Etiket: 50’nci

  • Mümtaz Turhan vefatının 50’nci yılında unutulmadı

    Türkiye’de deneysel psikoloji çalışmalarını başlatan, sosyal psikoloji alanında çalışmalar yapmış ve bilim camiasına çeşitli katkılar sağlayan sosyal psikolog ve akademisyen Prof. Dr. Mümtaz Turhan için İstanbul Aydın Üniversitesinde “Vefatının 50. Yılında Prof. Dr. Mümtaz Turhan’ı Anma Günü” paneli düzenlendi.

    Tek oturumda gerçekleşen panelin moderatörlüğünü İstanbul Aydın Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı ve Türkiye Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdulhaluk Mehmet Çay gerçekleştirdi. Prof. Dr. Mümtaz Turhan’ın öğrencisi olan ve birlikte çalışmalar yaptığı Psikolog Yazar Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu ise “Mümtaz Turhan ile Anılar” adlı başlıkta konuşmacı olarak yer aldı. Panele, Mümtaz Turhan’ın yaşam hikâyesini anlatan kısa bir film ile başlanırken Mümtaz Turhan’ın kızı Fügen Turhan ise onur konuğu olarak panelde yer aldı.

    “Bir toplumun geleceğini yaşattığı değerler belirler”

    Mümtaz Turhan’ın öğrencisi olmasının ve daha sonrasında asistanlığını yapmasının hayatının en önemli noktası olduğunu söyleyen Psikolog Yazar Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, “Mümtaz Turhan benim hem Türkiye’de hem de Amerika’da tanıdığım bilim insanları içerisinde en önde gelenler arasındaydı. Hayata bakış açısı, tutumu ve değerleri ile örnek aldığım bir düşünür ve bilim insanıydı. Aynı zamanda Mümtaz Turhan, bizim Anadolu kültürümüzün temel değerlerini bilimsel olarak incelemiş ve bu temel değerlerin evrensel insan değerleri olduğu ile ilgili bir görüşe varmıştı. Bu nedenle Türk bilim insanının bu değerleri koruması ve nesilden nesile aktarması gerektiğini düşünüyordu” dedi. Mümtaz Turhan’ın kendisi için zenginlik kaynağı olduğunu söylen Cüceloğlu, “Türk düşünce tarihine Mümtaz Turhan’ın en önemli katkısı, bir insanın bilim insanı olabilmesi için ‘Dürüst bir insan olması gerekir’ konusunu açıkça ortaya koymasıdır. Şu anda benim de hizmet verdiğim bir görüş var o da şu; Bir bilim insanı olabilmek için her şeyden önce hakikate saygı ve hakkaniyet duygusunun olması lazım. Bir toplumun geleceğini bilgi değil, yaşattığı değerler belirler” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    “Bu bizim özrümüz aslında”

    Mümtaz Turhan’ın çok özel, çok kapsamlı ve aynı zamanda çok iyi bir baba olduğunu söyleyen kızı Fügen Turhan, “Her şeyden önce hoş görülü ve açık görüşlü biriydi. Bizi büyütürken hiçbir zaman sıkmadı. Benim için en büyük özelliklerinden birisi asistanlarına, öğrencilerine, tanıdığı herkese yol gösterici olmasıydı. Bir diğer yanı ise esprili olmasıydı. Gülen, hayattan zevk alan bir adamdı” dedi.

    Turhan sözlerine şöyle devam etti:

    “70 sene önce yazı yazmış bir adam hala bu kadar aktüel ve herkesin referans noktası. Bu bizim özrümüz aslında. Söylediklerini zamanında yapabilmiş olsaydık, bilime önem verseydik, 150 senenin üzerine bir de 70 sene eklemiş olacaktık.”

  • Türkiye global inovasyonda 50’nci sırada

    Ülkelerin küresel boyuttaki inovasyon oranını ele alan araştırmaya göre Türkiye, inovasyon endeksinde 126 ülke arasında 50’nci sırada yer aldı.

    Medya takibinin önde gelen kurumlarından Ajans Press, ülkelerin küresel boyuttaki inovasyon oranını ele alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO), Cornell Üniversitesi ve INSEAD işbirliği verilerinin yanı sıra medya yansımalarından da derlediği bilgilere, Türkiye’nin inovasyon endeksinde 50’nci sıraya yerleştiği görüldü. Geçen yıl 127 ülke arasında 43’üncü olan Türkiye’nin bu yıl 7 basamak gerileyerek 126 ülke arasından 50’nci sıraya yerleştiği saptandı. Böylelikle, Türkiye kalkınmışlık düzeyine göre beklenen seviyenin altında performans sergileyen ülkeler kategorisinde yer aldı. Bu listede Türkiye’yi bir basamak önünden takip eden ülke de Romanya olurken, hemen ardında yer alan ülke Katar olarak belirlendi.

    Listenin başında İsviçre var

    ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, inovasyon başlığı altında yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen medya incelemesinde, inovasyon başlığı altında bu sene içerisinde 16 bin 116 haber yansıması tespit edilirken, geçtiğimiz yıl içerisinde medyaya yansıyan haber sayısının 27 bin 919 olduğu belirlendi. Araştırma, İnovasyon Girdileri Alt Endeksi ve İnavasyon Çıktıları Alt Endeksi baz alınarak hazırlanırken, Türkiye’nin İnovasyon Girdileri Alt Endeksinde iyileşme gösterdiği gözlendi. Listenin zirvesine yerleşen ülke ise İsviçre olarak belirlendi. Böylelikle, son 3 yıldır zirvedeki ülkenin değişmemesi dikkat çekti.

    İsviçre’yi ikinci sıradan Hollanda, üçüncü sıradan İsveç, dördüncü sıradan İngiltere, beşinci sıradan ise Singapur takip etti. Endekste yükselişi en hızlı olan ülkeler de İsrail ve Çin olarak tespit edildi. Bu bağlamda, 2017 yılında 17’inci sırada olan İsrail’in 6 basamak ilerleyerek 11’inci sıraya, geçen yıl 22’inci sırada olan Çin’in ise 5 basamak yükselerek 17’nci sıraya yerleştiği saptandı. Türkiye’yi listenin başındaki İsviçre ile karşılaştırdığımızda da, kişi başına milli gelire patent oranında İsviçre 17,4 puan alırken, Türkiye’nin sadece 3,4 puan aldığı görüldü. Güneş enerjisi sektöründe ise nüfus başına düşen icat sayısı bakımından ilk 20 içerisinde bile yer almadığımız belirlendi. Yer alamadığımız listenin başına ise 1 milyon kişiye 250 icatla Japonya yerleşti. Japonya’yı 220 icatla Güney Kore, 65 icatla Almanya takip etti.

  • Habur’daki tatbikat 50’nci gününde

    Şırnak’ın Silopi ilçesi Habur Sınır Kapısı yakınlarındaki tatbikat 50’inci gününde devam ediyor.

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Habur Sınır Kapısı yakınlarındaki tır parkının karşısındaki alanda 18 Eylül’de başlatılan tatbikat tüm hızıyla devam ediyor. 50’nci gününde tatbikat alanında iş makineleri tarafından çalışmalar yapıldı. Zeminde oluşan çamur birikintileri iş makinelerince temizlendi. Hava koşulları nedeniyle tanklar manevra eğitime çıkmadı.

  • Bakan Çavuşoğlu: “Diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 50’nci yıl dönümünde bütün dünya bizim başarılarımızdan söz ediyor olacak”

    Kardeş ülkelerle diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 25. yıl dönümü resepsiyonunda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “25 yılda yüksek düzeyli iş birliği mekanizmaları kurduk, toplantılar düzenledik. Hepsinden önemlisi bütün bu çalışmalarımız sırasında birbirimize saygı gösterdik, bu yüzden bugün sadece diplomatik ilişkilerimizin 25’inci yılını kutlamıyoruz. Aynı zamanda 25’inci yılda elde ettiğimiz kazanımları ve başarıları kutluyoruz. İnşallah diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 50’nci yıl dönümünde bütün dünya bizim başarılarımızdan söz ediyor olacak” dedi.

    Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkiye Cumhuriyeti ile Dost ve Kardeş Ülkeler Arasında Diplomatik İlişkilerin Tesisinin 25. Yıldönümü vesilesiyle bir resepsiyon düzenlendi. Ankara Palas’ta düzenlenen resepsiyona Ankara’da bulunan büyükelçiliklerinden çok sayıda büyükelçi ve davetli katıldı. Resepsiyonun açılış konuşmasını gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin 1991 yılında bağımsızlıklarını kazanan yeni devletleri ilk tanıyan ülkelerin başında olduğunu ifade etti. Çavuşoğlu, “1992 yılında Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan, Moldova, Ukrayna, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Belarus ve Gürcistan ile diplomatik ilişkilerimizi tesis ettik. Yine 25 yıl önce Balkanlarda ve Doğu Avrupa’da da bağımsızlığını kazanan birçok ülke ile de diplomatik ilişkilerimizi tesis ettik. Bu yıl bu yıl dönümünü çok sayıda etkinliklerle kutladık, Başkentlerde konferanslar düzenledik, sergiler düzenledik. Bugünkü etkinliğimizle de bu kutlamaları taçlandırıyoruz. Aradan geçen 25 yılda ilişkilerimiz her alanda gelişti. Bölgemizde barış, güven ve istikrar için birlikte çaba gösterdik. Ulaştırma projelerini geliştirdik ve hayata geçirdik, enerji boru hattını inşa ettik. Vatandaşlarımızın rahat seyahat etmeleri için birlikte önlemler aldık. Yüksek düzeyli iş birliği mekanizmaları kurduk, toplantılar düzenledik. Hepsinden önemlisi bütün bu çalışmalarımız sırasında birbirimize saygı gösterdik, bu yüzden bugün sadece diplomatik ilişkilerimizin 25’inci yılını kutlamıyoruz. Aynı zamanda 25’inci yılda elde ettiğimiz kazanımları ve başarıları kutluyoruz. Önümüzde nice 25 yıllar var, hep beraber el ele bu başarılarımızı daha da arttıracağız. İnsani, siyasi, kültürel, ekonomik ve bütün alanlarda yine beraber çalışacağız. İnşallah diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 50’nci yıl dönümünde bütün dünya bizim başarılarımızdan söz ediyor olacak” şeklinde hitap etti.

    Resepsiyonda Düsen Kaseinov’a Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü takdim edildi

    Bakan Çavuşoğlu ayrıca bu güne özel 25’inci yıl dönümüne özel anlam pulu bastıran PTT’ye de teşekkür ederek, şükranlarını sundu. Ve ülkeler arasındaki ilişkilerde unutulmaz anları yansıtan fotoğraf sergisi hazırlandığını belirtti. Çavuşoğlu konuşmasının ardından da Türk dili, kültürü ve sanatının korunması ve araştırılması adına büyük katkılar sağlayan Türksoy Genel Sekreteri Düsen Kaseinov’a Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü’nü takdim etti.

    Ödül aldıktan sonra kısa bir konuşma yapan Genel Sekreter Kaseinov, 25’inci yıl dönümünü kutlayarak kardeşlik, dostluk ve bölgedeki barışın daim olması temennisinde bulundu. Kaseinov, “Madalyayı tüm sanatçılar ve kültür insanları adına aldığımı belirtmek istiyorum. Türk halkına konukseverliği ve gönülden destekleri için teşekkürü bir borç bilirim. Bizler Türksoy ailesi olarak bu dayanışmaya destek olabilmek için tüm gücümüzle gayret göstermekteyiz” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Bakan Çavuşoğlu PTT tarafından hazırlanan özel anlam pulunu onur konuğu olan büyükelçilere takdim etti ve ardından hatıra fotoğrafı çekildi. Sonrasında Bakan Çavuşoğlu ve beraberindeki elçi heyeti fotoğraf sergisini gezdi.

  • Mercedes-Benz Türk, 50’nci yıldönümünü kutladı

    Mercedes-Benz Türk, 50’nci kuruluş yıldönümünü hikayesinin başladığı Davutpaşa Fabrikası’nda kutladı. Törende açıklamalarda bulunan Daimler AG Yönetim Kurulu Üyelerinin de katılımıyla düzenlenen törenle kutladı. Şirketin Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Bizimle bu yolculukta birlikte olan tüm paydaşlarımıza sonsuz teşekkürler” dedi.

    1967 yılında Otomarsan ismiyle İstanbul’da kurulan Mercedes-Benz Türk, 50’nci kuruluş yıldönümünü hikayesinin başladığı Davutpaşa Fabrikası’nda Daimler AG Yönetim Kurulu Üyelerinin de katılımıyla düzenlenen törenle kutladı. Davutpaşa’daki eski fabrika binasında kurduğu özel bir dekorasyon ile katılımcıları 1967 yılına götüren Mercedes-Benz Türk, yarım asır önce ilk otobüsünü banttan indirdiği üretim holünde ise şirketin dünden bugüne yolculuğunu anlatan küçük bir müze kurdu.

    Törende konuşan şirketin Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Mercedes-Benz Türk olarak 50 yılda pek çok ilke, yeniliğe, başarıya ve rekora imza atarak sektörde öncü ve lider olduk. Kuruluşumuzdan bu yana üretime aralıksız devam ederek ülkemizin ekonomisine ve geleceğine katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz” dedi. Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi, Kamyon ve Otobüs Grubu Başkanı Martin Daum ise “Mercedes-Benz Türk, bugün üretim, AR-GE ve IT ağı ile Almanya’daki merkez fonksiyonlarımız içinde çok önemli bir yere sahip. Bu başarı, 50 sene içerisinde özveri ve azimle çalışmış çalışanlar ile sağlandı. Daimler olarak, markaya ve Türkiye’ye olan güvenimizin temelini markanın yarım asırdır elde ettiği başarılar oluşturuyor” diye konuştu.

    Markanın üretim tesislerinin 1995 yılından itibaren peyderpey Hoşdere’ye taşınması ve 2007 yılında Davutpaşa Fabrikası’nın tamamen boşaltılmasıyla Mengerler Mercedes-Benz Türk Yetkili Bayii olarak hizmet vermeye devam eden eski otobüs fabrikası, kuruluş yıldönümü kutlamaları nedeniyle film setlerini andıran bir tasarımla özel olarak dekore edildi. Manavından bakkalına, kahvehaneden gazete bayine kadar eski İstanbul sokaklarının canlandırıldığı giriş bölümünde konuklar, markanın kurulduğu 50 yıl öncesinin Türkiye’sine doğru yolculuğa çıkarıldı. Davutpaşa’da eski imalat holleri arasında oluşturulan sokaklarda Türkiye’de üretilen ilk otobüse, markanın ilk modellerinden kırmızı bir kamyonuna, klasik araç niteliğindeki minübüsüne ve efsaneleşmiş otomobillere yer verildi.

    Üretim holü müzeye dönüştürüldü

    Yarım asır önce ilk üretilen otobüsün banttan indirildiği üretim holü ise küçük bir müzeye dönüştürüldü. Otobüs üretimini yerinde göstermeyi amaçlayan müzede, şirketin 50 yıldır aralıksız olarak devam ettiği üretim tarihinden kesitler sunan fotoğraflar ve eski fabrika binasında kullanılan ekipmanlar sergilendi. Törende yarım asırlık dönemin 49 yılına şahitlik eden ve şu an aktif olarak Mercedes-Benz Türk Hoşdere Otobüs Fabrikası Finiş Bölümü Grup Şefi olarak çalışan Mehmet Altan Oğralı’nın hikayesini paylaşması, katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Etkinlik sonunda şirketin 50’nci kuruluş yılı kapsamında düzenlediği “50. Yılda 50 Startup” yarışmasında ilk üçe giren girişimcilere ödülleri verildi. Programın sonunda ise tüm katılımcılara şirketin 50’nci yılı onuruna hazırlanan ve şirket tarihini anılar ile konu alan “Benzersiz 50 Sene” kitabı hediye edildi.

    Süer Sülün’ ün ev sahipliğinde düzenlenen törene Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi, Kamyon ve Otobüs Grubu Başkanı Martin Daum, geçen yıl Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi Mercedes-Benz Otomobil Pazarlama ve Satış Grubu Başkanlığı görevine atanan Mercedes-Benz Türk’ün bir önceki ve ilk kadın Direktörler Kurulu Başkanı Britta Seeger, Daimler Otobüs Grubu ve EvoBus Başkanı Hartmut Schick, Mercedes-Benz Kamyon Grubu Başkanı Stefan Buchner, Mercedes-Benz Kamyon Grubu Pazarlama ve Satış Direktörü Till Oberwörder, Daimler Otobüsleri Üretim Direktörü Dr. Marcus Nicolai, Mannheim Otobüs Üretim Merkezi Direktörü Dr. Martin Walz ve Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçları Avrupa ve Uluslararası Filo Satış Direktörü Steffen Lucas ile çok sayıda konuk katıldı.

    “Bizimle bu yolculukta birlikte olan tüm paydaşlarımıza sonsuz teşekkürler”

    Süer Sülün, “Mercedes-Benz Türk’ün 50 yıldır gösterdiği üstün performansı, tarihi ve geleneği ile gurur duyuyoruz. Hikâyemiz 50 yıl önce şu an bulunduğumuz Davutpaşa Fabrikası’nda başladı. Bugün içerisinde bulunduğumuz bu tesis, 17 bin 500 metrekare alan üzerine kurulu, 8 bin 600 metrekaresi kapalı alandan oluşan, tek vardiyada yılda 300 adet otobüs üretim kapasitesine sahip, 1967 yılındaki ismiyle Otomarsan’ın ilk üretim tesisidir. O tarihte Otomarsan bu tesiste 293 kişi ile günde yarım otobüs üretiyordu. Bugün Mercedes-Benz Türk Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda 3 bin 500 çalışanımız ile günde 16 otobüs ve Aksaray Kamyon Fabrikası’nda bin 800 çalışanımız ile günde 58 kamyon üretiyoruz” dedi.

    “Bu yarım asırda pek çok ilke, yeniliğe, başarıya ve rekora imza atarak sektörümüzde öncü ve lider olduk” diyen Sülün, “Ülke ekonomisine üretim ve istihdam alanlarında katkı yapan İç Anadolu’daki Aksaray Kamyon Fabrikamız ve İstanbul’daki Hoşdere Otobüs Fabrikamızda ürettiğimiz otobüs ve kamyonlar, bugün dünyanın dört bir yanında 70’den fazla ülkeye ihraç ediliyor. Bugün Türkiye’de her üç kamyondan ikisini ve her iki otobüsten birini biz üretiyoruz. 1 milyar evroya aşkın yatırımımızla Türkiye’nin en büyük yabancı sermayeli şirketlerinden biri olan şirketimiz, 50 yıllık tarihinde otomotiv sektörünün vergi rekortmenleri arasında yerini almış, yaptığı yatırımlar ve yarattığı istihdam ekonomiye katkıda bulunmuş, aynı zamanda sürdürdüğü uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle de toplumsal fayda sağlayarak iyi bir kurumsal vatandaş olmuştur. 50’nci yılımız nedeni ile hayata geçirdiğimiz ‘50 Yılda 50 Startup’ projemiz de buna çok iyi bir örnektir. Bugün ödül törenine de yer vereceğimiz bu proje ile yalnızca kendi alanımıza ve işimize değil, Türkiye’nin geleceğine ve potansiyeline de yatırım yaptığımızı gösteriyoruz. Bu kapsamda 50 startup’ı destekliyor ve 500 bin TL’lik para ödülünü kendilerine tamamen hibe ediyoruz.” şeklinde konuştu.

    Sülün konuşmasını şöyle tamamladı: “6 bin 300 çalışanımızla ülke ekonomisine ve geleceğine katkı yapmaktan onur duyuyoruz. Bundan sonraki nice 50 yıllarda bu büyük ailenin yetiştireceği gelecek nesillerin, yine aynı şevk ve kararlılıkla üretmeye, ülkemizin potansiyeline yatırım yapmaya devam edeceğini ve bu değerli mirası gururla ileriye taşıyacağını biliyorum. Büyük bir aile olmanın mutluluğunu paylaştığım çalışanlarımıza huzurlarınızda teker teker teşekkür ediyorum. Bizimle bu yolculukta birlikte olan hissedarlarımıza, müşterilerimize, tüm bayi ve servislerimize, yan sanayimize, tüm paydaşlarımıza ve tabii ki Türk halkına sonsuz teşekkürler”.

    “Yatırımlarımız devam edecek”

    Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi, Kamyon ve Otobüs Grubu Başkanı Martin Daum ise törende yaptığı konuşmada “Mercedes-Benz Türk, bugün üretim, AR-GE ve IT ağı ile Almanya’daki merkez fonksiyonlarımız içinde çok önemli bir yere sahip. Şirket, kuruluşundan bugüne Türkiye’deki otobüs ve kamyon üretiminde sanayinin gelişmesine öncülük ederek dünyaya da örnek oldu. Bu sebeple 50 yıl boyunca Türkiye’deki üretim tesislerine yaptığımız yatırımlar arttı, hatta Türkiye organizasyonumuza ilave sorumluluklar verildi. Türkiye’de 1968 yılında otobüs üretimine, 1986 yılında ise kamyon üretimine başladık. 2009 yılında 2.El Faaliyetleri Merkezimizi ve AR-GE Merkezimizi açtık. 2013 yılında Türkiye’yi bilgi teknolojileri üssü olarak konumlandırarak İstanbul’dan tüm dünyaya hizmet veren Global IT Hizmetleri Merkezi’ni kurduk. 2016 yılında Aksaray Kamyon Fabrikası’na üretimi ikiye katlamak için yeni bir yatırım başlattık ve son olarak bu yıl Mayıs ayında ikinci AR-GE Merkezimizin temelini attık. Şirket, günümüzde üretim faaliyetlerinin yanı sıra küresel ekosistemimiz içinde geniş yelpazede ürün ve hizmet üretiyor ve ihraç ediyor. Türkiye’ye arttırarak devam ettiğimiz yatırımlarımızın en önemli sebebi üretimdeki yüksek kalite standardı ile birlikte bağlılığı ve yüksek kalifikasyona sahip çalışanlar. Şirkete ve Türkiye’ye güveniyoruz, yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Tüm çalışanlara, 50. yıldönümleri ve 50 yıllık başarılarından dolayı tebrik ediyoruz” dedi.

    “Öncü ve yenilikçi yaklaşımını ‘50. Yılda 50 Startup’ projesi ile pekiştiriyor”

    Geçen yıl görevini Sülün’e devreden şirketin Otomobil Grubu Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi Britta Seeger, ‘50. Yılda 50 Startup’ yarışmasının kazananlarını kutlayarak başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de çalışmak benim için son derece keyifliydi ve hala ülkeniz ile yakın temasım var. Şirket benim için ikinci bir yuva oldu, beni yine her zamanki sıcaklık ve samimiyetle karşılayan bu büyük aile ile yollarım kesiştiği için çok mutluyum. Bu ekip benim bugüne kadar çalıştığım en çalışkan, en tutkulu, en güvenilir ve işine bağlılığı en yüksek ekiplerden biri diyebilirim. Bu ekip 2016 yılında ve 2017 yılı ilk yarısında premium segmentte Türkiye birincisi olarak ödül aldı ve yeni hedeflerine kitlendi. Her zaman çıtayı yükseltmek ve inovatif çözümler sunmak Daimler ekibi olarak genlerimizde var. Bu sebeple gelişen teknolojide liderlik özelliklerine odaklandığımız ‘Leadership 2020’ olarak adlandırdığımız küresel bir değişim projesi başlattık. Bu yenilikçi, öncü yaklaşımın yansımasını markanın 50. yılı kapsamında hayata geçirdiği ‘50. Yılda 50 Startup’ projesinde de görüyoruz. Hayatı ve çevrelerini değiştirmeye gönüllü ekibi gönülden kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum”.