Etiket: 65’e

  • Kilis’te korona virüsten tedavi gören hasta sayısı 65’e yükseldi

    Kilis’te korona virüsten tedavi gören hasta sayısı 65’e yükseldi

    Kilis’te, korona virüsün çıktığı günden bu yana 526 pozitif vaka tespit edildiği, 397 kişinin iyileştiği, hastanede 65 kişinin tedavisinin sürdüğü, yurtta karantinada ise 57 kişi olduğu bildirildi.

    Kilis Devlet Hastanesinde korona virüs ile ilgili olarak 526 kişide pozitif vaka tespit edilirken bu vakaların 397’nin tedavi olup taburcu edildi. Yeni vakalarla birilikte 65 kişinin halen devlet hastanesinde tedavilerinin devam ettiğini, 57 kişinin YKY yurdunda karantinada olduğu öğrenildi. Tedavi edilenlerden 3 kişinin yoğun bakımda olduğu, bir kişi entübe, 3 kişinin de hayatını kaybettiği belirtti.

    Yetkililer, vatandaşların sosyal mesafeye dikkat ederek maske takmalarını istedi.

  • Haluk Bayraktar: ’’Savunma sanayinde yerlilik oranı yüzde 65’e ulaştı’’

    SAHA Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Savunma Havacılık, Uzay Sanayi Fuarı’nın tanıtım toplantısında konuştu. Bayraktar, savunma sanayinde yerlilik ve milliliğin önemine değinirken, fuar hakkında bilgiler paylaştı.

    13-15 Eylül tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan yerli milli savunmanın buluşması SAHA EXPO Savunma Havacılık, Uzay Sanayi Fuarı’nın tanıtım toplantısı, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Toplantıya Baykar Genel Müdürü ve SAHA Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar Haluk, İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Başkanı Öztürk Oran, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu üyeleri ve davetliler katıldı. Toplantıda Haluk Bayraktar, savunma sanayinde yerlilik ve milliliğin önemine değindi ve fuar hakkında bilgiler verdi.

    Bundan 15 yıl önce savunma sanayi alanındaki yerlilik oranının yüzde 20’lerde olduğunu hatırlatan Haluk Bayraktar, ’’Özellikle yerli firmaların desteklenmesi, teşvik edilmesi, savunma ihtiyaçlarının milli olması yönündeki kriterler ve devletin bu alanda ortaya koyduğu politikalar sonuncunda halihazırda yüzde 65 yerlilik oranın ulaşmış bulunuyoruz. Bunda 15 yıl önce gayrisafi milli hasılamızın yüzde 4’ünü savunmaya harcıyorduk. Bugün savunma sanayinin gündemde olmasından dolayı sanılabilir ki daha fazla kaynak arttırılıyor. Halbuki kaynak yarıya inmiş durumda; gayrisafi milli hasılamızın yüzde 2’si savunma sanayisine aktarılıyor. Milli sanayicimiz bu işe girdiği zaman, bu alanda Ar-Ge faaliyetleri yürüttüğü zaman hem teknolojik olarak etkin hem de maliyet etkin sonuçlar ortaya koyuyor’’ dedi

    ’’Savunma sistemlerimiz için millilik olmazsa olmaz bir krater’’

    Savunma sistemlerinde milliliğin önemine değinen Bayraktar, ’’Ülkemizde son dönemlerde yürütülen operasyonlarda, özellikle Zeytin Dala Harekatı’nda ve terörle mücadelede şunu gördük: “Savunma sistemlerimiz için millilik olmazsa olmaz bir krater. Başarılı olmak ve geleceğimize yönelik bağımsızlığımızın garantisi güçlü bir savunma sanayinden geçiyor. Son yıllarda savunma sanayisine özel sektörün dahil edilmesi, İstanbul eksenli firmaların bu işlere girmesi çok kritik öneme sahip. Tekirdağ, İstanbul ve Yalova’nın bulunduğu 123 kilometrelik hatta 65 bin sanayici firmamız var. Bu firmalar ülkemizdeki gayrisafi sanayi hasılasının yüzde 40’ını üretir halde. 1,5 milyon insan istihdam potansiyeli var. Dolayısıyla bu bölgenin kaynaklarını ve firmalarını bu sektöre katmak gerekiyor. SAHA İstanbul olarak bir anlamda görevimiz, o firmalar için Ankara savunma sanayisine arayüz olmak ve bir katalizör etkisi kurmaktır. SAHA İstanbul kendi başına bir proje yapan değil, üye firmaları için proje üreten bir organizasyon’’ şeklinde konuştu.

    ’’Savunma sanayi en ileri teknolojik gelişmelerin yaşandığı bir alanlardan bir tanesi’’

    Savunma sanayi en ileri teknolojik gelişmelerin yaşandığı bir alanlardan bir tanesi olduğunu dikkat çeken Bayraktar, ’’Katma değeri yüksek ürünler üretiliyor. Sivil sektöre açılımlar içinde önemli bir fırsat. Elektronik, yazılım, radar teknolojileri, güdüm kontrol gibi alanlarda savuna sanayinde ana sistemden alt ana sistemlere, bileşenlerden teknolojilere kadar milli için en detayına kadar geliştirmek durumundasınız. Bu kabiliyete sahip olduğunuz zaman diğer sektörler birçok katkısı oluyor. Son yıllarda ortaya çıkan ana platformlardaki başarıyı, bu dönemde alt ana bileşenler, alt ana sistemler ve onların komponentleri ve teknolojileriyle de bu alanda derinlik kazanarak ilerliyoruz’’ diye konuştu.

    Şu anki savunma sanayisindeki en önemli hedef, küresel etkinlik ve teknolojik derinlik temasına uygun olarak devam etmesidir diyen Bayraktar, ’’SAHA olarak hedefimiz; ana platformlarda çok önemli hikayemiz var. Bugün artık milli gemimizi yapıyoruz. Yerli Atak helikopterimizi geliştiriyoruz. Yüzde 93 yerlilik oranıyla yüzde 100 millik oranıyla Bayraktar Silahlı İnsansız Hava Araçları’nı geliştiriyoruz. Bizim bunun alt ana sistemlere, bileşenlere ve teknolojilere yaymamız lazım. Buda ancak özel sektör mantığıyla kabiliyeti yüksek firmaları bu sektöre kazandırarak gerçekleştirilebilecek işler’’ açıklamasında bulundu.

    ’’Mart ayında Katar’da düzenlenen fuarda Türk Savunma Sanayi 1 milyar dolarlık sipariş aldı’’

    Son dönemde savunma sanayinde ürünler ortaya çıktıkça bunun ihracatta da görünmeye başlandığını ifade eden Bayraktar, ’’Mart ayında Katar’da düzenlenen fuarda Türk Savunma Sanayi 1 milyar dolarlık sipariş aldı. Geçtiğimiz ay 4 adet MİLGEM korvet savaş gemisinin ihracat sözleşmesi yapıldı. Yine Atak helikopterlerimize yönelik sözleşmeler yapıldı. Bunlar çok önemli başarılar. Bu başarıların devamı ve daha ileriye gitmesi için SAHA gibi kümelerin buna katkısı çok önem arz ediyor. Düzenleyeceğimiz fuarda 135 katılıcı firma yer alacak. Bunlar geliştirdikleri ürünleri ve teknolojileri sergileyecek. Aynı zamanda sektörün ana üreticileriyle B2B dediğimiz işletmeler arası görüşmeler gerçekleştirilecek. Fuar kapsamında sektörümüz daha ileriye taşımak, milli özgün modeli daha başarılı kılmak için yol haritaların tartışıldığı paneller fuar kapsamında yer alacak. Böylece ilk fuarımızı Eylül ayında gerçekleştiriyor olacağız’’ dedi.

    Toplantıya katılan İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Başkanı Öztürk Oran, ’’Saha İstanbul’da milli gücümüzü ileri taşımak noktasında ki azim ve kararlılığın bir neticesidir. Türkiye’nin savunma havacılıkta gösterdiği küresel başarı. Türkiye’nin gösterdiği bu başarı fuarda vitrine çıkmaya hazırlanıyor. Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı. Orada da savunma ve havacılıkta ki ilerlemeyi gördük. Buna göre 2018’in Temmuz ayında savunma ve havacılıkta ki ihracatımız, geçen yılın Temmuz’una göre yüzde 77 artış gösterdi. Son 16 yılında büyüyen ve gelişen Türkiye birilerini rahatsız etti. Devam eden istikrar, kararlı devlet Türkiye için yepyeni ve başarılı bir hikaye oluşturdu. Bizim gayemiz bu başarıyı sürdürmektir’’ şeklinde konuştu.

    İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise şöyle konuştu: ’’Biz İstanbul Sanayi Odası olarak üyemiz olan nitelikli sanayi firmaları aracılığı ile İstanbul’un önemli bir savunma sanayi merkezi olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bağlamda yerli üretimi ve yerli alımını teşvik odamızın önceliğidir. Daha önceki etkinliklerimizde kamuoyu ile tedarikçileri buluşturarak, bu işbirliklerinin önünü açtık. Biz İstanbullu sanayiciler, savunma sanayimizin millileştirilmesine yönelik elimizden geleni yapmaya ve işbirliklerine hazır olduğumuzu söylemek isterim.Bu kapsamda 27 kurucu üyenin girişimi ile 2015 yılı Mart ayında kurulan ve savunma, havacılık, uzay sektörünün gelişmesine katkıda bulunmayı hedefleyen SAHA İstanbul Savunma Havacılık ve Uzay kümelenmesinin, Edirne’den başlayarak Tekirdağ, İstanbul, İzmit, Yalova, Adapazarı ve Düzce’ye uzanan kuzey Marmara koridorunda faaliyet gösteren yaklaşık 65 bin sanayici firmamızı kapsayan kümelenme çalışmamızı ortak bir sinerji yakalanmasını çok değerli buluyoruz. Eylül ayında ilki gerçekleşecek SAHA Expo Savunma Fuarı’nın sanayimiz için çok önemli bir değer oluşturacak. Sadece biz sanayiciler için değil, ülkemiz ve göz bebeğimiz silahlı kuvvetlerimiz içinde büyük bir kazanım sağlayacak etkinlik olduğuna inanıyorum’’.

  • Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Işık: “Savunma Sanayimizde Yerlilik Oranı Yüzde 65’e Çıktı”

    YOZGAT (İHA) – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, savunma sanayide yerli oranının yüzde 65’e çıktığını, Türkiye’nin artık kendi tankını, kendi uydusunu ürettiğini belirterek, “Uydularımız, 2,5 günde bir Kandilden geçiyor. Şimdi, yeni hedefimiz bırakın 2,5 günü 6 saatte Kandil’in üzerinden geçecek uyduyu yapmak 2018’de bitirmiş olacağız” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte Yozgat’ta sanayici ve iş adamları ile Grand Ser Otel’de bir araya geldi. Bakan Işık, Türkiye’nin yeni bir sıçrama yapmak zorunda olduğunu, 36 milyar dolarlık ihracatı 158 milyar dolara kadar çıkardıklarını belirterek, “Ama 145 milyar dolar, 158 milyar doların da Türkiye için yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz. 2023 hedefimiz 500 milyar dolardır. Biz 233 milyar dolardan almıştık gayri safi yurt içi hasılayı, 822 milyar dolara kadar çıkardık. Türkiye gibi bir ülke için 822 milyar dolar yeterli değil. Hedefimiz 2 trilyon dolar. Kişi başına milli gelir 3 bin 300 dolardan 10 bin 500 -11 bin dolar seviyesine çıkardık. Türkiye gibi bir ülke için bu rakamlar kesinlikle yeterli rakamlar değil, hedefimiz 25 bin dolarlar. Türkiye bunu başarmak zorunda, bunu başarmanın artık, sürümden kazanarak elde edilemeyeceğini biliyoruz” dedi.

    “BİR KİLOGRAMLIK TABLETE 4 BİN 400 GRAM ÜRÜN İHRAÇ ETMENİZ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin kilogram ihracat fiyatının 1.7 dolar olduğunu ifade eden Bakan Işık, “Çok daha fazla mal sattığımız halde eğer kilogram ihracat fiyatımızı 1.7 dolarda tutarsak bunun bizim hedeflerimize bizi ulaştıramayacağımızı bilmek durumundayız. Türkiye’nin bu noktada çıkış yolu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak ‘3Y’ olarak formüle ettiğimiz formüldedir. Yerli, yenilikçi ve yeşil üretimdir. Türkiye ölçek bazında ne üretebiliyorsa yerli üretmelidir. Özellikle Türkiye’de üretme imkanımız olduğu halde ithal ettiğimiz ürünlerin yerli üretime ciddi destekler veriyoruz. Ama ikinci başlığımız yenilikçi üretim. Artık Türkiye pahada ağır, yükte hafif ürünler üretmek zorundadır. Yani Türkiye kilogram fiyatını 3 doların üzerine çıkarmalıdır. Bir telefon şirketinin sadece ihracatı Türkiye’nin toplam ihracatından fazla. Bir otomobil firmasının ihracatı Türkiye’nin toplam ihracatından fazla. Bir kilogram tablet üreten firma için Türkiye’nin 4 bin 400 gram ürün ihraç etmesi gerekiyor. Bu artık Türkiye’nin daha fazla ayın ürünleri üreterek yoluna devam ederek, elde edeceği bir yolun olmadığını gösteriyor. Biz katma değeri daha yüksek ürün üretmek durumundayız. Biz üretimimizi nitelikli ve sürdürüle bilir hale getirmek durumundayız. Bunun icraatı çok zor. Eğer siz daha fazla katma değeri olan ürün üretmek istiyorsanız. Bir tek yolumuz var mecburu istikamet ARGE inovasyon. Kendi ürününüzü daha nitelikli hale getirmezseniz katma değerinizi yükselt emiyorsunuz. Aynı gömleği Türk markasıyla 26 dolara satıyorsunuz. Aynı gömleği İtalyan markasıyla sattığınızda 98 dolara satıyorsunuz. Aradaki fark ne. Aradaki fark birincisi marka, ikincisi tasarım. Kalite aynı kalite, çok firma da Türkiye’de üretiyor, kesimi dikimi hepsi Türkiye’de sadece amblemi bazen burada bazen orada koyuyor. 26 dolar nere 98 dolar nere” diye konuştu.

    “YERLİ UYDULARIMIZ 2,5 GÜNDE BİR KANDİLDEN GEÇİYOR, 2018’DE 6 SAATTE BİR GEÇECEK”

    2002 Türkiye’sinde kendi piyade tüfeğini dahi başkasının lisansıyla, her bir üretilen tüfek için başka ülkeye lisans bedeli ödeyen bir ülke konumunda olduğunu hatırlatan Bakan Işık, “Kendi piyade tüfeğimizi bile kendimiz yapamıyorduk. Aldığımız, kullandığımız tüm silahlar ithal. Yerlilik oranımız yüzde 24, kalite yerde sürünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman başbakan olarak verdiği ilk talimatlardan biri resmi komisyonları tamamen kaldırmak oldu. Bugün geldiğimiz noktada savunma sanayide yerlilik oranı yüzde 65’e çıkardık. Artık dünyanın en gelişmiş, gece görüş dürbünlü, termal kameralı piyade tüfeğini Türkiye kendi üretebiliyor. Türkiye kendi topunu üretebiliyor, kendi tankını, kendi helikopterini, insansız hava aracını üretebiliyor. Artık Türkiye kendi uydusunu üretiyor. Terörle mücadelede 23 Temmuz’da başlayan operasyonda, Türkiye Kandil’i yerle bir etti. Ama rastgele bomba atmadı. Milimetrik hedeflerle yaptı. Terör örgütünün kandilde barınma imkanı kalmadı. Nasıl başardınız derseniz. Kendi geliştirdiğimiz uydumuz 2,5 günde bir kandilin üzerinden geçti. Her 2,5 günde orda bir çukur mu kazıldı, bir tümsek mi var, bir duvar mı örüldü bunu tespit etti. Onların Türkiye Cumhuriyetinin haberinin olmasının mümkün değil dediği cephanelik üzerine yeşillik yapmışlar, ağaç dikmişler o cephaneliği vurdu. Niye yapılırken, 2,5 günde üzerinden geçiyorduk. Şimdi, yeni hedefimiz bırakın 2,5 günü 6 saatte Kandil’in üzerinden geçecek uyduyu yapmak 2018’de bitirmiş olacağız. Bu kadar bu sektöre savunma sanayinin Türkiye’nin yatırım yapmasının bedelini bugünlerde çok daha net olarak ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

    “YERLİ OTOMOBİLDE 2020’DE SERİ ÜRETİME GEÇECEĞİZ”

    Yerli otomobilde Türkiye’nin bu defa da treni kaçırmasını istemediklerini belirten Bakan Işık, “Biz Türkiye’nin otomotiv teknolojilerinde üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke olsun. Sağlam altyapımız var. Son derece iyi bir batarya teknolojimiz var, elektrik motoru teknolojimiz var. Sensör teknolojimiz var, bunları biraya getirip birleştirmek ve bunları ticarileştirmek de bizim görevimiz. Yerli otomobil son derece önemli bir projedir. Her şeyi sıfırdan yapacaktı. Bu bizim için 5 yıl, 1 milyar dolara yakın bir masraf. Ama baktık, şuanda üretimi olmayan, modelleri var onların fikri mülkiyet hakkını satın aldık. Şimdi onlara kendi teknolojilerimizi yüklüyoruz, Bu konuda dünya ile de işbirliği yapıyoruz. İnşallah 2018 yılının Haziran’ı gibi otomobilimizin tanıtımını yapmayı hedefliyoruz. 2020’den önce de seri üretimi hedefliyoruz. İnşallah bu defa Türkiye yapacak. Elbette rahatsız olanlar var, elbette Türkiye’nin bu noktada gelişmesini istemeyenler var. Çünkü bu alan Türkiye’nin hızlı gelişeceği bir alan. Artık mesafeleri kapatmak bazen çok zor, bazen de çok kolay. Bu alan Türkiye’nin mesafeyi çok kolay kapatabileceği bir alan. Onun için otomobili inşallah hayata geçireceğiz. Bu noktada sizlerin en azından manevi desteğini arkamızda, yanımızda görmek istiyoruz. Kamuoyundan çok büyük destek var. Bizde bir haya kırıklığı olmasın diye çok dikkatli çalışıyoruz, kılı kırk yaran titizlikle çalışıyoruz. Şuana kadar planladığımız şekilde çalışmalar sürüyor” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Bakan Işık, iş adamlarının sorularını yanıtladı.