Etiket: 35’i

  • Erzurum’daki gizemli göl eksi 35’i gördü, yine donmadı

    Erzurum’daki gizemli göl eksi 35’i gördü, yine donmadı

    Erzurum’da bulunan ve gizemi yıllardır çözülemeyen ‘Balıklı Göl’ eksi 35 derecede dahi donmadı. Soğuk havaya rağmen donmayan gölü görenler ise gölü şaşkınlıkla izledi.

    Erzurum’un Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde yer alan balıklı göl gizemli haliyle dikkat çekmeye devam ediyor. Kaynağı bulunamayan gölün suyu temizlenmek için boşaltılsa dahi su topraktan yeniden yükselmeye başlıyor. Kutsal sayılan göl soğuğun başkenti olarak bilinen Erzurum’un ayazında dahi donmuyor.

    Doğu Anadolu’da etkili olan soğuk havayla birlikte kent eksi 35 dereceleri görürken akarsular ve dereler adeta buz kesti. Çevresinde ki nehirler ve derelerde santimlerce buz kütlesi oluşmasına rağmen Balıklı Gölün sıcaklığı 18 dereceden aşağı düşmüyor.

    Öte yandan köylüler tarafından kutsal olarak görülen göl romatizma ağrılarına ise son veriyor. Gölün bulunduğu ve bin 100 kişinin yaşadığı Söğütlü Mahallesi’nde romatizma hastalığı olan hiç kimse bulunmuyor.

    Köydeki vatandaşlardan Şerif Atilla Soylu balıklı gölün hiçbir soğukta donmadığını ifade ederek, “Şu anda ben 3-4 kat üzerime elbise giymeme rağmen üşüyorum. Bu soğukta kuşlar bile uçmuyor donmamak için fakat balıklı gölümüz donmuyor. Donmaması onu saklı bir güzellik yapıyor. Şu anda sıfırın altında 32 derece civarında bir hava sıcaklığı var. Bütün tabiat donmuş vaziyette. Nehirlerimiz, içme sularımız, çeşmelerimiz hep dondu. Burada balıklı gölden başka donmayan başka bir göl yok” dedi.

    Söğütlü Mahallesi Muhtarı Seyfettin Küçükler ise “Geceleri burada eksi 50 derece soğukluk hissediyoruz. Göl ne kadar soğukluk görürse görsün en fazla 22 dereceye düşüyor. Bu gölün aktığı 4 kilometrelik yolda hiçbir su donmuyor. Bu çevrede akarsular donuyor ama bizim gölümüz kesinlikle donmuyor” şeklinde konuştu.

  • Didim’de 35’i çocuk 80 kaçak göçmen yakalandı

    Didim’de yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan ve çoğunluğunu çocukların oluşturduğu 80 kaçak göçmen sahil güvenlik ekipleri tarafından yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, bölgede devriye görevi yapan sahil güvenlik uçağı tarafından Didim’in Tekağaç Burnu’nun güneyinde 2 lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen tespit etti. Görevlendirilen sahil güvenlik botu tarafından durdurulan iki lastik bot içerisindeki 35’i çocuk, 12’si kadın toplam 80 kaçak göçmen ele geçirildi. Sağlık kontrolünden geçirilip, ifadeleri alınan 48 Suriye, 24 Filistin, 7 Irak ve 1 Eritre uyruklu kaçak göçmenler il göçmen bürosuna teslim edildi.

  • Bakan Elvan: “Narenciye ihracatının yüzde 35’i Mersin’den yapılmaktadır”

    Kalkınma Bakanı Lüfti Elvan, narenciye üretiminin yüzde 25’inin Mersin’de yapıldığını ifade ederek, “Ülkemiz dünyada İspanya’dan sonra en fazla narenciye ihracatı yapan ülke konumunda olup yüzde 11’lik paya sahip. Ülkemizde toplam narenciye ihracatının yüzde 35’i Mersin’den yapılmaktadır” dedi.

    Bakan Elvan, Kalkınma Bakanlığı himayelerinde, Mersin Valiliği koordinasyonunda, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı ve Çukurova Kalkınma Ajansı işbirliğinde, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ile Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin katkılarıyla düzenlenen Mersin-Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ticari İşbirliği Programının açılış toplantısı yapıldı. Toplantıya, Bakan Elvan’ın yanı sıra, Mersin Valisi Özdemir Çakacak, AK Parti Mersin milletvekilleri Ali Cumhur Taşkın, Hacı Özkan, CHP Mersin milletvekilleri Hüseyin Çamak, Serdar Kuyucuoğlu, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, AK Parti Mersin İl Başkanı Cesim Ercik ile Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden gelen 45 kişilik heyet katıldı. Burada konuşan Bakan Elvan, bu toplantının sadece Mersin değil sadece Türkiye için değil paydaş ülkeler içinde bereketli neticeler doğuracağına inandığını söyledi. Mersin’de üretilen yaş meyve ve sebzenin Mersin’in, Türkiye’nin ve hitap ettiği coğrafyanın bir değeri olduğunu vurgulayan Elvan, “Bu değerin dolaşıma girmesi bizim için ne kadar önemliyse, ihracat ve ithalatçılar için ne kadar önemliyse, bölge ekonomileri için de o kadar önemlidir. Çukurova, Ortadoğu, Anadolu ve Kafkasların, Akdeniz’e açılan önemli bir kapısı. Aslında Çukurova denince ağırlıklı Mersin ve Adana akla geliyor ama Mersin büyük bir limanı olması dolayısıyla açılan ana kapımızdır. Mersin, transit ticaret yollarına yakınlığı ile yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, dünya üzerindeki en eski yerleşim yerlerinden biridir. Mersin’in büyüme ve ülke kalkınmasına sağladığı katma değer de her geçen gün artmaktadır. Büyüyen limanıyla Mersin tek başına 2.7 milyar dolar, hinterlandıyla 20 milyar dolar dış ticaret hacmiyle ülkemizin en önemli ticaret merkezlerinden biridir” şeklinde konuştu .

    Mersin’in fiziki alt yapısını güçlendirmeye yönelik de desteklerinin artarak devam ettiğini dile getiren Elvan, “Yapımı tamamlanan bin 300 yataklı Şehir Hastanemizin de açılışı yapıldı. Mersin Şehir Hastanemiz sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en modern hastanesidir. 30 milyon yolcu kapasitesine sahip olacak ve 7 bin kişiye istihdam imkanı sağlayacak olan Çukurova Havalimanının da ihalesi tamamlandı ve önümüzdeki günlerde inşaatına başlayacağız. Serbest bölgesi, organize sanayi bölgesi ve sanayi siteleriyle Mersin güçlü bir üretim merkezidir. Kentteki 3 üniversite, teknoloji gelişme bölgesi ve araştırma merkezleri, teknoloji ve inovasyona dayalı üretim yapısını daha da güçlendirmekte. Mersin büyük bir ticaret kenti olmasının yanında önemli bir tarım şehri. Özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sanayide ihtiyaç duyulan bitkisel ürünlerin üretildiği, işlendiği ve dünyaya pazarlandığı merkez konumundadır. İlin ekonomik yapısına bakınca tarımın payının yüzde 14 olduğu ve bunun İzmir, Bursa, Gaziantep gibi diğer gelişen illerle karşılaştırınca yüksek bir oran olduğu görülüyor” diye konuştu.

    “Narenciye ihracatının yüzde 35’i Mersin’den yapılıyor”

    Bitkisel ve hayvansal üretim ile gıda ürünleri imalatının Mersin ekonomisi içindeki rekabetçiliğinin en yüksek sektörleri olduğunun altını çizen Elvan, “Topraklarının 4’te 1’i tarım arazisi olan Mersin, ülke geneli meyve üretiminde 1., sebze üretiminde 3., örtü altı tarım alanlarının büyüklüğü ve üretiminde ise 2. sıradadır. ülkemizdeki limon ve muz üretiminin yaklaşık 4’te 3’ünü, çilek üretiminin ise yüzde 40’ını karşılayan Mersin, bu ürünlerde Türkiye’de lider konumunda olup, kayısı ve biber üretiminde ise ülkemizde 2. sıradadır. Ülkemiz dünyada İspanya’dan sona en fazla narenciye ihracatı yapan ülke konumunda olup yüzde 11’Lik paya sahip. Narenciye üretiminin yüzde 25’i Mersin’de gerçekleşiyor. Ülkenin, toplam narenciye ihracatının ise yüzde 35’i yine Mersin’den yapılmaktadır. Mersin sulama imkanları gelişmiş, verimli topraklardan elde ettiği tarımsal ürünleri, katma değeri yüksek tarım ve gıda ürünlerine dönüştürmektedir. Modern işleme ve paketleme tesisleri, yüksek kapasiteli soğuk hava depoları ve yüzyıllardır toprakla uğraşan tecrübeli insan kaynağı ile teknoloji ve tecrübeyi bir araya getirmeyi başarmıştır. Tarım ve gıda sektörlerindeki katma değeri artıracak tarım teknoparkı ve gıda ihtisas organize sanayi bölgesi kurulması çalışmaları da hızlan devam etmekte. Mersin lojistik ve üretim altyapısı, hizmet kalitesi ve sektör çeşitliliği ile yatırımcıların ilgi odağı olmayı sürdürecektir. Tarım sektörü yerli ve yabancı sermayenin hem üretimine hem de ticaretine en fazla ilgi gösterdiği alanlandan biri olmayı sürdürecek” ifadelerini kullandı.

    Elvan, Mersin’in kısaca önemli bir liman, ticaret, lojistik, tarım ve sanayi şehri olduğunu söyledi. Elvan, ayrıca Çukurova Bölgesel Havalimanının tamamlanmasıyla birlikte turizm açısında da Mersin’in bölgede önemli bir duruma geleceğini ifade etti. Konuşmaların ardından Elvan, heyet başkanı Sehaım Saaeed Alghamdı ile RİYAD Ziraat Odası Başkanı Macit Elamis’e hediye verdi. Alghamdı ve Elamis ile Mersinli iş adamları adına MTSO Başkanı Şerafettin Aşut’ta Elvan’a hediye verdi.

    Mersin-Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ticari İşbirliği Programı 21 Şubat’a kadar sürecek.