Etiket: 38’inci

  • Ticaret Bakanı Pekcan, 38’inci Amerikan-Türk Konferansı’na video konferans yöntemiyle katıldı

    Ticaret Bakanı Pekcan, 38’inci Amerikan-Türk Konferansı’na video konferans yöntemiyle katıldı

    ANKARA (İHA) – Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine doğru hızla ilerlememiz gerektiğine inanıyorum. Bu kapsamda iki ülke iş dünyasının arasındaki iş birliğini artırmak çok büyük önem taşıyor. 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için iki ülke iş dünyasının istekliliği ve katkıları kritik rol oynayacaktır” dedi.

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, video konferans yöntemiyle düzenlenen ‘38’inci Amerikan-Türk Konferansı’na katıldı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ile Amerikan Ticaret Odası tarafından düzenlenen ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Wilbur Ross’un iştirak ettiği 38’inci Amerikan-Türk Konferansına video konferans yöntemiyle katıldı.

    Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılma özelliği gösteren Covid-19 salgını tedbirleri kapsamında, bu yıl 38’incisi düzenlenen ‘Amerikan-Türk Konferansı’ sanal ortamda gerçekleştirildi.

    Pekcan, ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un da katıldığı konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ABD ile ortaklığına değer verdiğini ve ülkeyle bağlarını geliştirmeye hazır olduğunu belirterek, dünyanın önemli bir değişim sürecinden geçtiğini, iki ülke arasındaki bağların bu zorluklara başa çıkmak için yeterli güçte olduğunu ifade etti.

    İki ülkenin ticaret ve iş ilişkilerinin son yıllarda arttığına işaret eden Pekcan, “2002 yılında 6,4 milyar dolar olan ikili ticaret hacmi, 2019’da 21.1 milyar dolara yükseldi. Ayrıca 2020’nin ilk 8 ayında ticaret hacmimiz yüzde 3,5 arttı. Bugün Türkiye’de, toplam 12,8 milyar dolarlık yatırımla 2 bine yakın Amerikan şirketi faaliyet gösteriyor. Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yabancı yatırımı yaklaşık 6.8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor ve bu her geçen gün artıyor. Son on yılda önemli bir ticaret ve yatırım hacmi gözlemlemiş olsak da her iki ülkenin potansiyeli düşünüldüğünde bu yeterli bir oran değil” ifadelerini kullandı.

    “100 milyar dolarlık ticaret hacmi için iş dünyasının iş birliği önemli”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın özellikle ticaret başta olmak üzere her alanda daha güçlü iş birliğine ihtiyaç olduğu konusunda hemfikir olduğunu aktaran Pekcan, bu nedenle ikili ticari ilişkiler için 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin belirlendiğini ve ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross ile bu hedef doğrultusunda yakın bir şekilde çalıştıklarını anlattı.

    Bu kapsamda öncelikli sektörlerin belirlendiğini ve her iki tarafın beklentilerinin konuşulduğunu hatırlatan Pekcan, özel sektör bakış açısını sürece yansıttıklarını ve şimdiye kadar ortak çalışmadan çok memnun kaldıklarını söyledi. Pekcan, “Sonuç olarak liderlerimizin belirlediği hedefe bağlıyız. 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine doğru hızla ilerlememiz gerektiğine inanıyorum. İki ülke iş dünyasının arasındaki iş birliğini artırmak da çok büyük önem taşıyor. 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için iki ülke iş dünyasının istekliliği ve katkıları kritik rol oynayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

    Pekcan, ticaret ortamını iyileştirmek için bazı adımların gerekli olduğuna işaret ederek, “Bu bağlamda, çelik/alüminyum (Bölüm 232) soruşturması nedeniyle çeliğe ek vergilerin uygulanması ve Türkiye’nin Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi programından çıkarılması gibi ABD hükümetinin politikalarının ortak hedefimize ulaşmak için çabalarımızı olumsuz etkiliyor. Nitekim Bakanlıklarımız arasındaki kapsamlı diyaloğa rağmen sınırlı sayıda ürünü Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi programına yeniden dahil etme talebimiz olumlu bir yanıt alamadık. Benzer şekilde, çelik/alüminyum (Bölüm 232) tedbirleriyle ilgili olarak, diğer birçok ülkeye teklif edilen makul düzeyde bir kota müzakeresine hazır olduğumuzu ifade ederken, ne yazık ki bu alanda da ilerleme olmadı” dedi.

    Pekcan, enerji alanında Avrupa ülkeleri arasında Türkiye’nin geçen yıl itibarıyla ABD’den en büyük LNG ithalatçılarından birisi olduğunu da ifade ederek, “Bizim açımızdan böyle olumlu bir gelişmeye rağmen, mevcut önlemlere ek olarak, ABD Ticaret Temsilcisi Ofisi yakın zamanda dijital vergi hizmetleriyle ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma sonundaki alınabilecek önlemler de ticari bağlarımızı olumsuz etkileyebilir” şeklinde konuştu.

    “ABD’li yatırımcıları Türkiye’ye davet

    Ayrıca enerji, konfeksiyon, tekstil, mobilya, mücevherat, beyaz eşya ve yapı malzemeleri gibi belirlenen öncelikli sektörlerde bir dizi online etkinliğin hayata geçirilebileceğini dile getiren Pekcan, diğer birçok gelişmekte olan ülke ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin pazar erişimi için geniş fırsatlar sağladığını ve daha güçlü, daha rekabetçi ve liberal bir iş ortamı oluşturmaya kendini adamış durumda olduğunu kaydetti.

    Pekcan, daha fazla ticaret ve yatırım için daha derin ikili iş birliğinin sağlanmasının ikili ilişkilerin geliştirilmesinin temel reçetesi olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin sağlam üretim altyapısının, üretim merkezlerini çeşitlendirmeyi düşünecek ABD’li yatırımcılar için oldukça çekici olduğuna inandıklarını dile getiren Pekcan, “Özellikle Türkiye’nin devam eden teknolojik dönüşüm sürecine hizmet edecek projelerle ilgileniyoruz. Yenilikçi, Ar-Ge yoğun ve yüksek katma değerli ürün ile hizmetlere yönelik ilgili yatırımları teşvik edeceğiz. Mevcut sanayi bölgelerine ek olarak, yeni teşvikler sağlayarak yüksek teknoloji yatırımlarını teşvik etmek için kısa süre önce Türkiye’de yepyeni bir ’ihtisas serbest bölge’ modeli başlattık. İlk ihtisas serbest bölge, halihazırda İstanbul’da belirlendi ve yeni yatırımcıları bekliyor” açıklamasında bulundu.

    “Belirli sektörlerde ikili ticaret anlaşması”

    Gelecek aylarda ortak hedeflere ulaşmak için Türkiye ve ABD’nin somut adımlara odaklanarak birlikte daha yakın ve yoğun çalışması gerektiğini vurgulayan Pekcan, “Kısa veya orta vadede, belirli sektörlerde ticareti karşılıklı olarak serbestleştirmeye yönelik ikili bir anlaşmanın imzalanmasının ticari ilişkilerimize önemli bir ivme kazandıracağını belirtmeliyim” dedi.

  • INC 38’inci kongresi ABD’de yapıldı

    INC 38’inci kongresi ABD’de yapıldı

    Kısa adı INC olan Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi’nin 38’inci kongresi ABD’nin Florida eyaletinde yapıldı.

    52 ülkeden 140’ı Türkiye’den olmak üzere 258 sektör ve kamu temsilcileri ile bilim adamlarının katıldığı 38. INC Kongresi’nin son gününde üretim ve ticaretinde Türkiye’nin en büyük söz sahibi olduğu fındık konusu ele alındı. Kongrede 770 bini Türkiye’de olmak üzere 2019 dünya fındık rekoltesinin ilk tahmininin de 1 milyon 100 bin ton olduğu açıklandı.

    Kongreye katılan Ulusal Fındık Konseyi ve Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk, önümüzdeki süreçte yaşanabilecek olumlu yada olumsuz gelişmeler rekolteyi etkileyebileceğini kaydederek, “Dünya tüketimi ile hemen hemen aynı miktarda tahmin edilen 2019 rekoltesi şimdinin daldaki görüntüsüdür. Önümüzdeki süreçte yaşanabilecek olumlu, olumsuz gelişmeler rekolteyi etkileyebilir. Geçtiğimiz yıllarda özellikle Temmuz aylarında yaşanan olumsuz gelişmeleri umarım bu yıl yaşamayız” dedi.

    Kongreye katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin Türkiye’nin üretimde hedefinin asgari 1 milyon ton olduğunu açıklamasını olumlu bulduklarını belirten Arslantürk şunları söyledi:

    “Dünyada fındığa olan talep artıyor. Bunun için en büyük üretici olarak plan, program yapmalıyız. Üreticilerimiz önümüzdeki aylarda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olmalılar. Hastalık ve zararlılarla mutlaka bilimsel ölçülerde mücadele etmeliler. Fındığımızı olabildiği kadar kaliteli hale getirip, verimi de arttırırsak, ihracattaki hedeflerimize ulaşmamamız için hiçbir sebep kalmaz.”

    Türkiye dışındaki ülkelerde fındık yetiştirmek için yeni alanların hızla arttığının kongrede sık sık dile getirildiğine dikkat çeken Arslantürk, “Avrupa’da İtalya ve Balkanlar’da yüksek bir hareketlilik var. Amerika daha çok otomasyonu yüksek üretim üzerine yoğunlaşmış durumda. Önümüzdeki 5 yıl içinde bu ülkede üretimin ciddi oranda yükselebileceği sık sık dile getirildi” dedi.

    Fındıkta son yıllarda görülen canlı ve bakteri zararlıları konusunda ciddi çalışmalar yapıldığına da işaret eden Arslantürk, gerekli önlemlerin alınması konusunda INC ve sektörün tüm paydaşlarının çözüm odaklı yaklaşım içinde olmalarını önerdiğini belirtti. Arslantürk, INC’nin 38’inci kongresinde geçtiğimiz günlerde vefat eden fındık sektörünün duayen ismi Sabit Sabır’ın da anons edilerek yad edildiğini sözlerine ekledi.

  • 12 Eylül darbesinin 38’inci yıldönümü

    Eskişehir’de, 12 Eylül darbesinin 38’inci yıldönümünde dolayısıyla yürüyüş ve konferans düzenlendi.

    Eskişehir MHP İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ve Hamamyolu Caddesinde gerçekleşen yürüyüşe Eskişehir Milletvekili Metin Nurullah Sazak, MHP İl Başkanı Ali Rıza Kahveci, Eskişehir Ülkü Ocakları İl Başkanı Namık Akdoğan, Türk Sağlık-Sen ve Türk Kamu-Sen üyelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüşün son bulduğu Zübeyde Hanım Kültür Merkezinde 12 Eylül darbesini konu alan bir konferans da yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan konferansta Kur’an-ı Kerim okundu, 12 Eylül darbesinde ülkücülerin yaşadığı zorluklar anlatıldı. Hayatını kaybeden ülkücüler anıldı. Konferansta bir konuşma yapan MHP İl Başkanı Ali Rıza Kahveci, “Binlerce insanın yargılandığı, hapishanelere atıldığı, işkenceler gördüğü ve idam edildiği bir tarih 12 Eylül. Kalplerimize taht kurmuş, Türk tarihine damga vurmuş ülkücü şehitlerimizi özlemle, minnetle ve dualarla yad ediyoruz. Onların hakkını ödemek ne mümkün? Ama bir nebze olsun vefa borcumuzu yerine getirmek için burada toplandık” şeklinde konuştu.

    “15 Temmuz ile yeni bir devre başladık”

    Eskişehir Milletvekili Metin Nurullah Sazak da, “Bizler 80 ihtilalini yaşayan bir gençliğiz. 1938 yılında Atatürk’ün vefatına kadar, Türkiye’nin yaptığı kalkınma hamleleri daha sonra ne yazık ki ya durdurulmuş ya da bilinç veya bilinçsiz şekilde gerilemiştir. Kimi zaman gaflet, kimi zaman dalalet, kimi zaman da hıyanet içerisinde olan yöneticiler ile bugünlere geldik. 15 Temmuz’da ancak bunu idrak edebildik. Bizler ülkücü hareket olarak bunun çok önceden farkına varmıştık. Bugün şehadete uğurladığımız 9 ülküdaşımızı anmak için buradayız. 12 Eylül harekatı, demokrasiyi koruma ve kollama harekatı olarak bize bildirildi. Fakat daha önce buna benzer bir sürü muhtıralar, 60 ihtilalleri ve buna benzer hareketler ile dışarının emirleri ile içerideki, güçlü makamlardaki, şanlı ordumuzun genelkurmay gibi üst düzey makamları maalesef bilinçli ya da bilinçsiz kullanıldı. Bugün bunu idrak etmiş olduğumuz 15 Temmuz ile yeni bir devre başladık. Bugün kızıl elma ülküsünü Cumhurbaşkanımıza söyletebildik” ifadelerini kullandı.

    Konferans, toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

  • Fırat Kalkanı Harekatı 38’inci gününde sürüyor

    Fırat Kalkanı Harekatı’nın 38’inci gününde Özgür Suriye Ordusu’nun, Suriye’nin Çobanbey kasabası (RAİ) ile Azez ilçesi kırsalındaki ilerleyişi sürerken, Özgür Suriye Ordusu ile DEAŞ arasında çatışmalar devam ediyor.

    Sabahın erken saatlerinden itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri, sınırda konuşlu bulunan fırtına obüs topları ve ateş destek vasıtalarıyla DAEŞ hedeflerini vurmayı sürdürürken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ateş desteğini alan Özgür Suriye Ordusu ile terör örgütü DEAŞ arasında Azez-RAİ arasında çatışmalar sürüyor. Muhalif unsurlardan oluşan beş Özel Görev Kuvvet Grubu’nun güney istikametine ilerleyişi sürüyor. Çatışmaların sürdüğü RAİ ve Azez kırsalına sınırın sıfır noktasında konuşlu bulunan fırtına obüsleri ve ateş vasıtalarıyla sabah erken saatlerden itibaren bombalama başladı.