Etiket: 40’ı

  • 2018’in ilk yarısında ICS bilgisayarlarının yüzde 40’ı saldırıya uğradı

    Kaspersky Lab çözümleriyle korunan endüstriyel kontrol sistemi (ICS) bilgisayarlarının yüzde 40’ından fazlasının, 2018’in ilk yarısında en az bir kez zararlı yazılım saldırısına uğradığı duyuruldu. Saldırılardan en çok etkilenen ülkeler Vietnam, Cezayir ve Sri Lanka olurken, endüstriyel makineler için en güvenli bölge ise Danimarka oldu. Kaspersky Lab ICS CERT’in 2018’in ilk yarısına ait endüstriyel tehdit alanı raporunda elde edilen önemli bulgulardan biri bu oldu.

    Endüstriyel bilgisayarlara yönelik düzenlenen siber saldırılar, maddi kayıplara ve tüm sistemde üretimin durmasına yol açabilmeleri nedeniyle olağanüstü tehlikeli olarak kabul ediliyor. Ayrıca endüstriyel şirketlerin hizmet veremez hale gelmesi, bir bölgenin sosyal refahına, ekolojiye ve makro ekonomiye ciddi şekilde zarar verebiliyor.

    Kaspersky Lab araştırmacılarının elde ettiği istatistikler, bu tehdidin endişe verici bir şekilde büyüdüğünü ortaya koyuyor. 2018’in ilk yarısında, ICS bilgisayarlarının yüzde 41,2’sinin en az bir kez saldırıya uğradığı tespit edildi. Bu ayrıca bir eğilimin devam ettiğini de gösteriyor. 2017’nin ilk yarısında yüzde 36,61 olan oran aynı yılın ikinci yarısında yüzde 37,75’e çıkmıştı.

    ICS bilgisayarlarının en çok saldırıya uğradığı ülke; Vietnam

    Verilere göre 2018’de ICS bilgisayarlarının en çok saldırıya uğradığı ülke yüzde 75,1 oranla Vietnam oldu. Onu yüzde 71,6 ile Cezayir ve yüzde 65 ile Fas takip etti. Endüstriyel tesislerin en az saldırıya uğradığı ülkeler arasında ilk sırada yüzde 14 ile Danimarka yer aldı. Endüstriyel şirketlerdeki bilgisayarların yüzde 14,4’ünün saldırıya uğradığı İrlanda ikinci, yüzde 15,9 oranlı İsviçre ise üçüncü oldu. Saldırıya uğrayan ICS bilgisayarı sayısının en yüksek olduğu yerler gelişmekte olan ekonomiler oldu. Hedef alınan ICS bilgisayarı sayılarının en düşük olduğu yerlerin ise gelişmiş bölgeler olduğu tespit edildi.

    Tehditlerin büyük bir bölümü internet üzerinden geldi. İnternet, son yıllarda ICS’lere zararlı yazılım bulaştıran bir numaralı kaynak haline geldi. Tehditlerin yüzde 27’si internet kaynaklı olurken, çıkarılabilir depolama cihazları ise yüzde 8,4 ile ikinci sırada yer aldı. Tehditlerin yüzde 3,8’ini temsil eden e-posta istemcileri hacim açısından üçüncü oldu.

    “Saldırıların oranı endişe verici”

    Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı Kirill Kruglov, “ICS bilgisayarlarına yönelik saldırıların oranı endişe verici. Sistemlerin güvenliğine dikkat etmeye daha ilk entegrasyon sırasında, sistem bileşenlerinin internete ilk kez bağlandığı anda başlanmasını tavsiye ediyoruz. Bu aşamada güvenlik çözümlerini göz ardı etmek ilerde çok ciddi sonuçlar doğurabilir” ifadelerinde bulundu.

    Kaspersky Lab ICS CERT şu teknik önlemlerin alınmasını öneriyor:

    “Kurumun endüstriyel ağındaki sistemlerin uygulama yazılımlarını, işletim sistemlerini ve güvenlik çözümlerini düzenli olarak güncelleyin.

    Uç router’larda ve kurumun OT ağlarında kullanılan portların ve protokollerin ağ trafiğini kısıtlayın.

    Kurumun endüstriyel ağında ve çevresindeki ICS bileşenlerin erişim kontrolünü denetleyin.

    OT ve endüstriyel altyapıyı siber saldırılara karşı korumak için ICS sunucularına, iş istasyonlarına ve HMI’lara özel uç nokta güvenlik çözümleri kurun. Hedefli saldırılardan daha iyi korunmak için ağ trafik takibi, analiz ve tespit çözümleri kullanın.

    Ağınıza erişimi bulunan çalışanlar, iş ortakları ve tedarikçilere özel eğitim ve destek verin.”

  • Sürüden ayrılan koyunlara kurtlar saldırdı, 40’ı telef oldu

    Bingöl’de sürüden ayrılan koyunlara kurtların saldırması sonucu 40 koyun telef oldu.

    Olay, Karlıova ilçesine bağlı Kızılçubuk köyü sınırlarında yer alan bir mezrada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Muzaffer Çevik, bir kısmını borçla satın aldığı 200 koyununu kiraladığı mezraya götürdü. Hayvanları otlattıktan sonra gece yatıran Çevik, sabah saydığında koyunlardan 55’inin sürüden ayrıldığını fark etti. Çevrede aramaya çıkan Çevik, sürüden ayrılan koyunlarına kurtların saldırdığını ve 40’ının telef olduğunu gördü. Çevik, koyunlardan 10’unu yaralı, 5’ini ise sağlıklı olarak buldu.

    Sürü sahibinin kurtların saldırısı sonucu yaklaşık 60 bin lira zarara uğradığı öğrenildi.

  • Bingöl’de dilenci operasyonu: 40’ı yakalandı

    Bingöl’de zabıta ekiplerinin düzenlediği operasyonda 40 dilenci yakalanarak yasal işlem yapıldı.

    Bingöl Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların da yoğun olarak şikayet ettiği dilencilere yönelik operasyon düzenledi. Ekiplerin eş zamanlı gerçekleştirdiği operasyon neticesinde, çarşı merkezi başta olmak üzere trafiğin yoğun olduğu kavşaklar, cami önleri ve kabalık caddelerde bulunan dilenciler yakalandı. Yakalanan 10’u çocuk 40 dilenci Zabıta Müdürlüğü’ne götürülerek haklarında 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde yasal işlem uygulandı. Kişi başı 130 TL idari para cezası kesilen dilenciler daha sonra il dışına gönderildi.

    Bingöl Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü’nden yapılan açıklamada, özellikle kendilerini Suriyeli olarak tanıtan şahıslara itibar edilmemesi gerektiği belirtildi.

    İnsanların vatandaşların duygularını istismar eden dilencilere yönelik operasyonların devam edeceği belirtilen açıklamada, “Ramazan ayı dolayısıyla sayıların atış gösteren dilencilere yönelik operasyon ve denetimler sıklaştırılarak devam edilecek. Özellikle cami önlerinde ve trafiğin yoğun olduğu bölgelerde dilenen bu şahıslara vatandaşlarımız da itibar etmemelidir. Bu konuda vatandaşlarımızın daha hassas davranmalı ve ihtiyacı olmadığı halde dilenenlere dikkat etmesi gerekiyor” denildi.

  • Sarıgöl Ovası’nın sulamasının yüzde 40’ı tamamlandı

    DSİ Genel Müdürlüğü ’Sarıgöl Sulaması Yenileme Projesi’ne zorlu kış şartlarına rağmen hız kesmeden devam ediyor. Yüzde 40’ı tamamlanan projenin yeni sezona yetiştirileceği belirtildi.

    Manisa’nın Sarıgöl ilçesindeki üzüm üreticilerinin yakından takip ettiği ’Sarıgöl Sulaması Yenileme Projesi’ soğuk ve yağışlı hava şartlarına rağmen hız kesmeden devam ediyor. 23 bin 780 dekar araziyi modern sulama ile tanıştıracak projenin yüzde 40’ı tamamlandı.

    Üreticiye her yıl 18 milyon 711 bin lira daha fazla kazandıracak çalışmaları yakından izleyen Sarıgöl Sulama Birliği Başkanı Halil Duran, “Çiftçimiz ürün hasat ederken; tarlalarda çalışmakta zorlanıyorduk. Bağlarda üreticinin olmadığı zamanı iyi değerlendirmeyi hedefledik ve kış aylarında sahadaki ekip sayısını artırarak inşaata hız verdik. Yüzde 22 olan fiziki gerçekleşme oranımız bir ayda yüzde 40’a yükseldi. Hedefimiz haziran ayında projeyi tamamlayarak, üreticimize yeni sistemden su verebilmek” diye konuştu

    “371 sanat yapısı inşa edilecek”

    Sarıgöl Sulama Birliği Başkanı Halil Duran, “Bölge çiftçisine her yıl 18 milyon 711 bin lira ek gelir sağlayacak proje kapsamında 83 kilometre polietilen boru imalatı yapılacak. 371 adet sanat yapısı, 251 hidrat, 56 tahliye hattı, 2 basınç kırıcı ile 6 kap kapama vanası, 45 ayrım yapısı inşa edilecek. Bölgeye 4 bin 193 metre çelik isale hattı döşenecek” dedi. Proje’de şu ana kadar ana hat ile 48 kilometrelik kısımda boru döşeme işlemleri tamamlandığını kaydeden Duran, ayrıca basınç kırıcı tesisin ve sanat yapılarının da bitirildiğini kaydetti.

  • Bakan Kaya: “Boşanma süreci danışmanlığıyla çiftlerin yüzde 40’ı boşanmaktan vazgeçiyor”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, bakanlık olarak verdikleri en önemli hizmetlerden birisinin, boşanma sürecinde olan çiftlere verilen ‘boşanma süreci danışmanlığı’ olduğunu belirterek çiftlerin yüzde 40’ının boşanmaktan vazgeçtiğini söyledi.

    Bolu’da, Abant Tabiat Parkı’nda bulunan bir otelde düzenlenen ‘Aile, Toplum ve Devlet’ konulu sempozyuma katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, yaklaşık 700 bine yakın çifte ‘aile öncesi eğitimi’, boşanma aşamasında olan çiftler için ise boşanma süreci danışmanlığı hizmeti verdiklerini söyledi. Boşanma süreci danışmanlığı ile çiftlerin birçoğunun boşanmaktan vazgeçtiğini ifade eden Kaya, “Evli çiftlerimiz için de, eğer evliliklerini sürdüremeyeceklerini inanıyor ve boşanmak için başvurdularsa eğer boşanma süreci danışmanlığı dediğimiz bir danışmanlık hizmeti veriyoruz. Boşanma süreci danışmanlığı verdiğimiz çiftlerimizden yaklaşık yüzde 40’ının boşanmaktan vazgeçtiğini gördük. Boşanma süreci danışmanlığı hizmetimiz bizim ailelere verdiğimiz en önemli mekanizmalarımızdan birisi. Önümüzdeki dönemde bu danışmanlık hizmetimizi ülke genelinde daha da yaygınlaştıracağız” şeklinde konuştu.

    “Koruyucu aile sistemini güçlendirmeye çalışıyoruz”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak 105 bin çocuğun ailesinin yanında bakımını sağladıklarını ve verilen destekle ailesinin yanından kopmamasını sağladıklarını söyleyen Kaya, “Sadece ailesinin yanında bakımı uygun olmayan çocuklarımızı kurumlarımıza alıyoruz. Bugün kurumlarımızda 13 bin çocuğumuz var. Onların da koruyucu aile sistemiyle yine bir aile yanında çocuklarımıza bakılsın. Çünkü bir çocuk için devlet olarak hangi imkanı sağlarsak sağlayalım bir aile yanında, annenin, babanın, kardeşinin olduğu ortamda çocuk en iyi eğitimi alıyor. Bunun için koruyucu aile sistemimizi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. 0-3 yaş arasında bizim kurum bakımımızda 580 evladımız var. İstiyoruz ki bu 580 evladımız da bir aile ortamında, sıcak bir yuva ortamında, anne ve baba şefkatiyle büyüsünler. Koruyucu aile olduğunuz zaman çocuk yine devlet korumasında oluyor. Nüfusunuza geçirmiyorsunuz. Sadece o çocuğa annelik, babalık yapıyorsunuz. Ve biz koruyucu aile olmak isteyen ailelerimize ekonomik olarak destekliyoruz, çocukların bakımını devlet olarak biz üstleniyoruz. Okula başladıklarında maddi destek sağlıyoruz. Ama biz istiyoruz ki ne kadar güzel imkanlar sunarsak sunalım evlatlarımız sıcak bir aile ortamında, sıcak bir yuvada olsun” diye konuştu.

    Bakan Kaya, erkeklerin çocuklarına bakabilmeleri için yarı zamanlı çalışma hakkına sahip olduklarını belirterek şunları kaydetti:

    “Artık çalışan kadınlar ve erkekler çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkına sahipler. Bu hakkı sadece kadına vermedik, isterse bir baba da çocuğu ilköğretim çağına gelene kadar yarı zamanlı olarak çalışabilecek. Hem kadını hem de aileyi destekliyoruz. İnanıyoruz ki, kadın güçlü olursa aile de güçlü olur ve aile güçlü olursa toplum güçlü olur. Toplumu güçlendirirsek de ülkemiz güçlenir.”