Etiket: 52’nci

  • 52’nci Antalya Uluslararası Film Festivali:

    52. Uluslararası Antalya Film Festivali, dünya sinemasının öncü isimlerinden oluşan yedi kişilik Uluslararası Yarışma Jürisi’nde İzlanda, Amerika, Romanya, Belçika ve Türkiye sinemasının önemli isimlerini bir araya getiriyor.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 52. Uluslararası Antalya Film Festivali yarışma filmleri, dünya sinemasının saygın isimlerini 29 Kasım- 6 Aralık 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin uluslararası jürisi için bir araya getiriyor. Uluslararası jüri, Türkiye’den iki filmin de yer aldığı 10 filmlik yarışma seçkisini izledikten sonra sonuçları, 6 Aralık akşamı Cam Piramit’te gerçekleştirilecek kapanış töreninde açıklayacak. 52. Uluslararası Antalya Film Festivali Uluslararası Yarışma’da bu yıldan itibaren En İyi Film ödülünün yanı sıra En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Müzik, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu kategorilerinde de ödül verilecek. Bu yıl ayrıca yarışmanın en iyi filmi 50 bin euro para ödülü kazanacak.

    İzlanda sinemasının usta isimlerinden Fridrik Thor Fridriksson’un başkanlık edeceği jüride, Amerikan bağımsız sineması kökenli olmasına rağmen “Alacakaranlık / Twilight”ın yönetmenliğini üstlenerek kendini anaakım sinemada da kanıtlamış olan kadın yönetmen Catherine Hardwicke, Romanya sinemasından dünyaya açılan genç ve başarılı oyuncu Anamaria Marinca, gerilim sinemasının başyapıtlarından “Jaws”un senaristi Carl Gottlieb, geçtiğimiz yıl “Kuzu” ile ikinci kez Altın Portakal kazanan oyuncu Nesrin Cavadzade, sayısız Hollywood efsanesini ilk kez kamera önüne çıkaran ve “Star Wars” gibi kilometre taşlarının da kast direktörlüğünü üstlenmiş olan Dianne Critenden ve Belçika sinemasının bol ödüllü, sıra dışı yönetmeni Dominique Derrudere 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma Jürisi’ni oluşturuyor.

    BAŞKAN KOLTUĞUNDA İZLANDALI BİR USTA: FRIDRIK THOR FRIDRIKSSON

    Fridrik Thor Fridriksson 1974’te ülkenin ilk sinema kulübünü kurdu ve İzlanda’nın ilk sinema dergisi “Kvikmyndabladid”ı çıkardı. 1978’de Reykjavik Film Festivali’ni başlattı ve uzun süre yöneticiliğini üstlendi. 1987’de ise İzlanda’nın en büyük prodüksiyon şirketine dönüşecek olan “The Icelandic Film Corporation” şirketini kurdu. Bu alanda uluslararası şöhreti ise Lars Von Trier’in Zentropa’sı ve Francis Ford Coppola’nın American Zoetrope’si ile ortaklığı vesilesiyle yayıldı. Belgeseller ve televizyon filmlerinin ardından 1987’de ilk uzun metraj filmi “Skytturna / Beyaz Balinalar”ı çeken Fridriksson, ikinci filmi “Börn Nátturunnar / Doğanın Çocukları” ile Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday gösterildi. Yakın kuşak sinemaseverler ise onu, çılgın yönetmen Lars von Trier’in “Dancer in The Dark / Karanlıkta Dans” filminin yapımcısı olarak ve yine von Trier’in “Direktøren for Det Hele /Emret Patronum” filmindeki oyunculuğuyla hatırlıyor. Fridriksson’ın “Englar Alheimsins / Evrenin Melekleri” (2000) ve “Mamma Gogo” (2010) Türkiye’de de gösterilmişti.

    ALACAKARANLIK EFSANESİNİN YÖNETMENİ: CATHERINE HARDWICKE

    Holly Hunter’a Oscar adaylığı getiren 2003 yapımı ilk filmi “Thirteen / On Üç” ile seyirciyi sarsarken başarısını da ödüllerle taçlandıran yönetmen Catherine Hardwicke, 52. Uluslararası Antalya Film Festivali Uluslararası Jüri’sinde. Evan Rachel Wood’u yıldız mertebesine ulaştıran “On Üç”le Locarno ve Sundance’in de olduğu pek çok festivalden ödülle dönen Hardwicke, iki genç kız ve aileleri arasındaki ilişkiye odaklandığı bu filminin ardındansa yine gençlik temalı, fantastik romans “Twilight / Alacakaranlık” ile bu kez genç seyircilerden fanatik bir kitle edinmeyi başardı. Heath Ledger’lı “Lords of Dogtown” ve Oscar Isaac’li “The Nativity Story” gibi diğer hitlerinin yanı sıra klasik Kırmızı Başlıklı Kız masalını gerilim yüklü bir atmosfere büründüren “Red Riding Hood” ile izleyicisini şaşırtan yönetmen, son olarak geçtiğimiz Toronto Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan ve bu yılki Antalya Film Festivali’nde Türkiye’de ilk kez gösterilecek olan, Drew Barrymore ve Toni Collette’li “Miss You Already / Seni Şimdiden Özledim” ile seyirci karşısına çıktı.

    ROMANYA’DAN DÜNYAYA, CANNES’DAN HOLLYWOOD’A: ANAMARIA MARINCA

    Cristian Mungiu’nun 2007 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan çarpıcı filmi “4 Luni, 3 Saptamâni si 2 Zile / 4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün” ile hayatımıza giren Romanyalı genç aktris Anamaria Marinca, kısa bir sürede çok sayıda uluslararası yapımda boy gösteren dünyaca ünlü bir yıldıza dönüştü. 2008’de usta yönetmen Francis Ford Coppola’nın “Youth Without Youth / Geç Gelen Gençlik” filminde rol alan Marinca, “Five Minutes of Heaven / Cennete Beş Dakika”, “The Countess / Kontes” ve “Perfect Sense / Yeryüzündeki Son Aşk” filmleriyle uluslararası ününü artıran Marinca geçen yıl, başrolünde Brad Pitt’in oynadığı “Fury”de boy gösterdi. Marinca 2016 Şubat ayında gerçekleştirilecek Berlin Film Festivali Shooting Stars jürisinde de yer alacak.

    JAWS SERİSİNİN SENARİSTİ ULUSLARARASI JÜRİDE: CARL GOTTLIEB

    Steven Spielberg imzalı, sinema tarihinin en ünlü gerilim filmlerinden “Jaws / Denizin Dişleri”nin senaristi Carl Gottlieb de 52. Uluslararası Antalya Film Festivali Uluslararası Jüri’sinde. “Jaws” ile En İyi Senaryo dalında Altın Küre’ye aday gösterilen Gottlieb, serinin ikinci ve üçüncü filmlerinin de senaryosuna imza attı. Sinema filmlerinin yanı sıra, aralarında Neil Simon uyarlaması “The Odd Couple”ın da yer aldığı, ilgiyle izlenen pek çok televizyon dizisi ve programının da yazarlığını yapan Gottlieb, uzun süre Amerikan Yazarlar Birliği’nin (Writers Guild of America – WGA) başkanlığını üstlendi. Steve Martin’li komedi klasiği “The Jerk / Ahmak”ın da senaryosuna imza atmış olan Gottlieb, Amerikan Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu’ndaki görevini Genel Sekreter olarak sürdürüyor.

    Carl Gottlieb’in kitabını yazıp filmini yönettiği ve tüm dünyada sahneye konan efsane Caveman, Alper Kul tarafından da Türkiye’de sahneye uyarlanmış ve aylarca kapalı gişe sahnelenmişti.

    JÜRİYE TÜRKİYE’DEN İKİ ALTIN PORTAKAL ÖDÜLLÜ ÜYE: NESRİN CAVADZADE

    Azeri asıllı oyuncu Nesrin Cavadzade, Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun olduktan sonra 2 yıl boyunca Şahika Tekand Studyo Oyuncuları’nda eğitim aldı. “Yersiz Yurtsuz” dizisiyle televizyon dünyasına adım atan Cavadzade, Cemal Şan’ın ‘aşk üçlemesi’nin ikinci filmi olan “Dilber’in Sekiz Günü”ndeki başrol performansıyla Erzurum, Bursa ve Ankara Film festivallerinde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü kazandı. Daha sonra yine Şan’ın “Acı” filminde rol alan oyuncu, 2011 yılında Hasan Tolga Pulat’ın yönettiği “Güzel Günler Göreceğiz” filmindeki performansıyla 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” seçildi. Kutluğ Ataman’ın son filmi “Kuzu” , Erol Mintaş’ın ilk uzun metrajı “Annemin Şarkısı” ve Çanakkale Zaferi’ni anlatan “Son Mektup” filmlerinde yer alan Cavadzade, “Kuzu” ile 51. Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı. Ardından bu yıl, ABD yapımı popüler dizi Legends’da üstlendiği rolle dünyaca ünlü İngiliz oyuncu Sean Bean ile kamera karşısına geçen Nesrin Cavadzade, Türkiye’deki kariyerinin yanına uluslararası başarılar da eklemeyi sürdürüyor.

    JULIA ROBERTS’I YILDIZA DÖNÜŞTÜREN KAST DİREKTÖRÜ: DIANNE CRITENDEN

    Beyazperdenin en yetenekli isimleri, onun parmaklarının ucunda! Dünyaca ünlü casting direktörü Dianne Critenden de 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin Uluslararası Jüri’sinde yer alıyor. Critenden’i tanıtmak için casting direktörlüğünü yaptığı birkaç filmin ismini vermek yeterli olacaktır: Terrence Malick imzalı “Badlands / Kanlı Toprak”, “Days of Heaven / Cennet Günleri”, ve Amerika’nın en ünlü erkek oyuncularının boy gösterdiği “The Thin Red Line / İnce Kırmızı Hat”… Efsanevî “Star Wars / Yıldız Savaşları”, “3 Men and A Baby / 3 Adam ve Bir Bebek”, “Green Card / Yeşil Kart”, Black Rain / Kara Yağmur” gibi kült filmler bir yana, Julia Roberts’ı yıldız oyuncular mertebesine yükselten “Özel Bir Kadın / Pretty Women”ın da kast direktörlüğünü üstlenen Critenden, son olarak pek sevilen “Little Boy”un oyuncu kadrosunu oluşturdu.

    BELÇİKA’DAN GENÇ BİR USTA: DOMINIQUE DERRUDE

    Ağabeyinden aldığı kamera ile küçük yaşta film çekme tutkusunun peşine düşen Dominique Derrude, 1986’da aykırı şair ve yazar Charles Bukowski’nin bir hikayesini film yapmaya karar verdi. “Crazy Love” adlı film, festivallerin favorisi haline geldi ve dalga dalga yayılan bir başarı kazandı. San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü de kazanan filmin başarısı, ünlü yönetmen Francis Ford Coppola’nın da dikkatini çekince bir sonraki filmi için Coppola, Zoetrope bünyesinde genç yönetmene destek verdi ve filmin dünya çapında dağıtımını sağladı. Belçikalı yönetmen 2000 yapımı “Everybody Famous!” ile Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar’a aday gösterildi.

  • 52’nci Antalya Uluslararası Film Festivali

    29 Kasım-6 Aralık 2015 tarihleri arasında 52.’ncisi düzenlenecek olan Uluslararası Antalya Film Festivali’nin “Yaşam Boyu Onur Ödülü” sahipleri belli oldu. Onur ödülleri bu yıl Erden Kıral, Ayşen Gruda ve Kayhan Yıldızoğlu’na verilecek. Yıldırım Önal Anı Ödülü ise bir yıl boyunca Tijen Par’a emanet edilecek.

    Türkiye’nin en köklü sinema etkinliklerinden Uluslararası Antalya Film Festivali’nin Yaşam Boyu Onur Ödülü bu yıl üç sanatçıya veriliyor. Son filmi “Gece” ile hala genç ve yenilikçi bir sinemanın izini süren usta yönetmen Erden Kıral, unutulmaz performansları ve klasikleşmiş yerli komedilerde Yeşilçam’ın efsane isimlerinden birine dönüşmüş olan Ayşen Gruda ile kariyeri boyunca 200’e yakın filmde rol alan, sinema ve televizyon dünyasının en deneyimli karakter oyuncularından Kayhan Yıldızoğlu festivalin açılış töreni sırasında verilecek ödüllerin sahipleri olacak. Festival tarihinde son derece anlamlı bir yere sahip olan Yıldırım Önal Anı Ödülü ise bir yıl boyunca Tijen Par’a emanet edilecek.

    USTA YÖNETMEN ERDEN KRAL

    Türk sinemasının yetmişli yıllardaki gençleşme ve siyasallaşma sürecine “Kanal” ve “Bereketi Topraklar Üzerinde” filmleriyle katkıda bulunan usta yönetmen Erden Kıral, Yılmaz Güney’le başladığı sinema kariyerini bağımsız olarak sürdürdü. Ferit Edgü’nün “O” adlı romanından yola çıkarak beyaz perdeye aktardığı “Hakkari’de Bir Mevsim” adlı filmi 1983 yılında, Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülü de dahil olmak üzere çok önemli ulusal ve uluslar arası ödülün sahibi oldu.

    Erden Kıral, Türkiye’de arthouse sinemasının dışlandığı dönemlerde ürettiği “Ayna” ve “Av Zamanı” gibi filmlerle bu zorlu günlerin sınavından başarıyla geçti. En iyi film ve yönetmen Altın Portakal’larını kazanan “Mavi Sürgün” ile birlikte girdiği olgunluk döneminde “Yolda”, “Vicdan” ve “Yük” gibi bol ödüllü, yenilikçi yapıtlara imza attı. Geçtiğimiz yıllarda 52. Selanik Film Festivali’nde Türkiye dışında ilk kez bir Avrupa ülkesinde Erden Kıral’a özel bölüm açıldı ve filmleri toplu olarak Avrupa izleyicisiyle buluştu. Kıral, son olarak başrollerini Nurgül Yeşilçay, Mert Fırat, Vildan Atasever ve İlyas Salman’ın paylaştığı “Gece” filmiyle seyirci karşısına çıktı.

    SİNEMANIN GÜLEN YÜZÜ AYŞEN GRUDA

    Rol aldığı ilk filmden itibaren büründüğü karakterlerle büyük başarılara imza atan ve tekrarı güç rekorlar kıran Ayşen Gruda, komedi dendiğinde akla gelen ilk isimler arasında yer alıyor. Kemal Sunal, Şener Şen, İlyas Salman’la birlikte rol aldığı filmlerde yarattığı karakterlerle ismini sinema tarihine altın harflerle yazdırmayı başaran Gruda; Davaro, Çiçek Abbas, Hababam Sınıfı serisi, Şekerpare, Çöpçüler Kralı, Tosun Paşa, Bizim Aile, Süt Kardeşler gibi sayısız filmde yer aldı.

    Gruda son dönem Türkiye sinemasının dikkat çeken filmlerinden “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?”, “Pazarları Hiç Sevmem” ve “Pek Yakında” gibi örneklerinde usta işi performanslar sergilerken, 2010 yılında Sinan Çetin’in “Kağıt” filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Altın Portakal’ının da sahibi olmuştu.

    TİYATRODAN BEYAZ PERDEYE KAYHAN YILDIZOĞLU

    Muhsin Ertuğrul’la tanışmasının ardından uzun yıllar İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahneye çıkan Kayhan Yıldızoğlu, sinemaya 1966 yılında Fatih’in Fedaisi ve Malkoçoğlu filmleriyle geçiş yaptıktan sonra Memduh Ün, Ertem Eğilmez, Atıf Yılmaz, Süreyya Duru, Orhan Aksoy, Ertem Göreç ve Tunç Başaran filmlerinde sıklıkla kamera karşısına geçti.

    Kült mertebesine ulaşmış fantastik ve aventür filmlerin de dahil olduğu 200’e yakın filmde rol alan Kayhan Yıldızoğlu, yer aldığı Üç Arkadaş, Şoför Nebahat, Kara Gözlüm, Keloğlan gibi klasiklerin yanı sıra, Yavuz Turgul’un “Eşkıya”sındaki Artist Kemal karakteriyle de hafızalara kazındı.

    YILDIRIM ÖNAL ANI ÖDÜLÜ

    Etkileyici bir geçmişe sahip Yıldırım Önal Anı Ödülü, tiyatrodaki İsmail Dümbüllü Ödülü’nün misyonunu Uluslararası Antalya Film Festivali aracılığıyla sinemamıza taşıyor ve her yıl bir oyuncuya emanet edilerek el değiştiriyor. Ödül bu yıl Tijen Par’a takdim ediliyor.

    Ünlü aktör Yıldırım Önal, “Dinmeyen Sızı” filmindeki rolüyle 1973 yılında “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” seçilerek Altın Portakal ödülünü kazandı. Hayatının son yıllarında girdiği ekonomik sıkıntı nedeniyle, ödülünü rehinciye bırakmak zorunda kalan Önal, geri alamadan hayatını kaybetmişti. Yıllar sonra rehincinin oğlu tarafından Antalya Kültür Sanat Vakfı’na teslim edilen Altın Portakal heykelciği, 1999 yılından itibaren Yıldırım Önal Anı Ödülü olarak her yıl bir oyuncuya emanet ediliyor. Geçen yıl Gülden Ökten’in aldığı ödül, ünlü oyuncu Tijen Par’a emanet edilecek.

    TİJEN PAR KİMDİR

    Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden 1958 yılında mezun olan Tijen Par; Haldun Taner’in “Dışardakiler” oyunuyla tiyatroya başladı. 1964 yılında yedi filmde birden rol alarak sinemaya hızlı bir giriş yaptıktan sonra Lütfi Akad, Metin Erksan, Atıf Yılmaz, Yılmaz Duru ve Duygu Sağıroğlu gibi ustaların filmlerinde yer aldı. Yönetmenlik denemesinde de bulunan Par, Selvi Boylum Al Yazmalım da dahil olmak üzere çok sayıda filmde seslendirme sanatçılığı da yaptı. Sanatçı halen Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde akademisyen olarak görev yapıyor.