneği Başkanı Yurdagül Altıntaş ise, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan’ın Derneklerine vermiş olduğu destekle, ilerleyen zamanda daha büyük yardım çalışmalarında birlikte olmak istediklerini söyledi.

  • Ali Ağaoğlu: “İstanbul’un Yüzde 70’ini Arsa Olarak Görüyorum”

    Maslak 1453 projesinde ilk ofis bloğunun satışa sunulması nedeniyle basın toplantısı düzenleyen Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, hem projeleri hem de sektörle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

    Maslak 1453 projesinde ilk ofis bloğunun satışa sunulmasın nedeniyle basın toplantısı düzenleyen Ali Ağaoğlu, hem projeleri hem de sektörle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıya Ağaoğlu Şirketler Grubu Murahhas Azası Hasan Rahvalı ve Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su Dr. Önder Halisdemir de katıldı. Çocuklarının en büyük serveti olduğunu söyleyen Ali Ağaoğlu, konuşmada oğlu Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Alican Ağaoğlu ve Sena Ağaoğlu’nun aralarında oturdu.

    “BİZE YATIRIM YAPAN KİMSE KAYBETMEDİ”

    Satışa sunulan bloğun özellikle küçük ölçekli işletmeler için fırsat niteliğini taşıdığını söyleyen Ali Ağaoğlu, “Maslak bölgesinde ofis fiyatları ortalama 5-6 bin dolar civarında. Biz ortalamanın çok altında bir rakamla 3 bin 500 dolardan satışa çıktık. Bu blokta amacımız özellikle bizi sürekli takip eden küçük ölçekli işletmelerdi. İş hayatımın her döneminde ’Kazan-Kazan ilkesiyle hareket ettim. Ben kaça mal ettim kaça sattım kaç para kazandım ona bakarım sonraki kazanç müşterinindir. Burada orta ölçekli işletmelerin kazanacağı bir kampanya yaptık. Şimdiye kadar bize yatırım yapan kimse kaybetmedi. Onlar kazansın hatta bizden daha çok kazansınlar istiyorum. Tüm projelerimizde en az yüzde 30-40 kazandırdık. Maslak 1453 projemizde de, projenin başında satın alan bugüne kadar bire üç kazandı” dedi.

    “DEVLETTEN 240 MİLYON LİRA KDV ALACAĞIMIZ VAR”

    Satışa sunulan bloktaki KDV yükünü üzerlerine aldıklarını belirten Aliağaoğlu, “Yüzde 18’lik KDV’yi biz üstleneceğiz. Bizim devletten 240 milyon lira KDV alacağımız var. Böyle bir stoğa sahibiz bu alacak karşılığında buradaki yüzde 18’i karşılayabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “1453’Ü HAKSIZ ELEŞTİRDİLER, BİR TANE BİLE AĞAÇ KESMEDİK BELGELERİZ”

    Maslak 1453’ün çok eleştirildiğini belirten Ağaoğlu, “Proje satışa çıktığından bu yana çok fazla konuşuldu, tartışıldı, kıskanıldı ve haksız yere eleştirildi. Ağaçları yok ettiğimiz iddia edildi belgeleriyle kanıtlayabiliriz biz bir ağaç bile kesmedi. Proje Park Orman’a komşu ama burası ağaçlık bir alan değildi, biz buradan 1 milyon metrekareküp çöp attık. Eleştiriler o kadar garipleşti ki at binmemiz bile kıskanıldı” dedi.

    “90. DAKİKADA KURAL DEĞİŞİYOR İŞ YAPMAK ÇOK ZOR”

    İnşaat sektörünün sorunları ile ilgili açıklamalarda da bulunan Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, “Son dönemlerde sektör maalesef çok tartışılan bir sektör oldu. Kurallar sürekli değişiyor. Maçın doksanıncı dakikasında kural değişmez. Kuralları baştan koyun biz de kuralına göre oynayalım. Bunu kendi adıma söylemiyorum faaliyet gösterdiğim sektörüm ve sektördeki arkadaşlarım adına söylüyorum. Doksanıncı dakikada kurallar değişiyor bunun hem ekonomik hem sosyal etkileri var bu etkiler gözardı edilmemeli. Sektörde bir durgunluk ve endişe var, bu bir gelecek endişesi. Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan inşaat sektöründe eski kar marjları yok. Arsa fiyatları çok yükseldi, malzeme fiyatları da öyle. Vergi oranları ve bürokrasi de iş yapmamızı çok zorluyor. İş yapmanın bu kadar zor olduğu bir dönem olduğunu hatırlamıyorum” ifadelerini kullandı.

    “BU ORTAMDA FİKİRTEPE’YE GİRMEM”

    Kentsel dönüşümün değil bina yenilemenin olduğunu belirten Ağaoğlu Kentsel dönüşümle ilgili olarak, “Fikirtepe ve Bağdat Caddesi bu ülkedeki kentsel dönüşümü anlatan en iyi örnektir. Fikirtepe’de bu işi iyi bilen firmalar var ve büyük hevesle girdiler işe. Fakat yıllardır işin içinden çıkamıyorlar. Yine geçtiğimiz günlerde Kadıköy bölge için 15 kat sınırı getirildi. Bağdat Caddesi’nde 100’den fazla firma var. Bunlar anlaşmalarını yapmışlar. Yeni kuralla birlikte yarısından fazlası sıkıntıya düşecek. Kuralı baştan koysunlar biz de hesabımızı kitabımızı ona göre yapalım. Malımızı mundar ediyorlar. Fikirtepe’den muhtarlar da dahil 500’den fazla kişi ofisime geldi. Bölgeye girmemi istiyorlar ama biz kuralsızlığı sevmiyoruz. Bu ortamda girmem” dedi.

    “İSTANBUL’UN YÜZDE 70’İNİ ARSA OLARAK GÖRÜYORUM”

    İstanbul’un yüzde 70’ini arsa olarak gördüğünü açıklayan Ağaoğlu, “İstanbul’un neredeyse yarısı canlı canlı tabutta oturuyor. Güvenli konutlarda oturmak anayasal bir hak dolayısıyla kentsel dönüşümün önemi gözardı edilmemeli” ifadelerini kullandı.

  • Mide Enfeksiyonu Arıların Yüzde 70’ini Telef Etti

    Türkiye’de geçen yıl arılarda görülen ’Noseme Ceranae’ hastalığının ciddi boyutta ergin arı kayıplarına yol açtığını belirten Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın, halk arasında mide enfeksiyonu diye tabir edilen hastalığın tedavisi için ilaç ürettiklerini ve kısa sürede açıklayacaklarını söyledi.

    Bursa Akademik Odalar Birliği Veteriner Hekimler Odası’nda yapılan toplantıda konuşan UÜ Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın, birdenbire başlayan arı ölümleriyle ilgili çeşitli illerden şikayetler geldiğini söyledi. 2014 yılı itibari ile süre gelen şikayetler üzerine çalışma yaptıklarını ifade eden Aydın, “Bu şikayetler 2015 yılı ilkbahar başlangıcına kadar artarak devam etti. Yaptığımız araştırmalarda arı kolonilerinin hızla küçülmeye ve arıların ölmeye başladığını gördük. Bunun üzerine Çukurova Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Ankara Etlik Merkez Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü ile yaptığımız araştırmada 23 vilayetten arı numunesi topladık. Bu örnekleri inceledik” dedi.

    Yapılan tahlillerde ’Noseme Ceranae’ hastalığına rastladıklarını ifade eden Aydın, “İllerde yaptığımız incelemeler çerçevesinde kolonilerin hızla çökmeye başladığını gördük. Kekik de ihtiva eden bir tedaviye başladık ve bu şekilde ölümlerin durduğunu gördük. Arıcılık sektöründe geçen yıl yüzde 70’lere varan kayıplar oldu. Bu sene de erken yaptığımız incelemelerde hastalığın devam ettiğini görüyoruz. Hastalık çok hızlı gelişiyor. İshal bile olmadan 5-10 çerçeve arının 1-2 hafta içinde 2-3 çerçeveye inip öldüğünü gördük. Bunun önüne geçilebilecek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çok yakında bir ilacın müjdesini de verebiliriz” diye konuştu.

    Türk arıcılık sektörünün büyük risk altında olduğuna işaret eden Aydın, bunun için acilen tedbir alınması gerektiğini söyledi. Arıcılara tavsiyelerde bulunan Aydın, “Hastalık, göçmen kuşlarla, ana arıyla taşınabiliyor. Bulaşıcı bir hastalıktır. Aslında bu, midede bir enfeksiyon diye düşünülüyor. Sürekli ve hızla yayılıyor. Arılardaki bu mide enfeksiyonu yaygın bir şekilde devam ediyor. Bu sene de kolonilerde hızlı bir düşüş olabilir. Yüzde 70 kayıp olursa arıcılar ve arıcılık sektörü çok büyük zarar görebilir. Arıcılar, sekiz litre şeker şurubuna bir litre kekik suyu dağıtarak bunun önüne geçebilir. Bu tedaviyi de bir hafta arayla iki defa tekrarlayarak, bu hastalığın önüne geçebilirler. Bu işlemi hem sonbahar, hem de ilkbaharda yapılması lazım” şeklinde konuştu.