Etiket: 3’üncü

  • 3’üncü Uluslararası Helal Ve Sağlıklı Gıda Kongresi’ne Yoğun İlgi

    Bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Helal ve Sağlıklı Gıda Kongresi, dünyanın dört bir yanındaki bilim adamlarını İstanbul’da bir araya getirdi. ‘Helal ve Sağlıklı Beslenmede Farkındalık ve Sürdürülebilirlik’ ana temasının ele alındığı kongre iki gün sürecek.

    Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu, İslam Ülkeleri Standardizasyon ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC), İstanbul Üniversitesi ve Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 3’üncü Uluslararası Helal ve Sağlıklı Gıda Kongresi’nin açılışı, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Cemil Birsel Salonu’nda gerçekleştirildi. Kongrenin açılış törenine Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda bilim adamı katıldı.

    “TİCARİ YAKLAŞIMLARLA YAPILAN SERTİFİKASYON İŞLEMLERİ BİZİ TEDİRGİN EDİYOR”

    ‘Helal ve Sağlıklı Beslenmede Farkındalık ve Sürdürülebilirlik’ ana temasıyla işlenen kongrenin açılışında konuşan Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Genel Sekreteri Mehmet Bozdemir, “Helal belgelendirmedeki bakış açısına baktığımız zaman biz helal belgelendirmenin SMIIC standartlarına uygun olarak dünyada uygulamaların yapılmasını arzu ediyoruz. Diğer taraftan dünyada birçok helal belgelendirme yapan, ancak akreditasyon zinciri kapsamında olmayan farklı uygulamalar görüyoruz. Bunların içerisinde ciddi olanlar da var. Ancak ticari kaygılarla helal konusunda dini konulardaki hassasiyeti olmayan ve sadece ticari yaklaşımlarla yapılan sertifikasyon işlemleri de var. Bu bizi tedirgin ediyor. İnsanların maneviyatlarıyla ticari anlamda bu kadar basit bakılması son derece sıkıntı verici bir durum” ifadelerini kullandı.

    ‘SERTİFİKALAR SMIIC TARAFINDAN VERİLSİN’ TALEBİ

    Helal gıda sertifikasının tek çatı altında toplanması gerektiğini kaydeden Mehmet Bozdemir, “Biz sertifikasyonun akreditasyon zinciri kapsamında yapılmasını istiyoruz. Ama bunu SMIIC’in tarafından yapılan bir akreditasyon yürütülmesini istiyoruz. Neden bunu istiyoruz? Çünkü 32 İslam ülkesi bu kuruluşa üye olmuş ve bu konudaki en ciddi otorite bu. Bu anlamda baktığımız zaman Türkiye, Malezya, Endonazya veya Suudi Arabistan olamamalı. Burada bu tür bir yapılanma varsa SMIIC akreditasyonunun sertifikasyonuyla belgelendirme hizmetlerinin yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    “BİLİNÇLİ OLARAK AZ TÜKETMEK ÖN PLANDA OLMALI”

    Kongre Başkanı Prof. Dr. Ender Erdoğan, gerçekleştirilecek oturumlarda ele alınacak konulara değinerek, “Bir taraftan tüketiyoruz ve bir taraftan da diyet endüstrisini zenginleştiriyoruz. Bu konu dikkatimizi çekti. Bizde diyet önerileri karşısında güçlü bir medeniyetin ve güçlü bir inancın temsilcisi olarak söylenebilecek çok şeyimiz olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda sosyologların, eğitimcilerin, psikologların ve ilahiyatçılarımızın sözleri olduğunu düşünüyoruz. Bu konu tartışılacak ve toplumda diyet yapmadan önce aslında yapılacak çok şey olduğunu düşünüyoruz. Özellikle de bilinçli olarak az tüketmenin ön planda olması gerektiğinin ön planda olması gerektiğini düşünüyoruz ana vurgumuz bu olacak” dedi.

    “BULAŞICI OLMAYAN HASTALIK GRUBU TÜM DÜNYADA ARTIYOR”

    Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, “Bulaşıcı olmayan hastalıklar giderek artıyor. Eskiden enfeksiyon hastalıkları, yaralanmalar, acil travmalar vardı. Şimdi artık bulaşıcı olmayan hastalık grubu tüm dünyada artıyor. Nedir bunlar? Kanser, kronik hastalıklar ve obezite. Artık ölümlerin üçte ikisi bunlardan oluyor. İnsanlar bu hastalıklardan dolayı ölüyorlar. Bakanlık olarak biz bu üç hastalıkla mücadelede doğru beslenmeyi önümüzde aldık ve bütün vatandaşlarımıza doğru beslenme algısını oluşturmak için çalışacağız” dedi.

    Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen ilk oturumda Doğal ve Sağlıklı Beslenme konusu ele alındı. İkinci oturumda ise ‘Mali ve Siyasi Boyutlarıyla Helal Gıda ve Helal Gıda Temininde Sürdürülebilirlik’ konusu tartışıldı. 3’üncü Uluslararası Helal ve Sağlıklı Gıda Kongresi, 31 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilecek dört oturumla devam edecek.

  • (Özel Haber) İşte 3’üncü Köprünün Son Hali

    Dünyanın en geniş asma köprüsü olma özelliğini taşıyan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde çalışmalar gece gündüz devam ederken, köprünün son hali görüntülendi. Asya ve Avrupa’yı 3’üncü kez birleştirecek olan köprü, ışıklandırması ile görenleri kendine hayran bıraktı.

    Asya ve Avrupa yakasını 3’üncü kez birbirine bağlayacak olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hummalı çalışmalar sürerken, gece ışıklandırması ile vatandaşlar köprünün görüntüsüne hayran kaldı. Havanın kararması ve bulutların oluşturduğu renk cümbüşü 3’üncü köprüde tablo gibi görüntüler ortaya çıkardı. İstanbul’da gece boğaz turu yapan ve köprünün uzaktan manzarasını görenler cep telefonları ile bu anı ölümsüzleştirdiler. Bazı vatandaşlar sosyal medya hesabından köprünün son durumunu selfie çekerek paylaştı.

    Görüntülerde Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde yerine konan son tabliyelerin üstünde gece gündüz demeden çalışan işçiler görülüyor.

    “GÖRDÜĞÜM MANZARA İLE GURUR DUYDUM”

    Köprünün gece ışıklandırılması sonucu oluşan görüntüye hayran kaldığını belirten Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Gerçekten çok farklı hisler yaşıyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü köprümüzün aşamalarını takip ediyorduk ama köprünün altından gece geçmek çok güzel bir nostalji oldu bizim için. Gördüğüm manzaralar ile gurur duydum. Memleketimizin gücünü yakından müşahede etmek beni heyecanlandırdı. Memleketimiz adına dünya çapında yapılan projeler bizi gururlandırıyor” dedi.

    “GURURUN ZİRVESİNE ULAŞTIĞIMIZ BİR AN”

    Ailesi ile birlikte tekne turuna çıkan Mehmet Kosif, “İnsanın kanının donduğu bir manzara bu 3’üncü köprünün manzarası. Gururun zirvesine ulaştığımız bir anı hep beraber müşahede ediyoruz. Kısa bir zamanda böyle muhteşem bir eserin ortaya çıkması, bu aziz milletin nelere gücünün yettiğinin bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. İstanbul’da yaşayıp bu manzarayı görmediğimiz zaman ne olduğumuzu anlayabileceğimizi zannetmiyorum” şeklinde konuştu.

    Geçmişte büyük projeler ve hizmetlere alışık olmadığını belirten Mustafa Önder ise, “Yapılan hizmetleri çocuklarımıza da izah etmeye çalışıyoruz. Yeni yetişen nesil bu ülkenin hep böyle olduğunu zannediyor ama yanılıyorlar. Bu hizmetleri bu ülke yeni görmeye başladı” dedi.

    Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapımı tamamlandığında, 59 metre genişliği ile dünyanın en geniş, 321 metre kule yüksekliği ile dünyanın en yüksek kuleye sahip asma köprüsü olacak. Ayrıca köprü bin 408 metrelik ana açıklığı ile üzerinde raylı sistem bulunan en uzun asma köprü olma özeliği taşımaktadır.

  • THY Genel Müdürü Temel Kotil: “İstanbul’daki 3’üncü Havalimanı Türkiye’yi Uçuracak”

    Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, İstanbul’da yapımı süren 3’üncü havalimanı projesinin Türkiye’yi uçuracağını belirtti.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğrenci Konseyi, THY Genel Müdürü Temel Kotil’i öğrencilerle buluşturdu. KTÜ Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Temel Kotil Başarı Hikayesini Anlatıyor’ adlı söyleşide öğrencilerle buluşan Kotil, öğrencilere THY’nin son yıllarda yakaladığı başarılardan bahsetti. İstanbul’da yapımı süren 3’üncü havalimanı projesinin Türkiye’yi uçuracağını belirten Kotil, THY’nin dünyanın en iyi 5’inci havayolu olduğunu söyledi. THY’nin 2015 hedefinin 63 milyon kişiyi taşımak olduğunu ifade eden Kotil, “İstanbul’da yapılan yeni havaalanı projesi süper bir proje. Ben öyle sanıyorum ki bu havaalanıyla ilgili kitap yazılacak. Ve dünyaya katkısı anlatmakla bitmiyor. İstanbul’da havaalanı yaparsanız dolar taşar. Yeni havaalanı 2025 yılında yolcu sayısı olarak dünyadaki 3’üncü büyük havaalanı olacak. Atatürk Havaalanı ise bu yıl itibariyle Avrupa’da ikinci büyük havalimanı. Bir zamanlar diplerdeydik, şimdi ise yükseklerdeyiz. İstanbul 2025 yılında 121 milyon yolcu kapasitesiyle 3’üncü, 2035 yılında ise 256 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en çok yolcu gelen havaalanı olacak. Bu proje çevreci, az karbondioksit yakıyor uçaklar, insanlar evine erken gidiyor, rekabetçi. Devlet her yıl 1 milyar dolar kira alacak. Havalimanı açıldığı ilk yıl her dairesi kiraya veriliyor, 90 milyon kapasite 90 milyon yolcu. Zararı yok. Doluluk olduğu için geçiş dönemi yok. Bu proje uçuracak Türkiye’yi” dedi.

    “DÜNYADAKİ YAYGILARA RAĞMEN TURİST SAYIMIZ ARTIYOR”

    İstanbul’da turist sayısının giderek arttığını kaydeden Kotil, “İstanbul’a bu yıl Allah’ın izniyle 12 milyon turist geliyor. Büyüme oranı yüzde 7’dir. İtalyan Hükümeti Turizm Bakanlığı bir yaygı yapıyor. Türkiye’ye gitmeyin diyor. Buna rağmen İstanbul’daki turist büyüme oranı yüzde 7, önce yüzde 11’di sonra düştü. 2003 yılında İstanbul’daki turist sayısı 4 milyondu. Şuanda 12 milyon oldu. 8 milyon fark var. 8 milyar dolar İstanbul’a her yıl tabi bizim firmamızın da etkisi var. Tabi turist parası hoş oluyor. Biz şu anda günde bin 200 sefer yapıyoruz. Atatürk Havaalanı’ndan bin 600 sefer yapılıyor. Dubai’deki firmaların merkezleri artık İstanbul’a geliyor. Atina’daki geliyor. Frankfurt’dakiler gelmiyor. Bu havaalanı dünya tarihini etkileyecek. Bu havaalanı olmazsa alternatif yer Dubai, Frankfurt ve Paris oluyor. Asya’dan gelen yolcular aktarma gitmek zorundalar. Herkesin seyahati Paris’te, Frankfurt’ta son bulmuyor. Bu havaalanı olunca Dubai, Frankfurt ve Paris yolcu sayıları artmayacak” diye konuştu.

    Kotil, 2023 yılı sonunda Türk Hava Yolları’nın 120 milyon yolcu, 24 milyar dolar gelir ve 450 uçak kapasitesini hedeflediklerini sözlerine ekledi.

    Söyleşinin ardından Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kotil’e çiçek takdim ederken, KTÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Hüseyin Yavuz da bir plaket sundu.