Etiket: ”5’İnci

  • Hakikat Kitabevi yayınları CNR 5’inci Uluslararası Kitap fuarında yerini aldı

    Hakikat Kitapevi Yayınları CNR 5’inci Uluslararası Kitap Fuarında stant açarak yerini aldı.

    CNR EXPO Yeşilköy’de düzenlenen 5’inci Uluslararası Kitap Fuarında Hakikat Kitabevi Yayınları stant açtı. Yayınevinden yayımlanan kitaplara vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kitabevinde basılan ve İslam alimi Hüseyin Hilmi Işık efendinin imzasını taşıyan Peygamberlik Müjdeleri, Namaz Kitabı, Eshab-ı Kiram, Kıyamet ve Ahiret başta olmak üzere bir çok kitabın yeniden basımı kitapseverlerle buluştu. Ziyaretçilerin sorularını yanıtlayan kitabevi sorumlusu kitaplar hakkında bilgi verdi. İslami bilgilerin yer aldığı kitaplar çeşitli kampanyalarla vatandaşa sunuldu.

    “Dini doğru kaynaklardan öğrenmek isteyenlere hizmet veriyoruz”

    Hakikat Kitabevi çalışanı Muammer Taşdelen, “Biz Hakikat Kitabevi olarak sadece Türkçe olarak değil İngilizce, Fransızca hatta Farsça olmak üzere bütün dünyaya okumak isteyen dini bilgilerini edinmek isteyen, İslamiyeti doğru kaynaklardan öğrenmek isteyenlere ulaştırıyoruz. Burada olmamız gereğini düşündük ve katılımdan gayet memnunuz. Büyük İslam alimi Hüseyin Hilmi Işık efendinin yazmış olduğu kitaplar ihtiyaç sahiplerine dini doğru kaynaklardan edinmek isteyen kişilere ulaşmakta. Burada uygun fiyatlar hizmet veriyoruz” dedi.

  • 5’inci Jeotermal Fuarı yeni yeri ve tarihiyle ziyaretçisiyle buluşacak

    5’inci Jeotermal Enerji Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Konferansı’nın, yeni yatırımlarıyla 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşeceği bildirildi.

    Demos Fuarcılık tarafından bu yıl 5’inci kez düzenlenecek Expo Geothermal, sektörün kalbini İzmir’e taşıyacak. 2017 yılı Ocak ayında İstanbul’da yapılan fuardan sonra 5. Jeotermal Enerji Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Konferansı, yeni yatırımlarıyla 19-21 Nisan 2018 tarihlerinde İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşecek.

    Büyüyen sektör, 2018’de yatırım ve teşviklerle hız kazanacak

    Demos Fuarcılık açıklamasına göre Türkiye’de faaliyette bulunan 50’ye yakın Jeotermal Enerji Santrali bu fuarın ziyaretçi kitlesini oluşturacak. Aydın, Denizli, Manisa başta olmak üzere santrallerin büyük bir kısmı Ege Bölgesinde yer alıyor. Bu açıdan bakıldığında İzmir konum olarak Jeotermal Fuarı’nın merkezi durumunda. Elektrik santrallerinden, sondajcılara, müşavirlik – mühendislik firmalarından, izolasyonlu boru üreticilerine, otomasyon scada sistemlerinden, pompa vana imalatçılarına, ölçüm cihazlarından, su kimyasallarına, sektörle ilgili sivil toplum kuruluşlarına, jeotermal kaynağa sahip belediyelere kadar alanı kaplayan Jeotermal enerjinin önemi bir kez daha Expo Geothermal’de anlaşılacak.

    İzmir’de, 3 gün jeotermal günleri yaşanacak

    Açıklamaya göre 5’inci Jeotermal Enerji Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek olan Konferans programı sektördeki yenilikleri, çözümleri, uygulamaları ile ziyaretçisini bilgilendirecek. Otomasyondan, kimyasallara kadar birçok konuda anlatımlar yapılacak.

  • Aksaray’da 5’inci uluslararası tarım ve hayvancılık fuarı açıldı

    Aksaray’da Ziraat Odası Başkanlığı tarafından her yıl düzenlenen ve bu yıl uluslararası olarak 5’incisi düzenlenen Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, 151 tarım ve hayvancılık firmasının katılımıyla açıldı.

    Fuarın açılış konuşmasını yapan Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Aksaray nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığını belirterek, Türkiye’de olduğu gibi tarım ve hayvancılık sektörünün Aksaray’da da önemli bir sektör olduğunu kaydetti. Başkan Koçak, fuarı bu yıl uluslararası olarak gerçekleştirdiklerini belirterek, “5’incisini düzenlediğimiz fuar şu anda uluslararası, Aksaray’a ciddi şekilde katkı sağlayacak. Aksaray ekonomisine, tanıtımına ciddi katkı sağlayacağına inanıyorum. Aksaraylı çiftçilerimize hayırlı uğurlu olsun. Tarımın daha iyi yapılabilmesi için toplulaştırma biran önce yapılması lazım. Çiftçinin kazanabilmesi, girdilerin düşmesi için. Biz Aksaray olarak şeker pancarı eken bir iliz. Aksaray 2 tane şeker fabrikasını besliyor. Özelleştirme dedikodusu var son günlerde. Özelleştirmeye verildiğinde anahtarın tamamı satın alan insanlara verilmemeli. Burada çiftçinin eli olmalı. Devletimizin eli olmalı. Yani fabrikaları başıboş bırakmamalıyız. Bu konuda umarım bakanlığımız çiftçilerimizin sesini dinler. Suya da ciddi şekilde ihtiyacımız var. Dış havzadan su gelirse Aksaray çiftçisi ciddi şekilde rahat eder. En büyük girdimiz elektrik. Elektrik konusunda da sıkıntıdayız. Organize sanayideki fabrikalardaki arkadaşlarımıza nasıl elektrik desteklemesi, elektrik indirimi veriliyorsa her bir çiftçi de kendi köyünde fabrika işletiyor. 1 ineği olan da fabrikadır. Buradaki çiftçilerimize de indirimli elektrik verilmesini istiyoruz. Ayrıca, hadi gelin köyümüze geri dönelim projesi var. Bu proje için teşekkür ediyor ve destekliyoruz. Ama üreticilerimiz köye döndüğünde bir mandıra yaparken bir ev yaparken ruhsat almakta ciddi sıkıntı çekiyor. Bu durumda kolaylaştırılırsa üreticimizde köyünü terk etmez” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu, “Başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız olmak üzere AK Parti olarak da zaten elimizden gelen, çiftçimizi rahatlatacak, gelir seviyesini artıracak her türlü çalışmayı planlıyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız göreve geldiğinden bugüne kadar özellikle hayvancılığa daha büyük bir destek ve önem veriyor. Özellikle bu yıl buzağıların sayılarının çoğaltılması, sağlıklaştırılması, ölüm oranlarının azaltılması ile ilgili çok ciddi bir kampanya başlatmış durumda. Hayvancılık sektöründeki üreticilerimize de ciddi manada bu yönde destekler elde ediliyor” diye konuştu.

    Vali Aykut Pekmez ise “Aksaray, 420 bin hektarlık tarım arazisiyle tarım ve hayvancılıkta da önemli bir konumda. Şeker pancarı, yonca, ay çekirdeği, arpa gibi ürünlerin üretiminde Türkiye’de ilk 10 içerisinde yer alıyor. 230 bin büyükbaş hayvanı ile 600 binden fazla küçükbaş hayvanı ile yıllık yaklaşık 360 bin ton süt üretimiyle de tarımda önemli bir potansiyeli var. 2002 yılında yıllık 400 milyon olan tarımsal üretim değerimiz, bugün 3 Milyarın üzerine çıkmıştır. Bu tarımsal gelişmede 2002’den beri uygulanan hükümetimizin uyguladığı tarım teşviklerinin de önemi büyük. 15 yılda Aksarayımıza, çiftçimize 1.3 milyarlık katkı sağlandı” ifadelerini kullandı.

    Yapılan konuşmaların ardından fuarın açılışı gerçekleştirilerek protokol üyeleri fuar alanını gezdi. Fuarın açılışına TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu, Aksaray Valisi Aykut Pekmez, Belediye Başkan Vekili Serdar Baydar, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Altınsoy, İl Emniyet Müdürü Ali Karabağ, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Akın, ATSO Başkanı Ahmet Koçaş, MHP İl Başkanı Ramazan Kaşlı, Damızlık KMoyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, daire müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı.

  • Türkiye, Avrupa’da 5’inci en büyük üretim merkezi olacak

    Türkiye’de son yıllarda artan kentleşme, konut sektöründeki hareketlilik ve e-ticaret pazarının gelişimi oluklu mukavva tüketimini zirveye taşıyor. ‘Türkiye Ambalaj Sanayi, Oluklu Mukavva Tüketimi ve Ekonomik Etki Analizi’ Raporu’na göre, 2016-2021 yılları arasında Avrupa ülkeleri ortalama yüzde 0.9’luk büyüme ile yerinde sayarken, Türkiye yıllık ortalama yüzde 5.6’lık büyüme hızı ile İspanya, İngiltere, İtalya ve Almanya gibi ülkeleri sollayacak.

    IBS Research & Consultancy ve Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) işbirliği ile hazırlanan ’Türkiye Ambalaj Sanayi, Oluklu Mukavva Tüketimi ve Ekonomik Etki Analizi’ konulu raporun sonuçları açıklandı. Raporun tanıtımı amacıyla İstanbul’da gerçekleştirilen basın toplantısında, OMÜD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu ve OMÜD Genel Sekreteri Levent Deniz, sektörün dünyada ve Türkiye’deki gelişimine ilişkin beklentileri paylaştı, sektörün ülke ekonomisindeki yerini analiz etti.

    Rapora göre, 2015 yılında 836 milyar dolar olan dünya ambalaj malzemesi tüketimi yüzde 20 artışla 2020 yılında yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşacak. Raporda, 2015-2020 yılları arasında oluklu mukavva ambalajın içinde bulunduğu kağıt-karton ambalaj tüketiminin ise yüzde 31 civarındaki pazar payını koruyacağı öngörülürken, Türkiye’nin ise hızlı gelişen pazarlardan biri olarak 2021 yılında Avrupa bölgesinin en büyük 5’inci üretim merkezi olacağı belirtildi.

    ‘Türkiye Ambalaj Sanayi, Oluklu Mukavva Tüketimi ve Ekonomik Etki Analizi’ raporuna göre, 2016-2021 arasında dünya oluklu ambalaj üretiminin yılda ortalama yüzde 2.3 oranında büyüyeceği öngörülüyor. Söz konusu dönemde, Avrupa ülkelerinin oluklu mukavva üretiminin 29.7 milyon tondan 31.1 milyon tona ulaşması beklenirken, Türkiye’nin ise yüzde 5.6’lık yıllık büyüme hızı ile İspanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Almanya’nın önüne geçeceği tahmin ediliyor. Türkiye ayrıca 2011-2016 yılları arasında dünya oluklu mukavva ambalaj üretiminde yılda ortalama yüzde 3.5 ile miktar bazında büyümede, Hindistan, Çin ve Polonya’nın ardından dördüncü ülke oldu.

    “Türkiye bölgesel cazibe merkezi”

    Türkiye’nin son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 4.8’lik GSYH büyümesi ve güçlü performansı ile yatırımcılar açısından bölgesel cazibe merkezi olduğuna dikkat çeken OMÜD Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu, “Oluklu mukavva ambalaj sanayi önümüzdeki 7 yılda 1.5 kat büyüyecek. Ülkemizin genç ve dinamik nüfusu, tüketim harcamaları ve internet erişimindeki artış sektörümüzün büyümesini olumlu yönde etkiliyor. 2018 yılında en az yüzde 10 kapasite artışı ile 3.3 milyon tonluk yıllık üretim kapasitesine ulaşılacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki süreçte; yeni Hal Yasası, kentleşme, konut inşaatları ve e-ticaret hacmindeki artış sektörün gelişimini hızlandıracak en önemli gelişmeler olacak. Bütün bu gelişmeler ışığında; oluklu mukavvada Türkiye’nin 2021’de kişi başına 62 metrekarelik üretimle Avrupa ortalamalarına yaklaşacağını tahmin ediyoruz” dedi.

    90 bin kişinin geçimini sağlıyor

    Sektörün Türkiye ekonomisindeki yerinin de incelendiği raporda, oluklu mukavva üretiminin tedarik ve satış-dağıtım zincirleri olmak üzere doğrudan ve dolaylı ekonomik etki analizine yer verildi. Rapora göre, oluklu mukavva sanayi 2017 yılında 88 üretici firmaya ait 110 fabrikada, 3 milyon tonluk oluklu mukavva üretim kapasitesine sahip bulunuyor. 2017 yılında 2.2 milyon tonluk satış ve 164 bin tonluk ihracat gerçekleştiren sektör, 6.2 milyar liralık ciroya ulaştı. Sektörde istihdam edilen kişi sayısı 10 bin 500’ü bulurken, ambalaj üretimine girdi ve hizmet sağlayan diğer sektörlerdeki çalışanlar ve aileleri de hesaba katıldığında bu sayı 90 bini geçiyor.

    2015 verilerine göre 4.1 milyar TL satış hacmi ile 700 milyon TL’lik katma değer oluşturan sektörün 2017 yılı itibariyle ekonomiye katkısı 1 milyar lirayı aşacağı tahmin ediliyor.

    İhracattaki payı artıyor

    Rapordan öne çıkan diğer çarpıcı sonuçlar ise şöyle;

    2012 yılından bu yana oluklu mukavva sanayi büyümesi, genel imalat sanayi büyümesinden daha yukarı bir seviyede gerçekleşti.

    2017-2023 yılları arasında sektör GSYH’dan 1.2 puan daha hızlı büyüyecek. Yüzde 5.9 ortalama büyüme ile kişi başı 25 kg olan oluklu mukavva ambalaj üretimi, 2023 yılında 36 kg seviyesine çıkacak.

    2009 yılından beri oluklu mukavva tüketim artışı Türk ekonomisinin büyüme hızından daha fazla artış gösterdi.

    İhracattaki payı artan sektör, cari açığa da pozitif katkı sağlıyor. 2006 yılında üretimin sadece yüzde 3’ü seviyesinde olan ihracatın payı 2016’da yüzde 7’ye çıktı.

  • 5’inci Uluslararası Boğaziçi Film Festivali başladı

    17-26 Kasım tarihleri arasında devam edecek olan 5’inci Uluslararası Boğaziçi Film Festivali Beyoğlu’nda düzenlenen törenle başladı.

    Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ile İstanbul Medya Akademisi tarafından ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen 5’inci Uluslararası Boğaziçi Film Festivali Beyoğlu’nda düzenlenen törenle başladı. 17-26 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek festival Türkiye ve dünya sinemasının en yeni örneklerini İstanbullu sinemaseverlerle buluşturacak. Öte yandan, bu yıl İstanbul’da ünlü sinemacıları ağırlamanın yanı sıra Brezilya’dan Hindistan’a, İran’dan Kırgızistan’a, 39 ülkeden 43 uzun ve 64 kısa metraj olmak üzere toplam 107 film sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.

    “Boğaziçi Film Festivali büyük bir iştir”

    Festivalin açılış töreninde konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Sinemada iyi bir kadraj, maharetli bir ressamın elinden çıkmış eşsiz bir resim gibidir. Senaryoya can veren vurucu bir cümle, esaslı bir şiir gibidir. Her ne kadar teknik olarak farklı olsa da anlatılan hikayenin, görselliği, söylem gücü, müzikleri ve daha birçok detayıyla birlikte romandan pek de farkı yoktur. Sinema üst bir türdür. Bütün sanatlara açık, gönlü geniş bir kapıdır. Sinema sanatı etrafında kurulan dünya, büyük bir dünyadır. Modern dünyada var olma limanına yanaşan nice medeniyetin, kültürün, bakışın ve kavrayışın birbiriyle buluştuğu büyük bir limandır. Milyonlarca insanın istihdam edildiği, büyük bütçelerin konuşulduğu, ülkeler ekonomisine yön veren dev bir endüstridir. Hollywood ve Bollywood pratikleri ortadadır. İran Sineması’nın dünyadaki yeri hepimizin malumudur. Uzak Doğulu nice usta isimlerini dünyaya duyurmuş, ülkelerinin keşfedilmeyi bekleyen değerlerini bizlere sinema vasıtasıyla tanıtmış, anlatmışlardır. Bu büyük endüstri içinde, bu büyük dünyada faaliyet yapmak, eser üretmek, bir hayalin peşine düşmek, verimlere sahne olmak muhteşem bir iştir. Kültür endüstrilerinin sahnesi olan bir şehrin, Beyoğlu’nun belediye başkanı olarak ifade etmek isterim ki Boğaziçi Film Festivali büyük bir iştir. Katkısı olan herkesi, burada resmi geçit yapan her bir filmde emeği olan herkesi tebrik ediyorum” diye konuştu.

    “Bu yıl 3 bin 260 filmin başvuru yapması açıkçası bizi memnun etti”

    Festivale başvuru yapan filmin çok olmasından duyduğu memnuniyeti anlatan Festival Direktörü Bülent Turgut, “Gerçekten bir festival hazırlamak ancak tutkuyla yapılabilecek bir şey. Festivallerin bir idealleri vardır ve bu idealleri belli stratejiler çerçevesinde hayata geçirmek için elimizden geleni yapmaya çalıştık. En temelde yeni yetenekleri yeni isimleri keşfetmek için bu yola çıktık. Uluslararası alanda etkimizi arttırmak istiyorduk. Bu yıl 3 bin 260 filmimizin başvurması açıkçası biz memnun olduk” dedi.