Etiket: 6-7

  • ÖSYM Başkanı Aygün (Ertelenen sınavlar): “e-YDS 2020/13 ve 2020-YDUS 20 Şubat 2021 tarihinde, 2020-ALES/2 21 Şubat 2021 tarihinde, 2020-DİB-MBSTS 27 Şubat 2021 tarihinde, 2020-YÖKDİL/2 28 Şubat 2021 tarihinde, 2020-Sayıştay Yazılı 6-7 Mart 2021 tarihinde, 2020-DUS/STS 7 Mart 2021 tarihinde, 2020-KPSS DHBT 11 Nisan 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.”

    ÖSYM Başkanı Aygün (Ertelenen sınavlar): “e-YDS 2020/13 ve 2020-YDUS 20 Şubat 2021 tarihinde, 2020-ALES/2 21 Şubat 2021 tarihinde, 2020-DİB-MBSTS 27 Şubat 2021 tarihinde, 2020-YÖKDİL/2 28 Şubat 2021 tarihinde, 2020-Sayıştay Yazılı 6-7 Mart 2021 tarihinde, 2020-DUS/STS 7 Mart 2021 tarihinde, 2020-KPSS DHBT 11 Nisan 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.”

  • Başkan Dağtekin’den 6-7 Ekim olayları açıklaması

    AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin, 6-7 Ekim olaylarının yıldönümü nedeniyle açıklamalarda bulundu.

    Diyarbakır’da, 6-7 Ekim 2014’te Kobani bahanesiyle gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz’un öldürülmesi ile ilgili Başkan Dağtekin, birlik ve beraberlik mesajları vererek teröre tepki gösterdi. Başkan Dağtekin, “6- 7 Ekim olayları aslında bizlerin üzerinde oynanan oyunların ne ilki ne de sonuydu. Başlangıcı var, sonu da halen devam ediyor. Ülkemizde de maalesef yanlışın, batının, kötünün temsilcileri bizlerin üzerinde sürekli oyunlar oynamışlardır. Kardeşi kardeşe düşman etmek istemişlerdir. Ama özellikle Güneydoğu ve Doğunun insanı, Kürt olan insanlarımız Allah’a hamd olsun ki inanç değerleri yönüyle düşünce dünyası yönüyle sürekli Allah’ın resulünü peygamberine kitabını hiçbir zaman başka değerlere değiştirmemişlerdir. Değiştirmedikleri içinde başkalarının planları, projelere her zaman akamete uğramıştır. Aslında o gün büyük bir proje uygulayacaklardı, o gün iç savaş çıkartacaklardı, o gün bir bölgeyi alıp götüreceklerdi, belki bölge sonrası Türkiye’nin bütünlüğünü bitireceklerdi, bunlar onların planlarıydı. Ama Allah’ın planı ise farklıdır Rabbim doğru olanı doğru davranmanın yanındadır. Ben inanıyorum ki biz bu coğrafyanın insanları birbirine karşı eğer düzgün, dürüst bir mantık ortaya koyarsak düşünce yapımız, dünyamız farklı olabilir, partilerimiz, gruplarımız farklı olabilir ama bizler doğru da birleşirsek, İyi de birleşirsek bizlere hiçbir şey olmaz hiçbir güç bizleri yıkamaz, yıldıramaz. Bunları bizim hep birlikte bitirmemiz lazım. Bizler tekrar şu coğrafyanın lideri konumuna hamd olsun liderimiz ile birlikte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la gelmişiz, o zaman kazandığımız bu kazanımları daha gerilere değil daha iyi yerlere götürmek hepimizin ortak hedefi olmalıdır” diye konuştu.

  • Başkan Karak: “6-7 milyon destek olun transfer tahtasını açalım”

    Mersin İdmanyurdu Spor Kulübü Başkanı Mahmut Karak, birlik olunursa her konuyu aşabileceklerini kaydederek, “İstifa etmemizi bekleyenler beklemesinler, istifa etmeyeceğiz. Sonuna kadar görevimizin başındayız, başında olacağız. Sözleşmesi bitip de bizim istediğimiz hiçbir oyuncu takımdan gitmedi. Eğer 6-7 milyon destek olunursa biz transfer tahtasını da açacağız, transfer de yapacağız” dedi.

    Geçen yıl TFF 1. Lig’de kötü bir sezon geçiren ve ligin son sırasında yer alarak 2. lige düşen Mersin İdmanyurdu, bu yıl yeniden TFF 1. Lig’e çıkmanın hesaplarını yapıyor. Kulüp Başkanı Mahmut Karak, bir otelde basın toplantısı düzenleyerek yapacakları çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Yapmaları gereken çalışmaları bildiklerini kaydeden Karak, “Sözleşmesi biten en başta hocamızla yolumuza devam ediyoruz. Levent Eriş hocamızla bu hafta nasip olursa, yetişirse sözleşme imzalayacağız. Herhangi bir sıkıntımız yok. Levent hocamızla yola devam ediyoruz. Önümüzde iki süreç var. Bir elimizdeki futbolcular, ikincisi tahta süreci. Elimizde bizim istediğimiz, kendimiz çalışmak istediğimiz, sözleşmesi bitip de giden bir futbolcu yok. Abdulkadir biz sözleşme yenilemediğimiz için kendisiyle çalışma yolunu seçmedik. Serol ile yine aynı şekilde sözleşme yenilemek istediğimiz için tekrardan masaya oturmuyoruz. Ancak diğer oyuncuların bir kısmıyla anlaştık, diğerleriyle de anlaşacağız. Sinan ile ilgili biz verim alamayacağımızı düşündük. Biz Sinan’ın anlaşmasında bulunan opsiyon işlemini de yaptırmadık. Güven ve Tita’nın da yüksek rakamları var. Bizde kendileriyle çalışmak için rakamları düşürmeye çalışıyoruz. Bu iki futbolcu ile görüşmelerimiz sürüyor, anlaşma aşamasındayız. Eğer bizim istediğimiz rakamlar olursa kendileriyle devam edeceğiz. Hakan’ın da biz takımda kalmasını istiyoruz ama bizden bir hafta, 10 günlük süre istedi, buda kendisinin çok doğal hakkı. Eğer başka yerle anlaşamazsa, bize dönüş yapacak. Diğer taraftan alt yapıdan 11 futbolcuya profesyonel lig imzası attırdık. Alt yapı bizim için çok önemli. Alt yapıda çok fazla hoca olmayacak. 4 hocayı geçeceğini tahmin etmiyorum. Bu süreçte alt yapı için genç yetenekleri takımımıza toplayacağız” diye konuştu.

    “İstifa etmeyeceğiz”

    Hep birlikte hareket edilirse her konuyu aşabileceklerini kaydeden Karak, “Ama birbirinden kopuk bir şehir. Bir türlü şehir takımla bütünleşemedi. Biz bu süreçte takımın eski başkanları dahil kentin önde gelenlerin tamamını ziyaret ettik ve destek istedik. Mersin İdmanyurdu’nun daha fazla bataklığa gitmemesi için bir bütün olmamız gerektiğini söyledim. Halen bizim istifa etmemizi bekleyenler var. Ancak bastıra bastıra söylüyorum. İstifa etmeyeceğiz. Ne ben ne yönetimim istifa etmeyecek. Dimdik ayaktayız, ayakta duracağız. Sonuna kadar görevimizin başındayız, başında olacağız. Biz verilen bu kutlu görevi sonuna kadar devam ettireceğiz. Kaç yıl olursa olsun, ne yaparsak yapalım biz inanıyoruz ki doğru, ilkeli, şanımız ve şerefimizle buradayız. İdmanyurdu’nun kapısını bir defa bile çalmayanlar, adresini bilmeyenler, yanımıza bir defa gelip bile siz ne yapıyorsunuz diye ziyarette bulunmayanlar bizi eleştiriyorlar. Eğer bize çaldınız diyorsanız, öncelikle gelip bizi denetlemeniz gerekiyor. Bizi kimse göreve getirmedi, biz kendimiz istedik. Birinin itmesiyle de buraya gelmedik. Bize altın tepside de bu takım sunulmadı. Bu görevi gönülden istedik, başaracağız, yapacağız dedik ve elimizden ne geliyorsa yapmaya çalıştık ve çalışacağız” şeklinde konuştu.

    “6-7 milyon destek olunsun hem tahtayı açalım hem transfer yapalım”

    Transfer tahtasıyla ilgili de konuşan Karak, “Biz yönetime geldiğimiz günden beri Mersin İdmanyurdu’nu bir kuruş borçlandırmadık. Bir yerin ödemesini yapmak için başka bir yere borçlanmadık. Ali Tekin ve bu dönemde ödediğimiz toplam para 15 milyon lira. Bizim Mersin İdmanyurdu’nu tekrar borçlandırmamamız gerekiyor. Tahtaya engel borç 20 milyon civarında. Şu an herkese sesleniyorum. Tahtayı açıp, sezona başlayıp, futbolcu transfer edip, takımı ayakta tutmak için maksimum lazım olan rakam 12-13 milyon. Eğer biz Mersinliysek, bize bu paranın 6-7 milyonunu versinler, gerisini biz tamamlayalım. 20 milyonu biz 12-13 milyonla bitireceğiz. 30 milyon lira destek gelsin biz 74 milyon borcu silelim. Bu kadar açık net söylüyoruz. Yani 30 milyon destek olsun biz Mersin İdmanyurdu’un borçtan kurtaralım” ifadelerini kullandı.

  • Doç. Dr. Çetin: “Nadir hastalıkların Türkiye’de 6-7 milyondan fazla insanı etkilediği düşünülmektedir”

    SANKO Üniversitesi Moleküler Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zafer Çetin, nadir hastalıkların Türkiye’de 6-7 milyondan fazla insanı etkilediğini söyledi.

    SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesinde akademisyen, öğretim üyesi ve doktorlar, 28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü’nü sembolize eden renkli eldivenler giyerek, nadir hastalıklar konusuna dikkat çekti. Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zafer Çetin, toplumda görülme oranı 2 binde birden daha düşük olan hastalıkların “nadir hastalık” olarak tanımlandığını belirterek, “Nadir hastalık dememize rağmen bu hastalıkların sayısı düşünülenden fazladır. Bugüne kadar 7 binden fazla nadir hastalık tanımlanmıştır” dedi.

    Miyotonik distrofiler, akondroplaziler, fenilketonüri, kistik fibroz, konjenital adrenal hiperplazi, spinal müsküler atrofi gibi nadir hastalıkların Türkiye’de diğer ülkelere göre daha sık görüldüğüne dikkati çeken Doç. Dr. Çetin, Türkiye’de akraba evliliği oranının diğer ülkelere göre yüksek olmasının bu durumun başlıca nedeni olduğuna vurgu yaptı. Doç. Dr. Çetin, “Genelde kaynağı genetik olan nadir hastalıkların seyri kronik olup, hastanın yaşam süresini kısaltan nadir hastalıkların dünya çapında 300 milyondan, Türkiye’de ise 6-7 milyondan fazla insanı etkilediği düşünülmektedir” şeklinde konuştu.

    Nadir hastalıkların çoğunda hastalığın kesin tedavisinde kullanılan bir ilaç bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Çetin, “Ancak son yıllarda nadir hastalıklar konusunda artan bilinçlenme ile birlikte Tip1, Tip2, Tip4 ve Tip6 Mukopolisakkaridozlar gibi nadir hastalıklarda hayat kalitesini artırmayı sağlayan enzim yerine koyma temeline dayalı ilaçlar geliştirilmiştir” ifadelerini kullandı.

    ADA geninde mutasyonlar sonucunda ortaya çıkan ağır kombine immün yetmezlik (ADA-SCID) hastalarının tedavisinde kullanılmak üzere gen tedavi temeline dayalı geliştirilmiş olan ilacın 2016 yılında European Medicines Agency (EMA) tarafından hastalarda kullanılabileceği müjdesini veren Doç. Dr. Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu gelişmeler umut vaat etse de tedavisi henüz bulunamayan nadir hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek yeni ilaçların geliştirilebilmesi için daha çok Ar-Ge yapılması ve gerek tıp camiasında, gerekse toplumda farkındalığın artırılması gerekmektedir.”

    Erken teşhisin önemi

    SANKO Üniversitesi Moleküler Tıp Anabilim Dalı ve Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlker Saygılı ise nadir hastalıklar ile mücadele eden hastaların yaşam kalitelerinin hastalıklardan dolayı etkilendiğini belirtti. Nadir hastalıklarla etkin mücadelede erken teşhisin çok önemli olduğunu anlatan Prof. Dr. Saygılı, “Erken teşhis ile hastalıkların tespit edilmesi, hastalığın seyri açısından çok önemlidir. Bunun için de erken dönemde hastalığın tanısını en kısa sürede koyabilecek yüksek standartlarda ve tam donanıma sahip laboratuvarların kolay ulaşılabilir olması gerekir” uyarısını yaptı.

    SANKO Üniversitesi olarak nadir hastalıklarla mücadele konusunda üzerlerine düşen görevi yerine getirmek amacıyla yaptıkları çalışmaların devam ettiğini bildiren Prof. Dr. Saygılı, farkındalık oluşturmak amacıyla bu çalışmayı organize eden SANKO Üniversitesi Bilimsel Araştırma Topluluğuna teşekkür etti.

  • Silvan’da PKK yandaşlarının 6-7 Ekim’deki şiddeti kamerada

    7 Ekim 2014’te Ayn el Arap bahanesiyle düzenlediği izinsiz gösterilerde yaşanan şiddet olaylarının yeni görüntüleri ortaya çıktı.

    Silvan’da HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun çağrısı üzerine 6-7 Ekim 2014’te Ayn el Arap bahanesiyle düzenlenen izinsiz gösterilerde, terör örgütü PKK mensuplarının Silvan Belediyesi’ne ait kepçeyi kullanarak bir banka binasını yıkmaları görüntülere yansıdı. Başta Diyarbakır Caddesi olmak üzere Mescit, Feridun, Bağlar, Yenişehir, Cami, Konak, Tekel mahalleleri ve ara sokaklarda yolu trafiğe kapatan terör örgütü yandaşları, Diyarbakır Caddesi üzerinde seyir halin iken durdurdukları TIR’ı da ateşe verip, şoförüne linç girişiminde bulundular.

    Türkiye genelinde 54 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı olaylara ilişkin Silvan’daki görüntülerde, Diyarbakır Caddesi üzerinde yapılan izinsiz gösterilerde zırhlı TOMA aracına yüzlerce terör örgütü yandaşının taşlarla saldırı yaptığı da yansıyor. Olayların hız kazandığı 8 Ekim 2014 günü Cami Mahallesi Diyarbakır Caddesi üzerinde saat 21.00 sıralarında ambulansın geçişine izin verilmezken, yüzü maskeli bir göstericinin binanın önünde bekleyen bir vatandaşa sopa ile vurduğu görüntülere yansıyor. Görüntülerde ayrıca 10 Ekim günü Diyarbakır Caddesi üzerinde toplanan ve polis araçlarına taşlı saldırıda bulunan terör örgütü yandaşlarının tazyikli su ile göstericileri dağıtmaya çalışan Toplumsal Müdahale Aracı’na (TOMA) molotof bombası attığı görülüyor. Şehrin en işlek caddesi üzerindeki iş yerlerinden araçların lastiklerini gasp ederek yolun ortasında ateşe veren terör örgütü PKK mensuplarının 10 Ekim Cuma günü Diyarbakır Caddesi’nde bir alışveriş merkezini yağmalamaları da görüntülere yansıyor. Terör örgütü mensuplarının 10 Ekim Cuma günü saat 24.00 sıralarında yaptıkları roketatarlı saldırı sonucu ise bir TOMA’nın yanarak alev aldığı görüntülere yansıdı.