Etiket: 5

  • AIDS, 2013’te 1,5 Milyon, 2014’te 1,2 Milyon Kişinin Ölümüne Neden Oldu

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, AIDS’in dünyada her yıl 1 milyonun üzerinde insanın ölümüne neden olduğunu belirterek, “Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı UNAIDS 2014 yılı raporuna göre, dünyada 2013 yılında 1,5 milyon kişinin AIDS nedeniyle öldüğü tahmin edilmektedir. 2014’te ise dünya genelinde AIDS’ten hayatını kaybedenlerin sayısının 1,2 milyon kişi olduğu ifade edilmektedir” dedi.

    Halk Sağlığı Müdürü Dr. Kemik, 1 Aralık Dünya AIDS Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaparak, hastalığa dikkat çekti. AIDS’in, vücudun mikroplara karşı koyma yeteneğinin bozulduğu bir hastalık, etkeninin de HIV adı verilen bir virüs olduğunu dile getiren Dr. Kemik, “İlk kez 1980’li yıllarda tanımlanan HIV enfeksiyonu tüm dünyada yayılmaya devam etmektedir. AIDS dünyada her yıl 1 milyonun üzerinde insanın ölümüne neden olmaktadır. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı UNAIDS 2014 yılı raporuna göre, dünyada 2013 yılı içinde yaklaşık 2,1 milyon kişinin HIV’e yakalandığı, 35 milyon HIV taşıyıcısının bulunduğu ve 1,5 milyon kişinin AIDS nedeni ile öldüğü tahmin edilmektedir. 2014’te ise dünya genelinde AIDS’ten hayatını kaybedenlerin sayısının 1,2 milyon kişi olduğu ifade edilmektedir” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE, AIDS’IN AZ SIKLIKTA GÖRÜLDÜĞÜ ÜLKELER ARASINDA YER ALIYOR”

    Türkiye’nin, dünyada HIV/AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında değerlendirildiğini kaydeden Kemik, şöyle devam etti: “Sağlık Bakanlığımıza 1985’den 2013 yılı Kasım ayına kadar toplam 7 bin 50 HIV(pozitif) kişi bildirimi yapılmıştır. Vakaların yaklaşık yüzde 73’ünü erkekler oluşturmaktadır. Enfeksiyondan en fazla etkilenenler 40-49 yaş arasındaki kişilerdir. Ülkemizde bulaşma en sık cinsel yolla olmakta, vakaların yaklaşık yüzde 17’sinin yabancı uyruklu olduğu görülmektedir. Bireylerin ayrımcılık ve damgalanmaya uğramalarına engel olmak üzere, birimlerimiz tarafından tanı konulan hastaların bildirimleri kodlu bir şekilde yapılmaktadır. Kişilerin bilgileri üçüncü kişiler ile kesinlikle paylaşılmamaktadır.”

    AIDS’ın korunmasız cinsel temas, ortak paylaşılan enjektörlerle damar içi madde kullanımı, gebelik sırasında ve doğum sırasında anneden bebeğe ve kan transfüzyonu yolu ile bulaşabildiğinin altını çizen Kemik, bu geçiş yolları nedeniyle HIV enfeksiyonunun erişkinlerin yanı sıra tüm yaş gruplarında görülebildiğini vurguladı. Hastalığın tam anlamıyla tedavisi bulunmamakla birlikte uygulanan ilaç tedavileri ile HIV/AIDS hastalığından ölümlerin azaldığını ve kişiler yaşantılarına devam edebildiğini ifade eden Kemik, şunları kaydetti: “Hastalıktan korunmak için henüz aşı bulunmamaktadır. Önlenebilir bir hastalık olan HIV/AIDS ile mücadelenin en etkili yolu, korunma önlemlerini uygulamaktır. Tek eşliliğin yanı sıra cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit korunma yollarıdır. Hastalık, aynı evi, iş yerini, tuvaleti kullanmak, sivrisinek ve benzeri haşereler, yüzme havuzları, aile yaşantısı, toplumsal yaşam, el sıkışma, kucaklaşma, cilt temasları, sosyal öpüşme, yemek ve içki, tabak-kaşık-bardak, yüzme havuzu, banyo, tuvalet, giysi ve çamaşır, böcek ve sinek sokmaları ile bulaşmaz. Çünkü AIDS mikrobu dış ortamda yaşayamayan, dayanıksız bir virüstür.”

    AIDS virüsünün bir insana bulaşması ile hastalığın ortaya çıkması arasında ortalama 2-10 yıl arasında bir süre geçtiğine dikkat çeken Kemik, açıklamasında şu bilgilere yer verdi: “HIV (pozitif) kişiler, ortalama 10 yıllık bir süre içinde mutlaka AIDS tablosuna girerler. Virüsün varlığı HIV testi denilen ELİSA test ile belirlenir. Sağlık Bakanlığımız, akademik çevreler, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşlar ile işbirliği içinde, HIV/AIDS konusunda toplumsal duyarlılığın artırılması, halkımızın HIV/AIDS hastalığının bulaşma yolları ve sağlıklı cinsel hayat konusunda bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi, kişilerin toplumda ayrımcılık ve damgalanmaya uğramalarının azaltması hatta ortadan kaldırılması, şüpheli teması olan kişilerin HIV/AIDS hastalığı, bulaşma, korunma yolları konusunda bilgilendirilmesi ve doğru yönlendirilmeleri için çalışmalarını sürdürmektedir.”

  • Beyşehir’de 11 Ayda, 11 Bin Kişiye 5,7 Milyon Liralık Devlet Yardımı

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde, devlet tarafından 11 aylık süreçte Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV)’nın öz kaynakları ve merkezi yardımlarla beraber 11 bin 778 kişiye toplam 5 milyon 774 bin liralık ayni ve nakdi yardımda bulunulduğu açıklandı.

    Beyşehir Kaymakamı Muzaffer Başıbüyük, yaptığı açıklamada, Beyşehir SYDV tarafından 2015 yılı başından 20 Kasım 2015 tarihine kadar geçen 11 ay 20 günlük süreçte, 2 bin 581 kişiye 531 bin liralık nakdi, 6 bin 682 kişiye ise 1 milyon 40 bin liralık ayni yardımda bulunulduğunu bildirdi.

    Başıbüyük, bu yardımların vakfın öz kaynakları ile gerçekleştirildiğini belirterek, “Merkezi olarak yapılan yardımların tutarı ise 2 bin 515 kişiye 4 milyon 202 bin liradır. Vakfın öz kaynakları ve merkezi yardımların genel toplamı ise 11 bin 778 kişiye toplam 5 milyon 774 bin lira şeklindedir. Söz konusu süreçte vakfımızdan ihtiyaç sahiplerine yakacak, gıda, diğer aile ve diğer eğitim yardımları, muhtaç asker ailesi, 2 bin 22 engelli aylığı, 2 bin 22 engelli yakını aylığı, 2 bin 22 yaşlılık aylığı, eşi vefat eden kadınlara yönelik nakdi yardım, giyecek, öksüz- yetim ve diğer barınma yardımları, yabancı yardımı, tek seferlik yardım, öğrenciye şartlı eğitim ve çocuklara şartlı sağlık yardımları şeklinde yardım kalemlerinden bu yardımlar yapılmıştır” dedi.

    Kaymakam Başıbüyük, belirtilen yardımların insan onurunu incitmeden muhtaç vatandaşlara, şehit ailelerine ve gazilere, bayramlar ve diğer günlerde ise bizzat yerinde kendisi, vakıf müdürü, vakfın organı mütevelli heyet üyeleri ve sosyal yardım inceleme görevlileri tarafından hane ziyareti incelemeleriyle, ihtiyaçları doğrultusunda ayni ve nakdi olarak gerçekleştirildiğini söyledi.

    Kaymakam Başıbüyük, “Ayrıca, projeli yardımlarımız ile tüketen değil, üreten toplum olma yolunda ciddi manada aile ekonomisine katkı sağlanmaktadır. Devletimizin sosyal devlet olması yolunda önemli katkı sağlayan SYDV mütevelli heyetine ve çalışanlarına teşekkür ederek, vakfımızın çalışmalarını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da vakıf çalışanlarıyla birlikte ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza desteklerimizin devam edeceğini belirtiyorum” diye konuştu.

  • Frenzel: “Turizm, Ulusal Gayri Safi Hasılaya 7,5 Trilyonluk Katkı Sağlıyor”

    Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Dr. Michael Frenzel, dünyada turizmin hafif bir endüstri olarak düşünüldüğünü, ancak rakamların bunun tam tersini gösterdiğini belirterek, “Turizm, dünya çapında ulusal gayri safi hasılaya 7,5 trilyonluk bir katkı sağlıyor ve aynı zamanda yüzde 8 ile yüzde 10 arası bir büyüme kaydediyor. Turizm, 277 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyor” dedi.

    Dünya turizminin önde gelen isimlerinden, 140’tan fazla küresel şirket, havayolu şirketleri, seyahat birliği ve seyahat endüstrisini temsil eden Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Dr. Michael Frenzel, ilki Mersin’de Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Kardeş Şehirler Turizm Zirvesi’ne katıldı. Wonasis Aqua Resort Otel’de gerçekleştirilen zirvede, bir konferas veren Frezel, dünya turizminin gelişimini, kentlerin cazibe merkezi haline gelebilmesi için yapılması gerekenleri ve kardeş şehirlerin bu noktadaki paylaşım ve desteklerinin neler olması gerektiğini anlattı.

    “TURİZM 277 MİLYONDAN FAZLA KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR”

    Temel amacın, turizmin nasıl geliştirilebileceği ve daha iyi noktaya getirilebileceği olduğunu belirten Frenzel, turizmin değerinin her zaman olduğundan az gözüken bir endüstri olduğunu söyledi. Turizmin, hafif bir endüstri olarak düşünüldüğünü dile getiren Frenzel, oysa rakamların tam tersini gösterdiğine işaret etti. Turizmin son yıllardaki büyümesine, kaydettiği ilerleme ve gelişimine bakılması gerektiğini vurgulayan Frenzel, dünyada turizmin en büyük sektörlerden biri olduğunu dile getirerek, “Turizm, dünya çapında ulusal gayri safi hasılaya 7,5 trilyonluk bir katkı sağlıyor ve aynı zamanda yüzde 8 ile yüzde 10 arası bir büyüme kaydediyor. Daha da önemlisi, diğer endüstrilerden daha hızlı gelişiyor. Yılda yüzde 4 civarı bir büyüme söz konusu. Aynı zamanda iş imkanı açısından 277 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyoruz. 10 kişiden en az birinin turizmle bağlantısı var. Ekonomik yönden güçlü bir endüstri. Gelişmekte olan devletlerde turizm hem istihdam hem zenginlik hem altyapı oluşturma açısından itici güç” diye konuştu.

    “TURİZMİN, TÜRKİYE’NİN GAYRİ SAFİ HASILASINA KATKISI YÜZDE 12”

    Dünyada 1950’li yıllarda 25 milyon insan uluslararası seyahat ederken, bu sayının 2014’te 1,3 milyar kişiye ulaştığına dikkat çeken Frenzel, bunun çok önemli olduğunu, ancak vize sıkıntılarının 100 yıl öncesi gibi aynen devam ettiğini ifade ederek, artık sınır ötesi seyahatin farklı şekilde ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Madalyonun diğer yüzünün de giderek kalabalıklaşan destinasyonlar olduğuna işaret eden Frenzel, Venedik, Roma, İtalya’yı örnek vererek, yaz aylarında artık insanların buralarda adım atamadığını belirterek, destinasyonların aşırı kalabalıklaşmasından kaçınması gerektiğini kaydetti.

    Turizmin, ulusal pazar ve Türkiye’nin gayri safi hasılasına katkısının yüzde 12 olduğunu aktaran Frenzel, “Türkiye’de 2 milyondan fazla kişi turizm endüstrisinde çalışıyor. Bu da toplam iş imkanının yüzde 8-9’una denk geliyor. Turizm odaklı bölgelerde bu oranlar daha da yüksek. Bu da bizim sektörümüzün Türkiye açısından önemini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Dünyada, küresel değişim, dijital değişim ve tecrübeye dayalı ekonomi olmak üzere üç mega trend olduğuna değinen Frenzel, artık insanların Amerika kıtası ve Avrupa dışında Çin ve Rusya gibi yeni pazarlara yöneldiğini, akıllı telefonların ise insanların hayatını yönettiğini ve müşterilerin de seyahat edenlerin de turistlerin de davranışını değiştirdiğini vurguladı. Öte yandan, insanların artık bireysel deneyimlere daha fazla odaklanarak seyahat ettiklerini dile getiren Frenzel, turizmin de tüm bu değişim ve gelişmelere ayak uydurması gerektiğinin altını çizdi.

    Turizmde insanların ve ürünlerin artık daha çeşitli hale geldiğini söyleyen Frenzel, ülkelerin ve şehirlerin de ürünlerini ve hedef kitlelerini bilerek, buna uygun çeşitlilik ortaya koymaları gerektiğini belirtti. Şehirlerin profillerini korumaları ve diğer destinasyonlarla aynı hale gelmemeleri gerektiğini ifade eden Frenzel, “Otantik bir deneyim istiyor turistler. İnsanlar farklı deneyim arıyor, yeni şeyleri görmek, tatmak istiyorlar. O ülkenin ne olduğunu anlamak istiyorlar” şeklinde konuştu.

    “TURİZMİN GELİŞMESİ İÇİN KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ARASINDA GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ YAPILMASI GEREKİYOR”

    Turizmin geliştirilebilmesi için büyük fırsatlardan birinin, kamu ve özel sektör arasında bölgesel ve küresel düzeyde güçlü işbirliği yapılması gerektiğine vurgu yapan Frenzel, turizmi teşvik için vizelerin kolaylaştırılmasının en kilit noktalardan biri olduğunu söyledi.

    Turizm endüstrisiyle güvenlik arasında yakın bağlantı olduğunu da belirten Frenzel, şunları söyledi: “Tunus’ta sahilde terör saldırısı oldu. Kimse bunu kontrol edemezdi. Etkisi kesinlikle silinemez, hemen reaksiyonlara sebep oldu. Gelecekte kumsallarımız aynen böyle korunacak. Turistler açısından kabul edilebilir değil. Güvenlikle bizim endüstrimizin yakın bağlantısı var. Bu konuda devlet kurumlarıyla, hükümet yetkilileriyle işbirliği elzem. Müşterilere belli teminatların sağlanması için turizm temsilcileriyle birlikte çalışılması gerekiyor. Ayrıca, güvenlik ve korumayı seyahat özgürlüğü ile dengelemek lazım. Bir taraf çok kuvvetli olamaz. Bunu da ancak devletle endüstri ve destinasyonlar arasında, insanların geldiği yerler arasında net diyalogla aşabiliriz. Doğru denge işbirliğiyle sağlanabilir. Turizm, barış ve diyalog açısından önemli bir araçtır.”

    Dünyada binden fazla kardeş şehir bulunduğunu ve önemli bir potansiyele sahip olduğunu da kaydeden Frenzel, “Araştırmalar gösteriyor ki, kardeş şehirler birçok sektörde işbirliği yapıyor. Turizme bakınca çok yeterli işbirliği gerçekleşmiyor. Bunun değişmesi gerekiyor. Daha fazla işbirliği temel amacımız” dedi.

    BAŞKAN KOCAMAZ, DÜNYA KARDEŞ ŞEHİRLER BİRLİĞİ’NİN DÖNEM BAŞKANLIĞI’NA SEÇİLDİ

    Zirvede, Frenzel’in konferansının ardından, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, iki yıllığına Dünya Kardeş Şehirler Birliği’nin Dönem Başkanlığı’na seçildi.

    Kocamaz, başkan seçilmesinin ardından yaptığı konuşmada, “Hepimiz bu dünyada hapis durumdayız. Dünyayı, birbirimizin eksiğini tamamlayarak, her zamankinden fazla birbirimizle yakınlaşıp, dertlerimizi dinleyip, ortak çözümler üretme konusunda kendimizi geliştirip daha huzurlu hale getirebiliriz. İnsanların en kolay yoldan birbiriyle iletişim kurması turizmle gerçekleşebilir. Bunu bir fırsat olarak görmeliyiz. Bugün burada oluşan halkayı genişletip büyütmemiz gerekir. Bu konuda herkesi göreve çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye’deki Traktör Sayısı Bir Yılda Yüzde 2,5 Arttı

    ANKARA (İHA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’de 2013 yılında traktör sayısının 1 milyon 213 bin 560 iken 2014 yılında yüzde 2,5 artış göstererek, 1 milyon 243 bin 300’e ulaştığını açıkladı.

    TÜİK Manisa Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, tarımsal alet ve makine varlığı istatistiklerine göre, Türkiye’de 2013 yılında traktör sayısı 1 milyon 213 bin 560 iken 2014 yılında yüzde 2,5 artış göstererek 1 milyon 243 bin 300 oldu. Aynı şekilde 2013 yılında 428 bin 564 olan ekim makinesi yüzde 1,5 artış göstererek 434 bin 860, 15 bin 486 olan biçerdöver sayısı yüzde 2,7 artış göstererek 15 bin 899 ulaştı. Ancak 2013 yılında 1 milyon 375 bin 885 olan pulluk sayısı yüzde 1,2 azalış göstererek 1 milyon 359 bin 942 düştü. 2014 yılı geçici verilerine göre traktör sayısı en yüksek olan 5 il sırasıyla, Manisa (76 bin 950), Konya (68 bin 870), Bursa (48 bin 473), Samsun (41 bin 662) ve Balıkesir(40 bin 71). Traktör sayısı en düşük olan 5 il ise sırasıyla, Rize (11), Hakkari (476), Trabzon (893), Tunceli (971) ve Artvin (Bin 325)

    2014 yılıgeçici verilerine göre pulluk sayısı en yüksek olan 5 il sırasıyla, Manisa (86 bin 471), Konya (70 bin 468), Bursa (55 bin 388), İzmir (46 bin 235) ve Samsun (42 bin 730). Pulluk sayısı en düşük olan 5 il ise sırasıyla, Trabzon (34), Hakkari (695), Artvin(873), Bingöl (922) ve Tunceli (981) Rize ilinde hiç pulluk bulunmadığı belirtildi.

    2014 yılı geçici verilerine göre en fazla biçerdöver Konya (Bin 786) ilinde mevcut iken Bartın, Kars, Zonguldak, Iğdır, Bayburt ve Artvin illerinde birer, Bitlis ilinde ise iki biçerdöver mevcuttur. Türkiye’de Muş, Ardahan, Düzce, Ordu, Giresun, Bingöl, Hakkari, Trabzon ve Rize ise hiç biçerdöver bulunmamaktadır.

    2014 yılı geçici verilerine göre en fazla ekim makinesi Konya (42 bin 836) ilinde mevcut iken Tekirdağ (27 bin 460) ile ikinci, Ankara (25 bin 220) ile üçüncü, Edirne (22 bin 77)ile dördüncü ve Yozgat (17 bin 214) ile beşinci sırada yer almaktadır. En az ekim makinesine sahip olan iller ise Artvin (2), Bartın(6), Giresun (6), Hakkari (7) ve Zonguldak (9). Türkiye’de Ordu, Trabzon ve Rize’de ise hiç ekim makinesi bulunmamaktadır.

    2014 yılı geçici verilerine göre, Ege Bölgesi illeri arasında en fazla traktör ve pulluğa Manisa, en fazla ekim makinesine İzmir ve en fazla biçerdövere ise Afyonkarahisar sahip olduğu belirlendi. Aynı şekilde en az traktör ve pulluğa Uşak, en az ekim makinesi ve biçerdövere ise Muğla olduğu tespit edildi.

    2014 yılında Manisa ilinin traktör sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 1,3 artış göstererek 76 bin 950’ye, pulluk sayısı yüzde 0,8 azalış göstererek 86 bin 471’e düşmüştür. 2014 yılında Manisa ilinde 17 biçerdöver ve 6 bin 330 ekim makinesi mevcut olduğu belirtildi.

    Manisa, Türkiye’deki pullukların yüzde 6,4’üne,traktörlerin yüzde 6,2’sine biçerdöverlerin yüzde 0,1’ine ve ekim makinelerinin yüzde 1,5’ine sahip. Manisa, Türkiye ve Ege Bölgesi’nde en fazla traktör ve pulluk sayısına sahip il olup, en fazla biçerdövere sahip Türkiye’de 53. Ege Bölgesi’nde 7., en fazla ekim makinesi sayısına sahip Türkiye’de 26. ve Ege Bölgesi’nde 5. il konumunda olduğu kaydedildi.

  • Orduspor’da 1,5 Yılda 1 Başkan Ve 8 Teknik Adam Değişti

    Spor Toto 2. Lig ekiplerinden Orduspor 2014-2015 sezonu ve 2015-2016 sezonun 11. haftası sonunda geride kalan 1,5 yılda 8 teknik adam ve 1 başkan değiştirdi.

    2014-2015 sezonunda PTT 1. Lig’de mücadele eden Orduspor, sıkıntılı bir sezonun ardından en kötü sezonunu geçirerek Spor Toto 2. Lig’e düştü. Orduspor 2014-2015 sezonunda çıktığı 34 maçta 7 teknik direktör değiştirdi ve bu maçlarda 3 galibiyet 2 beraberlik ve 29 mağlubiyetin ardından topladığı 11 puanla son sırada yer aldı. 2014-2015 sezonunda Orduspor hoca değişiklikleri ile gündeme geldi. 2015-2016 sezonuna başkan ve teknik direktör değişikliği ile başlayan Orduspor’da dün oynanan maçın ardından bir istifa haberi daha geldi. Alpedo Kahramanmaraşspor mağlubiyetinin ardından açıklama yapan Orduspor Teknik Direktörü Sinan Bayraktar istifa ettiğini söyledi. Orduspor bu istifa ile birlikte 1,5 yılda 1 başkan ve 8 teknik adam değiştirmiş oldu.

    TEKNİK ADAM DEĞİŞİKLİKLERİ YAŞANDI

    2014-2015 yılında PTT 1. Lig’de mücadele eden ve sezona büyük umutlarla başlayan Orduspor’da sezon başında teknik direktörlüğe Fikret Yılmaz getirildi. Takımın başında 4 maça çıkan Fikret Yılmaz, deplasmanda oynanan Elazığspor maçında alınan 3-0’lık mağlubiyetin ardından istifa ettiğini duyurdu. Fikret Yılmaz’ın istifasının ardından hoca arayışlarına giren Orduspor yönetimi, bir önceki sezon Orduspor’u çalıştıran Erkan Sözeri ile anlaştı. Sözeri, çıktığı ilk maçta Karşıyaka ile 0-0 berabere kalarak kamuoyu tarafından kötü gidişatın önüne geçecek isim olarak adlandırıldı. Ancak hafta içi yaşanan sorunlar sebebiyle açıklama yapan teknik direktör Erkan Sözeri, takımdan ayrıldığını söyledi.

    İSTİKRAR SAĞLANAMADI

    Erkan Sözeri’nin de takımdan ayrılması ile birlikte takımın başına altyapı hocaları Sebahattin Akbayrak ve Muhammet Dilaver ikilisi getirildi. Orduspor Sebahattin Akbayrak ve Muhammet Dilaver ikilisi ile birlikte çıktığı maçlarda puanla tanışamadı ve 4 puan da kalarak ligin dibine demir attı. Kötü gidişatın devam etmesi üzerine Sebahattin Akbayrak ve Muhammet Dilaver ikilisi ile yollar ayrıldı. Bunun üzerine teknik direktörlük görevine Levent Devrim getirildi. İki hafta Orduspor’da kalan Devrim, Samsunspor maçı bitiminde istifasını açıkladı. Devrim’in istifası üzerine Adana Demirspor maçına yardımcı antrenör Ali Şahin ile çıkan Orduspor’da yeniden teknik direktör arayışına geçildi ve yönetim, marka bir isimle anlaştığını ve Ziya Doğan’ın teknik direktör olarak görev yapacağını duyurdu. Ligin 19. haftasında Adanaspor maçının ardından hafta içi yapılan görüşmeler sonucu teknik direktör Ziya Doğan da istifa ettiğini açıkladı. Doğan’ın gidişi ile yeni bir teknik adam arayışı başladı. Yapılan görüşmeler sonunda Orduspor’da teknik direktörlüğe Ordulu bir isim, Hüseyin Özcan getirildi. Hüseyin Özcan yönetiminde 14 maça çıkan Orduspor yalnızca bir galibiyet alabildi ve 2014-2015 sezonunu son sırada tamamlayarak Spor Toto 2. Lig’e düştü.

    ORDUSPOR’DA BAŞKAN DEĞİŞTİ

    2015-2016 sezonunda Spor Toto 2. Lig’de mücadele etmeye hazırlanan Orduspor’da kongrenin sesleri duyulmaya başlandı. Orduspor’da kongre kararının alınması ile Yaşar Pamuk ve mevcut Başkan Nedim Türkmen aday olduğunu açıkladı. Gerçekleşen kongre sonrası yapılan seçimde Yaşar Pamuk Orduspor’un yeni başkanı oldu. Göreve gelir gelmez yönetimini oluşturan ve yapılanmaya giden Orduspor yönetimi ilk olarak teknik direktör Hüseyin Özcan ile yollarını ayırdı. Hüseyin Özcan’ın ayrılmasının ardından takımın başına yine Ordulu olan Sinan Bayraktar getirildi. Sezona Sinan Bayraktar ile başlayan Orduspor kötü gidişata dur diyemedi. Ligin 11. haftasında oynanan ve 2-0 mağlup oldukları Alpedo Kahramanmaraş maçı sonrası basın toplantısı düzenleyen Sinan Bayraktar istifa ettiğini açıkladı. Sinan Bayraktar yönetiminde ligde 11 maça çıkan Orduspor bu maçlarda 5 beraberlik ve 6 mağlubiyet aldı.

    Orduspor’da son olarak Sinan Bayraktar’ın istifa etmesi ile birlikte 1,5 yılda 1 başkan ve 8 teknik direktör değişmiş oldu.